Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:27:11
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, İBAN dolandırıcılığıyla ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Son zamanlarda artan dolandırıcılık olaylarında kullanılan hesap kiralama yöntemi ile özellikle gençler olmak üzere birçok vatandaş mağdur edilirken, banka hesaplarını kiralayanlar ve kullandıranlar ağır cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Bu kapsamda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vatandaşların bilinçlendirilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla farkındalık çalışması başlatıldı. İlki Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde (ESTÜ) gerçekleşen panelin ikincisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yapıldı. "Ciddi sonuçları var" ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde bulunan Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Karakülah, "Bu süreçte dikkat çekmek istediğimiz konulardan biri ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanmasıdır" dedi. "Bu durum telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır" Özellikle gençelerin ve üniversite öğrencilerinin kolay kazanç vaadiyle ya da farkında olmadan banka hesaplarını kullandırdıklarını vurgulayan Başsavcı Karakülah, "Bilinmelidir ki bu tür davranışlar sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile, suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmektedir. Bu durum da telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır. Sevgili öğrenciler, hiçbir maddi kazanç vaadi, geleceğinizi riske atmaya değmez. Banka hesapları kişiye özeldir ve hukuken sorumluluğu da tamamen hesap sahibine aittir. ‘Sadece hesabını kullanacağız’, ‘Kısa süreliğine lazım’, ‘Hiçbir sorumluluğun olmayacak’ gibi ifadeler çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemlerdir" şeklinde konuştu. Öğrencilerle soru-cevap yapıldı Konuşmanın ardından gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile birlikte Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen, panele katılan öğrencilere bilişim suçları ve banka hesaplarının kullandırılmasının sonuçları ile ilgili bilgiler aktardılar. Katılımın yoğun olduğu panel, öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplanarak sonlandı. Programa; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ın yanı sıra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Cumhuriyet Savcıları ile birlikte çok sayıda akademisyen ve üniversite öğrencisi katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:22
TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz"
Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından başlatılan ‘İktisat Buluşmaları’ etkinliğinin ilki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Akçay konuşmasında, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" dedi. ‘Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Enflasyonla Mücadele: Türkiye’den Dersler’ konulu seminerde konuşan Dr. Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele konusuna değinerek, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün, alışılagelmişin dışında, daha teknik ama bir o kadar da güncel veriler üzerinden Türkiye ekonomisinin rotasını ve enflasyon görünümünü konuşmak istiyorum. Biz göreve geldiğimizde enflasyon nasıldı, şimdi nasıl? Buna bu şekilde bakmalıyız. İki yıl on aylık süreçte 12 puanlık bir düşüş sağladık. Ancak ‘Bu kadar mı yaptınız?’ demek de ayrı bir problemdir. İkinci problem ise aktarım mekanizmasıdır. Merkez bankasının faiz politikası sonrasında bu aktarımın ekonomiye, diğer faizlere, toplam talebe ve buradan enflasyona nasıl yansıdığını ifade eden mekanizmanın, biz göreve geldiğimizde işleyebilmesi için gerekli olan bütün bağlantıları kopuktu" dedi. "Bankanın sisteme ihtiyacı yoksa, yukarı çekilen faizin karşılığı olmuyor" Akçay, sözlerinin devamında, "Bizden önceki dönemlerde şirketlerin, sürreal faizlerle kendilerini fonlayarak nakit biriktirmiş olmaları, bankacılık sistemine ihtiyaç duymadıklarının göstergesidir. Eğer siz politika faizini çok yüksek bir seviyeye çekerseniz, normal şartlarda diğer tüm faizler de buna paralel olarak yükselir. Sistemde kendini fonlama ihtiyacı olan şirketler, bu yüksek maliyetler nedeniyle zorlanır. Ancak bankacılık sistemine ihtiyaç yoksa, yukarı çekilen faizin bir karşılığı olmaz" ifadelerini kullandı. Bu tür konferansların devam etmesi planlanıyor TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve seminer sona erdi. Kamu ve üniversite çevrelerini bir araya getirmeyi hedefleyen seminer dizisinin ilk buluşmasında Türkiye ekonomisi ve enflasyon konuları ele alındı. Düzenli olarak devam etmesi planlanan bu konferanslar zinciriyle ekonomi dünyasından önemli isimlerin akademiyle buluşturulması hedefleniyor. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Halil Cem Sayın, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Kutlu, öğretim elemanları ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:52
Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma
Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:53
Hükümlülere yönelik ’Aile Eğitimi’ ve ’Bağımlılıkla Mücadele’ seminerleri düzenlendi
Eskişehir’de bulunan ceza infaz kurumlarında hükümlülere yönelik eğitim seferberliği düzenlendi. L Tipi Kapalı, 2 Nolu Açık ve H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüklerinde gerçekleştirilen programlar kapsamında; "Aile Eğitim Programı" ve "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele" eğitimleri verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen seminerlerde, uzmanlar tarafından aile içi iletişim ve bağımlılıktan korunma yolları anlatıldı. Eğitimlerle, hükümlülerin sosyal hayata adaptasyonunun güçlendirilmesi hedefleniyor.
26 Ağustos 2025 Salı - 15:27
Prof. Zaur Mükerrem anma töreniyle son yolculuğuna uğurlandı
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) emekli öğretim üyesi ve usta belgesel yönetmeni Prof. Zaur Mükerrem, düzenlenen anma töreni ile son yolculuğuna uğurlandı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen anma töreninde; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sırrı Serhat Serter, Zaur Mükerrem’in kızları Nermin Mükerrem ve Gül Mükerrem, aile üyeleri Ferhat Aliekber ve Elmar Aliekber ile sevenleri yer aldı. Rektör Adıgüzel: "Zaur Mükerrem, binlerce öğrenciye dokundu" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, anma konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Hocamızın kaybının acısını birlikte yaşıyor ve yüreğimizde hissediyoruz. Burada hocamızla birlikte çalışan akademisyen dostları, öğrencileri ve üniversite çalışanlarımızı bu törenimizde bizleri yalnız bırakmadıkları için onlara teşekkür ediyorum. Akademisyenlik, ölmeyecek eserler bırakmayı gerektirir. Fani dünya aleminden geçtikten sonra arkanızda bıraktığınız öğrencileriniz, eserleriniz, filmleriniz sizi yaşatmaya devam eder. Siz bedenen burada olmasanız dahi, ruhen dünyada kalmaya devam edersiniz. Zaur Mükerrem de sadece bir akademisyen kimliğiyle değil, aynı zamanda bir belgeselci kimliğiyle çok üretken bir akademisyenimizdi. Zaur Mükerrem, otuz yıla yakın süredir üniversitemize hizmet etti ve binlerce öğrenciye dokundu. Anadolu Üniversitesi olarak akademideki katkılarından dolayı kendisini hiçbir zaman unutmayacağız." Prof. Dr. Kılınç: "Böyle isimler insanların hayatına kolay kolay uğramaz" Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Kıymetli isimleri tek tek kaybettiğimizde, vefat haberlerini aldıkça, o iyi insanlar, o güzel atlarına binip gidiyorlar diyorum ve arkalarında güzel hatırılar bırakıyorlar. Kendisi çok nazik ve mütevaziydi, engin bir tecrübeye, derin bir bilgi birikimine sahipti. Odasında Andrea Bocelli dinlerdi, 1950’lerden 1960’ların filmlerinden sahneler gösterir, tek tek anlatımını yapardı. Kıymetli bir isimdi. Doktora tezimi bitirdiğimde, orada önsözümde ona itafen ’Venedik’te Ölüm’ filmindeki Gustave von Aschenbach’a benzettiğimi belirtmiştim. Güzel hatıralar bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Böyle isimler, insanın hayatına kolay kolay uğramaz. Onun gölgesinden yararlanmış olmaktan dolayı kendi adıma çok şanslı hissediyorum." Doç. Dr. Serter: "Hocalığın insan olmakla ve özümsemekle olduğunu ondan öğrendim" Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sırrı Serhat Serter, anma konuşmasında "Zaur Hoca, çok nüktedandı, nezaketin vücut bulmuş haliydi. Onu 30 yıldır tanıyordum. Genellike okula taksiyle, hava güzelse yürüyerek gelirdi ve bir kere bile pantolonunun arkasını çamurlu görmezdiniz. Çok özenli giyinir, kendine hep dikkat ederdi. Hocalığın sadece yazmak, makaleler yayınlamak değil, insan olmakla ve özümsemekle olduğunu ondan öğrendim." ifadelerini kullandı. Prof. Zaur Mükerrem kimdir? 1938’de Bakü’de doğan Prof. Mükerrem, Moskova Sinema Üniversitesi’nde (VGIK) lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı; 1986’da doktorasını bitirdi, 1995’te profesör oldu. Azerbaycan Film-Anılar Belgesel Film Stüdyosu Genel Koordinatörlüğü ve Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1997’den itibaren Türkiye’de çalışmalarına devam eden Mükerrem, aynı zamanda Azerbaycan Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. Belgesel sinemanın usta ismi olarak "Göç", "Meydan", "Taşlaşmış Anılar" ve "Azaplı Yollar" gibi yapımlarıyla hafızalara kazındı. "Göç" filmi 2003’te Bakü’de birincilik ödülü aldı; "Göç" ve "Meydan" filmleri 2004’te UNESCO tarafından koruma altına alınarak UNESCO Kitaplığı ve Paris Arkeon Film Stüdyoları Arşivi’ne dahil edildi. Akademik alanda da üretken bir isim olan Mükerrem, "Sinematografi Üzerinde Düşünceler" ve "Belgesel Sinema Estetiği" adlı kitaplarıyla literatüre değerli katkılar sundu; çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştirdi.
26 Ağustos 2025 Salı - 15:23
Sahte plakalı otomobil ile mahalleyi huzursuz ettiler
Eskişehir’de 96 AQ 672 şeklinde sahte plakanın takıldığı bir otomobilin içerisindeki 2 erkek şahıs, çevredeki vatandaşlara rahatsız verdi. Olay, dün akşam saatlerinde Şirintepe mahallesi Yetişenler sokak üzerinde meydana geldi. Mahalle sakinlerinin iddiasına göre; 96 AQ 672 kodlu sahte plakanın takıldığı bir otomobilin içerisindeki 2 erkek şahıs, çevrede yürüyen kadınları sözlü olarak taciz edip üzerlerine araç sürdü. O anları kask kamerası ile kayıt altına alan bir motosikletli, selektör yaparak ve korna çalarak otomobildeki şahıslara tepki gösterdi. Şahısların mahallede huzursuzluğa neden olduğunu belirten vatandaş, polis ekiplerinin konuyla ilgili çalışma yapmasını istediklerini ifade etti.
26 Ağustos 2025 Salı - 14:37
Kırtasiyeciler büyük marketlerden ve alışveriş mağazalarından şikayetçi
Büyük marketlerin ve alışveriş mağazalarının kırtasiye ürünleri satmasının küçük esnafı meslekten uzaklaştırdığını, ekonomik zorluklar sebebi ile dükkanların kapanma noktasına geldiğini belirtti. Kırtasiye esnafı Melike Zeytinci, son yıllarda yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlatarak küçük esnafın artık ayakta kalmakta zorlandığını. Büyük marketlerin ve alışveriş mağazalarının kırtasiye malzemeleri satmaları esnafı olumsuz etkilediğini söyleyen Zeytinci, küçük esnaflığın bittiğini, kendilerinin de kapanma noktasına geldiğini belirtti. "Okullarla alakamız kalmadı" Bu durum nedeniyle farklı ürün gruplarına yönelmek zorunda kaldıklarını dile getiren Melike, "Dükkanda oyuncak da alıp satmaya başladık, çünkü artık biz de ne yapacağımızı şaşırdık. Okullarla alakamız kalmadı" dedi. "Marketlerin okul eşyaları satmaları yanlış, herkes kendi işini yapmalı" Büyük marketlerin ve alışveriş merkezlerinin piyasada baskın hale geldiğini belirten Zeytinci, "Artık büyük firmalar, büyük alışveriş yerleri kazanıyor. Marketlerin okul eşyaları satmaları yanlış, herkes kendi işini yapmalı bana göre" dedi. "Küçük esnaf kalmasın diye uğraşılıyor" Küçük esnafın bilinçli olarak bitirilmek istendiğini öne süren Zeytinci, "Küçük esnaf kalmasın diye uğraşılıyor, görüldüğü gibi de bitme aşamasına geliyor" ifadelerini kullandı. "Biz artık zevk almıyoruz işimizden" İşine olan heyecanını yitirdiğini vurgulayan Melike Zeytinci, "Ben normalde haziranda her şeyimi hazırlayıp dizip oturmuştum ama satışların olmamasından dolayı artık işimizden hiç zevk alamıyoruz. Açıkçası yaptığımız bir şey de yok, böyle oturuyoruz" diye konuştu. "Satışlar olmadıktan sonra dükkan kirası yürümüyor maalesef" Satışların durma noktasına geldiğini söyleyen Zeytinci, "Müşteriler ancak ellerindeki okul eşyaları bittiğinde bize geliyorlar. Ben boya, defter satamadıktan kalem ucu, kalem satamadıktan sonra dükkan kirası yürümüyor maalesef" dedi. Sıkıntıların pandemi öncesinden beri devam ettiğini söyleyen Melike Zeytinci, "Pandemiden önce de bu böyleydi, uzun süredir devam ediyor bu durum. Pandemi zamanı büyük marketlere girilemediğinden dolayı biraz daha fazla iş yapabilmiştik onun dışında işler iyi değildi" şeklinde konuştu. "Kardeşim dükkan sahibi olması rağmen pazarda da tezgah açıyor" Son olarak kardeşinin de benzer sıkıntılarla karşılaştığını ifade eden Zeytinci, "Kardeşim dükkan sahibi olmasına rağmen pazarda çanta ve giyim ürünleri satıyor. Fatura adresi görülmesi için dükkanı açık tutuyoruz" diye anlattı.
26 Ağustos 2025 Salı - 13:50
Vali Aksoy, Fethi Yılmaz Sezer Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, açılışı gerçekleştirilecek olan Fethi Yılmaz Sezer Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında Vali Aksoy, açılışı gerçekleştirilecek olan Fethi Yılmaz Sezer Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Ayrıca Vali Aksoy, Hayırsever Fethi Yılmaz Sezer tarafından yaptırılan Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gezdi. Yapılan son düzenlemeler hakkında ise Vali Aksoy, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak ve ilgililerden bilgi aldı.
26 Ağustos 2025 Salı - 13:50
Porsuk kenarındaki dikenli teller tehlike saçıyor
Eskişehir kent merkezinden geçen Porsuk Çayı kıyısına doğru sarkan dikenli tellerin hem vatandaşlar hem de kuşlar için tehlike oluşturduğu iddia edildi. Köprübaşı Caddesi boyunca Porsuk kenarında bulunan dikenli tellerin bazı bölümlerinin eğildiği ve yer yer sarktığı gözleniyor. Söz konusu tellerin, Porsuk kenarına inen vatandaşların yaralanmasına yol açabileceği ifade edildi. Dere üzerinden uçan kuşların da bu tellere takılarak zarar görebildiği dikkat çekti. Bölgedeki durumun hem insan hem de hayvan güvenliği açısından risk barındırdığı öne sürüldü.
26 Ağustos 2025 Salı - 13:42
Vali Aksoy, Hava Korgeneral Rafet Dalkıran’a iade-i ziyarette bulundu
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Hava Korgeneral Rafet Dalkıran’a iade-i ziyarette bulunarak hayırlı olsun dileklerini iletti. Vali Aksoy, Yüksek Askeri Şura kararı gereği Orgeneralliğe terfi eden ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Muharip Hava Kuvveti ve Garnizon Komutanı olarak atanan Hava Korgeneral Rafet Dalkıran’a iade-i ziyarette bulundu. Ziyaretinin anısına Komutanlık Şeref Defterini imzalayan Vali Aksoy, Komutan Dalkıran’a yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunarak çalışmalarında başarılar diledi. Nazik ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Korgeneral Dalkıran ise Eskişehir’de görev yapmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyacağını belirterek Vali Aksoy’a teşekkür etti.
26 Ağustos 2025 Salı - 13:31
Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nden anlamlı sergi
Eskişehir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanlarının el emeğiyle hazırladığı resim ve el işi ürünlerinden oluşan sergi ziyarete açıldı. Sergi; ruhsal rahatsızlıkları olan bireylerin üretkenliklerini, sanat yoluyla kendilerini ifade etme güçlerini ve toplumsal yaşama katılımlarını görünür kılmayı amaçlıyor. Aynı zamanda ruh sağlığı alanında en önemli sorunlardan biri olan damgalama ve önyargılara karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Merkez yetkilileri, bu etkinliğin toplumda daha kapsayıcı bir bakış açısı gelişmesine ve danışanların sosyal hayatta daha aktif rol almasına katkı sağlayacağını belirtti. Serginin açılış törenine İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu ve İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Babur Mimtaş katıldı. Protokol üyeleri, danışanların eserlerini ilgiyle inceleyerek etkinliğe destek verdiler. "Sanatın iyileştirici gücünün en güzel örneklerinden biri olarak görüyorum" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici yaptığı açılış konuşmasında, "Sanat, ruh sağlığını güçlendiren ve bireylerin topluma katılımını destekleyen en önemli araçlardan biridir. Bugün burada sergilenen eserler, sadece bir sanat ürünü değil; aynı zamanda azmin, emeğin ve hayata tutunma isteğinin bir göstergesidir. Toplum olarak bizlere düşen görev, önyargıları kırmak ve her bireyin sosyal yaşamda hak ettiği yeri almasına destek olmaktır. Bu sergiyi, toplumsal dayanışmanın ve sanatın iyileştirici gücünün en güzel örneklerinden biri olarak görüyorum" dedi.
26 Ağustos 2025 Salı - 12:17
Serinlemek için Porsuk Çayı’na girdi, zabıta ekipleri tarafından çıkarıldı
Eskişehir’de bir genç serinlemek amaçlı girdiği Porsuk Çayı’ndan zabıta ekipleri tarafından çıkarıldı. Olay Porsuk Bulvarı Suboyu Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, K.Ö.B. (19) sıcaktan bulandıp serinlemek amacıyla Porsuk Çayı’na girdi. Ardından genci gören zabıta ekipleri, 112 Acil Sağlık Ekipleri’ne ve polis ekiplerine ihbarda bulundu. Ardından zabıta ekipleri çocuğu Porsuk Çayı’ndan çıkardı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından gence kontrol amaçlı ilk müdahale gerçekleştirildi. Kontroller sonrasında K.Ö.B’nin olay yerinden kendi iradesiyle ayrıldığı öğrenildi.
26 Ağustos 2025 Salı - 12:05
AK Parti ve MHP’den ortak ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması
Eskişehir’de AK Parti İl Başkanlığı ve MHP İl Başkanlığı tarafından ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili ortak basın açıklaması yapıldı. Program, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) içerisinde yer alan bir restoranda gerçekleştirildi. Kahvaltı ile başlayan programa partililer ve basın mensupları katılım gösterdi. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP İl Başkanı İsmail Candemir, yaptıkları ortak basın açıklaması ile ‘Terörsüz Türkiye’ hakkında önemli mesajlar verdi. "Türk, Kürt ve Arap hep birlik ve beraberlik içinde olacağız" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Bugün burada, ’Terörsüz Türkiye’ idealine olan inancımızı ve kararlılığımızı, Eskişehir’den yükselen güçlü bir sesle duyurmak için kıymetli başkanlarımızla bir aradayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı gibi ‘Biz birlikte Türkiye’yiz, birlikte güçlüyüz.’ Bu sözler, sadece bir mesaj değil; terörün karanlığına karşı, milletimizin iradesini ortaya koyan bir duruştur. Aynı şekilde, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin milli duruşu ve terörle mücadeledeki sarsılmaz kararlılığı, bizim için hem yol gösterici hem de güç kaynağıdır. Bu vesileyle, terör örgütü PKK’nın lağvedilmesi ve silah bırakmasındaki süreç boyunca gösterdikleri liderlikleri ve devlet adamlıkları için her 2 genel başkanımıza da şükranlarımı arz ediyorum. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanımızın Malazgirt’te ifade ettiği gibi ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda artık son düzlüğe girmiş bulunmaktayız. Bu süreçte asla provokasyonlara kapılmayacak saflarımızı sıklaştıracağız, kardeşliğimizi perçinleyeceğiz, birlik, beraberliğimizi hedef alan tüm saldırılarla omuz omuza vererek beraberce mücadele edeceğiz. Türk, Kürt ve Arap hep birlik ve beraberlik içinde olacağız" dedi. "Perde arkasında, kapı aralarında herhangi bir pazarlık söz konusu değildir" MHP İl Başkanı İsmail Candemir ise "Biliyorsunuz ki 1 Ekim tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın meclis açılışında yaptığı konuşma üzerine, birlik ve beraberlik mesajları üzerine bilge liderimiz Devlet Bahçeli meclisteki sırasından kalkarak DEM partinin sırasına giderek el uzattı kendilerine. Türkiye partisi olarak. Bununla birlikte Türkiye’de bir süreç başladı. 15 Ekim civarıydı zannedersem DEM parti yetkilileri iradelerini İmralı’da olduğunu belirttiler. Bilge lider Devlet Bahçeli 22 Ekim’de meclis grup toplantısında yaptığı buluşmada bir çağrıda bulundu, ‘Gelin terörü bitirelim.’ Bakın arkadaşlar bir şeylere çok dikkat etmek gerekiyor. Biliyorsunuz ki FETÖ kalkışmasından sonra meydanlarda kurulan Cumhur İttifakı ile birlikte terörle mücadelede Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük bir mesafe katetti. Düne kadar şehirlerde bombalar patlıyordu. Sınırlar içerisinde hiçbir terör eylemi kalmayacak duruma getirildi. Sınır ötesi operasyonlarla güvenli bölgeler oluşturuldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörle dünyanın neresinde olursa olsun mücadele edecek kudrete sahiptir ama bizim Türk ve Türkiye vizyonu için birlik. içeride sağlamamız gerekiyordu. Liderimizin bu çağrısından sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği destekle birlikte bugün artık ‘Terörsüz Türkiye’ bir devlet projesi, devlet politikası haline gelmiştir. Bizler de Eskişehir’de bulunan Cumhur İttifakı teşkilatları olarak 2 liderimizin gösterdiği yolda hep birlikte beraber olarak hedefe doğru gitmekteyiz. Liderimizin başından beri belirttiği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşmasında üstüne basarak söylediği; bu bir algı süreci değil, bu bir pazarlık süreci değil. Mehmetçiğin bir damla kanı akmadan, bir tane annenin bir damla gözü gözyaşı akmadan, bir babanın saçına ak düşmeden eğer bu süreci bitirebileceksek bitirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Birilerinin dediği gibi perde arkasında, kapı aralarında herhangi bir pazarlık söz konusu değildir" şeklinde konuştu. AK Parti’nin 24. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ‘Kahramanlık Türküleri Konseri’, 31 Ağustos’ta Dede Korkut Parkı’nda ‘Teşkilat Pikniği’, 1 Eylül’de ‘Devrim Arabalarının Film Gösterisi’ ve Eskişehir’in kurtuluş günü 2 Eylül’de bir konser gerçekleştirileceğini açıklayan Başkan Albayrak, teşkilat mensuplarını ve vatandaşları bu programlara davet etti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
26 Ağustos 2025 Salı - 10:31
Jandarma muhtemel orman yangınlarına karşı teyakkuzda
Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, orman yangınlarının daha sık yaşandığı özellikle Haziran ile Eylül ayları arasındaki dönemde, sorumluluk bölgelerinde bulunan hassas alanlarda devriye faaliyetlerini arttırdı. Bu kapsamda; ormanlarda ve yerleşim yerlerine yakın alanlarda, özellikle hafta sonları yoğunluğun arttığı saatlerde yaya ve motorlu ekipler tarafından önleyici kolluk devriyesi icra ediliyor. Jandarma Komando ve Asayiş timleri tarafından dron destekli havadan ve karadan kontroller gerçekleştiriliyor, Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) tarafından orman yangınları özelinde gerekli planlama ve kontroller yapılıyor. Ormanlık bölgelerde yaşayan vatandaşları bilinçlendirme çalışmaları Ekipler, ormanlık bölgelerde vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla; köy konaklarında ve devriye personeli aracılığıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyeti icra ediyor. Bu bilgilendirmede anız yakmanın tehlikeleri, piknik alanlarında yakılan ateşin söndürülmesi, alanda yangına sebebiyet verebilecek sönmemiş sigara izmariti ve kibritin yere atılmaması, çöp, cam, pet şişe bırakılmaması, anız yakılmaması ve orman içerisinde ateş yakılmaması konularına vurgu yapılıyor. Yangına hassas bölgelerde gece gündüz denetimler uyguluyor Yaz sezonu gibi yangın riskinin yüksek olduğu dönemlerde hem önleyici tedbirler, hem de muhtemel yangınlara karşı müdahale kapasitesi artırılıyor. Devriye faaliyetlerini sıklaştıran jandarma ekipleri, yangına hassas bölgelerde gece-gündüz denetimler uyguluyor. Muhtemel bir yangın durumuna karşı görev alacak Jandarma Komando timleri hazır olarak bekletilirken, dron destekli birimler tarafından riskli alanlar havadan gözetlenerek bir hareketlilik tespit edildiğinde derhal ekip yönlendiriliyor.
26 Ağustos 2025 Salı - 10:00
Polis ve jandarma ekipleri aranması bulunan 72 şahıs yakaladı
Eskişehir’de polis ve jandarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda aranması bulunan 72 şahsın yakalandığı açıklandı. Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin aranan şahıslarla ilgili çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede, 18-25 Ağustos 2025 tarihleri arasında 160 uygulama noktasında bin 366 görevli personel ile çalışma yapıldı. Ekiplerin çalışmaları sonucunda; 5 yıla kadar aranan 19 şahıs, 5-10 yıla kadar aranan 2 şahıs, 10 yıl ve üzeri aranan 4 şahıs ile çeşitli suçlardan aranan 47 şahıs olmak üzere toplam 72 şahsın yakalandığı açıklandı.
26 Ağustos 2025 Salı - 09:58
Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Ersin Ateş, günümüzde dünya ülkeleri arasında ortak dil olarak kabul edilen İngilizcenin Türkiye’de öğrenilmesi ve kullanılmasında, EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2024 verileri ile ilgili görüşlerini belirtirken, "İngilizceye ders değil, bir dil olarak bakmalıyız" diye konuştu. Endekse göre İngilizce yeterliliğinde Türkiye 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci, 34 ülkenin yer aldığı Avrupa kategorisinde ise sondan ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son sıralarda yer almasının birçok nedeni olabileceğini belirten Ersin Ateş, "Bence en önemli sebep, bizim İngilizceyi öğrenirken kullanmak amaçlı değil de sınav geçme amaçlı hedeflerimizin olması. Biz İngilizceye bir dil değil de ders gözüyle bakıyoruz. Yani bir sınava hazırlanırken biz daha çok üretim amaçlı değil de ’O sınavı geçeyim gerisi önemli değil’ gözüyle bakıyoruz. Halbuki burada en önemli beceriler üretici becerileri olan konuşma becerisi ve yazma becerisidir, ama biz bunu es geçiyoruz ya da önem vermiyoruz. Bence Türkiye’nin bu araştırmalarda gerilerde yer almasının sebebi budur. Türkiye’de birkaç sene öncesine kadar çoğu kişinin ’Şuraya gideyim, şu konuda çalışmalar yapayım’ gibi yurt dışı hedefi yoktu. Ama ekonomik sebepler ve benzeri diğer faktörler sebebiyle gençlerimizin şu an yurt dışına giderek çalışmalarına ve hayatlarına orada devam etmek istiyorlar. Bu etkili bir faktör. Dolayısıyla listede ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Hollanda gibi Avrupa’daki gelişmiş ve küçük nüfuslu ülkeler ki, yapılan çalışmada Hollanda, ana dili İngilizce olmayıp İngilizce bilmede birinci olmuş. Dış dünyaya açıklar bundan dolayı buradaki dil öğrenme hedefi herkeste olan doğal bir hedef, ama Türkiye’de bu şekilde değil" dedi. "Dil buz gibi eriyebilir" 2014’ten bu yana ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi verilmesiyle ilgili olarak ise şöyle söyledi: "Aslında ne kadar erken başlandığının da bir önemi yok. Yani ilkokul ya da ortaokul olmasının çok bir önemi yok. Tabii ki bunlar etkili faktörler, ama dil öğreniminde en önemli şey süreklilik ve eğitimin kalitesidir. Siz çocuğu ikinci sınıfta dil eğitimine başlatıp okul ya da program bittikten sonra bunu tamamen bırakırsanız dil bir buz gibi erir, kaybolur. Burada en önemli şey devamlılıktır. Tabii kalite de önemli ama devamlılık kısmını atladığımız da kalite onu da eritmiş oluyor. Onun için bizim ne zaman başladığına bakmaksızın programı çok düzgün bir şekilde yazmamız ardından az da olsa ama devamlı olarak çocuğa belirli seviyede gerektiği kadar İngilizce eğitimini vermek bizim ana hedefimiz olmalıdır." "Problem hocadan ziyade sistemde" Türkiye’deki İngilizce öğretmenleriyle ilgili görüşlerini ifade eden öğretim görevlisi, "Bizim öğretmenlerimiziz geneli hoşgörülü, öğretmenlik dışında da öğrencisine yardımcı olmaya çalışan, kaliteli hocalarımız var. Bence buradaki problem hocadan ziyade sistemde. Sistemimize bakmamız lazım. Bu istatistikte öne çıkan ülkelerde eğitim sürecini geri bildirim çok önemli bir yer kapsıyor. Profesyonel olarak bu kişiler çalışırken, süreç içerisinde hem kendilerini hem birbirlerini hem sistemi değerlendiriyorlar. Böylelikle problemli alanları keşfedip müdahale edebilme şansları oluyor. Bu önemli bir faktör. Bence hem milli eğitimde hem yüksek öğretimde buna önem vermemiz gerekiyor. Kendi eksiklerimizi görmemiz ve buna çalışmamız gerekiyor. Bunun dışında bizde tekrarın nerede olması gerektiği konusunda da ben sıkıntılar görüyorum. Öğrenci bir programı ya da sınıfı tamamladığında sonraki dönemde kısa bir tekrar ve bunun üstüne devam beklersiniz. Yani öğrenmenin doğal gidişatı bu şekilde olur. Ama bizde pek de böyle olmuyor. Öğrenci konuya hakim olsun ya da olmasın bir sonraki aşamada tekrar görüyor. Bunun çok fazla dezavantajı var. Boşa vakit kaybı" ifadelerini kullandı. "Öğrenmek için maruz kalmak gerekiyor" Türkiye’nin İngilizce öğrenimindeki sorunlarının çözümlerinden de bahseden Ersin Ateş, şunları anlattı; "Öncelikle daha önce de bahsettiğim devamlılık ve kalite konularına göz atmak gerekiyor. Bence sistemimizi üretken beceriler olan yazma ve konuşmaya ağırlık veren sistemlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun dışında bizim öğrenci kalitemizde ya da öğretmen kalitemizde problem yok. Üniversitelerimizin genelinde İngilizce öğrenmek için teknolojik olarak iyiyiz. Yani gerekli ekipmana sahibiz. Öğrencilerimizi olabildiğince fazla dile maruz bırakacak ortamlar oluşturup, gramer ağırlıklı İngilizceden kurtulmamız gerekiyor."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder