Yerel Haberler
Erzurum
26 Mart 2026 Perşembe - 16:21 ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-dönüşüm iş birliği protokolü imzalandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Vakıf Katılım arasında, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine ivme katacak yeni bir iş birliği protokolü imzalandı. Anlaşma kapsamında, ETSO üyeleri Vakıf Katılım’ın e-Yönetim Platformu olan paket’in sunduğu avantajlardan ücretsiz olarak faydalanabilecek. KOBİ ve işletmelerin finansal işlemlerini dijital ortamda tek bir çatı altında toplamayı hedefleyen e-Yönetim Platformu p@ket, bankacılık işlemleri ile ön muhasebe uygulamalarını entegre ediyor. Bu sistem sayesinde firmalara operasyonel kolaylık, zaman ve maliyet tasarrufu sunuluyor. İmza töreni ve dijital dönüşüm vizyonu İş birliği protokolü; ETSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Serhat Kılıç, Vakıf Katılım Karadeniz Bölge Müdürü Ekrem Aydın, Vakıf Katılım Erzurum Şube Müdürü Nurettin Önay ve ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu’nun katılımlarıyla imza altına alındı. Törende konuşan Bölge Müdürü Ekrem Aydın, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve dijital dönüşüm süreçlerine destek olmayı önceliklendirdiklerini belirtti. Aydın, "Geliştirdiğimiz e-Yönetim Platformu p@ket, işletmelerin finansal ve muhasebesel süreçlerini tek uygulamada birleştiriyor. ETSO ile yaptığımız bu iş birliğinin, bölgedeki işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarına ivme katacağına inanıyor; hepimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. Protokolün bölge ekonomisine ve kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın ise dijitalleşmenin günümüz ticaretindeki önemine dikkat çekti. Özakalın, "Üyelerimizin e-dönüşüm maliyetlerini düşürecek ve operasyonel süreçlerine ivme katacak bu tür iş birliklerini çok önemsiyoruz. e-Yönetim Platformu sayesinde ETSO üyeleri, finansal süreçlerini çok daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetecek. ETSO olarak üyelerimizi yenilikçi çözümlerle buluşturmaya ve rekabet güçlerini artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz. Protokolün her iki kuruma ve üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
İşte uzmanlarından bayram uyarıları
08 Haziran 2025 Pazar - 09:50 İşte uzmanlarından bayram uyarıları Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, yaptığı paylaşımda vatandaşları uyararak çiğ etin oda sıcaklığında ve dış ortamda uzun süre bekletilmemesi gerektiğini ifade etti. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü yaptığı paylaşımda, Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar ve hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığının arttığını hatırlatarak, "Özellikle obezite, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet (şeker) hastalığı olan kişilerin beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerekir. Bayram boyunca yiyecek seçiminize, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli olmasına dikkat edin" şeklinde uyarıda bulundu. Çiğ et doğranan kesme tahtasını ve bıçağı diğer gıdaları doğrarken kullanılması gerektiğini ifade eden uzmanlar, şu tavsiyelerde bulundular "Bunları kullanmadan önce mutlaka su ve bulaşık deterjanıyla iyice yıkayın. Çiğ ete dokunduktan sonra mutlaka ellerinizi en az 20 saniye su ve sabunla yıkayın. Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın. Çiğ eti oda sıcaklığında ve dış ortamda uzun süre bekletmeyin. Etleri birer yemeklik porsiyonlara ayırıp buzdolabı poşeti veya yağlı kâğıt içinde buzlukta (-2C) birkaç hafta, derin dondurucuda (-18C) birkaç ay saklayabilirsiniz. Etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edin, kızartma yönteminden ve fazladan yağ eklenmesinden kaçının"
Karaz, Pulur ve Güzelova’da kültürel birlikteliğin ülkemizdeki varlığının izleri var
08 Haziran 2025 Pazar - 09:47 Karaz, Pulur ve Güzelova’da kültürel birlikteliğin ülkemizdeki varlığının izleri var Kafkas Dağlarından Doğu Akdeniz kıyılarına, Hazar kıyılarından Orta Anadolu düzlüklerine kadar uzanan "Karaz Kültürü", geçmişin izlerini arayan araştırmacılar için unutulmaz ipuçları veriyor. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Cumhuriyetin kuruluş sonrası yıllarda, yurtdışında eğitimlerini tamamlayıp yurda dönen genç araştırmacıların ilerde ülkemiz arkeolojisini şekillendirecek en önemli kişiler olduğunu hatırlatarak, "Bu çerçevede ülkemizin doğusunda da ilk arkeolojik kazılar başlatılır. Bu kazılar için öncelikle tercih edilen yöre Erzurum’dur. Kafkasya - İran ve Karadeniz bölgeleri arasındaki özel stratejik konumu nedeniyle her dönemde kültürlerin ve insan topluluklarının geçiş güzergâhı olması o dönemde de çalışmaların bu topraklarda başlatılmasında etkili neden olmuş olmalıdır. Bu kazılar 1940 ve 1960 lı yılların başlarında gerçekleştirilir. Bu kazıların en erkeni 1942 yazının Temmuz ayında o dönemdeki ismi Karaz bu günkü ismi Kahramanlar olan köyle iç içe olan höyükte gerçekleştirilir. Karaz Höyük Erzurum’un 16 km. kuzeybatısında, 200 m. çapında 16 m. yüksekliğinde orta büyüklükte bir höyüktür. Bu ilk çalışma, bölgenin arkeolojik potansiyelini anlamaya yönelik olarak sondaj şeklinde ve bir hafta süren kısa bir ön çalışmadır. Bu sondaj çalışmaları beklentilerle paralel sonuçlar ortaya koymuş olmalı ki 1944 yılında yine Karaz Höyüğünde daha uzun süreli ve geniş çaplı kazı çalışmaları gerçekleştirilir. Bu çalışmalar Temmuz-Ekim ayları arasında yaklaşık 4 ay devam eder. Karaz kazıları Anadolu arkeolojisi ve kültür tarihi açısından çok çarpıcı sonuçlar ortaya koyar" dedi. Güzelova, Pulur ve Karaz’da geçmişin izleri 1950’li yıllarda Erzurum topraklarında arkeolojik araştırmalar durma noktasına geldiğini ve bu dönem dünya genelinde de II. Dünya savaşı sonrası olduğu için büyük sıkıntıların yaşandığını, 1960’lı yıllarda Türk Tarih Kurumu tarafından bölgede iki yeni proje başlatıldığını ifade eden Işıklı, sözlerini şöyle sürdürdü "Yaklaşık 15 yıl sonra Erzurum yöresinde arkeolojik kazılar tekrar başlar Karaz kazılarından sonra Erzurum Ovası’nda kazısı yapılan ikinci höyük Pulur Höyüğüdür. 1960 yazında iki ay devam eden Pulur Höyüğü kazılarını yine Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr Koşay yürütür. Bu projede Koşay’ın yanında Avusturyalı Assurolog Harman Vary de yer alır. Koşay-Vary ikilisi Pulur’dan sonra Güzelova’da da birlikte çalışacaklardır. Pulur Höyüğü de, Erzurum’un yaklaşık 16 km. batısında, Aziziye (Ilıca) ilçesi sınırları içerisinde kalan bu günkü ismi Ömertepe olan köy ile iç içedir. 17 metre yüksekliği 250x150 metre boyutları ile Pulur Höyüğü de orta ölçekli bir höyüktür. Karaz Höyük kazıları gibi Pulur Höyükte yürütülen kazılar da bölge ve Yakındoğu arkeolojisi ve tarih öncesi için bir dizi çok önemli sonuç ortaya koymuştur. Hamit Zübeyr Koşay başkanlığında Türk Tarih Kurumu’nun Erzurum Ovası’ndaki kazı projelerinin sonuncusu 1961 yılında gerçekleştirilir. Pulur çalışmalarını izleyen bu kazı çalışması Erzurum ilinin yaklaşık 15 km. kuzeydoğusunda, Dumlu ilçesi sınırları içerisinde kalan Güzelova Höyüğünde gerçekleştirilir. Höyük bu günkü ismi Tufanç olan köy ile iç içedir. Güzelova’daki kazılar da ilk iki proje gibi çok kısa süreli kazılardır 1961 yazının Ağustos ve Eylül aylarında gerçekleştirilir. Güzelova’da yürütülen kazılar da Karaz ve Pulur’dakiler gibi çok önemli sonuçlar ortaya koyar." "Kültürel birlikteliğin ülkemizdeki varlığı" Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin dağlık, iklim ve çevre koşulları açısından zorlu Doğu Anadolu topraklarındaki ilk arkeolojik projeleri olan Karaz, Pulur ve Güzelova höyükleri gerçekleştirildikleri dönem koşulları göz önüne alındığında takdire şayan ve olağan üstü projeler olduğunu vurgulayan, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı " Günümüzde dahi arkeolojik projelerin gerçekleştirilmesindeki zorluklar dikkate alındığında bu durum daha net anlaşılacaktır. Ülke topraklarının her bir noktasındaki kültürel ve arkeolojik değerlere önem verme ve onları sahiplenme durumu da ayrıca takdir edilmesi gereken bir durumdur. Aynı zamanda bu üç kazının yayınları kısa süre içerisinde yapılarak bilim dünyası ile paylaşılmıştır. Bu yayınlarla ilgili önemli bir ayrıntı bunların Türk Tarih Kurumu ve o dönemde henüz yeni kurulmuş olan Atatürk Üniversitesinin ortak yayınları olmasıdır. O tarihlerde henüz bünyesinde arkeoloji bölümü dahi bulunmayan Atatürk Üniversite’nin bu tür bir proje imza atmış olması sahip olduğu geniş ve derin vizyonun açık bir göstergesidir. Bölgemizin ve ülkemizin en erken arkeolojik kazıları olma özelliğine de sahip bu üç kazı Yakındoğu ve Anadolu arkeolojisi açısından çok önemli sonuçlar ortaya koymuştur. Bunların başında bu günkü politik sınırları aşan çok büyük bir kültürel birlikteliğin ülkemizdeki varlığının ilk kez bu kazılarla kanıtlanmış olması gelmektedir." diye konuştu.
Aydın, İtalya’da AGİT bölgesinde organize suçlarla mücadeleye ilişkin parlamentolar arası konferansa katıldı
07 Haziran 2025 Cumartesi - 21:26 Aydın, İtalya’da AGİT bölgesinde organize suçlarla mücadeleye ilişkin parlamentolar arası konferansa katıldı Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum Milletvekili ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Terörle Mücadele Özel Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Kamil Aydın İtalya’nın başkenti Roma’da 5-6 Haziran 2025 tarihinde organize edilen "AGİT Bölgesinde Organize Suçlarla Mücadeleye İlişkin Parlamentolar Arası Konferans"a katılım sağladı. Konuşmasına başlarken İtalyan Parlamentosu’nun güzel binasında bu önemli iki günlük Parlamentolararası Konferansa ev sahipliği yapan AGİT Parlamenter Meclisi’ndeki İtalyan Delegasyonu’na içten şükranlarımı sunan Aydın, katılımcı ülkelerin delegasyonlarına da ayrıca teşekkür etti. Terörizm ile uluslararası organize suç arasındaki büyüyen bağın ele alınmasının önemini sürekli olarak vurguladığını dile getiren Terörle Mücadele Özel Komisyonu (CCT) Başkanı Aydın, bu karmaşık ilişkiye dair algılayışımızı derinleştirmek, birbirlerini giderek daha fazla besleyen her iki tehdide de etkili bir şekilde karşı koymak için elzem olduğunun altını çizdi. Moderatörlüğünü yaptığı "AGİT Bölgesinde Terör Eğilimleri: Gençlik Radikalizasyonundan Şiddet İçeren Aşırıcılığa" konulu toplantıda terör örgütlerinin genellikle fon, silah, lojistik ve eleman temini için suç şebekelerine bağımlı olduğunu; Uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, silah ticareti ve kara para aklama gibi yasadışı faaliyetler; terörist organizasyonlar için hayati nitelikte olduğunu ifade eden Aydın, bölgemizde ve ötesinde en endişe verici gelişmelerden biri olan gençliğin şiddet içeren aşırılığa düşmesi konusu olduğunu belirtti. Türkiye’nin bakış açısından, organize suçla mücadele, iç güvenliği sağlama, terörizmi önleme ve demokratik kurumları koruma yönündeki geniş çabaları sunan Aydın, Türk kolluk kuvvetlerinin güçlü istihbarat çalışmaları, adli iş birliği ve ele geçirme yöntemleriyle suç ağlarını etkin bir şekilde ortadan kaldırdığını, hem organize suçu hem de aşırılıkçı faaliyetleri sürdüren finansal can damarlarını kesmeye özel önem verdiğini belirtti. Programın kapanış konuşmasında ise sosyal medya algoritmalarının zararlı içerikleri nasıl güçlendirdiğini ve oyunlaştırma, deepfake ve dezenformasyon gibi yapay zeka destekli işe alım taktiklerinin giderek daha fazla savunmasız gençleri hedef aldığını aktaran Aydın, bu tekniklerin karmaşık, hızlı gelişen ve tehlikeli derecede etkili olduğunu öne sürerken, sağlam politika rehberliği geliştirme ve özel sektörle, özellikle teknoloji şirketleriyle iş birliğini güçlendirme kararlılığının, gençlerin maruz kaldığı dijital alanlardaki aşırılıkçı manipülasyona karşı alınacak önlemlerin önemini vurguladı. Gerçekleşen toplantıların gelecek nesli terörizm ve şiddet içeren aşırılığın etkisinden nasıl korunacağı konusunda görüş alışverişinde bulunmak için değerli bir fırsat olduğunu belirten Aydın, uluslararası terörist grupların yeni teknolojileri kötüye kullanmasını engelleyecek adımların atılmasının da önemini belirtti.
Prof. Dr. Uday Maitra’dan, üç önemli konferans
07 Haziran 2025 Cumartesi - 13:18 Prof. Dr. Uday Maitra’dan, üç önemli konferans Atatürk Üniversitesi, Erasmus+ Personel Hareketliliği Programı kapsamında önemli bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Hindistan Bilim Enstitüsü (Indian Institute of Science - IISc) Organik Kimya Bölümü öğretim üyesi ve kimya eğitimi alanında uluslararası düzeyde tanınmış bir bilim insanı olan Prof. Dr. Uday Maitra, Kimya Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olan eşi Prof. Dr. Samita Maitra ile birlikte Atatürk Üniversitesini ziyaret etti. Ziyaret süresince Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözbilir’in ev sahipliğinde çeşitli bilimsel ve kültürel etkinlikler düzenlendi. Prof. Dr. Maitra, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesinde "A Systems Thinking Approach in Understanding Organic Reaction Mechanisms" başlıklı konferansında organik kimya mekanizmalarını sistem düşüncesiyle ele alırken, Fen Fakültesi Kimya Bölümünde ise "A Simple, Inexpensive and Versatile Photoluminescent Sensor Platform for Multiple Analytes" ve "Drug Design - Is It Really That Easy?" başlıklı iki farklı konferans verdi. Akademisyenler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen bu konferanslar hem eğitim içerikleri hem de sunum teknikleriyle katılımcılara yeni bakış açıları kazandırdı. Prof. Dr. Mustafa Sözbilir, bu tür uluslararası etkinliklerin kültürel etkileşimi artırarak bilimsel iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu ve Atatürk Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonuna hizmet ettiğini ifade etti. Prof. Dr. Maitra, ayrıca şimdiye kadar 93 farklı eğitim kurumunda gerçekleştirdiği "Chemistry is Fun! - Kimya Eğlencelidir!" adlı deneysel gösteri sunumunun 94.sünü Erzurum Bilkent Özel Laboratuvar Lisesinde gerçekleştirdi. Lise öğrencileri tarafından büyük ilgi gören bu etkinlik, genç bireylerde bilimsel farkındalığın artırılmasına yönelik anlamlı bir adım olarak değerlendirildi. Ziyareti kapsamında, Atatürk Üniversitesinin çeşitli birimlerini de gezen Prof. Dr. Maitra, Atatürk Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi, DAYTAM, Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi, Buz Müzesi, Hurufat Baskı Müzesi ve İçsu Balıkları Araştırma Merkezi gibi merkezlerde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Atatürk Üniversitesinin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetleri hakkında bilgi alan Maitra, Atatürk Üniversitesini çağdaş ve dinamik bir yükseköğretim kurumu olarak değerlendirdi. Prof. Dr. Uday Maitra Kimdir? Hindistan Bilim Enstitüsü (IISc) Organik Kimya Bölümü öğretim üyesi olan Prof. Dr. Uday Maitra, aynı zamanda Hindistan Bilim Akademisi (INSA) üyesi ve Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği (IUPAC) Kimya Eğitimi Komitesi yürütme kurulu üyesidir. Temel bilimler, mühendislik ve yönetim alanlarında Hindistan’ın önde gelen kurumlarından biri olan IISc’de yürüttüğü araştırmalar ve verdiği eğitimlerle uluslararası alanda saygın bir yer edinen Prof. Dr. Maitra, kimya alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla tanınmakta ve dünya genelinde çeşitli konferanslar düzenlemektedir.