Yerel Haberler
Erzincan
Ağustos ayında en çok borsa kazandırdı
08 Eylül 2023 Cuma - 10:45 Ağustos ayında en çok borsa kazandırdı Aylık en yüksek reel kazanç, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,32 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Kazanç Oranlarını açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel kazanç, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 10,56, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,32 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Amerikan Doları yüzde 3,91, mevduat faizi (brüt) yüzde 3,97, külçe altın yüzde 4,36, euro yüzde 5,18 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 10,44 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde; Amerikan Doları yüzde 6,73, mevduat faizi (brüt) yüzde 6,78, külçe altın yüzde 7,17, euro yüzde 7,96 ve DİBS yüzde 13,06 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 35,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 33,47 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel kazanç sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 27,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 28,35 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 23,22, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 17,85 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel kazanç sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 33,74, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 36,62 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel kazanç BIST 100 endeksinde gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 74,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 63,71 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel kazanç sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 10,17, Euro yüzde 7,84 ve dolar yüzde 0,13 oranlarında yatırımcısına reel kazanç sağlarken; mevduat faizi (brüt) yüzde 22,07 ve DİBS yüzde 31,71 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 3,56, euro yüzde 1,37 oranlarında yatırımcısına reel kazanç sağlarken; dolar yüzde 5,88, mevduat faizi (brüt) yüzde 26,74 ve DİBS yüzde 35,81 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
İhracat birim değer endeksi yüzde 2,1 azaldı
08 Eylül 2023 Cuma - 10:43 İhracat birim değer endeksi yüzde 2,1 azaldı İhracat birim değer endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,1 azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Dış Ticaret Endeksleri’ni paylaştı. Buna göre, ihracat birim değer endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,1 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 3,4 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 16,1 azaldı, yakıtlarda yüzde 34,3 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 2,7 arttı. İhracat miktar endeksi yüzde 10,6 arttı İhracat miktar endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,6 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 47,9 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 3,9 arttı, yakıtlarda yüzde 17,9 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,7 arttı. İthalat birim değer endeksi yüzde 15,7 azaldı İthalat birim değer endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,7 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 15,8 azaldı, yakıtlarda yüzde 41,5 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 24,2 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 6,6 azaldı. İthalat miktar endeksi yüzde 31 arttı İthalat miktar endeksi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 42,4 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 10,9 arttı, yakıtlarda yüzde 10,8 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 39,8 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi yüzde 6,8 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2023 Haziran ayında 158,4 iken 2023 Temmuz ayında yüzde 6,8 oranında azalarak 147,6 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2022 yılı Temmuz ayında 143,9 iken 2023 yılı Temmuz ayında yüzde 0,1 oranında artarak 144,1 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi yüzde 8,5 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2023 Haziran ayında 126,7 iken 2023 Temmuz ayında yüzde 8,5 oranında artarak 137,4 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2022 yılı Temmuz ayında 121,3 iken 2023 yılı Temmuz ayında yüzde 20,5 oranında artarak 146,2 oldu. Dış ticaret haddi 2023 yılı Temmuz ayında 89,6 olarak gerçekleşti İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2022 yılı Temmuz ayında 77,1 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 12,5 puan artarak, 2023 yılı Temmuz ayında 89,6 oldu.
81 il valiliğine asayiş ve trafik tedbirleri genelgesi
08 Eylül 2023 Cuma - 10:10 81 il valiliğine asayiş ve trafik tedbirleri genelgesi İçişleri Bakanlığı, 11 Eylül 2023 tarihinde başlayacak olan 2023-2024 eğitim-öğretim yılının birinci döneminin huzur ve güven ortamı içerisinde sürdürülebilmesi adına 81 il valiliğine asayiş ve trafik tedbirleri konulu genelge gönderdi. 2023- 2024 eğitim öğretim yılında emniyet, asayişin temini ve muhafazası, trafik güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerin gözden geçirilmesi ve alınacak ilave tedbirlerin planlanması ve bunların denetlenmesine yönelik yayınlanan genelge dahilinde okul güvenliği, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadele ile okul servis araçlarının çalışmaları ve karşılaşılabilecek sorunların çözümüne yönelik tedbirler sıralandı. Okul servis şoförlerine yönelik denetimler artırılacak Vali ve kaymakamlar başkanlığında İl ve İlçe Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı, Milli Eğitim Müdürü, okul yöneticileri, okul aile birliği başkanları, yerel yönetimler, Yeşilay temsilcisi, uyuşturucu ile mücadele konusunda uzman personel ile eğitim öğretim konusunda uygun görülecek diğer paydaşların katılımıyla toplantılar yapılarak şu tedbirlerin alınması kararlaştırıldı: Genelge kapsamında, trafik tedbirleri başlığı ile okul servis aracı şoförlerine yönelik eğitimlerin düzenlenmesi, denetimlerin artırılması ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü kurumsal sayfasındaki trafik kampanyası içeriklerinin sosyal medya üzerinden paylaşılması, uygun alanlara asılması ve ilgililerle paylaşılması sağlanacak. Ayrıca okul önlerinde ve çevrelerinde oluşacak trafik yoğunluğuna zamanında müdahale edilebilmesi için okul giriş ve çıkış saatlerinde ekip ve personel görevlendirmesi yapılacak. Yaya öncelikli yollar için denetimlere devam edilecek Yaya veya okul geçitlerinden geçen öğrencilere ve diğer yayalara ilk geçiş hakkını vermeyen sürücülere yönelik denetimlerin sıklaştırılacağının belirtildiği genelge uyarınca, trafik işaretlemeleri ve fiziki durumlar dikkate alınarak ilgili yolların yapım ve bakımından sorumlu olan kurum ve kuruluşlarca eksikliklerin giderilmesi sağlanacak. Uyuşturucuya yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılacak Genel emniyet ve asayişe yönelik tedbirlerin de sıralandığı genelgeye göre; kişisel güvenlik, suçtan korunma yöntemleri, siber güvenlik ve trafik güvenliği ile birlikte uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenecek. Genelge kapsamında ayrıca öncelik derecesine göre belirlenen okullara güvenlik kameralarının kurulması ve okullarda görevlendirilen özel güvenlik görevlilerinin denetimlerinin kolluk birimlerince ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda artırılması için çalışma yapılacak. Denetimler koordineli bir şekilde artırılacak Okul çevrelerinde asayişin sağlanması için denetimlerin artırılacağının kaydedildiği genelgeye göre; öğrencilerin kötü alışkanlıklar edinmesine ve suça sürüklenmesine sebep olabilecek alkol, sigara, tütün vb. maddeler ile kesici, delici, yaralayıcı vb. diğer unsurların satılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirler alınacak. Ayrıca okul çevrelerinde bulunan internet kafe, oyun salonları, büfeler gibi iş yerleri ile seyyar satıcılara yönelik denetimler artırılacak.
Hıfzını 9 ay gibi kısa sürede tamamlayan hafız göz doldurdu
08 Eylül 2023 Cuma - 09:51 Hıfzını 9 ay gibi kısa sürede tamamlayan hafız göz doldurdu Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an Kursu hafız öğrencilerinden ve Erzincan 15 Temmuz Proje İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi olan Ahmet Ali Coşğun, 9 ay gibi kısa bir sürede hafızlığını tamamlayarak hafızlık diplomasını İl Müftüsü Muharrem Gül’den aldı. Kur’an kursları arası yapılan yarışmalarda Doğu Anadolu Bölge Yarışmasında derece alan ve Erzincan’da il birincisi olan Hafız Ahmet Ali Coşğun, 9 ay gibi kısa bir sürede hafızlığını tamamlamasının yanısıra, İmam Hatip Ortaokulunda hiç ders kaybı yaşamadan ve Kur’an-ı Kerim’i baştan sona, sondan başa, sayfa ortasından başlayarak ve daha birçok okuma usulleriyle, hiç hatasız ve şaşırmadan Kur’an-ı Kerim’i okuyor. Bu yönüyle de bir gurur tablosu ortaya koyan ve hıfzıyla göz dolduran Hafız Coşğun, Erzincan Cami-i Kebir’inde ise, Ramazan ayı dahil, sürekli mukabele okumasıyla dikkat çekiyor. Hafız hakkında İl Müftüsü Muharrem Gül yaptığı değerlendirmede; “Recep Demir erkek Kur’an kursumuzda 105 tane hafızımız, hafızlığa çalışan öğrencimiz var. Sen onlar için örnek bir model olacaksın inşallah. Canlı, yürüyen bir Kur’an hükmünde olacaksın. Hem annen baban için, hem ümmet için inşallah güzel hizmetlere vesile olacaksın. Seni tebrik ediyorum, tabii ki bizim vermiş olduğumuz her ödül senin bu gayret ve özverili çalışmaların için küçüktür. Asıl ödül Rabbimizin sunacağı ödüldür. Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an kursumuz, Erzincan’ımızın sayılı Kur’an kurslarından. 105 tane öğrencimiz burada hafızlık eğitimine devam ediyorlar. 6 sınıf hafızlık öğrencisi var, aynı zamanda proje imam hatip lisesindeki eğitimlerine de devam etmektedirler. Dolayısıyla bu öğrencilerimiz sınavla 15 Temmuz İmam Hatip Orta Okulunu ve hafızlık kursumuzu kazanmış bulunmaktadırlar. Burada dereceye giren öğrencilerimiz oldu elhamdülillah. Ahmet Ali’de onlardan bir tanesi. Erzincan birincimiz. Biz Ahmet Ali’den inşallah Türkiye birinciliği bekliyoruz. Ben bu vesileyle Ahmet Ali’nin ailesini, anne babasını, yetiştiren hocasını ve yöneticilerimizi ve Erzincan’ımızın hayırsever insanlarını, Recep Demir ve ailesini tebrik ediyorum. İnşallah maksat hasıl olacak. Ben bu vesileyle bütün öğrencilerimize bu 2023 - 2024 eğitim - öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.” diyerek hafız öğrenciye, altın, akıllı saat ve hafızlık belgesini takdim etti. Hafız Ahmet Ali Coşğun’un hafızlık hocası Hamza Budak kendisine hoş geldiniz deyip hatırını sorarak bir miktar dersini dinledi. Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an Kursu Yöneticisi Hafız Muhammed Budak, hafız Ahmet Ali Coşğun ile yaptığı diyalogda kendisini tanıtmasını ve kendisinden bahsetmesini istedikten sonra, kendisine Kur’an’dan çeşitli bölümler sorarak hıfzını test etti.
Bakan Özhaseki ve Yıldırım’ın katılımıyla Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleşti
07 Eylül 2023 Perşembe - 18:06 Bakan Özhaseki ve Yıldırım’ın katılımıyla Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleşti Erzincan’da Kızılay-Hocabey’de Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca yapılan konutların temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Belediye Başkanı ve Valinin selamlama hitaplarının ardından törende konuşan Bakan Özhaseki, deprem gerçeğine dikkat çekti. Türkiye bir deprem ülkesi olduğunu belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Seyyah İbn Batuta 700 sene önce yazdığı eserinde şöyle söyler: “Anadolu diye bilinen bu ülke, dünyanın belki en güzel memleketi. Allah Teâlâ güzellikleri öbür ülkelere ayrı ayrı dağıtırken burada hepsini bir araya toplamış. Dünyanın en güzel insanları, en temiz kıyafetli halkı burada yaşar ve en leziz yemekler de burada pişer. Allah Teâlâ’nın yarattığı kullar içinde en şefkatli olanlar buranın halkıdır. Bu yüzden şöyle denilir: ‘Bolluk ve bereket Şam diyarında, sevgi ve merhamet ise Anadolu’da." Ancak her nimetin bir külfeti; her güzelliğin bir bedeli, her bereketin bir imtihanı var. Türkiye’nin etrafı ateş çemberiyle çevrilidir. Yer altı ise sismik hareketlerin dünyada en yoğun olduğu noktalardan birisidir. Alpler’den Himalaya’ya uzanan hat içerisinde Türkiye; yüksek deprem riski taşıyan 5 ülkeden birisidir. Topraklarımızın %66’sı, nüfusumuzun %71’i birinci derece riskli deprem bölgesinde yer alıyor. Şunu net olarak ifade edelim: “Türkiye bir deprem ülkesidir.” Her an, ülkemizin herhangi bir noktasında yıkıcı bir depreme maruz kalabiliriz. İmam Rabbani ne güzel söylüyor: “Kul tedbir alır, sebebe yapışır, takdiri Allah’a bırakır.” Bize düşen, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden hareketle tedbir almaktır.” ifadelerine yer verdi. Türkiye’de 3 büyük fay hattının bulunduğunu kaydeden Bakan Özhaseki, “1. Kuzey Anadolu Fay Hattı, 2. Doğu Anadolu Fay Hattı, 3. Batı Anadolu Fay Hattı. Bir tanesi ve en büyüğü/en uzunu bu bölgeden başlıyor. Kısaca KAF olarak ifade edilen Kuzey Anadolu fay hattı; Van bölgesinden doğarak Erzincan üzerinden Kastamonu/Tosya eliyle İstanbul’a/Marmara’ya ulaşıyor, oradan Tekirdağ’a doğru ilerliyor. KAF; yer kabuğunda yer alan ısı ve basınç sebebiyle dünyanın en hareketli, en aktif fay hatlarından bir tanesidir. Bu faylar üzerinde sıklıkla deprem gerçekleşiyor. Son bir asırda bu topraklarda 226 tane 6 ve üzerinde deprem meydana geldi. Denizde olanları saymazsak ana karamız üzerinde 60’tan fazla deprem yaşadık. Deprem sebebiyle son 100 yılda toplam 130 bin canımızı yitirdik. Bu doğrultuda bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini asla aklımızdan çıkarmamalı, depremlerle ve diğer afetlerle yaşamayı öğrenmeli, özellikle yeni nesillere bunu öğretmeliyiz. Bakın; 1939 Erzincan Depremi; cumhuriyet tarihimizin en büyük facialarından birisidir. 32 binden fazla insanımızı yitirirken 113 bin kadar bağımsız bölüm de kullanılamaz hale geldi. Depremin acısını en çok yaşayan şehirlerin başında gelir Erzincan. Acısı hala yüreklerimizdedir. Evet; o deprem bir kar tanesi gibi büyümeye başladı bugün bir çığ olarak İstanbul’a doğru enerji taşıyor. Erzincan’dan ortaya çıkan enerji İstanbul’a ulaştı. 1939 Erzincan Depremi ile başlayan ve 1999 Marmara depremine kadar uzanan hatta sırasıyla şu depremleri yaşamıştık. 1939 Erzincan Depremi, 1942 Niksar Depremi, 1943 Tosya Depremi, 1944 Bolu Depremi, 1957 Abant Depremi, 1967 Adapazarı Depremi, 1999 Gölcük Depremi. Biz şimdi Erzincan’dan başlayan depremle İstanbul’a, Marmara’ya ulaşan enerji birikiminin oluşturması muhtemel depreme karşı gece gündüz demeden kentsel dönüşüm çalışmalarımızla tedbir almaya gayret ediyoruz. Bir yandan da bin yılın afetinin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. 6 Şubat’ta yaşadığımız deprem, kayıtlara asrın felaketi olarak geçti ancak ben buna Malazgirt’ten beri yurt tuttuğumuz bu topraklarda, 1000 yılda yaşadığımız en büyük felaket, bin yılın afeti diyorum. Deprem, doğrudan 11 şehrimizi, toplamda 18 şehrimizi ve 14 milyon insanımızı etkiledi. Depremin ilk dakikasından itibaren devletimiz sahadaydı, afet bölgesindeydi. Cumhurbaşkanımız, 04.17’de hepimizden önce harekete geçmişti. Her şehre Bakanlar, Valiler, Kaymakamlar görevlendirdi. Devletin bütün imkanları seferber edildi. Ben de o dönem AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı olarak 809 belediyemizi ivedilikle bölgeye yönlendirdim. Yurtdışından gelen yabancı muhataplarımız “Bu depremin dörtte biri bizde olsa üstesinden gelemezdik.” dediler. Şunu net olarak söyleyebilirim: Bütün bir millet ayaktaydı! Biz de Bakanlık olarak afetin ilk anından itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zaman zaman itirazlarla bazı ufak değişiklikler olsa da 680 bin konut, 170 bin depo/ahır/dükkan gibi bağımsız bölümün ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini tespit ettik. Ortaya çıkan maliyet 110 milyar dolar. Hiç kimse merak etmesin. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah deprem bölgesinde toplamda da 850 bin güvenli ve sağlam bağımsız bölümü vatandaşlarımıza teslim edeceğiz! Afetten zarar gören şehirlerimizde bir yandan rezerv alanda konutlar inşa etmeye devam ederken bir yandan da zemini müsait olan yerlerde vatandaşlarımızın kendi evlerini yapmalarını sağlamaya çalışıyoruz. İnşa sürecini hızlandırmak için Yerinde Dönüşüm projesini başlattık. Şu anda Yerinde Dönüşüm projemize E-Devlet üzerinden başvuru sayısı 203 bini aşmış durumda! Ruhsattan meskene kadar her bir safhasını Bakanlığımız kontrol edecek. 4 kırmızı çizgimizden ödün vermeden güvenli konutlarımızı inşa edeceğiz.” diye konuştu. Afetlere dur denemeyeceğini ama önlem alınacağını kaydeden Bakan Özhaseki, “Peyami Safa, 1940 yılında Büyük Erzincan Depreminin ardından şunları yazar: “Zelzele geçti. Hele şu açıkta titreşen vatandaşları da bir çatı altına soksak, olur biter. Bu da geçer yahu!” demeyelim. Geçmez bu, geçmez. Bir gün Adana’yı sel basar, başka bir gün Erzincan’ı zelzele yıkar, daha başka bir gün limansız Karadeniz kıyılarımız önünde vapurlar batar. Rüzgâra: “Esme!”, sulara: “Taşma!”, toprağa: “Sallanma!” diyemeyiz. Memleket ve Anadolu davasını, eğitim veya ziraat, kültür veya ekonomi, sanat veya teknik, bütün maddi ve manevi unsurları arasındaki ilişkilerin tamamına ait prensiplerle halletmezsek rüzgâr eser, sular taşar, yer sarsılır ve bütün memleket ve bütün Anadolu, asırlardan beri olduğu gibi, yer yer yıkılır, Erzincan harabesine döner.” Evet bugüne kadar bu topraklarda pek çok afet yaşadık. Büyük acılar çektik, insanlarımızı kaybettik. Geçmişe yönelik bir şey yapabilmemiz, zamanı geriye almamız mümkün olmadığına göre, bundan sonra yapılacak tek şey 6 Şubat depremlerini milat kabul edip, bundan sonra adımlarımızı büyük bir titizlikle ve dikkatle atmaktır. Ne diyor Mevlâna: “Akıl sonradan ah çekmek için değil, düşünüp tedbir almak içindir.” Bundan sonra ne şehirlerimizin yıkılmasına ne de insanımızı kaybetmeye tahammülümüz kalmamıştır. Artık insanımız güvenli, sağlıklı, çevreci, Sıfır Atık uyumlu konutlarında geleceğe daha güvenli bakabilmelidir. Bizim de bütün, çabamız, gayretimiz, çalışmamız bunun içindir. İşte bu anlayışla bugün kentsel dönüşüm, anahtar ve tapu teslimi ile açılışlar ve yeni yatırımların temel atma törenleri için Erzincan’dayız.” dedi. Bakan Özhaseki’nin ardından AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım bir konuşma yaptı ve Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleştirildi. Merkezde; Kızılay, Hocabey ve Demirkent mahallerinde 1 milyar 215 milyon TL’lik yatırımla; 612 konut ve 107 dükkânın, 75 milyon lira yatırım değeriyle Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü binasının, 658 bin m2 büyüklüğünde Vasgirt Millet Bahçesinin temellerini atılara TOKİ eliyle 161 sosyal konutun, Kayı Köyü sakinlerine 79 konutun tapularını teslim edildi. 4 noktadaki istasyonunu birbirine bağlandığı Katı Atık Aktarma Transfer Merkezinin açılışını yapıldı.