Yerel Haberler
Erzurum
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:36 Erzurum Valisi Aydın Baruş göreve başladı Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanlığı’na getirilmesinden sonra Erzurum Valiliği görevine atanan Aydın Baruş, göreve başladı. Bugün kara yolu ile Gümüşhane’den Erzurum’a gelen Vali Aydın Baruş, Valilik Binası’nda törenle karşılandı. Karşılama programına kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. "Erzurum, Türk İslam medeniyetinin sarsılmaz kalesi" Karşılama töreninin ardından makama geçen Erzurum Valisi Aydın Baruş, "Dadaşlar diyarı Erzurum’da görev yapma imkanını nasip eden, celal ve ikram sahibi Yüce Allah’a, sonsuz hamd-ü senalar olsun. Türk İslam medeniyetinin sarsılmaz kalesi, Mülk-i İslam’ın Anadolu’daki kilidi, İstiklal Savaşımızın meşalesinin yakıldığı ocak, köklü bir tarihe ve engin bir kültür mirasına sahip Erzurum’da Vali olarak görev yapma onurunu bana lütfeden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı sunuyorum. Bundan evvel, Erzurum için gecesini gündüzüne katarak mesai sarf eden ve bizlere kıymetli bir emanet ve miras bırakan, İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi başta olmak üzere, tüm valilerimize minnet ve teşekkürlerimi ifade etmeyi üzerime borç biliyorum. Muhterem Cumhurbaşkanımızın şahsıma tevdi ettiği bu görevin, omuzlarıma ne kadar büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim. Valilik görevine başlamamdan itibaren, bu sorumluluğun gereğini layıkıyla yerine getirme şuuruyla hareket edeceğimi ifade etmek isterim" diye konuştu. "Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir" "Mülkün yegâne sahibi Cenab-ı Rabbü-l Alemin’dir" diyen Vali Baruş, "Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir. Bu emanetler bizlere sefa sürelim, rahat edelim diye tevdi edilmemiştir. Bu emanetlerin gereklerini layıkıyla yerine getirmek ve teslim aldığımızdan daha iyi ve güzel bir durumda sonrakilere devretmek emanet sahipleri olarak biz idarecilerin kaçınılmaz yükü ve sorumluluğudur. Valilik gibi sorumluluğu büyük ve yükü ağır olan bu şerefli görevi yerine getirme gayretimizde, Yüce Mevla’dan yar ve yardımcımız olmasını gönülden niyaz ediyorum" şeklinde konuştu. "Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır" Adaletin mülkün temeli olduğunu asla unutmadan, insanı merkez kabul eden yönetim anlayışıyla sorumluluklarını yerine getirmeye gayret edeceğine anlatan Vali Aydın Baruş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hakk’ın rızasına erişmenin halka hizmetle mümkün olduğunu öğütleyen büyük bir medeniyet mirasına sahibiz. Bu mirasın gereği olarak, yönetimde adaleti ve iyiliği tesis etmek için çalışmak üzerimize düşen en önemli sorumluklardandır. Erzurum şehrinin ve hemşehrilerimizin sorunlarını çözmek için yapacağımız çalışmalarda daima hikmeti arayan, hakikati ve gerçek bilgiyi esas alan bir çaba içerisinde olacağız. Aziz milletimizin ve Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır. Valilik görevim süresince; adaleti gözetmek, insanlar arasında asla ayrım yapmamak, talep ve dert sahiplerine hoşgörü göstermek, zayıfları ve kimsesizleri korumak, mütevazı ve gönül alıcı olmak, vefakarlığa ve kadirşinaslığa önem vermek, ayrıştırıcı değil birleştirici olmak, vatandaşlarımıza iyilik yolunda cesaret vermek ve onları teşvik etmek hususlarına riayet etmeye titizlikle dikkat edeceğimi özellikle ifade etmek istiyorum. Şeyh Edebali Osman Gazi’ye nasihatinde; ’Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı’ der. Bir idareci için en faziletli davranışın gönülleri kazanmak olduğuna, bıraktığı en değerli eserin ise gönüllerde tesis ettiği makam olduğuna, inanıyorum. Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik. Gönüller yapmanın yegâne yolunun ise sevgiden geçtiğini biliyorum. Vatandaşlarımızın, aramızda bu sevgi bağını kurmak için her türlü gayreti sarf edeceğimi bilmelerini istirham ediyorum." "Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir" Erzurum’daki görevi süresince, devletin kudret ve gücünün sahada ve her alanda hissedilmesini sağlamanın temel hedefi olacağını belirten Vali Baruş, "Devletin şefkat ve merhamet elinin en ücra köşelerde yaşayan vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlamak için gece gündüz çalışacağız. Milletimizin kaynaklarını israf etmeden, tasarruflu bir şekilde kullanmaya hassasiyet göstereceğiz. İdarede üslubumuz, Cumhurbaşkanımızın idarecilere hitaplarında da özellikle vurguladığı gibi vatandaşlarımızla ’hemhal olmak, hemdem olmak, hemdert olmak’ ilkeleri doğrultusunda olacaktır. Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Vatandaşlarımızın sorunlarına ve taleplerine vâkıf olabilmek için onların idari makamlara müracaatlarını beklemeden, ihtiyaç ve dert sahiplerini bulmaya, gariplerin, fukaranın, çaresizlerin, öksüz ve yetimlerin elinden tutmaya gayret edeceğiz. Devletimizin ve onun emrinde çalışan görevlilerin varlık sebebi vatandaşlarımıza hizmetkar olmaktır. Kamu kurumları ve kamu görevlilerinin, vatandaşın sorunlarını çözme odaklı çalışmalarını temin etmek öncelikli amacımızdır. Vatandaşa eziyet eden, nemelazımcı bir kamu hizmeti anlayışını asla kabul edemeyiz. Yetkili konumda olan yöneticilerimizin, üzerlerine sorumluluk almayı ve risk üstlenmeyi bilmesi gerekir. Sorumluluk kabul etmeyen, risk almayan ve vatandaşlara yönelik hizmetlerin kalitesini dünden daha iyi duruma getirmek için gayret göstermeyen yönetici nezdimizde başarısız kabul edilecektir. Şehit aileleri ve gazilerimiz hepimizin velinimetidir. Onların onur ve şerefi devletimizin itibarıdır. Onları üzen ve gerekli saygıyı göstermeyen kişi vatanını, bayrağını ve milletini sevmeyendir. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizin saygınlığını korumak, onları ailemizin birer ferdi olarak kabul ederek daima yanlarında olmak temel vazifemiz olacaktır" ifadelerine yer verdi. "Gayret bizden, tevfik Yüce Allah’tandır" "Erzurum olarak; devletimizi yüceltmek ve ilelebet yaşatmak, ’Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda ilimizin her bir köşesinde barış, kardeşlik ve huzur iklimini hâkim kılmak, Türkiye’nin ekonomik bakımdan kalkınmasına katkıda bulunmak ve ilimizi her bakımdan daha müreffeh bir hale getirmek için hep birlikte gayret göstereceğimize ve muvaffak olacağımıza yürekten inanıyorum" diyen Vali Baruş, sözlerini şöyle tamamladı: "Şehrimizin sahip olduğu imkanların zenginleştirilmesi, istihdam olanaklarının artırılması, ilimize yeni yatırımlar kazandırılmasını temin etmek maksadıyla; milletvekillerimizle, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarımızla, muhtarlıklarımızla, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, basın ve medya kuruluşlarımızla ve Erzurumlu hemşehrilerimizle, uyum ve iş birliği halinde çalışmaya özen göstereceğimizi hassaten belirtmek istiyorum. Sizlerden biri olarak, sizlerle birlikte, bu güzide şehirde ikamet den insanların huzur içerisinde yaşayabileceği güvenli bir ortamın sağlanması öncelikli hedeflerimizden olacaktır. Bu huzuru temin etmek amacıyla güvenlik güçlerimizle gece gündüz demeden çalışacağız. İlimizin, ekonomi, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve diğer konularda sahip olduğu imkânların azami şekilde değerlendirilmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize daha yaşanabilir bir Erzurum bırakmak için her türlü gayreti sarf edeceğimizi bilhassa vurgulamak istiyorum. Erzurum’da yapacağımız çalışmalarda güç kaynağımız, atalarımızın ve şehitlerimizin emaneti olan manevi mirasın bizlere kazandırdığı şuur olacaktır. Erzurum insanının irfanı, feraseti ve sahip olduğu engin kültür değerleri bu çalışmalardaki rehberimiz olacaktır. Erzurum topraklarındaki ebedi istiratgahlarında huzurla yatan atalarımızın; Abdurrahman Gazi, Emir Saltuk, Nene Hatun ve dahi nice şehitlerimiz ve gazilerimizin ruhaniyeti hedeflerimize ulaşma gayretinde bizlere manevi güç verecektir. Gayret bizden, tevfik Yüce Allah’tandır. Cenab-ı Hak’tan, bizlere yükümüzü taşıyabilecek kuvvet, ayağımızı sürümeyecek akıl ve iman kuvvetiyle dolu kalp ihsan etmesini niyaz ediyorum. Valilik görevimin Erzurum için hayırlara vesile olmasını diliyor, en kalbi sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum." Vali Aydın Baruş kimdir? 1968 yılında Edirne’de doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Edirne’de tamamladı. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1994 yılında Sakarya Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışırken aynı yıl Bursa Kaymakam adayı olarak atandı. 1996-2008 yılları arasında sırasıyla; Demirköy Kaymakam Vekili, Hisarcık-Azdavay-Çağlayancerit Kaymakamı, Ardahan Vali Yardımcısı ve İncesu Kaymakamı olarak görev yaptı. 2007-2008 yıllarında Bakanlıkça gönderildiği İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi "Avrupa Çalışmaları" bölümünde yüksek lisansını tamamladı. 2008-2010 yılları arasında Eğitim Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü, 2010-2014 yılları arasında Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı görevlerinde bulundu. 2014-2015 yılları arasında Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı ve İçişleri Bakan Danışmanı olarak çalıştı. 2015 yılı Valiler Kararnamesi ile Bolu Valisi olarak atandı. Sırasıyla; 04.03.2015-05.11.2018 tarihleri arasında Bolu Valisi, 05.11.2018-17.05.2022 tarihleri arasında Malatya Valisi,11.05.2022-19.09.2024 tarihleri arasında Isparta Valisi olarak görev yapan Vali Aydın Baruş, 18.09.2024 tarihli 321 nolu Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile Gümüşhane Valisi olarak atandı. İngilizce bilmekte olup, evli ve 2 çocuk babasıdır.
ETSO heyeti, Güney Kore’de düzenlenen medikal ve kozmetik sektörel fuarına katılacaklar
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:09 ETSO heyeti, Güney Kore’de düzenlenen medikal ve kozmetik sektörel fuarına katılacaklar Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası 4. Meslek Grubu Medikal, Kimya ve Tıbbi Malzemeler sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerden oluşan sektörel ticaret heyeti Güney Kore’de temaslarda bulunacak. Heyet, TOBB Üst Kurul Delegesi, Kobi Politikaları Kurulu Üyesi ve ETSO Meclis Üyesi Haktan Ömeroğlu’nun başkanlığını yürüttüğü program kapsamında; 26-31 Ocak 2026 tarihleri arasında Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenecek Medikal ve Kozmetik Sektörel Fuarı’na katılım sağlayacak, Güney Koreli sektör temsilcileriyle ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirecek ve firmaların ürün ve hizmetlerini uluslararası pazarlarda tanıtma imkânı elde edecek. Ömeroğlu, medikal, kozmetik ve tıbbi malzemeler alanında faaliyet gösteren 19 firmanın bu süreçte yeni iş bağlantıları kurmayı, karşılıklı ticaret imkânlarını değerlendirmeyi ve ihracat potansiyellerini artırmaya yönelik somut adımlar atmayı hedeflediğini belirterek, ‘’Ticaret Bakanlığımızın Sektörel Ticaret Heyeti Programı kapsamında ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odamızın koordinasyonunda gerçekleştirilen bu organizasyon; Erzurum iş dünyasının küresel pazarlarda daha etkin yer almasına ve dış ticaret kapasitesinin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki; Erzurum iş dünyasının her zaman önünü açan, üreticimizin, ihracatçımızın ve müteşebbisimizi her koşulda destekleyen Saim Ozakalın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak ortaya koyduğu güçlü liderlik, bu tür uluslararası açılımların hayata geçirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Yine iş dünyamızın çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Başkanı Rıfat Hisarcıklıoglu’nun; firmalarımızın küresel ölçekte rekabet edebilirliğini artırmaya yönelik vizyoner yaklaşımı ve kararlı duruşu, sahadaki her bir girişimci için son derece kıymetlidir. Firmalarımızın uluslararası pazarlara açılmasına imkân tanıyan destek mekanizmaları ve stratejik yönlendirmeleri dolayısıyla Ticaret Bakanlığı’na da ayrıca teşekkür ediyorum. En önemlisi; Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat odaklı büyüme hedeflerini ve iş dünyasının önünü açan reformları güçlü bir iradeyle destekleyen, ülkemizi küresel rekabette daha iddialı bir konuma taşıyan liderliği için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdogan’a şükranlarımı sunuyorum. İnanıyorum ki bu program; Erzurum’dan çıkan firmalarımızın dünya pazarlarında daha görünür, daha güçlü ve daha rekabetçi hale gelmesine katkı sağlayacak; şehrimizin ve ülkemizin ekonomik geleceğine somut değer katacaktır’ diye konuştu.
ER-VAK’tan Ahlat’a vefa çağrısı
25 Ocak 2026 Pazar - 13:45 ER-VAK’tan Ahlat’a vefa çağrısı Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel "Ahlat Kitabeleri" eseriyle bu anıtları ölümsüzleştiren Erzurumlu tarihçi Abdurrahman Şerif Beygü’nün isminin Ahlat’ta yaşatılması için Bitlis Valiliği, Bitlis Belediyesi, Ahlat Kaymakamlığı ile Ahlat Belediyesine çağrıda bulundu. Güzel. Anadolu’nun Orhun Anıtları olarak bilinen Ahlat Selçuklu mezarlığının Türk kültür mirası içinde emsalsiz olduğunu söyleyerek bu muhteşem kültür hazinesinin dünyaya duyurulmasında Erzurumlu tarihçi Abdurrahim Şerif Beygü’nün kaleme aldığı "Ahlat Kitabeleri" isimli eserinin önemli bir katkıda bulunduğunu hatırlattı. Güzel, Abdurrahim Şerif Beygü’nün isminin Ahlat’ta yaşatılmasının önemli bir vefa borcu olduğunu ifade ederek, konuyla ilgili Ahlat Kaymakamlığı ve Ahlat Belediyesi Başkanlığına ER-Vak olarak başvuruda bulunduklarını ama şimdiye kadar olumlu bir yanıt almadıklarını belirterek bu durumun Erzurumluları üzdüğünü ifade etti. Erzurum’un bilge isimlerinden Sıtkı Dursunoğlu ’nun, Abdurrahim Şerif Beygu’nun bu çalışmasını "Anadolu Türk tarihinin en bakir ve karanlık safhasını, onun Ahlat Kitabeleri ile tanıdık. Taşın ve yazının kekeme dilini günlerce mihnetli kağnı yollarını aşarak, ev diye oyuklarda yatarak, çok kere ekmeğine katık bulamayarak o çözdü" dediğini ifade eden Güzel ,batılı tarihçilerin ve bilim adamlarının bu kitaptan çok faydalandıklarını söyledi. Abdurrahim Şerif Beygü’nün ,"Bitlis’te muallimken tetkikatı tarihiyede bulundum.Anadolu’da Ahlat kadar Türklüğe ait kıymetli vesaiki tarihiyeyi sinesinde taşıyan hiçbir şehirmiz yoktur dersem mübalağa etmemiş olurum .O tarihten yani, 330 dan itibaren Ahlat tarihini tesbit ile yazmağa azmettim" sözlerine vurgu yapan Güzel,tüm ömrünü ülkesine ve onun değerlerine adayan,dürüst,çalışkan ve önemli bir tarihçi olan Beygü için ne yapılsa azdır diyerek kendisini saygı ve rahmetle andıklarını ifade edip, yaptıkları çağrının olumlu bir şekilde karşılık bulmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. Abdurrahim Şerif Beygü kimdir? 1895 yılında Erzurum’da doğdu. İlköğrenimini Erzurum İdadisinde yaptı. Erzurum’da haftada iki defa çıkan Albayrak Gazetesi’nde mürettiplik yapmaya başladı. Birinci Cihan savaşında Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında, İç Anadolu’ya başlayan göç akınına Beygu ailesi de katılmış, Sivas’ta duraklamışlardır. Sivas’ta Vilayet Matbaası’nda mürettiplik işine başlamış, ayni zamanda Sivas Muallim Mektebi’nde açılan muallim (öğretmen) yardımcılığı kursuna devam ederek kursu başarıyla tamamlamıştır. İlk olarak Erbaa’ya öğretmen yardımcısı olarak tayin edilmiş, bir yıl sonra Konya Muallim Mektebine kaydını yaptırarak okumuş ve muallim olmuştur. Bir çok yerde ilkokul öğretmenliği yapmış, bilahare Erzurum Sultanisi İptidai Kısım öğretmenliğine nakledilmiştir. Maarif Nezaretinin emri üzerine bir heyet tarafından yapılan imtihana girerek başarılı olmuş, tarih ve coğrafya öğretmeni olarak Erzurum Erkek Muallim Mektebine atanmış, bu görev de sekiz sene kalmıştır. Abdurrahim Şerif Beygu, Erzurum’da bulunduğu sekiz sene içinde verimli çalışmalar yapmış, Ahlat Kitabeleri ve Erzurum Tarihi gibi kıymetli eserlerini bu zamanda hazırlamıştır. 1942 senesi sonlarında hastalığı sebebiyle Eskişehir Lisesi’ne naklini istemiş, Eskişehir’de 49 yaşında iken vefat etmiştir. Mezarı Eskişehir’dedir.
Erzurumlu Akademisyen Doç. Dr. İrfan Kurudirek Avrupa Herkes İçin Spor Birliği Başkanı Seçildi
25 Ocak 2026 Pazar - 13:27 Erzurumlu Akademisyen Doç. Dr. İrfan Kurudirek Avrupa Herkes İçin Spor Birliği Başkanı Seçildi Avrupa Herkes İçin Spor Birliği’nin (European Sport for All Union-UESpT) İtalya’da gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulu’nda yapılan seçimler sonucunda, Doç. Dr. İrfan Kurudirek UESpT Başkanlığı görevine seçildi. Avrupa genelinde "Herkes İçin Spor" anlayışının yaygınlaştırılması, sporun kapsayıcı ve erişilebilir bir toplumsal araç olarak geliştirilmesi amacıyla faaliyetlerini sürdüren UESpT’nin başkanlığına seçilen Kurudirek, bu göreviyle birlikte Türk sporunu Avrupa düzeyinde temsil etme sorumluluğunu da üstlenmiş oldu. Birçok Avrupa ülkesinden temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul’da seçimlerin hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak yapıldığı bildirildi. Genel Kurul sonucunda Kurudirek, delegelerin oylarıyla UESpT Başkanlığı görevine getirildi. Seçimin ardından açıklamalarda bulunan Doç. Dr. İrfan Kurudirek, kendisine duyulan güven için delegelere ve üye kuruluşlara teşekkür ederek, yeni dönemde UESpT’nin Avrupa’daki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kurudirek, kapsayıcılık, iş birliği ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda özellikle Erasmus+ Spor projeleri ve çok paydaşlı Avrupa iş birlikleri aracılığıyla somut çalışmalar yürütüleceğini belirtti. Akademik kariyerini spor bilimleri ve spor yönetimi alanında sürdüren Doç. Dr. İrfan Kurudirek, Türkiye’de herkes için spor politikalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarıyla da tanınıyor. Doç. Dr. Kurudirek’in UESpT Başkanlığına seçilmesi, Türk sporunun uluslararası platformlardaki görünürlüğü ve temsil gücü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
BBP Genel Başkan Yardımcısı Çomaklı: "Pervin Buldan kendi çocuğunu yurt dışında yaşatırken Kürtlerin çocuklarını ateşe atmaktan çekinmiyor"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:07 BBP Genel Başkan Yardımcısı Çomaklı: "Pervin Buldan kendi çocuğunu yurt dışında yaşatırken Kürtlerin çocuklarını ateşe atmaktan çekinmiyor" Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı’dan terör örgütü destekçisi DEM Milletvekili Pervin Buldan’a kızı ve oğlu üzerinden tepki geldi. Çomaklı yaptığı açıklamada, "Terör örgütü destekçisi Pervin Buldan’ın Suriye’de bulunan terör örgütüne destek ve moral amaçlı yaptığı "saç örgüsü" propagandası içimizde terör örgütüne destek ruhu taşıyanları ortaya çıkarmıştır" diyerek bu propaganda ile Buldan’ın terör örgütüne açık destek amacı güttüğünü ifade etti. Çomaklı yaptığı açıklamada, "Yıllarca bu toprakların ve vatanın çocuklarını pervasızca ve holiganca dağlara çıkaran bu terör destekçilerinin acaba kendi çocukları için de dağlara gitmelerine gönülleri ne kadar razı oluyor. Çünkü sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar ile bu terör destekçilerinin çocukları ya Brezilya’da Rio Karnavalında ya Londra’da gezilerde ya da Maldivlerde şatafatlı hayat yaşamaktadırlar. Eğer davalarında samimilerse kendi çocuklarını öne sürsün ve Suriye’de sahada ağlarken veya çorba dağıtırken görelim. Ama yok, neden? Çünkü Pervin Buldan gibi uluslararası arenada terör örgütü kabul edilmiş PKK ve ismi değişmiş uzantılarına destek veren kesimler kendi çocuklarını kıymetli görürken Kürtlerin çocukları ölebilir ve savaşabilir. Gelsinler bakalım bu terör destekçilerinin çocukları hiç o topraklara ayak basmışlar mı?" Çomaklı aynı zamanda Erzurum DEM vekili Meral Beştaş’a da seslenerek, "Dün Erzurum’da açıklama yapıyordunuz. Yanınızda hangi milletvekilinin kızı veya oğlu vardı. Kim sizinle geldi. Gariban ve kandırdığınız insanlar yanınızda. Ama zor tabi ki, Rio Karnavalına giden birini Erzurum’da protestoya çağırmak, Maldivlere giden bir vekil çocuğunu soğukta getirmek mümkün değil, Paris’te Londra’da gezerken Amerika’nın bile yarı yolda bıraktığı bir terör örgütüne destek için Erzurum’a çağırmak. Onların kılına zarar gelmesin ama Kürtlerin çocuklarına ne olursa olsun değil mi? Samimiyetsizliğiniz DEM’li vekillerin çocuklarını ön saflara almak yerine bu vatanın çocuklarını gençlerini ateşe atarken görülmektedir" ifadesini kullandı. "Saç örgüsü ile bu devletten toz bile kaldırmazlar" Çomaklı açıklamasında bu samimiyetsiz ve bölücü tutumlara karşı vatandaşları uyararak, "Bu toprakların çocukları artık bu bölücülere yem edilmemeli ve bu terör destekçilerine yanaşan insanlara önce sormalıdırlar -senin kızın ve oğlun nerede, neden bizim çocuklarımızı kanunsuz işlere bulaştırıyorsunuz- diye. Bu vatan savaş meydanlarında bu toprağın evlatlarının dökülen kanları ile yüzlerce yıldır devlet olup herkese sığınak olmuştur. Bundan dolayı bu samimiyetsiz terör örgütü destekçisi ve bölücü zihniyet taşıyan kişilere insanımızın inanmamasıdır. Türk Devleti bu millet var oldukça Allah’ın izniyle hep var olacaktır. Saç örgüsü ile bu devletten toz bile kaldırmazlar" dedi.