Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
27 Mart 2026 Cuma - 18:20:33
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
27 Mart 2026 Cuma - 15:48
Erzurum’da iş dünyasında kariyer paneli
Atatürk Üniversitesi Sektör-Öğrenci İş Birliği Kulübü ile ana paydaşlığını Genç Finansçılar Derneği’nin yürüttüğü ulusal zirvede, üniversite ile iş dünyası arasındaki etkileşimi güçlendirmeye yönelik oturumlar düzenlendi. Zirve kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, sunuculuğunu Fatih Aydemir’in, moderatörlüğünü Aleyna İlkay Çopur’un üstlendiği "İş Dünyası-Öğrenci Buluşmaları: Muhasebe ve Denetim Paneli" yapıldı. Panele, eski Devlet Bakanı ve yeminli mali müşavir Dr. Masum Türker, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Selahattin Karabınar, Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Coşkun Ertaş ile Erzurum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Aykut Özbek katıldı. İkinci oturumda ise sunuculuğunu Doç. Dr. Fırat Altınkaynak’ın yaptığı, moderatörlüğünü Melisa Akın’ın yürüttüğü "İş Dünyasında Kariyer Paneli" düzenlendi. Oturumda, TOBB Erzurum Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı M. Kübra Alioğulları, PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır ile iş insanları Ali Cindilli ve Melikşah Tekin konuşmacı olarak yer aldı. Zirvenin, öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurmalarını sağlayarak kariyer planlamalarına katkı sunmayı, teori ile pratiği buluşturarak iş dünyasının dinamiklerini erken dönemde tanımalarına imkan sağlamayı hedeflediği belirtildi.
06 Haziran 2025 Cuma - 15:13
Kaçan düve, kurban timi tarafından yakalandı
Erzurum’da kurban kesim alanına götürülürken kaçan düve sahibine zor anlar yaşattı. Yakutiye ilçesi Yoncalık semtinde sahibinin elinden kurulan düve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kurban Yakalama Timi tarafından yakalandı. Düve, kaçtığı bahçede uyuşturucu iğneyle sakinleştirilerek kesimhaneye götürüldü.
06 Haziran 2025 Cuma - 14:11
Şehit ailelerine bayram ziyareti
Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kurban Bayramı’nda şehit ailelerini yalnız bırakmadı. Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz Jandarma Uzman Çavuş Muhammet Ferdi Güntekin, Polis Memuru Tahir Kaltar ve Polis Memuru Ertuğrul Kırık’ın aileleri ziyaret edildi. Ziyaretlerde şehitler dualarla anıldı, bayramlaşma ve samimi sohbetlerle duygusal anlar yaşandı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut yaptığı açıklamada, "Şehitlerimizin aileleri bizlere bırakılmış en kıymetli emanetlerdir. Bayramda da yanlarında olarak hem onların acılarını paylaşıyor hem de birliğimizi, dayanışmamızı pekiştiriyoruz. Devlet olarak her zaman onların yanındayız" ifadelerini kullandı. Ziyaretler sırasında ailelerle yakından ilgilenildi, çeşitli hediyeler takdim edildi. Program, manevi atmosferiyle bayramın anlamına anlam kattı.
06 Haziran 2025 Cuma - 14:09
Erzurum’da üzerine kurbanlık düşen adamın ayağı kırıldı
Erzurum’un Oltu ilçesinde çok sayıda vatandaş kurbanlık keserken kendini yaraladı. Oltu ilçesinde ilk günün acemi bilançosu 14 oldu. Bayram namazının ardından kurban kesme telaşına düşen vatandaşlar her yıl olduğu gibi bu yıl da kendisini yaraladı, hastanelik oldu. Oltu ilçesinde Şinasi Yıldırım isimli vatandaş büyükbaş kurbanlığını kesmek için caraskal kullandı. Ancak kurbanlık bir anda sahibinin üzerine düştü. Ayağı kırılan Yıldırım, Oltu Devlet Hastanesinde yapılan ilk tedavisinin ardından Erzurum’a sevk edildi. Öte yandan, kurban kesimi sırasında kendini yaralayan acemi kasaplar Oltu Devlet Hastanesine akın etti. Öğle saatine kadar 14 kişi Oltu Devlet Hastanesine müracaat etti. Bir çok acemi kasap çeşitli yerlerinden yaralanırken, çoğu Oltulu vatandaş kurbanlarını kazasız kesmeyi başardı.
06 Haziran 2025 Cuma - 13:11
Vatandaş mobil mezbahanelere koştu
Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurbanların kesimi noktasında ciddi bir yoğunluk yaşandı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi kurduğu mobil mezbahaneler de ilgi odağı oldu. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı’mızın bereketi, Erzurum’umuzun güçlü altyapısıyla buluştu. Modern imkanlarla donatılmış Canlı Hayvan Borsamız, bayram boyunca hem üreticimizin hem de vatandaşımızın yanında oldu. Hijyenik şartlarda, düzenli ve güvenli bir ortamda yapılan kurbanlık alışverişleri; hemşehrilerimizin bayramını daha huzurlu kıldı. Bu büyük tesis, sadece bir hizmet değil, aynı zamanda Erzurum’un üretim gücünün ve vizyonunun bir yansımasıdır. Erzurum, hayvancılığın merkezidir. Geçmişten aldığı güçle bugün üretiyor, Doğu’ya ve Türkiye’ye öncülük ediyor" denildi.
06 Haziran 2025 Cuma - 10:37
Erzurum’da protokol vatandaşlarla bayramlaştı
Erzurum’da protokol üyeleri, tarihi Ulu Cami’de Kurban Bayramı namazını kıldıktan sonra vatandaşlarla bayramlaştı. Kılınan namazın ve okunan hutbenin ardından cemaatle tek tek bayramlaşan Vali Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül ve Erzurum Emniyet Müdürü Hüseyin Yırtar, cami çıkışında da vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Programa ilde görev yapan bürokratların yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı.
06 Haziran 2025 Cuma - 10:29
Erzurum’da bayram namazında eller dua için açıldı
Erzurum il protokolü, Kurban Bayramı namazını tarihi Ulu Camii’nde kıldıktan sonra vatandaşlarla bayramlaştı. Kılınan namazın ve okunan hutbenin ardından cemaatle tek tek bayramlaşan Vali Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül ve Erzurum Emniyet Müdürü Hüseyin Yırtar cami çıkışında da vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Programa ilde görev yapan bürokratların yanı sıra siyasi parti ve STK temsilcileri de katıldı. (MEK-NK)
06 Haziran 2025 Cuma - 09:16
Vali Çiftçi’den bayram mesajı
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Kurban Bayramı vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı. Kurban Bayramı’nın paylaşma, bereket ve kardeşlik iklimiyle gönülleri kuşattığını ifade eden Vali Çiftçi, Mübarek Kurban Bayramı’nın; aziz milletimizin birlik ve beraberliğini pekiştirmesini, İslâm âlemi ve bütün insanlık için hayırlara, huzura, barışa ve merhamete vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bayramlar, gönülleri huzurla dolduran, kulluk şuurunu pekiştiren mübarek zamanlardır. Rabbimizin lütuf ve ihsanıyla eriştiğimiz bu müstesna günler, bizleri fıtrî olarak sahip olduğumuz güzelliklere yaklaştırır. Sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik duyguları bu günlerde daha da güçlenir. Kırgınlıklar unutulur; ihtiyaç sahipleri, kimsesizler, yetimler, yaşlılar ve hastalar hatırlanır. Çocuklar sevindirilir, büyükler ziyaret edilir, gönüller alınır. Unutmayalım ki bayramlar, birlik ve beraberliğimize güç katan rahmet iklimleridir. Kurban ibadetinin; Yüce Allah’a yakınlaşmanın, teslimiyetin ve sadakatin bir nişanesi olduğu kadar, paylaşma ve dayanışmanın da en güzel ifadesi olduğunu hatırlatan Vali Çiftçi, "Kurban ibadetlerimiz vesilesiyle, ihtiyaç sahiplerine uzanan eller, kardeşliğin ve merhametin en güzel tezahürünü ortaya koyar. Kurban, bir ibadet olduğu kadar yetimlerin, öksüzlerin, kimsesizlerin tebessümü olabilmeyi, ihtiyaç sahiplerinin hanelerine rahmet ve sevinç ulaştırmayı da gerektirir. Bu mübarek ibadette; sevindirirken sevinmenin, paylaşırken huzur bulmanın ve kardeşlik hukukunu, merhamet ahlâkını yaşatmanın manası saklıdır. Kıymetli Erzurumlular, Bayramlar aynı zamanda sevdiklerimize kavuşma ve birlik olmanın daha anlamlı olduğu günlerdir. Sürücülerimizden bu güzel günlerde trafik kurallarına önemle riayet etmelerini rica ediyorum. Bu duygularla, dinimizin temel şartlarından olan Kurban Bayramı’nın kurtuluşumuza vesile olmasını diliyor; insanlık dışı muameleyle yurtlarından çıkarılan, canlarına kıyılan Filistinli kardeşlerimizin gönüllerine huzur, yurtlarına barış ve esenlik getirmesini diliyorum. Ayrıca kutsal topraklarda hac farizasını yerine getiren vatandaşlarımızın ibadetlerinin kabul olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun" şeklinde konuştu.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:03
Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi’ne yeni altyapı
Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü, şehir merkezinde yeni içme suyu ve kanalizasyon altyapı çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda, Plan Proje Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı tarafından 2025 yılı yatırım programında yer alan projelerden biri olan Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi’nde yeni yerleşim bölgelerinde 10 kilometre içme suyu ve 6 kilometre kanalizasyon hattı yapım çalışmaları tamamlandı. Yetkililer, yapılan çalışmaların modern şehircilik anlayışına uygun şekilde projelendirildiğini ve kentin büyüyen nüfusuyla doğru orantılı olarak planlandığını belirtti. Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi’nin yeni yerleşim bölgelerinde yaşayan vatandaşların su ve kanalizasyon hizmetlerinden sorunsuz bir şekilde faydalanmaları hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, bölgede yaşam kalitesinin artması ve olası altyapı sorunlarının önüne geçilmesi bekleniyor. ESKİ Genel Müdürlüğü, şehir genelinde benzer projelerin sürdüğünü ve 2025 yılı boyunca çeşitli mahallelerde altyapı yatırımlarının devam edeceğini açıkladı.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’ndan önemli kararlar
Erzurum Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu 2025 yılının ilk toplantısında bir dizi önemli karar aldı. Kurul 2024-2028 Eylem Planlarında (tütün, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılık) yer alan faaliyetlerin, süreç göstergelerinde belirtilen hedefler doğrultusunda sorumlu kurumlar tarafından gerçekleştirilmesi ve 6 aylık gerçekleşme durumunun Haziran ayında yapılması planlanan 2. BMİKK toplantısında sunulmasına karar verdi. 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın A2. Sigarayı Bırakma başlığı altında yer alan 3.4. Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyasının düzenlenmesi faaliyeti ve T.C. Sağlık Bakanlığının bu doğrultuda göndermiş olduğu 26.03.2025 tarihli yazılı talimatı gereği, tüm kamu kuruluşlarında sigara bırakma kampanyası düzenlenmesine ve takibi için yürütme komisyonu oluşturulması kurulun başka bir önemli kararı oldu. Denetimler artırılacak Kurul aynı zamanda Erzurum Tütün Kontrolü Yerel Eylem Planı 2024-2028’in A3. Tütün Dumanından Pasif Etkilenimin Önlenmesi başlığı altında yer alan 2.1. Kamu kurum kuruluşlarında ihlallerin önlenmesine yönelik denetimlerin güçlendirilmesi faaliyeti kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çapraz denetim uygulamasının başlatılmasına, uygulamanın başlatılacağına dair kamu kurumlarının bilgilendirilmesine ve yapılan denetimlerde ihlal tespit edilmesi durumunda gerekli cezai işlemin uygulanmasına gündemine aldı. Kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi konusunda yetkilendirilmiş olan personele eğitim verilmesine, yetkilendirilmiş personel tarafından kurumlarında yapılan denetim sayılarının ve ihlal durumunun iki ayda bir rapor halinde İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine, BMİKK toplantılarının ve bu toplantılarda alınan ve paylaşılması mümkün olan kararların Erzurum Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından paylaşılmasına, karar verildi. Okullarda eğitimler yapılacak Zorunlu eğitime devam eden lise öğrencilerine ve velilerine yönelik uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen farkındalık eğitimlerinde, eğitim alan öğrenci oranının artırılması için resmi ve özel eğitim kurumlarında gerekli tedbirlerin alınmasına; veli oranının artırılması için de planlama yapılmasına, İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezlerinin (SHM) tanıtılması ve sigara bırakma polikliniklerine başvurularının artırılması konusunda bilgilendirmelerin yapılmasına, Yeşilay’ın "Yeşil Dedektör" ve "Bırakabilirsin" mobil uygulamalarının tanıtılmasına, kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi için yetkilendirilmiş olan personele verilecek eğitime Yeşilay Erzurum Şubesinin de katılım sağlayarak eğitimde bu uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmasına Bağımlılıkla Mücadele Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları, Kurullara İlişkin Ortak Düzenlemeler başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ".her kurul toplantısında en az iki kurum/kuruluş sırasıyla yaptıkları faaliyetleri, yaşadıkları sorunları ve yapacaklarım kurula arz edecektir." hükmü gereği bir sonraki toplantıda İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunum yapmasına karar verildi.
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02
Uzmanından vatandaşlara kurban eti tavsiyeleri
Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini ve etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır" dedi. Diyetisyen Gamze Söylemez, kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını vurgulayarak, "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" şeklinde konuştu. "Etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" Söylemez, sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye ederek "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" dedi. "Mangalda yanmış et kanseri için risk" Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden birisinin de eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, olarak görüldüğünü vurgulayan Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz"
05 Haziran 2025 Perşembe - 20:28
AK Parti İl Başkanı Küçükoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı; "Bu yılki bayramda dilimizde tek bir cümle var, Adımız Kardeşlik, Soyadımız Türkiye"
AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Küçükoğlu mesajında, "Bugün Türkiye, terörsüz bir geleceğe hiç olmadığı kadar yakındır" dedi. Bayramların dini vecibelerimizi yerine getirdiğimiz günler olmasının yanı sıra; kardeşliğin, dayanışmanın, vefanın ve merhametin yeniden anlam bulduğu kutlu zamanlar olduğunu belirten Başkan Küçükoğlu, "Bayramlar, aynı sofrada buluştuğumuz, kırgınlıkların unutulduğu, gönüllerin yeniden birleştiği, duaların göğe yükseldiği müstesna günlerdir. Bu anlamda bugün burada aynı zamanda bir milletin ortak hayalini, geleceğini ve inancını da birlikte idrak ediyoruz" dedi. "Bu yılki bayramda dilimizde tek bir cümle var: "Adımız Kardeşlik, Soyadımız Türkiye" diyen Başkan Küçükoğlu, "Bu ifade yalın bir slogandan ibaret değildir. Bu; bir milletin kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığını yansıtan bir duruştur. Bu; bin yıldır bu toprakları vatan kılanların duasıdır, alın teridir, fedakârlığıdır. Bu; ezan dinmesin, bayrak inmesin, vatan bölünmesin diyen milyonların ortak hissiyatıdır. Ve bugün bu hissiyat artık bir hayal değil; kararlı bir yürüyüşe dönüşmüştür. Kardeşliğimizi büyütecek, kalkınmamızı hızlandıracak, birliktelik hukukumuzu perçinleyecek daha güçlü bir Türkiye geleceği inşa etme hedefimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz inşallah" diye konuştu. "AK Parti’den önce bu ülkede ne vardı? Kaos vardı, kriz vardı, kargaşa vardı. Milletimiz sağcı-solcu diye bölünmüş, kardeş kardeşe düşman edilmiş. Bir yanda darbeler, diğer yanda yoğun ekonomik buhranlar, siyasi istikrarsızlıklar. Gençliğimizin enerjisi sokaklarda heba edildi. 70 sente muhtaç edilmiş bir Türkiye vardı. Her seçimden sonra ülkede belirsizlik hâkim olurdu. Siyasi istikrarsızlık, ekonomik çöküşleri tetikliyor; vesayet odakları milletin iradesi üzerinde gölge gibi dolaşıyordu" diyen Küçükoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü; "Hatırlayalım, 28 Şubat’ta nasıl bir milli irade gasbı yaşandı. 2001 krizinde nasıl bir ekonomik çöküş meydana geldi. IMF kapılarında el pençe divan duran bir Türkiye vardı. Ama sonra ne oldu? Sonra millet "Yeter!" dedi. Sonra AK Parti doğdu. Sonra Recep Tayyip Erdoğan çıktı ve "Artık söz de, karar da, irade de milletindir!" dedi. O gün "aydınlığa açık, karanlığa kapalı" şiarıyla başlayan bu büyük ve kutlu yürüyüş, bugün "Türkiye Yüzyılı"na dönüşmüştür. Devlet ile milletin arasındaki uçurum kapatılmış, siyasetin merkezine yeniden milletimiz oturtulmuştur. Bugün artık kendi SİHA’sını üreten, kendi savaş uçağını uçuran, Gabar’da petrol, Karadeniz’de doğal gaz çıkaran, küresel sorunlara küresel çözümler sunan bir Türkiye var. TOGG artık yollarda, TCG Anadolu artık denizlerde. Savunma sanayiinde, uzay teknolojilerinde, enerji bağımsızlığında destan yazıyoruz. Otoyollar, şehir hastaneleri, hızlı trenler, köprüler artık bir hayal değil; Türkiye gerçeğidir. Peki tüm bu başarıların temelinde ne var? Güvenlik var. Huzur var. İstikrar var değerli kardeşlerim. İşte bu yüzden terörle mücadele konusunu ve Terörsüz Türkiye idealimizi asla hafife alamayız. Çünkü biliyoruz ki, içeride huzur yoksa; ne yatırımdan, ne kalkınmadan, ne üretimden ne de istihdamdan, refahtan ve büyümeden bahsedebiliriz. Çünkü biliyoruz ki içeride birlik yoksa, dışarıya karşı daha hassas, daha kırılgan ve daha edilgen oluruz. Bugün yanı başımızda cereyan eden bölgesel ve küresel çatışmaların Türkiye olarak fiziken muhatabı olmasak da bilfiil müdahiliyiz. Karabağ meselesinde müdahil bizdik, Suriye savaşında yine biz müdahil olduk, Rusya - Ukrayna savaşında dünyaya ve mağdurlara nefes aldıran, barış elçisi olan yine bizdik. Artık dünyanın merkezi, tüm çözümsüzlüklerde beklenilen ve aranılan ülke Türkiye’dir. Bunun tabii ki bir anlamı var. Küresel bir liderimiz var. Güven veren ve hakkaniyetinden şüphe duyulmayan bir Cumhurbaşkanımız var. Bizlere düşen de Sayın Cumhurbaşkanımızın üstlendiği bu tarihi misyonda onun yol ve dava arkadaşları olarak ortaya koyduğu bu anlamlı sürece çok güçlü bir destek vermektir. Bugün Türkiye, terörsüz bir geleceğe hiç olmadığı kadar yakındır. Bu sadece bir güvenlik başarısı değil; bu aynı zamanda büyük bir toplumsal mutabakat ve yeniden bütünleşme projesidir. Bu başarının arkasında güçlü bir siyasi irade, kapsamlı bir strateji ve sarsılmaz bir kararlılık vardır. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Devlet Bahçeli bu sürecin başından sonuna kadar her noktasında büyük bir titizlik ve fedakârlıkla çalışmalarını yürütmektedir. Bu süreçte elbette yalnız yürümedik. Cumhur İttifakı, bu büyük yürüyüşün siyasi teminatıdır. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı bu süreç ve beraberinde devlet aklı ile milli iradeye verdiği destek, bu kutlu ittifakın temel taşlarından biri olmuştur. Teröre karşı yürütülen kararlı mücadelede istihbarat birimlerimizden güvenlik güçlerimize, İçişleri Bakanlığımızdan Türk Silahlı Kuvvetlerimize kadar her bir kurumumuz tarih yazmıştır. Ancak yıllardır ülkemizde kan ve gözyaşından medet umanların, Türkiye’nin sırtındaki bu kamburdan kurtulma ihtimalinden endişe duyduklarını da aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Unutmayalım ki; fitnenin uykusu hafif, sükûnetin uykusu ise derindir. Bu sebeple fitneye karşı uyanık olmamız, sulh ve selametin zaferi içinse mücadele etmemiz ve derdimizi tekraren anlatmamız gerekiyor. Çünkü silah susar, ama şer dili konuşur. Algı operasyonları, psikolojik savaşlar, siyasal sabotajlar, içimize sokulmuş ayrılık tohumları her an tetikte bekler. O yüzden birlikten ayrılmayacağız, liderimize güveneceğiz ve milletin çizdiği istikametten bir adım sapmayacağız. Birlik; samimiyet ister, kararlılık ister. Milletimiz, kardeşlik kapılarını hep açık tutar. Bu sebeple Terörsüz Türkiye idealimizin bayraktarlığını yapacak olan siz değerli kardeşlerimizin bu sürece yapacağı etkin ve pozitif katkılar hiç şüphesiz hayati öneme sahiptir. Sahada işimiz bitmedi. Bayram, bizler için aynı zamanda sorumluluktur. Mahalle mahalle, sokak sokak dolaşırken, elini sıktığınız her vatandaşımızla sadece bayramlaşmayın; umut paylaşın, hedef paylaşın, vizyon paylaşın. Onlara deyin ki: "Bu ülke artık terörle değil, teknolojiyle anılacak." "Bu millet artık kavgayı değil, kalkınmayı konuşacak." Gençlere umut verin. Kadınlara güven verin. Esnafa moral verin. Herkes bilsin ki bu ülke artık geri gitmeyecek. Bu millet asla ama asla başı önde yaşamayacak. Çünkü Türkiye artık başını kaldırmış ve istikbale doğru emin adımlarla yürümektedir. Ortadoğu’da haritalar yeniden çizilirken, Batı’da aşırı sağ ivme kazanırken, mazlum coğrafyalar feryat ederken; Türkiye bir istikrar adası gibi dimdik ayakta durmaktadır. Gabar’da, TEKNOFEST gençliğinde, Bayraktar’da, İMECE uydusunda, Diplomaside bu istikrarın, bu vizyonun meyvelerini görüyoruz. İşte biz bu yüzden "Türkiye Yüzyılı" diyoruz! Ve bir kez daha altını çiziyoruz ki: CHP zihniyeti durdurur. Cumhur İttifakı yürütür! CHP kriz üretir. Cumhur İttifakı istikrar getirir! Onlar algı yapar. Biz hizmet ederiz. Onlar ayrıştırır. Biz birleştiririz. Onlar bahane üretir. Biz çözüm üretiriz! Ne mutlu bu davaya yüreğini verenlere! Ne mutlu Türkiye’nin kardeşlik iklimine tohum ekenlere! Ne mutlu Türkiye’nin bu güçlü yürüyüşüne omuz verenlere."
05 Haziran 2025 Perşembe - 20:09
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da AK Parti İl Başkanlığınca düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Tarihi Yakutiye Medresesi önünde bulunan kent meydanında düzenlenen bayramlaşma programına AK Parti milletvekilleri Selami Altınok, Abdurrahim Fırat, Mehmet Emin Öz, Fatma Öncü, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurarken mücadele edeceklerini söyledikleri alanlardan birisinin yasaklar olduğunu ifade eden Bakan Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yasaklarından mücadele ettik. Bugün Türkiye’de başörtüsü yasağından kimse artık bahsedemez. Ben bir iki programda söyledim. Cumhuriyet Halk Partililer karşı çıkıyorlar, bağırıyorlar, çağırıyorlar ama şunu da ’bizim iktidarımızda başörtüsü problemi olmayacak’ demiyorlar, sadece laf kalabalığı yapıyorlar. Bugün Türkiye’de bu yasakların en önemlisi, başörtüsüyle ilgili yasaklar çok şükür ortadan kalkmış durumda. Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk" diye konuştu. Bu bayram bizim için Türkiye’nin kardeşlik iklimi için apayrı bir bayram Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir konuda eksikliğimiz var idi, bunun mücadelesini Cumhurbaşkanımız, başbakan olduğunu tarihten itibaren verdi, bugünlerde de semerelerini alacağız inşallah. Ne bu 3 Kasım 2002’de AK Parti iktidara geldi, hemen sonrasında hükümet kuruldu. Hükümet kurulduktan sonra 30 Kasım 2002’de AK Parti’nin ilk icraatlarından birisi OHAL uygulamasını kaldırmaktı. Cumhurbaşkanımız diyor ki ’Biz Türkiye’de kardeşlik iklimini oluşturacağız, bütün yasakları kaldıracağız’ dedi. 30 Kasım 2002’de başlattığı bu kardeşlik iklimini tesis etme çabası müesses nizamın bütün engelleme çabalarına rağmen bundan çıkar elde etmeye çalışan, bundan nemalanmaya çalışan çıkar çevrelerinin bütün çabalarına rağmen cumhurbaşkanımız dirayetle bu konuda yürüdü. Ve bugün bu süreçte yaptığımız, hatırlayın AK Parti iktidarından önce Ahmet Kaya, Kürtçe ifadeleri bulunduğu için sanat camiası tarafından linç edilmişti. Hatırlayın, bu ülkede Kürtçe konuşmak bir suç kabul ediliyor idi, ancak şimdi Kültür Bakanlığımız Kürtçe tiyatro oyunu yapıyor, Kürtçe eserleri basıyor, okullarımızda Kürtçe seçmeli derslerimiz, Kürtçe öğreten kurslarımız, Kürtçe yayın yapan televizyonumuz var. Bu mücadele sonucunda geçtiğimiz günlerde biliyorsunuz ’Terörsüz Türkiye’ diye bir süreç başladı. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanımıza bu süreci başlattığı için yasaklarla ilgili bu anlamdaki kardeşlik iklimini tesis edecek bu mücadelesi için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu bayram bizim için Türkiye’nin kardeşlik iklimi için apayrı bir bayram" diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Tekin ve törene katılan milletvekilleri vatandaşlarla tek tek bayramlaştı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder