Yerel Haberler
Düzce
Doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmada kritik rol
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:57 Doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmada kritik rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Eroğlu dünya peyzaj mimarlığı ayına dair açıklamalarda bulunarak peyzaj mimarlığının doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmada kritik rol oynadığını söyledi. Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Eroğlu, Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı ve 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Peyzaj Mimarlığı mesleğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Eroğlu, mesleğin tanınırlığının artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi açısından bu tür özel günlerin önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı’nın, Amerikan Peyzaj Mimarları Derneği (ASLA) tarafından mesleğin kurucusu olarak kabul edilen Frederick Law Olmsted’in doğduğu ay olan Nisan ayında kutlandığını belirten Eroğlu, bu kapsamda peyzaj mimarlığının doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmadaki rolünün daha görünür hale geldiğini vurguladı. Türkiye’de peyzaj mimarlığı alanındaki örgütlenme sürecine de değinen Eroğlu, 1966 yılında Peyzaj Mimarisi Derneği ile başlayan sürecin, 13 Mayıs 1994 tarihinde TMMOB Genel Kurulu’nda Peyzaj Mimarları Odası’nın kurulmasının onaylanmasıyla daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirtti. 2026 yılı Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı temasının "Kurakçıl Peyzaj ve Su Yönetimi" olarak belirlendiğini ifade eden Eroğlu, peyzaj mimarlarının doğal, kırsal ve kentsel alanları planlama, tasarlama ve yönetme süreçlerinde ekolojik sürdürülebilirliği esas aldıklarını dile getirdi. Peyzaj mimarlarının; iklim değişikliği, ekosistem dengesi, toplum sağlığı ve refahı gibi çok boyutlu konularda farklı disiplinlerle iş birliği içerisinde çalıştığını belirten Eroğlu, doğal ve kültürel ekosistemler arasındaki ilişkilerin sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Peyzaj: insan ve doğanın buluştuğu bir mozaik Peyzajı, farklı ekosistemlerin bir araya geldiği bir mozaik olarak nitelendiren Engin Eroğlu, bu bütüncül yapı içerisinde insan-doğa etkileşiminin dengeli bir şekilde yönetilmesinde peyzaj mimarlarının kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Değer üretmeye devam ediyor Türkiye’de peyzaj mimarlığı eğitiminin başlamasının 57. yılına ve Düzce’de bu eğitimin 32. yılına ulaşıldığını belirten Prof. Dr. Engin Eroğlu, Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nün Düzce Üniversitesi’nin ilk akredite bölümü olarak ilimize, bölgemize ve ülkemize değer katmaya devam ettiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e çocuk politikaları konuşuldu
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:56 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e çocuk politikaları konuşuldu Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi ile Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi tarafından, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen, "Ulusal Egemenliğin Dayanağı: Çocuklar" başlıklı panel öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi İstiklal Konferans Salonu’nda ki phrograma; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Yücel ve öğrencilerinin konseri ile başlayan panelin moderatörlüğünü Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabit Dokuyan gerçekleştirirken, Fen Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı konuşmacı olarak yer aldı. Osmanlı döneminde çocukluk politikaları ve toplumsal yaklaşım Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar "Osmanlı Dönemi Çocuk Tarihi Çalışmaları" başlıklı sunumunda, çocukluk kavramının yalnızca bireysel bir gelişim süreci olarak değil; devletin ve toplumun çocuğa bakışını yansıtan bir alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Osmanlı’da çocuklara yönelik politikaların büyük ölçüde nüfus, vergi ve askerlik gibi devletin devamlılığını ilgilendiren unsurlar çerçevesinde şekillendiğini belirten Yaşayanlar, özellikle 19. yüzyılda çocuk nüfusunun artırılması ve korunmasına yönelik çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurguladı. Çocuk ölümlerinin azaltılması ve aşılama uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi adımların dikkat çektiğini ifade eden Prof. Dr. Yaşayanlar, toplumsal dönüşüm sürecinde çocuk yetiştirme, sağlık ve aile yapısına ilişkin bilinç oluşturmak amacıyla çeşitli yayınların çıkarıldığını da belirtti. Erken Cumhuriyet döneminde çocuk ve nüfus politikaları Programın ikinci konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı ise "Erken Cumhuriyet Döneminde Çocuk Politikası" başlıklı sunumunda ise, çocukluk kavramının modern dünyada ortaya çıkan bir anlayış olduğunu ve çocuğun bağımsız bir birey olarak kabul edilmesinin tarihi bir dönüşüm sürecinin sonucu olduğunu ifade etti. Erken Cumhuriyet döneminde çocuk nüfusunun korunması ve artırılmasının temel devlet politikalarından biri olduğunu vurgulayan Küçükkülahlı, savaşlar ve zor ekonomik şartlar nedeniyle çocuk ölümlerinin yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun nüfus yapısını doğrudan etkilediğini belirtti. Cumhuriyet yönetiminin sağlıklı ve güçlü nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda sağlık politikalarına, aşılama çalışmalarına ve anne eğitimine büyük önem verdiğini ifade eden Küçükkülahlı, çocukların korunmasının yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.
Sebze üretimi yapan çiftçilere fide dağıtıldı
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:56 Sebze üretimi yapan çiftçilere fide dağıtıldı Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü destekleriyle yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) projeleri kapsamında sebze üretimi yapan çiftçilere fide dağıtımı gerçekleştirildi. Düzce’de sebze üretimi yapan 300 üreticiye toplam 110 bin adet sertifikalı fide dağıtıldı. %75’i Bakanlık hibesi, %25’i çiftçi katkısı ile temin edilen fidelerin yer aldığı TAKE projesinin toplam bütçesinin 1 milyon 880 bin TL olduğu bildirilirken, rakamın 1 milyon 410 bin TL’sinin Tarım ve Orman Bakanlığı, 470 bin TL’sinin ise üreticiler tarafından karşılandığı bildirildi. Fide dağıtım programında konuşan Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne vurgu yaparak tarımın ülke ekonomisi ve geleceği için hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi. Çiftçilerin emeğinin büyük değer taşıdığını ifade eden Vali Makas, "Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten bir ülke olma hedefini sürdürmesi gerekiyor. %75 hibeli fide desteğinin üretimi artırmada önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Projede emeği geçenlere teşekkür ediyor ve üreticilerimize bereketli bir sezon diliyorum" dedi. ‘TAKE projesi daha etkin kullanılmalı’ TAKE projeleri ile üretim alanlarının daha etkin kullanılması, verimliliğin artırılması ve üreticilere doğrudan destek sağlanmasının hedeflendiğini ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, ‘Düzce’de yaklaşık 9 bin 200 dekar alanda yıllık 21 bin ton sebze üretimi yapılıyor. Verilen desteklerle bu üretimin daha da artırılmasını amaçlıyoruz. Tarımın gıda güvenliği ve kırsal kalkınmanın ülkemiz için stratejik olarak da önemi var" ifadelerini kullandı. ‘İl Özel İdaresi tarıma destek veriyor’ İl Genel Meclis Başkanı Fazlı Koç ise tarımın milli güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, ‘Özel İdaresi olarak çiftçilere verilen desteklerimiz artarak devam edecek. Son yıllarda arıcılık, süt üretimi, manda yetiştiriciliği, kestane ve çeltik üretimi gibi alanlarda önemli projelere destek verdik. Dağıtılan fidelerin üreticilere bol kazanç getirmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Program, fide dağıtımının gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Düzenlenen programa Düzce Valisi Mehmet Makas, Vali Yardımcısı Ömer Sağlam, İl Genel Meclis Başkanı Fazlı Koç, İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, protokol üyeleri ve çok sayıda üretici katıldı.
Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’nin düşünce dünyası ele alındı
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:54 Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’nin düşünce dünyası ele alındı Düzce Üniversitesi tarafından düzenlenen Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’yi anlamak başlıklı panel gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi İstiklal Konferans Salonu’nda Panele; İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Vildan Coşkun, İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emine Gümüş Böke, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. İlahiyat Fakültesi Dekanı ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ertuğrul’un yönetiminde gerçekleştirilen panelde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan ve Öğr. Gör. Dr. Filiz Tapan, Türk Dili Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Aslıhan Haznedaroğlu ile Öğr. Gör. Dr. Ayşe Ulu konuşmacı olarak yer aldı. Anadolu’nun Dönüşüm Süreci ve Şeyh Edebali’nin Rolü Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Ali Ertuğrul, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinin kısa sürede gerçekleşen bir olgu olmadığını, yüzyıllara yayılan tarihi bir dönüşümün sonucu olduğunu ifade etti. Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’nun siyasi yapısında önemli değişimler yaşandığını belirten Ertuğrul, özellikle Moğol istilasının yol açtığı göç hareketlerinin Anadolu’nun sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını derinden etkilediğini dile getirdi. Bu süreçte Şeyh Edebali’nin Osmanlı’nın kuruluş sürecine rehberlik eden önemli bir şahsiyet olarak öne çıktığını belirtti. 13. Yüzyıl’da Anadolu ve manevi yükseliş Panelin ilk konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, "13. Yüzyıl Anadolu’su ve Şeyh Edebali" başlıklı sunumunda, Osmanlı Devleti’nin ortaya çıktığı dönemin siyasi ve toplumsal yapısını ele aldı. 13. yüzyılın, bir yandan Moğol istilası ve iç karışıklıklarla şekillenen buhranlı bir dönem olduğunu, diğer yandan ise tasavvuf düşüncesinin Anadolu’nun her köşesine yayıldığı bir manevi yükseliş sürecini barındırdığını ifade etti. Moğol baskısı sonucu Anadolu’ya yönelen göçlerin, özellikle ahi teşkilatlarının ve zanaatkârların Batı Anadolu’da yerleşmesine zemin hazırladığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, bu durumun hem ekonomik hem de toplumsal yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Osmanlı kuruluş anlatılarında Şeyh Edebali Panelin bir diğer konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Filiz Tapan, "Osmanlı Kuruluş Efsanelerinde Şeyh Edebali Gerçeği" başlıklı sunumunda, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ilişkin tarihi kaynakların sınırlılığına dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu dönemin anlatımında efsane ve menkıbe unsurlarının öne çıktığını ifade eden Tapan, Şeyh Edebali’nin tarihi kişiliğinin bu anlatılar içinde şekillendiğini belirtti. Osmanlı’nın küçük bir beylikten büyük bir devlete dönüşüm sürecinin açıklanmasında bu anlatıların işlevsel olduğunu da ifade eden Tapan, tarihi gerçekliğin her zaman sorgulanması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı. Kimlik inşasında kuruluş anlatılarının yeri Panelin diğer konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Aslıhan Haznedaroğlu ise "Dede Korkut’tan Şeyh Edebali’ye Kuruluş Anlatılarının Kimlik Tasavvurundaki Yeri" başlıklı konuşmasında, tarihi kimliğin sabit değil; değişken ve çok katmanlı bir yapı olduğuna dikkat çekti. Osmanlı kimliğinin farklı dönemlerde farklı referanslarla şekillendiğini söyleyen Haznedaroğlu, Dede Korkut anlatılarından Şeyh Edebali figürüne uzanan sürecin bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Şeyh Edebali’nin nasihatlerinin modern yorumu Panelin son konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Ayşe Ulu, "Geçmişin Bilgeliği ve Bugünün Psikolojisi: Şeyh Edebali’nin Nasihatlerinin Modern Yorumu" başlıklı sunumunda, Şeyh Edebali’ye atfedilen nasihatleri çağdaş bir perspektifle değerlendirdi. Nasihatlerin bireysel gelişim, liderlik, sabır, adalet ve hoşgörü gibi değerleri merkeze aldığını ifade eden Ayşe Ulu nasihatlerin, bireyin iç dünyasını düzenlemesine katkı sağlayan psikososyal bir rehber niteliği taşıdığını dile getirerek bu öğretilerin günümüz insanının anlam arayışına da ışık tuttuğunu belirtti.
Başkan Özlü gençlere hem kariyer sırlarını hem de yeni hayalini anlattı
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:24 Başkan Özlü gençlere hem kariyer sırlarını hem de yeni hayalini anlattı DÜZCE (İHA) – Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, lise öğrencileriyle buluştuğu etkinlikte eğitim ve iş hayatına dair tecrübelerini paylaştı. Gençlere hedeflerinin peşinden tutkuyla koşmayı öğütleyen Özlü, yeni hayalini de paylaştı. Düzce için vaat ettiği 100 projeyi önümüzdeki 3 yıl içinde tamamlamayı hedeflediğini açıklayan Özlü, "Başarısızlık bir tecrübedir, asla yılmayın" dedi. Akçakoca Orhan Özdemir Fen Lisesi tarafından ilki düzenlenen "Nextgen81 İlham Veren Konuşmalar" programının ilk konuğu Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü oldu. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak ve Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer’in yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Özgeçmişinin yer aldığı video gösteriminin ardından kürsüye gelen Başkan Özlü, eğitim hayatından iş yaşamına ve siyasete uzanan kariyer yolculuğunu gençlerle paylaştı. Kendi öğrencilik yıllarında fen liselerinin bulunmadığını aktaran Özlü, devlet adamı olma hayalinin kendisini makine mühendisliğine yönlendirdiğini belirtti. Özlü, üniversite eğitiminin ardından kısa süre akademisyenlik yaptığını, sonrasında ise Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda uzun yıllar görev aldığını dile getirerek, yaptığı tercihlerden her zaman memnuniyet duyduğunu ifade etti. "Kendi iç dünyanıza yakın insanlardan ilham alın" Türk milletinin en büyük iki düşmanının "cehalet ve fakirlik" olduğunu vurgulayarak eğitimin önemine dikkati çeken Özlü, iyi bir lise eğitiminin geleceği şekillendirdiğini kaydetti. Öğrencilere kariyer planlaması konusunda tavsiyelerde bulunan Özlü, şöyle konuştu: "İyi bir lise eğitimi alırsanız istediğiniz okullara girebilirsiniz. O yüzden bu yılları iyi değerlendirmeniz ve geleceğinizin temelini atmanız gerekiyor. Her biriniz farklı okullara girecekseniz ama hayatın genel kuralı; ne olursanız olun en iyisi olun. Her ne yapacaksanız her zaman en iyisi olmayı hedefleyin. Kendi mesleğinde iyi olmayan bir insanın ne ailesine, ne topluma ne de ülkesine önemli bir faydası olur. Hepimizin hayatında bizi etkileyen insanlar mutlaka vardır. Bize yol gösterir, ilham verir, motive eder. Dolayısıyla kendi iç dünyamıza yakın insanlardan ilham almak son derece önemli. Bizi daha kısa sürede doğru yola ulaştırır." "Başarısızlık bir tecrübedir, asla yılmayın" Hedeflere ulaşmanın temelinde azim ve tutkunun yattığının altını çizen Başkan Özlü, gençlere güvendiğini belirterek, "Gençler, önümüzdeki dönemde inşallah Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birini kazanacaksınız. Ben sizlerden umutluyum. Zaten seçilerek gelmiş arkadaşlarsınız. Burada iyi bir eğitim alıyorsunuz. Bu eğitimin sonucunda mutlaka Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birini kazanacağınıza inanıyorum. Hayatta bir şeyi tutkuyla isterseniz mutlaka olur. Buna inanın. Ne yapmak istiyorsanız tutku ile isteyin. Bunun için uğraşın, hiç yılmayın. Başarısızlık bir tecrübedir. Başarısızlıklarından asla yılmayın. Koyduğunuz hedeflere emin adımlarla yılmadan, usanmadan devam edin, çalışın" ifadelerini kullandı. Üniversite giriş sınavlarının geleceği belirleyen en önemli aşamalardan biri olduğunu hatırlatan Özlü, gençlere bu sürece iyi hazırlanmalarını ve özellikle vizyon kazanmaları açısından üniversiteyi İstanbul’da okumalarını önerdi. Bu kapsamda Düzce Belediyesi olarak öğrencilere yönelik İstanbul’daki üniversiteleri tanıtacak bir gezi programı düzenleyebileceklerinin de müjdesini veren Özlü’nün bu sözleri, salondaki öğrencilerden alkış aldı. "Yeni hayalim, 100 projeyi tamamlamak" Konuşmasında hayal kurmanın insan hayatındaki motive edici gücüne de değinen Özlü, şöyle devam etti: "Ben hep hayatta hayallerimle yaşadım. Bundan da son derece mutlu oldum. Hepinizin hayali olsun. Bir söz vardır; ’Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır’ diye. Bunu unutmayın. Bir hedefin, bir hayalin peşinde koşmak insanı mutlu eder. Ben şu anda Düzce Belediye Başkanıyım. Seçimden önce 100 proje yapacağımı söyledim. Şu anda o 100 projeyi gerçekleştirmenin peşindeyim. Önümüzdeki 3 yılda bu 100 projeyi tamamlamayı hayal ediyorum. Yeni hayalim bu." Programın soru-cevap bölümünde öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Özlü, savunma sanayisinde kariyer hedefleyen bir öğrenciye öncelikle elektronik veya makine mühendisliği okumasını, ardından mekatronik alanında yüksek lisans yapmasını tavsiye etti. Özlü ayrıca, Türkiye’nin yerli otomobili Togg’un geliştirilme süreci, savunma sanayisindeki yatırımlar ve Türkiye’nin küresel konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’ye çiçek ve plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
Bölgesel kalkınma kongresiyle öncü rol
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:21 Bölgesel kalkınma kongresiyle öncü rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresinin ikinci günü de birbirinden değerli oturumlara sahne oldu. Cumhuriyet Konferans Salonu’ndaki I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin ikinci günü, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk’ün yönetimindeki Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-I başlıklı birinci oturumla başladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, "Bölgesel Kalkınma Perspektifinde Kırsal Alanlar ve Tarım: Düzce İli Analizi" başlıklı sunumunda, köylerde kırsal altyapının geliştirilmesi, kırsalda nüfusun tutulması, üretim ve pazarlama konularında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hedeflerini açıkladı. Prof. Dr. Yekta Karaduman, "Bölgesel Kalkınmada Stratejik Bitki: Kenevir ve Yüksek Katma Değerli Ürün Ekosistemi" ile ilgili bilgiler paylaşırken; Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu, "Bölgesel Kalkınmada Üniversitelerin Rolü: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Örneği", Prof. Dr. Tamer Keçeli, "Çankırı Kaya Tuzunun Sektörel ve Stratejik Önemi", Prof. Dr. Murat Korunur, "Stratejik Hammaddeler İçin Sürdürülebilirlik Rezerve Alanları Oluşturmasının Bölgesel Kalkınma Açıdan Değerlendirmesi" ve Dr. Öğr. Üyesi Ebubekir İzol ise "Bingöl Üniversitesi Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma ve İhtisaslaşma Çalışmaları" başlıklı sunumlarıyla programa katkı sağladı. Stratejik analizler gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi ve ülkemizin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin oturum başkanlığını yürüttüğü kongrenin ikinci oturumda "Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-II", üçüncü oturumda "Fonksiyonel Gıda Geliştirilmesi ve Uygulamaları", dördüncü oturumda ise "Geleneksel Tıp ve Biyoaktif Bileşenler" konusunda bildiriler paylaşıldı. Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde de eş zamanlı oturumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-I" ve "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-II" başlıkları masaya yatırıldı. İkinci oturumlarda "Biyokütle, Atıklar ve Biyobazlı Malzemeler" ile "Enerji ve Biyo-Temelli Teknolojiler" hakkında önemli bildiriler sunuldu. Üçüncü oturumlarda ise "Kültürel Miras, Sürdürülebilir Sanat ve Turizm" ile "Ekosistem Yönetimi" ne yönelik bildiriler paylaşıldı. Dördüncü ve son oturumda ise "Tarım, Kırsal Kalkınma ve Agroekoloji" ile "Akıllı Sistemler" konularında önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Kongrenin kapanış oturumunda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin çok verimli ve başarılı şekilde geçtiğini ifade ederek Araştırma Dekanı ve Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin’e ve Düzce Üniversitesi birimlerine teşekkür etti. Donanımlı bir akademik kadroya sahip olduklarını dile getiren Nedim Sözbir, proje başvuru ve desteklenmede hamle yaptıklarını belirtti. Sağlık ve mühendisliği birleştirip Türkiye’ye örnek olmak istediklerine işaret eden Sözbir, kongreyi gelecek yıllarda da düzenlemek istediklerini söyleyerek sözlerini sonlanırdı. Kongreyle Ulusal Kalkınma, Proje Geliştirme ve İş Birliği Fırsatları Noktasında Önemli Hizmet Düzce Üniversitesi’nin "Bölgesel Kalkınma Üniversitesi" olması, çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaşması da kongreye ayrı bir değer katarken, Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve ülkemizin dört bir yanından gelen akademisyenler, bölgesel kalkınmaya yönelik stratejik değerlendirmelerde bulundu. Kongre, ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları oluşturma noktasında da önemli hizmet sağladı. Üniversitelerin bölgesel kalkınmaya sağladıkları katkılar vurgulandı Üniversitelerin eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmanın yanında bölgesel kalkınma misyonuyla da ülkemize önemli katkılar sunduğu vurgulanırken, Düzce Üniversitesi organizasyona ev sahipliği yaparak bu konuda da öncü bir rol üstlendi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:42 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda başta Vali Mehmet Makas olmak üzere kutlama mesajı yayınladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Düzce’de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Vali Mehmet Makas mesajında, "Bugün, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siz değerli çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Bu özel gün, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin en anlamlı neticelerinden birisidir. Milli Mücadele’nin sonunda yurdun dört bir yanından gelen temsilcilerin fedakarca çalışmalarıyla kurulan TBMM vatan savunmasında emeği geçen tüm Türk milletinin iradesinin ortaya konduğu kutlu bir yapı olmuştur. Yeniden dirilen bir milletin destansı kahramanlığı, aynı zamanda kalbi bizimle atan tüm coğrafyalardaki kardeşlerimize umut ve ilham kaynağı olmuştur. Geçmişinde birçok badire atlatmış Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, Milli Mücadelenin ardından şerefle kazandığı Gazilik payesini, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminde de terör örgütünün saldırılarına göğüs gererek tekrar kazanmıştır. Meclisimiz, milli iradenin tecelligahı olarak ilelebet varlığını sürdürmeye devam edecektir. Millet olarak gözümüzün nuru, yarınlarımız olan evlatlarımıza verdiğimiz değeri anlatan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada eşi ve benzeri olmayan bir anlayıştır. Varoluş mücadelesinin ardından elde edilen zaferin, geleceğimizin teminatı çocuklara atfedilmesi ne denli büyük bir millet olduğumuzun ispatıdır. Sevgili evlatlarımız, tarihimizden ve köklü medeniyetimizden aldığımız güçle, sizlerin coşkusuyla Türkiye Yüzyılı’nda dünyaya yeniden nizam verecek olan asil milletin birer evladı olduğunuzu unutmamalısınız. Bu duygu ve düşüncelerle, Milli Mücadelenin Başkomutanı, TBMM’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm Dünya çocuklarının bu müstesna bayramını yürekten kutluyorum" ifadelerinde bulundu. Özlü "Çocuklarımız, milletimizin ortak emanetidir" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, bağımsızlık mücadelemize resmiyet kazandıran TBMM’mizin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihinde ilan edilen Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 106. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Yaşanan okul katliamları, gençlerin ve çocukların suça karıştığı süreçte daha da önem kazanan insani değerlere atıf yapan Başkan Özlü; çocuklar için her imkanın kararlı şekilde seferber edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başkan Özlü mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve umutla kutlarken; çocuklarımızın sadece bayramlarda değil, her gün güven içinde, sevgiyle ve huzurla büyümesi gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Ne yazık ki son dönemde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan, yüreklerimizi dağlayan okul şiddeti olayları; çocuklarımızın özellikle dış etkenler ve dijital çağın kontrolsüz ortamında risk altında olduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Bu tür hadiseler, yalnızca bireysel değil; toplumsal bir sorumlulukla ele alınması gereken çok önemli meselelerdir. Çağın getirdiği zorunluluklar ve handikaplar ile aile ilgisinden de uzak kalmış çocuklarımız; siber zorbalık, zararlı içerikler, bağımlılık ve kimlik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada sorumluluk almamak, geleceğimizi riske atmaktır. Çocuklarımız için bizim üstlendiğimiz sorumluluk, onlara yetenekleri ve beklentilerine hitap edecek sosyal ortamlar inşa etmektir. Bunlara kütüphanelerimizi, spor merkezlerimizi, bilim ve gençlik merkezlerimizi ve gönüllük çalışmalarımızı örnek olarak gösterebiliriz. Biz, çocuklarımıza ve gençlerimize yaklaştıkça eminiz ki onlar da bizim en büyük paydaşımız, destekçimiz, arkadaşlarımız olacaktır. Hedeflediğimiz geleceği inşa ederken ailelerle iş birliği içinde olmalı, kurumlar olarak gereken hassasiyeti hiç vakit kaybetmeden göstermek zorundayız. Çünkü çocuklarımız; sadece ailelerinin değil, aziz milletimizin ortak emanetidir. Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu eşsiz bayramın ruhuna yakışır şekilde; hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde haksızlığa uğrayan, zulüm altında olan ve adaletsizliğe maruz bırakılmış tüm çocuklarımızın bir an önce hak ettikleri yaşam şartlarına erişmesini tüm kalbimle diliyorum. Tüm çocuklarımızın gözlerinin korkuyla değil umutla parladığı bir gelecek dileğiyle; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun." Erdoğan Bıyık "23 Nisan milletimizin yeniden doğuşunun ve hür yaşama azminin sembolüdür" Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erdoğan Bıyık, mesajında "Aziz milletimizin bağımsızlık aşkıyla tutuşan yüreği, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Gazi Meclisimizin açılışıyla birlikte tüm dünyaya bir kez daha haykırılmıştır. O gün, esarete boyun eğmeyen bir milletin iradesinin tescillendiği şanlı bir gündür. İstiklal mücadelemizin en karanlık günlerinde dahi umudunu yitirmeyen milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tek yürek olmuş; egemenliğin yalnızca millete ait olduğunu cihana duyurmuştur. Bu yönüyle 23 Nisan, yalnızca bir meclisin açılış günü değil; aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlık ateşinin ve hür yaşama azminin sembolüdür. Ulu Önder Atatürk’ün, böylesine büyük anlamlar taşıyan bu özel günü dünyada ilk kez bir devlet başkanı olarak çocuklara hediye etmesi, O’nun geleceğe olan inancının, çocuklara verdiği değerin ve milletimizin yarınlarına duyduğu güvenin en somut ifadesidir. Bugün yalnız Türkiye’nin değil; dünya üzerindeki tüm çocukların yüreğinde yeşeren bu bayram, insanlığa armağan edilmiş evrensel bir barış ve kardeşlik çağrısıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; başta ülkemizin ve Düzce’mizin çocukları olmak üzere tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" şeklinde açıklamalarda bulundu.