Yerel Haberler
Elazığ
Başkan Şerifoğulları; "Çözüm odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
31 Ekim 2025 Cuma - 16:22 Başkan Şerifoğulları; "Çözüm odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Mahalle odaklı hizmet anlayışıyla şehir genelinde yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini aktaran Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Şehrimizde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızı yerinde inceliyor, kıymetli hemşehrilerimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözüm odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Ulukent Mahallesi’ni ziyaret ederek Elazığ Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü yeni pazar alanı ve halı saha çalışmalarını yerinde inceledi. Mahalle sakinleri ile de bir araya gelen ve vatandaşların ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözüm odaklı çalışmaların süreceğini ifade eden Başkan Şerifoğulları; "Göreve geldiğimiz günden itibaren mahalle ayrımı gözetmedik, hizmet ve eserlerimizi şehrimizin her köşesine ulaştırmanın mutluluğunu yaşadık ve yaşıyoruz" diye konuştu. Mahalle odaklı hizmet anlayışıyla şehir genelinde yatırımlarına hız kesmeden devam eden Başkan Şerifoğulları; "Şehrimizde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızı yerinde inceliyor, kıymetli hemşehrilerimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözüm odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de Ulukent Mahallemizde yapımı tamamlanan ve devam eden çalışmalarımızı değerlendirdik, hemşehrilerimizle bir araya gelerek talepleri dinledik, geleceğimizin teminatı çocuklarımızla keyifli bir vakit geçirdik. Göreve geldiğimiz günden itibaren mahalle ayrımı gözetmedik, hizmet ve eserlerimizi şehrimizin her köşesine ulaştırmanın mutluluğunu yaşadık ve yaşıyoruz. Önümüzdeki süreçte de kentimizin dört bir yanına tüm birimlerimizle, ekiplerimizle hizmet etmeye, yatırımlar yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Elazığ’da Kızılay haftası coşkusu: 100’ün üzerinde okul ziyaret edilecek
31 Ekim 2025 Cuma - 16:14 Elazığ’da Kızılay haftası coşkusu: 100’ün üzerinde okul ziyaret edilecek Kızılay Haftası kapsamında Türk Kızılay Elazığ Şubesi, çocuklara Kızılaycılığı tanıtmak için etkinlikler düzenliyor. Şube Başkanı Rahman Kızılkaya, 100’den fazla okulda öğrencilerle buluşacaklarını belirtti. Her yıl 29 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında kutlanan Kızılay Haftası, Elazığ’da bu yıl da coşkuyla kutlanıyor. Türk Kızılay Elazığ Şubesi, hafta kapsamında düzenlediği etkinliklerle çocuklara Kızılaycılık bilincini aşılamayı hedefliyor. Kızılay Elazığ Yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinliklerde her gün 6 ila 10 okuldan öğrenciler misafir edilerek, Kızılay’ın yürüttüğü faaliyetler uygulamalı ve görsel anlatımlarla tanıtılıyor. Öğrenciler, hem eğlenerek hem de öğrenerek yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmanın önemini kavrıyor. Türk Kızılay Elazığ Şube Başkanı Rahman Kızılkaya, Kızılay Haftası’nın amacının çocuklarda yardımlaşma ve paylaşma bilincini geliştirmek olduğunu belirtti. Her gün birçok okulu Kızılay yerleşkesinde misafir ettiklerini dile getiren Kızılkaya, öğrencilerin Kızılay’ın çalışmalarını uygulamalı olarak görme fırsatı bulduklarını ifade etti. Kızılkaya, gönüllüler ve personellerle birlikte 100’ün üzerinde okul ziyareti gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, "Geleceğin Kızılaycılarını yetiştirmeyi hedefliyoruz. Çocuklarımıza Kızılay’ın çalışmalarını anlatarak, onların duyarlı ve paylaşmayı bilen bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak istiyoruz" dedi.
FÜ’de ‘Din Öğretimi Çalıştayı’ düzenlendi
31 Ekim 2025 Cuma - 14:07 FÜ’de ‘Din Öğretimi Çalıştayı’ düzenlendi Elazığ Fırat Üniversitesinde Türkiye Maarif Modeli kapsamında ‘Din Öğretimi Çalıştayı-4’ gerçekleştirildi. Türkiye Maarif Modeli kapsamında "Türkiye Yüzyılında Din Öğretimi Vizyonu" üst başlığında; Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Elazığ Valiliği, Belediye Başkanlığı ve Firat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi iş birliğinde "Din Öğretimi Çalıştayı - 4" gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen çalıştaya, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Ökten, Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Daire Başkanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, din eğitiminin Türk milli eğitim sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, "Yüce dinimiz aklı her şeyin önüne koymayı emrediyor. Eğitim sistemimizin de aklını ve vicdanını doğru kullanan, dine ve devletine bağlı bireyler yetiştirmesi büyük önem taşıyor" dedi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Ökten, "Manevi kimliği güçlü Elazığ’da Türkiye Yüzyılı’nda din öğretimi vizyonu üzerine istişarelerde bulunmaktan dolayız mutluyuz. Okulların artık yalnızca ders işlenen mekanlar değil, dijital çağda kimlik, değer ve anlam inşası yapıyoruz. İmam Hatip liselerindeki derslerin misyonunu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne göre geliştiriyoruz. Modelimizin merkezinde insan vardır. Erdemlerle değerlerimiz, değerlerimizle eylemlerimiz şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılında din öğretimi vizyonunun önemine değinen Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Din öğretimindeki vizyonel yaklaşımların tartışılacağı böylesine önemli bir çalıştaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" cümlelerini kullandı. Konuşmaların ardından, Vali Hatipoğlu ve Rektör Göktaş, çalıştaya katılan Bakan Yardımcı Ökten’e günün anısına hediye takdim etti.
Başkan Dumandağ, "Amacımız  Elazığ’ı, Türkiye genelinde de tarım ve hayvancılığın öncü şehirlerinden biri haline getirmektir"
31 Ekim 2025 Cuma - 14:05 Başkan Dumandağ, "Amacımız Elazığ’ı, Türkiye genelinde de tarım ve hayvancılığın öncü şehirlerinden biri haline getirmektir" Besi Organize Sanayi Bölgesi projesinde çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini belirten Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Amacımız, Elazığ’ı yalnızca bölgesinde değil, Türkiye genelinde de tarım ve hayvancılığın öncü şehirlerinden biri haline getirmektir" dedi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Meclis Başkanı Aydın Torgut ve Genel Sekreter Murat Çiçek ile birlikte Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’yı makamında ziyaret etti. Elazığ Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösterecek yatırımcıların TKDK desteklerinden etkin bir şekilde yararlanabilmesi amacıyla planlanan projelerin görüşüldüğü ziyarette ayrıca TKDK desteklerinin kentteki üretim, istihdam ve ekonomik kalkınma süreçlerine katkı sunması adına karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Ziyarette ayrıca Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyelinin geliştirilmesi, kırsal kalkınma desteklerinin üreticilere daha etkin ulaştırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi konuları detaylı şekilde ele alındı. "Üreticimizin emeğini koruyan projeleri önceliklendiriyoruz" Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyelini sanayiyle buluşturacak dev yatırım olan Besi OSB projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ettiğini aktaran Başkan Dumandağ, "Bölge hayvancılığına yön verecek modern altyapı, çevre dostu üretim modeli ve yüksek istihdam kapasitesiyle dikkat çeken projemiz Elazığ ekonomisi için stratejik bir adım. Besi OSB; üreticimizin yıllardır hayalini kurduğu, hayvancılığı planlı ve verimli hale getirecek bir projedir. Şehrimizin tarımsal üretim gücü artık daha organize, daha hijyenik ve daha yüksek katma değer üreten bir yapıya kavuşacak. Tabi bilindiği üzere Elazığ; coğrafi yapısı, hayvancılık altyapısı ve üretken insan kaynağıyla bölgesinde örnek bir şehir konumunda. Biz Ticaret Borsası olarak şehrimizin potansiyelini doğru şekilde değerlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Üreticimizin emeğini koruyan, istihdamı artıran ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen projeleri önceliklendiriyoruz" diye konuştu. "Amacımız, Elazığ’ı yalnızca bölgesinde değil, Türkiye genelinde de tarım ve hayvancılığın öncü şehirlerinden biri haline getirmektir" Dumandağ, "TKDK’nın sağladığı hibe ve destekler, Elazığ’ın üretim kapasitesini katlayacak güce sahip. Biz bu desteklerin tabana yayılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin de bu imkanlardan faydalanması için üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız. Amacımız, Elazığ’ı yalnızca bölgesinde değil, Türkiye genelinde de tarım ve hayvancılığın öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Elazığ’ın bereketli topraklarını ve üretim gücünü daha verimli hale getirmek için kurumlarımız arasında güçlü bir iş birliğinin şart olduğu aşikar. TKDK’nın destekleriyle üreticilerimizin modern, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek projelere imza atacağına inanıyoruz. Bizler de Elazığ Ticaret Borsası olarak bu süreçte üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye hazırız" şeklinde konuştu. Ziyarette konuşan AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı ise Elazığ’ın kırsal kalkınma projelerinde öncü illerden biri haline gelmesi için tüm desteklerin devam edeceğini ifade etti. TKDK Başkanı Ahmet Antalyalı da nazik ziyaretlerinden dolayı heyete teşekkür ederek, Elazığ’ın tarımsal üretim kapasitesini artıracak projelere kurum olarak her zaman destek vermeye devam edeceklerini söyledi.
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr.  Ercan Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı
31 Ekim 2025 Cuma - 10:18 Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercan Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, "10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor" dedi. Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Balıkesir Sındırgı, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fay zonları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Son zamanlarda depremlerde bir artış yaşandığını aktaran yer bilimci Prof. Dr. Ercan Aksoy, "Ama bunun özel bir sebebi yok. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra insanlar televizyonlar da izlediği görüntülerden sonra bir hassasiyet oluştu. Buna karşı bazı bölgelerde yoğun depremlerin olduğunu da görüyoruz. Buradaki temel faktör, ülkemizin deprem kuşağında olduğunu unutmamamız gerekiyor. Akdeniz deprem kuşağındayız. Bizim ülkemizin doğusunda İran’a kadar uzanan bölgede çok sayıda deprem meydana geliyor. Bunun sebebi de üzerinde yaşadığımız coğrafyanın jeolojik özellikleridir. Buna bağlı olarak çok sayıda fay var. Bu faylarda üzerinde yeteri kadar gerilme olan faylar deprem üreterek üzerlerinde biriken enerjiyi atıyorlar. Açığa çıkan enerji de deprem dalgaları oluyor. Baktığımız zaman Elazığ çevresinde en son, 26 Ekim’de Diyarbakır’ın Kuzey’inde Bingöl’e doğru Hani ilçesi yakınlarında bir deprem meydana geldiğini gördük. Bu depreme baktığımız zaman acaba başka bir depremi mi tetikler veya bir başka depremin habercisi midir diye düşünebiliriz. Fakat bu fayı incelediğimizde bunun ana fayla yani Doğu Anadolu Fay zonu içerisinde ana faylarla bir ilişkisi olmayan küçük bir fay olduğunu görüyoruz. Bunu hemen bir öncü mü veya başka bir depremi tetikleyebilir mi, hayır kendi içerisinde bireysel bir deprem olarak değerlendirmek daha doğru olur. Bölgede risk oluşturacak depremleri üretebilecek faylar bellidir. Bunlar Doğu Anadolu Fay zonunun Palu-Bingöl arasında kalan bölümü ve Kuzey Anadolu Fay zonunun Yedisu segmenti diye isimlendirilen Erzincan-Yedisu arasındaki bölümü risk olarak devam ediyor. Onun dışındaki fayları, normal olarak karşılamak lazım. Çünkü bir depremi üreten fayın ne kadarlık bölümünün kırıldığına bakmak gerekiyor. O kadar fazla küçük faylar var ki, bunların üretebileceği deprem büyüklüğü uzunluğundan dolayı 5 büyüklüğünü geçmeyecektir. Panik yapmamak gerekiyor" diye konuştu. Balıkesir bölgesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aksoy, "Literatürden ve meslektaşlarımın yaptığı çalışmaları sonuçlarından izlemeye çalışıyorum. Fakat şunu görüyoruz. 10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bunun açıklaması o bölgede yapılan detaylı çalışmalardan sonra verilecektir. Bu ilk defa olan bir şey değil. Bu yılın başlarında Ege Denizi’nde deprem fırtınalarını yaşadık. O zaman hem tektonik hem de magmatik etkinliğe bağlanmıştı. Fakat Sındırgı’nın Kuzey Batısında Akhisar çevresinde 2020’de yine bir deprem etkinliği ve Simav çevresinde deprem etkinliklerini görüyoruz. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor. Bir de bu fayları tetikleyen başka bir mekanizma mı var sorusuna cevap verilmesi gerekiyor. Bir deprem kuşağı üzerindeyiz. Coğrafyamız bu şekilde. Jeolojik özellikler sonucunda bunları belirli aralıklarla yaşamak durumunda kalacağız. Fakat bizim sıkıntımız, depremle yaşamaya alışmalıyız, söylemini uygulamaya geçirmekte sıkıntımız var. 6 Şubat 2023 depremlerinde çok sayıda yapımız hasar aldı ve çok fazla insanımızı kaybettik. Fakat bunun yanında yüzey kırığına çok yakın olup yıkılmayan binaları da gördük. Bu da bize neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı
31 Ekim 2025 Cuma - 10:15 Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, "10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor" dedi. Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Balıkesir Sındırgı, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fay zonları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Son zamanlarda depremlerde bir artış yaşandığını aktaran yer bilimci Prof. Dr. Ercan Aksoy, "Ama bunun özel bir sebebi yok. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra insanlar televizyonlar da izlediği görüntülerden sonra bir hassasiyet oluştu. Buna karşı bazı bölgelerde yoğun depremlerin olduğunu da görüyoruz. Buradaki temel faktör, ülkemizin deprem kuşağında olduğunu unutmamamız gerekiyor. Akdeniz deprem kuşağındayız. Bizim ülkemizin doğusunda İran’a kadar uzanan bölgede çok sayıda deprem meydana geliyor. Bunun sebebi de üzerinde yaşadığımız coğrafyanın jeolojik özellikleridir. Buna bağlı olarak çok sayıda fay var. Bu faylarda üzerinde yeteri kadar gerilme olan faylar deprem üreterek üzerlerinde biriken enerjiyi atıyorlar. Açığa çıkan enerji de deprem dalgaları oluyor. Baktığımız zaman Elazığ çevresinde en son, 26 Ekim’de Diyarbakır’ın Kuzey’inde Bingöl’e doğru Hani ilçesi yakınlarında bir deprem meydana geldiğini gördük. Bu depreme baktığımız zaman acaba başka bir depremi mi tetikler veya bir başka depremin habercisi midir diye düşünebiliriz. Fakat bu fayı incelediğimizde bunun ana fayla yani Doğu Anadolu Fay zonu içerisinde ana faylarla bir ilişkisi olmayan küçük bir fay olduğunu görüyoruz. Bunu hemen bir öncü mü veya başka bir depremi tetikleyebilir mi, hayır kendi içerisinde bireysel bir deprem olarak değerlendirmek daha doğru olur. Bölgede risk oluşturacak depremleri üretebilecek faylar bellidir. Bunlar Doğu Anadolu Fay zonunun Palu-Bingöl arasında kalan bölümü ve Kuzey Anadolu Fay zonunun Yedisu segmenti diye isimlendirilen Erzincan-Yedisu arasındaki bölümü risk olarak devam ediyor. Onun dışındaki fayları, normal olarak karşılamak lazım. Çünkü bir depremi üreten fayın ne kadarlık bölümünün kırıldığına bakmak gerekiyor. O kadar fazla küçük faylar var ki, bunların üretebileceği deprem büyüklüğü uzunluğundan dolayı 5 büyüklüğünü geçmeyecektir. Panik yapmamak gerekiyor" diye konuştu. Balıkesir bölgesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aksoy, "Literatürden ve meslektaşlarımın yaptığı çalışmaları sonuçlarından izlemeye çalışıyorum. Fakat şunu görüyoruz. 10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bunun açıklaması o bölgede yapılan detaylı çalışmalardan sonra verilecektir. Bu ilk defa olan bir şey değil. Bu yılın başlarında Ege Denizi’nde deprem fırtınalarını yaşadık. O zaman hem tektonik hem de magmatik etkinliğe bağlanmıştı. Fakat Sındırgı’nın Kuzey Batısında Akhisar çevresinde 2020’de yine bir deprem etkinliği ve Simav çevresinde deprem etkinliklerini görüyoruz. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor. Bir de bu fayları tetikleyen başka bir mekanizma mı var sorusuna cevap verilmesi gerekiyor. Bir deprem kuşağı üzerindeyiz. Coğrafyamız bu şekilde. Jeolojik özellikler sonucunda bunları belirli aralıklarla yaşamak durumunda kalacağız. Fakat bizim sıkıntımız, depremle yaşamaya alışmalıyız, söylemini uygulamaya geçirmekte sıkıntımız var. 6 Şubat 2023 depremlerinde çok sayıda yapımız hasar aldı ve çok fazla insanımızı kaybettik. Fakat bunun yanında yüzey kırığına çok yakın olup yıkılmayan binaları da gördük. Bu da bize neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.