Yerel Haberler
Erzurum
03 Nisan 2026 Cuma - 17:45 Erzurum’da "joker aday" operasyonu: 33 gözaltı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapay zekayla kimlik fotoğrafını değiştirip joker adayları ehliyet sınavına sokanlara yönelik düzenlenen operasyonda 33 şüpheli gözaltına alındı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bir sürücü kursunda yazılı sınavda başarısız olan kursiyerlerin yerine "joker aday" olarak tabir edilen kişilerin sınava sokulmak suretiyle haksız menfaat temin edildiği tespit edildi. Yapılan çalışmalarda; şüphelilerin kursiyerlere ve joker adaylara ait fotoğrafları temin ederek yapay zeka yöntemleriyle birleştirdikleri ve bu suretle sahte kimlikler oluşturdukları belirlendi. Ayrıca sınav tarihlerine ilişkin HTS iletişim kayıtları ve BAZ kayıtlarının incelenmesi neticesinde; sınava girmesi gereken kursiyerlerin Erzurum ilinde bulunmadıkları, buna karşılık joker adayların sınav merkezlerinden BAZ sinyal verdikleri tespit edildi. Kursiyer adaylara ait imza ve yazı örnekleri ile sınav belgeleri üzerindeki imza ve yazıların, alınan kriminal inceleme raporlarıyla örtüşmediği tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda; 12 joker aday, 17 kursiyer ve sürücü kursu yetkililerinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli olmak üzere toplam 33 şüpheli hakkında, farklı illerle koordineli şekilde gözaltı kararı verildi. Ayrıca gözaltına alınan kursiyer adayların kimlik ve sürücü belgelerine el konuldu. Şüpheliler hakkında "resmî belgede sahtecilik" ve 6114 sayılı ÖSYM Kanununa muhalefet suçları kapsamında soruşturma işlemleri titizlikle devam ettiği belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 17:02 Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından gerçekleştirilecek ekonomi zirvesi programının lansman toplantısı yapıldı. Dedeman Palandöken Ski Lodge otelde 4-5 Nisan’da tarihleri arasında düzenlenecek olan Palandöken Ekonomi Zirvesi’ne Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve Dr. İsrafil Kurulay sunum yapacak. Palez Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve Erzurum İl Başkanı Hilmi Yavilioğlu, iki gün sürecek programda zirvenin önemi, içeriği ve Erzurum’da düzenlenme amacı hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. Erzurum kıymeti bilinmeyen bir şehir Arez’in tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’un şu an stratejik değerinin gittikçe önem kazanmasına rağmen kıymeti bilinmeyen bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaplan, "Erzurum, bütün Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar güneyden, kuzeyden, doğudan, batıdan acayip bir şekilde tam bir medeniyetlerin buluşma noktası, kavşak noktası. Yani böyle bir özelliği var Erzurum’un. Maalesef şu an bu ifadeyi kullanmak zorundayım, gördüğüm manzara böyle bir manzara. Şu an yaşlanmış gibi duruyor. Çok yaşlı, bir şekilde emekliye ayrılmış, istifa etmiş, hayattan istifa etmiş, ölmek üzere can çekişiyormuş gibi bir izlenim var. Halbuki müthiş dinamizmi var" dedi. Bu dinamizmi harekete geçirecek üç sermeyeye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kaplan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi tabii ki kültürel sermaye. Yani Erzurum, medeniyetin kurucusu, konumlandırıcısı ve koruyucusu olan şehirler arasındadır. Ben Erzurum’un üç özelliğe de sahip olduğunu görüyorum. Şimdi bu üç özelliğinin de yavaş yavaş aşınmaya başladığını görüyoruz. Dolayısıyla müthiş bir dinamizm var. Bu dinamizmin kuvveden fiile dönüştürülmesi lazım. Kuvveden fiile dönüştürülebilmesi için üç sermayenin harekete geçilmesi lazım. Ülkeyi yöneten insanlar da Erzurum’un hak ettiği yerde olduğunu göstermeliler. Dolayısıyla kültürel açıdan kültürel sermayesi çok güçlü bir şehir. Bu sermayenin güncellenmesi lazım, update yapılması lazım. Buradan bizim bölgeye ve dünyaya kültür üretebildiğimiz bir şehre dönüşmesi lazım. İkincisi ekonomik sermaye. Yani gene bütün İpek Yolu dahil başta olmak üzere Hazar Havzası, Karadeniz Havzası, Basra Körfezi Havzası vs. Bütün medeniyetlerin gerçekten ekonomik olarak da kavşak noktası. Bu açıdan ekonomik dinamizmini harekete geçirmesi gerekiyor. O konuda ciddi projelerin geliştirmesi lazım. Hükümetin geliştirmesi lazım. Sivil toplum kuruluşlarının büyük ölçekte projelere imza atmaları lazım. Üçüncü olarak da insan sermayesi. Yaşlanmış bir şehir havası var. Yani işte dünyadan ele tek çekmiş gibi bir hali var. Halbuki bu karda, bu kışta, kıyamette dinamik olması lazım. Coğrafyanın verdiği stratejik konum, jeokültürel, jeokonomik ve dolayısıyla jeoantropolojik konumu aslında dinamik bir şehirle karşı karşıya olmamızı sağlayacak özellikler. O açıdan Erzurum. bütün bu saydığım özelliklerinden ötürü Erzurum ayağa kalkarsa bölgenin dolayısıyla Türkiye’nin ayağa kalkacağını söylüyorum. Kültürel olarak, entelektüel olarak, manevi olarak, dolayısıyla ekonomik olarak, insan sermayesini harekete geçirecek bölgeyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir yolculuğun tohumları ekilebilir. Yani burası o anlamda Palandöken zirvesi bütün kültürlerin, medeniyetlerin, coğrafyaların buluştuğu, birbirleriyle konuştuğu, birbirleriyle alışveriş yaptığı, kültürel alışveriş, ekonomik alışveriş, entelektüel alışveriş yaptığı bir merkez, mekana dönüşür inşallah. Yani bu yolculuğun o açıdan ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe devletin de aynı zamanda sahip çıkması gerekiyor. Yoksa başka türlü yürümez. Yani Cumhurbaşkanlığının himayesine vesaire gitmesi lazım bu işin. Cumhurbaşkanlığı himayesinde giderse bölgeyi ayağa kaldırır. Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, sanatına ve dolayısıyla insan sermayesine aynı zamanda katkıda bulunur." Erzurum Türk’ün doğudaki kalkanı Daha sonra söz alan Prof. Dr. Cihat Yaycı ise Palandöken Ekonomik Zirvesi (Palez) grubunun gönüllü üyesi ve onursal başkanı olduğunu söyledi. Erzurum’un kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaycı, "Erzurum Türkiye’nin Türk’ün doğudaki kalkanı ve milli mücadelenin başlatıldığı şehir. Cumhuriyet’in kuruluşunda bir yüksek güçlü sütun ve Atatürk’ün milli mücadeleye başlattığı şehir" dedi. Erzurum’un nüfuzunun azaldığını hatırlatan Yaycı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun temel nedeni ekonomik zorluklar. Çalışma alanlarının kısıtlı olması ve kış koşulları nedeni ile giderlerin fazlalığı. Tarım ve hayvancılık çok önemli bu bölgede. Ancak insanlar hayvancılığı bırakıyorlar. Türkiye’nin şehirlerden kırsala göçe ihtiyacı var, kırsaldan şehirlere değil. Erzurum kimlikli bir şehirdir. Erzurum ordan burdan toplama bir şehir değil, kimliği olan bir şehirdir. Erzurum’un kendine has bir havası vardır, o havayı bozmamak lazım. Mavi vatanın kesişme noktası Erzurum’un mavi vatanla ilgisine gelince; aslında Erzurum için mavi vatan büyük bir şans. Yani hem tuzlu suyuyla hem deniziyle, hem tatlı suyuyla şans. Neden? Çünkü Türkistan bölgesine ve aşağıdaki Irak, Suriye bölgesine son derece yakın. Zengezur Koridoru’na bağlı. Zengezur Koridoru’nun asıl önemini arttıran şey şu; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e bağlanmak.Ve bunun da düğün noktası Nahçıvan’dan sonra Erzurum. Yani Hazar Denizi bir mavi vatan parçası, Karadeniz bir mavi vatan parçası ve bunu ikisini birleştiren yer düğün noktası lojistik merkezi Erzurum. O nedenle mavi vatanla doğrudan iç içe bir yer. Zaten Erzurum deniz kıyısı sayılır literatürde. Neden? Erzurum’da şimdi kuş uçuşu gitseniz 50 km sonra denize gider. Yani tünellerin yapılması, bunların yapılması ve dolayısıyla ticaret deniz sayesinde gelişecek Erzurum’da. Çünkü limanlara bağlı, limanlara bağlantılı oluyor." Toplantıda önceki dönem Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsrafil Kurulay da Palandöken Ekonomi Zirvesi’nin bölgeye katkı sunacağını dile getirdiler.
STK’lara belediyelerden beklentileri soruluyor
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 11:37 STK’lara belediyelerden beklentileri soruluyor Erzurum’da belediyeler ile sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında bir program yapıldı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Türkiye Belediye Başkanları Birliği ile ortaklaşa yürütülen "Belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları Arasında İş Birliğinin Geliştirilmesi" projesinin Erzurum programı İbrahim Erkal Dadaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Programda; Türkiye Belediye Başkanları Birliği Genel Başkanı Mehmet Yeloğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Murat Güven, Türkiye Belediye Başkanları Birliği Erzurum İl Temsilcisi Hüseyin Bozhalil ve Proje Koordinatörü Sermet Başaran birer konuşma yaptılar. Projenin amacı ve hedefi ne? "Belediyeler ile STK’lar Arasında İşbirliğinin Geliştirilmesi Projesi" genel anlamda; kamu yönetiminin ikinci dilimini meydana getiren yerel yönetimlerle (belediyelerle) STK’lar arasında karşılıklı hizmet verimliğini artırmak için etkin ve sürdürülebilir işbirlikleri geliştirmeyi kapsıyor. Proje ile hizmetleriyle halka dokunan ve hemşehrilerin en yakınında olan belediyeler ile aynı çevrede faaliyet gösteren STK’ları bir araya getirerek demokratik ve sosyal bir iklim oluşturmak suretiyle toplumsal diyaloğu güçlendirmek ve öncelikle deprem, sel, yangın ve kuraklık gibi doğal afetlerde katılımcı ve paylaşımcı anlayışla hizmetlerin etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde verilmesine yönelik işbirlikleri geliştirmeyi amaçlıyor. "Beş önemli istek ve beklenti belirleniyor" Hedef kitle ise 81 ildeki tüm belediyelerin ilgili personeli, belediye birlikleri ve STK’lar. Proje ana hedefleri ise 81 ildeki belediyeler ile aktif haldeki STK’lar diyaloğunu tesis etmek ve geliştirmek için bölgesel 17 ilde demokratik katılımı ve sosyal iletişimi güçlendirecek ortamlar oluşturmak şeklinde ifade ediliyor. STK’ların yerel hizmetlerden daha iyi yararlanması için belediyelerden beş önemli istek ve beklentilerini belirlemek, birlikte yaşanılan yöreye duyulan aidiyeti ve hemşehrilik bağlarını güçlendirmek. Proje Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesini ve 81 ilini temsilen 17 alt bölgedeki il-ilçe belediyesi ile sağlanan işbirliği ve koordinasyonla gerçekleştiriliyor.
Boston’da akademik buluşma
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:19 Boston’da akademik buluşma Boston Üniversitesi Fotonik Merkezi, önemli bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu başkanlığında seçkin bir heyetin ağırlandığı toplantıya, Harvard Üniversitesi, MIT ve Boston Üniversitesinden çok sayıda akademisyen ve doktora öğrencisi ile birlikte 100’ü aşkın katılımcı etkinlikte yer aldı. Etkinliğin ana teması, Atatürk Üniversitesi tarafından hayata geçirilen yeni burs ve akademik iş birliği programının tanıtımı oldu. Program; mühendislik, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında ABD’de doktora yapmak isteyen öğrencilere burs desteği sağlamayı, ayrıca araştırmacıların en az üç ay süreyle ABD’de bilimsel eğitim ve akademik değişim programlarına katılmalarını mümkün kılmayı hedefliyor. Geleceğin Bilim İnsanlarına Yatırım Program kapsamında öğrenciler sadece eğitim desteği almakla kalmayacak; aynı zamanda ABD genelindeki üniversiteler, fakülteler ve araştırma laboratuvarlarıyla doğrudan ilişki kurma fırsatı elde edecekler. Bu bağlamda, toplantıya katılan ABD’li akademisyenler, bölümlerinde ya da laboratuvarlarında Türk araştırmacıları misafir etmeye açık olduklarını ifade ettiler. Karma formatta gerçekleşen toplantı, Boston dışındaki eyaletlerden de katılımın önünü açarak bilimsel etkileşimin sınırlarını genişletti. Rektör Hacımüftüoğlu: "Gençlerimize Uluslararası Düzeyde Fırsatlar Sunmak İçin Buradayız" Toplantının açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonunu vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün burada bir araya gelmemiz, yalnızca bir protokolün imzalanmasından ibaret değil; bu buluşma, bilimsel sınırların olmadığına, ortak aklın ve bilgi üretiminin evrenselliğine inandığımızın bir göstergesidir. Gençlerimize uluslararası düzeyde fırsatlar sunmak, bilim insanlarımızın bilgi ve deneyimlerini küresel ölçekte geliştirmelerine katkı sağlamak en büyük arzumuzdur. Boston Üniversitesi gibi alanının öncüsü kurumlarla bu yönde atacağımız adımlar, sadece Atatürk Üniversitesinin değil, ülkemizin bilimsel gücünün de teminatıdır." Boston Üniversitesinden Tam Destek Boston Üniversitesi Fotonik Merkezi yetkilileri ise, bu iş birliğini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, özellikle nörofotonik, görüntüleme sistemleri, biyosensörler ve metamalzeme araştırmaları gibi alanlarda Türk araştırmacıların katkı sağlayabileceği geniş bir iş birliği zeminine dikkat çektiler. Öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında kurulacak doğrudan bağlantıların hem eğitim kalitesine hem de bilimsel üretkenliğe önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi. Yeni Ufuklara Açılan Kapı Toplantı sonunda soru-cevap bölümüyle etkileşimi artıran etkinlik, tarafların somut iş birliği adımları atma yönündeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, Atatürk Üniversitesinin bu girişimi sayesinde Türkiye ile ABD arasında bilimsel ilişkilerin güçlenerek artacağını belirttiler. Atatürk Üniversitesinin geleceğin bilim insanlarını destekleyen ve uluslararasılaşma hedefiyle şekillenen bu örnek girişimi, Boston’dan başlayan bir köprünün daha birçok ülkede benzer iş birliklerine ilham kaynağı olacağının işaretlerini verdi.
İbrahim Erkal sevgisi, salona sığmadı
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:16 İbrahim Erkal sevgisi, salona sığmadı İbrahim Erkal, vefatının 8. yıl dönümünde memleketi Erzurum’da şarkılarıyla anıldı. Palandöken Belediyesi, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde "İbrahim Erkal Anma Konseri" gerçekleştirildi. Şarkıcı, söz yazarı, besteci ve oyuncu İbrahim Erkal’in eserleri, belediyenin Türk Musikisi Topluluğu’nca seslendirildi. Erkal, 10 Ekim 1966’da Erzurum’un Narman ilçesinde dünyaya geldi. Evinin otoparkında tansiyonunun düşmesi sonucu dengesini kaybeden ve yere kafasını vurarak beyin kanaması geçiren İbrahim Erkal, 12 Nisan 2017’de da tedavi altına alındı. Sanatçı, 11 Mayıs 2017’de tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti. Sanatçının cenazesi, Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Vatandaşlar salona sığmadı Yoğun ilgi gösterilen konserde bazı vatandaşlar yerde oturarak şarkılara eşlik etti. Palandöken Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, yaptığı konuşmada "Bu salonda çok programa katıldım. Ancak ilk defa bu kadar kalabalık olduğunu gördüm" dedi. Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar İbrahim Erkal’in yeri doldurulmaz birisi olduğunu ve onu rahmetle andıklarını belirterek, "Sözüyle, sazıyla, bestesiyle ve yorumuyla ender bulunabilecek nadir isimlerden birisiydi. O sanat dünyamızda çok önemli işler yaptı. Türk sanatına ve müzik hayatına kazandırdığı çok büyük eserler var. Dinleyince her daim kalbimiz titriyor, kimi zaman neşeleniyor, kimi zaman hüzünleniyoruz. Bu onun maharetinin büyüklüğüne delalet ediyor" şeklinde konuştu. Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Gençlik ve Spor Müdürü Levent Çakmur ve vatandaşlar katıldığı konserde zaman zaman rahmetli İbrahim Erkal’in konuşmalarından ve söylediği şarkılardan da kesitler verildi. Bu anlarda salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Vali Çiftçi: "Annelerin hakkı, hiçbir şekilde ödenmez"
11 Mayıs 2025 Pazar - 13:19 Vali Çiftçi: "Annelerin hakkı, hiçbir şekilde ödenmez" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi "Anneler Günü" vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı. "Sevgi, merhamet ve fedakârlık gibi güzel hasletlerin temsilcisi olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum" diyerek mesajına başlayan Vali Çiftçi, " Anneye hürmeti, cennetin kapısını açan bir anahtar kabul eden bir inancın mensupları olarak; annelerimizi daima baş tacı ediyor, en kıymetli varlıklarımız olarak görüyoruz. Anne; merhametin adı, sabrın timsâli, sevginin en saf halidir. İlk adımımızda elimizden tutan, her düşüşümüzde yüreği sızlayan, tüm başarılarımızda gözleri dolan annelerimiz; aynı zamanda toplumuzun da mimarlarıdır. Onların gösterdiği özveri, ettiği hayır dua ve verdiği emek, evlatlarına olduğu kadar bir milletin kaderine de yön verir. Çünkü anne; toplumumuzun temel yapı taşı olan aile kurumunu bir arada tutan en güçlü bağdır. Anneler, insanı insan yapan değerlerin ilk muallimidir. Adaleti, dürüstlüğü, sevgiyi, iyiliği ve hoş görmeyi öğreten; bireyin kişilik inşâsında en temel rolü üstlenen annelerimiz, hayat boyu bizlere ışık tutar ve zor zamanlarda en büyük desteğimiz olurlar. Evlatlarına rehberlik eden her anne, milletimizin mânevi dokusunu yaşatan birer irfan kaynağıdır. Varlıklarıyla ailelerimizin özünü oluşturan annelerimiz; her türlü sevgi, saygı ve takdiri fazlasıyla hak etmektedir" dedi. Gece gündüz demeden, karşılık beklemeksizin evlatlarının geleceği için çabalayan annelerin hakkının, hiçbir şekilde ödenemeyeceğini ifade eden Vali Çiftçi, "Onlara duyduğumuz vefa, minnet ve hürmeti yalnızca bir günle sınırlamanın mümkün olmayacağına inanıyor; Anneler Günü’nü, bu yüce duyguları ifade etmek adına bir vesile olarak görüyoruz. Bu kıymetli günde, başta şehit anneleri olmak üzere, yüreği evlat sevgisiyle çarpan tüm annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyor; her birine sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum. Annelerimizin hayır duaları dâim, yuvalarımız kâim olsun" şeklinde konuştu.
"Kargapazarı değil Kargıpazarı"
11 Mayıs 2025 Pazar - 13:14 "Kargapazarı değil Kargıpazarı" Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum’un coğrafyasında ve tarihinde çok mühim yere sahip Kargapazarı dağının adının kalıplaşmış yanlış ifade olduğunu dağın asıl adının "Kargıpazarı" olması gerektiğini söyledi. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş konuya dair şu açıklamayı yaptı: "Sadece Erzurum’un değil bölgenin savaş tarihinde, sosyal hayatında mühim bir yere sahip olan Kargapazarı Dağı; içerisinde derin vadiler, kayalıklar, dağ gölleri, sazlıklar, berrak su kaynakları, geçitler, vahşi kuşlar, endemik bitkiler vb birbirinden değerli tabiat varlıklarına sahip herkesin gezip keşfetmesi gereken bir tabiat harikasıdır. Ancak bu dağın adında ‘karga’ kelimesinin geçmesi hiçbir zaman bize mantıklı gelmemiştir. Dağa çıktığımızda bülbül, kızıl doğan, ibibik, kartal ve adını bilmediğimiz birçok kuş çeşidine rastlıyoruz ama karga hiç yok. Yaptığımız inceleme ve elimizdeki bilgileri bir araya getirdiğimizde bu dağın adının Kargapazarı değil ‘Kargıpazarı’ olduğunu fark ettik. Şöyle ki dağın üzerinde, tarihi Müdürge köyünün hemen sırtını verdiği kısımda halkın ‘Cilligöl’ dediği Aygır gölü var ki bugün bile gölün ortası kamışlıktır. Kargapazarı’nın Tortum yolundan Nato Radarına çıkan dağ yolu üzerinde birçok dağ gölü var. Karagöl bunlardan biridir. Bu göller büyük oranda sazlık" "Kalın kamışa kargı/kargu denir" Tarihte Erzurum’un fırınlarının, hamamlarının, tandırlarının ihtiyaç duyduğu yakacağı temin ettiği sazlıkların bu dağın yamaçlarında olduğunu ifade eden Ertaş, " Halk sulak-bataklıktaki uzun bitkilere saz, kamış ve cil der. Lügatlerimizde bu ‘kalın kamış’lara ‘KARGU/KARGI’ denmektedir. 1960’lardan evvel Erzurum’da ağaç/odun yokluğunda ocaklarda Kargapazarı dağının yamaçlarındaki ve sırtındaki sazlıklardan elde edilen kalın kamışlar yakılırdı. Hem sazlıkta hem yukarıdaki gölde kalın kamışları toplayıp satan bir esnaf sınıfı vardı. Bu sazlığın yanında bir kamış pazarı varmış eskiden. Dağın adındaki ikinci kelimede de ‘bazar’ kelimesi günümüzde ‘pazar’ olmuştur. Kelimenin aslı şudur: ‘Kargıbazarı’ Kargıların yani kalın kamışların pazarlandığı yer. Erzurum sazlığı 1953’ten sonra NATO tarafından askeri üs yapılmak için kurutulmuş, ovanın suyu drenaj kanallarıyla Karasu’ya aktarılmıştır. Bu coğrafî ve sosyo-ekonomik bilgiden sonra bu dağın adının aslında KARGIPAZARI olduğunu, halkın söyleme kolaylığından ötürü KARGAPAZARI olmuş olabileceğini düşünüyoruz. Tarihi kaynaklarda ‘karga’ ile ‘kargı/kargu’nun yazılışı hemen hemen aynı. Eski Türk elifbasında bu iki kelime de ‘Kaf’ ile başlar. Sondaki harf kimi kaynaklarda güzel he, kimisinde vav, kimisinde ise ye harfinden oluşur. Eski metinlerde de bir yazı birliği yoktur. Ayrıca edindiğimiz bilgiye göre insan nüfusunun olmadığı bu vahşi tabiatta karganın yaşaması söz konusu değilmiş. Bu durumda bu şehit yatağı, yüce ve gizemli dağımızın doğru adı ‘Kargıpazarı’ olmalıdır. Bu isim şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik hayatıyla ilgili bilgi saklayan muhafız kelimelerden biridir" diye konuştu.