Yerel Haberler
Erzurum
Vali Çiftçi’den 15 Temmuz mesajı
15 Temmuz 2025 Salı - 10:50 Vali Çiftçi’den 15 Temmuz mesajı Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 15 Temmuz Milli Birlik ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Aziz milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla nelerin üstesinden gelebileceğini tüm dünyaya gösterdiği kutlu direnişin yıl dönümünde, 15 Temmuz Millî Birlik ve Dayanışma Günü’nü milletçe bir kez daha idrak ettiğimizi ifade eden Vali Çiftçi, "Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ/PDY) hiçbir düşman unsurunun cür’et edemeyeceği bir hainliğe kalkıştığı 15 Temmuz gecesinde devletimizin bekası, milletimizin istiklâli yolunda 252 vatan evladımız şehit olmuş, 2 bin 740 kahramanımız ise gazilik mertebesine erişmiştir. Milletimiz, darbecilere karşı destansı bir direniş sergileyerek iradesine sahip çıkmış; Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ve yüreklerdeki iman gücüyle istiklâlimize kasteden hainlere geçit vermemiştir. Ömer Halisdemir başta olmak üzere vatan toprağını kutsal bilen kahramanlarımız; millet olmanın, hür yaşamanın ve bağımsızlığın Türk tarihinde nasıl yer edindiğini ve milli karakterimizi ortaya koymuş, böylelikle 15 Temmuz aynı zamanda dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazılmış en onurlu direnişlerden biri olmuştur. Milletimiz o geceyi takip eden günlerde tuttuğu demokrasi nöbetleriyle vatanına, bayrağına ve devletine olan bağlılığını kararlılıkla ortaya koymuştur. Bizler, şanlı tarihimize altın harflerle kazınan bu büyük direnişi daima iftiharla anacak; canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kıymetli gazilerimizi asla unutmayacağız. Bu vesileyle; 15 Temmuz gecesi millî birlik ve beraberliğe canları pahasına sahip çıkan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
Erzurum’da orman yangınlarına karşı bir dizi tedbirler alındı
15 Temmuz 2025 Salı - 09:48 Erzurum’da orman yangınlarına karşı bir dizi tedbirler alındı Erzurum Valiliğince, orman yangınlarına karşı il genelinde bir dizi tedbir alındı. Meteorolojik şartların risk oluşturduğu son günlerde anız yakma, tarla çalışmaları, piknik, çoban ateşi, ihmal ve dikkatsizlik gibi nedenlerle çıkan orman yangınlarını önlemek amacıyla bir dizi kararlar alındı. Erzurum Valiliğince yapılan yazılı açıklamada, Ormanlık alanlara girişlerin 01.07.2025 - 30.10.2025 tarihleri arasında yasaklandığı belirtilerek, alınan kararlar şöyle sıralandı; "Mesire alanları, tabiat parkları, milli parklarda 09.00-20.00 saatlerinde kontrollü giriş çıkış serbest; belirtilen saatler dışında ateşli piknik, kamp ve çadır kurulması yasaktır. Orman faaliyetleri dışındaki vatandaşların ormanlara giriş ve çıkışı yasaktır. Orman içi ve bitişiğindeki alanlarda anız, dal, ot, çöp, her türlü bitki örtüsünün yakılması ve havai fişek atılması yasaktır. Orman çevresindeki tesis ve sanayi kuruluşları yangın riskine karşı tüm tedbirleri almak zorundadır. Enerji nakil hattı şirketleri, hatların bakımını yapacak ve yangın riskini önleyecektir. Belediyeler çöp alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak, iş makinelerini hazır bulunduracak ve yangın tehlikesi olan alanlarda emniyet şeridi açacaktır. Tescilli ve müstecire verilen alanlarda Yangın Müdahale Planı uygulanacak, gerekli tedbirler alınacaktır. Ormanda otlatma sadece izinle yapılacak, çobanların ateş yakması yasaktır. Aksi durumda sorumluluk çoban ve hayvan sahibine aittir. Denetimler sıklaştırılacak, drone ve KGYS ile gözetim artırılacak, vatandaşlarımız bilgilendirilecektir. Gerekirse kamu ve özel sektör imkânlarıyla hızlı müdahale sağlanacaktır. Kurallara uymayanlara cezai ve adli işlem uygulanacaktır. Bu karar yayımı itibarıyla yürürlükte olup 30.10.2025’e kadar geçerlidir."
Şenkaya Belediye Başkanı Özcan’dan 15 Temmuz mesajı; "Hainlerin karşısında her zaman duvar olacağız"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 19:34 Şenkaya Belediye Başkanı Özcan’dan 15 Temmuz mesajı; "Hainlerin karşısında her zaman duvar olacağız" Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Bir daha 15 Temmuzların yaşanmaması için bizim yolumuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin yoludur. Hainlerin karşısında her zaman duvar olacağız" ifadelerini kullandı. Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Beraberlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Özcan, 15 Temmuz 2016’da FETÖ terör örgütünün halk iradesine müdahale ederek yönetimi ele geçirmeye çalıştığını kaydederek mesajında şu ifadelere yer verdi: "Yaklaşık yüz yıllık demokrasi kültürüne sahip Türkiye Cumhuriyeti’miz 15 Temmuz 2016 tarihinde en karanlık gecelerinden birini yaşadı. Devlet yönetimini demokrasi dışı yöntemlerle ele geçirmeyi hedefleyen terör örgütünün darbe girişimi, anayasal düzene bağlı; hukuk devleti ilkesini benimsemiş vatansever halkımızın dirayeti sonucunda önlendi. Ülkemize, demokrasimize ve ulusumuza yönelik tehdit ve saldırıların önüne geçmenin en önemli yolu cumhuriyet değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri, devrimleri ve çağdaş fikirleri geçmişte olduğu gibi bundan sonra da yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. 15 Temmuz öncesine birlikte şahit olduk. Bir daha 15 Temmuz’u yaşamamak için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedeften uzaklaşmadan; laikliğe, demokrasiye, hukuka, liyakate, milletimizin birliğine ve bütünlüğüne hep birlikte sahip çıkmak zorundayız. Halkın gücünün, iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur. Halka karşı her türlü tahakkümün, zorbalığın kabul edilemeyeceğini, devlet içinde hiçbir grubun, tarikatın, ’devlet içinde devlet’ gibi algılanacak yapılanmanın hoş görülmemesi, müsamaha gösterilmemesi gerektiğini acı tecrübelerle anladık. Bu inançla, demokrasiye, millet iradesine, hukukun üstünlüğüne yönelik hiçbir girişime geçit vermeyeceğiz, hainlerin karşısında her zaman duvar olacağız. Bizim yolumuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin yoludur. Bizim yolumuz, egemenliğin millete ait olduğunu bilen ve aydınlık Türkiye’yi inşa etmek isteyenlerin yoludur. Bu duygularla asil milletimizin birliği ve iradesi ile amacına ulaşamayan hain saldırının yıldönümünde, karanlık ve art niyetli girişimi bir kez daha nefretle kınıyorum. Milli birlik ve beraberliğimiz uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor, gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum"
DAGC: "Türk Basını sorumluluğunu yerine getirdi"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:32 DAGC: "Türk Basını sorumluluğunu yerine getirdi" Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) yönetim kurulu15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle bir mesaj yayınladı. Demokrasinin ve milli değerlerin yaşatılabilmesi anlamında gazetecilerin önemli görevler üstlendiğini ifade edilen açıklamada, Türk Basını’nın, bu sorumluluğunu her zaman olduğu gibi 15 Temmuz 2016’da da şehit verme pahasına yerine getirdiği kaydedildi. 15 Temmuz 2016’da yaşananların iyi okunması, unutulmaması ve dersler çıkarılması gerektiği hatırlatılan açıklamada, gazetecilerin mesleğini, milletin değerlerinin dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da yaşanılır kılınması adına, tüm zorluklara rağmen mücadelesini devam ettirirken, 9 yıl önce yaşanan hain işgal ve darbe girişiminin önlenmesinde de kritik rol üstlendiği vurgulandı. Açıklamada şunlar kaydedildi: "Bağımsız ve özgür yayın yapan medya, tüm gücüyle darbe girişimi ve darbelerin karşısında durarak ve engellenmesine katkı sağlamış, hatta kilit rol oynamıştır. Demokrasi adına Türk halkı ve Türk medyası 15 Temmuz gecesi önemli bir sınavı başarıyla geçmiş ve bir de şehit vermiştir. Medyamız darbecilerin müdahalelerine rağmen yayınlarını sürdürerek darbeye geçit vermemiştir. 15 Temmuz gecesi yaşananlar bize bir kez daha göstermiştir ki, artık Türkiye’de darbe heves ve girişimleri geçmişte kalmıştır. Tarihte sayısız örneklerde ve 8 yıl önce olduğu gibi kendi insanına kurşun sıkabilecek, milli iradenin mekanı olan meclisi bombalayacak kadar gözü dönmüş, hain ve katillerin girişebilecekleri her türlü alçakça hareketler misliyle karşılık bulmuş, Türk Milleti’nin topyekun karşı duruşuyla ortadan kaldırılmıştır. Türkiye’nin sorunlarının çözümü ancak ve ancak demokratik sistem içinde olmalıdır. Bir başkasına hayat hakkı tanımayan yaklaşımların, Türkiye’nin gündeminden bir daha gelmemek üzere düşmesi gerektiğini, güvenlik güçlerinin ancak ve ancak vatanın bölünmez bütünlüğünü, birliğini korumak maksadı ile kullanılabileceğini, milleti oluşturan unsurların tümüne ve milletin değerlerine karşı tüm girişimleri reddettiğimizi, Milli iradenin üzerinde başka bir beşeri gücü kabul etmediğimizi haykırıyor; darbe girişimini kınıyoruz. Bizler, en zor zamanda, en zor şartlar altında dahi, birliğimizi, beraberliğimizi ve kararlılığımızı muhafaza edeceğiz. Başta gazeteci meslektaşımız olmak üzere hayatlarını kaybeden, geçmişten günümüze vatan uğruna, demokrasi ve terörle mücadele çalışmaları sırasında ebediyete göçen şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı ve gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyoruz."
MHP İl Başkanı Yurdagül, "15 Temmuz sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir dirilişin adıdır"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:07 MHP İl Başkanı Yurdagül, "15 Temmuz sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir dirilişin adıdır" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, "15 Temmuz sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir dirilişin adıdır" dedi. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, "Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı, demokrasimize kasteden hainlere karşı topyekün bir direniş gösterdiği 15 Temmuz’un yıl dönümünde şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor ve büyük Türk milletinin önünde saygıyla eğiliyoruz" diye konuştu. 15 Temmuz 2016 gecesi milli birlik ve beraberliğimizi hedef alan hain FETÖ terör örgütünün, Türk milletinin iradesine pranga vurmak, devletimizi teslim almak ve Türkiye Cumhuriyeti’ni karanlığa sürüklemek istediğini ifade eden MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, mesajında şu ifadelere yer verdi; "Ancak bu ihanete karşı Aziz Milletimiz tanklara, uçaklara ve kurşunlara göğsünü siper ederek, Cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, o karanlık gecede liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin dik ve kararlı duruşuyla, devletimizin ve milletimizin yanında yer aldık. O günden bu yana da aynı bilinç ve sorumlulukla, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ve milletimizin huzuru için mücadelemizi sürdürmekteyiz. 15 Temmuz sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir dirilişin adıdır. O gece yazılan destan Türk milletinin hiçbir zaman esareti kabul etmeyeceğinin, vatanı uğruna canını seve seve feda edeceğinin açık ve net göstergesidir. Bu vesileyle bir kez daha altını çizerek ifade ediyoruz ki ; benzeri kirli emelleri olan, devletimize ve milletimize karşı hain planlar besleyen her odak, karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’nin çelikten iradesini, Türk milletinin iman dolu göğsünü bulacaktır. Hiçbir ihanet girişimi karşılıksız kalmayacak, karanlık senaryolar daha başlamadan bertaraf edilecektir. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu vesileyle başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere, vatan uğruna hayatını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Unutulmamalıdır ki bu millet birdir, beraberdir ve ilelebet payidar kalacaktır. Ne mutlu Türk’üm diyene"
Başkan Oral’dan 15 Temmuz mesajı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:01 Başkan Oral’dan 15 Temmuz mesajı Erzurum Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, 15 Temmuz’da ihanet ile zaferin bir arada yaşandığını, o gün yaşananların düşmana ders ve ibret olduğunu söyledi. ETB Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, 15 Temmuz’da ihanet ile zaferin bir arada yaşandığını, o gün yaşananların düşmana ders ve ibret olduğunu söyledi. Başkan Oral, 15 Temmuz 2016 yılında gerçekleşen hain darbe girişiminin 9.yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. Başkan Oral mesajında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz öyle bir gün ki içinde hem ihanet, hem de zafer var. ’Ben öleyim ülkem yaşasın’ diyen şehitleri sayesinde yeniden dirilen bir ulusun hikayesi var. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye. 15 Temmuz’un, Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu alçak saldırı, darbenin ötesinde bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz, İstiklal Harbi’nden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece, Fetullahçı Terör Örgütü, devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah’a şükürler olsun ki milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden saldırı karşısında dik durdu canı pahasına milli değerlerini savundu. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gazi Meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla, hep birlikte bir destan yazdık. 15 Temmuz destanını yazan demokrasi şehitleri ile gazilerimizi, minnetle anıyoruz. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Rabbim ülkemize bir daha böyle günler yaşatmasın."
"Fıtratın korunması ve aile" temalı çalıştay Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:44 "Fıtratın korunması ve aile" temalı çalıştay Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi İslam Alimleri Vakfı tarafından düzenlenen ve Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kendi Gök Kubbemiz Buluşmaları" kapsamında, "Fıtratın Korunması ve Aile" temalı çalıştay 11-13 Temmuz 2025 tarihleri arasında Erzurum’da yapıldı. Erzurum Valiliği ve Erzurum Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen çalıştayın açılış programı, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Başkanlığını Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun yaptığı İslam Alimleri Vakfı tarafından koordine edilen programa; Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş ile İslam Alimleri Vakfı Yönetimi ve çok sayıda davetli katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Modern Dünyada Aile, Her Zamankinden Daha Büyük Bir Sığınaktır" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, aile kurumunun yalnızca toplumsal bir yapı değil; aynı zamanda inancın, merhametin, aidiyetin ve sevginin vücut bulmuş hâli olduğunu ifade ederek: "Toplumun mayası olan aileyi, bilimin ve inancın ışığında konuşmak üzere sizleri Erzurum’da ağırlıyor olmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Ev, içinde sevgi varsa yuvadır; yoksa sadece duvardır. Bugün burada, Anadolu’nun kalbi olan bu kadim şehirde, bizi biz yapan en kutsal müesseseyi, aileyi konuşmak üzere bir aradayız. Aile, sadece sosyolojik ya da hukuki bir birim değil; bir çocuğun ilk duası, bir annenin merhameti, bir babanın omzudur. Modern dünyanın dijital kuşatması altında yalnızlaşan insan için, aile her zamankinden daha büyük bir sığınaktır. Bu çalıştay, yalnızca bir akademik paylaşım zemini değil, aynı zamanda insanlığın özüne yapılan bir yolculuktur" şeklinde konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın da çevrimiçi olarak katılım sağladığı çalıştayda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ilim adamları, akademisyenler ve kanaat önderleri sunumlarını gerçekleştirdi. Üç gün boyunca farklı oturumlarda yapılan konuşmalarda, aile kurumunun günümüzde karşı karşıya kaldığı tehditler ve bu tehditlere karşı geliştirilebilecek çözüm önerileri ele alındı. Çalıştay Kapsamında Gerçekleştirilen Oturumlar ile Aile Kavramı Geniş Bir Yelpazede Ele Alındı Çalıştayın sabah oturumunun başkanlığını Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu üstlendi. Bu oturumda Prof. Dr. Saffet Köse "İdeal Bir Aile Açısından Aile İçi Hiyerarşi", Prof. Dr. Sefa Saygılı "Eşlerin Yönetimi", Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit "İdeal Ailede Çocuk-Ebeveyn İlişkisi" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Ayrıca Prof. Dr. Sinan Yılmaz zihinsel dönüşüm perspektifinden aileyi ele alırken, Doç. Dr. Abdullah Trabzon ise Müslüman şahsiyetin inşasında ailenin önemine dikkat çekti. Öğleden sonra gerçekleşen ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Saffet Köse yaptı. Oturumda, Prof. Dr. Emin Aşık Kutlu İdeal Ailenin İnşasında Eş Seçimi, Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu ise fıtratın korunması bağlamında anneliğin rolü üzerine konuştu. Dr. Mustafa Ağırman, ailede babanın rolünü ele alırken; Prof. Dr. Abdullah Kahraman evlilikte boşanma süreci hakkında bilgi verdi. Oturumun son iki konuşmasında ise Dr. Mustafa Şentürk, Nisa Suresi 35. Ayet ışığında aile uzlaşmasını yorumladı; Dr. Ahmet Kaşgarlı ise İslam ve modern hukuk bağlamında arabuluculuk üzerine sunum yaptı. Aile Yılına Anlamlı Katkı: Güncel Tehditler Masaya Yatırıldı Çalıştayda, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi vesilesiyle, aile kurumunun karşılaştığı güncel tehditler ve bu tehditlere karşı alınabilecek toplumsal, hukuki ve eğitim temelli önlemler tartışıldı. Programın sonunda yayımlanan Sonuç Bildirgesinde şu temel başlıklar öne çıktı: Aileye Yönelik Tehditler: Küresel ölçekte yaygınlaşan cinsiyetsizlik propagandası, nikahsız birliktelikler ve sapkın ilişkilere meşruiyet kazandırma çabalarının, aile yapısını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Bildirgede, "Cinsiyetsiz insan, ailesiz toplum, evliliğin çeşitlenmesi" gibi dayatmaların, insanlığın fıtratına aykırı olduğu belirtildi. İslam Medeniyetinin Rehberliği: Kur’ân ve Sünnet’in aileye dair sunduğu esasların, çağın dayatmaları karşısında güçlü bir referans kaynağı olduğu ifade edilerek, Müslüman toplumların geleneksel ve kültürel değerlerine sıkı sıkıya sarılması gerektiği vurgulandı. Eğitim ve Hukukta Yapısal Değişim: Eğitim politikalarının aile değerlerini esas alan bir anlayışla yeniden şekillendirilmesi ve yasaların aile kurumunu koruyacak biçimde gözden geçirilmesi gerektiği bildirildi. Evliliği teşvik eden sosyal ve hukuki düzenlemelerin desteklenmesi çağrısı yapıldı. Boşanma Son Çare Olmalı: Evliliğin kalıcılığa dayalı bir birliktelik olduğu, boşanmanın ise ancak son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Taraflar arasında anlaşmazlık durumunda, aile birliğini korumaya yönelik yapıcı adımların öncelikli olması gerektiği ifade edildi. Fıtrata Uygun Çözümler: Sonuç bildirgesinde tüm ilim adamları, kurumlar ve kanaat önderleri; toplumsal meselelerde fıtrata uygun, inanç ve kültüre dayalı çözümler üretmeye davet edildi. Aile yapısının korunması için güçlü bir toplumsal bilinç ve dayanışma gerektiği vurgulandı. "Kalplere Dokunan Sözler, Geleceğe Umut Olsun" İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu başkanlığında düzenlenen çalıştay sonunda yayımlanan bildiride, aile yapısının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği ve bu alandaki akademik, toplumsal ve kültürel katkıların artırılacağı belirtildi. Atatürk Üniversitesi olarak ev sahipliği yapılan bu anlamlı programın, yalnızca bir çalıştay olmanın ötesine geçerek, bireylerin, kurumların ve toplumun aile konusunda yeniden düşünmesine vesile olduğu ifade edildi. Programın sonunda, emeği geçen tüm kurumlara, bilim insanlarına, vakıf yöneticilerine ve katılımcılara teşekkür edilerek, kamuoyuna saygı sunuldu.