Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar çarşıya akın etti
15 Mart 2026 Pazar - 18:38:19
Eskişehir’de güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar çarşıya akın ederek yoğunluk oluşturdu. Ramazan Bayramı’na sayılı günler kalırken, hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyrettiği Eskişehir’de yazı aratmayan bir gün yaşanıyor. Baharı müjdeleyen havayı fırsat bilen Eskişehirliler, çarşıya akın etti. Kent merkezini dolduran binlerce vatandaş, esnafın da işlerini artışa geçirdi. Yoğunluğun bayram gününe kadar artarak devam etmesi beklenirken, vatandaşların zaman zaman yürümekte güçlük çektiği görüldü.
15 Mart 2026 Pazar - 15:01
Eskişehir’de yaşlı kadının şüpheli ölümü
Eskişehir’de evinde cansız bedenine ulaşılan 79 yaşındaki kadının şüpheli olarak değerlendirilen ölümüyle ilgili inceleme başlatıldı. Olay, Karapınar Mahallesi Şehir Sokak’taki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; 8 katlı OP 2-8-14 numaralı apartmanın 7’nci dairesinde oturan Ş.T. (79) isimli kadın, evinde yalnız başına ölü halde bulundu. İhbar üzerine adrese polis ekipleri ve belediye tabibi sevk edildi. Tabip, olayı şüpheli ölüm olarak değerlendirdi. Olay Yeri Şube Müdürlüğü ekiplerinin incelemesinin ardından Eskişehir Şehir Hastanesi Morgu’na kaldırılan kadının kesin ölüm sebebi, yapılacak otopsinin ardından belli olacak. Polis ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
15 Mart 2026 Pazar - 14:00
Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler
Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
15 Mart 2026 Pazar - 13:19
Eskişehir Güreş İl Temsilciliği ailesi iftarda buluştu
Eskişehir Güreş İl Temsilciliği tarafından onlarca kişinin katılımıyla iftar programı gerçekleştirildi. Düzenlenen iftara, Eskişehir güreşine yıllarca hizmet eden büyükler ve küçüklerden oluşan yaklaşık 50 kişi katıldı. Eskişehir Güreş İl Temsilciliği ailesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunun ön plana çıktığı program vesilesiyle buluşmanın mutluluğunu yaşadı. İftarın ardından sohbet eden katılımcılar, geçmişi yad ederek özlem giderdi. Programda, Eskişehir’de güreşin daha iyi yerlere gelmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Eskişehir Güreş İl Temsilci Sercan Yalçın, bu tarz etkinliklerin devam edeceğini belirterek, "Eskişehir’de yetişip bir çok başarıya imza atan değerli kardeşlerim ile bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum. Güreşte Eskişehir ve Türkiye’yi temsil eden başarılı kardeşlerime bundan sonra da yeni şampiyonluklara imza atacağına adım gibi eminim. Birlik ve beraberliğimiz için bundan sonra da bu tür etkinliklerde buluşacağız" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:39
SOLOTÜRK gösteri ekibi ESOGÜ öğrencileriyle buluştu
Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki modern ve yüksek performanslı F-16 uçağının kabiliyetlerini izleyicilere bir gösteri şeklinde sunan SOLOTÜRK gösteri ekibinden pilotlar Hv. Plt. Yb. Murat Bakıcı ve Hv. Plt. Bnb. M. Erhan Aydemir, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin düzenlediği söyleşi ve imza gününde ESOGÜ öğrencileriyle bir araya geldi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinliğe ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Hakan Demiral, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Y. Murat Bulut ve diğer yöneticiler ile öğrenciler ve üniversite personeli katıldı. Etkinlik açılışında konuşan ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, SOLOTÜRK’ün Türk milletinin gökyüzündeki gücünü, özgüvenini ve estetik duyarlılığını; Türk Hava Kuvvetleri’nin cesaretini, disiplinini ve mükemmelliğe olan tutkusunu temsil ettiğini belirtti. Şengel, SOLOTÜRK’ün gökyüzünü bir tuval, F-16 uçağını bir fırça gibi kullanarak izleyenlerde hayranlık ve gurur uyandıran benzersiz bir hava sanatı gösterisi sergilediğini kaydetti. Prof. Dr. Şengel, SOLOTÜRK’ün yalnızca bir gösteri ekibi değil bilimin, sanatın ve tasarımın birleşiminden doğan çağdaş bir estetik anlayışının temsilcisi olduğunu ifade etti. Sanat ve Tasarım Fakültesi olarak geçtiğimiz yıl Kasım ayında, Türk havacılık tarihinde iz bırakan F-4 Phantom savaş uçağının Türk Hava Kuvvetleri envanterine girişinin 50. yılı anısına özel bir boyama tasarımı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Şengel, bu değerli çalışmanın ulusal belleğimizde yer edinen bir tasarım başarısı olarak ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin gurur kaynağı olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Şirin Şengel, ülkemize yaşattıkları gurur ve ilham için SOLOTÜRK gösteri ekibine ESOGÜ ve Sanat ve Tasarım Fakültesi adına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Açılış konuşmasının ardından SOLOTÜRK ekip lideri ve 1. gösteri pilotu Hv. Plt. Yb. Murat Bakıcı ve 2. gösteri pilotu Hv. Plt. Bnb. M. Erhan Aydemir sunumlarını gerçekleştirirken, SOLOTÜRK Basın ve Halkla İlişkiler ekibinden Hv. Ütğm. Alper Şen de etkinliğe katıldı. Kendilerini tanıtan pilotlar sonrasında SOLOTÜRK ekibi, SOLOTÜRK uçağının özellikleri ve tasarımı, gösterilerde sergiledikleri hareketler ve nasıl SOLOTÜRK pilotu olunabileceği hakkında bilgiler verdiler. SOLOTÜRK’ün Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücünü gösterdiğini vurgulayan Hv. Plt. Yb. Murat Bakıcı, SOLOTÜRK gösteri ekibinin pilotlarının aktif savaş pilotu olmasıyla dünyadaki benzerlerinden ayrıldığını kaydetti. Hv. Plt. Yb. Murat Bakıcı dünyanın her tarafına gösteriler sergilemek için gittiklerini ve oralardaki özgüvenlerinin ve maneviyatlarının asil Türk milletini temsil etmekten geldiğini ifade etti. Soru-cevap bölümü ve teşekkür belgesi takdimi ile tamamlanan söyleşinin ardından, Hv. Plt. Yb. Murat Bakıcı, Hv. Plt. Bnb. M. Erhan Aydemir ve Hv. Ütğm. Alper Şen fuaye alanında ESOGÜ öğrencileri ile imza etkinliğinde bir araya geldi.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:35
Hamam olarak yapılıp camiye dönüştürülen tarihi yapı 700 yıldır ayakta
Eskişehir’de hamam olarak inşa edilen ve daha sonra camiye çevrilen Ak Camii 700 yıldır ayakta kalarak adeta tarihe meydan okuyor. Eskişehir’in Tarihi Odunpazarı bölgesinde olan ve 1318 yılında hamam olarak inşa edilen yapı daha sonra camiye çevrildi. Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık olarak 3 bölümden oluşan hamam daha sonra camiye çevrilmek için havuzunun üzeri ahşap malzemelerle kapatıldı. 700 yılı aşkında zamandır ayakta olan ve vatandaşa hizmet veren cami tarihi dokusunu da korumaya devam ediyor. Tarihi camiinin taş duvarları ise horasan yöntemi ile yumurta akı ile karışan harçla örüldüğü için yazları serin, kışları ise sıcak bir ortam sunuyor. "Osmanlı’dan önce kurulmuş bir cami, 700 yılı aşan bir geçmişi var" Cami Dernek Başkanı Ahmet Şekercioğlu cami hakkında, "Osmanlı’dan önce kurulmuş bir cami burası. 700 yılı aşan bir geçmişi var. O dönemde Eskişehir küçük bir yermiş, Kütahya’ya bağlıymış. Cami, Kütahyalı İshak Fakı isimli bir bey tarafından yaptırılmış. Aynı zamanda kendisi muhtemelen bir ilim adamıymış, çünkü o dönemde din âlimlerine "fakih", halk arasında da "fakı" denirmiş. İshak Fakı, Kütahya’da da bir cami yaptırmış, orada da bir eseri var. Bu cami tarihi bir yapı. Başlangıçta hem imam evi hem hamam olarak inşa edilmiş. Şu anda bulunduğumuz kısım giriş katıymış ve buraya "soğukluk" denirmiş. İnsanlar burada soyunur, eşyalarını koyarlarmış. Daha sonra "ılıklık" denen bölüme geçilirmiş; burada biraz terler gibi olurlarmış. Giriş katının üzerindeki, kubbeli kısım ise "sıcaklık" olarak adlandırılırmış. Sağda ve solda imam odaları varmış, o odalarda da ateş yakılırmış. O dönemde caminin girişi, mihrabın olduğu yerdenmiş. Daha sonra hamama çevrilince bu bölüm mescidin kendisi haline gelmiş" dedi. "Duvarları kalın, taştan yapılmış" Duvarların yapılışı hakkında konuşan Şekercioğlu, "Benim çocukluğumda burası bir kez tamir edilmişti. O zamanlar ortada bir havuz duruyordu, üzerini tahtayla kapatmışlardı. Yapı kayadan, taştan yapılmış. Bugünse binalar çimento ve demirle yapılıyor. Onların ömrü ortalama yüz yıl kadar. Yüzyıl geçince çimento ve demir birbirinden ayrılmaya, ufalanmaya başlıyor. Ama Osmanlı camileri, yüzyıllardır dimdik ayakta. Bu cami de onlardan biri. Bakın, 700 yıldır ayakta. Duvarları kalın, taştan yapılmış. Taşları birbirine bağlayan malzeme de "horasan" denilen bir tür çimento. Bu harcı yaparken yüz binlerce yumurtanın akını karıştırırlarmış" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’in en eski camilerinden biri" Burada ibadet etmek için her gün toplam 2 kilometre yol yürüyen cami cemaatinden Hamir Mükerrimçakır ise şöyle konuştu: "Biz camiye yaz kış sürekli gelmeye çalışıyoruz, uzak olmasına rağmen. Adliyenin üst tarafında, Alanı Mahallesi’nde yer alıyor. Yaklaşık bir kilometre mesafe var, yürüyerek geliyoruz. Ama burası gerçekten farklı bir cami. Duvarları çok kalın, yapısı çok sağlam. Yazın içerisi klimalı gibi serin oluyor. Kışın da duvar kalınlığından dolayı sıcak kalıyor. Çok güzel bir cami. Bildiğim kadarıyla eskiden hamammış, sonradan camiye çevrilmiş. Tarihi oldukça eski; 1300’lü yılların başları, sanırım 1328 civarı. Tam tarihini hatırlamıyorum ama şu anda Eskişehir’in en eski camilerinden biri. Alaeddin Kurşunlu Camisi olarak biliniyor. Üç eski camiden biri. Ferahlığı, güzelliği, çevresinin temizliğiyle gayet güzel bir cami."
07 Kasım 2025 Cuma - 10:28
Bitkiler ile kaplanan tarihi yapı kartpostallık manzara oluşturuyor
Eskişehir’de sonbaharın tonlarına bürünen bitkiler ile kaplanan tarihi yapı, kartpostallık manzarası ile bulunduğu sokağın çehresini değiştiriyor. Kentin simgelerinden Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde Arifbey sokak üzerinde bulunan bir yapı, farklı görüntüsü ile göze çarpıyor. Çatısından aşağıya doğru, sonbaharın tonlarına bürünen bitkiler sarılı olan 2 katlı tarihi bina, ilginç görsellik oluşturuyor. Sokağın çehresini değiştiren kartpostallık manzara, bölgeden geçen yerli ve yabancı turistlerin de dikkatini çekiyor.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:27
Mandalinanın fiyatı geçen seneye göre yüzde 30 düştü
Eskişehir’de kış aylarında vatandaşların çokça tercih ettiği mandalina, geçen seneye göre fiyatının yüzde 30 düşmesiyle tezgahlarda daha çok ilgi görüyor. Geçen seneye göre fiyatının yüzde 30 düşmesiyle daha erişilebilir hale gelen mandalina, vatandaşların çokça tercih ettiği bir meyve oldu. Yaklaşık 30 yıldır pazarda esnaflık yapan Adem Albayrak, bu seneki ürünlerin çok lezzetli olduğunu belirtti. Albayrak, "Mandalina bu yıl ucuz ve bol. Geçen yıl bu mandalinayı 50 liraya satıyordum, bu yıl ise 30-35 liraya satıyoruz. Vatandaşın ilgisi gayet iyi. Bu sene lezzetleri çok güzel, çok kaliteli, 10 numara mallar geldi. Kilosunu 35 liradan satıyoruz, ayrıca 3 kilo 100 lira kampanyamız var" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:34
Efsaneler Tuvalde Hayat Buldu: Eskişehir’in ‘sözlü mirası’ görselliğe dönüştü
Eskişehir’in köklü sözlü kültüründen günümüze taşınan efsaneler, sanatın gücüyle yeniden hayat buldu. Eskişehir’in kültürel kimliğini, halkın belleğinde yer etmiş hikâyeleriyle buluşturan ‘Eskişehir’in ‘sözlü mirası’: Efsanelerden Görsellere Bir Yolculuk’ adlı sergi, Eskişehir Atilla Özer Karikatür Evi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi; Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar ve Halk Bilim Uzmanı ve Anadolu Üniversitesi Halk Bilim Doktora öğrencisi Hazal Aslan tarafından kaleme alınan ‘Eskişehir Efsaneleri’ adlı kitabı, temel alan özel bir proje kapsamında hazırlandı. Projenin yürütücülüğünü Prof. Dr. Güldane Araz Ay üstlendi. Bu kapsamda; kitapta yer alan efsaneler, çağdaş sanat yorumlarıyla resimlere dönüştürüldü. Böylece Eskişehir’in sözlü kültüründe anlatıla gelen mitler, söylenceler ve halk hikâyeleri, bu kez renklerle, dokularla ve fırça darbeleriyle izleyiciye ulaştırıldı. Prof. Dr. Güldane Araz Ay’ın fırçasından Eskişehir Efsaneleri Tuvalde Hayat Buldu: Serginin açılışında konuşan proje yürütücüsü Prof. Dr. Güldane Araz Ay, çalışmanın amacının, anlatılanların sanat dili aracılığıyla yeniden yorumlanmasını sağlamak olduğunu anlatarak, "Efsaneler, bir toplumun geçmişiyle bugünü arasında köprü kurar. Biz de bu köprüyü sanatın diliyle güçlendirmek istedik’’ dedi. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar ise, ‘’Eskişehir’in zengin sözlü mirasının bugüne kadar büyük ölçüde sözlü anlatımla aktarıldı. Bu tür projelerin ise bu mirası kalıcı hale getirdi’’ dedi. Hazal Aslan da, "Her efsane, içinde yaşandığı coğrafyanın ruhunu taşır. Bu sergi, o ruhun renklerle ve figürlerle yeniden canlanışıdır’’ dedi. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Kahraman "Efsaneler bir toplumun inançlarını, değerlerini ve yaşam biçimini yansıtan güçlü anlatılardır. Eskişehir’in zengin tarihi ve kültürel mirasını, efsaneler üzerinden sanatsal bir bakışla yorumlayan proje, görsel bir arşiv tutarken kültürel mirasın korunması adına da güçlü bir adım atmakta ve resim sanatıyla da bu söylenceleri zihinlere mühürlemektedir’’ dedi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergi, 9 Kasım 2025 tarihine kadar, Atilla Özer Karikatür Evi’nde ziyaret edilebilecek. Sergide, Eskişehir’in farklı bölgelerinden derlenen efsaneleri konu alan onlarca tablo yer alıyor. Sergi kültürel mirasa, halk anlatılarına ve yerel tarihe ilgi duyan herkesi büyülü bir yolculuğa davet ediyor. ‘Efsanelerden Görsellere Bir Yolculuk’ projesi, Eskişehir’in sözlü kültürünü geleceğe taşımanın yanı sıra, efsanelerin çağdaş sanat aracılığıyla yeniden yorumlanmasının da önünü açıyor. Bu yönüyle proje, hem akademik hem de sanatsal açıdan önemli bir köprü görevi üstleniyor. Efsanelerin satırlardan tuvale, sözden renge dönüşmesiyle ortaya çıkan eserler; geçmişin izlerini, bugünün sanat anlayışıyla harmanlayarak izleyicilere hem nostaljik hem de estetik bir deneyim sunuyor. Sergi, Eskişehir’in kültürel zenginliğini sanat aracılığıyla görünür kılan özgün bir çalışma olarak kent kültürüne kalıcı bir katkı sağlamayı hedefliyor.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:21
Ticaret İl Müdürlüğü denetimlerinde 155 bin TL ceza kesildi
Eskişehir’de Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerinin son 1 hafta içerisindeki denetimlerinde tespit edilen aykırılıklar için toplam 155 bin 134 TL idari para cezası uygulandı. Eskişehir Valiliği’nin paylaştığı bilgiye göre, Ticaret İl Müdürlüğü denetim personellerinin il merkezinde ve ilçelerinde çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede, 1-6 Kasım 2025 tarihleri arasında denetim yapıldı. Fiyat etiketi, kasa-raf uyuşmazlığı ve benzeri maddelerle ilgili olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun çerçevesinde, 52 firmada bin 230 ürün denetlendi. Ekipler tarafından tespit edilen aykırılıklar için toplam 155 bin 134 TL idari para cezası uygulandı. Haksız fiyat artışıyla ilgili ise 19 firmada 95 ürün kontrol edilirken, tutulan raporlar Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 20:10
CHP Genel Başkanı Özel hakkında açılan soruşturma ile ilgili konuştu: "Ben ortaya söylemişim, üstüne alınana bak"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Bana Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açılmış. Ben ortaya söylemişim, üstüne alınana bak" dedi. 9 Haziran 2025 tarihinde elektrik akımına kapılması sonucunda hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in anısına Eskişehir’de yaptırılan Tepebaşı Belediyesi Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi açıldı. Açılışa katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, program sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özel, "Burada biraz önce kardeşim Ferdi Zeyrek’in vefatından sonra bir vefa örneğini Ahmet başkanımız yaşam merkezine onun adını vererek gösterdi. Yaşam merkezini sizlerle birlikte gezdik. Her biriminde gerçekten sosyal belediyecilik açısından çok çok önemli işler yapılıyor. Buraları ziyaret ettik. Tabii biz bu keyifli birkaç saati yaşarken, Türkiye’de dünya kadar keyifsiz iş olmaya devam ediyor. Büyük bir felaket yaşanmış. Bu, ileride yapılmaya çalışılanın ne olduğunu, eğer mani olunmazsa ne sonuçlar doğuracağını daha iyi anlayacağız. Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin yazın verdiği, gerekçesini eylül ayında yazdığı ve mahkemeye yolladığı kararı savcılık neredeyse bir haftadır bekliyordu. Bir yerden talimat bekliyorlar, mütalaa yazmıyorlar. Dün çok kötü bir mütalaa yazdılar ve bugün ilk kez yargı tarihimizde 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin esastan görüşüp karara bağladığı, hem kişinin sağlığı yönünden hem de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki gerekçeli kararına uymayacağını açıkladı" şeklinde konuştu. Kendisine açılan soruşturmayla ilgili de açıklamada bulunan Özel, "Bana Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açılmış. Ne Cumhurbaşkanına hakaret? Bir de, ’Onu savcılara dedi’ diyor. Ben savcıya ne dediğimi biliyorum. Diyecek olsam derim. Ben ortaya söylemişim, üstüne alınana bak. Haysiyetsizce saldıranlar için söylüyorum, Dilek Hanım’a o lafları yazanlar için söylüyorum, çocuklara o hakaretleri edenler için, Hasan amcaya onları söyleyenler için söylüyorum. ’Bize söyledi’ diyor. Ben ortaya söyledim" dedi. "Tüm gazeteci arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşmasını bekliyoruz" Bugün sabah saatlerinde 6 gazetecinin gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, "Bir tanesi daha önce bizim de çalıştığımız basın danışmanımız olan, daha önceki tarihlerde görev yapan, şimdi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde Ekrem Başkan’ın ekibinde çalışan arkadaşımız olmak üzere çok sayıda kıymetli gazeteci arkadaşlarımızı gözaltına aldılar. Sonra ’Gözaltı değil, ifadeye çağırdık, ifadeye götürme işlemi’ dediler. Sonrasında ifade verince serbest bırakma tutanağı vardı, şimdi yine tutuyorlar. Yani artık memlekette nizam bozulduğu için insanın aklına her türlü şey geliyor. Böyle bir rezil durumla da karşı karşıyayız. Biz en kısa sürede tüm arkadaşların özgürlüklerine kavuşmasını bekliyoruz. Süreci yakından takip ediyoruz. Hukuk Komisyonumuz, Çağlayan Adliyesi’nde izliyor" diye konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 20:03
Özgür Özel, hakkında açılan soruşturma ile ilgili konuştu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir’de Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi açılış töreni sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bana Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açılmış. Ben ortaya söylemişim, üstüne alınana bak" dedi. 9 Haziran 2025 tarihinde elektrik akımına kapılması sonucunda hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in anısına yaptırılan Tepebaşı Belediyesi Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi açıldı. Açılışa katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, programın çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak gündeme ilişkin önemli konulara değindi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Burada biraz önce kardeşim Ferdi Zeyrek’in vefatından sonra bir vefa örneğini Ahmet başkanımız yaşam merkezine onun adını vererek gösterdi. Yaşam merkezini sizlerle birlikte gezdik. Her biriminde gerçekten sosyal belediyecilik açısından çok çok önemli işler yapılıyor. Buraları ziyaret ettik. Tabii biz bu keyifli birkaç saati yaşarken, Türkiye’de dünya kadar keyifsiz iş olmaya devam ediyor. Büyük bir felaket yaşanmış. Bu, ileride yapılmaya çalışanın ne olduğunu, eğer mani olunmazsa ne sonuçlar doğuracağını daha iyi anlayacağız. Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin yazın verdiği, gerekçesini eylül ayında yazdığı ve mahkemeye yolladığı kararı savcılık neredeyse bir haftadır bekliyordu. Bir yerden talimat bekliyorlar, mütalaa yazmıyorlar. Dün çok kötü bir mütalaa yazdılar ve bugün ilk kez yargı tarihimizde 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin esastan görüşüp karara bağladığı, hem kişinin sağlığı yönünden hem de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki gerekçeli kararına uymayacağını açıkladı" şeklinde konuştu. Kendisine açılan soruşturmayla ilgili de açıklamada bulunan Başkan Özel, sözlerine şöyle devam etti: "bana Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açılmış. Ne Cumhurbaşkanına hakaret? Bir de, ’Onu savcılara dedi’ diyor. Ben savcıya ne dediğimi biliyorum. Diyecek olsam derim, senden mi çekineceğim? Ben ortaya söylemişim, üstüne alınana bak. Haysiyetsizce saldıranlar için söylüyorum, Dilek hanıma o lafları yazanlar için söylüyorum, çocuklara o hakaretleri edenler için, Hasan amcaya onları söyleyenler için söylüyorum. ’Bize söyledi’ diyor. Ben ortaya söyledim, sen kendi üstüne alıyorsan bilmem. Oradaki savcılara ‘AK Toroslar Çetesi’ demişliğim var. ’Bunların hesabını verirsiniz’ demişliğim var. Bununla ilgili aramızda husumet doğmuş olanlar var, ayrı konu. Ne dediğimizi biliyoruz. Lüksemburg’taki pisliği buradaki yalanla örtemezsiniz." "Tüm gazeteci arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşmasını bekliyoruz" Bugün sabah saatlerinde 6 gazetecinin gözaltına alınması hakkında da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bir tanesi daha önce bizim de çalıştığımız basın danışmanımız olan, daha önceki tarihlerde görev yapan, şimdi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde Ekrem Başkan’ın ekibinde çalışan arkadaşımız olmak üzere çok sayıda kıymetli gazeteci arkadaşlarımızı gözaltına aldılar. Sonra, ’Gözaltı değil, ifadeye çağırdık, ifadeye götürme işlemi’ dediler. Sonrasında ifade verince serbest bırakma tutanağı vardı, şimdi yine tutuyorlar. Yani artık memlekette nizam bozulduğu için insanın aklına her türlü şey geliyor. Böyle bir rezil durumla da karşı karşıyayız. Biz en kısa sürede tüm arkadaşların özgürlüklerine kavuşmasını bekliyoruz. Süreci yakından takip ediyoruz. Hukuk Komisyonumuz, Çağlayan Adliyesi’nde izliyor" diye belirtti. (EE-BA-Y)
06 Kasım 2025 Perşembe - 17:26
İnönülü kadınlardan gözleme ikramı
Eskişehir İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, Eskişehir İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği’nin Belediye Hizmet Çarşısı’nda bulunan gözleme standını ziyaret etti. Ziyareti sırasında İnönü’nün marifetli kadınları tarafından hazırlanan enfes gözlemelerin tadına bakan Başkan Hamamcı, ardından pazar alışverişine gelen vatandaşlarla keyifli sohbetler gerçekleştirdi. İnönü’de üretilen peynir ve manda sütüyle yapılan bazlamaları da tadan Başkan Hamamcı, el emeği ürünleri için kadın üreticilere teşekkür ederek, "İnönümüzün marifetli hanımlarının ellerine sağlık" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:28
İnönülü kadınlardan Başkan Harmancı’ya bazlama ikramı
Eskişehir’in İnönü ilçesindeki kadınlar, İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’ya yaptıkları bazlamadan ikram etti. İnönü Belediye Başkanı Hamamcı, Eskişehir İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği’nin Belediye Hizmet Çarşısı’nda bulunan gözleme standını ziyaret etti. Ziyareti sırasında İnönü’nün marifetli kadınları tarafından hazırlanan enfes gözlemelerin tadına bakan Başkan Hamamcı, ardından pazar alışverişine gelen vatandaşlarla keyifli sohbetler gerçekleştirdi. İnönü’de üretilen peynir ve manda sütüyle yapılan bazlamaları da tadan Başkan Hamamcı, el emeği ürünleri için kadın üreticilere teşekkür ederek, "İnönümüzün marifetli hanımlarının ellerine sağlık" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 15:07
Tepebaşı Kızılay’dan engelli öğrencilere yönelik afet farkındalık seminerleri
Kızılay Haftası etkinlikleri kapsamında Tepebaşı Kızılay Şubesi, afet bilincini artırmak ve engelli bireylere yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla Ahmet Yesevi İşitme Engelliler Ortaokulu’nda iki oturum halinde afet bilinçlendirme semineri düzenledi. İlk oturumda işitme engelli öğrencilere yönelik gerçekleştirilen seminerde, Murat Keser, işaret dili desteğiyle öğrenciler afet öncesi, sırası ve sonrasında alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirildi. Öğrenciler, uygulamalı örneklerle afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini kavradı. İkinci oturumda ise okulun diğer engel gruplarındaki öğrencilerine yönelik seminer düzenlendi. Bu oturumda da engelli bireylerin afet anında karşılaşabilecekleri özel durumlara değinilerek, her birey için erişilebilir ve kapsayıcı bir afet bilinci oluşturmanın önemi vurgulandı. Tepebaşı Kızılay yetkilileri, "Afet bilinci oluşturma çalışmalarında engelli bireylere ulaşmak, onların güvenliği ve toplumla bütünleşmesi açısından büyük önem taşıyor. Her bireyin afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olması, dayanıklı bir toplumun temelidir" ifadelerini kullandı. Tepebaşı Kızılay, toplumun tüm kesimlerine ulaşarak afet bilinci, dayanışma ve farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini aktardı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:51
Sürekli bildirim almak kaygı oluşturuyor
Sürekli bildirim almanın, başkalarının hayatlarını izlemenin kaygıya yol açtığını belirten Uzman Psikolog Beste Çokaygil "Dijital detoks yaparak sınır koyabilirsiniz. Ekrandan uzak geçirilen kısa molalar farkındalığı artırır, stresi azaltır ve gerçek sosyal ilişkilerimizi daha çok aktif tutmamızı sağlar" sözleriyle uyarıda bulundu. Günümüzde sosyal medyanın hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil uyanır uyanmaz telefona sarılmak, boş anlarımızda ekran kaydırmak ve günün yorgunluğunu ekran karşısında sonlandırmanın birçoğumuz için tanıdık davranışlar haline geldiğini söyledi. Sosyal medya ile bir yandan haber alıp sosyalleşirken bir yandan ise fark etmeden zihnimizi yorduğumuzu vurgulayan Psikolog Çokaygil "Sürekli bildirim almak, başkalarının hayatlarını izlemek ve ‘kaçırmama’ isteği kişilerde kaygı oluşturabilir. ‘Sürekli bağlı olma’ hâli, beynin dinlenmesine izin vermiyor. Bildirim sesleriyle artan uyarılmışlık hâli, zihnimizde sürekli bir ‘hazır ol’ modu oluşturuyor. Ayrıca sosyal medya, başkalarının hayatlarını olduğundan daha ideal görmemize yol açarak, kıyaslama ve yetersizlik duygularını tetikleyebiliyor" diye konuştu. Yoğun sosyal medya kullanımının dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri, kaygı ve benlik algısında bozulmalara yol açabildiğine işaret eden Psikolog Çokaygil "Bu noktada teknolojiyi bilinçli ve dengeli kullanabilmek adına ‘Dijital Detoks’ kavramı ön plana çıkıyor. Dijital detoks; belirli bir süre sosyal medyadan, ekranlardan veya internetten uzak kalarak zihinsel bir mola vermeyi ifade eder. Bu küçük molalar, farkındalığı artırır, stresi azaltır ve gerçek sosyal ilişkilerimizi daha çok aktif tutmamızı sağlar" dedi. "Dijital detoksun amacı sağlıklı sınırlar koymak" Dijital dünyadan kopmak değil, ona sağlıklı sınırlar koymak amacıyla yapılan dijital detoksun detaylarını anlatan Psikolog Çokaygil öncelikle günün belirli saatlerinde telefonu kullanmamak gerektiğini; örneğin sabah uyanınca ilk 30 dakika ve gece uyumadan önceki 1 saatin "ekransız zaman" olarak değerlendirilebileceğini; böylelikle uyku kalitesi ve odaklanma süresinin artış göstereceğini dile getirdi. Haftada bir gün veya birkaç saat boyunca sosyal medyaya hiç girmemenin de faydalı olacağını sözlerine ekledi. Yalnızca gerçekten önemli uygulamaların bildirimlerini açık bırakmanın faydalarına değinen Psikolog Çokaygil sürekli gelen bildirimlerin zihnimizi böldüğünü ve dikkatimizin kolayca dağılmasına yol açtığını ifade etti. Telefon ayarlarından günlük/haftalık kullanım süresini gözlemlemenin önemine işaret ederek "Ekrandan uzaklaşmanızı hatırlatması için zamanlayıcıdan yardım alabilirsiniz. Kendinize küçük hedefler belirleyerek ekran sürenizi yavaş yavaş azaltabilirsiniz. Yemek yerken, çalışırken veya arkadaşlarınızla vakit geçirirken telefonu elinize almamak yine sizi ekrandan uzak tutacaktır" dedi. Sosyal medya yerine kitap okumak, yürüyüş yapmak, günlük yazmak ya da hobilere zaman ayırmanın zihninize her zaman iyi geleceğini vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder