Yerel Haberler
Erzurum
Sönmez’den bayram mesajı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:11:41 Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Gürkan Sönmez mesajında şu ifadelere yer verdi, ‘’Mübarek Kurban, Bayramı’na bir kez daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Bayramlar, sevginin, kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği, gönüllerin birleştiği özel ve anlamlı günlerdir. bayramların manevi iklimi bizlere umut, güç ve dayanışma ruhu kazandırmaktadır. Kurban Bayramı, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda yardımlaşmanın, fedakârlığın, hoşgörünün ve insan olmanın en güzel değerlerinin yaşatıldığı müstesna bir zaman dilimidir. Büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz, küçüklerimizi sevindirdiğimiz, ihtiyaç sahiplerini unutmadığımız bu anlamlı günlerde kırgınlıkların sona ermesi, dostlukların güçlenmesi ve gönüllerin birleşmesi en büyük temennimizdir. Gençliğin güçlü olduğu yerde geleceğin de güçlü olacağına inanıyoruz. Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu olarak, milli ve manevi değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, üretken ve bilinçli bir gençlik yetişmesi adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Sporun birleştirici gücüyle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, sosyal dayanışmayı artırmak ve toplumsal birlik ruhunu güçlendirmek en önemli hedeflerimiz arasındadır. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere, Erzurumlu hemşehrilerimizin, gençlerimizin, spor camiamızın ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun.’’
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:05 İşte kurban eti pişirmenin altın kuralları Kurban Bayramı’nda doğru beslenmenin önemli noktalarından birinin de kurban etini doğru pişirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Tosun, her etin pişirme tekniği ve sıcaklığının olduğunu söyledi. Prof. Dr. Murat Tosun, kurban etleriyle ilgili pişirme tavsiyelerini sıralarken, "Sert olan boyun ve kol bölgesi etleri kıyma yapımına, orta sert olan but ve göğüs etleri haşlamaya, bonfile gibi yumuşak sırt etleri ise ızgaraya uygundur. Her etin kendine göre doğru pişirilme tekniği ve sıcaklığı vardır. Örneğin; değerli kısım dediğimiz bonfilenin (ızgara) pişirilme tekniği ile but (haşlama) kısmından elde edilen bir etin pişirme tekniği çok farklıdır. Uzun süreli ve yüksek ısıda pişen etlerin rengi koyulaşır ve besin değerini kaybeder. Bu yüzden et pişirirken sıcaklık ve süreye çok dikkat etmek gerekir" dedi. Eti ateşle direkt temas ettirmeyin Kavurma yapılacak etlerin sinirlerinin ve damarların ayrılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Tosun, "Özellikle kavurma yaparken etin lezzetini korumak için pişirme işleminde etin kendi su ve yağından istifade edilmelidir. Kavurma yaparken pişirme süresi etin türüne göre değiştiği için süreye dikkat etmek gerekmektedir. Tuz, baharat her zaman pişmeye yakın eklenmelidir. Et eğer mangal ızgarada pişirilecek ise öncelikle kaliteli kömür kullanılmalı ve kömürün tam olarak beyaz kor olması beklenmeli. Eti ateşle direkt temas ettirmek yerine bu amaçla özel olarak üretilen mermer veya taş ızgaraların kullanılması daha sağlıklı olması açısından önemli Eğer direk mangalda pişirilecek ise mangal ateşi ile ızgara arasındaki mesafenin en az 15 cm olmasına dikkat edilmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, "Erzurum zor bir deplasmandır. Ama bu zorluk hava şartlarından değil, sahadaki mücadeleden kaynaklanacaktır"
28 Nisan 2026 Salı - 08:51 Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, "Erzurum zor bir deplasmandır. Ama bu zorluk hava şartlarından değil, sahadaki mücadeleden kaynaklanacaktır" Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Erzurum’da kar yağışından dolayı son 10 yılda ertelenen bir maç olmadığını belirterek, "Buna rağmen dışarıda sürekli bir "zor deplasman, hava şartları" algısı oluşturuluyor. Birileri "Süper Lig’in en zor deplasmanlarından biri Erzurum" diyor. Evet, Erzurum zor bir deplasmandır. Ama bu zorluk hava şartlarından değil, sahadaki mücadeleden kaynaklanacaktır" dedi. Ligin başından sonuna kadar her maçı adeta bir final gibi oynayan Erzurumspor’un, ortaya koyduğu mücadele, inanç ve karakterle ligi şampiyon olarak tamamladığını ifade eden Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda "Bu başarı, uzun süredir verilen emeğin, sabrın ve doğru adımların bir sonucudur. Erzurumspor her zaman var olmaya devam edecektir. Bu büyük başarıda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Zaman zaman paylaşımlarımızla, mikrofon başında, televizyon ekranlarında ve sosyal medyada bu teşekkürleri dile getiriyoruz. "Ben Erzurumluyum" diyen, Erzurumspor’u gönülden destekleyen, maçına gelen ya da gelemeyen, televizyon başında izleyen ya da telefonundan takip eden herkes bu gururu hak etmiştir. Bu şampiyonluk coşkusunun ve duygusunun herkesi saracağına ve herkese yeteceğine inanıyorum. Spor bir çatıysa, bir gök kubbeyse, onun altında bütün Erzurumlular sığar. Kimseyi ötekileştirmeden, farklı düşünceleri ve yorumları dışlamadan herkesin bu coşkuyu yaşaması gerekir. Bu gurur Erzurum’un gururudur. Bu şampiyonluk tüm Erzurumlulara hayırlı olsun, uğurlu olsun" dedi. "Kulübe değil kendilerine faydalı oluyorlar Erzurumspor’a zor günlerinde katkı veren, vermeyen, veremeyen; iyi günlerinde yanlarında olan, olmayan; her şartta destek sunan herkese teşekkür ettiklerini vurgulayan Dal, " Çünkü ben her zaman şuna inandım: eğer ortada bir başarı varsa, bu başarıyı herkesin sahiplenmesi gerekir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, işimizin hiç de kolay olmadığını da özellikle ifade etmek isterim. Erzurumspor’un ihtiyaçları her geçen gün artarken, verilen desteklerin daha planlı ve daha faydalı alanlara yönlendirilmesi büyük önem taşıyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, afişler ve çeşitli çalışmalar için emek veren herkese de teşekkür ediyorum. Fakat şunu da belirtmek zorundayım. Bu tür çalışmalar çoğu zaman kulübe doğrudan katkıdan ziyade bireysel görünürlük sağlayabiliyor. Oysa biz istiyoruz ki, bu destekler Erzurumspor’un kasasına, futbolcusunun primine, deplasman giderlerine ve kulübün gerçek ihtiyaçlarına dönüşsün. Bu güne kadar bu anlamda arzu ettiğimiz düzeyde bir yapı maalesef oluşmadı" şeklinde konuştu. "Taraftarımızdan zaman zaman haklı serzenişler duyduk" Sezona Serkan Özbalta ile başladıklarını hatırlatan Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, " Evimizde oynadığımız maçlarda, son dakikalarda yediğimiz goller nedeniyle puan kayıpları yaşadık. Öne geçtiğimiz halde 3-3 berabere bitirdiğimiz karşılaşmalar oldu. Deplasmanda da beklemediğimiz beraberlikler ve puan kayıpları yaşayınca, doğal olarak büyük Erzurumspor taraftarımızdan zaman zaman haklı serzenişler duyduk. Ancak biz, onların takımımızın daha iyi olmasını isteyen iyi niyetini her zaman bildik. Biz de bu kulübü sadece bugünü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla yönettiğimiz için, anlık reaksiyonlarla karar vermedik. Geçmişte çok sayıda teknik direktör değişikliği yaşayan Erzurumspor gerçeğini göz önünde bulundurarak, benim başkanlığım döneminde üç buçuk yıllık süreçte; yaklaşık iki buçuk yıl Hakan Kutlu ile, ardından bir buçuk yıl Serkan Özbalta ile çalıştık. Bu süreç bize şunu açıkça gösterdi: İstikrar başarıyı getirir. Bugün baktığımızda, bizden üç dört kat, hatta beş kat daha fazla bütçelerle yola çıkan kulüplerin; sezon başında başka bir teknik direktörle, başka bir kadroyla başladığını, transfer döneminin ortasında bile kadrolarını değiştirdiğini görüyoruz. 5-10 hafta içinde yeni hocaların geldiğini, "bu takımı ben kurmadım" diyerek süre istendiğini, devre arasında ise tamamen yeni oyuncuların talep edildiğini hepimiz biliyoruz" diye konuştu. "Erzurumspor’da başarı istikrarı getirdi Bu durumun her lig için geçerli olduğunu anlatan Dal, "Sadece bizim ligimizde değil, Süper Lig dahil birçok ligde yaşanıyor. Bazen bir-iki mağlubiyet sonrası bile teknik direktör değişikliğine giden takımlar var. Ama şunu net gördük ki; bu sürekli değişim başarı getirmiyor. Biz Erzurumspor’da daha önce de şahit olduk. İstikrar başarı getiriyor. Bu sezon da bunun karşılığını aldık. Elbette teknik direktör değişikliği sadece saha içi bir karar değildir. Her değişiklik; tazminat yükü, yeni teknik ekibin maliyeti, adaptasyon süreci ve kulübü tanıma zamanı gibi ciddi ekonomik ve sportif yükler getirir. Bunlar kolay süreçler değildir. Futbolda başarı istikrardan geçer. Ancak zaman zaman da işler kötü gittiğinde değişiklik yapmak gerekebilir. Biz bu süreçte sabırlı davrandık. Taraftarımızın önemli bir kısmı da bu sabrı bizimle birlikte gösterdi. Ve sonunda bu istikrarın karşılığını aldık. Erzurumspor’umuz, 1. Lig tarihindeki en yüksek puanına ulaşarak sezonu şampiyon tamamladı" dedi. "Biz işimize baktık, sahaya odaklandık" Basit ve sıradan kulüpler gibi hareket etmenin, uzun vadede Erzurumspor’a itibar kaybettireceğini anlatan Başkan Dal, sözlerini şöyle sürdürdü "Bugün Erzurumspor, bu ligde mücadele ederken aslında bir Süper Lig takımı kimliğiyle sahaya çıktığını herkese göstermiştir. Bu süreçte tabii ki çok ciddi baskılar altında kaldığımız dönemler oldu. Özellikle Iğdır maçında benim şahsen yaşadığım bazı olaylar vardı. Ancak biz hiçbir zaman bu olayları camialara mal etmedik. Biz işimize baktık, sahaya odaklandık ve bize gerekli olan 3 puanları aldık. Bugün biz şampiyonluk kutlaması yaparken, rakiplerimiz son haftaya kadar bu stresin içinde kaldı ve yaşamaya da devam ediyorlar. Erzurumspor Süper Lig’e yükseldiğinde de haddini bilen, ancak hakkını her şartta aramaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışla yoluna devam edecektir" "Erzurum zor bir deplasman olacak" Geçmişte yaşanan hakem hatalarının, Erzurumspor’a ve Erzurum’a yönelik algı operasyonları, soğuk hava, rakım ve saha şartları üzerinden oluşturulan söylemleri hatırlatan Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, "Biz bu sezon bu tür algılara teslim olmayacağımızı gösterdik. Bu ligi etkileyen bir lobi yapısından da bahsediliyor. Rakip takımlar, teknik direktörler, futbolcular, sahadaki hakemler, gözlemciler ve temsilciler üzerinde etkiler olduğu söyleniyor. Biz bunların hepsinin farkındayız. Ancak şunu net olarak ifade etmek isterim: Erzurum’da kar yağışından dolayı son 10 yılda ertelenen bir maç yoktur. Sezon içinde soğuk hava sadece kısa bir döneme denk gelmektedir. Buna rağmen dışarıda sürekli bir "zor deplasman, hava şartları" algısı oluşturuluyor. Ben televizyonda da görüyorum; "Süper Lig’in en zor deplasmanlarından biri Erzurum" deniyor. Evet, Erzurum zor bir deplasmandır. Ama bu zorluk hava şartlarından değil, sahadaki mücadeleden kaynaklanacaktır. Rakipler burada soğuktan değil, Erzurumspor’un sahadaki oyunundan dolayı zorlanacak ve buradan puan almadan dönecektir. Erzurumspor, Türk futbolunun köklü ve asırlık çınarlarına karşı sahada hak ederek mücadele eden bir takımdır ve bu kimliğini her zaman koruyacaktır" ifadesini kullandı. "Erzurumspor mücadele eden ve saygıyı esas alan bir camiadır" "Türk futbolunun lokomotifi olan, futbolu bu ülkeye sevdiren ve memleket takımlarının kurulmasına öncülük eden; Fenerbahçe, Galatasaray ve Anadolu’dan gelen ilk büyük temsilcilerden Trabzonspor başta olmak üzere tüm camialara saygı duyuyoruz" diyen Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, "Biz Erzurumspor olarak, bu büyük kulüplerle hem saha içinde hem de saha dışında her zaman saygı çerçevesinde rekabet eden bir anlayışı benimsiyoruz. Rakiplerimiz kim olursa olsun, onlara aynı saygıyı gösteriyoruz. Bu sadece kendi sahamızda değil, deplasmanda da böyle olacaktır. Sahamıza gelen her takımı en iyi şekilde ağırlamak, misafirperverliğimizi göstermek bizim görevimizdir. Biz de gittiğimiz her yerde bir misafire yakışır şekilde davranacağız. İnanıyorum ki Erzurumspor’un Süper Lig yolculuğunda, tüm kulüplerle kurduğumuz sağlıklı ilişkiler ve diyaloglar, geçmişte yaşanan bazı olumsuzlukların tekrarını engelleyecektir. Biz her maçımıza kazanmak için çıkacağız. Ancak Anadolu kulüplerinin büyük takımlarla gereksiz ve anlamsız gerilimlere girmesini doğru bulmuyorum. Bizim önceliğimiz saha içidir. Bu camialar çok kıymetlidir. Her biri Türk futbolunun devamlılığı açısından büyük emekler vermektedir. Özellikle yüksek bütçelerle kadro kuran, Türk futboluna ve milli takıma katkı sağlayan kulüplerin varlığı önemlidir. Biz Erzurumspor olarak, rakibimiz kim olursa olsun sahada mücadelemizi en üst seviyede ortaya koyacağız. Taraftarımızın bu sezon bizi sonuna kadar desteklediği ve alkışladığı gibi, biz de sahada futbol oynamaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Erzurumspor futbol oynayan, mücadele eden ve saygıyı esas alan bir camiadır" diye konuştu. "Bu köprü yıkılırsa hepimiz altında kalırız" Artık geriye bakmanın bir anlamı olmadığını söyleyen Başkan Dal, "Tüm Türkiye Erzurumspor’u konuşurken, Erzurum’un önde gelenlerinin, iş insanlarının ve şehrin kanaat önderlerinin bu takıma sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Erzurumspor artık sadece sportif bir yapı değil; idari olarak güçlendirilmesi, ekonomik anlamda desteklenmesi ve güçlü bir futbol lobisiyle temsil edilmesi gereken bir sürece girmiştir. Siyasi, iş dünyası, spor çevreleri ya da ilişkiler fark etmeksizin, Erzurumspor’un futbol dünyasında güçlü bir konum oluşturması artık bir zorunluluktur. Normal şartlarda taraftar inanır, camia inanır ve takımı motive eder. Ama bu sezon tam tersi bir tablo gördük. Takımımız sahadaki performansıyla taraftarı inandırdı. "Biz inanıyoruz, siz de inanın" diyerek camiayı ve tribünleri kendine bağladı. Transfer yasağının olduğu dönemde şunu söylemiştim: "Köprünün üzerindeyiz. Bu köprü yıkılırsa hepimiz altında kalırız. Ya geçeceğiz ya da o köprünün altında kalacağız." Bugün yine benzer bir eşikteyiz" şeklinde konuştu. "Biz kimsenin kendi cebinden, kendi rızkından bir beklenti içinde değiliz" Erzurumspor’un, tarihi bir fırsatın eşiğinde olduğunu ve sadece bir futbol takımı değil, aynı zamanda bir şehrin yükselişini temsil ettiğini vurgulayan Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, " Son 15 günde Erzurumspor’un ve Erzurum’un tanıtımı, milyonlarca liralık reklamla yapılamayacak seviyede gerçekleşmiştir. Ulusal medya, spor yorumcuları, futbol dünyasının önemli isimleri, siyasetçiler ve taraftarlar Erzurumspor’u konuşmuştur. Şu anda Erzurumspor büyük bir ilgi ve takdirin merkezindedir. Ancak bunun sürdürülebilir olması sadece bireysel çabalarla mümkün değildir. Bu süreç, yalnızca başkan Ahmet Dal’ın ya da birkaç gönüllü yöneticinin ya da Onursal Başkanımızın Mehmet Sekmen’in tek başına yürütebileceği bir süreç değildir. Basın mensuplarımızın katkısı da önemlidir, ancak daha geniş bir yapıya ihtiyaç vardır. Bazı kulüplerde gördüğümüz gibi, arkasında güçlü bir organizasyon bulunan yapılar vardır. Erzurumspor için de ekonomik anlamda kurumsal bir destek ve organizasyon yapısının oluşturulması artık bir gerekliliktir. Biz kimsenin kendi cebinden, kendi rızkından bir beklenti içinde değiliz. Ancak Erzurum’da kazanılanın, Erzurumspor’a da yansıması gerektiğine inanıyoruz. Bu şehirden elde edilen değerlerin bir kısmı Erzurumspor’un geleceğine aktarılmalıdır. Bu doğrultuda görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Hedefimiz nettir. Önce ligde kalıcı olmak, ardından Süper Lig’de güçlü bir şekilde yer almak ve daha büyük başarılar elde etmektir"
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:13 Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı Erzurum sanayisinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve mesleki eğitimi sektörün dinamikleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla başlatılan çalışmalarda kritik bir aşamaya gelindi. İstanbul Sanayi Odasının (İSO) başarıyla uyguladığı mesleki eğitim modelinin Erzurum’da hayata geçirilmesi noktasında, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü heyetleri bir araya gelerek iş birliği protokolünün imzalanması yönünde mutabık kaldı. Protokol esasları belirlendi Yapılan heyetler arası görüşmede, İSO ile yapılan istişareler neticesinde şekillenen ve mesleki teknik eğitimin yaygınlaştırılmasını hedefleyen modelin şehre adaptasyonu ele alındı. Toplantıya; TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, ETSO Eğitim Komisyonu Başkanı Abdullah Samancı, ETSO Eğitim Komisyonu Meclis Üyesi Erdal Erdoğan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü (Mesleki ve Teknik Eğitim) İbrahim Okutucu ve ETSO Genel Sekreter Yardımcısı Hakan İnanlı katıldı. Toplantıda, sanayi ve eğitim camiası arasındaki koordinasyonun kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla Protokol Yürütme Kurulu (PYK) oluşturulması ve imza sürecinin hızlandırılması kararlaştırıldı. Başkan Özakalın: "Eğitim ve üretim arasındaki duvarları kaldırıyoruz" Mesleki eğitimin üretim altyapısı için stratejik önemine vurgu yapan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, iş birliğinin temel amacının piyasanın talep ettiği nitelikli eleman açığını kapatmak olduğunu belirtti. Özakalın, "İSO tarafından başarıyla yürütülen bu modelin Erzurum’da uygulanması için İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile tam bir uyum içerisinde hareket ediyoruz. Yapılan görüşmeler sonucunda, sanayimizin beklentilerini karşılayacak ve gençlerimize doğrudan istihdam kapısı açacak olan protokolün hayata geçirilmesi kararını aldık. Bu adım, şehrimizin sanayi dönüşümü için tarihi bir başlangıç teşkil edecektir." ifadelerini kullandı. İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici de mesleki eğitim merkezleri ve teknik liselerin iş dünyasıyla entegrasyonunun, öğrencilerin kariyer planlaması ve yerel kalkınma için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Gülistan Doku soruşturmasında Erzurum Adliyesi’nde "tanık" sıfatıyla ifade veriyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:41 Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Gülistan Doku soruşturmasında Erzurum Adliyesi’nde "tanık" sıfatıyla ifade veriyor Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Gülistan Doku dosyası çerçevesinde yürütülen soruşturma kapsamında Erzurum Adliyesi’ne gelen dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’in tanık sıfatıyla ifade işlemlerine başlandı. 2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra yeniden açılmıştı. Soruşturma çerçevesinde; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve o yıllarda ilde görev yapan Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı. 11 kişi Tunceli’de, Tuncay Sonel ise halen Erzurum Aziziye 2 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuluyor. Gülistan Doku dosyasında soruşturma ve incelemeler devam ederken yeni gelişmeler de yaşanıyor. Olayın yaşandığı dönemde Tunceli İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan ve halen Yalova İl Emniyet Müdürü olan Yılmaz Delen, tanık sıfatıyla ifade vermek üzere Erzurum’a çağırıldı. Tanık sıfatı ile bilgisine başvurulan Yılmaz Delen’in ifade işlemlerine başlandı. Gülistan Doku soruşturması 2 ilin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ortaklaşa yürütülüyor ve koordine ediliyor. Birisi olayların cereyan ettiği Tunceli, diğeri ise yasal mevzuatlardan dolayı Tuncay Sonel’in yargılandığı Erzurum. Halen Erzurum’da tutuklu olarak bulunan Tuncay Sonel ilgili soruşturmayı sürdüren Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimat yazısının Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşması ve gerekli tebligatın ardından Erzurum’a gelen Yılmaz Delen’in ifade sürecine bu sabah başlandığı öğrenildi. Tunceli’de 2019-2021 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz Delen, 23 Ocak 2026’da Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne atanmıştı.
Akademisyen Pilot Emre Durmazpınar Atatürk Üniversitesi’nde
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:10 Akademisyen Pilot Emre Durmazpınar Atatürk Üniversitesi’nde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ulaştırma Hizmetleri Bölümü Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, Atatürk Üniversitesi Ulaştırma Hizmetleri Bölümü Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği Programı’na öğretim görevlisi olarak atandı. Havacılık ve turizm alanındaki tecrübesiyle birçok başarılı projeye imza atan Durmazpınar, bilgi birikimi ve sektör deneyimini artık Atatürk Üniversitesi öğrencileriyle paylaşacak. Havalimanı uçuş operasyonları ve yönetimi konusundaki saha tecrübesini akademik birikimle birleştiren Durmazpınar, öğrencileri sektöre güçlü bir vizyonla hazırlamayı hedefliyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde görev yaptığı süre boyunca havacılık sevgisi yüksek, çözüm odaklı, kritik ve analitik düşünme becerileri gelişmiş öğrenciler yetiştiren Durmazpınar, sektöre kazandırdığı mezunlarla takdir topladı. Eğitim verdiği öğrencilerin önemli bir bölümü bugün havacılık ve turizm sektöründe aktif görev alırken; disiplinli çalışma anlayışları, sektör vizyonları ve profesyonel yaklaşımlarıyla örnek bireyler olarak öne çıkıyor. Bu alandaki başarılar, Durmazpınar’ın başarılı akademisyen olarak anılmasını da sağladı. Durmazpınar, öğrencileri güçlü bir vizyonla sektöre hazırlamayı hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Dünyada ve Türkiye’de sivil havacılık sektörü her geçen gün büyük bir hızla gelişmektedir ve gelecekte en popüler iş alanlarından biri olmaya devam edecektir. Buna paralel olarak sektörde ihtiyaç duyulan uzman personel açığı da artmaktadır. Ülkemizin geleceği olan öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmenin yanında; araştıran, üreten, etik değerlere sahip ve değişen dünyaya uyum sağlayabilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz." İletişim ve takım çalışması havacılıkta başarının anahtarı Program kapsamında öğrenciler, sektörde faaliyet gösteren çeşitli kuruluşlarda staj yapma imkânı buluyor. Mezunlar; havalimanları, hava yolu şirketleri, seyahat acenteleri, yer hizmetleri kuruluşları ve havacılık sektörünün farklı kurum ve kuruluşlarında görev alabilecek donanıma sahip oluyor. Durmazpınar, havacılık sektöründe görev almayı hedefleyen bireylerin güçlü insan ilişkilerine sahip, pozitif bakış açısını benimseyen, iletişim becerileri yüksek, takım çalışmasına yatkın ve sürekli gelişime açık olması gerektiğini vurgulayarak, bu yetkinliklerin mesleki başarının temel unsurları olduğunu ifade etti. Misyonumuz nitelikli meslek elemanları yetiştirmek Programın, gelişen akademik ve eğitsel standartlar doğrultusunda sektörün dinamik ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikli eğitim sunmayı amaçladığını belirten Durmazpınar, sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde yürütülen eğitim süreciyle uzman personel ve yönetici adayları yetiştirileceğini söyledi. Temel işletme altyapısına sahip, havacılık sektörünün farklı kademelerinde görev alabilecek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Durmazpınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Değerli öğrencilerimize yaşamlarında sağlık, başarı ve mutluluk diliyorum."
Atatürk Üniversitesi projeleri, ulusal ve uluslararası desteklerle güçlenmeye devam ediyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:20 Atatürk Üniversitesi projeleri, ulusal ve uluslararası desteklerle güçlenmeye devam ediyor Atatürk Üniversitesi bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar, ulusal ve uluslararası desteklerle güçlenmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisinin destekleriyle hazırlanan önemli bir araştırma projesi, TÜBİTAK-ARDEB 3501 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Doç. Dr. İsmail Seçkin Çardaklı yürütücülüğünde hazırlanan "Atık Midye Kabuğundan Elde Edilen Kitosan ile Kaplanmış Kalsiyum Bazlı Biyoseramiklerin (BCP ve CaSiO) Kontrollü Bozunma ve İlaç Salım Profillerinin İncelenmesi" başlıklı proje; sürdürülebilirlik, biyomalzeme geliştirme ve sağlık teknolojileri alanında dikkat çeken yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Projede, Doç. Dr. Afife Büşra Uğur Kaplan ve Doç. Dr. Ahmet Emre Paksoy araştırmacı olarak yer alırken, Prof. Dr. Gülşen Tozsin danışmanlık görevini üstleniyor. Söz konusu çalışma, biyolojik atık niteliğindeki midye kabuklarının hem organik hem de inorganik bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesini hedefleyerek, çevre dostu ve yüksek katma değerli hibrit biyomalzemelerin geliştirilmesini amaçlıyor. Proje kapsamında elde edilecek biyoseramik yapıların, kontrollü ilaç salım sistemleri ve ortopedik uygulamalarda kullanılabilirliği detaylı olarak incelenecek. Bu yönüyle çalışma, hem sağlık alanında yenilikçi çözümler sunması hem de atıkların ekonomiye kazandırılması açısından büyük önem taşıyor. Atatürk Üniversitesinin araştırma ve inovasyon odaklı vizyonunun bir göstergesi olan bu başarı, üniversitenin bilimsel üretkenliğini ve proje geliştirme kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan proje, aynı zamanda disiplinlerarası iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor. Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ile Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Serdar Burmaoğlu ise Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun tebriklerini iletmek üzere başarılı bilim insanını ziyaret ederek, bilimsel çalışmaların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:12 Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni Cumhuriyet arşivlerinden çıkan 1939 tarihli belge, Türkiye’nin erken dönem enerji politikalarına ışık tutuyor. Hollandalı bir girişimciye, Erzurum’dan Toroslara uzanan geniş bir sahada petrol arama yetkisi verildiği ortaya çıktı. Araştırmacı Taner Özdemir, Cumhuriyet tarihinin dikkat çekici belgelerinden biri daha gün yüzüne çıkardı. 31 Temmuz 1939 tarihli resmî kararnamede, Hollanda tebaasından Y. Roothaan adlı girişimciye, Erzurum-Hasankale (Pasinler)-Tercan hattı ile Adana’nın Toros eteklerini kapsayan bölgede petrol arama izni verildiği görülüyor. Söz konusu belgeye göre, özellikle Palandöken çevresi başta olmak üzere belirlenen sahalarda petrol araştırması yapılmasına devlet tarafından resmî izin sağlandı. Kararın, dönemin Bakanlar Kurulu niteliğindeki İcra Vekilleri Heyeti tarafından alındığı ve ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda şekillendirildiği anlaşılıyor. Belgede, sürecin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir çerçevede ele alındığı dikkat çekiyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın muvafakati ve Dahiliye Vekâleti’nin teklifiyle yürütülen izin süreci, petrol aramalarının güvenlik boyutunun da göz önünde bulundurulduğunu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanının imzası var Kararnamenin altında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün imzasının yer alması, kararın en üst düzeyde onaylandığını gösteriyor. 1939 yılı, dünya tarihinin kırılma noktalarından biri olan II. Dünya Savaşı’nın hemen öncesine denk geliyor. Bu süreçte Türkiye’nin yer altı kaynaklarına yönelmesi ve enerji bağımsızlığını güçlendirme arayışı dikkat çekici bir politika olarak öne çıkıyor. Özdemir, Erzurum ve çevresinin petrol potansiyeli açısından değerlendirilmesinin bölgenin ekonomik ve jeostratejik önemini artıran bir unsur olarak ortaya çıktığını ifade etti. Devlet potansiyeli fark etti Belgeyi ortaya çıkaran Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, konuyla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle genişletti: "Bu belge, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Erzurum’un yalnızca tarihî ve askerî yönüyle değil, yer altı kaynakları bakımından da ciddi şekilde değerlendirildiğini gösteriyor. Özellikle Palandöken ve çevresinin petrol arama sahası olarak belirlenmiş olması, bölgenin jeolojik yapısına yönelik o dönemde dahi önemli tespitlerin yapıldığını ortaya koymaktadır. Erzurum, Doğu Anadolu’nun kırılma hatları, tortul alanları ve yer altı oluşumları bakımından her zaman dikkat çeken bir coğrafya olmuştur. Bu belge, o yıllarda devletin bu potansiyeli fark ettiğini ve uluslararası iş birlikleriyle bunu değerlendirmeye çalıştığını açıkça ortaya koyuyor. Bugün dahi enerji arayışlarının sürdüğü bir dünyada, Erzurum’un bu tarihî arka planı yeniden ele alınmalı ve bilimsel çalışmalarla desteklenmelidir. Ayrıca Erzurum’un yalnızca bir geçiş noktası değil, doğrudan bir enerji sahası olarak düşünülmüş olması son derece dikkat çekicidir. Bu durum, bölgenin ekonomik geleceği açısından geçmişte atılmış ancak zamanla unutulmuş önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir." Ortaya çıkan bu belge, Türkiye’nin enerji arayışlarının köklerinin Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzandığını gösterirken, Erzurum, Palandöken ve Toroslar hattının yaklaşık bir asır önce dahi petrol potansiyeli açısından değerlendirildiğini gözler önüne seriyor. Bu tür arşiv belgeleri, Türkiye’nin ekonomik tarihine dair bilinmeyen pek çok gerçeği gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.