Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 22 gözaltı
27 Mart 2026 Cuma - 20:08:01
Erzurum merkezli olarak 5 ilde "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında tahkikatı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına istinaden; Erzurum merkezli olmak üzere Bingöl, Samsun, Kocaeli ve Bursa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Erzurum’da 11, Bingöl’de 8, Samsun, Kocaeli ve Bursa’da 1’er şüpheli olmak üzere toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tahkikat işlemleri tamamlanan 22 şüpheliden 1 şüpheli savcılık talimatına istinaden Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, kalan 21 şüpheli Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Sevk edilen şahıslardan 1 şüpheli savcılık makamı tarafından serbest bırakılırken 7 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:20
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
05 Haziran 2025 Perşembe - 11:04
Milli Eğitim Bakanı Tekin’den okula sürpriz bayram ziyareti
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, bayram tatili için geldiği memleketi Erzurum’da sürpriz bir okul ziyareti gerçekleştirdi. Kurban bayramı tatili için Erzurum’a gelen Bakan Tekin, bugün sabah saatlerinde Yakutiye ilçesinde bulunan Celal Akın İlköğretim okulunu ziyaret ederek öğrencilerle birlikte bayram coşkusunu birlikte yaşadı. Beraberinde Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız ile birlikte okulu ziyaret eden Bakan Tekin öğrencilere bayram şekeri dağıttı. Bu arada okulda görevli öğretmen Nermin Altun’un doğum gününü sürpriz bir şekilde kutlayan Bakan Yusuf Tekin öğretmen ve öğrencilerle bir süre sohbet etti. Meslek hayatında böyle bir kutlamayı ilk kez yaşadığını ifade eden Öğretmen Nermin Altun, "Bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Sürpriz bir kutlama oldu. Çok mutlu oldum" diye konuştu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:49
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi engelli vatandaşlarla bir araya geldi
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Arzuhal Günleri’ buluşmasında engelli vatandaşlarla bir araya geldi. Program, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gülümseyen Kafe’de gerçekleştirildi. Program öncesinde bir konuşma yapan Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, bu buluşmalarımızın temel amacı, şehrimizin yönetiminde söz sahibi yöneticimizle bir araya gelerek, engelli bireyler olarak içinde bulunduğumuz durumu ve ihtiyaçlarımızı doğrudan iletmek olduğunu söyledi. Bu yılın ilk toplantısında davetimizi kabul ederek bizleri onurlandıran Erzurum’umuzun değerli Valisi Sayın Mustafa Çiftçi’yi ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Efe, "Sizlerin, ilimizin en üst düzey yöneticisi olarak bizlerle bir araya gelmeniz, engelli bireylerin kent yaşamında karşılaştığı sorunlara olan hassasiyetinizin ve çözüm odaklı yaklaşımınızın en somut göstergesidir. Bu özel anı bizlerle paylaşmanız, sadece bizlere değil, aynı zamanda kamu hizmeti sunan tüm kurum ve kuruluşların yöneticilerine de güçlü bir mesaj vermektedir. Sizlerin bu öncülüğü, toplumda farkındalık oluşturma noktasında adeta bir domino taşı şlevi görecektir" dedi. Başkan Efe şöyle konuştu: "Engelli bireyler olarak bizler, kaldırımlardaki engellerden toplu taşıma araçlarının erişilebilirliğine, kamu binalarındaki düzenlemelerden sosyal hayata katılım olanaklarına kadar pek çok konuda zorluklarla karşılaşıyoruz. Ancak biliyoruz ki, engelsiz bir şehir hayali, ancak sizler gibi değerli yöneticilerin vizyonu ve çabalarıyla gerçeğe dönüşebilir. Ayrıca, bu toplantılarda ortaya koyacağımız görüş ve önerilerimizle, engelli bireylerin kent yönetiminin karar alma süreçlerine olumlu katkı sağlama fırsatı bulacağımıza inanıyoruz." "Sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" Vali Çiftçi, programa katılan misafirleri selamlayarak konuşmasına başladı. Katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, "Hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle aynı mekânda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugün bize ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyemize ve Gülümseyen Kafe çalışanlarına teşekkür ediyorum" dedi. Vali Çiftçi bir anısını paylaştı Konuşmasında geçmişteki bir anısını da paylaşan Vali Çiftçi, 2007-2010 yılları arasında görev yaptığı Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yaşanan bir olayı anlattı. İlçede görev yapan bir okul müdürünün ceviz ağacından düşerek felç kaldığını ve daha sonra hayatını kaybettiğini aktaran Vali Çiftçi, "O gün sağlıklı olan bir insanın, ertesi gün engelli hale gelebileceğini gördüm. Bu nedenle hepimiz birer engelli adayıyız. Hayatın ne getireceğini bilemeyiz" şeklinde konuştu. "Engelli bireylerin karşılaştığı sorunlara değindi" Engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara da değinen Çiftçi, "Cenab-ı Hak herkesi aynı şekilde yaratmıyor. Kimi insanlara her türlü imkânı verirken, kimilerinden de bazı nimetleri esirgeyebiliyor. Bu, Allah’ın takdiridir. Sağlıklı bireyler olarak bizlere düşen, elimizdeki imkânları engelli kardeşlerimizin daha rahat bir yaşam sürmesi için kullanmaktır" ifadelerini kullandı. Programa katılan engelli vatandaşların sorunlarını dinlemek ve çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Vali Çiftçi, organizasyonu düzenleyen Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Bey’e ve katkı sunan tüm kurumlara teşekkür etti. Konuşmasının sonunda yaklaşan Kurban Bayramı’na da değinen Vali Mustafa Çiftçi, "Bugün bayramın şerife günü. Yarın arife, cuma günü de Kurban Bayramı’nın birinci günü olacak inşallah. Şimdiden hepinizin bayramını tebrik ediyorum. Allah hepimizi sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi. Konuşmaların ardından Vali Çiftçi, engelli vatandaşların taleplerini bir bir dinleyip, not etti. Programa; Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, Aile ve Engelli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Müdürü Mahmut Temel, engelli bireyler ve aileleri katıldı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:31
‘Doğudan sesler’ Kemertaş ile alkış topluyor
THM Sanatçısı Tuncay Demirtaş’ın Erzurum TRT’de sunduğu ‘Doğudan Sesler’ programı, her hafta alkış toplamaya devam ediyor. Aşık Yaşar Reyhani Stüdyosu’nda gerçekleşen programın konuk sanatçıları Mahmut Kıvanç ve Fındık Buse Katılmış’tı. Yaklaşık bir saatlik programı başarılı biçimde sunan Tuncay Kemertaş, söylediği türkülerle de izleyicileri büyüledi. Program sonunda canlı yayına katılan sanatçılarla fuayeye çıkan Tuncay Kemertaş, programı beğeniyle izleyen ERSANDER üyeleri ile toplu fotoğraf çektirdi. Çekim sonrası Tuncay Kemertaş’a Yazar Kadir Sabuncuoğlu, ‘Az Gittik Uzun Gittik’, ERSANDER Başkanı Ümit Gergit de ‘Ümit’çe Bakış’ isimli imzalı kitaplarını hediye etti.
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:29
ASKON Erzurum Şube Başkanı Turan’dan kurban bayramı mesajı
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Başkan Turan, ’Erzurumlu hemşerilerimizin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum" dedi. Kurban Bayramının tüm insanlığa barış, kardeşlik ve refah getirmesini dileyen Şube Başkanı Turan, mesajında şunları kaydetti; "Birlik ve beraberlik içinde kutlayacağımız mübarek Kurban Bayramına erişmenin mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz. Kurban Bayramı, bizlere sevdiklerimizle ve ailemizle birlikte olmanın, ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın ve sosyal dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bayram; kardeşine tebessüm etmeyi sadaka bilen peygamber ahlakının müntesiplerine, yeryüzündeki olanca kötülüğe karşılık, kardeşlik ve muhabbeti bütün âleme yaymak için büyük bir umut ve azimle çalışan iyilik erlerine, âlemlerin rabbinden bir hediye ve rahmet vesilesidir. Ailemizi, büyüklerimizi unutmayarak, bu bayramda da kırgınlıkların ve dargınlıkların sona erdiği, sevgi ve hoşgörünün hâkim olduğu bir ortam oluşturmalıyız. Yardıma muhtaç olanları gözetmeli ve bir arada olmanın değerini bilmeliyiz. Bayramlar sevincin, mutluluğun, yakınlaşma ve dayanışmanın hoşgörü ve kardeşlik bağlarının en üst düzeyde yaşandığı müstesna günlerdir. Birlik, beraberlik ve toplumsal yardımlaşmanın en üst seviyede yaşandığı, duygu ve sevinçlerin paylaşıldığı Kurban Bayramı’na bir kez daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlarda yaşadığımız güzel duyguların, sadece bugünlerle sınırlı kalmaması gerekiyor. Hayatımızın her döneminde aynı halis, niyet ve düşüncelere bağlı olarak, ilişkilerimizi sürdürmeliyiz. Unutmamalıyız ki sorunlarımız paylaşıldıkça azalacak ve mutluluklarımız daha da artacaktır. Rabbimizden duamız, bu Kurban Bayramı’nın Filistinli kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile kılınmasıdır. Gazze olayları hevesimizi kursağımızda bıraktı. Bu Kurban Bayramı’nın vicdansız insanların vicdanının uyanmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, bu vesileyle Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak, hayatımıza sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma ve hoşgörü duygularını egemen kılmaktadır. Bir nevi Bayramları, üzüntülerin yerini sevincin alması, kardeşlik ve dostluk bağlarının canlanması, birliğimizin daha da güçlenmesi için fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Kurban Bayramının Cenabı Allah’tan hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Bu duygu düşüncelerle, Tarih boyunca aynı ortak değerlerimiz uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anıyoruz. Bayram sevincinin ve coşkusunun yılın her gününde yaşanması temennisiyle tüm hemşerilerimin, vatandaşlarımızın, Türk ve İslam Dünyası’nın Kurban Bayramı’nı kutluyor, huzur içinde nice bayramlar geçirmelerini diliyorum. Kurban Bayramınız mübarek olsun."
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:25
Erzurum Kent Konseyi’nden Kurban Bayramı mesajı
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bayramların, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği, var olan dargınlıkların unutulduğu, kardeşçe kucaklaşma ve sevinç günleri olduğunu ifade eden Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Millet olarak, saygı ve hürmetin, yardımlaşma ve dayanışmanın eşsiz örneklerine şahit olacağımız bir Kurban Bayramı’na daha ulaşmış olmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz. Bayramlar, gönül kazanma seferberliğidir. Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha sağlıkla, huzurla, esenlikle kavuşturan Rabbimize hamd-ü senalar olsun. Kurban, birliğin bütünlüğün beraberliğin kardeşliğin ihlas ve samimiyetin bayramıdır. Kurban Bayramının, insanımızın yaşadığı her yerde, aramızdaki muhabbet ve dayanışmayı, kardeşlik ve aidiyet duygusunu daha da pekiştireceğine yürekten inanıyorum. Bayramlar; Aziz Milletimiz ve İslam Dünyası için bir arada olma günleridir. Bayramlar, birlik beraberlik içerisinde huzura yürüme günüdür. Bayramlar, aynı zamanda bir gönül kazanma seferberliğidir. Bayramlar; eş, dost, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, yetimlerin ve buruk gönüllerin iyileştirildiği, ihtiyaç sahiplerine yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların, kırgınlıkların giderildiği ve kardeşlik duygularının en yoğun şekilde yaşandığı günlerdir. Bayram iklimini iyi değerlendirerek gönlümüzde iyiliklere, güzelliklere, hayırlara yer açmalı, hayatımızda hoşgörüyü egemen kılarak birlik ve dirliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu Kurban Bayramı`nda da her bayramda olduğu gibi; dostluğumuzu, sevgimizi, aşımızı, ekmeğimizi, soframızı, hüznümüzü ve mutluluğumuzu en içten şekilde sevdiklerimizle paylaşacağız. Acılarının gölgesi hala üstümüzde ve yüreklerimizde tazeliğini koruyan yakın zamanda yaşadığımız asrın felaketi depreminde yitirdiğimiz canlarımıza, deprem şehitlerimize, vatan uğruna şehit düşen kahraman güvenlik güçlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Bu mübarek günlerin hepimize hayırlar getirmesi ve kurbanlarımızın kurtuluşa vesile olması niyazıyla; Bayramın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesini temenni ediyorum. Kent Konseyi Yürütme Kurulu adına Erzurumlu Hemşerilerimizin, Aziz Milletimizin ve İslam Âleminin Kurban Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, mutlu ve huzurlu nice bayramlar diliyoruz."
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:23
Jandarma ekiplerince 53 düzensiz göçmen yakalandı
Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca son bir ay içerisinde göçmen kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadeleye yönelik icra edilen faaliyetlerde; 53 düzensiz göçmen yakalandı. İl Jandarma Komutanlığınca yapılan açıklamada, son bir ay içerisinde yurda kaçak yollarla girdiği tespit edilen 46 Afganistan, 3 Suriye, 2 Bangladeş, 1 İran, 1 Pakistan uyruklu olmak üzere toplam 53 düzensiz göçmen yakalanarak Aşkale Geri Gönderme Merkezine teslim edildi. Yapılan çalışma kapsamında olaylarla ilgili olarak göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen 4 şüpheli organizatöre adli işlem yapıldı. Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca göçmen kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadeleye ilgili mevzuatların verdiği görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde azim ve kararlılıkla devam edileceği belirtildi.
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:17
Başkan Oral’dan Kurban Bayramı mesajı
Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, yayınladığı mesajda Kurban Bayramı’nın ülkemize ve İslam Alemine esenlikler getirmesini diledi. Başkan Oral mesajında şunları kaydetti; "Bayramlar, insanlar arasında gönül köprüleri oluşturan; kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma duygularını pekiştiren müstesna günlerdir. Bu anlamlı günlerin ülkemizin birlik ve beraberliğinin pekişmesine, dünyanın dört bir yanında sıkıntılar içerisinde olan Müslümanların huzura kavuşmasına ve dünya barışının sağlanmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Böylesi özel gün ve kutlu zaman dilimlerini kendimize fırsat bilerek, aile ve yakınlarımızla hemhal olup, kimsesiz ve yardım muhtaç ailelere sevgi ve merhamet elimizi uzatıp bugünün manevi ortamını onlarla paylaşmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle başta İslam Âleminin, ülkemizin, hemşehrilerimin, kıymetli üyelerimin Mübarek Kurban Bayramlarını kutluyorum."
05 Haziran 2025 Perşembe - 09:13
Vali Mustafa Çiftçi, kütüphanede kitapları bizzat kendisi raflara dizdi
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Yakutiye ilçesinde bulunan Elektrik Elektronik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret etti. Okul bünyesinde kurulan "Şehit Burak Tortumlu Kütüphanesi"ni de ziyaret eden Vali Çiftçi, okumanın kıymetine vurgu yaparak Macera Off-Road ve Doğa Sporları Kulübü tarafından hediye edilen kitapları raflara yerleştirdi. Ardından Vali Çiftçi, okul öğretmenleriyle bir araya gelerek sohbet etti.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 17:44
Erzurum SMMMO’dan genel kurul açıklaması
Erzurum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Aykut Özbek, genel kurulda yaşanan kavgadan dolayı büyük bir üzüntü duyduklarını söyledi. Hafta sonunda yapılan genel kurulda yaşananlardan dolayı derin bir üzüntü yaşadıklarını ifade eden Özbek, yaptığı açıklamada, odanın her zaman sağduyulu, yapıcı ve demokratik bir yaklaşımı benimsemeye devam edeceğini belirtti. Genel kurulun ardından, 1 Haziran 2025 tarihinde yapılan seçimlerin demokratik teamüllere ve mesleki etik ilkelere uygun şekilde tamamlandığı belirten Özbek açıklamasında şunları kaydetti; "Odamızın 31.05.2025 tarihinde gerçekleşen 25. Olağan Genel Kurulunda yaşanan ve kamuoyuna da yansıyan üzücü olay nedeniyle bir açıklama yapma gereği doğmuştur. Demokratik teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmesi gereken genel kurul toplantımız sırasında, taraflar arasında çıkan sözlü tartışmanın; meslek mensubu olmayanların katılımı ile fiziksel bir kavgaya dönüşmesi, odamızın ve mesleğimizin temsil ettiği ilkelerle kesinlikle bağdaşmamaktadır. Hem Erzurum imajının hem de meslek misyonunun zarar görmesinden dolayı bütün meslek camiası olarak üzüntü duyduğumuzu kamuoyuna arz etmek isteriz. Nitekim Genel Kurul akabinde 01.06.2025 tarihinde yapılan seçimler "Demokratik teamül ve mesleki etik ilkelere uygun olarak" yapılmıştır. Erzurum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası olarak her zaman sağduyulu, yapıcı ve demokratik bir yaklaşımı benimsemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."
04 Haziran 2025 Çarşamba - 17:22
Rektör Çakmak idari personel ile bir araya geldi
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Genel Sekreterliğe bağlı birimlerde görev yapan idari personelle kahvaltı programında bir araya geldi. Programa Rektör Çakmak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Naim Ürkmez, Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Dumlu ve çok sayıda idari personel katıldı. Üniversite yerleşkesinde gerçekleştirilen programda konuşan Rektör Çakmak, idari personelin ETÜ’nün kurumsal işleyişinde ve gelişiminde üstlendiği rolün önemine dikkat çekerek: "Üniversitemizdeki akademik başarıların, bilimsel projelerin, öğrenci memnuniyetinin ve kurumsal itibarın arkasında sizin emeğiniz ve alın teriniz var. Her birinize yıl boyunca gösterdiğiniz emeklerden dolayı gönülden teşekkür ediyorum. El ele verip üniversitemizi hep birlikte daha ileriye taşıyacağız" İfadelerini kullandı. Kahvaltı programının ardından, geleneksel hâle gelen fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Rektör Çakmak ve beraberindekiler üniversite kampüsünde çok sayıda meyve fidanını toprakla buluşturdu.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 17:16
Erzurum’da 27 kişi suda boğularak öldü
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, havaların ısınmasıyla birlikte suda boğulma vakalarının artabileceğine dikkat çekti. Erzurum’da son 5 yıl içerisinde 27 kişinin serinlemek isterken suda boğularak vefat ettiğini söyleyen Vali Çiftçi, vatandaşları uyardı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, beraberindeki İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Doç. Dr. Engin Avcı ve İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar’la asayiş toplantısı düzenledi. İl Jandarma Komutanlığı binasında gerçekleşen toplantıda Vali Çiftçi, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Vali Çiftçi, havaların ısınmasıyla birlikte suda boğulma vakalarının artabileceğine dikkat çekerek, vatandaşlara uyarıda bulundu. Kentte 2020-2025 yılları arasında 27 kişinin suda boğularak hayatını kaybettiği bilgisini paylaşan Vali Çiftçi, "Değinmek istediğim bir konu da yaz aylarının gelmesiyle beraber ilimizde de görülen suda boğulma vakalarıdır. İlimizde 2020-2025 yılları arasında toplam 27 adet suda boğulma olayı vuku bulmuştur. Vakalar incelendiğinde çoğunluğunun gölette, çayda veya dere yataklarında olduğunu görüyoruz. Bu olayların önüne geçebilmek için de çocukların su kenarında asla kendi başlarına yalnız bırakılmamaları, yüzme bilmeyen kişilerin sığ da olsa kesinlikle sulara girmemesi, derin sulara kesinlikle yaklaşmamaları, kendi can güvenlikleri açısından önem arz etmektedir. Önümüzdeki günlerde serinlemek maksatla suya girebilecek kişiler olduğunu düşünerek bir hatırlatma olarak ifade ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nda seyahat edecek vatandaşların hız limitlerine uyması gerektiğini vurgulayan Vali Çiftçi, "Vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde bayramlarını geçirebilmeleri için gerek emniyet müdürlüğümüz gerekse jandarma komutanlığımız tarafından bayram öncesi bayram esnası ve bayram sonrasında 667 uygulama noktasında toplam 4 bin 991 personel ile gerekli tedbirler planlanmıştır. Kurban Bayramı vesilesiyle vatandaşların istirhamım lütfen hız limitlerine uyalım. Trafik kurallarına uyalım. Bayram sevincini yasa dönüştürmeyelim. Tüm vatandaşlarımızın trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum" diye konuştu. Görev yaptığı süre boyunca toplamda 186 kişiye silah taşıma ruhsatı verdiklerini de kaydeden Vali Çiftçi, "Göreve başladığım 18 Ağustos 2023 tarihinden bugüne kadar valiliğimiz tarafından verilen silah taşıma ruhsatlarıyla ilgili de konuşmak istiyorum. Can güvenliğinden dolayı ruhsat verdiğimiz vatandaş sayısı 92. Görevde olduğum süre zarfında gerek can güvenliğinden gerek sürü sahibi veya arıcı olduğundan, kuyumcu, müteahhit veya akaryakıt istasyonu sahibi olduğundan ya da avukat, meclis üyesi, oda üyesi olarak görev yaptığından dolayı bugüne kadar toplamda 186 kişiye silah taşıma ruhsatı verdiğimizi ifade etmeliyim. Hem emniyet müdürlüğümüzde hem jandarma komutanlığımızda dosyası işlem görmeyi bekleyen 52 adet dosyanın daha olduğunu ifade etmek isterim. Bunları peyderpey değerlendirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erzurum’un kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda önemli düşüş yaşandığını kaydeden Vali Çiftçi, şunları söyledi; "İlimizde kişilere karşı işlenen suçlarda 2024 yılının ilk 5 ayında toplam 2 bin 954 olay meydana gelmişken 2025 yılında bu sayı 2 bin 581’e gerilemiştir. Azalış oranımız yüzde 12.6’ya tekabül etmektedir. Yine sayın içişleri bakanımızın başkanlığında mayıs ayında yapmış olduğumuz toplantıda bu konu gündeme gelmişti. 2023-2024-2025 yıllarının karşılaştırmalı tablolarında kişilere karşı işlenen suçlarda Erzurum 30 büyükşehir arasında en fazla düşüşün kaydedildiği il olmuştur. Bunu bizzat İçişleri Bakanımız da ifade ettiler. Dolayısıyla bu ilimiz açısından da olayların düştüğünü, kişilere karşı işlenen suçlarda büyük bir gerileme olduğunu en yetkili ağızdan da teyit etme manasında önemli bir bilgi. Mal varlığına karşı işlenen suçlara göz attığımızda 2024 yılının ilk 5 ayında 614 olay meydana gelmişken 2025 yılında bu sayı 432 olarak gerçekleşmiştir. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da gerileme oranı yüzde 29.6’ya tekabül etmektedir. Yine İçişleri Bakanımızın Mayıs ayında başkanlık ettiği toplantıda 2023-2024-2025 yıllarında malvarlığına karşı işlenen suçlarda ilimiz 30 büyükşehir arasında 5’inci sırada yer almaktadır. Kişilere karşı işlenen suçlarda en fazla düşüşün olduğu suçlarda 1’inci şehir, mal varlığına karşı işlenen suçlarda da en fazla düşüşün olduğu 5’inci şehir. Hedefimiz inşallah mal varlığına karşı işlenen suçlarda da ilk 3’e girebilmek. Bunu hedefliyoruz. Bu önemli ve ciddi başarıdan dolayı hem emniyet müdürümüze hem de il jandarma komutanımıza teşekkür ediyorum. Bütün bu başarıda katkısı olan personelimizi de ayrı ayrı tebrik ediyorum." Vali Çiftçi, toplantı sonunda, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda yaşanan düşüşten dolayı İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Doç. Dr. Engin Avcı ve İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar’a başarı belgesi takdim etti.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 16:54
Çırçır Cami ve çevresinde de yerinde dönüşüm başladı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Çırçır Cami ve çevresindeki yeni kentsel dönüşüm projesine start verdi. Aliravi Caddesi’nde gerçekleştirilen yıkım töreninde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ünal İnci, "Tarihi şehrimizin gelişimine katkı sağlayacak ‘Korunan tarih dönüşen şehir Erzurum’ düsturu ile başlattığımız kentsel dönüşüm çalışmalarımız hızla devam etmektedir" dedi. "Sayın Başkanımızın liderliğinde son 12 yılda Veyis Efendi, Mumcu, Dağ Mahallesi, Tosya mevki, Sanayi, Gölbaşı ve Kevelciler olmak üzere birçok lokasyonda 7230 adet riskli yapının tahliye ve yıkımını gerçekleştirdik" diyen İnci, şöyle devam etti: "Bu dönemde de Ulu Cami çevresi, Aşağı Mumcu Cami çevresi, Tebrizkapı, Gadana Cami etrafı ve Yunusemre Mahallesi olmak üzere kentsel dönüşüm çalışmalarımıza hamdolsun başlamış bulunmaktayız. Bugün yıkım törenini gerçekleştirdiğimiz Çırçır Cami çevresinde 11 adet riskli binanın yıkımını gerçekleştirmiş olacağız ve bu proje kapsamında 13 adet iş yeri hak sahiplerine verilmek üzere aşevi ve otoparkıyla birlikte şehrimize yakışır cami ve külliye inşa edeceğiz." "Cumhur ittifakı olarak başkanımızın daima yanındayız" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül de, "Bugün kentsel dönüşümün yıkım aşamasının başlaması ve bundan sonraki süreçteki kentsel dönüşümün Allah nasip ederse şehrimize katacağı değerlere hep birlikte şahit olacağız. Değişim ve dönüşümün mimarı olan çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız şehrimizde gerçek anlamda kentsel dönüşümde şehrimizi daha iyi yerlere taşıma noktasında önemli projeleri hayata geçirdi. Bizler de Cumhur İttifakı olarak Başkanımızın her zaman yanında ve arkasında olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. AK Parti Erzurum İl Başkan Yardımcısı Halil Ergün de, "Kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyoruz. Her hafta şehrimizin her bir köşesinde yeni bir yatırım hayata geçiyor, kentsel dönüşüm projelerimiz tek tek hayat buluyor. Memleketimizin mimarı olan Başkanımızı yürekten kutluyoruz" kaydını düştü. Önceki dönem AK Parti Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı da, "Mehmet Sekmen Bey Erzurum’a önemli hizmetler yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Erzurum’daki değişiklikleri gördüğümüzde gurur duyuyoruz. Gerçekten Erzurum’a yakışır önemli mesafeler alınıyor. Başkanımız Kartal Belediye Başkanıyken de yerel yönetimlerde çok başarılıydı. İnşallah hemşehrilerimizin desteğiyle hem Erzurum’da hem Türkiye’de daha büyük projelere hep birlikte imza atacağız" şeklinde konuştu. "Aziz şehrimiz her geçen gün güzelleşiyor, büyüyor, kalkınıyor" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, "Biz göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Erzurum’u daha yaşanabilir, daha modern, daha estetik bir şehir haline getirme hedefiyle yola çıktık. Bu yolda attığımız her adımda, bir taraftan şehrimizin tarihi ve kültürel mirasını korumayı, diğer taraftan ise çağın gereksinimlerine uygun, güvenli, konforlu yaşam alanları inşa etmeyi esas aldık" dedi. "Bugün yıkımını gerçekleştirdiğimiz bu proje de tam anlamıyla bu vizyonun bir ürünüdür" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Çırçır Camii çevresi, yıllardır hem yapı yoğunluğu hem de fiziki yıpranmışlık nedeniyle kentsel yenilemeye ihtiyaç duyulan bir bölgeydi. Bölgedeki 10 eski yapının yıkım ve tahliye işlemlerini titizlikle tamamladık. Şimdi ise bu alanı daha düzenli, daha güvenli, daha estetik bir görünüme kavuşturacak yeni bir projeyi hayata geçiriyoruz. Bu dönüşümle birlikte, yalnızca binaları değil, bölgenin çehresini değiştiriyoruz. Mahallemizin dokusuna uygun, fonksiyonel ve modern yapılarla burayı cazibe merkezi haline getiriyoruz. Projemiz kapsamında esnafımızın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte yeni iş yerleri inşa ediyoruz. Burada 13 adet yeni iş yeri, otoparkı, camisi, aş evi ile birlikte yeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz. Aynı zamanda otopark ve engelli erişimine uygun, modern donatılarla donatılmış, asansörlü yapılarla çevreyi bütüncül bir şekilde yeniliyoruz. Bu şehir için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Erzurum’un her köşesinde taş üstüne taş koyuyor, hizmeti her mahalleye eşit şekilde ulaştırıyoruz. Biz bu yola gönül vererek çıktık. Kaldırım taşından çöp konteynerine, altyapıdan üstyapıya, sosyal projelerden çevre yatırımlarına kadar her alanda Erzurum’u büyütüyor, güzelleştiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu şehir, hizmetin en güzeline layıktır. Bu millet, hayırlı işlerin en değerlisini hak etmektedir. Bugün burada atılan bu adım, sadece bir yapının temeli değil; daha huzurlu, daha güvenli, daha düzenli bir Erzurum’un teminatıdır. Bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma, teknik ekiplerimize teşekkür ediyorum." Konuşmaların ardından söz konusu projenin başlaması için depreme dayanıksız yapıların yıkımı gerçekleştirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder