Yerel Haberler
Erzurum
Güleç; "Köy okulları geleceğe yatırımdır" 24 Şubat 2026 Salı - 13:02:50 Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç, köy okullarının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, yerinde eğitimin kırsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Güleç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından gündeme getirilen "öğrenciyi değil öğretmeni taşıma" modelinin tartışılmasını önemli bulduklarını ancak asıl hedefin "köy okullarının sürdürülebilir biçimde yeniden açılması" olması gerektiğini ifade etti. Köy okullarının kapatılması şehre göçü hızlandırdı Güleç yaptığı yazılı açıklamada, eğitim hakkının anayasal ve temel bir hak olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; "Eğitim, her çocuğun doğuştan sahip olduğu temel bir haktır. Bu hak, çocuğun yaşadığı yere, ailesinin ekonomik durumuna ya da nüfus istatistiklerine göre sınırlandırılamaz. Köyde yaşayan çocuklarımızın eğitim hakkı da şehirde yaşayan akranlarıyla eşit derecede değerlidir. Taşımalı eğitim uygulamaları uzun yıllardır bir çözüm yöntemi olarak uygulanmaktadır; ancak küçük yaştaki çocukların her gün uzun ve yorucu yolculuklara maruz bırakılması pedagojik açıdan tartışmalıdır. Eğitim yalnızca ders görmekten ibaret değildir; çocuğun güvenli bir ortamda, yaşadığı çevreyle bağını koparmadan gelişmesini sağlayan bütüncül bir süreçtir. Ayrıca taşımalı eğitim uygulaması kırsalın sosyal yapısını zayıflatmış, köy okullarının kapanmasıyla birlikte şehre olan göç hızlanmış ve köylerimizde nüfus azalmıştır." Köy okulları olmadan kırsal kalkınma sağlanamaz Köy okullarının yalnızca birer eğitim kurumu olmadığını belirten Güleç, bu okulların aynı zamanda kırsal yaşamın devamlılığını sağlayan merkezler olduğunu dile getirdi. Güleç, "Okulu kapanan köy zamanla nüfus kaybeder. Aileler çocuklarının eğitimi için yer değiştirmek zorunda kalır. Bu durum hem köyleri boşaltmakta hem de şehirlerde sosyal ve ekonomik baskıyı artırmaktadır. Kırsal kalkınmadan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinden söz ediyorsak işe eğitimden başlamalıyız. Kırsal kalkınma ancak köy okullarının açılması ile mümkündür. Unutmayalım ki eğitimden koparılan köy, üretimden de kopar." dedi. Güleç, köy okullarında eğitim alan çocukların yaşadıkları çevreyle bağ kurarak yetiştiğini, bunun da yerel üretim bilinci ve aidiyet duygusu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Öğretmenin taşınması modeli tek başına yeterli değil Bakanlığın gündeme getirdiği öğretmenin taşınması modelinin olumlu yönleri olabileceğini belirten Güleç, uygulamanın yalnızca norm kadro veya maliyet hesabı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi: Güleç, "Yerinde eğitim güçlendirilmelidir. Ancak öğretmenlerin birden fazla okulda görevlendirilmesi planlanırken ulaşım, güvenlik ve ders programı koordinasyonu titizlikle ele alınmalıdır. Aksi halde iyi niyetli bir model sahada karmaşaya sebep olabilir." dedi. Kırsalda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları güçlendirilmelidir" Açıklamasında öğretmenlerin özlük haklarına da dikkat çeken Güleç, kırsal bölgelerde görev yapacak öğretmenlerin haftalık ders yükü, ek ders planlaması ve diğer özlük haklarının açık şekilde tanımlanması gerektiğini vurgulayarak konuyla ilgili olarak teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Güleç açıklamasını şu sözlerle tamamladı; "Köy okullarının yeniden açılması hedefleniyorsa bu okullarda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları da güçlendirilmelidir. Ulaşım desteği, barınma imkânı, ek teşvikler ve hizmet puanı düzenlemeleri net şekilde planlanmalı ve devlet tarafından garanti alınmalıdır. Gönüllülük esas alınmalı ve öğretmenler mağdur edilmemelidir." Köy okulları geleceğe yatırımdır Köy okulları yalnızca bir bina değildir; kırsalın hafızası, üretimin temeli ve toplumsal devamlılığın güvencesidir. Doğru planlanırsa hem okul kapanmalarının önüne geçilebilir hem de kırsal kalkınma sağlanabilir. Çocukların eğitim hakkını yerinde ve nitelikli biçimde sağlamak, köyleri yaşatmak anlamına gelir. Eğitim politikaları, kırsal kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınırsa köy okulları yeniden açılabilir ve köy okullarının yeniden açılması hiç şüphesiz geleceğe yatırım olacaktır."
24 Şubat 2026 Salı - 12:55 Pasinler Belediyesi’nden vatandaşa sıcak yemek ikramı Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, "İftarda evdeyiz" yardımlaşma teması ile vatandaşlara sıcak yemek ikram etti. Pasinler Belediyesi, kent meydanında kurulan çadırda Ramazan ayı nedeniyle vatandaşlara "İftarda Evdeyiz" paylaşımı yaparak sıcak yemek desteği vermeye başladı. İhtiyaç sahibi ailelere de günlük iftar yemeği dağıtımı yaparak, Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde yürütülen bu proje kapsamında, belediyenin endüstriyel mutfağında hazırlanan yemekler ihtiyaç sahibi ailelere de her gün düzenli olarak vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Kurulan ‘İftarda Evdeyiz’ çadırında Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu tarafından ailelere hazırlanan iftar yemeği dağıtımında bulundu. Başkan Sertoğlu, Endüstriyel mutfağımızda özenle hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek ve tatlıdan oluşan iftar menüsün ramazan ayı sonuna kadar devam edeceğini açıkladı. Başkan Sertoğlu, "Sofralarımız bereketle dolsun, hiçbir hemşerimiz kendini yalnız hissetmesin. Evinden çıkamayan, iftar sofrası kurmakta zorlanan yaşlı, hasta ve yalnız yaşayan vatandaşlarımızı da yalnız bırakmıyoruz. Büyüklerimizin hayır duası bizim en kıymetli hazinemizdir. Her sofraya ulaşmaya, her gönle dokunmaya devam edeceğiz. Destek olan ve olmak isteyen herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Ramazan; birlik olmanın, gönüllere dokunmanın ve paylaşmanın ayıdır. Rabbim tuttuğumuz oruçları ve edilen duaları kabul eylesin, sofralarımızdan bereketi eksik etmesin" diye konuştu.
Vali Mustafa Çiftçi, Yazıpınar köyünde tel helvası geleneğine katıldı
10 Şubat 2026 Salı - 09:27 Vali Mustafa Çiftçi, Yazıpınar köyünde tel helvası geleneğine katıldı Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Yazıpınar köyünde düzenlenen tel helvası yapımına katılarak, kentin köklü kış geleneklerinden birine eşlik etti. Erzurum’da özellikle kış aylarında köy odaları ve konaklarında yapılan tel helvası; şeker, su, irmik ve limon kullanılarak hazırlanan, kar üzerinde soğutularak kıvam alan ve zahmeti yüksek olmasına rağmen maliyeti düşük olmasıyla bilinen önemli bir kültürel miras olarak yaşatılmaya devam ediyor. Asırlardır sürdürülen bu gelenek, uzun ve karlı kış gecelerinde toplumsal dayanışmayı, sohbet kültürünü ve türkü geleneğini besleyen önemli bir sosyo-kültürel unsur olma özelliği taşıyor. Vali Mustafa Çiftçi de Yakutiye ilçesi Yazıpınar köyünde düzenlenen tel helvası yapımı programına katılarak, kentin köklü kış geleneklerinden birine eşlik etti. Kültürel değerlere sahip çıkmanın önemine vurgu yapan Vali Çiftçi, tel helvası yapımı için kolları sıvayarak bu kadim geleneğe bizzat katıldı. Vali Çiftçi kentin kış kültürünü, misafirperverliğini ve somut olmayan kültürel mirasını yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik bu tür kültürel etkinliklerin desteklenmeye devam edeceğini aktardı. Program kapsamında düzenlenen konak buluşmalarında; geleneksel oyunlar, türküler ve sohbetler eşliğinde Erzurum’a özgü kültürel miras misafirlere tanıtıldı. Etkinlikte ayrıca, Yazıpınar köyünden çiftçi-şair Sinan Örnek tarafından kaleme alınan "Seyyahın Gönül Sözleri 1" adlı eserin tanıtımı da alışılmışın dışında, geleneksel bir atmosferde gerçekleştirildi. Kültürel değerlerin yaşatıldığı bu özel program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek’in organizasyonuyla Yazıpınar Köy Konağı’ndaki programda, Erzurum kültüründe "yatsılık" olarak adlandırılan akşam öğünü eşliğinde misafirler ağırlandı. Yöresel mutfağın seçkin lezzetleri arasında göğermiş peynir, kavurmalı ve civil peynirli su böreği, lor dolması, tandır ketesi, tandır ekmeği, tereyağı ve limonlu çay ikram edildi. Kış mevsimine özgü olarak kar üzerinde hazırlanan tel helvası, türküler eşliğinde yapıldı. Halk Müziği Sanatçısı Mehmet Çalmaşur ile Mahmut Kıvanç’ın seslendirdiği türküler programa ayrı bir renk kattı. Vali Mustafa Çiftçi de tel helvası yapımına katılarak bu kültürel geleneğe verdiği desteği bir kez daha gösterdi. Palandöken Masterlar Koşu Grubu üyeleri de programa renk kattı.
Vali Çiftçi, Yazıpınar Köyü’nde tel helvası geleneğine katıldı
10 Şubat 2026 Salı - 09:19 Vali Çiftçi, Yazıpınar Köyü’nde tel helvası geleneğine katıldı Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Yakutiye ilçesine bağlı Yazıpınar Köyü’nde düzenlenen Tel Helvası Yapımı Programı’na katılarak, kentin köklü kış geleneklerinden birine eşlik etti. Erzurum’da özellikle kış aylarında köy odaları ve köy konaklarında yapılan tel helvası; şeker, su, irmik ve limon kullanılarak hazırlanan, kar üzerinde soğutularak kıvam alan ve zahmeti yüksek olmasına rağmen maliyeti düşük olmasıyla bilinen önemli bir kültürel miras olarak yaşatılmaya devam ediyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenek, uzun ve karlı kış gecelerinde toplumsal dayanışmayı, sohbet kültürünü ve türkü geleneğini besleyen önemli bir sosyo-kültürel unsur olma özelliği taşıyor. Kültürel değerlere sahip çıkmanın önemine vurgu yapan Vali Mustafa Çiftçi, tel helvası yapımı için kolları sıvayarak bu kadim geleneğe bizzat katıldı. Program kapsamında düzenlenen konak buluşmalarında; geleneksel oyunlar, türküler ve sohbetler eşliğinde Erzurum’a özgü kültürel miras misafirlere tanıtıldı. Etkinlikte ayrıca, Yazıpınar Köyü’nden çiftçi-şair Sinan Örnek tarafından kaleme alınan "Seyyahın Gönül Sözleri 1" adlı eserin tanıtımı da alışılmışın dışında, geleneksel bir atmosferde gerçekleştirildi. Kültürel değerlerin yaşatıldığı bu özel program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek’in organizasyonuyla Yazıpınar Köy Konağı’nda düzenlenen programda, Erzurum kültüründe "yatsılık" olarak adlandırılan akşam öğünü eşliğinde misafirler ağırlandı. Yöresel mutfağın seçkin lezzetleri arasında göğermiş peynir, kavurmalı ve civil peynirli su böreği, lor dolması, tandır ketesi, tandır ekmeği, tereyağı ve limonlu çay ikram edildi. Kış mevsimine özgü olarak kar üzerinde hazırlanan tel helvası, türküler eşliğinde yapıldı. Halk Müziği Sanatçısı Mehmet Çalmaşur ile Mahmut Kıvanç’ın seslendirdiği türküler programa ayrı bir renk kattı. Vali Mustafa Çiftçi de tel helvası yapımına katılarak bu kültürel geleneğe verdiği desteği bir kez daha gösterdi. Palandöken Masterlar Koşu Grubu üyelerinin de katılım sağladığı etkinlik, Erzurum’un kış kültürünü, misafirperverliğini ve somut olmayan kültürel mirasını yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma açısından önemli bir örnek teşkil etti. Erzurum Valiliği, yerel değerlerin korunması ve tanıtılmasına yönelik bu tür kültürel etkinlikleri desteklemeye devam edeceği aktardı. (ERZ-NK)
GSB Kış Kulübü binleri ağırladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:56 GSB Kış Kulübü binleri ağırladı Gençlik Spor Bakanlığı’nın ‘Kış Kulübü’ Projesi binlerce çocuğun gençlik merkezlerine akın etmesini sağladı. Erzurum GSİM bağlı Gençlik Merkezleri’nde yarı yıl tatilinde 10 bine yakın öğrenciye hizmet verdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, "Geleceğin sanat, spor ve bilim insanları bu çocukların arasından çıkacak" dedi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı gençlik merkezleri yarı yıl tatilinde binlerce çocuğu ağırladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘GSB Kış Kulübü’ Programı kapsamında 10 bine yakın ilk ve ortaokul öğrencisi Gençlik Merkezlerine akın etti. Yarı yıl tatilinde Yakutiye, Erzurum, Aziziye, Palandöken, Aşkale, Pasinler, Narman, Oltu, Olur ve Uzundere Gençlik Merkezlerindeki GSB Kış Kulüplerine yoğun bir katılım olurken, kapanış programı Yakutiye Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü İbrahim Hakkı Akpınar, Gençlik Merkezi Müdürlerinin katılımıyla gerçekleşen kapanış töreni oldukça coşkulu geçti. Çocuklara hediyeler verildi. Sanattan Spora Bilimden Kültüre Kış Kulübü Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen GSB Kış Kulübü, iki hafta süren verimli ve dolu dolu bir programa sahne oldu. Kış kulübüne katılan çocuklar, sanattan spora, bilimden kültüre bir çok atölye çalışmasına katılırken, yeteneklerini sergileme şansı buldular. Gençlik merkezlerinde eğlenceli ve dolu dolu günler geçiren öğrenciler güçlü bir arkadaşlık ve dostluk bağı kurmanın mutluluğunu yaşadı. Geleceğin Yetenekleri Bu Gençlerin Arasından Çıkacak Gençlik ve Spor Bakanlığının Kış Kulübü Programının yarı yıl tatilini değerlendirmeleri anlamında öğrencilere iyi bir fırsat olduğunu ifade eden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, "Bakanlığımızın Kış Kulübü Programı öğrencilerimizin, eğitim, paylaşım ve birlikte üretme anlamında gerçekleştirilen faaliyetlerle hem kişisel gelişimlerine katkı sağladı, hem de keyifli vakit geçirme imkânı buldu. Atölye çalışmaları, grup etkinlikleri ve etkileşim temelli içeriklerle zenginleştirilen Kış Kulübü, gençler arasında güçlü bağların kurulmasına da vesile oldu. İnanıyorum ki, gelecekte bu gençlerin arasında çok başarısı bilim, sanat, spor ve kültür insanları çıkacak. Kış kulübüne katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Onlara eğitim veren gençlik çalışanlarımız, eğitmenlerimiz ve gönüllülerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Beyaz kelebekler cennete uçtu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:05 Beyaz kelebekler cennete uçtu Erzurum’da Gazze ve Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için düzenlenen "Beyaz Kelebekler Cennete Uçtu" duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Yakutiye Anadolu Lisesi ile Tevfik İleri Anadolu Lisesi öğretmenleri, savaşta ölen çocuklara dikkati çekmek amacıyla "Beyaz Kelebekler Cennete Uçtu" sergisi düzenledi. Sergi; savaş ve çatışmalardan etkilenen çocukların yaşadıklarını farklı bir dille ve sanatsal dokunuşla anlatıyor. Derya Erkut, Nejmi Atalay ve Zülküf Sümbül tarafından hazırlanan sergi, Yakutiye Anadolu Lisesi’nde açıldı. Sergide, Filistin, Doğu Türkistan ve Suriye başta olmak üzere dünya genelindeki savaş ve çatışmalardan etkilenen çocukların yaşadıkları, sanatsal çalışmalarla anlatıldı. Yakutiye Anadolu Lisesinde düzenlenen "Beyaz Kelebekler Cennete Uçtu" Enstalasyon Sergisi yoğun ilgi gördü. İzleyenlere duygu dolu anlar yaşatan sergide konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, Filistin’de yaşanan insanlık dramını güçlü bir şekilde yansıtan bu anlamlı çalışma için emeği geçenlere teşekkür etti. Ekici, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in de önemle üzerinde durduğu Filistin meselesinin yalnızca bir coğrafya değil, bir insanlık meselesidir. Sergimiz bu anlamda çok kıymetli. Emeği geçenlere teşekkür ederim " diye konuştu. Sergide yer alan öğrenciler sergiledikleri etkileyici performanslardan dolayı tek tek tebrik eden Ekici, davetlilerle birlikte çalışmaları dikkatle inceleyerek sergi sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi.
"14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:58 "14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı Atatürk Üniversitesi ile Kimyagerler Derneği tarafından "14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kimyagerler Birliği tarafından 2013 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen ve ilaç alanındaki tüm paydaşları bir araya getirmeyi hedefleyen İlaç Kimyası Kongresi’nin 14’üncüsü, 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve araştırmacıları buluşturdu. İlaç araştırmaları, üretim süreçleri ve yenilikçi projelerin ele alındığı kongrede; akademi ve sanayi arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, üniversite-endüstri ortaklıklarının geliştirilmesi ve kalıcı bilimsel ağların kurulması hedeflendi. Kongre kapsamında Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) de standıyla yer alarak yürütülen bilimsel ve teknolojik çalışmaları katılımcılara tanıttı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Türkiye’nin Sağlık Alanındaki Geleceği Tüm Yönleriyle Konuşuldu" Kongrenin açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyonun yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceğine yönelik ortak bir vizyonun paylaşıldığı stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyonun, akademi ve sanayinin birlikte neler başarabileceğinin somut bir örneği olduğunu vurguladı. Pandemi sürecinin ilaç ve aşı geliştirme kapasitesinin stratejik önemini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin ilaç üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olmasına rağmen hammadde üretiminde ciddi bir dışa bağımlılık bulunduğuna dikkat çekti. Stratejik öneme sahip birçok ilacın etken maddesinin büyük oranda Hindistan ve Çin’den temin edildiğini ifade eden Hacımüftüoğlu, olası küresel krizlerde bu durumun ciddi riskler doğurabileceğini vurguladı. "Atatürk Üniversitesi Türkiye’nin En Güçlü Akademik Altyapılarından Birine Sahip" Atatürk Üniversitesi’nin bu noktada önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu söyledi. Bu birikimin, üniversiteye ilaç üretimi alanında özel bir misyon yüklediğini ifade eden Hacımüftüoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ve Sağlık Bakanlığının destekleriyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün kurulduğunu hatırlattı. Enstitünün, 16 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen faaliyete geçtiğini belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu, enstitü bünyesinde stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin Türkiye’de üretilmesinin hedeflendiğini, şu an 88 bilim insanının 11 farklı araştırma grubunda bu amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Her bir araştırma grubuna 1 milyon lira proje bütçesi tahsis edildiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilk altı aylık raporların son derece umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. "Laboratuvar Ölçeğinden Sanayi Ölçeğine Geçiş Oldukça Kritik" Bu çalışmaların yalnızca akademik bir hedef değil, aynı zamanda ulusal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından üniversiteye alım garantisi verilmesinin devletin konuya verdiği stratejik önemin açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Laboratuvar ölçeğinden sanayi ölçeğine geçişin kritik olduğuna dikkat çeken Hacımüftüoğlu, EVYAP firmasının 10 milyon Euro’luk karşılıksız desteğiyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde bir İlaç Hammadde Üretim Merkezi kurulacağını, temel atma töreninin nisan ayında gerçekleştirileceğini ve tesisin yaklaşık iki yıl içerisinde üretime başlayacağını kaydetti. 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi, bilimsel sunumlar, paneller ve iş birliği görüşmeleriyle devam ederken; kongrenin, Türkiye’nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli ve millî üretim hedeflerine önemli katkılar sunması bekleniyor.