Yerel Haberler
Eskişehir
24 Şubat 2026 Salı - 21:08 Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi Eskişehir’de emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi sonrası piyasada oluşan belirsizlik sebebiyle ev almayı tercih etmediklerini söyledi. Son dönemlerde dünya genelinde meydana gelen çeşitli jeopolitik olaylar altın piyasasını etkiledi. Altın fiyatları, 2025’teki yükselişin ardından bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Buna bağlı olarak piyasada oluşan belirsizlik, emlak sektörünü de etkiledi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların şu anda ev almayı tercih etmediğini belirtti. Yalnızca çok ihtiyacı olanların ev aldığını ifade eden Karakaş, emlak fiyatlarında ise ciddi bir artış beklemediğini dile getirdi. "Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum" Emlak piyasasının yaklaşık 2 yıldır durgun olduğunu söyleyen Kasım Karakaş, "Jeopolitik gelişmelerle birlikte dünyada tansiyon arttı, bu da altının yükselmesine sebep oldu. Altın sürekli oynuyor. Kimisi altını bozup ev alıyor, kimisi de belirsizlikten dolayı parasını faizde tutmayı tercih ediyor. Örneğin, 3 milyon lira bankaya koyan biri ayda 80-90 bin lira gelir alabiliyor ama aynı parayla ev alsa 20 bin liraya kiraya veremiyor. Şu anda yalnızca çok ihtiyaç sahibi olanlar ev alıyor; yatırım için kimse ev almıyor. Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum. Emlak fiyatlarında ciddi bir artış beklemiyorum" dedi. "Kiralar 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda" Son yıllarda ev fiyatlarının genel olarak sabit olduğundan bahseden Karakaş, "Hatta bazı mülklerde geçen senenin altına düşmüş durumda. Geçen yıl 4 milyon olan bir yer şu anda 3,5 milyona kadar düşebiliyor. Kiralar da 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda. Yüzde 34’lük enflasyon oranını kimse uygulamıyor. Ev sahipleri, ’Kiracım çıkmasın’ diyerek ya aynı kiradan devam ediyorlar ya da çok cüzi bir artış yapıyorlar" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) kura sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Karakaş, TOKİ’den ev çıkmayan vatandaşların piyasaya yöneldiğini belirtti.
24 Şubat 2026 Salı - 14:16 Uluslararası öğrencilerin hak ve yükümlülükleri Anadolu Üniversitesi’nde anlatıldı Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda "Akdeniz’de Düzensiz Göç Akışı Konusunda Türkiye-İtalya İş Birliğine Destek Projesi Yabancı Öğrenciler İçin Üniversite Bilgilendirme Çalıştayları" Açılış Töreni yapıldı. Eskişehir İl Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen "Akdeniz’de Düzensiz Göç Akışı Konusunda Türkiye-İtalya İş Birliğine Destek Projesi Yabancı Öğrenciler İçin Üniversite Bilgilendirme Çalıştayları" Açılış Töreni, Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış törenine Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Eskişehir İl Göç İdaresi Müdürü Mustafa Turan katıldı. "Bu çalıştay kültürlerarası anlayışı güçlendiren bir platformdur" Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, "Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerimiz arasına aldık. Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin akademik başarılarını desteklemek ve kariyer gelişimlerine katkı sağlamak temel amaçlarımızdandır. Bugün paylaşılacak bilgiler; ikamet izni, hak ve sorumluluklar ile mezuniyet sonrası kariyer fırsatları konusunda sizlere yol gösterecektir" ifadelerini kullandı ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti. "Bütün birimlerimizle hizmetinizdeyiz" Öğrencileri Anadolu Üniversitesi’nde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Eskişehir İl Göç İdaresi Müdürü Mustafa Turan ise, "Temel amacımız, öğrencilerin eğitim hayatını huzurlu ve güvenli bir ortamda kesintiye uğramadan sürdürmesidir. Bu amaç doğrultusunda Göç İdaresi ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi sürekli koordinasyon hâlindedir. Bütün birimlerimizle ve YİMER 157 hattımızla her zaman hizmetinizdeyiz" şeklinde konuştu. "Göç, karşılıklı bir zenginleşme sürecidir" Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan ve göç alanında öncü bir uluslararası kuruluş olduğunu ifade eden IOM Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi, "IOM olarak göçün güvenli, düzenli ve insani bir şekilde gerçekleşmesini desteklemek; göçün hem bireyler hem de toplumlar için olumlu bir güç hâline gelmesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda göçü yalnızca bir insan hareketliliği olarak değil; aynı zamanda kalkınma, kültürel etkileşim ve karşılıklı zenginleşme süreci olarak ele alıyoruz. Eğitim için yapılan uluslararası hareketlilik, göçün en yapıcı ve en dönüştürücü biçimlerinden biridir. Çünkü eğitim göçü, bireylerin bilgiye, yeni bakış açılarına ve kültürel fırsatlara erişimini artırmaktadır. Türkiye, dünyada en fazla yabancı öğrenciyi barındıran ilk 10 ülke arasında yer almaktadır" dedi. Etkinlik, İl Göç İdaresi Müdürlüğü İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Çalışma Grup Başkanı İl Göç Uzmanı Kübra Köksal Albayrak, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Uzmanı Emirhan Yalçın, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü İş ve Meslek Danışmanı İsmail Hakkı Dinçay ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan tarafından gerçekleştirilen sunumların ardından sona erdi. Sunumlarda "Türkiye’de Uluslararası Öğrencilik ve Uluslararası Öğrencilerin Hak ve Yükümlülükleri ile Sosyal Yaşamı", "Türkiye Bursları ve YTB Faaliyetleri", "Üniversite Sonrası İşgücü Piyasasına Erişim ve İş Arama Becerilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar ve Türkiye’de Kayıtlı İstihdam" ile "Üniversitede Sosyal ve Kültürel Yaşam" başlıkları ele alındı.
Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 22:59 Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat’ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.’nin Keskinbaş’ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.’nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.’nin odasını terk etmesini istedi. T.G.’nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş’a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.’ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.’nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş’ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1’inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, ’Kral ne yapıyorsun’, ’Bir gün bana tekmil vermedin’ diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı’ dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah’tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.
ESOGÜ’den ilkokullara uygulamalı afet bilinci eğitimi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:45 ESOGÜ’den ilkokullara uygulamalı afet bilinci eğitimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) tarafından 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde ’Dirençli Toplum İçin Erken Yaşta Afet Bilinci’ sloganı ile ilkokullarda uygulamalı deprem ve yangın eğitimleri gerçekleştirildi. Milli İrade İlkokulu ve Şehit Serkan Özaydın İlkokulu’nda ilkokul öğrencileri ile öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen eğitimlerde deprem ve yangın konularında temel afet bilinci ve uygulamalı davranış becerileri aktarıldı. ESOGÜ Eğitim ve Öğretimde Mükemmeliyet Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ersin Karademir ve ESOGÜ Arama Kurtarma Ekibi Sivil Savunma Uzmanı Serap Bozdemir’in eğitim verdiği etkinlikte öğrenciler ESOGÜAK ekibinin kurduğu stantta arama kurtarma faaliyetleri hakkında bilgi edindi. Muhtemel afet durumlarında doğru tutum ve davranış kalıplarını öğrenen öğrencilerin edindikleri bilgileri ailelerine ve çevrelerine aktararak toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendiği belirtildi. Bu kapsamda, afetlere karşı dirençli toplumların oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla benzer etkinliklerin yaygınlaştırılarak sürdürülmesinin planlandığı ifade edildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ’Bilim Kafe’ etkinlikleri kapsamında yapılan etkinlik; ESOGÜ Eğitim ve Öğretimde Mükemmeliyet Merkezi, ESOGÜ Arama Kurtarma Ekibi - ESOGÜAK, ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Bilim İletişimi Ofisi ile ESOGÜ Afet ve Acil Durum Farkındalık Kulübü iş birliğiyle düzenlendi.