Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum, Avrupa’nın en prestijli üniversite spor organizasyonuna ev sahipliği yapacak 24 Mart 2026 Salı - 16:00:00 Erzurum’un 2028 Avrupa Üniversiteler Kış Oyunlarına (EUSA) ev sahipliği yapma adaylığı, yürütülen yoğun çalışmalar, güçlü kurumsal iş birlikleri ve ortaya konulan ortak vizyonun neticesinde başarıyla sonuçlandı. Avrupa Üniversite Sporları Birliği tarafından alınan karar doğrultusunda Erzurum, 2028 yılında Avrupa’nın en prestijli üniversite spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hak kazandı. Söz konusu başarı, Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) koordinasyonunda yürütülen adaylık sürecinin en önemli adımlarından biri olan iyi niyet protokolü ile başlayan güçlü iş birliğinin somut bir çıktısı olarak değerlendiriliyor. Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi ile yerel yönetimler ve ilgili kurumların ortak irade ortaya koyduğu süreç, Erzurum’un uluslararası spor organizasyonlarındaki iddiasını bir kez daha tescilledi. Adaylık sürecinin önemli aşamalarından biri olan ve Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen iyi niyet protokolü imza töreniyle temelleri güçlendirilen bu büyük organizasyon, Erzurum’un uluslararası spor vizyonunu bir kez daha tescillemiş oldu. Söz konusu törende; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Bayburt Üniversitesi Rektörü ve TÜSF Başkanı Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ve TÜSF Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yönal tarafından imzalanan protokol, kurumlar arası güçlü bir iradenin somut göstergesi olmuştu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bu Başarı Ortak İradenin ve İnancın Eseridir" Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum’un bu önemli organizasyona ev sahipliği yapma hakkı kazanmasının, güçlü bir iş birliği kültürünün ve kararlı bir vizyonun sonucu olduğunu ifade etti. Hacımüftüoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Erzurum’un 2028 Avrupa Üniversiteler Kış Oyunlarına ev sahipliği yapacak olması, şehrimiz ve ülkemiz adına son derece gurur verici bir gelişmedir. Bu başarı; üniversitelerimizin, yerel yönetimlerimizin ve ilgili tüm kurumlarımızın ortak akıl ve güçlü iş birliği anlayışıyla ortaya koyduğu kararlı duruşun bir neticesidir. 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları ile elde ettiğimiz organizasyon tecrübesi, bugün bu büyük başarının en önemli yapı taşlarından birini oluşturmuştur. Erzurum, sahip olduğu modern tesisleri, güçlü altyapısı ve uluslararası organizasyon kabiliyetiyle Avrupa’nın önde gelen kış sporları merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. 2028 Avrupa Üniversiteler Kış Oyunlarının şehrimizin uluslararası tanıtımına önemli katkılar sağlayacağına, üniversitelerimizin küresel görünürlüğünü artıracağına ve gençlerimize önemli deneyimler kazandıracak bir atmosfer oluşturacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sürece katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, bu önemli organizasyonun ülkemize ve spor camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum." Erzurum, Spor Turizminde Yeni Bir Vizyon Ortaya Koyuyor 2028 Avrupa Üniversiteler Kış Oyunlarının Erzurum’da düzenlenecek olması; şehrin uluslararası alandaki bilinirliğini artırmanın yanı sıra spor turizmi potansiyeline de önemli katkılar sağlayacak. Avrupa’nın dört bir yanından gelecek sporcuların ve delegasyonların katılımıyla gerçekleştirilecek organizasyonun, Erzurum’un tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımına da önemli bir ivme kazandırması bekleniyor. Atatürk Üniversitesi, ETÜ ve Bayburt Üniversitesi öncülüğünde ve tüm paydaş kurumların katkılarıyla yürütülen bu süreç, Erzurum’un uluslararası spor organizasyonlarında önemli bir merkez olma hedefi doğrultusunda atılmış güçlü ve stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
24 Mart 2026 Salı - 15:58 Meşaleler Dadaşların özel gururları için yandı Sadece Erzurum’un değil, kayakta Türkiye’nin gurur kaynağı olan özel ikizler Muhsin Murat Bingül ile Aliye Zeynep Bingül, yine tarih yazdı. Fransa’da madalyaları toplayan özel ikizler havalimanında büyük bir coşkuyla karşılandı. Meşaleler yandı, davul zurna ve halk oyunları gösterileriyle karşılanan şampiyonlar ve Bingül ailesi büyük bir gurur yaşadı. Fransa’nın Gourette bölgesinde düzenlenen Zihinsel Engelliler Dünya Kayak Şampiyonası (Virtus Open Adapted Ski Championships)’nda Türkiye’yi temsil eden Aliye Zeynep Bingül ve Muhsin Murat Bingül tarih yazdı. Madalyaları toplayan Bingül kardeşlerin yanı sıra Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, antreönrler Osman Darel ve Elkamer Darel hava limanında coşkuyla karşılandı. Çiçeklerle, meşalelerle ve halk oyunları gösterileriyle karşılanan özel sporcular büyük bir gurur yaşadı. Aynı zamanda Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri olan Aliye Zeynep Bingül ve Muhsin Murat Bingül, hava limanında bar ekipleriyle birlikte coşku yaşadı. Toplam 6 Madalya İle Erzurum’a Döndüler Dünyanın en zorlu yarışlarından biri olan Virtus Open Adapted Ski Championships fırtına gibi esen Bingül kardeşler, kendilerinden daha sağlıklı olan sporculara pistte adeta nal toplatarak büyük bir başarıya imza attılar. Antrenörler Osman Darel ve Elkamer Darel nezaretinde kayak pistine çıkan Aliye Zeynep Bingül; süper büyük slalom, büyük slalom ve slalom yarışlarında ayrı ayrı dünya ikincisi olarak üç gümüş madalya kazandı. Muhsin Murat Bingül ise süper büyük slalom, büyük slalom ve slalom yarışlarında elde ettiği derecelerle üç bronz madalya kazandı. İki kardeş sporcu başarıları ile hem Bingül ailesine hem ETÜ’ye hem de Türkiye’ye büyük gurur yaşattı. Havalimanında Coşkulu Karşılama Fransa’dan altı madalya ile Erzurum’a dönen Bingül kardeşler için havalimanında düzenlenen coşkulu karşılama törenine Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Şube Müdürü Hakan Kaya, T.T. Bölge Müdürü Mehmet Yılmaz Yazıcı, Bölge Müdür YardFımcısı Koray Emeksiz, ETÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Özbay, TOHM Müdürü Serhat Aktaş, MHP Yakutiye İlçe Başkanı Sinan Demir ve Erzurum BİKE Spor Kulübü yöneticileriyle çok sayıda davetli katıldı. Zeynep Ve Murat’la Gurur Duyuyoruz Aliye Zeynep ve Muhsin Murat’ın uluslararası arenada elde ettiği sonuçlar, azim ve kararlılıkla neler başarabileceğinin en güzel örneğini bir kez daha kanıtladıklarını söyleyen ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, "Geçtiğimiz aylarda Avusturya’da düzenlenen Virtus Open Alpin Kitzbühel Kayak Yarışması’nda sporcularımız dört madalya kazanmıştı. Her seferinde üzerine koyarak devam eden sporcularımız bu şampiyonada ise altı madalya kazanarak ülkemize döndüler ve hepimize büyük bir gurur daha yaşattılar. Bu süreçte sporcularımızın daima yanında olan ebeveynlerine, antrenörlerine ve destekçilerine bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Önümüzdeki şampiyonalarda daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyor ve başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. Aydemir: Zeynep Ve Murat’ı Kutluyorum Bingül Ailesini Kutluyorum Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Aliye Zeynep Bingül ile Muhsin Murat Bingül’ü tebrik ederek, "Tüm samimiyetimde söylüyorum, bu iş öyle kolay bir iş değil. İki evladımızın başarısı gurur kaynağı. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı kıymetli ağabeyim Ünal Bingül ile eşi Nesrin Kaya Bingül ablamıza yaptıkları fedakarlıklar için teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki, günün sonunda bu iki özel ikiz gururumuz ülkemizi olimpiyatlarda temsil ederler" dedi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur da, çiçek vererek karşıladığı Aliye Zeynep Bingül ile Muhsin Murat Bingül ve antrenörleri Osman Darel ile Elkamer Darel’i kutladı. Çakmur, "İki özel sporcumuz her zaman bizim için birer gurur kaynağı olmaya devam ediyorlar" dedi. Bingül: Bu Madalyalar Azmin Ve Fedakaralığın Bir Eseri Özel Milli Sporcuların Babası olan Erzurum Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül ise kendilerini karşılamaya gelen herkese teşekkür ederek, "Bu akşam bu soğukta buraya kadar geldiğiniz ve bizleri onurlandırdığınız için hepinize ve basın mensuplarına teşekkür ediyorum. ETÜ Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Çakmak, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Serhat Özbay ve ETÜ ailesine teşekkür ediyorum. Bir baba olarak evlatlarımızın bu noktaya gelmesi, onların yıllardır verdiği emeği ve gösterdiği azmi görmek tarifsiz bir gurur. Bu başarı, sadece kazanılan madalyaların değil; fedakârlığın, inancın ve hiç vazgeçmemenin bir sonucudur. Zorlu şartlarda mücadele ederken ortaya koydukları kararlılık bizler için en büyük mutluluk kaynağı oldu. İnşallah aynı azim ve kararlılıkla çalışmalarına devam ederek çok daha büyük başarılara imza atacaklar. Bu başarılar kesinlikle küçümsenemez. 100-150 kilo yükle o pisten o piste, o otelden o otele, o havalimanından diğer havalimanına koşuyoruz. Bu çocuklar kendilerinden daha sağlıklı rakiplerle yarışıyorlar. Bu iki özel evladımla gurur duyuyorum" dedi. İki özel milli kayakçı havalimanı çıkışı VİP önünde davul zurna ve meşaleler eşliğinde bar ekibi gösterileriyle karşılandı. Dadaşların özel gururları, bar ekipleriyle birlikte bar oynadı.
Vali Çiftçi; "Prof. Dr. Fuat Sezgi, İslam bilim tarihine ömrünü vakfetti"
30 Haziran 2025 Pazartesi - 13:10 Vali Çiftçi; "Prof. Dr. Fuat Sezgi, İslam bilim tarihine ömrünü vakfetti" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, İslam Bilimi Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in vefatının 7. yıl dönümünü vesilesiyle bir anma mesajı yayınladı. Vali Çiftçi, yayınladığı mesajda; İslam bilim tarihine ömrünü vakfeden, insanlığa örnek bir çalışma disiplini ve ilim ahlâkı bırakan İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’i vefatının 7. yıl dönümünde rahmet, minnet ve hürmetle andıklarını ifade ederek, " Merhum Prof. Dr. Sezgin, Batı merkezli bilim tarihi anlayışına karşı, Müslüman bilim insanlarının insanlık medeniyetine yaptığı katkıları belgeleriyle ortaya koymuş; bu alanda yüzlerce esere imza atmıştır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in "İnsan için ancak çalıştığı vardır." ayetini hayatının pusulası yapan Sezgin, Frankfurt’ta kurduğu "Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü" ve ardından İstanbul’da açılan "İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi ile ilim dünyasına kalıcı eserler kazandırmıştır. Bilimi bir dava şuuru ve medeniyet bilinciyle ele alan, bilimler tarihi alanında yaptığı çalışmalar ve kaleme aldığı eserlerle dünyanın önemli otoritelerinden biri olarak kabul edilen Merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin’i bir kez daha rahmetle anıyor; ilmi önceleyen, araştırmaya ve üretmeye gönül veren tüm bilim insanlarını saygıyla selamlıyorum" dedi
Haşıloğlu için Hatıra Ormanı kurulacak
30 Haziran 2025 Pazartesi - 13:00 Haşıloğlu için Hatıra Ormanı kurulacak Geçtiğimiz Mayıs ayında kaybettiğimiz Erzurum Barosu’nun en kıdemli üyesi Avukat Sadrettin Haşıloğlu’nun hatırasını yaşatmak ve geleceğe nefes olmak amacıyla, Erzurum’da bir hatıra ormanı kurulacak. Erzurum’da 19 Mayıs 1938 günü dünyaya gelen, Erzurum Lisesi’nin ardından İstanbul Hukuk Fakültesini bitiren Sadrettin Haşıloğlu, Erzurum Barosuna kayıtlı olarak 60 yıla yakın avukatlık yaptı. Geçtiğimiz 14 Mayıs günü hayata gözlerini kapayan Haşıloğlu’nun hatırasını yaşatmak ve geleceğe nefes olmak amacıyla eşi Şennur, evlatları Prof. Dr. Selçuk Burak Haşıloğlu ile İlknur ve Berra Haşıloğlu harekete geçti. Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Selçuk Burak Haşıloğlu, TEMA Vakfı aracılığı ile Erzurum’un Taşağıl Ağaçlandırma Sahası’nda bir hatıra ormanı oluşturacaklarını açıkladı. Selçuk Burak Haşıloğlu, şunları söyledi: "Babamın Türkiye’nin dört bir yanındaki sevenleri ve dostlarımız, Av. Sadrettin Haşıloğlu Hatıra Ormanı’nda bizim de ağaçlarımız olsun diyerek fidan bağışlarında bulundu. TEMA Vakfı bu konuda bize 30 gün süre vermiş olmasına rağmen biz hedefimize çok daha kısa süre içerisinde ulaştık. Yıl sonunda yapılacak olan fidan dikimi ve sonrasında Av. Sadrettin Haşıloğlu Hatıra Ormanı’nda tüm sevenleriyle buluşmayı ümit ediyoruz. Ailem adına tüm sevenlerine sonsuz teşekkür ediyorum."
"Cahit Arf halk buluşmaları: Temelli kıraathanesinde bilim ve kültür sohbetleri" programı yoğun ilgi gördü
30 Haziran 2025 Pazartesi - 09:20 "Cahit Arf halk buluşmaları: Temelli kıraathanesinde bilim ve kültür sohbetleri" programı yoğun ilgi gördü Atatürk Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Cahit Arf Halk Buluşmaları: Temelli Kıraathanesinde Bilim ve Kültür Sohbetleri" programı, Erzurum halkının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversitelerde kurulan Bilim İletişimi Ofisleri aracılığıyla, bilimsel bilginin halkla buluşturulmasını amaçlayan bu yeni uygulama kapsamında Türkiye genelinde eş zamanlı olarak çeşitli etkinlikler düzenlendi. Atatürk Üniversitesi ise bu önemli buluşmayı, Erzurum’un kültürel belleğinde derin izler taşıyan Temelli Kıraathanesinde gerçekleştirdi. "Bilim Halk İçindir" anlayışının sahadaki karşılığı Programda, bilim insanları ile halkı aynı çatı altında buluşturan etkinlik kapsamında, Erzurum’un tarihi, kültürü, müziği, gastronomisi ve sosyal yapısı farklı akademik disiplinler ışığında değerlendirildi. Etkinlikte, kahvehane kültürü, âşıklık geleneği, müzik ve belleğin mekânsal izleri gibi konular katılımcılarla paylaşıldı. Açılış konuşmalarında etkinliğin anlamına ve amacına değinilerek, Cahit Arf’ın "bilim halk içindir" düsturunun izinden gidildiği vurgulandı. Erzurum’un hem kültürel değerlerinin hem de toplumsal hafızasının bilimsel bir yaklaşımla yeniden yorumlandığı programda, halktan gelen katkılarla da etkileşimli bir ortam oluştu. Rektör Hacımüftüoğlu’ndan mesaj: "Bu buluşmalar, bilimin toplumla kucaklaşmasıdır" Yoğun programı nedeniyle şehir dışında bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, katılımcılara gönderdiği mesajında şu ifadelere yer verdi: "Atatürk Üniversitesi olarak, bilimin yalnızca laboratuvarlarda, akademik yayınlarda ya da dersliklerde kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Bilim; sokağa, insana, hafızaya, yaşanmışlığa temas ettiğinde anlam kazanır. Bugün Erzurum’un en özel mekânlarından biri olan Temelli Kıraathanesi’nde düzenlenen bu program, işte tam da bu anlayışın bir yansımasıdır. Cahit Arf’ın mirasını yaşatan bu etkinlik, üniversitelerin topluma açılan kapıları olan Bilim İletişimi Ofislerimizin güçlü bir başlangıcıdır. Halkla buluşan her bilimsel çaba, bizi daha aydınlık bir geleceğe taşır. Katkı sunan tüm akademisyenlerimize, organizasyonu gerçekleştiren Bilim İletişimi Ofisimize ve bu anlamlı buluşmaya katılım gösteren Erzurum halkına gönülden teşekkür ediyorum." Kültürel zenginlikler bilimsel perspektifle yorumlandı Moderatörlüğünü Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem’in yaptığı program boyunca Öğr. Gör. Rahmi Karadabağ, Temelli Kıraathanesinin tarihçesini ve Erzurum kültüründeki yerini aktarırken, Prof. Dr. Dilaver Düzgün ise Erzurum’un edebi kahvehane geleneğini anlattı. Geleneksel âşık atışması gösterisi büyük beğeni toplarken, Prof. Dr. Hasan Tahsin Sümbüllü, âşıklık geleneğinin sosyal yapılarla ilişkisini değerlendirdi. Doç. Dr. Ozan Gülüm, Atatürk Üniversitesi Oda Orkestrasının halk müziğiyle kurduğu bağı anlatırken; Doç. Dr. Sait Sinan Atılgan, Erzurum’un bellek mekânlarını, Doç. Dr. Tuba Türkmendağ ise Erzurum’un kültürel mirasını kapsamlı biçimde ele aldı. Program, Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Aksakallı Bayraktar’ın Erzurum mutfağına dair sunumuyla sona erdi. "Bu Buluşma, Bilim ile Kültürün, Halk İle Akademinin Aynı Sofrada Buluştuğu Bir Modeldir" Etkinliğin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Bayraktar, bu özel buluşmanın yalnızca bir başlangıç olduğunu ifade ederek, "Cahit Arf Halk Buluşmaları" serisinin farklı temalarla ve yeni mekânlarla devam edeceğini belirtti. Bilimi halkla buluşturan bu etkinliğin, akademi ile toplum arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçladığını dile getiren Bayraktar: "Bizler için bilim sadece laboratuvarda üretilen bir bilgi değil, aynı zamanda toplumun içinde yankı bulması gereken bir değerdir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, bilim ile kültürün, halk ile akademinin aynı sofrada buluştuğu bir modeldir. Bu modeli daha da geliştirerek sürdüreceğiz" dedi. Atatürk Üniversitesi, bilimin halkla buluştuğu bu tür etkinliklerle üniversite-toplum etkileşimini güçlendirmeye ve Türkiye’nin bilimsel okuryazarlığını artırmaya yönelik çalışmalarına devam edecek.
İşte velilerin özel okul tercih nedenleri
30 Haziran 2025 Pazartesi - 09:20 İşte velilerin özel okul tercih nedenleri "Velilerin Özel Okul Tercih Nedenleri" üzerine Mustafa Orhan ve Murat Demirkol tarafından yapılan araştırmada ilginç sonuçlara varıldı. Yıldız Eğitim Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan araştırmada, özel okullara olan talebin giderek arttığı günümüzde, velilerin bu okulları tercih etme nedenlerini anlamak, eğitim politikalarının ve ailelerin beklentilerinin daha iyi kavranması açısından büyük önem taşıdığı ifade edilerek " Bu kapsamda çalışmanın amacı, velilerin özel okul tercih nedenlerini belirlemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Erzurum ili Aziziye, Palandöken ve Yakutiye merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde çocuğu öğrenim gören ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen 32 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada velilerin özel okul tercih nedenlerinde en fazla, eğitim kalitesi görüşünün ifade edildiği belirlenmiştir. Velilerin özel okuldan beklentilerinde en fazla kaliteli eğitim ifadesi; özel okulun, veli beklentilerini karşılamak için yaptıklarında ise en fazla iletişim ifadesi ön plana çıkmıştır. Araştırmada velilerin özel okul tercihlerinde ve özel okul beklentilerinde eğitimin kalitesi görüşünün ön planda olması; eğitimin kalitesine etki edebilecek unsurların dikkate alınması gerektiği sonucunu ortaya çıkardığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte özel okullara yönelik yapılan çıkarımların resmi okullar için de yapılabileceği söylenebilir" ifadeleri kullanıldı. Resmi ve özel okul karşılaştırması Araştırmada velilerin özel okul tercihlerinde ve özel okul beklentilerinde eğitimin kalitesi görüşünün ön planda olduğu vurgulanarak, "Eğitimin kalitesine etki edebilecek unsurların dikkate alınması gerektiği sonucunu ortaya çıkardığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte özel okullara yönelik yapılan çıkarımların resmi okullar için de yapılabileceği söylenebilir. Bu bağlamda özel okullarda olduğu gibi resmi okullarda da velilerle iletişim kanallarının yoğun olarak kullanılması sağlanabilir. Bu amaçla okul rehberlik hizmetleri etkin olarak işe koşulabilir. Okulların fiziki şartları iyileştirilebilir. Sınıf mevcutlarının kalabalık olması engellenebilir. Okullarda güvenliğin sağlanması için öğretmenlerin yanı sıra güvenlik personellerinden de yararlanılabilinir. Öğretmenlerin periyodik olarak mesleki gelişim ihtiyaçları karşılanabilir. Özel okullarda olduğu gibi resmi okullarda da öğrenci gelişiminin etkin olarak ve çeşitli araçlar kullanılarak takip edilmesi ve velileri bu doğrultuda bilgilendirme çalışmaları yapılabilir. Özel okul velilerinin çocuklarının eğitimi için okullara maddi kaynak aktardıkları, ev ortamında da çocuklarının eğitimini destekleyici çalışmalarda bulundukları ve bunun karşılığını da özel okullardan akademik başarı olarak almak istedikleri söylenebilir. Buradan hareketle resmi okullarda çocukları olan velilerin de, çocuklarının eğitim-öğretim etkinliklerine olan ilgilerini ve desteklerini artırmaları sağlanabilir" denildi.
Oltu taşı işçilerinin kara günü
29 Haziran 2025 Pazar - 17:28 Oltu taşı işçilerinin kara günü Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Tutlu Mahallesi’nde bulanan taş ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 3 işçi ilçeyi yasa boğdu. Oltu taşı çıkarılan ocakta dün meydana gelen göçükte hayatını kaybeden Tayfun Narşap, Ömer Narşap ve Temel Korkmaz bugün ikindi namazını müteakip mahalle camisinde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi. Yoğun yağmur ve dolu yağışı altında Erzurum Müftüsü Dr. Rüstem Can’ın kıldırdığı cenaze namazına İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik, Oltu Garnizon Komutanı Piyade Binbaşı Hakan Yay, Oltu Belediye Başkanı Adem Keleş, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül ve yakınları katıldı. Bu arada, göçük sırasında yaralanan Samet Korkmaz da cenaze törenine katıldı. İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu yaralı olarak göçükten kurtulan Korkmaz’a geçmiş olsun dileğinde bulundu. İşçiler cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi. Göçük altında kalarak hayatını kaybeden Tayfun Narşap’ın sosyal medya hesabından geçtiğimiz günlerde yaptığı, "Acısı çok olanın, gülüşü güzel olur. Öyle bir gülüyorum ki artık emeği geçen herkesin gelmişine geçmişine şiir olur" ve "Biz babadan böyle gördük" paylaşımları duygulandırdı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar"
29 Haziran 2025 Pazar - 15:50 BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar" Erzurum’da gerçekleştirilen "Doğu Anadolu Çalıştayı"na katılan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Destici, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Erzurum’da düzenlediği basın toplantısında; Oltu ilçesinde meydana gelen ve 3 işçinin vefat ettiği kaza ile ilgili yaptığı değerlendirmede, "Oltu ilçemizde Oltu taşı ocağında meydana gelen göçükte, kazada hayatını kaybeden üç vatandaşımıza, üç kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun, makamları âli olsun. Hiç kimse o ocaklara keyfinden girmiyor. Ekmek parası kazanmaya çalışıyor. Ailesinin rızkını temin etmeye çalışıyor. Keşke daha sağlıklı şartlarda bu iş yapılsa. Başta Oltu ve köyleri olmak üzere o civardaki pek çok insanın hatta binlerce insanın da bu işi yaptığı ve bu işten evine ekmek götürdüğü rızkını temin ettiği söyleniyor. İnanıyorum ki bu hadise bir milat olacaktır. Yeni bir düzenleme getirilecektir. Daha sağlıklı şartlarda daha güvenli ortamda ruhsatları alınarak, gerekli yasal düzenlemeler yönetmelikler oluşturularak bu iş yapılmaya devam edecektir" dedi. "Sebepsiz, haksız, hukuksuz fiyat artışları var" Destici, son günlerde en çok dinlendirdikleri konulardan bir tanesinin de sebepsiz, haksız, hukuksuz fiyat artışları olduğunu vurgulayarak, "Geçtiğimiz hafta basın toplantısında buna örnek olarak kirazı göstermiştik. Beş yüz lira kiraz. Tezgahta beş yüz lira, markette beş yüz lira. Peki bunun maliyeti 500 lira mı? Hayır. Peki bu çiftçiden, üreticiden kaç liraya alınıyor? 40 liraya alınıyor. 40 liraya alınıyor, 500 liraya satılıyor. Bunu bir örnek olsun diye söylüyorum. Aynı şey işte limon için geçerli. Limon 120 lira. Üreticiden kaç liraya alınıyor? Tahmin ediyorum 20 liraya bile alınmıyor. Şimdi dolayısıyla da bununla sıkı mücadele edilmesi gerekiyor. Bu anlamda 289 işletmeye 114.7 milyon TL ceza uygulanmış. Devletin ya da ilgili bakanlığın, kurumun, kuruluşun yapması gereken şudur. Gidecek pazarda mı beş yüz lira? Markette mi beş yüz lira? Diyecek ki getir bakayım bunun faturasını, sen bunu kaça aldın kardeşim. Sen bunu 400 liraya 450 liraya almışsan eyvallah, 500 liraya satabilirsin. Ama sen bunu 100 liraya almışsan sen bunu 500 liraya satamazsın 200 liraya almışsan da 500 liraya satamazsın 300 liraya almışsan da 500 liraya satamazsın. O da diyelim bunu halden aldım dedi. Oraya gideceksin. Getir bakayım sen bunu üreticiden kaç aldın kardeşim? Bu bu kadar zor değil. Bu çok basit. Üreticinin kazanmadığı bir yerde ya da çok az kazandığı bir yerde satıcı, pazarlayıcı ya da marketçi bunun üzerinden yüzde üç yüz beş yüz kar edemez. Bu insafsızlıktır, bu ahlaksızlıktır. Dolayısıyla buna fırsat vermeyecek olan bunu kontrol edecek olan kimdir? Devlettir. Devleti kim yönetiyor? Hükümettir. Hükümetin ilgili bakanlığıdır ya da ilgili kurum ve kuruluşudur. Onun için biz vatandaşımızı korumakla mükellefiz" şeklinde konuştu. "Birlikte yaşama kültürünü geliştirmeliyiz." Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri’nin eskiyle kıyaslanamayacak şekilde güvenli olduğunu anlatan Destici, sözlerini şöyle sürdürdü, "Terörden arındırılmış vaziyette ve dolayısıyla da herkes şehirde de, dağda da, ovada da rahat bir şekilde seyahat edebiliyor. Ticaretini de yapabiliyor. Hayvanını da otlatabiliyor. Tarlasını da ekebiliyor. Yolundan da gidebiliyor. Şantiyesini de kurup işletmesini de açabiliyor. Ama bunun sürdürülmesi lazım. Ve bu konuda zaten devletimizin ortaya koyduğu askeriyle, polisiyle, güvenlik güçleriyle kararlı bir duruş ve çalışma var. İnşallah bu böyle devam edecektir diye inanıyoruz. Sosyal uyum ve diyaloğun teşvik edilmesi. Çünkü bölgemiz özellikle farklı etnik ve kültürel gruplar arasında diyaloğu geliştirmek zorundayız. Hoşgörüyü artırmak zorundayız. Ve birlikte yaşama kültürünü geliştirmeliyiz. Çünkü bölgemiz farklı etnik kökenlere, mezhebi anlayışlara sahip vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Onun için bu hassasiyetimizi de korumalıyız ve muhafaza etmeliyiz" "2027’nin Kasım’dan önce seçim olmaz" Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, erken seçimle alakalı yaptığı yorumda ise, "Erken seçim olma ihtimalini bugünün şartlarında sıfır görüyorum. Erken seçim derken 2025 ve 2026 için söylüyorum. Bugünün şartlarında ne zaman erken seçim olur? 2027’nin kasımından önce olmaz. 2027’nin kasımında olma ihtimali de çok düşük. Ancak Türkiye’de yeni bir anayasa yapılır sistemi de ilgilendiren belli noktalarda değişiklikler olursa, diyelim bu sene anayasa değişirse ki ben o ihtimali de çok zayıf görüyorum. O zaman belki 6 ay sonra bir sene sonra bir seçim gündeme gelebilir. Ama bugünün şartlarında ne 2025 ne 2026 bir seçim ihtimalini sıfır olarak görüyorum" dedi. "Bölgeler için çözüm ve önerilerimiz hazır" BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti olarak her ay bir bölgede çalıştay gerçekleştirdiklerini belirterek, "Önce Karadeniz Bölge Çalıştayımızı Trabzon’da gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ay İç Anadolu Bölge Çalıştayımızı Konya’da gerçekleştirdik. Ve bu ayda Erzurum’dayız. Doğu Anadolu Bölge Çalıştayımız için sabah bölümünde çalıştığımızın açılışını gerçekleştirdik. Hem Erzurum’u hem bu bölgede yer alan 14 vilayetimizin ekonomik, sosyal, coğrafi durumlarını, şartlarını avantajlarını, dezavantajlarını değerlendirdik. Öğleden sonraki bölümde de iki oturumda bölgemizin ve ülkemizdeki dünyadaki son gelişmeleri değerlendirdik. İlk bölümde Erzurum’dan konuşmacılara yer verdik. Çözüm önerileri noktasında Büyük Birlik Partisi’nin Erzurum’u ve Güneydoğu’nun problemlerinin çözümü taleplerinin karşılanması noktasında biz Büyük Birlik Partisi olarak çok hazırlıklıyız. Bir kere öncelikle bir genel bakış gerçekleştirdik. Bir hazırlığımız var. Daha sonra bunun sebeplerini ortaya çıkardık. Yani bölgenin, bölge niye en yoğun işsizliğe sahip? Eğitimde efendim pek çok alanda niye ülkemizin diğer bölgeleriyle aynı değil de daha geride? Bunun sebepleri var. İşte başta güvenlik olmak üzere insanların doğduğu yerde doyamaması gibi coğrafi şartlar, pek çok nokta var, avantajları var, dezavantajları var. Bunların hepsini tespit ettikten sonra Büyük Birlik Partisi olarak biz çözüm ve önerilerimizi de dün çok açık bir şekilde paylaştık" diye konuştu. "Bundan sonra bölge halkının talepleri dinlenmeli" Türk devletinin, Türk ordusunun, Türk polisinin, Türk askerinin, Türk güvenlik korucusunun büyük bir zafer kazandığını ve terörü silip attığını söyleten Destici, şöyle konuştu, "Hem ülkemiz içinde silip atmış temizlemiştir hem ülkemiz dışında da gerçekleştirdiği harekatlarla da bunu başarmıştır. Dolayısıyla bu anlamda Türkiye’nin eli çok güçlüdür. Bundan sonra atılması gereken adımlar nedir? Türkiye’de bitirilmiştir, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde de bitirilmelidir. Tamamen temizlenmelidir. Bundan sonra bölge halkının talepleri dinlenmeli. Biz işte dinliyoruz. Çözüm önerilerimizi koyuyoruz. Ebetteki bu talepler devletin varlığı, ülkenin bütünlüğü milletin birliğini zedelemeyen talepler elbette karşılanmalıdır. Herkes ana dilini konuşmalı ve öğrenmelidir. Ana diliyle yazmalıdır. Biz bunların hepsine evet dedik zaten. Şimdi yerel yönetimler neden güçlendirilemiyor? Terörden dolayı güvenlik meselesinden dolayı. Çünkü sen yerel yönetimleri güçlendiriyorsun adam eline geçirdiği belediyenin imkanlarını terör örgütünün önüne seriyor. Kadrosunu oradan alıyor mali imkanlarını oraya kullanıyor" "Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir" Siyasi partilerin kendine has bir kanunu olduğunu hatırlatan Destici, "Siyasi Partiler Yasası vardır. Anayasada bununla ilgili hükümler vardır. Siyasi partilerin kurultaylarıyla ilgili kararı ilçe seçim kurulu verir, Yüksek Seçim Kurulu onaylar. Tıpkı seçimlerde olduğu gibi bu son hukuki mercidir. Dolayısıyla seçim kurulunun verdiği kararı başka mahkeme bozamaz. Bu Anayasal bir kuraldır. Yasal bir kuraldır. Ben mahkemeden farklı bir karar beklemiyorum. Farklı bir karar da bugüne kadar ki uygulamalara mevcut yasaya da uygun düşmez diye düşünüyorum. Ömür tarafta başka bir husus daha var. Bir kurultayın sonucunu etkilemek için telefon dağıtılmış, çocuğu işe alınmış, paralar verilmiş. Bir sürü gayri ahlaki ve gayri yasal iş yapılmış. Bununla ilgili mahkeme bir karar verebilir. Bunun kurultayın sonucunu etkileyecek bir karar olacağını düşünmüyorum" dedi.