Yerel Haberler
Eskişehir
Gençler "IBAN Kullanımı ve Bilişim Suçları" konusunda bilgilendirildi 10 Mart 2026 Salı - 16:29:40 Anadolu Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında "IBAN Kullandırma Yoluyla Dolandırıcılık: Bilişim, Yapay Zekâ ve Hukuk Perspektifinden Riskler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonunda düzenlenen seminere, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik’in yanı sıra öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte, son dönemde artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı gençlerin bilinçlendirilmesi amaçlandı. Prof. Dr. Karakehya: "Bilmiyordum mazereti artık geçerli değil" Konunun hukuki boyutlarını ve Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) karşılığını katılımcılara aktaran Prof. Dr. Hakan Karakehya, IBAN kiralayan kişilerin "yardım eden" ya da "fail" sıfatıyla 100 yıla varan hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Karakehya konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "İnternet bankacılığının yaygınlaşması, suç faillerini de bu alana yönlendirdi. Artık Yargıtay, banka hesabını bir başkasına kullandıran kişinin bunun bir suçta kullanılacağını bilmemesini hayatın olağan akışına aykırı buluyor. Dolayısıyla ‘bilmiyordum’ şeklindeki bir mazeretin hayatın olağan akışına uygun olmadığı kabul ediliyor. Üç beş kuruş kazanacağım derken onlarca dosyadan yargılanıp gençliğinizi ceza infaz kurumlarında heba etmeyin." Doç. Dr. Çelik: "Yapay zekâ hem savunmada hem saldırıda kullanılıyor" Bilişim ve yapay zekâ perspektifinden riskleri değerlendiren Doç. Dr. Özer Çelik ise dolandırıcıların deepfake teknolojileri ve büyük dil modellerini kullanarak ikna kabiliyetlerini artırdıklarını belirtti. Dijital ortamda yapılan her hareketin kayıt altına alındığını hatırlatan Doç. Dr. Çelik şunları söyledi: "Dolandırıcılar özellikle 18-25 yaş grubunu hedef alıyor. Yapay zekâ ile dolandırıcılık tespitinde yüzde 97’lik bir başarı oranı yakalanmış olsa da saldırganlar da bu teknolojiyi ses ve görüntü klonlamak için kullanıyor. Bu nedenle sosyal medya üzerinden gelen ‘kolay para’ tekliflerine karşı dikkatli olmalısınız. Üç kuruşluk kazanç uğruna kariyerinizi mahvetmeyin." Seminerin son bölümünde katılımcıların merak ettiği sorular uzmanlar tarafından yanıtlandı. Etkinlik, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.
10 Mart 2026 Salı - 12:45 Dünya Uyku Günü Eskişehir’de farkındalık etkinlikleriyle kutlanacak Tüm Uyku Tıbbı ve Araştırmaları Derneği (TUTDER) Başkanı Prof. Dr. Vural Fidan, her yıl mart ayının üçüncü haftasının cuma günü dünya genelinde kutlanan Dünya Uyku Günü etkinliklerinin bu yıl 13 Mart 2026 Cuma günü "İyi Uyuyun, Daha İyi Yaşayın" sloganıyla Eskişehir’de gerçekleştirileceği ve uyku sağlığının önemine dikkat çekileceğini belirtti. Prof. Dr. Fidan, uyku sağlığının bireylerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığı için hayati öneme sahip olduğunu belirterek, modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, teknoloji kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıklarının uyku düzenini olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle gençler arasında düzensiz uyku alışkanlıklarının yaygınlaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Vural Fidan, "Gençlerimizin sağlıklı bir yaşam sürmeleri, öğrenme kapasitelerinin artması ve zihinsel performanslarının korunması için kaliteli uyku büyük önem taşımaktadır. Dünya Uyku Günü vesilesiyle gençlerimize ulaşarak uyku farkındalığını artırmayı hedefliyoruz." Dünya Uyku Günü kapsamında toplumda uyku sağlığı bilincini artırmaya yönelik çeşitli bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirileceğini belirten Fidan, gençlere yönelik özel bir farkındalık çalışması da yapılacağını ifade etti. Bu kapsamda üzerinde "İyi Uyuyun, Daha İyi Yaşayın" sloganının yer aldığı farkındalık kalemleri gençlere hediye edilecek. Günlük yaşamda kullanılacak bu kalemlerle gençlerin uykunun önemini sürekli hatırlamaları ve sağlıklı uyku alışkanlıkları geliştirmeleri amaçlanıyor. Uzmanlar, düzenli ve kaliteli uykunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, zihinsel performansı artırdığını ve birçok kronik hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurgularken, sağlıklı bir yaşam için uyku düzeninin korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. TUTDER Başkanı Prof. Dr. Vural Fidan, Dünya Uyku Günü dolayısıyla tüm toplumu uyku sağlığı konusunda bilinçli olmaya ve sağlıklı uyku alışkanlıkları geliştirmeye davet etti.
10 Mart 2026 Salı - 11:27 Araç içerisinde sıkışan yavru kediyi tamirhanede çırak sahiplendi Eskişehir’de sıkıştığı aracın arka çamurluk davlumbazları sökülerek kurtarılan gözleri kapalı haldeki minik kediyi, tamirhanedeki 16 yaşındaki çırak sahiplendi. Çırak, yeni ev arkadaşının ismini ’Şans’ koydu. Geçtiğimiz günlerde aracının içerisinden gelen sesten şüphelenen bir sürücü, Eskişehir Küçük Sanayi Bölgesi’ndeki bir tamirhaneye gitti. Durumun ne olduğunu anlamak için aracı asansöre çıkaran ustalar, gelen sesin bir kediye ait olduğunu fark etti. Kedinin yerini tespit ederek kolları sıvayan tamirhane görevlileri, aracın arka çamurluk davlumbazlarını söktü. Gözleri açılmamış haldeki yavru kedi, yapılan çalışma sonucu başarılı bir şekilde kurtarıldı. Biberonla beslenen kedinin ismi ’Şans’ oldu Günlerdir aracın içerisinde üşüdüğü, aç ve susuz kaldığı tahmin edilen yavru kedi, işletme görevlileri tarafından biberonla besledi. İşletmede çıraklık yapan 16 yaşındaki Göktuğ Bilal Şenkal, sevimli kediyi sahiplenerek ona yuva olmaya karar verdi. Şu anda Şenkal’ın evinde sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdüren kedinin ismi ise ’Şans’ konuldu. "Çok üşümüş, karnı acıkmış, belli ki uzun süredir oradaymış" Tamirhanenin sahibi 56 yaşındaki Ali Bayrı, "Eşiyle birlikte gelen bir müşterimiz, arkadan bir ses duyduğunu, kedi miyavlamasına benzediğini söyledi. İlk başta duyamadık ama arabayı lifte aldığımızda hakikaten bir kedinin çok bağırdığını duyduk. İlk başta sesin nereden geldiğini bilemedik ama arka taraftan geldiğini belirledik. Ondan sonra çocuklar davlumbazları söktüğümüzde daha gözleri açılmamış yeni yavruyu çıkardık. Muhtemelen onu annesi oraya taşımış. Oradan düşebilirdi, ölebilirdi. Egzozun üstüne düştüğü zaman sıcaktan yanabilirdi. Çok üşümüş, karnı acıkmış, belli ki uzun süredir oradaymış. Araba birkaç yer değiştirmiş diye tahmin ediyoruz. Dolayısıyla, özellikle kış günleri mutlaka sürücüler mutlaka kaputa ve arka taraflara elleriyle ve ayaklarıyla bir ses çıkartınlar. motor ilk stop edildiğinde sıcak oluyor, kediler orayı bir ısınma yeri gibi görüyor. Biz maalesef motorun üstünden çok ölü kedi çıkarıyoruz" dedi. "Ona sıcacık peteğin yanında bir kutu yaptım" Sevimli kediye yuva olan çırak Göktuğ Bilal Şenkal ise, şunları söyledi: "Benim zaten evde 3 tane kedim var. Birisi sakat, tek patisi yok. Belki arkadaş olurlar diye düşündüm. Durumu kötüydü, daha yeni doğmuş, annesi bırakmış. Karnını doyurdum, ona sıcacık peteğin yanında bir kutu yaptım. Sonra tuvaletiyle ilgilendim. Şu an karnı doydu, sıcacık evde yatıyor. Vücudunda yarası yok. Aracın altında kalmasına rağmen iyi yaşamış. Diğerleri kedilerle de arası iyi. İsmini ise ’Şans’ koydum. Çünkü o şanslı bir kedi."
Koyunlar bu kışı kırda otlayarak geçiriyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:38 Koyunlar bu kışı kırda otlayarak geçiriyor Eskişehir’de hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle çobanlar sürülerini kırlarda otlatmaya devam ediyor. Bu kış sıcaklığın mevsim normalleri üzerinde seyretmesinden dolayı çobanlar sürülerini halen daha kırlarda yayıyor. Normal şartlarda kışın hava şartlarından dolayı ağıllara kapatılarak saman ve arpayla yemlenerek kışı geçiren küçükbaş hayvanlar bu kış kırlarda otluyor. Tepebaşı ilçesi Keskin Mahallesi’nde küçükbaş hayvan yetiştiren Ali Armağan, 1 veya 2 hafta daha hayvanlarını otlatmaya devam edebileceklerini ve yakında ağıla götüreceklerini aktardı. "15 gün sonra yem vermeye başlayacağız" Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Ali Armağan, "Geçen sene 23 Kasım’da kar yağmıştı ve yem vermeye başlamıştık. Henüz yem vermedik ama doğumlar yaklaştığı için bugün yarın yavaş yavaş yem takviyesi yapmaya başlarız. Koyunlar şu an kırdan doyuyorlar; yağmur da yağdığı için biraz çimen var. Dökülen arpalar ve buğdaylar yeşerdi, koyunlar onlarla otluyor ve vitaminlerini alıyorlar. Yine de ek takviye yapmak gerekecek. Havalar böyle olsa bile yaklaşık 15 gün sonra yem vermeye başlayacağız. Koyun hayvanı zaten kapalı durmayı pek sevmez. En azından tırnaklarını törpüleme amacıyla kıra, çeşmeye kadar gidip gelmesi gerekiyor. Bu yüzden kış da olsa onları yolluyoruz, yaklaşık 1-2 kilometre yürütüyoruz. Bu yürüme, doğumlarının daha kolay olmasına ve kaslarının güçlenmesine yardımcı oluyor, bu da doğumda zorlanmalarını engelliyor" dedi. "Buzlu ot yememelerine özellikle dikkat ediyoruz" Günlük rutinin de bahseden Armağan, "Hemen hemen her zaman kıra, bayıra salıyoruz. Ancak sabah kırağı olduğu için biraz geç çıkıyoruz; güneşin çıkmasını bekliyoruz. Şu an yaklaşık 09.30 gibi otlamaya çıkıyoruz ve akşam 18.00’e kadar otluyorlar. Kırağının durumuna göre bu süre değişiyor; kırağı yoksa daha erken çıkıp akşam 17.00-18.00 gibi gelebiliyorlar. Kırağı olduğu zaman hayvanlar düşük yapabilir. Buzlu otu yediği zaman bu riski artırdığı için, buzlu ot yememelerine özellikle dikkat ediyoruz. Ya da yem vereceğiz, midelerinde bir şeyler olacak, ondan sonra kıra çıkartıyoruz" diye konuştu.
Geçen sene ağıllara kapatılan küçükbaşlar soğumayan havalardan dolayı kırlarda
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:34 Geçen sene ağıllara kapatılan küçükbaşlar soğumayan havalardan dolayı kırlarda Eskişehir’de bu yıl, geçen seneye göre daha yumuşak havayla geçen kış aylarından dolayı çobanlar sürülerini halen daha ağıllarına kapatmadan kırlarda otlatmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıla nazaran bu sene kışın havaların daha yumuşak sürmesinden dolayı çobanlar sürülerini halen daha kırlarda yayıyor. Normal şartlarda hava şartlarından dolayı ağıllara kapatılarak saman ve arpayla yemlenerek kışı geçiren küçükbaş hayvanlar bu yıl halen daha kırlarda. Tepebaşı ilçesi Keskin Mahallesi’nde küçükbaş hayvan üreticiliği yapan Ali Armağan, 1 veya 2 hafta daha hayvanlarını yaymaya devam edebileceklerini ve yakında ağıla onları beslemeye davam edeceğini aktardı. "15 gün sonra yem vermeye başlayacağız" Konuyla alakalı küçükbaş üreticisi Ali Armağan, "Geçen sene 23 Kasım’da kar yağmıştı ve yem vermeye başlamıştık. Henüz yem vermedik ama doğumlar yaklaştığı için bugün yarın yavaş yavaş yem takviyesi yapmaya başlarız. Koyunlar şu an kırdan doyuyorlar; yağmur da yağdığı için biraz çimen var. Dökülen arpalar ve buğdaylar yeşerdi, koyunlar onlarla otluyor ve vitaminlerini alıyorlar. Yine de ek takviye yapmak gerekecek. Havalar böyle olsa bile yaklaşık 15 gün sonra yem vermeye başlayacağız. Koyun hayvanı zaten kapalı durmayı pek sevmez. En azından tırnaklarını törpüleme amacıyla kıra, çeşmeye kadar gidip gelmesi gerekiyor. Bu yüzden kış da olsa onları yolluyoruz, yaklaşık 1-2 kilometre yürütüyoruz. Bu yürüme, doğumlarının daha kolay olmasına ve kaslarının güçlenmesine yardımcı oluyor, bu da doğumda zorlanmalarını engelliyor" dedi. "Buzlu ot yememelerine özellikle dikkat ediyoruz" Günlük rutinin de bahseden Armağan, "Hemen hemen her zaman kıra, bayıra salıyoruz. Ancak sabah kırağı olduğu için biraz geç çıkıyoruz; güneşin çıkmasını bekliyoruz. Şu an yaklaşık 09.30 gibi otlamaya çıkıyoruz ve akşam 18.00’e kadar otluyorlar. Kırağının durumuna göre bu süre değişiyor; kırağı yoksa daha erken çıkıp akşam 17.00-18.00 gibi gelebiliyorlar. Kırağı olduğu zaman hayvanlar düşük yapabilir. Buzlu otu yediği zaman bu riski artırdığı için, buzlu ot yememelerine özellikle dikkat ediyoruz. Ya da yem vereceğiz, midelerinde bir şeyler olacak, ondan sonra kıra çıkartıyoruz" diye konuştu. (BT-
’Dünya Türk Dili Ailesi Günü’ Eskişehir’de coşkuyla kutlandı
16 Aralık 2025 Salı - 15:29 ’Dünya Türk Dili Ailesi Günü’ Eskişehir’de coşkuyla kutlandı Eskişehir’de ’Dünya Türk Dili Ailesi Günü’ kapsamında bir kutlama programı gerçekleştirildi. Eskişehir Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki programa, Eskişehir Türk Ocakları, üniversitelerin Türk dünyası öğrenci toplulukları, mülki ve adli idareciler ile çok sayıda vatandaş programa katılım gösterdi. Kazakistan’ın tanınmış sanatçısı Arslanbek Sultanbekov, Grup Mesa-i toplulukları, ses sanatçısı öğrenciler ve halk oyunu ekipleri kutlamalarda sahne alarak katılımcıların keyifli zaman geçirmesini sağladı. Büyük bir kalabalığın eşlik ettiği kutlamalar, bütün Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de geç saatlere kadar coşkuyla devam etti. "Türk dili, bugün 300 milyon tarafından ’benim dilim’ diye kabul ve ilan ediliyor" Günün anlam ve önemiyle ilgili bir konuşma yapan Eskişehir Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, "2003 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması, arkasından yakın zamanda 34 harfli ortak Türk alfabesinin kabul edilmesi ve şimdi de UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile bütün Türk devletlerinin müracaatı üzerine UNESCO’nun Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü ilan etmesi, bin yıldır birbirinden ayrı olan Doğu Türklüğü ile Batı Türklüğü’nün tarihindeki en önemli gündür. Bu 3 karar, uzun Türk Tarihi’nin bir bakıma en önemli kararlarıdır. Türklük âlemine kutlu olsun. Gök kubbenin altında dünyanın yakından takip ettiği 300 milyonluk geniş bir coğrafyada yer alan, adeta dünyanın kalpgahı konumunda olan Türk Dünyası doğuyor. Alınan bu kararla dünyada konuşulan 5’inci sırada yer alan ve İngilizce’den sonra en çok takip edilmek istenen Türk dili, bugün 300 milyon tarafından ’benim dilim’ diye kabul ve ilan ediliyor. Önümüzdeki günler kağıtların yeniden karıldığı, dünyanın yeniden şekillendiği, Türklük âleminin de bu yeni dünyada kendine yaraşan ve yakışan yeri alacağı görülüyor ve hissediliyor" dedi.
TEI, millî havacılık motorlarını öğrencilerle buluşturdu
16 Aralık 2025 Salı - 15:18 TEI, millî havacılık motorlarını öğrencilerle buluşturdu Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI; Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında Eskişehir’de eğitim gören öğrencileri yerli ve millî teknolojilerle buluşturdu. 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası çerçevesinde, TEI ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle farklı etkinlikler gerçekleştirildi. Bu kapsamda, Eskişehir’in farklı liselerinden 300’e yakın öğrenci TEI Eskişehir yerleşkesini ziyaret etti. Düzenlenen etkinlikte, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TEI yöneticileri ve öğretmenler yer aldı. Öğrencilere yönelik bir konuşma gerçekleştiren Aydın, eğitime sunduğu desteklerden ötürü TEI’ye teşekkür etti. Türkiye’nin millî havacılık motorlarını yerinde gördüler TEI Kariyer Geliştirme ve Eğitim Müdürü Özdoğan Turan, öğrencilere TEI’nin havacılık motorları alanındaki yetkinliklerini ve yürütülen millî projeleri anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, yerli ve millî teknolojilerin savunma ve havacılık sanayisinde taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Tesis gezisi sonrası öğrenciler TEI Müzesi’ni ziyaret ederek Türkiye’nin millî havacılık motorları yolculuğunda TEI’nin geliştirdiği kritik teknolojileri yakından tanıdı. Öğrenciler, Türkiye’nin millî havacılık motorlarını yerinde görme fırsatı buldu. Öte yandan, TEI yetkilileri farklı okullarda 400’ün üzerinde öğrenciyle bir araya gelerek yerli ve milli motorlar hakkında bilgilendirmede bulundular.
Anadolu Üniversitesi’nde ’Yapay Zekâ ve Sağlık’ semineri düzenlendi
16 Aralık 2025 Salı - 14:34 Anadolu Üniversitesi’nde ’Yapay Zekâ ve Sağlık’ semineri düzenlendi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen ’Yapay Zekâ Günlükleri’ konferans serisi kapsamında, ’Yapay Zekâ ve Sağlık’ başlıklı bir seminer gerçekleştirildi. İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Şener Şen Salonu’nda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük yaptı. Rektör Yardımcısı Büyük, "Yapay zekâ konusunu Anadolu Üniversitesi olarak son derece önemsiyoruz ve bu alanda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bünyemizde, birçok üniversitede bulunmayan bir veri merkezi yer alıyor. Eğitimde yapay zekânın nasıl kullanılabileceği, özellikle ölçme-değerlendirme süreçlerine ve içerik üretimine nasıl entegre edilebileceği üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Yapay zekâçok kısa bir süre içinde hayatımızın her alanında etkisini daha görünür biçimde gösterecek. Bu nedenle bizlerin de kendi disiplinlerimizde yapay zekâyı nasıl konumlandırabileceğimizi ve entegre edebileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Güncel kalabilmenin yolu, alanlarımızdaki gelişmeleri yapay zekâ entegrasyonuyla birlikte değerlendirmek ve yakından takip etmekten geçiyor" dedi. "Sonuçlara yüzde yüz güvenmek doğru değildir" Yapay zekânın günümüzde gelinen noktada bir hekimin asistanlığını yapabilecek yeterliliğe ulaştığına değinen OIRRC Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel, "Hatta zaman zaman doktorluk pratiğinin sınırlarını zorladığı söylenebilir. Yine de bir uzmanın denetiminden geçmeden yapay zekâ tarafından üretilen sonuçlara yüzde yüz güvenmek doğru değildir. Elimizdeki veri, içeriği bilinmediği sürece yalnızca ham bilgidir. Bu verinin anlamlandırılmasıyla enformasyon ortaya çıkar; neden-sonuç ilişkileri, nasıl ve neden sorularına verilen yanıtlarla ise gerçek bilgiye dönüşür. Amacımız, yapay zekâya dair bilinenleri nedenleri ve sonuçlarıyla ele alarak bilgi düzeyine taşımaktır. Yapay zekânın bir diğer önemli katkısı ise görsel üretim ve düzenleme alanındadır. Tanımlanan görseller, ekleme ve düzeltme yönergeleriyle yeniden şekillendirilebilir ve tüm görsel içerikler yapay zekâ aracılığıyla üretilebilir" ifadelerini kullandı. "Yapay zekâyı ’asistan’ olarak konumlandırmak gerekir" Dr. Hikmet Yücel, konuşmasının devamında şunlara değindi: "Yapay zekâ, öngörülemeyen bir anda bir durumu tehdit olarak algılayabilir ve bunu olduğundan çok daha yüksek bir risk düzeyiyle değerlendirebilir. Bu nedenle, özellikle kritik alanlarda yapay zekâdan elde edilen çıktılar mutlaka başka bir sistem ya da uzman denetiminden geçirilmelidir. Yapay zekâ, karar süreçlerinin tamamen kontrolüne bırakılmamalıdır. Zaman zaman üretilen hatalı çıktılar, yanlış kararların alınmasına, özellikle sağlık alanında aşırı doz uygulamalarına ve hastanın sağlığının ciddi biçimde tehlikeye girmesine yol açabilir. Bu noktada yapay zekâyı her zaman bir ‘asistan’ olarak konumlandırmak gerekir: Analizi yapar, öneri sunar, ancak nihai kararı insan verir. Yapay zekâ sayesinde doktorların zaten yapabildiği fakat çok zaman alan işlemler otomatikleştirilerek, hekimlerin iş yükü azaltılmakta ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlanmaktadır." Konferans, soru-cevap kısmının ardından sona erdi. Dr. Hikmet Yücel’e Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici tarafından teşekkür belgesi ve Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından da hediye takdim edildi. Seminere; Ocular Imaging Research and Reading Center (OIRRC) Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel’in konuşmacı olarak yer aldığı seminere; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Seçil Banar, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Alper Tolga Kumtepe, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici ve Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi (ARİNKOM) Müdürü Öğr. Gör. Rabia Taş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.