Yerel Haberler
Eskişehir
Sivrihisar Belediye Başkan Yardımcısı saldırıya uğradı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:33 Sivrihisar Belediye Başkan Yardımcısı saldırıya uğradı Eskişehir Sivrihisar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Taş, belediye binasında çıkan arbede sırasında bir şahsın saldırısı sonucu yaralandı. Sivrihisar Belediyesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Bugün Sivrihisar Belediye Başkanımız Sayın Habil Dökmeci’ye yönelik saldırı girişiminde bulunmak amacıyla belediye binasına gelen ve daha önce Belediye Başkanımıza karşı tehdit ve hakaret suçlarından ceza aldığı bilinen H.A. isimli şahıs, belediye binasında yaşanan arbede sırasında Belediye Başkan Yardımcımız Mehmet Taş’ı yaralamıştır. Olayın ardından gerekli sağlık müdahaleleri gerçekleştirilmiş olup, Başkan Yardımcımız Mehmet Taş’ın tedavi süreci devam etmektedir. Yaşanan saldırıya ilişkin hukuki süreç Belediyemiz tarafından ivedilikle başlatılmış; ilgili şahıs hakkında hem Belediyemiz hem de Sayın Mehmet Taş tarafından ayrı ayrı suç duyurusunda bulunulmuştur. Şüpheli şahsın, ifade süreci de Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir" denildi. "Bizler hukuka güveniyoruz" Açıklamada, "Kamu hizmetinin yürütüldüğü belediye binalarında şiddet, tehdit ve saldırı girişimlerinin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün değildir. Sivrihisar’da bugüne kadar büyük bir hassasiyetle korunan huzur ortamını bozmaya yönelik her türlü hukuka aykırı girişimin karşısında olduğumuzu; hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğimiz tüm işlem ve uygulamaların da sonuna kadar arkasında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz. Demokratik toplum düzeninde çözüm yolu; tehdit, baskı ve şiddet değil, hukuk ve meşru zemindir. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ve kamu görevlilerine yönelik saldırı gerçekleştiren kişiler hakkında hukuk devletinin gereğinin eksiksiz şekilde yerine getirileceğine olan inancımız tamdır. Bizler hukuka güveniyoruz. Aynı zamanda, hukuk devletinin korunabilmesi adına hukuka güvenmek zorunda olduğumuzu da özellikle ifade ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
Kopan yüksek gerilim teli insanların içine düştü, tramvay seferleri aksadı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:55 Kopan yüksek gerilim teli insanların içine düştü, tramvay seferleri aksadı Eskişehir’de tramvaylara elektrik sağlayan katener telinin kopması üzerine Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatlarda aksamalar yaşanıyor. Olay, Vişnelik Mahallesi Dr. Sadık Ahmet Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Osmangazi Üniversitesi’nden şehir merkezi istikametine doğru sefer yapan ve şehir içi ulaşımda kullanılan tramvayın güç aldığı katener teli henüz bilinmeyen bir sebeple koptu. Oldukça yüksek gerilim taşıyan tel, kıvılcım saçarak Atatürk Bulvarı Tramvay Durağının yakınına düştü. Büyük bir gürültü ile kopan telin şans eseri oradan geçen vatandaşların üzerine düşmemesi büyük bir facianın önüne geçti. Ayrıca, olay yerine çok yakın bir noktaya kurulan semt pazarından dolayı oluşan kalabalık düşünüldüğünde atlatılan facianın büyüklüğü dikkat çekti. Enerjisiz kalan tramvay tahliye edilirken, yolcular ulaşmak istedikleri noktaya gitmekte zorlandı. Arızada olan tramvay hattına alternatif olarak belediye otobüs seferlerinin başlatıldığı öğrenildi. Daha sonradan bünyesinde gömülü şekilde batarya bulunduran bir tramvaya yolda kalan 2 araç bağlanarak bulundukları alandan çekildi. Kopan telin tamiri için çalışma başlatılırken, Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatların uzun bir süre aksayacağı öğrenildi. "Allah’tan çocuklar elektrik akımına kapılmadı" Olay esnasında bölgede bulunan Hakan Erol ise, "Kablolar yere düştü, biz çıkan gürültüden dolayı deprem oluyor zannettik. Allah’tan bir çocuk falan elektrik akımına kapılmadı. Ona çok şükrettik. Kıvılcımlar gördük. Yolcuları sonrasında tahliye ettiler" dedi.
Eskişehir’de gençler Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmasında ter döktü
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:15 Eskişehir’de gençler Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmasında ter döktü Eskişehir’de düzenlenen Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmalarında il birincileri belli oldu; dereceye giren öğrenciler bölge finallerinde Eskişehir’i temsil etmeye hak kazandı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ortaokul ve lise seviyelerindeki Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları ile Temel Dini Bilgiler ve Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışmaları’nın il finalleri Eskişehir’de gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılım sağladığı programda, Liseler Arası Temel Dini Bilgiler Bilgi Yarışması’nda Eskişehir Anadolu Lisesi öğrencileri Muazzez Kübra Öğen, Bilal Yasir Gündüz, Sefa Pınarcı ve Muhammed Mete Bakır’dan oluşan ekip il birincisi olurken, Ortaokullar Arası Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışması’nda ise Çifteler Atatürk Ortaokulu öğrencileri Ela Koşar, Emirhan Doyuk, İbrahim Uçan ve Yarennur Köksal’dan oluşan ekip il birinciliğini elde etti. Büyük heyecana sahne olan Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları’nda ise kategorilerinde birinci olan öğrenciler netleşti. Erkekler lise kategorisinde Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesi’nden Mehmet Fatih Özkara, kızlar lise kategorisinde Mustafa Kemal Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Ebrar Bağdat, erkekler ortaokul kategorisinde Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu’ndan Kerem Önalcı ve kızlar ortaokul kategorisinde Şehit Onur Yeşil Ortaokulu’ndan Melisa Nur Kozlu il birincisi seçildi. Dereceye giren öğrenciler bölge yarışmalarında Eskişehir’i temsil etmeye hak kazanırken, yetkililer başarılarından dolayı tüm öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri ve medya temsilleri masaya yatırıldı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:59 Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri ve medya temsilleri masaya yatırıldı Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen "JOIN! Türkiye ve AB: Medya Temsilleri" başlıklı çalıştayda, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihi süreci ve dijital medyadan geleneksel basına kadar medyadaki yansımaları ele alındı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Frig Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Jean Monnet Modül Projesi kapsamında hayata geçirildi. 2024 yılı Şubat ayında başlayan proje çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin son 70 yılı ve Osmanlı Cihan Devleti’nden bu yana süregelen 200 yıllık tarihsel süreçteki medya yansımaları ile Türkiye-AB ilişkilerinde medyanın kamuoyu algısı üzerindeki rolü, akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla tartışıldı. Açılış konuşmalarını İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy’un yaptığı çalıştayda; projenin çıktıları arasında yer alan web sitesi, podcast serileri ve yeni akademik ders modülleri katılımcılara tanıtıldı. "Medya temsilleri bugün daha kritik bir hâl aldı" Fakülte Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, konuşmasında Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin dünya konjonktüründeki değişen önemine dikkat çekti. Kılınç, şu ifadeleri kullandı: "Avrupa Birliği ile ilgili yeniden görüşmelerin başlamasına dair dünya konjonktürü ile ilgili değişiklikleri göz önüne alırsak Türkiye’nin önemi artmaya başladı. Medyanın kamuoyu algısını nasıl etkilediğini düşündüğümüzde, medya temsillerinin tartışılıyor olması gündemde değilmiş gibi gözükse de aslında oldukça önemli. Fakültemizin güçlü potansiyelini hayata geçirmek adına teknik altyapımızı geliştirdik, Anadolu Ajansı ve TRT gibi kurumlarla protokoller imzaladık. Amacımız akademik başarıyı kurumsal iş birlikleriyle öğrencilerimizin faydasına dönüştürmek." "Gazeteci adayları bu 200 yıllık süreci bilmeli" Projenin eğitim boyutuna ve akademik literatüre katkısına vurgu yapan Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy, "Türkiye’nin son 70 yılında, hatta Osmanlı İmparatorluğu’nu da katarsak son 200 yılında medyadaki gelişmelerin tarihi bir değeri olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda ’Avrupa Bilim Üniversitesi’ ve ’Türkiye-Avrupa İlişkileri’ isimli dersler açarak müfredatımızı yeniledik. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu workshop’un temel amacı, yazılacak olan İngilizce akademik kitabın yazarlarını bir araya getirmek. Kitaplar genelde editörü görmeden yazılır ama biz yazarların birbirini tanıdığı, çalışmalarına yorum yaptığı kolektif bir eser ortaya çıkarmak istedik. Proje kapsamında bugüne kadar Atina muhabirlerinden çevre gazetecilerine kadar pek çok ismi öğrencilerimizle buluşturduk" şeklinde konuştu. "Demokrasi emeklemeyle başlayan bir olgunlaşma sürecidir" Çalıştayın ilk oturumunda gençlik katılımı üzerine veriler paylaşarak demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Erhan Akdemir, "Bir ülkenin demokrasisinin gelişebilmesi için yürümek, yürüyebilmek için de emeklemek gerekir. Siyasal katılım sadece bir partiye üye olmak değildir; bir öğrenci kulübü üyeliği, gönüllülük faaliyeti ve hatta kan vermek bile birer siyasal davranıştır. Türkiye’de 15-24 yaş grubunda 13 milyon gencimiz var; bu rakam pek çok Avrupa ülkesinin nüfusundan büyüktür. 2004’ten beri AB programlarına dahiliz ve Erasmus bütçemiz 30 milyar Euro seviyelerine çıktı. Erasmus günlerinde dünyada 10 bin etkinlik varken Türkiye tek başına 100 bin etkinlik yaparak bu konudaki bilincini kanıtlamıştır. Ancak bu hareketliliğin demokratik katılım bilincine dönüşmesinde medyaya büyük sorumluluk düşmektedir" dedi. "Z kuşağı için dijital hikâye anlatıcılığı şart" Çalıştayda Avrupa Komisyonu’nun gençlere yönelik iletişim stratejilerini analiz eden Dr. Simge Süllü Durul, dijital hikâye anlatıcılığının (Digital Storytelling) önemine değindi. Durul, mesaj aktarımında duyguların önemini şu sözlerle vurguladı: "Mesajı bir metin şeklinde yayınlayıp sosyal medyaya koyabilirsiniz ancak o mesaj alınmadığı sürece bir anlamı kalmıyor. Dijital hikâye anlatıcılığı ile bir duygu yüklemesi yapmak, mesajın daha iyi aktarılmasını sağlıyor. Özellikle Z kuşağı, otantik ve alışılmışın dışına çıkan içeriklere önem veriyor; metin yerine her zaman görsel ve sese öncelik tanıyor. ’Anlatısal Aktarım’ (Narrative Transportation Theory) sayesinde gençlerin hikâyenin içinde kaybolmasını sağlayarak kurumların mesajlarını reddetmeden doğrudan kabul etmelerini sağlayabiliriz."
Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:40 Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü Eskişehir’de yaşayan ev hanımı Sevil Tuluk, hobi olarak başladığı doğal taş bileklik yapımını bu yıl epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü. Hazırladığı ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Tuluk, "Her kesime hitap eden, doğal ve estetik tasarımlar yapıyoruz" dedi. Eskişehir’de ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen kadın girişimciler, el emeği ürünlerini görücüye çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl doğal taş bileklik yaparak sektöre adım atan Sevil Tuluk, bu yıl çalışmalarına epoksiyi de ekleyerek geniş bir ürün yelpazesi oluşturdu. "Doğal taşlarla epoksiyi birleştirdik" Sanat yolculuğunu anlatan Sevil Tuluk, "Geçen sene sadece doğal taş bileklikler üzerine çalışıyordum. Bu yıl kendimi geliştirerek epoksiyi de denemek istedim. Şu an epoksi ile doğal taşları bir araya getirerek; anahtarlık, kalemlik, mumluk, kül tablası ve bardak altlığı gibi pek çok ürün hazırlıyorum" ifadelerini kullandı. Fiyatlar 100 liradan başlıyor Ürettiği eserlerin fiyat aralığı hakkında bilgi veren Tuluk, "Fiyatlarımız anahtarlıklarımızda 100 liradan başlıyor, ürünün detayına ve emeğine göre 700 liraya kadar çıkabiliyor. Şu an en çok ilgiyi anahtarlıklar ve kül tablaları görüyor" dedi. "4 aylık emek sanata dönüştü" Epoksi üzerine yaklaşık 4 aydır yoğun bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Sevil Tuluk, "İşin yapılışını öğrendikten sonra çeşitli kalıplar ve iri doğal taşlarla denemeler yaptım. Özellikle ametist taşı kullandığım ağır ve şık modellerimiz çok ilgi çekiyor. Bazı taşları da kırarak altın görünümü veriyoruz, ortaya çok estetik sonuçlar çıkıyor" diyerek sözlerini noktaladı.
Öğrenciler yorulmasın, fidanlar kurumasın diye muhtar kolları sıvadı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:39 Öğrenciler yorulmasın, fidanlar kurumasın diye muhtar kolları sıvadı Eskişehir’de bir lisenin bahçesindeki fidanların bidonlarla sulandığını gören muhtar, makaralı sisteme bağlı 130 metre uzunluğundaki bahçe hortumunu okula bağışlayıp, hem fidanların kurumasını hem de öğrencilerin ve çalışanların yorulmasını önledi. Odunpazarı ilçesi Erenköy Mahallesi’nde bulunan Süleyman Şah Anadolu Lisesi’ni ziyaret eden Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Adem Karaman, yamaca inşa edilen okulun bahçesinde bulunan fidanları kovalarla sulamaya çalışan hizmetli ve öğrencileri fark etti. Daha önceden mahallesinde bulunan ve sonra mevcut konumuna taşınan okula ayrı bir ilgi duyan Adem Karaman, fidanların daha kolay sulanması için girişimde bulundu. Kaynak işlerinden anlayan Muhtar Adem Karaman, 130 metre uzunluğunda bahçe hortumu alıp okula bağışladı. Bahçenin tüm fidanlarına ulaşan oldukça uzun hortumun hem dağınıklık sorunu olmaması hem de kolay taşınması için Muhtar Adem Karaman, elleriyle bir seyyar makara sistemi tasarladı. Okuldaki hizmetliler ve öğrenciler yapılan basit ama etkili sistem ile bahçedeki fidanları artık çok daha rahat şekilde sulayabiliyor. "Yıllarca kullansınlar diye böyle bir sistem düşündüm" Fidanlara su taşıyan hizmetlileri gördüğünde bunu çözmek için harekete geçen Adem Karaman, "Ben buraya gelip giderken kadın hizmetli kardeşlerimizi burada ağaç sularken gördüm. Okulumuz yeni olduğu için damlama sulamanın faaliyete geçemediğini öğrendim. ‘Damlama su yapılana kadar biz bir çözüm yapalım’ dedim. Çünkü ben de kaynakçı adamım, 42 sene bu vatana, millete çalıştım. 130 metre bir hortum aldım. Evvelden çıkrık kuyulardan su çekilen bir alet vardı, o benim aklıma geldi. Kardeşlerimizin kolay çekebilmesi için 2 tane sabit, 2 tane sarhoş teker taktım düzeneğe. Yıllarca kullansınlar diye böyle bir sistem düşündüm" dedi. "Fidanlar da aynı evlat gibidir, sularsan, bakarsan ağaç olur" Çocukları da fidana benzeten Adem Karaman, "Hem ağaç hem çocuklar kolay kolay yetişmiyor. Fidanlar da aynı evlat gibidir sularsan, bakarsan ağaç olur. İnşallah bu ağaçların da vatanımıza, milletimize, Süleyman Şah Anadolu Lise’mize, çocuklarımıza faydalı olacağını düşünerek böyle bir şey yaptık. Bizim çocuklarımız fidan gibi. Çocuklarımızın, yetişmesi çok değerli" diye konuştu.