Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 22 gözaltı
27 Mart 2026 Cuma - 20:08:01
Erzurum merkezli olarak 5 ilde "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında tahkikatı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına istinaden; Erzurum merkezli olmak üzere Bingöl, Samsun, Kocaeli ve Bursa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Erzurum’da 11, Bingöl’de 8, Samsun, Kocaeli ve Bursa’da 1’er şüpheli olmak üzere toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tahkikat işlemleri tamamlanan 22 şüpheliden 1 şüpheli savcılık talimatına istinaden Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, kalan 21 şüpheli Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Sevk edilen şahıslardan 1 şüpheli savcılık makamı tarafından serbest bırakılırken 7 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:20
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
04 Haziran 2025 Çarşamba - 15:42
Aranan şahıslar Jandarmadan kaçamadı
Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca, son bir ay içerisinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında; toplam 136 şahıs yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan çalışmalarda ifadeye yönelik aranan117, 0-5 yıl süreli hapis cezasıyla aranan 14, 5-10 yıl üzeri hapis cezasıyla aranan 5 şahıs, olmak üzere toplam 136 şahsın yakalandığı belirtildi. Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması maksadıyla, ilgili mevzuatın verdiği görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde emniyet ve asayiş görevlerinin yerine getirilmesine kararlılık ve azimle devam edilmektedir" denildi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 15:32
Aziziye’de asfalt plenti rüyası gerçek oldu
Aziziye Belediyesi, ilçedeki üstyapı hizmetlerine dönük olarak reform niteliğinde bir adım attı. İlçede en büyük ihtiyaç olarak görülen Asfalt Plenti yatırımı için girişimlerini sürdüren Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, Aziziye’nin bu rüyasını sonunda gerçekleştirdi. Hayata geçirilen projeyle birlikte Aziziye Belediyesi bundan böyle kendi asfaltını kendisi üretecek. Yeni satın alınan asfalt plentinin mekanik parçaları montaj için Erzurum’a doğru yola çıkarken, ilk sevkiyat ise Aziziye’ye ulaştı. Onlarca TIR eşliğinde gerçekleştirilen sevkiyat işleminin ardından tesisin hemen kurulumuna başlanacak. Büyük bir eksiklikti Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; ilçede uzun yıllardan beridir duyulan çok büyük bir ihtiyacı ortadan kaldırdıklarını söyledi. Bir belediyenin sahip olması gereken en önemli tesislerden birisinin asfalt plenti olduğunu vurgulayan Başkan Akpunar, "Hamdolsun biz bu eksikliği giderdik, Aziziye’mize ve Aziziye Belediyemize modern teknolojiyle donatılmış bir tesis kazandırdık. Aziziye ilçemize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Akpunar’dan müjdeli paylaşım Asfalt plenti yatırımını sosyal medya hesabından "müjde" olarak paylaşan Başkan Akpunar, Aziziyeli vatandaşlara konfor düzeyi yüksek modern ulaşım ağları sözünü de verdi. Akpunar, asfalt plentine ait görüntülere yer verdiği paylaşımında; "İlçemizdeki ulaşım ağlarını teşkil eden cadde ve sokaklarda asfalt başta olmak üzere yol bakım ve onarım gibi ihtiyaçlar, öncelik sıralamamızın hep en başında yer aldı. Sizlerden gerek şifahen, gerekse çeşitli iletişim mecraları üzerinden gelen talepleri de dikkate almak suretiyle bu soruna artık kalıcı bir çözüm getiriyoruz" notunu düştü. Tam kapasite çalışacak Başkan Emrullah Akpunar, Aziziye’ye kurulacak olan yeni tesisle ilgili yaptığı paylaşımda; "Sergilendiği yerde ve plentimizin tam da önünde verdiğimiz bu pozu, tesisimizi Aziziye’mize kurduktan sonra da verecek ve bu anı inşallah hep birlikte ölümsüzleştireceğiz. Sevkiyatı onlarca TIR eşliğinde gerçekleştirilen ve ilçemize taşınmasına başlanan plentimiz, kurulum ve montajının tamamlanmasının hemen ardından tam kapasite asfalt üretimine başlayacak" ifadelerini kullandı. Çoğu gitti, azı kaldı Plent yatırımı sayesinde ilçedeki bütün ulaşım ağlarının baştan sona yenileneceği sözünü veren Akpunar, "Konfor düzeyi yüksek yolları, cadde ve sokaklarıyla Aziziye’mizi son derece modern bir görünüme kavuşturacağız" dedi. Akpunar, Aziziye sakinlerine seslenerek; "Çoğu gitti, azı kaldı! Sabrınız, hoşgörü ve anlayışınız için sizlere hususen teşekkür ediyor, Asfalt Plentimizin ilçemize şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyoruz" dedi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 15:28
Vali Çiftçi, engelli vatandaşlarla bir araya geldi
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen programda, engelli vatandaşlarla bir araya geldi. Programda engelli bireylerin taleplerini dinleyen ve çözüm önerilerini değerlendiren Vali Çiftçi, bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yapan kurumlara, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe’ye ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmasında engelli vatandaşlarımızın karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Valimiz Sayın Çiftçi, "Sağlıklı bireyler olarak bizlere düşen, elimizdeki imkânları engelli kardeşlerimizin daha rahat bir yaşam sürmesi için kullanmaktır" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı’na da değinen Vali Çiftçi, "Bugün bayramın şerife günü. Yarın arife, cuma günü de Kurban Bayramı’nın birinci günü olacak inşallah. Şimdiden hepinizin bayramını tebrik ediyorum. Allah hepimizi sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde nice bayramlara ulaştırsın" ifadelerini kullandı. Program sonunda Vali Çiftçi, engelli vatandaşların taleplerini tek tek not alarak çözüm odaklı bir yaklaşımla değerlendirilmesi için ilgili birimlere talimat verdi. Programa; Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, Aile ve Engelli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Müdürü Mahmut Temel, engelli bireyler ve aileleri katıldı.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 14:56
Öğrenciler terör faaliyetleri hakkında bilgilendirildi
Erzurum Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri (BÖF) Büro Amirliği tarafından, "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi kapsamında; öğrencilere yönelik bilgilendirme faaliyetlerine devam ediliyor. Terör örgütlerince eleman temin edilmesinin engellenmesi, terör konusunda farkındalık oluşturulması, şiddete varan aşırılıkların önlenmesi, gençlerin milli ve manevi duygularının pekiştirilmesi, devletimize milletimize olan bağlılıklarının artırılması, millî birlik ve beraberlik duygularının pekiştirilmesi amacıyla "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi dahilinde; Atatürk Üniversitesi’nde Rektörlük arkası şenlik alanında düzenlenen "Bahar Bilim Sanat ve Spor Şenliği" etkinliğinde stant açılarak bilgilendirme yapıldı. Öğrencilere broşür dağıtımı yapılarak çeşitli ikramlarda bulunuldu.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 14:41
Erzurum Gençlik Spor Kulübü’ne yeni minibüs
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Erzurum Gençlik Spor Kulübü’nün sporcularının daha güvenli ve daha rahat ortamda müsabakalara gitmesi için minibüs alındı. Aynı zamanda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulüp Başkanı Erdoğan Dönmez ve Yönetimi tarafından gönüllü bağışçılardan elde edilen gelirle kulübün hizmetlerine sunulmak için yeni bir minibüs alındı. Erzurum GSİM’nin bünyesinde hizmet veren Erzurum Gençlik Spor Kulübü sporcuları ve kafileleri artık üstün teknoloji ile üretilen modern araçla müsabakalara gidecek. Sporculara daha rahat ve konforlu bir şekilde sporculara hizmet verecek olan yeni araç Erzurum’a getirildi. Anahtar teslim töreni düzenlendi Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Hizmet Binası önünde yeni araç için anahtar teslim töreni düzenlendi. Adeta gelin gibi süslenen ve Türk Bayrakları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın logoları ile bezenen araç görücüye çıktı. Mavi-beyazlı kulübü hizmet vermesi amacıyla alınan minibüs için anahtar teslim töreni düzenlenirken İl Müdürü Levent Çakmur, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez ile Destek Hizmetleri Müdürü İbrahim Hakkı Akpınar ile kulüp yönetimi bir hayli mutlu ve heyecanlı gözüktü. Anahtar tesliminde gözlerinden mutluluk okunan Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Yeni aracın Gençlik Spor Kulübümüze hayırlı olması temennisinde bulundu. Bağış konusunda aslan payının kurumda görev yapan antrenörlere ait olduğunu belirten Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, "Bize destek olan İl Müdürümüze, ve tüm bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. Gönüllük esasına göre yapılan bağışlarla Erzurum Sporuna kazandırdığımız araçla sporcularımız, kafilelerimiz il dışındaki yarışlara ve müsabakalara katılacaklar. Tüm antrenörlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Kulüp yönetimimizi kutluyorum. Spor Kulübümüze böylesi bir araç kazandırdığımız için gerçekten çok kutluyuz" dedi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 14:07
Oltulu iş insanı Murat Acar’dan öğrencilere unutulmaz Bursa gezisi
Erzurum’un Oltu ilçesinden Bursa’ya uzanan anlamlı bir misafirlik örneği yaşandı. Oltu Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’ndan 10 öğrenci ve 4 öğretmen, Oltulu hayırsever iş insanı Murat Acar’ın davetiyle üç gün boyunca Bursa’da ağırlandı. Tüm ulaşım ve konaklama masraflarını üstlenen Murat Acar, eşi ve oğlu ile birlikte kafileyi hava alanında çiçeklerle karşılayıp gezi boyunca rehberlik ederek öğrencilere unutamayacakları bir gezi hediye etti. Gezi kapsamında çocuklar, Bursa’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetti; hayvanat bahçesini gezerek daha önce hiç görmedikleri hayvanları yakından tanıdı. Luna Park’ta gönüllerince eğlenen öğrenciler, keyifli anılarla dolu üç gün geçirdi. Devlet yetkililerinden yakın ilgi Oltulu öğrencilerin Bursa ziyareti sırasında devlet büyüklerinden de özel ilgi gördüler. Bursa İl Emniyet Müdürü Dr.Sabit Akın Zaimoğlu, öğrencileri makamında ağırlayarak çeşitli hediyeler takdim etti. Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy ise hem çocukların konaklamasını sağladı hem de sandal gezisi organize ederek unutulmaz bir deneyim yaşattı. Aksoy da öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Bursa Şehir Hastanesi Bölüm Müdürü Güven Acar da hemşehrilerini yalnız bırakmadı. Öğrencileri ziyaret ederek onlara çeşitli hediyeler sunan Acar, bu anlamlı buluşmaya katkıda bulundu. Oltulu iş insanı Murat Acar, yaptığı açıklamada, "İlçemizden çıkan çocuklarımızın dünyayı tanıması, yeni yerler görüp ufuklarının açılması benim için büyük mutluluk. Onların gözlerindeki heyecan her şeye değer" dedi. Oltu Mehmet Akif Ersoy İlk okulu Müdürü Salih Yeşilyurt Bursa İl Emniyet Müdürü Dr.Sabit Akın Zaimoğlu’na, Bursa Gençlik Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy ve Murat Acar’a Oltu Taşı tesbihi hediye etti. Geziye katılan öğrenciler ve öğretmenler, misafirperverlikleri ve destekleri için başta Murat Acar olmak üzere Bursa İl Emniyet Müdürü Akın Zaimoğlu, Bursa Gençlik ve Spor müdürü Rahmi Aksoy, Güven Acar ve tüm hemşerilerine teşekkür etti.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 13:24
Pasinlerli öğrenci bursluluk sınavında Türkiye birincisi oldu
Pasinler TOBB Efkan Ala İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Yusuf Can Çiftçioğlu Bursluluk Sınavı’nda 500 tam puan alarak Türkiye birincisi oldu. Erzurum’un Pasinler ilçesinde TOBB Efkan Ala İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Yusuf Can Çiftçioğlu, 2025 yılı Bursluluk Sınavı’nda bütün sorulara doğru cevap vererek 500 tam puan alıp, Türkiye genelinde birincilik elde etti. Bursluluk sınavına giren diğer 20 öğrenci ise bursluluk almaya hak kazandı. Pasinler İlçe Millî Eğitim Müdürü Hakan Çınar, gösterilen başarıdan dolayı öğrencileri kutlayarak, "İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı’nda büyük başarıya imza atarak bizleri gururlandıran öğrencilerimizi gönülden tebrik eder, emeği geçen öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize ve velilerimize teşekkür eder, öğrencilerimizin başarılarının artarak devam etmesini dileriz" dedi. Pasinler İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, başarı gösteren öğrencilerin isimlerini sosyal medya hesabından duyurarak başarılarının ilçe adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Ayrıca Türkiye birincisi olan Yusuf Can Çiftçioğlu İlçe Müdürlüğü tarafından ödüllendirildi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 12:33
Erdal Güzel’in yeni kitabı "Güzel Dadaş’ın Kaleminden" okuyucuyla buluştu
Erzurum üzerine "Güzel Erzurum", "Erzurum’dan Güzel Hatıralar ,"Sözün Güzeli Erzurum " isimli kitapları bulunan yazar Ecz. Erdal Güzel kitaplarına bir yenisini daha ekledi. Erzurum üzerine çalışmaları ile tanınan Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Ecz. Erdal Güzel’in "Güzel Dadaş’ın Kaleminden" isimli kitabı okuyucuyla buluştu. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Güzel, kitabın "Erzurum’a dair" ve "Portreler "başlığı ile iki bölümden oluştuğunu ifade ederek ilk bölümde Erzurum Eczacılık Tarihi, Erzurum’da Salgın Hastalıkların geçmişi, Osmanlı döneminde Erzurum’da ki yabancı ve misyoner okulları, Varlık Vergisinde Aşkale’ye Yolu düşenler, Ata sporu Cirit’e gönül verenler, Evkaf Evleri gibi sosyal ve kültürel konulara yer verdiğini, portreler bölümünde ise şehrin hafızasında yer etmiş Erzurumluları anlattığını belirtti. Güzel, şehri sevmenin ve onu sahiplenmenin yolunun, şehri tanımaktan geçtiğini hatırlatarak "Güzel Dadaş’ın Kaleminden " kitabını meşhur Sarı Gelen türküsünde yer alan "Elinde divit kalem, dertlere derman yazar" misali kaleme aldığını ve bir boşluğu doldurmayı hedeflediğini söyledi. Zafer yayınlarından çıkan " Güzel Dadaşın Kaleminden " kitabının şehrin kültürüne ve hafızasına bir katma değer katmasını ümit ettiğini belirten Güzel, Erzurum üzerine çalışmalarına devam edeceğini sözlerine ekledi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 11:37
ETÜ’de Türkiye Çevre Haftası kapsamında "Plastik Atık Yönetimi Semineri" düzenlendi
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Sürdürülebilirlik ve Sıfır Atık Koordinatörlüğü tarafından, Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında "Plastik Atık Yönetimi Semineri" düzenlendi. Sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve çevre bilinci konuları hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla çevrimiçi ortamda gerçekleştirilen seminere ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naim Ürkmez, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, çevresel sürdürülebilirliğin günümüzde bir tercih olmaktan çıkıp, zorunluluk haline geldiğine dikkat çekerek: "Doğal kaynaklarımızı verimli kullanmak, atıkları minimuma indirmek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu doğrultuda üniversite olarak bu bilinçle hareket ediyor, öğrencilerimizde ve çalışanlarımızda farkındalık oluşturacak uygulamalar ve etkinlikler düzenlemeye devam ediyoruz" diye konuştu. Seminerde konuşmacı olarak yer alan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Atık Yönetimi Koordinatörü, Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci ise sürdürülebilir atık yönetimi sistemlerinin oluşturulmasının önemine vurgu yaparak: "Atıkların doğru şekilde ayrıştırılması, geri dönüşüm süreçlerinin etkin işletilmesi ve bireysel farkındalığın artırılması, çevre dostu bir gelecek için atılacak en temel adımlardır. Üniversiteler bu dönüşümde öncü bir rol üstlenmelidir" ifadelerini kullandı. İlgiyle takip edilen seminer, Prof. Dr. Deveci’nin katılımcıların konuya ilişkin sorularını yanıtlaması ile sona erdi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 11:33
Faik Güngör Ortaokulu, Uluslararası eğitim kongresinde temsil edildi
Erzurum Yakutiye Faik Güngör Ortaokulu Bilişim Öğretmeni Tuba Kaçanoğlu, Harezmi Eğitim Modeli ve Bütüncül Eğitim Modeli’nin projelere entegrasyonu sebebiyle 1. Uluslararası Eğitim Kongresine katıldı. Kongreyle ilgili düşüncelerini paylaşan Tuba Kaçanoğlu, "Böyle büyük ve anlamlı bir organizasyona, okulumuzda yaptığımız çalışmaların dikkate alınarak davet edilmiş olmam benim için ve temsil ettiğim Faik Güngör Ortaokulu için çok büyük bir mutluluk ve motivasyon sebebi olmuştur" dedi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 11:04
Çakmur kutladı hediye verdi
Floor Curlingte Türkiye ikincisi olan Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu’nu tebrik eden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, sporculara hediye takdim etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı Okul Sporları kapsamında 26-28 Mayıs 2025 tarihlerinde yapılan Floor Curling Yıldızlar Türkiye Şampiyonası, ikinci olan Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu sporcuları, Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Atmaca ve okul müdürü Yakup Öztürk, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur’u ziyaret ederek başarıları kendisiyle paylaştılar. GSİM Müdürü Çakmur, başarılı sporcuları tebrik ederek hediye takdim etti. Çakmur, "Darttan sonra floor curlingte de şehrimizi gururlandıran Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu’nu tebrik ediyorum. Okul Müdürü Yakup Öztürk ile Antrenör Mahmut Atmaca’ya teşekkür ediyorum" diye konuştu. Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Atmaca da, destekleri için Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez’e teşekkür etti. Abdulkadir Moroğlu, Hamza Ürüşan ve Ebubekir Ürüşan’dan oluşan Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu yıldız erkek takımı floor Curlingte Türkiye ikinci olarak gümüş kupayı Erzurum’a getirirken, Süreyya Kira, Zeynep Özden ve Rabia Dağ’dan oluşan takım ise Türkiye’nin en iyi sekiz takımı arasına adını yazdırmıştı.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:29
İşte Türkiye’nin konuştuğu o çılgın iki kedi
Erzurum’da iki kedinin sahibi ile gezen küçük bir köpeğe saldırdığı anlar ve çılgın hareketleri bir anda sosyal medyada paylaşım ve izleme rekoru kırmıştı. Sanayide esnafın beslediği iki kedinin yavrularını koruma refleksi ile hareket ettikleri ortaya çıktı. Erzurum’un Yakutiye İlçesi Sanayi semtinde mobilya üretimi yapan bir esnaf iki kediyi sahiplenip beslemeye başladı. Bu kedilerin dünyaya getirdiği ve beraber baktıkları üç tane de yavruları vardı. Hem sahiplerine hem de birbirlerine tutkun iki kedi bir anda sosyal medyada ilgi odağı oldu. Sebebi ise güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerdi. Köpeğini gezdirmeye çıkaran vatandaşın yaşadığı o ilginç anlar iş yerinin güvenlik kameralarına yansımıştı. Önünden geçtiği dükkândan fırlayan iki kedi çılgın bir şekilde sahibinin tasmasıyla gezdirdiği minik köpeğe saldırmaya başladı. Adam hem kendini hem de minik köpeğini çılgın kedilerden saklamaya çalışsa da zorlandı. Bu arada kedilerin sahibi olan esnafta araya girerek adeta ninjalar gibi saldıran kedileri sakinleştirmeye çalıştı. Ancak iki kedi uslanacak gibi değildi ve bu defa birbiriyle azmaya başladı. Kedilerin sahibi zorda olsa iki kediyi tekrar dükkâna sokmayı başardı. Meğer minik yavrularını koruyormuşlar İki kedinin bazen çılgınlık boyutuna varan saldırıları görenleri hem hayrete düşürdü hem de gülümsemelerine neden olmuştu. Bir çok insanda buna anlam verememişti. Olayın gerçek yüzü ise iki çılgın kedinin sahiplerinin açıklamalarıyla ortaya çıktı. Erzurum’da mobilya üretimi yapan ve hayvanları çok seven baba Fikret Akpınar ve oğlu Fatih Can Akpınar, kendilerine tutku ile bağlanan iki dişi kedinin tamamen üç yavruyu koruma refleksi ile hareket ettiklerini söylediler. Olayın meydana geldiği günde komşuları olan esnafın köpeğini gezdirmeye çıktığını ve kendilerine selam verdiği anda kedilerinin köpeğe doğru hareket ettiğini belirten Fatih Can Akpınar, "Komşumuza dükkanın içinde gezen kedileri gösterdim. Tam o esnada da kediler küçük köpeği fark etti. Tamamen anne refleksi ile fırladılar. Yavrularını korumak için bu şekilde hareket ettiler. Aynı yerde civciv yavruları da var ama onlara asla dokunmuyorlar. Toplam beş tane olan ve birisi daha yeni dünyaya gelen kedilerimizin birbirlerine bağlılığı bizi de hayrete düşürüyor. Onları çok seviyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder