Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 22 gözaltı
27 Mart 2026 Cuma - 20:08:01
Erzurum merkezli olarak 5 ilde "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında tahkikatı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına istinaden; Erzurum merkezli olmak üzere Bingöl, Samsun, Kocaeli ve Bursa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Erzurum’da 11, Bingöl’de 8, Samsun, Kocaeli ve Bursa’da 1’er şüpheli olmak üzere toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tahkikat işlemleri tamamlanan 22 şüpheliden 1 şüpheli savcılık talimatına istinaden Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, kalan 21 şüpheli Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Sevk edilen şahıslardan 1 şüpheli savcılık makamı tarafından serbest bırakılırken 7 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:20
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:07
Otobüs bir anda alev aldı, yolcular panikle kaçtı
Erzurum'da hareket halindeki belediye otobüsü bir anda alev aldı, yolcular panikle kendilerini dışarı attı.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:04
Gündem olan o kedilerin saldırma sebebi ortaya çıktı
Erzurum’da iki kedinin sahibi ile gezen küçük bir köpeğe saldırdığı anlar ve çılgın hareketleri bir anda sosyal medyada paylaşım ve izleme rekoru kırmıştı. Sanayide esnafın beslediği iki kedinin yavrularını koruma refleksi ile hareket ettikleri ortaya çıktı. Erzurum’un Yakutiye İlçesi Sanayi semtinde mobilya üretimi yapan bir esnaf iki kediyi sahiplenip beslemeye başladı. Bu kedilerin dünyaya getirdiği ve beraber baktıkları üç tane de yavruları vardı. Hem sahiplerine hem de birbirlerine tutkun iki kedi bir anda sosyal medyada ilgi odağı oldu. Sebebi ise güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerdi. Köpeğini gezdirmeye çıkaran vatandaşın yaşadığı o ilginç anlar işyerinin güvenlik kameralarına yansımıştı. Önünden geçtiği dükkândan fırlayan iki kedi çılgın bir şekilde sahibinin tasmasıyla gezdirdiği minik köpeğe saldırmaya başladı. Adam hem kendini hem de minik köpeğini çılgın kedilerden saklamaya çalışsa da zorlandı. Bu arada kedilerin sahibi olan esnafta araya girerek adeta ninjalar gibi saldıran kedileri sakinleştirmeye çalıştı. Ancak iki kedi uslanacak gibi değildi ve bu defa birbiriyle azmaya başladı. Kedilerin sahibi zorda olsa iki kediyi tekrar dükkâna sokmayı başardı. Meğer minik yavrularını koruyormuşlar İki kedinin bazen çılgınlık boyutuna varan saldırıları görenleri hem hayrete düşürdü hem de gülümsemelerine neden olmuştu. Bir çok insanda buna anlam verememişti. Olayın gerçek yüzü ise iki çılgın kedinin sahiplerinin açıklamalarıyla ortaya çıktı. Erzurum’da mobilya üretimi yapan ve hayvanları çok seven baba Fikret Akpınar ve oğlu Fatih Can Akpınar, kendilerine tutku ile bağlanan iki dişi kedinin tamamen üç yavruyu koruma refleksi ile hareket ettiklerini söylediler. Olayın meydana geldiği günde komşuları olan esnafın köpeğini gezdirmeye çıktığını ve kendilerine selam verdiği anda kedilerinin köpeğe doğru hareket ettiğini belirten Fatih Can Akpınar, "Komşumuza dükkanın içinde gezen kedileri gösterdim. Tam o esnada da kediler küçük köpeği fark etti. Tamamen anne refleksi ile fırladılar. Yavrularını korumak için bu şekilde hareket ettiler. Aynı yerde civciv yavruları da var ama onlara asla dokunmuyorlar. Toplam beş tane olan ve birisi daha yeni dünyaya gelen kedilerimizin birbirlerine bağlılığı bizi de hayrete düşürüyor. Onları çok seviyoruz" dedi.
03 Haziran 2025 Salı - 18:15
Doğanın kalbinde macera başlıyor: "Palan Ekstrem" için imzalar atıldı
Erzurum’un eşsiz doğa potansiyelini spor aracılığıyla tanıtmak ve üniversite gençliğini macera dolu bir atmosferde buluşturmak amacıyla hayata geçirilen "Rotamız Macera Palan Ekstrem" projesi için iş birliği protokolü imzalandı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin başkanlığında düzenlenen törene Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Bayburt Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mutlu Türkmen ile KUDAKA, Narman, Oltu, Şenkaya, Tortum, Uzundere ve İspir belediyeleri ile Macera Off-Road Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü temsilcileri katıldı. Valilik koordinesinde yürütülecek projeyle Erzurum’un yalnızca kış turizmiyle değil, aynı zamanda yaz ve doğa sporlarıyla da öne çıkarılması hedefleniyor. 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelecek katılımcılar ile bisiklet, kano, kaya tırmanışı gibi pek çok ekstrem spor dalında kıyasıya yarışacak. Etkinliğin başlangıç noktası ise doğa harikası Narman ilçesi olacak. Vali Mustafa Çiftçi, imza töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Doğa sporlarını teşvik ederek genç sporcularımızı Erzurum’un tabiatıyla buluşturmak, şehrimizi ulusal ve uluslararası düzeyde daha görünür kılmak en büyük amacımız. Şimdiden hem yurt içinden hem de yurt dışından başvurular gelmeye başladı. Bu sayıların daha da artmasını bekliyoruz. Erzurum’un doğa ve yaz sporlarındaki potansiyelini göstermek adına bu proje çok önemli. Projede emeği geçen tüm paydaş kurumlarımıza teşekkür ediyorum." Rektör Hacımüftüoğlu: "Erzurum’un Marka Değerine Katkı Sunacak Projeleri Desteklemeyi Sürdüreceğiz" İmza töreninde konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise üniversitenin her yönüyle toplumla bütünleşen bir kurum olduğunu vurgulayarak: "Atatürk Üniversitesi olarak öğrencilerimizin sadece akademik anlamda değil; sosyal, kültürel ve fiziksel gelişimlerine de büyük önem veriyoruz. Bu proje, gençlerimizin doğayla iç içe olarak takım ruhunu, dayanıklılıklarını ve kişisel sınırlarını keşfetmelerine olanak sağlayacak. Aynı zamanda üniversitemizin yerel kalkınmaya sunduğu katkının da önemli bir göstergesidir. Erzurum’un sahip olduğu doğal zenginlikleri spor yoluyla daha geniş kitlelere tanıtmak ve ilin marka değerini artırmak için bu tür projeleri desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Rotamız Macera Palan Ekstrem" projesiyle Erzurum’un yaz turizmi ve doğa sporlarındaki potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanırken; etkinlik, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en büyük doğa ve ekstrem spor organizasyonlarından biri olmaya aday olarak dikkat çekiyor.
03 Haziran 2025 Salı - 17:27
"Rotamız Macera Palanekstrem" doğa yarışları başlıyor
Erzurum Valiliği, Atatürk Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), Narman, Oltu, Şenkaya, Uzundere ve İspir Belediyeleri ile Macera Off-Road Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü arasında "Rotamız Macera Palanekstrem" projesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Temel amacı üniversiteli gençlerin doğanın içerisinde, ekip ruhu geliştirerek heyecan ve eğlencenin bir arada olduğu bir ortamda becerilerini ve dayanıklılıklarını keşfetmelerini sağlamak olan Rotamız Macera Palanekstrem projesi için imzalar atıldı. Erzurum 112 Acil Çağrı Merkezi’nde gerçekleşen imza töreninde bir konuşma yapan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, doğa sporlarını teşvik ederek Erzurum’un nadide doğasıyla sporcu gençleri buluşturmayı ve Erzurum’u ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmayı hedeflediklerini söyledi. Vali Mustafa Çiftçi, müracaatların başladığını ve temmuz ayı içerisinde düzenlenecek "Rotamız Macera Palanekstrem" yarışmaları kapsamında ilk etapta dört günlük bir eğitim sürecinin planlandığını belirtti. Vali Çiftçi açıklamasında şu ifadelere yer verdi, "28 Haziran’da başlayacak olan etkinlikler 10 Temmuz’a kadar sürecek. Öncesinde tüm katılımcı sporculara dört gün boyunca eğitim verilecek. Etkinlik Narman ilçemizden start alacak. Program kapsamında bisiklet sürme, kano, kaya tırmanışı gibi birçok yaz ve doğa sporları dalında 100’ün üzerinde üniversite öğrencisi yarışacak. Şu ana kadar hem yurt içinden hem de yurt dışından katılım için başvuruları almaya devam ediyoruz. İlerleyen günlerde bu sayının daha da artmasını bekliyoruz. Amacımız, Erzurum’un sadece kış sporlarıyla değil, yaz, su ve doğa sporlarıyla da önemli bir merkez olduğunu göstermek. Saydığım tüm etkinlikler yaz sporlarına yönelik. Bu etkinlik sayesinde Erzurum’un doğa ve su sporları açısından da tanıtımına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. Projeye destek veren Atatürk Üniversitemize, Spor Federasyonumuza, ilgili belediyelerimize ve Macera Off-Road Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübümüze teşekkür ediyorum. Etkinliğin hayırlı olmasını, kazasız belasız tamamlanmasını temenni ediyorum." "Rotamız Macera Palanekstrem" projesiyle, Erzurum’un yaz turizmi ve doğa sporlarındaki potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması hedeflenirken; bu organizasyon, Erzurum’un ülkemize ve ülkemizin de Avrupa’ya açılan en büyük doğa ve ekstrem spor etkinliği olma özelliği taşıyacak.
03 Haziran 2025 Salı - 17:24
Çakmur, "Sporun mutfağında siz varsınız"
Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Spor Branşları Koordinatörler toplantısında branş koordinatörleri sunum yaptı. GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Sporun mutfağındaki gerçek kişiler sizsiniz, siz olmazsanız biz buralarda olamazdık" dedi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde spor branşları koordinatörler zirvesi Sporcu Kamp Eğitim Merkezi’nde yapıldı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, Okul Sporları Şube Müdürü Yaşar Elen, Spor Şube Müdürü Ömer Karslı ile Sicil Lisans Şube Müdürü Hakan Kaya’nın da katıldığı zirvede Spor Branşlarının koordinatör antrenörleri sunum yaparak faaliyetlerini, sporcu sayılarını ve yapılan yarışlarda ve müsabakalarda elde ettikleri başarıları anlattılar. Atletizm, Atıcılık, Badminton, Basketbol, Boks, Buz Hokeyi, Buz Pateni, Curling, Eskrim, Futbol, Güreş, Halter, Hokey, Judo, Karate, kayak, Kick Boks, Masa Tenisi, Okçuluk, Tenis, Voleybol, Taekwondo ve Yüzme gibi branşlarda yapılan sunum oldukça faydalı geçti. Bu işin mutfağında sizler varsınız Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, sporda Mutfaktaki gerçek kişilerin antrenörler olduğunu belirterek, "Bu işin mutfağındaki gerçek kişiler sizlersiniz. Sizlere minnettarız. Benim bir hayalim vardı. Hedefimiz Erzurum’da sporu layık olduğu yere getirmek. Bunu başardık, başarmaya da devam edeceğiz. Erzurum bugün baktığımız da sporda layık olduğu zirvede. Bu bizi gerçekten gururlandırıyor. Gençlikte ve yurt hizmetlerinde de hedefimiz yine zirve. Biz bir aileyiz. Sizler olmazsanız bizlerde burada olamazdık" diye konuştu. İstiklal Marşımızı okutmak isteyen antrenörler baş tacımız Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez ise 15 Aralık 2025 tarihine kadar yapacakları gözlem ve değerlendirmelerin ardından antrenör performans takip sistemine geçeceklerini belirterek, "İstiklal Marşımızı okutmak isteyen antrenörlerimizle ayrı program diğer antrenörlerle ayrı program kapsamında değerlendirme yapacağız. 15 Aralık 2015 tarihinden itibaren antrenör performans sistemine geçeğiz. Ülkemizi uluslararası alanda başarı ile temsil edecek. İstiklal marşımızı okutacak antrenörlerimiz baş tacımız olacak" diye konuştu. Toplantının ardından antrenörlerin onuruna öyle yemeği verildi.
03 Haziran 2025 Salı - 15:50
Erzurum’da sağanak hayatı felç etti
Erzurum’da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Kent merkezinde öğle saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış sonrası cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu. Zaman zaman dolu ile karışık yağan yağmur yaşamı olumsuz etkiledi. Yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar bina altlarına sığınırken trafikte aksamalar yaşandı. Yağış sonrası suyla dolan alt geçitlerde trafik durma noktasına geldi. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü heyelan ve sel konusunda vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyardı.
03 Haziran 2025 Salı - 14:49
Erzurum bu yaz "PalanEkstrem" ile coşacak
Erzurum, "Sınır yok, sadece sen varsın" sloganıyla doğa ve ekstrem sporlarında iddialı bir projeyle yaza girecek. Yerel ve uluslararası düzeyde adrenalin tutkunu sporcuların katılacağı "PalanEkstrem" etkinliği için imzalar atıldı. Erzurum Valiliği tarafından koordine edilen etkinlik, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Üniversite Sporları Federasyonu, Atatürk Üniversitesi, ilçe kaymakamlık ve belediyeleri, Erzurum Macera Offroad Doğa Sporları Kulübü başta olmak üzere 12 paydaş kurumun desteğiyle gerçekleştirilecek. Etkinlik 28 Haziran 2025 tarihinde Erzurum’un Narman ilçesinde başlayacak "PalanEkstrem" doğa ve ekstrem sporları etkinliği için taraflar arasında protokol imzalandı. Narman, Oltu, Şenkaya, Tortum, Uzundere ve İspir ilçelerini birbirine bağlayan kamp ve yarış rotasında yurtiçi ve yurt dışından yüzlerce sporcunun katılması planlanıyor. Mustafa Çiftçi: "Artık yaz aylarında Erzurum turizm merkezi olacak" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 2025 yılının ilk aylarında itibaren devam eden etkinliklerin tüm hızıyla devam ettiğini vurgulayarak, "Kış sporlarını tamamladık, şimdi yaz sporlarına geçtik. Bugün imzaladığımız protokol de bu kapsamda. Etkinliğimiz Narman’da başlayacak ve Oltu, Şenkaya, Tortum, Uzundere ile İspir ilçelerinde devam edecek. Toplamda 5 gün sürecek etkinlikte yaklaşık 150 sporcunun katılımını bekliyoruz. Bisiklet, kano, kaya tırmanışı gibi yaz sporlarını içeren bu organizasyon, Erzurum’un doğa ve yaz sporlarındaki potansiyelini ortaya koyacak. Yurt içinden ve yurt dışından kayıtlar başladı, sayının artmasını bekliyoruz. Erzurum artık sadece kış sporlarının değil, yaz sporlarının da merkezi olacak" dedi. Lokman Toptaş: "Etkinlik 10 gün sürecek" Erzurum Macera Offroad Doğa Sporları Kulübü Başkanı Lokman Toptaş, altı aylık çalışmayla oluşturdukları rotanın, kamp, karavan ve doğa sporları için kullanılabileceğini vurgulayarak "Erzurum’dan Türkiye’ye, Türkiye’den de Avrupa’ya açılabilecek çok güzel bir ekstrem spor projesi hazırladık. 10 gün sürecek etkinlikte 22 üniversite mücadele edecek, 10 ülkeden 5’inin ise şimdiden resmi başvuru yaparak kayıtlarını tamamladı. Yarışma boyunca katılımcılar hem ekstrem spor dallarında mücadele edecek hem de kriz anlarını yönetmeye yönelik özel eğitimler alacaklar. Amacımız gençleri hem fiziksel hem zihinsel olarak bu alanda geliştirmek" şeklinde konuştu. İmzalar törenle atıldı 112 GAMER binasında imzalanan protokol törenine Vali Mustafa Çiftçi, Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Erzurum Macera Offroad Doğa Sporları Kulübü Başkanı Lokman Toptaş, ilgili ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri ve Erzurum Macera Offroad Doğa Sporları Kulübü üyeleri katıldı.
03 Haziran 2025 Salı - 14:04
Tuzcu Mimar Sinan Ortookulu Curlingte Türkiye ikincisi oldu
Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu Floor Curling Yıldız Erkek Takımı Türkiye ikincisi oldu. Kızlar ise çeyrek final oynadı. Gençlik ve Spor Bakanlığı Okul Sporları Floor Curling Yıldızlar Türkiye Şampiyonası, 26-28 Mayıs tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde yapıldı. Türkiye finallerine bölge elemelerinden geçerek gelen 29 ilden 45 okul katıldı. Erzurum’u Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Atmaca yönetiminde yıldız erkeklerde ve yıldız kızlarda Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu temsil etti. Yıldız erkek takımı Türkiye ikincisi Kıyasıya geçen mücadeleler sonunda Abdulkadir Moroğlu, Hamza Ürüşan ve Ebubekir Ürüşan’dan oluşan Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu yıldız erkek takımı, önce gruptan birinci çıkma başarısı gösterdi. Çeyrek finalde Karaman Göktepe YİBO’ya karşı kazanan Erzurum Temsilcisi yarı finalde de Denizli Müşerref Yılmaz İHO’yu eleyerek finale yükseldi. Finalde Kırklareli Pınarhisar Atatürk Ortaokuluna yenilen Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu Türkiye İkincisi oldu. Kızlar çeyrek final oynadı Süreyya Kira, Zeynep Özden ve Rabia Dağ’dan oluşan Tuzcu Mimar Sinan Ortaokulu yıldız kız takımı çeyrek finale kadar yükselme başarısı göstererek Türkiye’nin ilk sekiz takımı arasında yer aldı. Yarışmalarda okul müdürü Yakup Öztürk, Müdür Yardımcısı Abdulsamet Saç ve İngilizce öğretmeni Nurullah Aktürk takımlarını destekleriyle yalnız bırakmadılar. Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Atmaca, "Darttan sonra floor curlingte de başarılı olma gururunu yaşadık. Bize destek veren Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Levent Çakmur, Spor Hizmetleri Müdürümüz Erdoğan Dönmez ile Okul Müdürümüz Yakup Öztürk’e teşekkür ediyorum" dedi.
03 Haziran 2025 Salı - 13:45
Erzurum merkezli siber dolandırıcılık operasyonu: 9 gözaltı
Erzurum merkezli siber dolandırıcılık operasyonunda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Erzurum İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince savcılık koordinesinde ’Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık soruşturması’ kapsamında 13 şüpheli şahıs tespit edildi. Şüphelilerin banka hesaplarında ve çeşitli kripto para borsalarında suça konu olduğu değerlendirilen 21 milyon 650 bin TL para hareketi olduğu tespit edildi. Yapılan detaylı teknik ve fiziki takip sonucu, İstanbul, Bartın, Karabük ve Antalya illerindeki 15 farklı adreste eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi. Şahısların adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital malzeme ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen 2 şüpheli tutuklanırken 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı, 2 şüpheli ise ifade işlemleri sonrası serbest bırakıldı.
03 Haziran 2025 Salı - 13:34
Prof. Dr. Kenan Şebin; "İnancımız tam, hedeflerimiz büyük"
Türkiye Curling Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kenan Şebin, 2024-2025 sezonunu değerlendirdi. 2024-2025 sezonunu Türkiye Curling Federasyonu olarak hem sportif başarılarla hem de kurumsal gelişimlerle dolu, son derece yoğun ve verimli bir takvimle tamamladıklarını ifade eden Başkan Prof. Dr. Kenan Şebin, "Bu sezon boyunca her bir müsabaka, her bir kamp, her bir eğitim faaliyeti bizleri hem curling hem de floor curling branşlarımız’da geleceğe dair daha da umutlandırdı. Erzurum başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz lig müsabakaları ve organizasyonlar, sporcularımızın azmini, antrenörlerimizin emeğini ve hakemlerimizin özverisini sahaya yansıttı. Türkiye Curling Süper Ligi, 1. ve 2. Lig müsabakaları bu sezon da yüksek katılım ve rekabet seviyesiyle camiamıza yakışır şekilde tamamlandı. Floor curling branşında ise özellikle okullarda ve genç yaş gruplarında yaygınlaşmaya başlayan ilgi, bu alandaki stratejimizin ne kadar yerinde olduğunu gösterdi" dedi. Uluslararası alanda milli takımlarımızla birlikte ülkemizi en iyi şekilde temsil etmenin gururunu yaşadıklarını kaydeden Başkan Şebin, "Kadın ve erkek milli takımlarımızdan genç sporcularımıza kadar her bir sporcumuz sahada mücadele ederken aynı zamanda ay-yıldızlı formanın sorumluluğunu da en üst düzeyde taşıdı. Özellikle gençlerimizle elde ettiğimiz uluslararası deneyim, önümüzdeki yılların temelini daha güçlü bir şekilde atmamıza katkı sağladı. 2024-2025 sezonu boyunca sadece müsabaka düzenlemedik; aynı zamanda curling ailesini büyütmek adına eğitim faaliyetlerine, kurslara, seminerlere, hakem ve antrenör gelişimlerine de büyük önem verdik. Antrenörlerimiz ve hakemlerimizle birlikte yürüttüğümüz eğitim programları, teknik seviyemizin gelişmesine katkı sağladı. Aynı şekilde floor curling’in yaygınlaştırılması adına yürüttüğümüz proje ve eğitimler, bu branşı topluma daha fazla tanıtma yolunda önemli birer adım oldu. Tüm bu çalışmalara ek olarak, 2026 Kış Olimpiyat Oyunları hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bu hedef doğrultusunda Aralık ayında Kanada’da düzenlenecek olan Olimpiyat Eleme Yarışması’na katılacağız. Bu, sadece bir yarışma değil; ülkemizi curling branşında Olimpiyat sahnesine taşıma yolunda tarihi bir fırsattır. Tüm hazırlıklarımızı bu bilinçle yürütüyor, sporcularımızı en üst düzeyde desteklemeye devam ediyoruz. Bu büyük yolculukta camiamızın her bir ferdinin desteği ve inancı bizler için çok kıymetlidir" diye konuştu. İnancımız tam, hedeflerimiz büyük Başkanı Prof. Dr. Kenan Şebin açıklamasını şöyle sürdürdü; "Bütün bu başarılar elbette tek başına değil, büyük bir emeğin, iş birliğinin ve inancın sonucudur. Sezon boyunca yanımızda olan Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Spor Genel Müdürlüğümüze, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, değerli yerel ve ulusal basın mensuplarına, tüm kulüplerimize, antrenörlerimize, hakemlerimize, idarecilerimize ve elbette bizleri izleyerek destekleyen değerli curling severlere en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni sezonu şimdiden büyük bir heyecanla planlıyor; ülkemizde curling ve floor curling sporlarını daha geniş kitlelere ulaştırmak, uluslararası başarılarımızı artırmak ve bu güzel sporun kültürünü daha da kökleştirmek adına çalışmaya devam ediyoruz. İnancımız tam, hedeflerimiz büyük. Türkiye curling camiasının her bir ferdine gönülden teşekkür ediyorum."
03 Haziran 2025 Salı - 13:20
Aileyle üretim yolculuğu: Modern tesislerden tandıra, nesiller buluştu
2025 Aile Yılı ve Süt Haftası etkinlikleri kapsamında Erzurum’da örnek bir programa imza atıldı. "Ailemiz Üretiyor, Soframız Bereketleniyor" temalı uygulamalı eğitim etkinliği, hem modern üretim tesislerinde hem de geleneksel ortamda gerçekleştirildi. Program, Erzurum Atatürk Üniversitesi Gıda ve Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Söğütlü Mahallesi’ndeki üretim alanlarında hayata geçirildi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, korunma ve bakım altında bulunan 15 çocuk ile yerel üretici aileler katıldı. Etkinliğin amacı, çocuklara üretimi öğretmenin yanı sıra geleneksel ve modern yöntemleri tanıtarak hem bilinç hem de aidiyet duygusu kazandırmaktı. Etkinliğin ilk aşamasında çocuklar, modern tesislerde süt üretim süreçlerine tanıklık etti. Merkez Müdürü Prof. Dr. Avni Birinci, çocuklara sağım ünitesi, hayvan ahırları, buzağıların beslenmesi ve hijyenik üretim ortamlarının işleyişi hakkında uygulamalı bilgi verdi. Çocuklar buzağılara süt verdi, yem dağıttı ve sürecin bir parçası oldu. Merkez Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Şeyma Şişik, steril üretim ortamında yoğurt ve peynirin nasıl üretildiğini detaylı şekilde anlattı. Katılımcılar süt kaynatma, mayalama, dinlendirme ve ambalajlama süreçlerini gözlemleyerek sağlıklı üretim bilinci kazandı. Etkinliğin ikinci bölümünde katılımcılar, Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Köyü’ne geçerek geleneksel süt ürünleri üretimini yerinde deneyimledi. Köyde yerel kadınlarla birlikte tandır başında, geleneksel yoğurt ve peynir yapımı uygulamalı olarak gösterildi. Çocuklar, mayalama ve süzme gibi aşamalara aktif olarak katıldı. Etkinlik sonunda değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, "2025’i Aile Yılı ilan ederken aileyi sadece sosyal yapı olarak değil, üretimin, paylaşımın ve dayanışmanın merkezi olarak görüyoruz. Bugün burada çocuklarımız hem bilgi kazandı hem de aidiyet ve sorumluluk duygusu geliştirdi. Onları sevgiyle, ilgiyle ve üretimle büyütmek en büyük görevimiz" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger ise şu ifadeleri kullandı; "Bir gıdanın üretimini yerinde görmek çocukların hem doğayla hem toplumla bağ kurmasına katkı sağlar. Modern tesislerden tandıra uzanan bu yolculuk, sadece teknik bir eğitim değil, aynı zamanda kültürel bir aktarım ve değer kazandırma sürecidir. Süt haftası dolayısıyla böyle bir farkındalık etkinliği düzenledik. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum." Etkinlik, hem modern hem geleneksel üretim süreçlerinin bir arada deneyimlendiği, nesiller arası bilgi aktarımının sağlandığı ve çocukların aktif katılımla güçlendiği örnek bir sosyal uyum ve farkındalık modeli olarak değerlendirildi.
03 Haziran 2025 Salı - 13:03
Jandarmadan kaçak tütün operasyonu
Erzurum İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Horasan İlçe Jandarma Komutanlığınca kaçakçılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyonda 30 kilogram kaçak tütün ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Horasan ilçesinde tütün köpeği Zahir’in de katkılarıyla yürütülen çalışmalar neticesinde; 30 kilogram kaçak tütün, 5 bin 225 adet sigara kağıdı ve 10 bin adet dolu makaron ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şahıs hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan adli işlem yapılırken, Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmaların, vatandaşlardan alınan güçle aralıksız olarak sürdürüleceği belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder