Yerel Haberler
Erzurum
19 Mart 2026 Perşembe - 21:43 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zor ve sorumluluk gerektiren bir bakanlığa atandım" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret etti. Erzurum’da bulunmaktan son derece memnun olduğunu ifade etmek eden Bakan Çiftçi, "Şu anda kendimi hakikaten hulusi kalple söylüyorum, evimdeymişim gibi hissediyorum. Çünkü burada, Erzurum’da iki buçuk sene görev yaptım. Yaklaşık iki buçuk sene Erzurum’un ekmeğini yedik, suyunu içtik, havasını teneffüs ettik. Buradan çok güzel hatıralarla ayrıldık. Malum, 11 Şubat’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, takdirleriyle İçişleri Bakanlığı görevine getirildim ama Erzurum’a veda edemeden de buradan hemen geceleyin kararname yayımlandı. Sabahleyin de göreve başlamak için, yemin etmek için ayrıldığımdan dolayı sizlere veda edemedim. Bunun içimde bir burukluğu vardı. Bugün itibarıyla buluşmak, kavuşmak hem sizlere veda için gelmiş oldum hem de yarın inşallah - bugün akşam da buradayız - yarın sabahleyin Ulu Camii’de bayramlaşma programına da katılacağım. Ardından da inşallah Van’da Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı bir güvenlik üssünü ziyaret etmek üzere Erzurum’dan ayrılacağım" dedi. "Bütün görevler zordur ama İçişleri Bakanlığı ayrı bir zordur" Bakan Çiftçi, "Erzurum’dan giderken demiştim: ’Buradan ayrılıyorum ama kalbimi Erzurum’da bırakarak ayrılıyorum.’ Yine aynı durumdayım. Değişik vesilelerle ifade ettim; hakikaten Erzurum’a geldik, Ağustos 2023 ayı içerisinde Erzurum’u çok sevdim. Ben ve ailem hakikaten Erzurum’da çok güzel günler geçirdik. Burada güzel dostluklar edindik, güzel iş birlikleri yaptık, güzel hizmetlerimiz oldu. Ardından da dediğim gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, takdirleriyle şerefli bir göreve atanmış oldum. Bundan dolayı da sizlerden, hepinizden ayrı ayrı dua beklediğimi ifade etmek istiyorum. Gerçekten çok zor ve sorumluluk gerektiren bir bakanlığa atanmış oldum. Yani her görev, hakkıyla yerine getirmek istediğiniz zaman bütün görevler zordur ama İçişleri Bakanlığı ayrı bir zordur. Ben 29 yıldır bu teşkilatın içerisindeyim. Şu anda 30. yılımı çalışıyorum. Bir anda Emniyet Genel Müdürlüğü var, jandarma teşkilatı var, sahil güvenlik var, nüfus var, göç var, AFAD var. Her biri ayrı bakanlık niteliğinde yerler bunlar. Hani Ebubekir Efendimiz, Efendimiz Hazreti Peygamber vefat ettikten sonra göreve seçiliyor, halifelik görevine getiriliyor ve ilk hutbesinde şöyle bir ifade kullanıyor: ’Ey insanlar, sizlerin en hayırlısı olmadığım hAlde sizin yöneticiliğinize seçildim. Eğer iyilik üzere olursam beni destekleyiniz, bana yardımcı olunuz. Eğer kötülük üzere olursam beni uyarınız, doğrultturunuz.’" dedi. "Bir kesimin rahatsız olması normal" Vatandaşlardan bir ricası olduğunu söyleyen Bakan Çiftçi, "Bu önemli görevde eğer iyilik üzere olursak bana dualarınızı eksik etmeyin. Eğer yanlışa saparsak, doğru yoldan saptığımız zaman da bir dost olarak, bir arkadaş olarak sizlerden uyarı görevinizi istirham ediyorum. Bunu dadaşlardan, burada sizlerden özellikle istirham ettiğimi de ifade etmek istiyorum. Sayın Bakanımızla, Yusuf Tekin Bakanımızla 36 yıllık bir dostluğumuz var, bir arkadaşlığımız var. Siyasal günlerinden beri, siyasalda öğrenci olduğumuz günlerden beri de kendisiyle irtibatımız devam etti. Ben inşallah çok güzel, hayırlı hizmetlere vesile olacağını düşünüyorum. Bir kesimin kendisinden rahatsız olmasını da gayet normal buluyorum. Ziya Paşa’nın bir sözü aklıma geliyor Sayın Bakanımızı dinlerken. Diyor ki Ziya Paşa’nın güzel bir beyti var: ’Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar, Rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan’ Günümüz Türkçesine çevirmemiz gerekirse, nasıl ki yarasanın gözü ışıktan rahatsız oluyorsa; kendisini yeterli bulmayanlar, kemal derecelerine ulaşmamış olanlar da böyle kemal sahibi insanlardan, vatana memlekete faydalı insanlardan, güzel bir Milli Eğitim Bakanlığı yapan insandan rahatsız olmaları gayet normal" diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 21:35 Milli Eğitim Bakanı Tekin: "CHP’de olanları seyretmekten ülkem adına utanıyorum" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP’deki uygulama ve tavırların "Tosun Paşa" filminden farklı olmadığını dile getirerek, "CHP’de olanları seyretmekten ama ülkem adına utanıyorum" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum temasları kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililerle bir araya gelen Bakan Tekin, bakanlık görevine başladığı andan itibaren geçen süre içerisinde çocukların ve gençlerin milli birlik, vatanseverlik, dayanışma, yardımlaşma duygularını artıracak, pekiştirecek etkinlikler içerisinde olmaya çaba sarf ettiklerini belirtti, Tekin, "Önce başladığımız yaz aylarında ana dil becerileri üzerinden Türkçe üzerinde, geleneksel çocuk oyunlarımız üzerinden, hemen sonrasında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli üzerinden bir yola koyulduk. Ve dedik ki çocuklarımızın akademik başarılarının iyi olması, akademik başarılarının muadilleriyle yarışta onlara avantaj sağlayacak şekilde en iyi imkanları kendilerine sunmamız gerektiğini zaten söyledik. Onun mücadelesini hep yürüttük. Ama bir şey daha yapmamız lazım dedik. Kapitalist dünya, küreselleşen dünyada artık yerel değerlerin, milli değerlerin biraz aşındığı, dünyanın tamamında törpülendiği ve çocukların, gençlerin yerel bağlılıklarının, vatanseverliklerinin azaldığına dair genel bir kanaat var. Bizde de toplumsal geniş kesimlerde bu eleştiriler yükselmeye başlayınca biz de ikinci olarak dedik ki çocuklarımızın bu anlamda milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetişmesi bizim açımızdan önemli" dedi. "Gözümüz gibi bakacak bir kuşak yetiştirmek zorundayız" Türkiye’nin etrafının bir ateş çemberi olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu coğrafyada, bu ortamda çocuklarımızın üzerinde yaşadıkları coğrafyayı vatan kabul edip, işte dün de 18 Mart’tı, bu vesileyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizi hayırla, minnetle yad ediyoruz. Mevla’m kendilerinden razı olsun. Makamları ali olsun, cennet olsun inşallah. Bize kanlarıyla emanet edilen bu coğrafyaya biz de gözümüz gibi bakacak bir kuşak yetiştirmek zorundayız. Biz de aynı emanete aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız. Aksi durumda etrafımızda haberlere konu olan ülkeler gibi, vatanseverlik bağlarının zayıfladığı ülkeler gibi oluruz. Allah korusun. Yeniden ülkemiz üzerinden müstevli hedefleri olanların, müstevli emelleri olanların saldırıları karşısında savunmasız kalabiliriz. O yüzden biz çocuklarımıza bunu öğretelim istedik. Bu anlamda çocuklarımızın bu duyguları en iyi görebilecekleri dönem bizim toplumumuzda ramazan ayı. Biz ramazana girerken, ki bunu ilk defa da yapmıyoruz, daha önce İsrail Gazze’yi işgal ettiğinde, saldırı başlatıldığında okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu başlattık. Ertesi yıl yine okullarımızda Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması temasıyla okullarımızı başlattık" şeklinde konuştu. "Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu devletin aktif çalışan bir mekanizmasıyız" "Bu yıl eğitim öğretim yılına başlarken çocuklarımız sadece bu ülkedeki içinde yaşadığımız değerlerin değil, aynı zamanda tabiat varlıklarının da, çevremizin de bize emanet olduğu; gelecek kuşakların, çoluğumuzun çocuğumuzun da üzerlerinde hakkı olduğunu bilsinler diye ve orman yangınlarının da etkisiyle biraz yeşile, tabiata saygıyı öğrensinler temasıyla başlattık" ifadelerini kullanan Bakan Tekin, "Şubat ayında eğitim öğretim yılı başlarken bayrakla ilgili farkındalık oluştursun diye bayrak temasıyla eğitim öğretimi başlattık. Ramazan ayında da dedik ki merhamet gibi, yardımseverlik gibi, dayanışma gibi duyguları çocuklarımıza verebileceğimiz bir imkan olsun dedik ve okullarımızda ramazan etkinliklerinin yapılması için bir genelge yayımladık. Genelgemizde de iki hususu önemsedik: Bir, gönüllülük. İkincisi de çocuklarımızın bu anlamda mahremiyet ilkesini; yani oruç tutup tutmamanın aleni hale gelmemesi konusunu önemsedik. Ayrıca da dedik ki biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu devletin aktif çalışan bir mekanizmasıyız, yürütmenin bir parçasıyız. Ve anayasamız, kanunlarımız bize görev tanımlamış. Biz bu görevleri yerine getirmek durumundayız. Anayasamızın başlangıç kısmından başlayıp ikinci maddesi toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet kavramından bahsediyor. Ve milli dayanışmayı en iyi nerede yapabiliriz, Ramazan ayında. Şimdi ramazan ayı var. Anayasa bize milli dayanışmadan bahsetmiş. Peki biz ne yapalım? Ramazan ayında kullanmayalım mı? Anayasamızın bize amir olarak yüklediği bu sorumluluğu yerine getirmek için daha neyi bekleyebiliriz?" dedi. "Onlar demokratik haklarını kullandılarsa ben suç duyurusunda bulundum" Bir genelge yayımladıklarını söyleyen Bakan Tekin, "Önce halen 28 Şubat özlemcisi olarak tanımladığım ve halen Anadolu insanlarına ’göbeğini kaşıyan bidon kafalı’ muamelesi çeken bir grup kişi tuttu, bizim genelgemizle ilgili asla hak etmediğimiz ifadeler kullanan bir bildiri yayımladılar. Ne dediler bildirilerinde? Dediler ki: ’Toplumu Talibanlaştırıyorsunuz’. Çocuklarımız ramazanda okulda yardımlaşmayı, dayanışmayı öğrenirlerse, merhameti öğrenirlerse, okullarını süslerlerse nasıl Talibanlaşmış oluyor? Hazreti İsa’nın doğumunda okulu süslediği zaman Talibanlaşmış olmuyor, Paskalya’da okulu süslediği zaman herhangi bir sıkıntı olmuyor ama ramazan ayında okulu süslediği zaman toplumu Talibanlaştırmış oluyoruz. Ben bunu kabul edemiyorum arkadaşlar. Başka ne dediler? Dediler ki: ’Trump’ın ipine sarıldınız gidiyorsunuz.’ Yani bu nasıl bir itham? Ama üçüncü eleştirileri veya üçüncü ifade: ’Sapkın, gerici azınlık.’ Kime diyor arkadaşlar? Ramazan ayını Anadolu’da kutlayan bizim gibi insanlara, ramazan ayı feyzinden istifade etmek isteyen bizim gibi insanlara ’sapkın gerici azınlık’ diyor. Ben dedim ki bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak, Anadolu’nun bağrından çıkmış bir insan olarak, bir Müslüman olarak benim değerlerime bunu söylüyorsan ben de seni yargıya taşırım dedim. Suç duyurusunda bulundum. Bu sefer nasıl suç duyurusunda bulunursun? Adamlar demokratik haklarını kullandılar diyor. Peki onlar demokratik haklarını kullandılarsa ben suç duyurusunda bulunarak hangi hakkımı kullanmış oluyorum? Ya bir şey yaptıysanız cevabını verin" dedi. "Anayasal hükümlere uygun yapmanız gerekiyor" Cumhuriyet Halk Partisi’nin geliştirdiği bir söylem olduğunu ve bununda "Ben yaparım, sen de hesap soramazsın" mantığında olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Çünkü senin hesap sorma yetkin yok. Çünkü sen demokratik usullerle seçildin ama seni seçen insanlar Anadolu’daki göbeğini kaşıyan bidon kafalı insanlar seni seçti; dolayısıyla senin bu demokratik hakları kullanmaya, yargı erkini senin tarafından çıkartılan yasalarla veya yargı erkinin yaptığı işleri ben geçersiz kabul ediyorum. Bu mahkemeyi kabul etmiyorum. Şimdi Silivri’deki davaları seyrediyorsunuz. Mahkeme heyeti soruyor; yolsuzluklarla ilgili, asrın yolsuzluğu diye tanımlanan yolsuzlukları soruyor. Adam ’Ben sizi yargılayacağım’ diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hukuk devleti yok. Aynı şeyi ben daha önce bu soruşturmalar başlamadan yaşamıştık. Kreş açmış belediye diyorum ki bak sayın başkan kreş açabilmen için ya benden anaokulu okul öncesi eğitim kurumu izni alman gerekiyor ya da aile bakanlığından kreş izni alman gerekiyor. Almıyorum diyor. Kardeşim sen nerede yaşıyorsun? Almıyorum ne demek, nasıl almazsın? Almıyor mu? Erkeksen gel kapat diyor şimdi. Ben kapatalım demiyorum ki kreşleri. Benim söylediğim bir tane bir şey var. Bu işi kurallara uygun yapacağız. Hukuk devletinin ilkesine uygun yapacağız. Anayasal hükümlere uygun yapmanız gerekiyor. Siz benden izin almanız gerekiyor ki ben de denetlerken neye göre izin aldığınızı denetleyeyim. Devlet yönetmek ciddi bir iştir. Şov yaparak, talk show’daymış zannederek konuşma yapmak, hele şu içinde yaşadığımız coğrafyaya bakın arkadaşlar. Allah korusun, şimdi şöyle bir ortamda böyle bir Cumhurbaşkanımızın ya da böyle bir yürütme erkinin iş başında olduğunu düşünün. Bir taraftan saldırılar, savaşlar, savaş tehditleriyle karşı karşıyayız; öbür taraftan bunlar olurken ’Tatil yapmak benim de hakkım’ diye tatile giden bir başkanımız olduğunu düşünün. Bunlar olurken ’Aman boş verin bunları’, ’Savunma harcamalarına ne gerek var?’ diyen bir anlayışı düşünün" şeklinde konuştu. CHP ve Tosun Paşa filmi benzetmesi Cumhuriyet Halk Partisi’ni bir film setine çevrildiğini anlatan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "İnanın ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde olanları izlerken Kartal Tibet’in ilk yönetmen olarak yaptığı bir film var, hepiniz mutlaka seyretmişsinizdir: Tosun Paşa. Şimdi orada hatırlayın, iki tane aile vardı kavga eden: Seferoğulları ve Tellioğulları. Tellioğulları ailesinde Şener Şen başrolde oynuyor. Şener Şen rolünde Lütfü Bey vardı, yanlış hatırlamıyorsam. Lütfü, ailenin patronu, ağası. Daver Bey’in kızı Leyla’ya aşık, almak istiyor ama alamıyor. Bir oyun kuruyor. Diyor ki: ’Kimse Tosun Paşa’yı tanımıyor nasıl olsa.’ Kemal Sunal’a, yani evin hizmetini gören Şaban’a bir rol veriyor. Diyor ki: ’Kimse Tosun Paşa’yı tanımıyor mu? Sen Tosun Paşa ol. Daver Bey’in kızı Leyla’yı ben alayım, Yeşil Vadi’yi de alayım.’ Şimdi şu an CHP’de aynen böyle bir şey var. Entrikacı bir Lütfü var. Entrikacı Lütfü birisine Tosun Paşa rolü verdi. Şimdi Tosun Paşa, Şaban yani o filmdeki, o da role kendini çok kaptırdı. ’Leyla’yı ben alacağım’ diyor. Şimdi aralarındaki kavga Leyla’yı kim alacak kavgası, Yeşil Vadi’yi kim alacak kavgası. Ama uyarıyorum: Siz böyle kavga ederseniz, vatandaş da sizin film çevirdiğinizi görürse ne aşık olduğunuz şeye ulaşırsınız ne de Yeşil Vadi’ye kavuşursunuz. Ama ben uyarıyorum, ikisini de birbirine... İkisi de film setindeki gibi rol yapıyor. Biz de keyifle seyrediyoruz. Ben daha önce de söylemiştim, Cumhurbaşkanımızın bir ifadesi vardı: ’Çekirdek alıp CHP’nin içerisindeki gelişmeleri uzaktan seyredeceğimiz bir dünya.’ Gerçekten keyif alıyorum. CHP’de olanları seyretmekten ülkem adına utanıyorum. Çünkü demokratik ülkelerde ana muhalefet diye bildiğimiz partiler ya da muhalefet partileri ister iktidar olsun ister muhalefette olsun, demokratik siyasal yaşamın bel kemiğidirler, vazgeçilmez unsurudurlar. Maalesef Türkiye’de böyle bir muhalefet var" şeklinde konuştu.
Erzurum Valiliği’nden orman yangınlarına karşı alınan tedbirlere ilişkin yeni düzenleme
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:17 Erzurum Valiliği’nden orman yangınlarına karşı alınan tedbirlere ilişkin yeni düzenleme Erzurum Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, il genelinde yerleşim alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin izin verilen zaman dilimleri ile orman yangınlarına karşı alınacak önlemler hakkında yeni kararlar alındı. Erzurum Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklama, "Karara göre, Kapalı alanlar ile açık havada gerçekleştirilen ve çevresel gürültüye neden olan etkinlikler 10.00 - 23.00 saatleri arasında yapılabilecek. Havai fişek kullanımı 20.00 - 22.00 saatleri arasında gerçekleştirilebilecek. Madenlerde, taş ocaklarında ve diğer alanlarda patlatma faaliyetleri 10.00 - 20.00 saatleri arasında yapılabilecek. Müzik yayını yapan işyerlerinin açık havada bulunan bölümlerinde müzik yayını en geç saat 23.00’te sona erecek. Havai fişek kullanımı için ise zaman ve mekân bildirilerek mahallin mülkî amirliğinden izin alınması zorunlu olacak" İfadelerine yer verildi. Yapılan açıklamada ayrıca mesire alanlarında, ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde yapılan etkinliklerde dikkatli olunması büyük önem taşıdığı belirtilerek, "Yaz aylarında artan sıcaklık, düşük nem ve rüzgârın etkisiyle yangın riski yükselmektedir. Bu nedenle havai fişek gibi yangın riski yüksek malzemelerin kullanımı ormanlık alanlar ve çevresinde kesinlikle yasaktır" denildi.
Büyükşehir’in yeni yatırımlarının açılışını Bilal Erdoğan yaptı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:34 Büyükşehir’in yeni yatırımlarının açılışını Bilal Erdoğan yaptı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin üç önemli yatırımı daha Dünya ETNOSPOR Konfederasyonu Genel Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde inşa edilen Prof. Dr. Muammer Yaylalı Bilgi Evi, Necati Güllülü Parkı ve Halk Pazarı Yunusemre - 2 Şubesi düzenlenen toplu açılış töreniyle kapılarını semt sakinlerine açtı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, törende yaptığı konuşmada, "Erzurum Teknik Üniversitemizin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, daha önce ilimizde hem Belediye Başkanlığı hem de Milletvekilliği yapmış kıymetli büyüğümüz Necati Güllülü’nün adını verdiğimiz parkımız ve halk pazarımızın 6’ncı şubesi, kadim şehrimize hayırlı ve uğurlu olsun" dedi. AK Parti Erzurum Milletvekilleri Abdurrahim Fırat ve Mehmet Emin Öz de, yaptıkları konuşmalarda Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım seferberliğinin artarak devam ettiğini belirterek, Başkan Mehmet Sekmen’i tebrik etti. AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu da, "AK Parti’mize kuruluşundan bugüne kadar Erzurum şehrimiz Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Davamıza her daim en güçlü desteği vermiştir. Onun için biz aziz şehrimize ve halkımıza ne kadar hizmet etsek azdır. Biz hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem de partimizin her daim arkasında olan değerli hemşehrilerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Erzurum’a hizmet etmek bizim için şereftir" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, "Dünya Liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin kıymetli evladı, ilim, irfan, gençlik ve kültür hizmetlerinde önde gelen, saygıdeğer Sayın Bilal Erdoğan Bey bugün aramızda Kendisi, yıllardır hem ülkemizin gençleri için hem de medeniyet değerlerimizin yaşatılması için büyük emekler vermektedir. Allah ondan razı olsun. Sayın Bilal Erdoğan Bey’in şehrimize olan sevgisini biliyoruz. Gençlik projelerimize, kültür ve spor yatırımlarımıza verdiği destekleri biliyoruz. Bugün de bu açılış vesilesiyle, Erzurum’un üreticisine, esnafına, hemşehrilerimize selam getirmiştir. Bizler de buradan, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve değerli ailelerine en derin muhabbetlerimizi ve şükranlarımızı iletiyoruz" şeklinde konuştu. "Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri dedik ki: ‘Erzurum’a hizmet bizim için şereftir.’ O günden bu yana ne dediysek yaptık, ne söz verdiysek yerine getirdik. Çünkü biz laf üretmedik, eser ürettik. Bizim siyasetimiz vitrin siyaseti değil, gönül siyasetidir" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Bugün açılışını yaptığımız Halk Pazarı Yunusemre 2. Şubemiz yalnızca alışveriş yapılan bir alan değil Burada üretici kazanacak, tüketici kazanacak, esnaf kazanacak. Çiftçimizin tarlasında yetiştirdiği ürün, aracı olmadan vatandaşımıza ulaşacak. Burada helal kazanç var, burada güven var, burada kardeşlik var. Mahalle kültürü yeniden canlanacak, komşuluk ilişkileri güçlenecek, sofralara bereket dolacak. Halk Pazarımızla birlikte bugün iki önemli projemizi daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bunlardan diğeri de şehrimizin kıymetli siyasetçilerinden, Erzurum Belediye Başkanlığı yapmış, 4 yıl önce rahmeti rahmana kavuşan, gönüllerimizde müstesna bir yeri olan merhum Necati Güllülü ağabeyimizin adını yaşatacağımız Necati Güllülü Parkı’dır. Bu park, hemşehrilerimizin nefes alacağı, çocuklarımızın güvenle oynayacağı, ailelerimizin huzur içinde vakit geçireceği bir yaşam alanı olacak. Böylece, hizmetleri ve hatıralarıyla hafızamızda yer eden Necati Güllülü ağabeyimizin ismini, gelecek nesillere aktarmış olacağız. Bu vesileyle bir kez daha kıymetli ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Bir diğer projemiz ise ilim ve irfan yolunda Erzurum’a büyük hizmetleri olmuş, Erzurum Teknik Üniversitemizin Kurucu Rektörü, değerli ağabeyimiz merhum Prof. Dr. Muammer Yaylalı’nın adını taşıyan Prof. Dr. Muammer Yaylalı Bilgi Evidir. Bu bilgi evi, gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kitaplarla ve teknolojiyle buluşabileceği modern bir eğitim yuvası olacak. Bizim amacımız, şehrimizin evlatlarını çağın gereklerine uygun şekilde donatmak, onları bilgiyle, kültürle, ahlakla yetiştirmektir. Bu iki eser, yalnızca beton ve tuğladan ibaret değildir; içinde vefa, hatıra, bilgi ve gelecek vardır. Erzurum’a hizmet yolculuğumuzda, her yaş grubuna dokunan, her hemşehrimizin gönlüne hitap eden projeler üretmeye devam edeceğiz." Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi de, "Bugün Büyükşehir Belediyemizin faaliyete geçirmiş olduğu halk pazarlarının altıncısının açılışı vesilesiyle sizlerle bir aradayız ve Dadaşlarla beraber olmaktan dolayı son derece mutlu ve bahtiyarız. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza, değerli çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" kaydını düştü. Bilal Erdoğan’dan Başkan Sekmen’e övgü Dünya ETNOSPOR Konfederasyonu Genel Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’i kentte hayat bulan yatırımlardan dolayı tebrik etti. Erdoğan, "Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’i 1990’lardan beri tanıyorum. Gerçekten Cumhurbaşkanımızın inandığı, Erzurum’a hizmet edeceğine güvendiği ve gerçekten bu güveni boşa çıkarmadan buraya gelip yıllardır hizmet veren bir Başkanımız var. Nereden nereye diyoruz. Türkiye için bu kavram Erzurum’da bunun çok güçlü bir parçası oldu maşallah. Yirmi sene önceki Erzurum nere? Bugünkü Erzurum nere Tebrik ediyorum Başkanımızı" dedi. "Bugün gençlerimizin kulağına fısıldıyorlar İşte Almanya’da, Amerika’da, şuralarda, buralarda öyle bir hayat var ki. Ekmek elden, su gölden. İşte git oralarda yaşa. Sonra gençler de buna inanıyorlar. Ondan sonra bir şekilde gitmeyi başaranlar da her ne hikmetse birkaç sene sonra geri dönmeye başlıyorlar. Zaten boşu boşuna Büyüklerimiz dememiş, bülbülü altın kafese koysan ‘Ah vatanım’ der. Ama bunlar oraları gördükleri zaman o kafeslerin artık altın olmadığını, paslandığını gördükleri için geri dönmek durumunda kalıyorlar" diyen Dünya ETNOSPOR Konfederasyonu Genel Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, şöyle devam etti: "İsrail soykırım yapıyor. Gazze’de çoluk çocuk öldürmekten bıkmadı. Şimdi açlığa mahkûm ederek onları yeryüzünden yok etmenin mücadelesini veriyor. İşte altmış bini de geçtik. Belki altmış bin aslında seksen bin doksan bin. Daha o çöküntülerin altında kimler var onu da bilmiyoruz. Ama bugün çocuklar Bebekler Gazze’de açlıktan ölüyor. Buna dünyada başkaldıran, başından beri mücadele veren, haykıran, ses çıkaran bir Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye var. Bugüne kadar bugüne kadar batı ülkelerini bu soykırımın suç ortağı olan batı ülkelerini bu konuda en çok rahatsız eden ülke hep Türkiye oldu. Her ortamda artık buna son verilmesiyle ilgili baskıyı yapan ülke Türkiye oldu. Ve çok erken yani ekim ayında bu işleri nazaran altı ay sonra hemen hemen Türkiye İsrail’le bütün ticaretini kesti. Bugün dünyanın ülkeleri İsrail’le ticareti Türkiye’ye yaptığı gibi kesmeye başlasa, İsrail bu soykırımı yapamaz. Sadece Müslüman ülkelerin tamamı bu ticareti kesebilse İsrail’le, İsrail yine bu soykırımı yapamaz. Diplomatik ilişkileri bütün İslam ülkeleri Türkiye’nin kestiği gibi kesmiş olsa İsrail soykırımı yapamaz. Onun için bizim burası bir Selçuklu şehri aynı zamanda bir Osmanlı şehri olduğu gibi. Selçuklu ve Osmanlı ecdadımız ne yaptı ümmeti birleştirdi. Nasıl birleştirdi? Adaletiyle birleştirdi. Ama aynı zamanda gücüyle birleştirdi. Onun için de Türkiye’nin güçlü olması lazım. Cumhurbaşkanımızın liderliği bizim yeniden küllerimizden silkinip ayağa kalkmamıza yol açtı hamdolsun. Bugün Türkiye’de doğan bir çocuk, bir genç 25 yıl önce Türkiye’de doğan bir gencin, bir çocuğun özgüvenine göre hamdolsun çok farklı. ‘Artık ben yapabilirim’ diyen bir gençlik var. Bir Teknofest kuşağından niye bugün bahsedebiliyoruz? Bugün Selçuk Bayraktar, gençlerimize rol modeli oldu. Bakın biz bugün bu çocukların neler yapacağını hayal dahi edemeyiz. Çünkü bu çocukların hayalleri bizim hayallerimizi fersah fersah geçecek Allah’ın izniyle. Ama işte bunun için Cumhurbaşkanımıza minnettarız. Çünkü cesaretiyle bu milleti yeniden hamdolsun ayağa kaldırdık. Şimdi bizim bunun devamını getirecek nesillere yatırım yapmamız lazım. Okullarımız, sınıflarımız, öğretmenlerimiz, altyapımız, her şeyimiz hamdolsun en üst düzeyde. Eskiden bizim zamanımızda sınıflarda elli altmış çocuktan olmazdı. Şimdi sınıflarda 20-25 çocuğumuz var. Ortalama bir öğretmene on altı on yedi öğrenci düşüyor Türkiye’de. Birçok gelişmiş ülkeden daha iyi rakamlara sahibiz. Dolayısıyla bu yetişen çocuklarımız evelallah Türkiye’yi çok daha üst sıralara dünyada taşıyacak. Biz başka ne istiyoruz? Biz ne istiyoruz biliyor musunuz? Bu çocuklarımızın, bu yavrularımızın zulme sessiz durmayan, cesur, dimdik dadaş evlatları olarak yetişmelerini istiyoruz. Şu köşedeki caminin cemaatinin genç, yaşlı, erkek demeden çokça oluşmasını niye istiyoruz? İmanlı olsunlar diye, ‘Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmesin’ diye istiyoruz. Bunu kim istemez ya? Türkiye dünyanın önemli referans ülkelerinden biri oldu. Biz de onun için aynen İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bize işaret ettiği gibi hem inançlı hem bilim de hem fende en ileride vatan evlatlarını yetiştirdik ve yetiştirmeye de devam edeceğiz. Bu millet her şeyin daha iyisine daha güzeline layık. Bunu başaran, bunun mücadelesini veren, bunun gayreti içerisinde olan AK Parti Belediyelerimize ve özellikle Başkanımız Mehmet Sekmen’e, Erzurum’daki bu birlik hareketine sunduğu katkıdan ötürü özellikle teşekkürlerimi, takdirlerimi bildiriyorum." Konuşmaların ardından Bilal Erdoğan, Başkan Sekmen ve diğer yetkililerin katılımıyla üç yatırımın açılışı yapıldı.
Erzurum, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:25 Erzurum, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor Erzurum, bu yıl üçüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Dokuz gün sürecek festival kapsamında, şehrin 40 ayrı noktasında 400’e yakın etkinlik düzenlenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin yedi bölgesinde ve yirmi şehirde gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin duraklarından biri de Erzurum oldu. Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam’ın katılımıyla Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirilen törenle yapıldı. Törene AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, il müdürleri ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Erzurum gibi kavşak noktaları, tarihe ve medeniyetimize beşiklik etmiş, ticaret kervanlarının yollarını açmış, kültür ve sanatın merkezleri hâline gelmiş beldelerdir. İşte bu merkezlerde düzenlenen etkinlikler sadece güzel vakit geçirmek ya da birtakım faaliyetler yapmak için değil; aynı zamanda farkındalık oluşturmak için de çok kıymetlidir. Kültür ve sanatı birleştiren bu etkinlikler, turizm açısından da rekabetçi bir mesaj veriyor, ‘Ben de varım’ diyor. Bugün artık dünya çeşitli etkinliklerle kendini gösteriyor. Dolayısıyla biz de Anadolu’muzun, ülkemizin değerlerini ve duygularını hem görsel hem işitsel boyutlarıyla paylaşabileceğimiz çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü sanat demek aslında duyguları açığa çıkarmak demektir. Kimi Yunus Emre’nin şiirlerini okuyarak, kimi bir ezgiyi söyleyerek duygularını ortaya koyar. Bu şekilde kademe kademe birleşen çalışmalar zamanla büyük bir ekonomik güce de dönüşür. Bu tür etkinlikler sadece yerel ekonomiye değil, civar şehirlerin kalkınmasına da katkı sağlıyor. Diğer beldelerden, şehirlerden ve dünyanın değişik noktalarından bu etkinlikleri takvimlerine koyarak katılım gösterenlerin sayısı da giderek artıyor. Erzurum’da bugün üçüncüsü düzenlenen bu festival, inşallah 33’üncüsüne ulaştığında bambaşka bir seviyeye gelmiş olacak. İlk adımları atmak, tohumları ekmek her zaman zordur. Ama süreç ilerledikçe bu çalışmalar muazzam bir güce ulaşacaktır." Açılış töreninin ardından Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve protokol üyeleri, Erzurum Müzesi, Olgunlaşma Enstitüsü, Çifte Minareli Medrese ve Yakutiye Medresesi’ni ziyaret ederek sergi alanlarını gezdi.
TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, TÜGVA Yaz okulunu kapanış törenine katıldı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:17 TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, TÜGVA Yaz okulunu kapanış törenine katıldı TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Erzurum’da TÜGVA Yaz okulları kapanış programına katıldı. Atatürk Üniversitesi Spor sahasında yapılan etkinli Kuran-ı Kerim okunmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. TÜGVA Erzurum yöneticilerinin yüz kurslarıyla ilgili bilgilendirmesinin ardından AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen katılımcılara hitap etti. Dünya Etnospor Genel Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, TÜGVA’nın yaz okullarında gençlerin çok güzel bir şekilde hem değerlerini öğrendikleri hem keyifli bir yaz geçirdikleri belirterek "Başarılı bir yaz okulu programı sonuna gelindi. Türkiye Gençlik Vakfımız büyük aile piknikleriyle çocuklarımızı aileleriyle birlikte topluyor, bir araya getiriyor, onlara da böyle bir güzel imkan sunuyor" dedi. Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) derdinin bu vatan evlatlarının değerlerini bilen, inançlı vatanperver birer birey olarak yetişmesini sağlamak olduğunu anlatan TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, "Bu toprakları bize vatan yapan mayanın farkında olmak, o mayayla mayalanmış olmak ve bu şekilde bütün dünya damgasını vuracak donanımları, eğitimleri alıp bilimde, fende, fikirde, kültürde, sanatta Türkiye yüzyılını inşa edecek bir nesil yetiştirmek. Bu yaz okullarımızda emeği geçen bütün eğitmenlerimize, bütün gönüllülerimize TÜGVA’nın kadrolarında emek veren genç kardeşlerime çok çok teşekkür ediyorum. Bu memlekete yapılacak en büyük hizmet, en hayırlı hizmet bu memleketin güzel evlatlarına yapılan yatırım onların daha iyi birer Müslüman olmaları için daha iyi birer insan olmaları için daha başarılı, güçlü birer lider olmaları için yapılan çalışmalar, emekler evelallah bu ülkenin güçlü yarınlarının temin hayatıdır" diye konuştu. "Türkiye’nin daha güçlü olmasına katkı sağlamam lazım" "Bugün Gazze’de soykırım var" diyen Erdoğan, "Eğer Gazze’de soykırım olabiliyorsa İsrail pervasızca çocukları açlığa mahkum edebiliyorsa, istediği ülkeye, istediği zaman saldırı düzenleyebiliyorsa maalesef ümmetin dağınıklığındandır. Ümmeti bir araya getirebilmek için, yeniden ümmetin ayağa kalkmasına, liderlik eden bir ülke olabilmemiz için bu neslin bu şuurda yetişmesine ihtiyacımız var Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken, onların acısını kalbinde hissedip, ben acaba ne yapabilirim sorusunu her gün kendine soran, bunun için daha donanımlı olmam lazım, daha güçlü olmam lazım Türkiye’nin daha güçlü olmasına katkı sağlamam lazım. Şuurunda bir gençlik yetiştirmemiz lazım. İşte bunun için değerli anneler, babalar Türkiye Gençlik Vakfımızın bu çalışmalarını sizler de destek verin. Çocuklarınızı göndererek sizler de katkı sağlayın. Allah’ın izniyle bugün işte Türkiye’nin bu vatanın evladı Selçuk Bayraktar gibi bir teknoloji liderini yetiştirebiliyorsak inançlı, vatanperver ama dünyada sahasında bir numara olan bir rol model. Önümüzde Varsa, her bir çocuğumuz kendi sahasında dünyada lider olmak için çalışabilir. Çok büyük işler yapacağına inanabilir. Cumhurbaşkanımız bir dünya lideriyse, bütün dünyada çatışmaları sonlandırmak için, barışı sağlamak için aranan bir lider ise bizim çocuklarımız da geleceğin Tayyip Erdoğan’ları olmak için evelallah çalışabilir. Gittiğim okullarda her zamankinden daha fazla ben cumhurbaşkanı olmak istiyorum diyen çocuklarla karşılaşıyorum. Evelallah onlar geleceğin Tayyip Erdoğan’ları olacaklar. Ve Allah’ın izniyle Türkiye bu bereketli topraklar Tayyip Erdoğan’lar yetiştirdiği sürece Dünyasında bu zulümlere yer olmayacak. Mazlumlar gözyaşı kan dökmeyecek. Ve bu millet Allah’ın izniyle bu dünyaya yeniden barış, yeniden adalet getirecek diyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklarımızın gözlerindeki ışık geleceğe dair umutlarımızı artırmakta" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise "Bugün yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın TÜGVA yaz okullarını tamamlaması dolayısıyla bir aradayız. TÜGVA yaz okullarının gençlerimize manevi eğitimin yanında birlik beraberlik kardeşlik yardımlaşma ve dayanışma, paylaşma ve merhamet, mesuliyet gibi değerlerin kazandırılması yanında Türkiye yüzyılına hazırlandığını da gözlemliyoruz. Çocuklarımızın her birinin gözlerindeki ışık geleceğe dair umutlarımızı artırmakta, büyük Türkiye’nin inşaatına dair güçlü sinyaller vermektedir. Allah hepsinin yollarını ve bahtlarını açık eylesin. Ailelerine devletine milletine faydalı insanlar olarak yetişmelerini nasip eylesin diye niyazda bulunuyorum" dedi. Programa. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz, Abdurrnahim Fırat, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, ilçe belediye başkanları, TÜGVA Erzurum yöneticileri öğrenciler ve aileleri katıldı.
Erzurum’da halk pazarı açıldı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:44 Erzurum’da halk pazarı açıldı Erzurum Büyükşehir Belediyesince yapımı tamamlanan Halk Pazarı, Bilgi evi ve park için toplu açılış töreni düzenlendi. Dünya Etnospor Genel Başkanı Bilal Erdoğan’ın da katıldığı törene katılım oldukça yoğun oldu. Toplu açılış törenine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Mehmet Emin Öz, Abdurrahim Fırat, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkan Vekili Cihan Aksakal, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Bilal Erdoğan’a teşekkür Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, törende yaptığı konuşmada, "Öncelikle, Erzurum’un bu anlamlı gününde bizlerle olan çok kıymetli bir isme teşekkür etmek istiyorum. Dünya Liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin kıymetli evladı, ilim, irfan, gençlik ve kültür hizmetlerinde önde gelen, saygıdeğer Sayın Bilal Erdoğan Bey bugün aramızda. Kendisi, yıllardır hem ülkemizin gençleri için hem de medeniyet değerlerimizin yaşatılması için büyük emekler vermektedir. Allah ondan razı olsun. Sayın Bilal Erdoğan Bey’in şehrimize olan sevgisini biliyoruz. Gençlik projelerimize, kültür ve spor yatırımlarımıza verdiği destekleri biliyoruz. Bugün de bu açılış vesilesiyle, Erzurum’un üreticisine, esnafına, hemşehrilerimize selam getirmiştir. Bizler de buradan, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve değerli ailelerine en derin muhabbetlerimizi ve şükranlarımızı iletiyoruz" dedi. Üretici kazanacak, tüketici kazanacak, esnaf kazanacak Göreve geldikleri ilk günden beri laf değil eser ürettiklerini söyleyen Başkan Sekmen, "Bizim siyasetimiz vitrin siyaseti değil, gönül siyasetidir. Bugün açılışını yaptığımız Halk Pazarı Yunusemre ikinci şubemiz yalnızca alışveriş yapılan bir alan değil. Burada üretici kazanacak, tüketici kazanacak, esnaf kazanacak. Çiftçimizin tarlasında yetiştirdiği ürün, aracı olmadan vatandaşımıza ulaşacak. Burada helal kazanç var, burada güven var, burada kardeşlik var. Mahalle kültürü yeniden canlanacak, komşuluk ilişkileri güçlenecek, sofralara bereket dolacak" dedi. Necati Güllülü parkı Halk Pazarının yanı sıra bugün iki önemli projemizi daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Başkan Sekmen konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bunlardan diğeri de şehrimizin kıymetli siyasetçilerinden, Erzurum Belediye Başkanlığı yapmış, 4 yıl önce rahmeti rahmana kavuşan, gönüllerimizde müstesna bir yeri olan merhum Necati Güllülü ağabeyimizin adını yaşatacağımız Necati Güllülü Parkı’dır. Bu park, hemşehrilerimizin nefes alacağı, çocuklarımızın güvenle oynayacağı, ailelerimizin huzur içinde vakit geçireceği bir yaşam alanı olacak. Böylece, hizmetleri ve hatıralarıyla hafızamızda yer eden Necati Güllülü ağabeyimizin ismini, gelecek nesillere aktarmış olacağız. Bu vesileyle bir kez daha kıymetli ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum." Prof. Dr. Muammer Yaylalı bilgi evi "Bir diğer projemiz ise ilim ve irfan yolunda Erzurum’a büyük hizmetleri olmuş, Erzurum Teknik Üniversitemizin Kurucu Rektörü, değerli ağabeyimiz merhum Prof. Dr. Muammer Yaylalı’nın adını taşıyan Prof. Dr. Muammer Yaylalı Bilgi Evidir. Bu bilgi evi, gençlerimizin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği, kitaplarla ve teknolojiyle buluşabileceği modern bir eğitim yuvası olacak. Bizim amacımız, şehrimizin evlatlarını çağın gereklerine uygun şekilde donatmak, onları bilgiyle, kültürle, ahlakla yetiştirmektir. Bu iki eser, yalnızca beton ve tuğladan ibaret değildir; içinde vefa, hatıra, bilgi ve gelecek vardır. Erzurum’a hizmet yolculuğumuzda, her yaş grubuna dokunan, her hemşehrimizin gönlüne hitap eden projeler üretmeye devam edeceğiz." Büyük ve güçlü Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyoruz AK Partinin 24’ncü kuruluş yıl dönümünü de anımsatan Başkan Sekmen, "24 yıl önce, milletimizin umudu ve özlemiyle kurulan AK Parti’miz; Dünya Liderimiz, Göz Bebeğimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde; istikrarın, kalkınmanın, hizmetin ve yatırımın sembolü olmuştur. Bu kutlu yürüyüşte Erzurum, her zaman davasına sahip çıktı. Türkiye’nin milli ve yerli duruşunun en sağlam kalelerinden biri oldu. Biz, milletimizin güveni ve desteğiyle; vizyonun, yerli-milli atılımların ışığında Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyoruz. Nice yıllar boyunca, Erzurum’un azmi ve vefasıyla, milletin adamıyla omuz omuza yol almaya devam edeceğiz. Sayın Bilal Erdoğan Bey, sizler gençlerimizin ufkunu açmak, onları tarihine, kültürüne, inancına bağlı nesiller olarak yetiştirmek için büyük çaba gösteriyorsunuz. Erzurum da bu gayretlere yürekten destek veren bir şehirdir. Biz bu topraklarda, sadece bina, yol, köprü yapmıyoruz; aynı zamanda gelecek inşa ediyoruz. Gençlerimizi kültürle, ilimle, irfanla donatıyor; milli ve manevi değerlerimizle buluşturuyoruz. Ve buradan tüm gençlerimize sesleniyorum: Sizler, bu milletin umudusunuz. Sizler, yarınların mimarısınız. Üretime katılın, bilime katılın, spora katılın, kültüre katılın. Çünkü bu ülke, sizlerin omuzlarında yükselecek. Biz belediye olarak her adımda yanınızda olacağız. Sayın Bilal Erdoğan Bey’in ülke genelinde başlattığı gençlik ve kültür seferberliğini, Erzurum’da da aynı azimle sürdüreceğiz. Bugün açtığımız bu pazar, sadece ekonomik anlamda değil; sosyal anlamda da önemli bir adımdır. Burada insanlar kaynaşacak, birbirinin halini hatırını soracak. Hizmet bizim işimiz. Bizim derdimiz koltuk değil, bizim derdimiz makam değil. Bizim derdimiz milletimizin duasıdır, şehrimizin bereketidir, gelecek nesillerimizin huzur ve refahıdır. Erzurum’u, tarımda, ticarette, turizmde, sanayide ve kültürde daha ileri taşımak için gece gündüz çalışıyoruz." şeklinde konuştu. AK Parti Erzurum Milletvekilleri Mehmet Emin Öz, Abdurrahim Fırat ve İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu’nun konuşmalarının ardından Dünya Etnospor Genel Başkanı Bilal Erdoğan kürsüye geldi. Erzurum halkını tebrik ediyorum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’i 1990’lardan beri tanıdığını ifade eden Erdoğan, "Gerçekten Cumhurbaşkanımızın inandığı Erzurum’a hizmet edeceğine güvendiği ve gerçekten bu güveni boşa çıkarmadan buraya gelip yıllardır hizmet veren Erzurum’u nereden nereye diyorsunuz ama Türkiye için diyor Erzurum’da bunun çok güçlü bir parçası oldu maşallah. Erzurum yirmi sene önceki Erzurum nere? Bugünkü Erzurum nere? Tebrik ediyorum bütün Erzurum halkını tebrik ediyorum" dedi. Bülbülü altın kafese koysan ah vatanım der.. Türkiye’nin yirmi dört yıl öncesine veya AK Parti’nin iktidara geldiği yirmi üç yıl öncesine göre hem ekonomik düzey olarak hem yaşam standartları olarak birçok alanda işte eğitimde Sağlıklı olsun, ulaştırmada olsun, altyapının birçok dalında bugün batı ülkelerinin birçoğuyla rekabet eder hale geldiğini anlatan Bilal Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ben 15 yıl Amerika’da, Avrupa’da yaşamış bir kardeşiniz olarak tecrübeyle bunu söyleyebiliyorum. Ama bugün gençlerimizin kulağına fısıldıyorlar İşte Almanya’da, Amerika’da, şuralarda, buralarda öyle bir hayat var ki. Ekmek elden, su gölden. İşte git oralarda yaşa. Sonra gençler de buna inanıyorlar. Ondan sonra bir şekilde gitmeyi başaranlar da her ne hikmetse birkaç sene sonra geri dönmeye başlıyorlar. Zaten boşu boşuna Büyüklerimiz dememiş, bülbülü altın kafese koysan Ah vatanım der. Ama bunlar oraları gördükleri zaman o kafeslerin artık altın olmadığını, paslandığını gördükleri için geri dönmek durumunda kalıyorlar" Bebekler Gazze’de açlıktan ölüyor İsrail soykırım yapıyor. Gazze’de çoluk çocuk öldürmekten bıkmadı. Şimdi açlığa mahkum ederek onları yeryüzünden yok etmenin mücadelesini veriyor. İşte altmış bini de geçtik. Belki altmış bin aslında seksen bin doksan bin. Daha o çöküntülerin altında kimler var onu da bilmiyoruz. Ama bugün çocuklar Bebekler Gazze’de açlıktan ölüyor. Buna dünyada başkaldıran, başından beri mücadele veren, haykıran, ses çıkaran bir Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye var. Bugüne kadar bugüne kadar batı ülkelerini bu soykırımın Suç ortağı olan batı ülkelerini bu konuda en çok rahatsız eden ülke hep Türkiye oldu. Her ortamda artık buna son verilmesiyle ilgili baskıyı yapan ülke Türkiye oldu. Ve çok erken yani ekim ayında bu işleri nazaran altı ay sonra hemen hemen Türkiye İsrail’le bütün ticaretini kesti. Bugün dünyanın ülkeleri İsrail’le ticareti Türkiye’ye yaptığı gibi kesmeye başlasa, İsrail bu soykırımı yapamaz. Sadece Müslüman ülkelerin tamamı bu ticareti kesebilse İsrail’le, İsrail yine bu soykırımı yap Diplomatik ilişkileri bütün İslam ülkeleri Türkiye’nin kestiği gibi kesmiş olsa İsrail’in soykırımı yapamaz. Onun için bizim burası bir Selçuklu şehri aynı zamanda bir Osmanlı şehri olduğu gibi. Selçuklu ve Osmanlı ecdadımız ne yaptı ümmeti birleştirdi Nasıl birleştirdi? Adaletiyle birleştirdi. Ama aynı zamanda gücüyle birleştirdi. Dolayısıyla Türkiye’nin ümmeti yeniden birleştirebilmesi için niye ümmeti birleştiriyoruz ki? İşte İslam’ın onurunu izzetini ayaklar altı alamazsın bu din düşmanları diye. Bu zulümler bir daha dünyada yapılamasın Müslüman mazlumlara diye. Onun için de Türkiye’nin güçlü olması lazım. Cumhurbaşkanımızın liderliği bizim yeniden küllerimizden silkinip ayağa kalkmamıza yol açtı hamdolsun Bugün Türkiye’de doğan bir çocuk, bir genç 25 önce Türkiye’de doğan bir gencin, bir çocuğun özgüvenine göre hamdolsun çok farklı. Artık ben yapabilirim diyen bir gençlik var. Bir Teknofest kuşağından niye bugün bahsedebiliyoruz? Bir buçuk milyon çocuğumuz yarışmalarına katıldığı için yeni icatlar çıkardıkları için bugün Selçuk Bayraktar dünyanın İHA’lar SİHA’lar alanında bir numarası olduğu için gençlerimize rol model olabildiği için gençlerimiz şimdi bu özgüvenle dünyada kim bilir neler yapacaklar. Bakın biz bugün bu çocukların neler yapacağını hayal dahi edemeyiz. Çünkü bu çocukların hayalleri bizim hayallerimizi fersah fersah geçecek Allah’ın izniyle. Ama işte bunun için Cumhurbaşkanımıza minnettarız. Çünkü bir ayetiyle cesaretiyle bu milleti yeniden hamdolsun ayağa kaldırdık. Şimdi bizim bunun devamını getirecek nesillere yatırım yapmamız lazım. Okullarımız, sınıflarımız, öğretmenlerimiz, altyapımız, her şeyimiz hamdolsun en üst düzeyde. Eskiden bizim zamanımızda sınıflarda elli altmış çocuktan olmazdı. Şimdi çok sınıflarda 20-25 beş çocuğumuz var. Ortalama bir öğretmene on altı on yedi öğrenci düşüyor Türkiye’de. Birçok gelişmiş ülkeden daha iyi rakamlara sahibiz. Ve artık eğitimin sonuçlarını ölçen OECD’nin Tims ve PİSA sınav son Göre Türkiye artık eğitimde Avrupa’nın OECD ülkelerinin beşinci sırasında, yedinci sırasında ilk onuna girmiş durumda. Dolayısıyla bu yetişen çocuklarımız evelallah Türkiye’yi çok daha üst sıralara dünyada taşıyacak. Biz başka ne istiyoruz? Biz ne istiyoruz biliyor musunuz? Biz ne istiyoruz biliyor musunuz? Bu çocuklarımızın, bu yavrularımızın zulme sessiz durmayan, cesur, dimdik dadaş evlatları olarak yetişmelerini istiyoruz. Şu köşedeki caminin cemaatinin genç yaşlı kadın, erkek bütün Oluşmasını niye istiyoruz? İmanlı olsun. Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmesin. Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmasın diye istiyoruz. Bunu kim istemez ya? Bunu kim istemez yani? Onun için biz işte Cumhurbaşkanımızın da dünya görüşü, bütün gayreti. İşte bugün yine yaz okulu programını kapatacağımız Türkiye Gençlik Vakfı gibi vakıflarımızın İlim Yaymalarımızın önderlerimizin çalışmaları da bunun için. Bakın bunlar bize hep dediler ki dini çalışmalar, inanca dair çalışmalar, gelişmenin önünde Engeldir dediler. Dediler ki Avrupa dinden uzaklaştığı için gelişti dediler. Şimdi biz görüyoruz ki bunlar tamamen safsata. Gelişmekle, teknolojiyle, yükselmekle, refah düzeyiyle dindarlığın, inançlı olmanın hiçbir alakası yok. Biz Türkiye bunun delilidir. Çünkü inanan kadrolar, inançlı kadrolar bugün Türkiye’yi iki bin beş yüz dolar milli gelirden, on beş bin dolar milli gelire çıkarmayı başardı. Türkiye’yi dünyanın önemli referans ülkelerinden biri haline getirmeye başardı. Biz de onun için aynen İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bize işaret ettiği gibi hem inançlı hem bilim de efende en ileride vatan evlatlarını yetiştirdik. Yetiştirmeye devam edeceğiz ve Allah’ın izniyle bu millet yirmi birinci yüzyıla damgasını vuracak. Onun için Türkiye Diyor Cumhurbaşkanımız. Evelallah yirmi birinci yüzyılı Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını dünyada Türkiye yüzyılı haline getirmenin altyapısı hazır. Bu çocuklar da bu yüzyılı inşa edecekler. Emeği geçen bütün siyasetçilerimize, bürokrat sivil toplum kuruluşlarımıza, öğretmenlerimize, öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz. Bu nesli yetiştirenler, yetiştirecek olanlar, inançlı, vatanperver, azimli, çalışkan bu nesli yetiştirecek olan öğretmenlerimize özellikle teşekkür ediyorum. Bugünkü bu hizmetlerin Erzurum’umuza hayırlı olmasını ve tabii bu halk pazarının örnek alınmasını, bu nasıl yapılıyorsa diğer belediyelerimizin de yani ana muhalefet ve onun benzerleri hizmet üretmekte tabii pek mahir değiller. Hizmetten ziyade birbirlerine düşerler. Hizmetten ziyade üretiyorlar. Hizmetten ziyade iftira siyaseti yapıyorlar. Maalesef biz bunları yaşadık, bıktık. Onlar bıkmadı. Ama evelallah bu millet hizmete layık. Bu millet her şeyin daha iyisine daha güzeline layık. Bunu başaran, bunun mücadelesini veren, bunun gayreti içerisinde olan AK Parti belediyelerine ve özellikle Başkanımız Mehmet Sekmen’e, Erzurum’daki bu birlik hareketine özellikle teşekkürlerimi, takdirlerimi bildiriyorum." Mehteran ve halk oyunları gösterisi ve konuşmaların ardından yapılan dua ile birlikte halk pazarının açılış kurdelası kesildi. Törene katılan protokol pazarı gezerek inceledi. Dünya Etnospor Genel Başkanı Bilal Erdoğan açılış sonrası vatandaşların yoğun ilgisini gördü. Çok sayıda vatandaş Erdoğan ile öz çekim yapmak için adeta sıraya girdi.