Yerel Haberler
Erzincan
Hububat tarlalarında biçerdöver ile hasat işlemleri başladı
17 Temmuz 2023 Pazartesi - 15:09 Hububat tarlalarında biçerdöver ile hasat işlemleri başladı Erzincan’da belediye tarafından ekimleri yapılan hububat tarlalarında biçerdöver ile hasat işlemleri başladı.Belediye tarafından, ziraat mühendislerinin kontrolünde ekilebilir alanların ekilmesini sağlamak, üreticilere hangi ürünlerin, hangi çeşitlerin daha verimli olduğunu gösterebilmek ve ekilebilir olduğunu vatandaşlar ile paylaşmak için ekimleri yapılan hububat tarlalarında biçerdöver ile hasat işlemleri başladı.Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından ziraat mühendislerinin kontrolünde tarlalarda güzlük ekim olarak 6 sıralı ramata çeşidi arpa, falada cinsi buğday ve yazlık ekim olarak ise kara buğday ekimi yapılmıştı.Tarlalardaki biçim çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Bekir Aksun ilgili birim müdürlerinden bilgiler alarak hasat mevsiminin bereketli olmasını diledi.Belediye Başkanı Bekir Aksun açıklamasında şunları ifade etti;“Erzincan Belediyesi olarak 400 dekarın üzerinde bir ekim gerçekleştirdik. Maksadımız öncelikle bir farkındalık oluşturabilmek. Erzincan çiftçimizin ekilebilir alanları mutlaka ekmesi gerektiğini üretime dönük üretimin gerçekleşmesi ve üretken belediyecilik anlayışını da halk nazarında hayata geçirmek için bu tür etkinlikler yapılıyor.Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz tarafından takip edilen ekimlerin hasat mevsiminde bereketli olmasını diliyorum. Tüm çiftçilerimiz içinde bereketli olsun diyor saygılarımı sunuyorum.”
Dutun önemli geçim kaynağı olduğu Kemaliye’de kadınların zorlu pestil ve pekmez yapımı imece usulü ile eğlenceli hale geliyor
17 Temmuz 2023 Pazartesi - 11:02 Dutun önemli geçim kaynağı olduğu Kemaliye’de kadınların zorlu pestil ve pekmez yapımı imece usulü ile eğlenceli hale geliyor Dutun önemli geçim kaynağı olduğu Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde kadınlar, zorlu pestil ve pekmez yapımını imece usulü gerçekleştiriyor.Kemaliye’nin hemen hemen her yerinde yetişen dut, kimi zaman geçim kaynağı, kimi zaman kışlık ev ihtiyacı oluyor. Dut, yörede en çok pekmez ve pestil yapımında kullanılıyor. Bunun yanı sıra güneşte kurutulan dut, kış aylarının vazgeçilmez çerezi de oluyor. Kemaliye’de aileler bir araya gelerek zamanı geldiğinde pekmez ve pestil yapıyorlar. Kolektif bir çalışma sonucu elde edilen ürün ya satılıyor ya da evde kışlık ihtiyaç olarak kullanılıyor. Pestil ve pekmez yapımı zamanı geldiğinde imece usulü yapılan çalışmalar, zahmetli işi eğlenceli hale dönüştürüyor. İlçenin Apçağa köyünde pestil yapımı için bir araya gelen kadınlara erkekler ise dut silkelemek için yardım ediyorlar. Dutların silkelenmesinin ardından bütün işler neredeyse kadınlara kalıyor.Köyde kurdukları kazanlarda pekmez kaynatan kadınlardan Hatice Çalışkan, "Önce dut ağacının altına serilen filelerin üstüne düşen dutları ayıkladıktan sonra kazanlarda kaynatıyoruz. Pestilin üretimi oldukça zahmetli. Kaynatılmış dut suyunun içine kenarda soğuttuğumuz şireye biraz un, nişasta katılıyor. Kazanda kaynatıyoruz. Sonra bu karışım bezlerin üzerine dökülüp güneş önünde bekletiliyor. Daha sonra bezlerden çekiliyor. Tamamen organik yapılıyor. Yüz yıllardır atadan toruna devam eden geleneksel yöntemle yapımımız sürmektedir. Pestil yapımında Duygu Aydınlık, ablalarım Kadriye Karaca, Hatice Çalışkan, kardeşim Fatma Aydınlık pestil yapımının her aşamasında yardımcı oluyorlar” dedi.İlçe ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri olan dut pestili ve pekmezinin bu yıl yüz güldürdüğünü anlatan Hatice Çalışkan, Kemaliye’de yılda tonlarca pestil üretiminin gerçekleştirildiğini söyledi.
Artan hava sıcaklıklarında beslenmenize dikkat
17 Temmuz 2023 Pazartesi - 09:30 Artan hava sıcaklıklarında beslenmenize dikkat Aşırı sıcaklarla birlikte beslenme alışkanlıklarının değiştiğini belirten Diyetisyen Gizem Şimşek Aktaş, yaz aylarından ana öğün tercih edilen meyvenin ara öğün olarak yenmesi gerektiğini ve iştah kontrolü ve kilo vermek için ana öğünlere mutlaka cacık eklenmesi gerektiğini söyledi.Sıcakların yükselmesi ile birlikte beslenme alışkanlıklarının değiştiğini ifade eden Diyetisyen Aktaş, ferahlamak ve hafif yemek için meyve tüketiminin arttığını ancak faydalı olan meyve tüketiminin de hem kalori hem de kan şekerini yükseltmesi açısından bir porsiyonu geçmemesi gerektiğini belirterek, “Ana yemek yerine yiyeceğiniz meyve porsiyonu sadece bir porsiyon ile kalmayacağı için meyveleri ana öğünlerde değil ara öğünlerde yemeliyiz. Böylece hem iştah kontrolü sağlamış olur hem de dengeli bir kalori almış oluruz” diye konuştu.Akşam yemeklerinde özellikle karpuzun çok fazla tercih edildiğini dile getiren Aktaş, karpuzun her ne kadar yüzde 90’ının su olsa da geri kalanının şeker barındırdığını ve fazla tüketimle kan şekerinde yükselmelere, kilo almalara sebep olabileceğini, porsiyonların kontrollü yenmesi gerektiğini söyledi.“Ana öğünlerinize mutlaka cacık ekleyin”Yaz aylarında iştah kontrolü ve kilo kontrolü için özellikle sofralarda cacık bulundurmanın önemine değinen Diyetisyen Gizem Şimşek Aktaş, “Ana öğünlerinize mutlaka cacık ekleyin. Cacık içerisindeki besinler bizim için özellikle zayıflamak isteyenler için çok önemli. Yoğurt karın bölgesinden şikayetçi olanlar için oldukça faydalı. Ayrıca yapılan araştırmalarda akşam öğünlerinde yoğurt yemeyenlerde daha az zayıflama görülmüştür, yiyenlerde ise daha fazla incelme görülmüştür. Bu nedenle bizim için yoğurt son derece önemli. İçerisinde protein, kalsiyum, fosfor, B12 vitamini var. Bunlar kilo vermede bize yardımcı, mutlaka öneriyoruz” dedi.“Hem metabolizmanızı hızlandırın hem de yağ yakımını artırın”Cacığı farklı baharatlarla zenginleştirilebileceğine hatta sadece ana öğün olarak bile yenebileceğine dikkat çeken Aktaş, “Tabii ki nane ve dere otu gibi baharatlarla zenginleştirebiliriz. Ayrıca cacığın içerisine semiz otu, biraz ceviz koyarak da dengeli, hafif bir akşam yemeği haline getirebiliriz. Kilo vermek isteyenler ya da kilolarını korumak isteyenler için güzel bir öğün olur. Burada size vereceğim ufak bir tüyo var; cacığınıza pul biber ekleyerek metabolizmanızı hızlandırabilir ve yağ yakımınızı artırabilirsiniz” ifadelerini kullandı.Beslenme önerisiSıcakların artmasıyla birlikte sofralarda hafif yiyeceklerin tercih edilmesini öneren Aktaş, kilo almamak ve sağlıklı beslenmenin önemine işaret ederek, şunları söyledi:“Sabahları kaliteli bir proteinle başlayıp, bir yumurta yemekte fayda var. Ama yazın çoğu insan yumurta yemekten çekiniyor. Onu yerine yumurta gibi lor peynirine yönelebilirler ya da bir dilim peynir, domates, salatalık güvenle tüketebilirler. Yine faydalı bir yağ kaynağı olan zeytin veya ceviz alabilirler. Ortalama olarak bir ya da iki dilim tam tahıllı buğday ekmeği tüketebilirler. Öğlen yemeğinde hafif bir sebze yemeği, yanına bir kase cacık, yanına kişiye göre bir ya da iki dilim ekmekle hafif bir şekilde yiyebilirler. Arada bir porsiyon meyve, yanında 2-3 ceviz, 10-15 badem ya da fındık yenebilir. Akşam yemeği olarak da 100-150 gram ızgara et ve yağsız salata tüketebilirler.”Diyetisyen Aktaş, sıcak hava ile birlikte vücudun daha fazla suya ihtiyacı olduğunu ve günde 2,5-3 litre suyun mutlaka tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Kavurucu sıcakta aşırı su içmek tehlikeli
17 Temmuz 2023 Pazartesi - 09:21 Kavurucu sıcakta aşırı su içmek tehlikeli Diyetisyen Nur Köse, kavurucu sıcaklarda su tüketiminde aşırıya kaçmanın vücutta mineral ve vitamin kaybına sebep olduğuna dikkat çekti.İçme suyu başta olmak üzere, bütün içecek ve gıdalarda bulunan görünür ve görünmez suyun sıvı olarak tarif edildiğini belirten Diyetisyeni Nur Köse, sıvı tüketiminin yaz aylarında hayat/ önem taşıdığını kaydederek, “İnsanın günlük sıvı ihtiyacı, yediği gıdaların içindeki su ve vücutta oksidatif süreçlerde metabolizma sırasında oluşan su ile karşılanır. Vücutta bulunan su miktarı yaş, cinsiyet ve vücut kompozisyonuna (yağ ve kas dokusu miktarı) göre farklılıklar gösterir. Sıcak havalarda fazla hareket edildiğinde, fazla proteinli ve tuzlu gıdalar tüketildiğinde, terleme ve idrarla birlikte sıvı kaybı artar. Enerji alımına göre yetişkinler için günlük su ihtiyacı, kişinin kilosu ile 30 mililitrenin çarpılmasıyla hesaplanabilir. Mesela 60 kilo olan biri günde 60x30 =1.800 mililitre yani yaklaşık 2 litre su tüketebilir. Yazın sıcak havalarda sıvı tüketimini artırmak için önceliğimiz mutlaka su olmalıdır. İhtiyacımız kadar suyu içtikten sonra da terle kaybettiğimiz mineraller için aşırıya kaçmadan sade maden suyu, ayran, süt, kahve ve çay içilebilir” dedi.Diyetisyen Köse, sıvı tüketiminde yapılması gerekenler ve sıvının vücuttaki görevleri ile ilgili de şu bilgileri paylaştı:“Su ve diğer içecekler, vücut su dengesinin korunmasında önemlidir. Hayat için elzem öğe olan suyu temiz, sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılamalıyız. İnsan gıda almadan günlerce yaşayabilir, ancak günlerce susuz yaşamak imkansızdır. Emzirme döneminde sıvı tüketimi artırılmalı, günde 700 mililitre/1 litre sıvı eklenmelidir. Özellikle ishal durumunda su, tuz ve şeker karışımı sıvı, hayat kurtarıcıdır. Aşırı su tüketimi de vücutta mineral ve vitamin kaybına sebep olduğundan bundan sakınılmalıdır. Su, hücrelerin, dokuların, organ ve sistemlerin çalışması; vücut ısısının düzenlenmesi, yediğimiz gıdaların sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınmasını sağlar” dedi.
Erzincan’da  "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" programı
16 Temmuz 2023 Pazar - 07:00 Erzincan’da "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" programı Erzincan’da 15 Temmuz hain darbe girişiminin 7. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. Programda, 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı.15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda programlar düzenlendi. Düzenlenen programa kent protokolü, askeri, adli ve idari erkan, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.15 Temmuz şehitleri için Türk bayrakları ile 2 bin 500 metre koşan sporcular, koşunun sonunda ellerinde taşıdıkları sancağı Vali Mehmet Makas’a teslim ettiler. Sporcuları tebrik eden Vali Makas, günün anısına sporculara birer sertifika verdi.Daha sonra Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ve ardından da Kur’an-ı Kerim okunup, duaların edilmesi ile devam eden programda öğrenciler tarafından İstiklal Marşının 10 kıtası okundu.15 Temmuz konulu sinevizyon gösterisinin ardından programda sırasıyla Şehit Aileleri Derneği Başkanı Abdulkadir Zengin, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Milletvekilleri günün anlam ve önemine ilişkin birer konuşma yaptılar.Programda konuşan 3’üncü Ordu Komutanı Korgeneral Yavuz Türkgenci ise 15 Temmuz gecesini ve silah arkadaşlarının mücadelesinden örnekler vererek; "Türk Milleti’nin generali değil bir neferi olduğum için kendimi şanslı hissediyorum ve 3. Ordu Komutanı olarak Erzincan’a hizmet vermekten ben ve silah arkadaşlarım olarak gurur duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum." dedi.Programda son olarak konuşan Vali Makas, 7 yıl önce vatana, bayrağa ve ezana yapılan saldırıyı unutmamak, unutturmamak adına bugün millet olarak bir arada olunduğunun altını çizdi.Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi, alana kurulan dev ekranda izlendikten sonra 3’ncü Ordu Bandosu konseri ve Erzincan Belediyesi Mehteran Ekibinin gösterisi ile devam eden program saatlerin 00.13’ü gösterdiği sırada tüm camilerden selaların okunması ile sona erdi.
El Nino’dan kaçtılar, Girlevik Şelalesinde serinlediler
16 Temmuz 2023 Pazar - 06:14 El Nino’dan kaçtılar, Girlevik Şelalesinde serinlediler Türkiye’yi etkisi altına alan El Nino sıcaklıklarından kaçan gurbetçiler, Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesinde serinlediler. Şelalede yurt dışından gelen gurbetçilerle birlikte yoğunluk arttı.Erzincan’ın Çağlayan beldesinde bulunan ve her mevsim ziyaretçilerine ayrı bir manzara sunan Girlevik Şelalesi, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Erzincan’da, Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, doğal güzelliği ve serin havasıyla, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor. Bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesine akın ediyor.Kışın suyunun büyük bölümünün donması ile oluşan sarkıtlar dolayısıyla etkileyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor. Muhteşem doğanın özçekim yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor.Girlevik Şelalesine gelen vatandaşlar, “Şelale tamamen doğal, çok güzel ortam sunuyor. Erzincan’a geldiğimizde burası mutlaka uğramadan gitmediğimiz, vazgeçilmez yerlerimizden biri. Doğallığını koruması ve serinliği nedeniyle ailece piknik yaptığımız yer. Herkesi Girlevik Şelalesine davet ediyoruz” dedi.Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın çevresindeki illerin yanı sıra İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve yurt dışından gelen çok sayıda turistin akınına uğruyor.
Erzincan’da daha önce görülmemiş kiraz rekoltesi
15 Temmuz 2023 Cumartesi - 10:39 Erzincan’da daha önce görülmemiş kiraz rekoltesi Erzincan’da kiraz hasadının başlaması ile birlikte kiraz üreticisinin yüzü de gülmeye başladı. 79 yaşında ki üretici ömründe daha önce bu kadar bol kiraz hasadı yapmadığını söylerken pazar sıkıntısı çekildiğine vurgu yaptı.Son yıllarda Erzincan tarım sektöründe ağırlık kazanmaya başlayan kiraz, gerek dikim sahası gerekse üretim açısından büyük bir gelişme gösteriyor. Özellikle geçtiğimiz yıl pazarlama noktasında sıkıntı yaşanmaması çiftçilerin kiraza yönelmelerinde büyük bir etken olarak öne çıkıyordu ancak bu yıl öyle olmadı. 300 kilo verim aldığı alandan 2,5 tona yakın verim elde ettiğini belirten üreticiler, pazar sıkıntısı yaşıyor. Sezon başında verdiği fiyatlara uymayan ihracat firmalarının ve tüccarların sürekli alım fiyatlarında oynama yapmaları üreticilerin de tepkilerine neden oluyor.Erzincan’ın Üzümlü ilçesine bağlı Bayırbağ köyünde kiraz hasadına başlayan üreticiler, hasattan memnun olsalar da pazar da istedikleri fiyattan satamıyorlar.Adeta üzüm salkımı gibi görünen kiraz, neredeyse dalları kırma noktasına gelecek. Bu kadar verimi ömrü boyunca görmediğini ifade eden ve çocukluktan beri Bayırbağ köyünde çiftçilik yapan 79 yaşında ki kiraz üreticisi Selami Demirel, “Bayırbağ köyündenim. Doğup büyüme hep çiftçilik yaptım. 79 yaşındayım. Erzincan’da ve takip ettiğime göre Türkiye’nin her yerinde görülmemiş bir rekolte var. Ben ilk olarak böyle bir rekolte görüyorum. Geçen sene 300 kilo çıkan yerden şuanda 1,5 - 2 tona yakın topladım. Daha da 500, 600 kilo daha çıkar. Bol olunca, şimdi bir iç piyasamız var, bir de ihracat var. Bu sene ihracatçı geldi, kilosu 30 lira 50 lira arasında anons yaptı. Fakat bu tabi ki kalibreye göre. 24 kalibre ve üzeri. Tarla da kiraz alan da yok. Şimdi götürüyorsun ihracatçıya, kantara koyuyor ihracatçı, bakıyor ve konuşma hakkın yok bir kere. Kafasına göre beğeniyorsa alıyor. Ben ilk birinci defa götürdüm dedi ki 25 lira. İkinci sefer götürdüm dedi ki 20 lira. Üçüncü sefer götürdüm 20 liralığın dengini, baktı ve ben alamam bunu dedi. 10 liraya verdim kilosunu. İhracatçılar gitti şimdi bir de tüccar almıyor. Tüccarınki de aynı, bakıyor kafasına göre fiyat veriyor. Dün götürdüm ben, en birinci kirazı, 26-28 kalibre kiraz 20 lira dedi. Ben de çok ısrar ettim ama mümkün değil alamıyorum diyor. Başka yerde de alıcı yok ki ona vermeyim de öbürüne vereyim. Pazar sıkıntısı var. Dedikleri paraya alıyorlar. Üreticinin söz hakkı hiç yok. Şimdiye kadar hiç kooperatifleşme olmamış ki, ama olabilirse tabii ki memnun oluruz. Geçen sene kirazı ben 18 liradan başladım, 27 liradan bitirdim. Geçen sene ihracatçıya verdim. Bu sene ihracatçıya verdim 15 liradan, kaldı. Şimdi de tüccara veriyorum. O da 20 lira yazıyor” diye konuştu.
Evlilik stresi güvensizlik nedeni
15 Temmuz 2023 Cumartesi - 10:16 Evlilik stresi güvensizlik nedeni Evlilik öncesi dönemde bazı sorular çiftlerin kafasını karıştırıyor. Bu evlilik stresinden ziyade güvensizliği işaret ediyor.Şüphesiz her çiftin hayali mutlu bit yuva kurmak. Ancak evlilik aşaması gelip çattığında çiftler bazı olumsuz düşüncelerle baş başa kalabiliyor. Evlilik sorumluluğunu işaret eden duyguyu uzmanlar evlilik stresi olarak tanımlarken, beliren bazı soru işaretlerine karşı dikkatli olunması konusunda çiftleri uyarıyor. Uzmanlar bu soru işaretlerinin stresten ziyade güvensizlikten kaynaklandığını vurguluyor.Bağımlılık duygusu, yanlış iletişim nedeniİlişkilerde bağlılık ve bağımlılık duygularına değinen Uzman Psikolog ve İlişki Terapisti Nida Korkmaz, “Evlilik stresi bir insanın evlenmeden önceki zamanında ya da kişinin geçmişte yaşadığı olaylardan ötürü aklında olan soru işaretlerine dayanmaktadır. Toplumumuzda aşk her zaman ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle bireyler bir kere aşık oldukları kişiye zamanla bağımlılık geliştirirler. Aşkın ilk aşamasında bu bağlılık olarak nitelendirilebilir. Ama daha sonra bağlılık dediğimiz unsur yerini zamanla bağımlılığa bırakır. Bağlılık insanlar arasında rahatlatıcı ve huzur verici bir niteliğe sahiptir. Ama bağımlılık bunun tam aksine insan üzerinde gerginlik ve strese neden olur. Bağımlılık insanın partnerine karşı duyduğu aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırma etkisini göstermektedir. Bireyler bağımlı olduklarından ötürü, aklındaki soru işaretlerine verilecek cevapları sürekli ertelemektedirler. Bu durum evlilik aşamasına kadar gelmektedir. Evlilik aşamasında ise bu durum, insanların flört zamanlarında olduklarından çok daha farklılık göstermektedir. Evlenen çiftlerde yavaş yavaş zihinsel ve fikirsel değişimler meydana gelir. Bu fikirsel değişimler ile birlikte bağımlılıktan dolayı akılda cevaplanmayan sorularla birleşip zamanla kişi üzerinde büyük strese neden olmaktadır. Bu stres ise ilişkilerde ciddi bir şekilde ayrılığı tetiklemektedir.” dedi.Bu soru işaretlerine dikkat!Evlilik öncesi stresin, kişinin evlenmeden önceki zamanında aklına takılan sorulardan ve geçmiş yaşantılarından edindiği tecrübelerden oluştuğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Korkmaz, “Acaba evlendiğimde değişir mi? Bana gösterdiği ilgi azalır mı? Sevgi, saygı, şefkat ve aşkı azalır mı? Desteği azalır mı?’ Bu sorular evlilik stresini tetikler. Evlilikle birlikte omuzlarımıza yüklenecek sorumluluklar evlilik korkusunu oluşturan etkenlerdendir. Bu korkuya bir de bu soru işaretleri eklenince stres katlanarak artar. Bu sefer kişi ‘Aslında evlenmeyi çok istiyorum ama çok korkuyorum.’ demeye başlar. Bu cümle bir yerde ayrılık sinyallerinin de işaretini vermek anlamına gelebilir. Çünkü kişi bu soruların getirdiği stresle başa çıkamaz ve bu durumu atlatamazsa sendroma yakalanır. Ben bu durumu evlilik öncesi sendromu olarak adlandırıyorum” diye konuştu.Ailelere büyük görevler düşüyorEvlilik öncesi stresi ile çiftlerin başa çıkabilmesi için ailelere büyük görev düştüğünün altını çizen Nida Korkmaz, “Çiftler evliliğin getireceği sorumluluklarla birlikte strese girip endişeye kapılabilirler. Bununla birlikte çiftler partnerlerinin doğru seçim olup olmadığını sorgulayarak da strese girebilirler. Bu durumda ailelere düşen görevler çiftleri sakinleştirmek olmalıdır. Kendi ilişkilerindeki güzel yaşanmışlıkları ve hayata dair mücadelelerini örnek olarak vermeleri, evlenecek olan çiftlerin olumlu ve güzel yönlerini çiftlere karşı dile getirmeleri stresi büyük ölçüde azaltacaktır.” şeklinde konuştu.Durumun bu şekilde de aşılamaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Korkmaz, “Bu sorunlar ile baş etmenin bir kaç yolu vardır. Kişisel gelişim kitapları okunabilir ya da gelişimsel programlar izlenebilir. Ama ciddi anlamda bu sorunların en sağlıklı çözümü bu alan ile ilgilenen bir psikologdan destek almaktır.” dedi.Çevrenizdekiler sizi doğru mu yönlendiriyorİlişkilerde çevresel faktörlerin de ilişkinin seyrini etkileyebileceğini ifade eden Nida Korkmaz, “İlişkilerde 3’üncü şahıslar bazen çok yapıcı bazen ise çok yıkıcı olabiliyor. Bu ayırımı çok iyi yapmak ve buna göre müdahale izni vermek ya da vermemek gerekiyor. Eğer 3’üncü şahıslar ilişkiniz ve partneriniz hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa, kötü dille eleştiriyorsa ve olumsuz iddialar ortaya atıyorsa buna kesinlikle ‘dur’ demeniz gerekir. Ancak 3’üncü şahıslar ilişkinizi destekliyor, ilişkiniz ve partneriniz hakkında olumlu cümleler kurup her fırsatta sevginizi ve birbirinize nasıl yakıştığınızı size hatırlatıyorsa onlarla dertleşebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.