Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 22 gözaltı
27 Mart 2026 Cuma - 20:08:01
Erzurum merkezli olarak 5 ilde "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında tahkikatı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına istinaden; Erzurum merkezli olmak üzere Bingöl, Samsun, Kocaeli ve Bursa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Erzurum’da 11, Bingöl’de 8, Samsun, Kocaeli ve Bursa’da 1’er şüpheli olmak üzere toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tahkikat işlemleri tamamlanan 22 şüpheliden 1 şüpheli savcılık talimatına istinaden Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, kalan 21 şüpheli Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Sevk edilen şahıslardan 1 şüpheli savcılık makamı tarafından serbest bırakılırken 7 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:20
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
05 Haziran 2025 Perşembe - 20:09
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da AK Parti İl Başkanlığınca düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Tarihi Yakutiye Medresesi önünde bulunan kent meydanında düzenlenen bayramlaşma programına AK Parti milletvekilleri Selami Altınok, Abdurrahim Fırat, Mehmet Emin Öz, Fatma Öncü, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurarken mücadele edeceklerini söyledikleri alanlardan birisinin yasaklar olduğunu ifade eden Bakan Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yasaklarından mücadele ettik. Bugün Türkiye’de başörtüsü yasağından kimse artık bahsedemez. Ben bir iki programda söyledim. Cumhuriyet Halk Partililer karşı çıkıyorlar, bağırıyorlar, çağırıyorlar ama şunu da ’bizim iktidarımızda başörtüsü problemi olmayacak’ demiyorlar, sadece laf kalabalığı yapıyorlar. Bugün Türkiye’de bu yasakların en önemlisi, başörtüsüyle ilgili yasaklar çok şükür ortadan kalkmış durumda. Herkesin dinini, inancını özgürce yaşayabildiği bir ülke oluşturduk" diye konuştu. Bu bayram bizim için Türkiye’nin kardeşlik iklimi için apayrı bir bayram Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir konuda eksikliğimiz var idi, bunun mücadelesini Cumhurbaşkanımız, başbakan olduğunu tarihten itibaren verdi, bugünlerde de semerelerini alacağız inşallah. Ne bu 3 Kasım 2002’de AK Parti iktidara geldi, hemen sonrasında hükümet kuruldu. Hükümet kurulduktan sonra 30 Kasım 2002’de AK Parti’nin ilk icraatlarından birisi OHAL uygulamasını kaldırmaktı. Cumhurbaşkanımız diyor ki ’Biz Türkiye’de kardeşlik iklimini oluşturacağız, bütün yasakları kaldıracağız’ dedi. 30 Kasım 2002’de başlattığı bu kardeşlik iklimini tesis etme çabası müesses nizamın bütün engelleme çabalarına rağmen bundan çıkar elde etmeye çalışan, bundan nemalanmaya çalışan çıkar çevrelerinin bütün çabalarına rağmen cumhurbaşkanımız dirayetle bu konuda yürüdü. Ve bugün bu süreçte yaptığımız, hatırlayın AK Parti iktidarından önce Ahmet Kaya, Kürtçe ifadeleri bulunduğu için sanat camiası tarafından linç edilmişti. Hatırlayın, bu ülkede Kürtçe konuşmak bir suç kabul ediliyor idi, ancak şimdi Kültür Bakanlığımız Kürtçe tiyatro oyunu yapıyor, Kürtçe eserleri basıyor, okullarımızda Kürtçe seçmeli derslerimiz, Kürtçe öğreten kurslarımız, Kürtçe yayın yapan televizyonumuz var. Bu mücadele sonucunda geçtiğimiz günlerde biliyorsunuz ’Terörsüz Türkiye’ diye bir süreç başladı. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanımıza bu süreci başlattığı için yasaklarla ilgili bu anlamdaki kardeşlik iklimini tesis edecek bu mücadelesi için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu bayram bizim için Türkiye’nin kardeşlik iklimi için apayrı bir bayram" diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Tekin ve törene katılan milletvekilleri vatandaşlarla tek tek bayramlaştı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 19:09
Erzurumlu damattan nişanlısına kurbanlık koç hediyesi
Erzurum’da nişanlıya kurbanlık koç hediye etme geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Erzurum’da ikamet eden Doktor Muhammet Enes Batman, nişanlısı Sema Coşkun için özel olarak süslediği kurbanlık koçu hazırlayıp ailesiyle birlikte Oltu’daki kız evine teslim etti. Yöre geleneğine göre nişanlı gençler, bayram öncesinde nişanlılarına süslenmiş kurbanlık koç hediye ediyor. Bu kapsamda damat adayı Muhammet Enes Batman, aldığı koçun boynuzlarına altın bilezik takarak onu özenle süsledi. Duygularını paylaşan Batman, "Erzurum’un geleneklerinden biri olan nişan kurbanımızı hazırladık. Koçumuzu Erzurum’dan aldık, nişanlıma hediye olarak getirdik. Süsledik, bileziğimizi taktık, şimdi kendisine takdim edeceğiz. Hayırlı olsun" dedi. Gelin Sema Coşkun ise böyle bir hediye almaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Damadın babası Yılmaz Batman da, bu geleneği sürdürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bayramlık koçumuzu Erzurum’dan alıp Oltu’ya getirdik. Hediyesiyle birlikte güzelce süsledik, şimdi gelinimize teslim edeceğiz. Bu güzel geleneği yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 17:56
Arefe gününde şehitlikler ziyaret edildi
2025 Aile Yılı kapsamında, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Kurban Bayramı arefesinde anlamlı bir program düzenlendi. Karskapı Şehitliği, Polis Şehitliği ve 15 Temmuz Şehitliği’ne gerçekleştirilen ziyaretlerde, aziz şehitler rahmet ve dualarla anıldı; onların kıymetli emanetleri olan aileleri ise yalnız bırakılmadı. Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Şehitlerin manevi huzurunda gerçekleşen bu anlamlı buluşmalarda duygusal anlar yaşandı. Bazı şehit aileleri gözyaşlarını tutamadı. Bayramın manevi atmosferiyle birleşen bu buluşma, hem şehitlerin anısını yaşattı hem de ailelere verilen değerin bir göstergesi oldu. Şehit aileleriyle birebir ilgilenen Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personelleri, devletin sıcak ve sahiplenen yaklaşımını yansıttı. Ailelerin acılarına ortak olan ekip, bayram sabahına yaklaşırken vefa ve birlik mesajı verdi. Programda konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, "Şehitlerimiz bu vatanın en kıymetli değerleri, onların geride bıraktığı aileler de hepimizin başının tacıdır. Devlet olarak her zaman yanlarında olmaya, onları dinlemeye, desteklemeye devam edeceğiz. Bayram vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretler, sadece birer görev değil, gönül borcumuzun ifadesidir. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kıymetli ailelerine minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.
05 Haziran 2025 Perşembe - 17:48
Arife Gününde dualar şehitler için yükseldi
2025 Aile Yılı kapsamında, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Kurban Bayramı arifesinde anlamlı bir program düzenlendi. Karskapı Şehitliği, Polis Şehitliği ve 15 Temmuz Şehitliği’ne gerçekleştirilen ziyaretlerde, aziz şehitler rahmet ve dualarla anıldı; onların kıymetli emanetleri olan aileleri ise yalnız bırakılmadı. Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Şehitlerin manevi huzurunda gerçekleşen bu anlamlı buluşmalarda duygusal anlar yaşandı. Bazı şehit aileleri gözyaşlarını tutamadı. Bayramın manevi atmosferiyle birleşen bu buluşma, hem şehitlerin anısını yaşattı hem de ailelere verilen değerin bir göstergesi oldu. Şehit aileleriyle birebir ilgilenen Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personelleri, devletin sıcak ve sahiplenen yaklaşımını yansıttı. Ailelerin acılarına ortak olan ekip, bayram sabahına yaklaşırken vefa ve birlik mesajı verdi. Programda konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, şu ifadeleri kullandı: "Şehitlerimiz bu vatanın en kıymetli değerleri, onların geride bıraktığı aileler de hepimizin başının tacıdır. Devlet olarak her zaman yanlarında olmaya, onları dinlemeye, desteklemeye devam edeceğiz. Bayram vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretler, sadece birer görev değil, gönül borcumuzun ifadesidir. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kıymetli ailelerine minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz."
05 Haziran 2025 Perşembe - 17:05
Erzurum’da FETÖ operasyonu: 20 şahıs yakalandı
Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalar kapsamında FETÖ terör örgütü üyesi 20 şahıs yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Erzurum ilinde FETÖ Terör Örgütünün Güncel Yapılanması içerisinde örgüte müzahir esnaflardan himmet adı altında örgüte maddi destek topladığı, sözde mağdur ailelere ve örgüt içerisinde mahrem yapılanmalarda faaliyet yürütmüş şahıslara örgüt mensubu esnaflar üzerinden maddi destek sağladığı, örgüt içerisinde günümüzde halen aktif olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen şahıslara yönelik olarak Erzurum merkezli Karaman, Şanlıurfa, İstanbul ve Ankara illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yapılan operasyonlarda 20 şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Erzurum Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce tamamlanan işlemlerinin adli makamlara sevk edilen şahıslardan; S.K (Özel Sektör), F.I (Esnaf), U.T (Esnaf), K.A (Esnaf), E.S (Esnaf), M.A.K (Esnaf), H.K (Özel Sektör-İhraç Memur), N.B (Esnaf), S.G (Esnaf) ve M.Y (Esnaf) isimli şahıslar tutuklandı. Operasyonda yakalanan M.Y (Esnaf), A.I (Esnaf), A.K (Esnaf), A.D (Esnaf-İhraç Askeri Personel), F.K (Özel Sektör), E.Y (Esnaf), Z.K (Esnaf), O.I (Esnaf), E.K (Esnaf) ve M.E (Özel Sektör) isimli şahıslar ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 14:33
Uzundere Belediyesi’nden çevre farkındalığı
5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Uzundere Belediyesi öncülüğünde, Gençlik Merkezi liderleri, Orman Şefliği görevlileri ve gönüllü gençlerin katılımıyla farkındalık oluşturmak amacıyla geniş kapsamlı bir çevre temizliği etkinliği düzenlendi. Etkinlik; Yarım Ada, Tortum Gölü çevresi, piknik alanları, Tortum Şelalesi ve Yedigöller’de gün boyunca sürdü. Belediye personeli ile gençlerin el ele verdiği etkinlikte, doğaya bırakılan plastik, cam ve ambalaj atıkları titizlikle toplandı. Belediye Mali Hizmetler Müdürü İsmail Kurt konuşmasında etkinliğe gelenlere teşekkür ederek önemli olanın kirletmemek olduğunu söyledi. Gençlik Merkezi liderleri ise, çevre bilincini yaygınlaştırmak adına bu tür etkinlikleri sürdürmekte kararlı olduklarını vurgulayarak, gençlerin doğaya sahip çıkmasının örnek bir davranış olduğunu belirtti. Toplanan atıklar, belediye ekipleri tarafından geri dönüşüm için ayrıştırılarak bertaraf edildi. Etkinlik, Uzundere’de çevre duyarlılığına yönelik toplumsal bilincin artmasına katkı sunarken, doğayı koruma adına birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri oldu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 13:59
Şenkaya’ya altyapı desteği
Erzurum Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü ilçelerde altyapı çalışmalarına devam ediyor. 2024 yılı ve 2025’in ilk altı ayında Şenkaya ilçe merkezi ve 71 mahallede 17 kilometre içme suyu hattı, 3 kilometre kanalizasyon hattı, 5 fosseptik, 2 yeni su deposu yapıldı; 10 mevcut deponun onarımı tamamlandı. Ayrıca bu süre zarfında 3 bin 161 içme suyu arızası ve 336 kanalizasyon arızasına müdahale edildi. Zorlu arazi koşullarına rağmen hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü belirten ESKİ yetkilileri, vatandaşların su ve kanalizasyon hizmetlerine daha sağlıklı şekilde ulaşması için çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Şenkaya’daki mahalle muhtarları ve vatandaşlar, yapılan hizmetlerden memnuniyet duyduklarını belirterek, özellikle içme suyu sorunlarının çözülmesinden dolayı Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e ve ESKİ Genel Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ettiler.
05 Haziran 2025 Perşembe - 13:45
Vali Çiftçi’den çevre mesajı
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve "Türkiye Çevre Haftası" vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü içeren Türkiye Çevre Haftası’nın, bu yıl 81 ilde "Plastik Kirliliği ile Mücadele" teması ve "Çevrene İyi Bak" sloganıyla kutlandığını ifade eden Vali Çitfçi, " Yüce Allah’ın insanlara emanet ettiği doğa, sunduğu sayısız nimetle hayatımızın devamı için vazgeçilmezdir. Zira her canlı, Rabbimizin lütfettiği toprak, hava ve suyla varlığını sürdürür. Bu nimetler olmadan yaşam, mümkün değildir. Günümüzde, insanoğlunun bilinçsizce tükettiği kaynaklar; tabiatta onarılamaz yaralar açmakta, çevre sorunlarını küresel ölçekte insanlık için en büyük tehditlerden biri haline getirmektedir. Allah’ın bizlere emanet ettiği tabiatta bozulan her doğal denge, aslında insan hayatının istikbalini de tehlikeye atmaktadır. Bu bilinçle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen çalışmalarla; israfın önlenmesi, atıkların doğru yönetimi, çevreye zarar vermeyen teknolojilerin yaygınlaştırılması, enerji kaynaklarının uygun bir şekilde kullanılması, su, hava ve toprağın korunması, ağaçlandırma seferberlikleri ve planlı şehirleşme gibi pek çok alanda sürdürülebilir çevre politikaları hayata geçirilmekte; böylece hem tabiatın dengesini gözetmek hem de gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak amaçlanmaktadır" dedi. "Ecdadımızın mirasını örnek almalıyız" Tabiata gösterilen özenin, geleceğin teminatı evlatlarımıza duyulan saygının bir tezahürü olduğunu vurgulayan Vali Mustafa Çiftçi, "Bu bilinçle, ecdadımızın mirasını örnek alarak; toprağı kirletmeden, suyu bereket, havayı emanet bilen bir anlayışla hareket etmeyi, bizler de kutsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Yürüttüğümüz tüm çalışmalarda bizlere emanet edilen tabiatı korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha adil ve daha temiz bir dünya bırakmak temel önceliğimizdir. Bu vesileyle, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü ve "Türkiye Çevre Haftası"nı en içten duygularımla kutluyor; bu anlamlı haftanın, tabiatın bizlere sunduğu eşsiz güzellikleri korumak adına güçlü bir bilinç ve sorumluluk duygusu uyandırmasına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 13:35
Patlamada ihmal iddiaları araştırılıyor
Erzurum’un Pasinler ilçesinde geçtiğimiz hafta Güven Asfalt üretim tesisinde meydana gelen ve bir işçinin hayatını kaybettiği, bir işçinin de ağır yaralandığı patlamaya ilişkin adli soruşturma devam ediyor. Olayın ardından başlatılan soruşturmada bilirkişi incelemeleri sürerken, patlamanın nedenine ilişkin itfaiyenin ön raporu tamamlandı. Erzurum’un Pasinler ilçesinde 24 Mayıs 2025 tarihinde Güven Asfalt üretim tesisinde meydana gelen ve bir işçinin hayatını kaybettiği, bir işçinin de ağır yaralandığı patlamaya ilişkin adli soruşturma devam ediyor. Olayın ardından başlatılan soruşturmada bilirkişi incelemeleri sürerken, patlamanın nedenine ilişkin itfaiyenin ön raporu tamamlandı. Pasinler Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kamu davası açılıp açılmayacağına bilirkişi raporunun sonucuna göre karar verilecek. Raporda ayrıca, olayda iş güvenliği açısından bir ihmal ya da kusur bulunup bulunmadığı değerlendirilecek. İtfaiyenin hazırladığı ön teknik rapora göre, patlamanın tank üzerinde yapılan kaynak çalışması sırasında içeride biriken gaz basıncından kaynaklandığı iddia edildi. Raporda, tankın üzerinde daha önce oluşmuş bir deliğin işçiler tarafından kapatılmaya çalışıldığı, kaynak işlemi sırasında basıncın artması sonucu patlamanın meydana geldiği kaydedildi. Patlama, Pasinler yolu üzerindeki Güven Asfalt üretim tesisinde 24 Mayıs günü gerçekleşmişti. Olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve AFAD ekibi sevk edilmiş; bir işçi olay yerinde yaşamını yitirirken, bir işçi de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Soruşturma kapsamında elde edilecek nihai bilirkişi raporu, olayın adli boyutunun seyrini belirleyecek.
05 Haziran 2025 Perşembe - 13:21
Polisten vatandaşa dolandırıcılık ve sahte para ikazı
Erzurum Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, bayrama bir gün kala kurban pazarları başta olmak üzere vatandaşları dolandırıcılık ve sahte para konusunda dikkatli olmaya çağırdı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Asayiş Şube Müdürlüğü, Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ve KOM Şube Müdürlüğü personelleri ile koordineli olarak Kurban Bayramı Tedbirleri kapsamında Lalapaşa Camii ve Doğu Anadolu Canlı Hayvan Pazarı’nda "Dolandırıcılık ve Sahte Para" konularında alınması gereken tedbirler anlatılarak bilgilendirme broşürlerimiz dağıtılmıştır" denildi.
05 Haziran 2025 Perşembe - 12:54
Erzurum GSİM spor ailesi ile bayramlaştı
Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, spor salonlarında düzenlenen törenle spor ailesi ile Kurban Bayramı Kutlama programı gerçekleştirdi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Mübarek Kurban Bayramı dolayısıyla Yakutiye, Palandöken ve Aziziye Spor Salonu’nda sporcular, antrenörler, gençlik liderleri ve sporcu aileleri için Kurban Bayramı Kutlama Programı gerçekleştirdi. Spor salonları adeta kırmızı beyaza büründü Gençlik ve Spor Bakanlığının hediye ettiği tişörtlerle kutlama programına katılan sporcular spor salonlarında cıvıl cıvıl bir görüntü oluşturdu. Kurban Bayramı Kutlama Programına, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, ilçe, şube ve gençlik merkezleri müdürlerinin katılımıyla gerçekleyen kutlama programında sporculara ve antrenörlere bayram şekeri ikram edildi. Yakutiye, Palandöken ve Aziziye’de ayrı ayrı tören yapıldı Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, merkezde bulunan Yakutiye, Palandöken ve Aziziye İlçelerinde bulunan spor salonlarında ayrı ayrı kutlama programı organize edildi. Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay ile Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, sporculara hitap etti. İl Müdürü Çakmur, "Bugün burada Mübarek Kurban Bayramı vesilesiyle bir araya geldik. İlimiz ve ülkemiz adına madalya kazanan ve ye kazanamayan tüm sporcularımızın kurban bayramını tebrik ediyorum. Antrenörlerimize ve çocuklarını spora yönlendiren tüm ailelere teşekkür ediyorum. Hepsinin ayrı ayrı Kurban Bayramlarını tebrik ediyorum" diye konuştu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 11:57
Başkan Sekmen’den Kurban Bayramı mesajı
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Kurban Bayramı dolayısıyla yazılı bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Sekmen, mesajında; bayramların birliğin, dirliğin ve beraberliğin; huzur, barış, saygı, sevgi ve kardeşliğin ifadesi olduğuna vurgu yaparak, "Bayramlarımız kuşkusuz kendi içinde çok özel ve derin anlamlar barındırır. Bayramlar; umutsuzluğun karşısında sete dönüşür, karamsarlığın üstüne örtü olur, hasımlığı ve husumeti ortadan bütünüyle kaldırır. Bayramlar; birlik ve beraberlik için bir köprü, yardımlaşma ve dayanışma için bir vesile, kaynaşmak ve kucaklaşmak için de, kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Bu bağlamda Kurban Bayramı ise, Allah’a manevi açıdan yaklaşmanın ve ruhen yakınlaşmanın en eşsiz yollarından birisidir" dedi. Başkan Mehmet Sekmen, Kurban ibadetinin İslam âlemi için özel anlamlar taşıdığının altını çizdiği bayram mesajında; şu görüşlere yer verdi: "Şüphesiz her ibadetimiz Allah içindir, Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Oruç ibadeti nefislerimiz için nasıl ki bir terbiye yöntemiyse, Kurban ibadeti de, bizler için teslimiyet ve sadakat dersidir. Bu öyle bir ders ki, bizlere sırf Allah rızası için nefislerimizden geçmeyi ve nefeslerimizden feragat etmeyi öğretir. İşte bunun adı Allah’a hakkıyla kul olabilmek ve bir diğer ifadeyle O’na yaklaşabilmektir. Kaldı ki, Kurban kelimesinin anlamı da, işte bu yüzden yakınlaşmak şeklindedir. Kurban, İbrahim Peygamber’den bizlere sadakat, İsmail Peygamber’den teslimiyet mirasıdır. Allah’a hamdolsun ki; bu kutsi mirasa asırlardır hissedarlık ediyor ve muhabbetini de gönlümüzde yeşertiyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle şehit ailelerimiz başta olmak üzere aziz hemşehrilerimin mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, vatandaşlarımıza huzur, sağlık, afiyet ve esenlikler diliyorum."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder