Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan’da patates üretimi devlet eliyle yaygınlaşıyor
28 Temmuz 2023 Cuma - 10:46 Erzincan’da patates üretimi devlet eliyle yaygınlaşıyor Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü patates yetiştiriciliğine uygun olduğu merkeze bağlı Çağlayan Beldesi ve Karatuş köyünde patates yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması amacıyla 65 çiftçi ile 181 dekar alanda proje yürütüyor.Projenin gayesi bölgede patates yetiştiriciliğinin yeniden ayağa kaldırılarak Erzincan ürün deseni içerisinde patatesin de yer almasını sağlamak. Projeyi yüzde 75 oranında finanse eden Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü 450 bin TL kaynak sağladı. Bakanlığın sağladığı 450 bin TL ve çiftçiler tarafından sağlanan 150 bin TL kaynak ile 45 bin 280 kilogram patates tohumluğu toprakla buluşturuldu.Patates yetiştiriciliğinde kalite ve verimi artırarak pazarlardaki talebe uygun patatesin yetiştirilmesi için Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgeye uygun patates çeşitlerinin tespit edilmesi için çalışıyor. Merkeze bağlı Çağlayan Beldesi ve Karatuş köyünde 65 çiftçi ile 181 dekar alanda yürütülen proje başarılı bir şekilde devam ediyor.Ekilen patateslerin sezon boyunca takibini gerçekleştiren Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü teknik ekipleri, projeye dâhil olan çiftçileri teknik konularda bilgilendirecek.Projenin uygulandığı alanlarda incelemelerde bulunan Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Şahin, yürütülen projenin büyük önem taşıdığını, gelişigüzel yetiştiriciliği tasvip etmediklerini kaydeden Şahin, tarımda Ar-Ge çalışmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Rastgele yapılan yetiştiricilikte çiftçinin büyük ekonomik kayıplar yaşayabileceğinin vurgulayan Şahin, bunu önlemek için çalışmalarının sürdüğünü de belirtti. İl Müdürü Murat Şahin, ekonomik anlamda yapılan tarımda pazar isteklerinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, pazara uygun patates çeşidinin seçildiğini, 65 çiftçi ile yürütülen projede teknik ekiplerin çiftçilere sürekli rehber ettiklerini kaydetti.Çağlayan Beldesi Atatürk Mahallesi Muhtarı Ali Özkaya ve Karatuş köyü Muhtarı Mustafa Gülaçtı ise, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün desteği ile yürütülen projeden son derece memnun olduklarını kaydederek, bölgede patates yetiştiriciliğinin verimli olduğunu ve projenin önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesini istediklerini ifade ederek, emeği geçen yetkililere teşekkür ettiler.
‘Karpal Tünel’ sendromuna dikkat! En çok ev hanımlarında görülüyor
27 Temmuz 2023 Perşembe - 13:39 ‘Karpal Tünel’ sendromuna dikkat! En çok ev hanımlarında görülüyor El ve bileğin sürekli tekrarlayan hareketleri sonucunda oluşan ağrılar için bilgilendirmelerde bulunan Nöroloji uzmanları, “Bükme, sıkma ve çevirme hareketlerinin sıkça yapıldığı durumlarda karpal tünel sendromu oluşur. Bilek üzerinde küçük incinmeler sonucu yaşanan bu ağrılar özellikle ev hanımlarında görülür. Sık molalar verip bileği dinlendirmek ağrıları giderebilir” dedi.Birçok meslek grubunda el ve bileğin çokça kullanılması bu bölgelerde ağrılara sebebiyet verebilir. Bunun sonucunda bu bölgelerde oluşan uyuşma, karıncalanma ve parmaklarda güçsüzleşme karpal tünel sendromu habercisi olabilir. Masa başında çalışanlarda, klavye-mouse kullananlarda, ev hanımlarında ve el ve bileğin daha çok kullanıldığı meslek gruplarında görülen bu hastalık yaşam kalitesini düşürmekte ve ilerleyen zamanlarda cerrahi müdahale gerektirebilmektedir. Hem hastalık hem de tedavisi hakkında bilgiler veren Nöroloji Uzmanı Dr. Ebru Sevinç, “El bileklerini travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçının” dedi.“Bileklerin sıkça kullanıldığı meslek gruplarında görülüyor”Karpal tünelin içerisinde damarların, sinirlerin, tendomların bulunduğu el bileğinde bir kanal olduğunu ve bu kanaldan median sinir denilen bir sinirin geçtiğini, bu sinirin kanal içerisinde sıkışması ve basıya uğraması sonucunda hastalığın oluştuğunu söyleyen Dr. Ebru Sevinç, “El bileğini çok fazla kullanmamız gereken durumlarda, el bileğinin üzerine yük bindiren aktiviteleri yaptığımızda ortaya çıkan ve sık gördüğümüz bir hastalık. Özellikle bilekleri ve elleriyle kuvvet gerektiren işlerde çalışan ya da sürekli tekrarlayan çevirme, döndürme, bükme hareketi yapan kişilerde sıkça gördüğümüz bir hastalık” diye konuştu.“Ev hanımlarında çokça görülüyor”Hastalığın belirli meslek gruplarında görülmediğini fakat genellikle ev hanımlarında çokça görüldüğünü dile getiren Ebru Sevinç, “Bükme, sıkma ve çevirme hareketleri bilek üzerinde mikro travma dediğimiz küçük incinmelerin sürekli tekrarlanması sebebiyle oluşan bir hastalık. Masa başı çalışanlarda ise hem mouse hem de klavye kullanımının uygun pozisyonda olmaması sebebiyle median sinir sıkışmaya uğrayıp hasar görür. Bundan dolayı ötürü karpal tünel sendromunda artışlar yaşanmaya başladı” şeklinde konuştu.“Şikayetler bazen hastaları gece uykudan kaldıracak şekilde olabiliyor”Hastaların şikâyetlerinin genellikle ellerinde, bileklerinde ve ilk üç parmaklarında ağrı, uyuşukluk ve karıncalanma hissi olduğunu ve gündüzleri tekrarlayan aktivitelerden sonra daha fazla hissettiklerini söyleyen Sevinç, “Bazen bu şikâyetler hastaları gece uykudan uyandıracak şekilde olabiliyor. Hastalar ellerinin şişmesi ve parmaklarda sertleşme olduğunu ama küçük masajlarla bir süre sonra o şikâyetlerin gittiğini ve tekrar uykuya dalabildiklerini söylüyorlar. Belirtilere ilerleyen zamanlarda kuvvet kayıpları da eşlik edebiliyor. Hastalar eskisi gibi bir şey tutamadıklarını, sebze meyve keserken bıçağı iyi kavrayamadıklarını ve eskisi gibi kesemediklerini ya da buna benzer şikâyetleri olduğunu dile getiriyorlar” dedi.“Sık molalar verip bileği dinlendirin”Tanının, hastanın elindeki sinirlere elektrik uyarıları verilerek konulduğunu ve sinir ölçümü yapılarak sinirin ne derece hasar gördüğünün tespit edildiğini söyleyen Sevinç, “Sonrasında günlük yaşamında kullanabileceği önerilerde bulunuyoruz. Yaşam değişiklikleri, el bileklerini çok fazla travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçınmalarını ve kaçınamayacak gibiyse sık molalar verip bileği dinlendirerek yaptığı işlere devam etmelerini öneriyoruz. Eğer hasta bilgisayar başında çalışan biriyse mutlaka bileklik destekli mouse pad kullanmalarını ve klavye kullandıkları pozisyonlara dikkat etmelerini dile getiriyoruz. Sonrasında el, el bileği istirahat splintleri dediğimiz bilekliklerden önerip, gece uyurken mutlaka takmaları gerektiğini, gün içerisinde bileklerine yük bindirecek aktiviteler yaptıkları esnada mümkünse o bileklikleri kullanmalarını söylüyoruz. Bununla birlikte hastaları fizik tedaviye de yönlendiriyoruz. Bazen ödem çözücü tedaviler gerekebiliyor ve bilek içerisine steroid enjeksiyonları yapabiliyoruz. Eğer hastanın ağrısı çok fazlaysa ağrı kesici ilaçlardan faydalanabiliyoruz fakat bazı hastalarda tedaviyle şikâyetleri dindiremiyoruz. Eğer EMG ölçümlerinde orta-ağır düzey görülürse cerrahi işleme yönlendirip ameliyat olmalarını öneriyoruz” diye konuştu.“Bu tür şikayetlerde en kısa sürede doktora başvurun”“Hastalar bu şikâyetlerini öteliyorlar. Bu ağrılar genelde uzun süreli olmayıp birkaç manevra ile gerilediği için pek önemsenmiyor” diyen Sevinç sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Hastalardan istediğimiz bu tür şikâyetler olduğunda mümkün olan en kısa sürede bir doktora başvurmaları. Erken tanı konulması sonucu erken bir dönemde tedaviye başlamak hastanın hayat kalitesini sürdürmesi anlamında bize yardımcı olur.“
Ellerden düşmeyen cep telefonları kas sıkıntılarına davetiye çıkarıyor
27 Temmuz 2023 Perşembe - 13:38 Ellerden düşmeyen cep telefonları kas sıkıntılarına davetiye çıkarıyor Uzmanlar, telefonların her an elimizde olmasının ellerin kullanım kapasiteni zorladığını söyledi.Genç yaşta birçok el hastalığının arttığına dikkat çeken uzmanlar, hayatımızı kolaylaştıran dijital teknolojilerin aslında aşırı ve şuursuz kullanımının ellerde sinir sıkışmaları ve takılmalara sebebiyet verebildiğine dikkat çekti. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, parmaklarda uyuşma ve bazen ani kilitlenmeler ile kendini gösteren belirtilerle son dönemde sıklıkla karşılaştıklarına dikkat çekti. Şikâyet konusu belirtiler ile yapılan muayene sonuçlarında tetik parmak ve karpal tünel sendromunun başı çektiğini söyleyen Prof. Dr. Özcan, "Aşırı telefon düçârlığı ile farkına varmadan el, parmaklar ve ön kol bölgesindeki sinirleri ve tendonları yoruyor ve zaman içerisinde yıpranmasına sebebiyet verebiliyor. Tetik parmak, parmağın ve parmağa bağlı tendonun aşırı kullanılmasına bağlı yıpranmada gün yüzüne çıkar. Karpal tünel sendromu ise, el bileğinin ortasında bulunan ve ilk üç parmağa dağılan median sinirin bası altında kalması sonucu gelişir” dedi.Gün içerisinde parmaklarda açma-kapama zorluğu yaşanması, takılma şeklinde tutukluk, uyuşukluk ve karıncalanma, hatta uykudan uyandıracak şekilde ağrılarla hastaların başvurduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, "Bu rahatsızlıklar için erken tanıya bağlı uygun fizik tedavi ile bazen herhangi bir cerrahi operasyona gerek kalmadan gerekli tedavi planı düzenlenebilir. Ancak kişinin yaşam kalitesini bozan şiddetli ağrılar ile ellerin kullanımının güçleşmiş durumda olması cerrahi tedavi alternatifini gerektirir. El ve mikro cerrahinin incelikleri ile gerçekleşecek bir operasyon ile elde edilecek sonuçlar genellikle iyidir” diye konuştu.
Cuma Hutbesinin konusunu: "Muharrem Ayının önemi ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ"
27 Temmuz 2023 Perşembe - 13:38 Cuma Hutbesinin konusunu: "Muharrem Ayının önemi ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ" Cuma hutbesinin konusu: "Muharrem Ayının önemi ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ"Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yarın ki Cuma hutbesinin konusu: "Muharrem Ayının önemi ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ" olarak açıklandı.Yarın çok sayıda vatandaş öğle vaktinde cemaatle kılınması farz olan cuma namazına gidecek, eller semaya kalkacak ve dualar edilecek. Bu hafta, Cuma hutbesi konu başlığı, "Muharrem Ayının önemi ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ" olarak belirlendi.28 Temmuz 2023 Cuma hutbesi konusu:“Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz gider. Sabredin, çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.”Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir.”Kur’an-ı Kerim’de saygı duyulması emredilen dört aydan biri olan Muharrem ayı içerisindeyiz ve bugün 10 Muharrem Âşûrâ günü. Muharrem ayı, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in hürmete layık olarak nitelendirdiği mübarek bir aydır. Allah Resûlü (s.a.s), “Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyurarak bize, bu ayda oruç tutmayı tavsiye etmiştir.Kıymetli Müslümanlar! Sayısız lütuf ve faziletlerle dolu olan Muharrem ayı, aynı zamanda Müslümanları hüzne boğan Kerbelâ hadisesinin yaşandığı aydır. Kerbelâ hadisesi, kan ve gözyaşının, üzüntü ve kederin, acı ve ıstırabın sinelerde açtığı derin bir yaradır. Bu elim hadisede, Allah Resûlü (s.a.s)’in “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” diye sevdiği Hz. Hüseyin Efendimiz ve çoğu Ehl-i beyt’ten yetmişi aşkın Müslüman bir yudum suya hasret bırakılıp şehit edilmiştir.Değerli Müminler! Kerbelâ hadisesi, bizler için çağları aşan mesajlar ihtiva etmektedir. Kerbelâ, her şeyden önce adaletsizliğe karşı onurlu bir mücadelenin adıdır. Kerbelâ, haksızlığın karşısında cesur ve kararlı bir duruşun, zulmün karşısında asil bir yürüyüşün sembolüdür. Kerbelâ, adaletin, cesaretin, yiğitliğin ve yüksek ahlakın Hz. Hüseyin Efendimizin şahsında vücut bulmuş halidir.O gün Kerbelâ’da şehit edilenler, müminler tarafından hep hayırla ve rahmetle yâd edilecektir. O mübarek canlara eziyeti reva görüp onları şehit edenler ise Müslümanların vicdanlarında mahkûm olmaya devam edecektir.Aziz Kardeşlerim! Bugün bize düşen Kerbelâ’yı doğru okumak, doğru anlamak ve ondan gereken dersleri çıkarmaktır. Ehl-i beyt-i Mustafa’nın muhabbetini her daim yüreklerimizde canlı tutmaktır. Hz. Hüseyin ve Ehl-i beyt’in temsil ettiği değerleri hayata hâkim kılmaya gayret etmektir. Bütün ümmeti üzüntüye boğan böylesi bir hadiseyi kin ve nefrete, ayrılık gayrılığa değil; birlik ve beraberliğe vesile kılmaktır. “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin” ilahi fermanına gönülden bağlı kalmaktır. “Müminler ancak kardeştirler” ilahi hitabındaki din kardeşliğini yürekten hissetmektir. Irk, dil, renk, mezhep ve coğrafya farkı gözetmeksizin müminler topluluğu olarak omuz omuza vermek, dayanışma ahlakını kuşanmaktır. Kardeşlik hukukumuza zarar verecek her türlü söz, tavır ve davranıştan kaçınmaktır.Bu vesileyle başta şehitlerin efendisi, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın ciğerparesi Hz. Hüseyin Efendimiz ve Kerbelâ şehitleri olmak üzere, hak ve hakikat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Diğer yandan bu hafta sonu KPSS’ye girecek olan bütün kardeşlerimize başarılar diliyorum. Rabbim zihinlerini açık, ömürlerini bereketli eylesin.”