Yerel Haberler
Erzurum
ETÜ’de kalite süreçlerine yönelik bilgilendirme
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:13 ETÜ’de kalite süreçlerine yönelik bilgilendirme Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Kalite Koordinatörlüğü tarafından, Kurum İç Değerlendirme Raporu (KİDR) kapsamında yükseköğretim kurumlarında yürütülen kalite güvencesi sistemlerine ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ETÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı süreçlerini "planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma (PUKÖ)" döngüsü çerçevesinde değerlendirmek ve kurumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen toplantıya ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez’in yanı sıra dekanlar, akademisyenler ve idari personel katıldı. Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, üniversitenin önemli bir değerlendirme sürecine hazırlandığını belirterek, gerçekleştirilen eğitimin bu sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Rektör Çakmak: "Gelişime açık alanlarımızı da samimiyetle değerlendiriyoruz" Önümüzdeki günlerde Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yapılacak dış değerlendirme öncesinde son hazırlıkları gözden geçirmek ve kurumsal düzeyde ortak bir anlayış oluşturmak amacıyla bir araya geldiklerini dile getiren Çakmak, söz konusu eğitimin yalnızca teknik bir bilgilendirme olmadığını, aynı zamanda üniversitenin kalite süreçlerine bakış açısını güçlendirmeyi hedeflediğini vurguladı. Değerlendiricilerle gerçekleştirilecek görüşmelerde verilecek cevapların tutarlı, açık ve kanıta dayalı olmasının sürecin başarısı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Çakmak, "Bu süreçte en önemli husus; olduğumuz gibi görünmek ve yaptığımız çalışmaları doğru, açık ve şeffaf bir şekilde ifade edebilmektir. Amacımız, üniversitemizin güçlü yönlerini ortaya koyarken gelişime açık alanlarımızı da samimiyetle değerlendirmektir. Kalite kültürü ancak bu anlayış üzerine inşa edilebilir." dedi. "Ortak bir dil, güçlü koordinasyon" Eğitim sürecinde daha önce benzer değerlendirme süreçlerini tecrübe etmiş yöneticilerin rehberliğinde, muhtemel sorulara nasıl yaklaşılması gerektiğinin ele alınacağını belirten Çakmak, bu tür çalışmaların kurumsal bütünlüğü güçlendirdiğini ve personelin sürece olan güvenini artırdığını ifade etti. Değerlendirme sürecinin yalnızca belirli birimlerle sınırlı olmadığını, üniversitenin tamamını kapsayan bütüncül bir süreç olduğunu vurgulayan Çakmak, ortak bir dil, güçlü koordinasyon ve tüm paydaşların katkısıyla bu sürecin başarıyla tamamlanacağına inandığını sözlerine ekledi. Dekan Gürol: "Ortak bir dil ve yaklaşım" Sunumunda PUKÖ döngüsünün her aşamasının somut verilerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Gürol, birimlerin faaliyetlerini kanıta dayalı olarak ortaya koymasının dış değerlendirme sürecinde belirleyici olduğunu ifade etti. Eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında yürütülen çalışmaların düzenli izlenmesi, analiz edilmesi ve iyileştirilmesinin sürdürülebilir kalite kültürünün temelini oluşturduğunu belirtti. Ayrıca Gürol, değerlendiricilerle gerçekleştirilecek görüşmelerde açık, tutarlı ve şeffaf bir iletişim kurulmasının önemine değinerek, üniversite genelinde ortak bir dil ve yaklaşımın benimsenmesinin sürecin başarısını doğrudan etkileyeceğini dile getirdi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Atatürk Üniversitesi, ITIL ve PRINCE2 programlarında dünya genelinde yetkili eğitim merkezi oldu
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:10 Atatürk Üniversitesi, ITIL ve PRINCE2 programlarında dünya genelinde yetkili eğitim merkezi oldu Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda önemli bir başarıya daha imza atarak, dünya çapında saygın sertifikasyon kuruluşlarından PeopleCert tarafından iki kritik alanda akredite edildi. Bu gelişmeyle birlikte üniversite, bilişim hizmet yönetimi ve proje yönetimi alanlarında küresel standartlarda eğitim ve sertifikasyon sunma yetkisi kazandı. Uluslararası akreditasyonla güçlenen kurumsal yetkinlik Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Dil Sınavları Koordinatörlüğü, yürütülen kapsamlı denetim ve değerlendirme süreçlerinin ardından; bilişim hizmet yönetiminde uluslararası referans kabul edilen ITIL 4 Foundation ve proje yönetimi metodolojileri arasında küresel ölçekte öne çıkan PRINCE2 Project Management Foundation (Version 7) programlarını sunmaya yetkili Akredite Eğitim Organizasyonu (ATO) statüsünü elde etti. 2026 yılı itibarıyla geçerli olan bu yetkilendirme, üniversitenin yalnızca dil sınavları alanındaki güçlü konumunu değil, aynı zamanda profesyonel yönetim disiplinlerindeki iddiasını da pekiştirerek, bölgesel bir eğitim üssü olma vizyonunu daha ileriye taşıdı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Küresel rekabette daha güçlüyüz" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen akreditasyonun üniversitenin uluslararası eğitim standartlarına uyumunun somut bir göstergesi olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Üniversite olarak hedefimiz; öğrencilerimize ve profesyonellere yalnızca akademik bilgi sunmak değil, aynı zamanda uluslararası geçerliliğe sahip yetkinlikler kazandırmaktır. ITIL ve PRINCE2 gibi dünya çapında kabul gören programlarda yetkilendirilmemiz, eğitim kalitemizin uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına gelmektedir. Bu önemli adım, Erzurum’u ve üniversitemizi küresel bilişim ve proje yönetimi ekosisteminde stratejik bir merkez haline getirecektir. Mezunlarımızın ve paydaşlarımızın dünya iş piyasasında rekabet gücünü artırmayı sürdüreceğiz." Global yetkinlik merkezi olma yolunda somut adım Uluslararası Dil Sınavları Koordinatörü Öğr. Gör. Cengizhan Akdağ ise koordinatörlüğün gelişen vizyonuna dikkat çekerek, sunulan hizmetlerin kapsamının genişletildiğini ifade etti: "Koordinatörlük olarak temel amacımız, uluslararası standartlarda sınav ve eğitim hizmetleri sunarak bireylerin kariyer gelişimlerine katkı sağlamaktır. Bugüne kadar dil sınavları alanında elde ettiğimiz başarıyı, PeopleCert akreditasyonu ile bilişim ve proje yönetimi alanlarına da taşımış bulunuyoruz. ITIL 4 ve PRINCE2 Foundation programları sayesinde artık katılımcılara yalnızca dil yeterliliği değil, aynı zamanda profesyonel yönetim becerileri de kazandıracağız. Bu gelişme, ‘sınav merkezi’ kimliğimizi ‘global yetkinlik merkezi’ seviyesine taşıma hedefimizin önemli bir parçasıdır."
Erzurum’da "dört mevsim" bir arada: Bir yanda kar esareti, bir yanda Palandöken’de kayak, bir yanda parklarda bahar keyfi, bir yanda buz tutan şadırvanlar
16 Nisan 2026 Perşembe - 08:54 Erzurum’da "dört mevsim" bir arada: Bir yanda kar esareti, bir yanda Palandöken’de kayak, bir yanda parklarda bahar keyfi, bir yanda buz tutan şadırvanlar Doğu Anadolu’nun zirvesi Erzurum, Nisan ayı ortasında adeta dört mevsimi aynı anda yaşıyor. Şehrin yüksek kesimlerinde kapalı köy yollarını açmak için karla mücadele ekipleri yoğun mesai harcarken, kent merkezinde bahar güneşinin tadını çıkaran vatandaşlar ve buz tutan şadırvanlar ilginç görüntüler oluşturuyor. Erzurum’da Nisan ayı ile birlikte doğa canlanmaya başlasa da, kentin coğrafi yapısı mevsimsel zıtlıkları bir arada sunuyor. Deniz seviyesinden 1890 metre yükseklikteki kent merkezinde, gece dondurucu soğuklar nedeniyle cami şadırvanları buzla kaplanırken; gündüz ise park ve bahçeler güneşin sıcaklığına kapılan vatandaşlarla dolup taşıyor. Palandöken’de sezon uzadı Dünyanın önde gelen kayak merkezlerinden biri olan Palandöken’de ise kış hala dimdik ayakta. Pistlerdeki kar kalitesinin korunması ve kar kalınlığının yeterli seviyede olması üzerine, normal şartlarda Mart sonunda bitmesi beklenen kayak sezonu Nisan ayı sonuna kadar uzatıldı. Yerli ve yabancı turistler, bahar güneşinin altında kayak yapmanın keyfini sürüyor. Bir yanda kar esareti, bir yanda bahar sefası Kent merkezinde vatandaşlar banklarda güneşlenirken, kırsal bölgelerde durum oldukça farklı. Rakımı yüksek ilçelerde tipi ve yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapanan mahalle ve mezra yolları, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin iş makineleriyle yürüttüğü zorlu çalışmalarla açılıyor. Kar kalınlığının yer yer iş makinelerinin boyunu aştığı bölgelerde kıştan kalma görüntüler hakimiyetini koruyor. Hava sıcaklıklarının önümüzdeki günlerde artması beklenirken, yüksek kesimlerde karla mücadele çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.
Turizm haftasına görkemli açılış
15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:08 Turizm haftasına görkemli açılış Erzurum’da Turizm Haftası 50. yıl etkinlikleri Çifte Minareli Medresede düzenlenen görkemli bir açılış programı ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran ekibi konser verdi. Erzurum Bar ekibinin gösterisinin ardından Türk Müziği dinletisi yapıldı. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş günün önemine binaen birer konuşma yaptılar. Yer: "Turizm, birlikte büyüyen ve gelişen bir alandır" Erzurum Kültür ve Turizm Müdürü İl Ahmet Yer, Her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında kutladığımız Turizm Haftasının, ülkemizin kültürel ve doğal zenginliklerini hatırlamak, tanıtmak ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Yer; "Turizm; yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda kültürlerin buluştuğu, dostlukların kurulduğu, şehirlerin ruhunu dünyaya açan çok kıymetli bir köprüdür. Bu köprünün önemli duraklarından biri olan Erzurum, sahip olduğu tarihi, doğal güzellikleri ve eşsiz kültürel değerleriyle ülkemizin göz bebeği şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birleştiren bu şehir; kervan yollarına ev sahipliği yaparak kültürlerin iç içe geçtiği eşsiz bir mozaiğe dönüşmüştür. Bugün bizlere düşen görev, bu tarihi ve kültürel zenginliği; doğası, gastronomisi, mimarisi ve inancı ile birlikte dünyaya tanıtmaktır. Bu süreçte sadece şehir olarak değil, tüm kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, esnafımızla, gençlerimizle, her bir vatandaşımızla misafir ağırlayan bir milletin torunları olduğumuzu yeniden göstermeliyiz. Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan Erzurum, Çifte Minareli Medrese’den Yakutiye Medresesi’ne, Ulu Camii’den Erzurum Kalesi’ne uzanan köklü tarihiyle adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Ancak bu eşsiz şehir, yalnızca geçmişin ihtişamıyla değil, Palandöken’in büyüleyici atmosferiyle de öne çıkar. Dünyanın sayılı kayak merkezleri arasında yer alan Palandöken kış turizminin kalbini Erzurum’da attırırken, şehri dört mevsim cazibe merkezi haline getirmektedir. Turizm Haftası, bizlere sahip olduğumuz değerleri hatırlatmakla kalmıyor; aynı zamanda bu değerleri koruma, geliştirme ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu da yüklemektedir. Bu bilinçle, Erzurum’un turizm çeşitliliğini artırmak, sürdürülebilir turizmi desteklemek ve şehrimizi ulusal ve uluslararası alanda daha görünür kılmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeliyiz.Bu süreçte kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, özel sektörümüzün ve vatandaşlarımızın iş birliği büyük önem taşımaktadır. Çünkü turizm, birlikte büyüyen ve gelişen bir alandır" diye konuştu. Sekmen; "Turizmi sadece bir sektör olarak değil, aynı zamanda şehrimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında "Kadim kentimiz sadece bir şehir değil, adeta yaşayan bir tarihtir, bir kültür hazinesidir, bir medeniyet mirasıdır" dedi. Turizmin; bir şehrin sadece ekonomik kalkınmasının değil, aynı zamanda kültürel zenginliğinin, tarihî derinliğinin ve doğal güzelliklerinin dünyaya açılan kapısı olduğunu belirten Başkan Sekmen, "İşte bizler de Erzurum’u bu yönleriyle daha görünür kılmak, şehrimizin sahip olduğu eşsiz değerleri ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği noktaya taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Erzurum; binlerce yıllık tarihiyle, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan medeniyet izleriyle, eşsiz mimarisiyle ve tabii güzellikleriyle turizmin her alanında söz sahibi olabilecek bir potansiyele sahiptir. Çifte Minareli Medresemiz Yakutiye Medresemiz Ulu Camimiz gibi tarihî eserlerimiz; sadece taş ve topraktan ibaret değil, geçmişten bugüne uzanan bir medeniyetin sessiz tanıklarıdır. Bunun yanında Palandöken Dağımız gibi dünya standartlarında bir kış turizmi merkezine sahip olmamız, Erzurum’u dört mevsim turizm yapılabilen nadir şehirlerden biri haline getirmektedir. Doğasıyla, kültürüyle, gastronomisiyle ve misafirperver insanıyla Erzurum, her ziyaretçisine unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Bizler Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, turizmi sadece bir sektör olarak değil, aynı zamanda şehrimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu doğrultuda altyapıdan üstyapıya, tanıtımdan organizasyonlara kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. Tarihi mekânlarımızın restorasyonundan çevre düzenlemelerine, ulaşım imkânlarının geliştirilmesinden kültürel etkinliklerin artırılmasına kadar birçok projeyi hayata geçirerek Erzurum’u turizmde marka şehir haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Düzenlediğimiz festivaller, kültür-sanat etkinlikleri ve uluslararası organizasyonlarla şehrimizi sadece Türkiye’ye değil, dünyaya tanıtıyoruz. Turizm Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikler de, Erzurum’un sahip olduğu zenginlikleri daha geniş kitlelere ulaştırmak, farkındalık oluşturmak ve şehrimize olan ilgiyi artırmak adına büyük önem taşımaktadır. Çünkü inanıyoruz ki; Erzurum’u anlatmak, aslında bir medeniyeti anlatmaktır" diye konuştu. Bir şehrin turizmde başarılı olabilmesi için sadece doğal ve tarihî zenginliklere sahip olması yeterli olmadığını söyleyen Başkan Sekmen, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Aynı zamanda güçlü bir vizyon, kararlı bir irade ve ortak bir hedef etrafında birleşmiş bir anlayış gereklidir. Bizler bu anlayışla hareket ediyor, kamu kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve turizm sektöründeki tüm paydaşlarımızla birlikte Erzurum’un geleceğini inşa ediyoruz. Sizler bu şehrin yarınlarısınız. Erzurum’un değerlerini tanıyan, sahip çıkan ve dünyaya anlatan bireyler olarak yetişmeniz, bizim en büyük temennimizdir. Çünkü bu şehir sizlerle daha da büyüyecek, sizlerle daha da güçlenecektir. Sözlerimi tamamlarken; Turizm Haftası’nın şehrimiz, ülkemiz ve tüm turizm sektörü için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Erzurum’umuzun hak ettiği değeri görmesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum." Baruş; "Turizm, tarih, kültür ve insan hikâyelerinin birleştiği güçlü bir medeniyet alanı" Konuşmasında Turizm Haftası’nın yarım asırlık köklü bir gelenek olduğunu vurgulayan Vali Baruş, "Tam yarım asırdır yaşatılan köklü bir gelenek olan Turizm Haftası vesilesiyle, bu kadim şehrin en güzide mekânlarından birinde bir araya gelmenin huzuru ve onuru içerisindeyiz. Çifte Minareli Medrese’nin asırlık taşlarının müşahedesinde, Turizm Haftası’nın ellinci yıl etkinliklerini başlatıyoruz." ifadelerini kullandı. Elli yılın bir neslin ömrüne, bir şehrin hafızasına ve bir milletin kültürel direncine karşılık geldiğini belirten Baruş, Turizm Haftası’nın yalnızca törensel bir kutlama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Erzurum’un doğasına, tarihine ve insanına duyulan sevginin her yıl daha güçlü şekilde dile getirildiğini ifade eden Baruş, bu geleneği yaşatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Erzurum’un sıradan bir şehir olmadığını vurgulayan Baruş, kentin tarih boyunca zorlu şartlara rağmen ayakta kaldığını belirterek, "Bu kadim memleket, Anadolu’nun doğusunda tarihin en ağır yüklerini omuzlamış, en zorlu iklim koşullarına göğüs germiş; buna rağmen hiçbir zaman umudunu yitirmemiş bir şehirdir" dedi. Şehrin doğal ve kültürel zenginliklerine dikkat çeken Baruş, Palandöken Dağı’ndan Tortum Şelalesi’ne, Yakutiye Medresesi’nden Sümmani Baba’ya uzanan geniş bir değerler bütününe sahip olduğunu ifade etti. Erzurum’un Millî Mücadele’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Baruş, Erzurum Kongre Binası’nın millet hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını dile getiren Baruş, turizmin; tarih, kültür ve insan hikâyelerinin birleştiği güçlü bir medeniyet alanı olduğunu söyledi. Erzurum’un doğru tanıtılması hâlinde her mevsim ziyaret edilebilecek önemli bir destinasyon olduğuna işaret eden Baruş, bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliklerin şehrin sahip olduğu değerleri görünür kılmayı amaçladığını ifade etti. Turizmin sürdürülebilirliğinin yalnızca yatırımlarla değil, aynı zamanda vatandaşların sahiplenmesiyle mümkün olacağını belirten Baruş, Erzurum’un en önemli tanıtım unsurunun şehrin misafirperver insanı olduğunu vurguladı. Programın sonunda Vali Aydın Baruş ve protokol üyeleri, Çifte Minareli Medrese içerisinde sergilenen el emeği, göz nuru eserleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:47 Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı Türkiye Diyanet Vakfı Hamza-Gülümser Uzun Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışı törenle yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) vizyonuyla Erzurum’a kazandırılan Hamza Gülümser Uzun Kız Öğrenci Yurdu, düzenlenen resmi merasimle kapılarını açtı. İl Müftülüğü yerel koordinasyonu ve TDV’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen proje, üniversite eğitimi için şehre gelen kız öğrencilerine yönelik kurumsal bir hizmet alanı olarak faaliyet gösterecek. "Müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenecek" Açılış programı, İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın hitabet bölümünde; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ve TDV Genel Müdürü İzani Turan, yurdun Erzurum’un ilim hayatına sağlayacağı katkıları ve kurumun gençliğe verdiği önemi vurgulayan konuşmalarının ardından İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından gerçekleştirilen dua ile yurdun açılış kurdelesi kesildi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in de katılımıyla gerçekleşen merasim, heyetin binada yaptığı incelemelerle devam etti. TDV çatısı altında hizmet edecek olan yurt, standart bir konaklama merkezinden ziyade, müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenen kapsamlı bir eğitim kompleksi olma özelliğini barındırıyor.
Hayır çarşısı bu kez  "İki İnsan Bir Hayat" için açıldı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:06 Hayır çarşısı bu kez "İki İnsan Bir Hayat" için açıldı Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) koordinesinde yürütülen "İki İnsan Bir Hayat" projesi kapsamında; yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere çeyiz desteği sağlamak amacıyla düzenlenen Hayır Çarşısı, Yakutiye Kent Meydanı’nda yapılan duanın ardından kapılarını açtı. Açılış merasimine; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, il müftü yardımcıları, merkez ilçe müftüleri, jandarma komutanlığı temsilcileri ve çok sayıda kurum yöneticisi katıldı. Açılış merasiminde Hayır Çarşısı’nın yardımlaşma ve dayanışma ruhunun gelişmesine katkı sağladığı üzerinde durularak, bu tür projelerin toplumsal bağları güçlendirdiği vurgulandı. Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin tarafından, hayır çarşısının bereketli olması ve gençlerin kuracağı yuvaların hayırlara vesile olması temennisiyle dualar edildi. Törenin ardından protokol heyeti ve katılımcılar tarafından hayır çarşısı alanı gezilerek sergilenen ürünler yerinde incelendi. İhtiyaç sahibi gençlerin mürüvvetine katkı sunmak amacıyla hazırlanan stantlarda incelemelerde bulunan yetkililer, organizasyonda emeği geçen tüm gönüllülere teşekkürlerini iletti. Hayır Çarşısı, 15-16-17 Nisan Saat 10.00-17-00 arasında ziyarete açık olacak.