Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ Hastanesi’nde Endometriozis Farkındalık Etkinliği düzenlendi 31 Mart 2026 Salı - 12:07:44 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde "Endometriozis Farkındalık Ayı" dolayısıyla etkinlik düzenlendi. Etkinlik Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile ESOGÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu ve Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz’ün de katılımları ile gerçekleştirildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, endometriozis hastalığı ile ilgili şu yaptığı bilgilendirici açıklamada, "Mart ayı dünya genelinde Endometriozis Farkındalık Ayı olarak kabul görmektedir. Bu kapsamda düzenlediğimiz etkinlikle, milyonlarca kadını etkileyen ancak yeterince bilinmeyen bu hastalığa dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak istiyoruz. Endometriozis rahmi döşeyen dokunun rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan, kronik ve iltihaplı bir hastalıktır. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon, dünya genelinde ise 190 milyon kadını etkilediği tahmin edilmektedir. Ne var ki bu kadar yaygın olmasına karşılık pek çok kadın doğru tanıya kavuşmak için ortalama 7 ila 10 yıl beklemektedir. Endometriozis yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değildir. Şiddetli ağrı, kronik yorgunluk, kısırlık ve psikolojik yük ile birlikte kadınların iş, sosyal ve aile yaşamını derinden etkilemektedir. Hastalığın tanınmaması ve ‘adet ağrısı normaldir’ gibi toplumsal önyargılar tanının gecikmesine yol açmakta, bu gecikme ise hem tedaviyi zorlaştırmakta hem de yaşam kalitesini düşürmektedir. Şunu açıkça vurgulamak istiyoruz: Şiddetli adet ağrısı normal değildir! Ağrısını sıradanlaştırmak zorunda kalan her kadın, doğru bilgiye ve sağlık desteğine ulaşma hakkına sahiptir. Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır. Kadınların yaşadıkları belirtileri hafife almamaları, erken dönemde uzman desteği almaları ve sağlık profesyonellerinin bu konuda bilinçli yaklaşımı, erken tanı ve etkin tedavi açısından kritik rol oynamaktadır. Endometriozis tedavi edilebilmekte ve doğru yönetildiğinde hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilmektedir. Farkındalık, erken tanı ve doğru tedavi ile bu hastalığın oluşturduğu yük azaltılabilir. Rakamlarla Endometriozis: Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unda görülür. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kadın bu hastalıkla yaşamaktadır. Ortalama tanı süresi 7-10 yıl arasındadır. Hastalık dünya genelinde 190 milyon kadını etkilemektedir. Kısırlıkla mücadele eden kadınların yüzde 30-50’sinde endometriozis belirlenmektedir" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 10:52 Trafik kazasında tırın altına aldığı otomobil, oto kurtarma aracının üzerinde alev aldı Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde dün akşam meydana gelen trafik kazasında, içerisindeki 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı otomobil, taşındığı oto kurtarma aracının üzerinde alev aldı. Yangın, oto kurtarma aracına sıçramadan itfaiye ekiplerinde söndürüldü. Dün saat 17.00 sıralarında Eskişehir-Seyitgazi kara yolu üzerinde meydana gelen kazada; yağmurun etkisiyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan tır, karşı şeride geçerek Zafer Çivi (48) idaresindeki 03 AK 218 plakalı otomobili altına almıştı. Kazada, tırın altında ezilen otomobilin sürücüsü ile yolcu Ela Can Çivi (18) yaralanırken, diğer yolcu Kezban Çivi (43) olay yerinde hayatını kaybetmişti. Cenaze ve yaralılar, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Tırın altından çıkarılan otomobil, oto kurtarma aracının üzerindeyken alev aldı Jandarma ekiplerinin olay yerindeki çalışmalarının tamamlamasının ardından araçlar bulundukları yerden kaldırıldı. Tırın altından çıkarılan 03 AK 218 plakalı otomobil, oto kurtarma aracı ile Eskişehir’e getirildi. Otomobil otoparka götürülürken, dün saat 21.10 sıralarında Sultandere Mahallesi Estim Toptancılar Sitesi 2. Cadde’de oto kurtarma aracının üzerinde alev aldı. Yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, çevrede güvenlik tedbirleri alarak yangının olduğu noktayı trafiğe kapattı. Yangın, oto kurtarma aracına sıçramadan itfaiye ekiplerince söndürüldü. Otomobil, soğutma çalışmalarının tamamlanmasının ardından otoparka götürüldü.
31 Mart 2026 Salı - 10:45 Trafik kazasında tırın altına aldığı otomobil, oto kurtarma aracının üstünde alev aldı Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi karayolu üzerinde dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, içerisindeki 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı otomobil, taşındığı oto kurtarma aracının üstünde alev aldı. Yangın, oto kurtarma aracına sıçramadan itfaiye ekiplerinde söndürüldü. Dün saat 17.00 sıralarında Eskişehir-Seyitgazi kara yolu üzerinde meydana gelen kazada; yağmurun etkisiyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan tır, karşı şeride geçerek Zafer Çivi (48) idaresindeki 03 AK 218 plakalı otomobili altına almıştı. Kazada, tırın altında ezilen otomobilin sürücüsü ile yolcu Ela Can Çivi (18) yaralanırken, diğer yolcu Kezban Çivi (43) olay yerinde hayatını kaybetmişti. Cenaze ve yaralılar, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Tırın altından çıkarılan otomobil, oto kurtarma aracının üstünde alev aldı Jandarma ekiplerinin olay yerindeki çalışmalarının tamamlamasının ardından araçlar bulundukları yerden kaldırıldı. Tırın altından çıkarılan 03 AK 218 plakalı otomobil, oto kurtarma aracı ile Eskişehir’e getirildi. Otomobil otoparka götürülürken, dün saat 21.10 sıralarında Sultandere Mahallesi Estim Toptancılar Sitesi 2. Cadde’de oto kurtarma aracının üzerinde alev aldı. Yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, çevrede güvenlik tedbirleri alarak yangının olduğu noktayı trafiğe kapattı. Yangın, oto kurtarma aracına sıçramadan itfaiye ekiplerince söndürüldü. Otomobil, soğutma çalışmalarının tamamlanmasının ardından otoparka götürüldü.
31 Mart 2026 Salı - 10:35 Eskişehir’de pistin tozunu attırdılar: 300 sporcu şampiyonluk için ter döktü Eskişehir’de ilk kez düzenlenen Dans Sporları İl Şampiyonası’nda 300’e yakın sporcu, Karayip dansları ve Arjantin tango branşlarında şampiyonluk için ter döktü. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Spor Salonu, Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) tarafından düzenlenen Eskişehir İl Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı. Kentte ilk kez gerçekleştirilen organizasyonda sporcular; Karayip dansları (salsa, bachata) ve Arjantin tango branşlarında hünerlerini sergiledi. Minikler, yıldızlar, gençler ve yetişkinler kategorilerinde düzenlenen yarışmalara katılan yaklaşık 300 sporcu, izleyicilere görsel bir şölen sundu. "Sıradaki hedef Türkiye Şampiyonası" Yarışmanın heyecanını ve detaylarını paylaşan Dans Eğitmeni ve Yarışmanın Sunucusu Kürşat İlhan; Eskişehir için tarihi bir gün olduğunu belirterek, "Eskişehir’de ilk defa yapılan bir şampiyona ve birbirinden değerli sporcular performans sergilediler. İlk defa yapıldığı için herkes çok heyecanlı, seyirciler çok mutluydular. Eskişehir şampiyonasında birbirinden farklı 3 branşta, 3 farklı kategoride yarışmalar düzenlendi. Karayip danslarından salsa ve bachata, son olarak da Arjantin tango. Performanslarıyla bütün yarışmacılarımız inanılmaz bir yarışma sergilediler. Bu 3 farklı kategorinin de büyükler, gençler, yetişkinler, yıldızlar ve minikler olacak şekilde farklı kategorilerde 300’e yakın sporcumuz bugün burada yarıştılar. Devamında Türkiye şampiyonası yine 3 Mayıs’ta Eskişehir’de olacak" dedi. "Çok çalıştık, beklediğimiz bir başarıydı" Yarışmada hem solo hem de çiftler kategorisinde zirveye yerleşen Ebru Fırıncıoğlu ve Selim Kılıç, yaşadıkları gururu kısaca şu sözlerle ifade etti: "Bugün hem solo’da hem de couple’da birinci olduk. Çok mutluyuz. İlk defa katıldım herhangi bir yarışmaya, ilk defa sahneye çıktım. Bunun için gerçekten çok çalıştım, çok istiyordum. Tereddütlerim oldu ama iddialı olduğumu da hissettiğim için zaten beklediğim bir şeydi altın madalya." "İl birincileri belirlendi" Organizasyonun önemine değinen TDSF Eskişehir İl Temsilcisi Mertcan Özkan, "Bugün burada Eskişehir’de ilk defa gerçekleştirilen aktif olarak sporcuların bulunduğu spor dallarında, branşlarda bir dans sporları il şampiyonası gerçekleştirildi. Karayip dansları altında salsa, bachata ve onun yanında Arjantin tango Eskişehir şampiyonası gerçekleştirildi ve Eskişehir il birincileri belirlendi" şeklinde konuştu. ?Şampiyonlar kürsüye çıktı ?Yarışma genelinde kendi kategorilerinde üstün başarı göstererek altın madalya almaya hak kazanan isimler de netlik kazandı. Karayip dansları kategorisinde Salsa Couple Yetişkinler’de Ebru Fırıncıoğlu ve Selim Kılıç çifti birincilik kürsüsüne çıkarken, Ebru Fırıncıoğlu Salsa Solo Kadın Yetişkinler kategorisinde de altın madalyanın sahibi oldu. Minikler kategorisinde ise Gökçe Gören; Salsa Couple Minikler 2’de Tuna Yazıcı ile, Salsa Duo Minikler 2’de Beliz Somer ile ve Bachata Solo Kadın Minikler 2 kategorisinde tek başına birincilik elde ederek büyük bir başarıya imza attı. ? Arjantin Tango branşında ise Alena Varol ve Furkan Varol çifti; Tango Pista, Tango Vals ve Tango Escenario kategorilerinde rakiplerini geride bırakarak altın madalyaya uzandı. Ayrıca bireysel performanslarda Alena Varol Solo Milonguero Kadın Yetişkinler, Furkan Varol ise Solo Milonguero Erkek Yetişkinler kategorisinde Eskişehir il birincisi olmayı başardı.
Eskişehir’in lületaşı hem şifa hem de estetik güzellik sunuyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:41 Eskişehir’in lületaşı hem şifa hem de estetik güzellik sunuyor Doğal taş satan Mehmet Çalışkan Dinç, Türkiye’de yalnızca Eskişehir’de çıkarılan lületaşının tercih edilme sebeplerinin, sağlığa olan yararları ve kullanım alanları olduğunu belirtti. Eskişehir’in simgelerinden biri olan ve dünyaca bilinen lületaşı, hem doğal yapısı hem de sağladığı faydalar ile dikkat çekiyor. 15 yıldır bu işi yapan Mehmet Çalışkan Dinç, lületaşının faydalarını ve kullanım alanlarını anlattı. Doğal taşlar arasında ismi ile öne çıkan bu taşın Türkiye’de yalnızca Eskişehir’de çıkarıldığını söyleyen Dinç, "Sepiyolit gruba ait olan bu taş 50 ile 100 metre derinlikte çıkarılıyor. Topraktan çıkarıldıktan sonra biz temizleyip işlemeye başlıyoruz" dedi. Lületaşının sağlığa olan faydalarından dolayı ilgi gördüğünü belirten Dinç, Estetik güzelliğinin yanında sağlık alanındaki rolüyle de rağbet gören bir taş olan lületaşının, alzheimer riskini azalttığını, kötü kolesterolden koruduğunu ve tiroit bezlerinin düzenli olarak çalışmasını sağladığını belirtti. "Bu taşın Eskişehir dışında başka bir yerde bulunması zor" Lületaşıyla ilgili dikkat çeken bilgiler paylaşan Dinç, "Bu taşın Eskişehir dışında başka bir yerde bulunması zor. Rehberler turistleri lületaşını anlatmamız için buraya getiriyor. İnce işçilik isteyen bir taş olan lületaşı takı ve dekoratif eşya yapımında kullanılıyor. Özellikle pipo ve tespih yapımında tercih edilirken kolye ve bileklik yapımında da çok yaygın. İnsanlar faydalarını öğrendikten sonra almadan giden olmuyor" diyerek konuştu.
Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:20 Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor 2012 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim vermek ve araştırma yapmak amacıyla Dil ve Konuşma Terapisi (DKT) Bölümü ile Sosyal Hizmet (SH) Bölümleriyle kuruldu. Daha sonra 2013 yılında Ergoterapi ile Odyoloji; 2021 yılında da Beslenme ve Diyetetik (BDY) Bölümlerinin açılmasına YÖK izin verdi. Fakülte, sağlık bilimlerindeki üstün başarısı ve çağın ihtiyaçlarına uygun eğitim müfradatıyla öğrencilerine donanımlı bir eğitim sunuyor. Fakültenin yönetim kadrosunda Dekan Prof. Aliye Mavili, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Elçin Tadıhan Özkan ve Prof. Dr. Semra Saruç yer alıyor. Bölümlerde isteğe bağlı olarak İngilizce Hazırlık Sınıfı okutuluyor. Fakültemiz bünyesinde yer alan programların tamamı uygulamalı eğitim veriyor. Dil ve Konuşma Terapisi alanında ilklerin fakültesi Fakültenin ayrıcalıklı konumu olarak DKT’nin başarıları da öne çıkıyor. Fakültenin ilklere imza atan DKT Bölümü sayısal (SAY) puan gerektiren dört yıllık bir bölüm olarak eğitim veriyor. Türkiye’de DKT alanında ilk kurulan yüksek lisans ve doktora programı da Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne ait. Fakültemiz DKT Bölümü, Sağlık Bilimleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (SABAK) tarafından 2019 yılında akredite edilen ulusal DKT programları içerisindeki ilk bölümdür. Eşit Ağırlık (EA) puan türünde öğrenci kabul eden Sosyal Hizmet Bölümü, ülke ihtiyaçlarına öncelik vererek ulusal ve evrensel değerleri benimseyen bir yaklaşımla bilime katkı veren, sürdürebilir insani ve toplumsal gelişme için sosyal adaletin ve insan refahının gelişimine katkıda bulunan; ulusal alanda öncü ve dünyada saygın, mezunlarının gurur duyduğu bir program olarak eğitim veriyor. Son yıllarda sosyal sorunların artması ve çeşitlilik göstermesi, Covid-19 pandemisi ile birlikte halk sağlığı sorununun daha görünür olması da sosyal hizmet alanında yapılan çalışmaları ve bu meyanda sosyal hizmet programlarının önemini vurguluyor. Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Fakültenin açılan en yeni bölümü olup sayısal (SAY) puan ile öğrenci alıyor ve dört yıllık eğitim veriyor. Bölüm; toplumun yeterli ve dengeli beslenme yoluyla sağlığı koruyan ve yaşam kalitesini artıran, hastalıklara özgü tıbbi beslenme tedavisi uygulayan, ulusal ve uluslararası alanda beslenme konusundaki ihtiyaçlara cevap veren, yaşam boyu öğrenme bilinciyle mesleki bilgilerini uygulayan ve geliştiren, araştırmacı ve yenilikçi, mesleki etik bilincine sahip diyetisyenler yetiştiriyor. Fakültenin vizyonu, sosyal refahın yükseltilmesine hizmet eden, sağlık ve sosyal hizmet politikalarına yön veren yaşam boyu öğrenme odaklı ulusal alanda lider ve dünyada saygın bir eğitim kurumu olmak olarak belirleniyor. Sağlık Bilimleri Fakültesinin misyonu ise kent, bölge, ülke ve dünya insanının refah düzeyini yükseltmek amacıyla sağlık ve sosyal hizmet alanında eğitim, araştırma ve projelerle evrensel bilgi ve kültür birikimine katkı sağlamak, sağlık ve sosyal hizmet alanındaki toplumsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yenilikçi politikalar ve çözümler üretmek olarak belirleniyor. Dil ve Konuşma Terapisi Bölümünden lisans diploması almaya hak kazanan adaylar "Dil ve Konuşma Terapisti" unvanını alırlar. Sosyal Hizmet Programından lisans diploması alan öğrenciler kamuya ait kurum ve kuruluşlarda "sosyal çalışmacı" kadrosunda istihdam edilirler. Beslenme ve Diyetetik Bölümünü başarıyla tamamlayarak lisans diploması almaya hak kazanan adaylar ise "diyetisyen" unvanını alırlar.
Yaz sıcaklarında evlerde balık ve kuş bakımı
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:03 Yaz sıcaklarında evlerde balık ve kuş bakımı Eskişehirli esnaf Mehmet Eğinle, yaz sıcaklarında evlerinde balık ve kuş besleyen vatandaşlara çeşitli tavsiye ve uyarılarda bulundu. Bir petshop işleten Eğinle, hava sıcaklığının herkesi bunalttığı bu dönemde evlerde sıklıkla bulunan evcil hayvanlardan olan balıklar ve kuşların sağlıklı tutulabilmesi için tavsiyelerde bulundu. Mehmet Eğinle, balıkların akvaryum suyunun sıcak olması zararlı bakterilerin çok daha hızlı çoğalmasına sebebiyet verebileceğinden haftalık olarak değiştirilmesinin öneminden bahsetti. Akvaryum suyunun sıcaklığının öneminden bahseden Eğinle şunları söyledi; "Haftalık akvaryum suyu değiştirilmesi suyu tazelemiş oluyor" "Akvaryum çok sıcak olursa zararlı bakteriler hızlı ürediği için hastalık olayı daha fazla oluyor. Bunu engellemek için haftalık periyotlarla suyun yüzde 25’inin taze suyla değiştirilmesi zararlı bakteri oluşumunu engellemiş ve suyu tazelemiş oluyor." "Kuşların tüylerine elma sirkeli su püskürtülmesi bakterilere karşı koruma sağlar" Kuş besleyenler için de tavsiyelerde bulunan Eğinle, "Haftada iki gün elma sirkeli suyun kuşların tüylerine püskürtülmesi, bakterilere karşı koruma sağlarken serinlemelerine de yardımcı olur. Ayrıca muhabbet kuşlarının klima ve vantilatör karşısında cereyanda kaldığında kurumaya girer ve ölümcül hastalıklara yol açabilir. Bu gibi durumlarda yurt dışından getirilen özel ilaçlar gerekebilir, ama çoğu zaman geç kalınabiliyor" şeklinde konuştu.
(ÖZEL) Lise öğrencisi Nursemin Ünlü, Sri Lanka’da gönüllü sağlık hizmeti verdi
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:59 (ÖZEL) Lise öğrencisi Nursemin Ünlü, Sri Lanka’da gönüllü sağlık hizmeti verdi Eskişehir’den Sri Lanka’ya gönüllü olarak eğitime giden Nursemin Ünlü, kısa süreli hastane deneyimiyle sağlık sistemindeki farkları yakından gözlemledi. "İnsan hayatına dokunmak istiyorum" diyen 16 yaşındaki Ünlü, bu sürecin meslek yolculuğundaki en önemli adım olduğunu söyledi. Eskişehir’de bir fen lisesinde eğitim gören 16 yaşındaki Nursemin Ünlü, sağlık alanında gönüllü olarak yurt dışında görev alma hayalini Sri Lanka’daki bir hastanede gerçekleştirdi. Yaklaşık iki hafta süren gönüllülük süreci boyunca Türkiye’den farklı bir sağlık sistemini yakından gözlemleme fırsatı bulan Ünlü, yaşadığı bu deneyimin hayatında bir dönüm noktası olduğunu ve sağlık alanında ilerleyeceğini söyledi. Sağlık alanına ilgisi çocuk yaşta başladı Sağlık sektörüne karşı her zaman ilgisinin olduğunu belirten Ünlü, "Sağlık alanında bir çalışma yapmak ve hizmette bulunmak, hep istediğim bir şeydi. Sağlık sektörü, beni gerçekten büyüleyen bir alan. Çünkü insanlar, bir başkasına hayatlarını emanet ediyor. Bu çok önemli bir şey ve ben de bu alanda destek olmak istedim. Böylece Sri Lanka’yı keşfettim ve hemen internetten fotoğraflarına bakmaya başladım" dedi. Sri Lanka’daki sistem Türkiye’den çok farklı Ülkenin sağlık sistemine ilişkin ilk gözlemlerinden söz eden Nursemin Ünlü, "Hastanede gözlemlerim sonucunda ilk olarak sağlık sistemlerinin bizim sağlık sistemimize hiç benzemediğini gördüm. Hastanelerinde çok az teknolojik cihaz kullanılıyordu. Bilgisayar kullanımı oldukça sınırlıydı. Evrak işleri tamamen kağıt üzerinden yürütülüyordu; bilgisayarlara pek bir şey aktarılmıyordu. Mesela ben çalıştığımda, hastalar genellikle kendi defterleriyle geliyorlardı. O defterlerde, doktorlar hastalara ne yapılacağını, ne zaman geleceklerini ya da hangi prosedürlerden geçeceklerini yazıyordu. İnsanlar bu defterleri sürekli getirip götürüyordu ve biz de onları inceliyorduk" diye konuştu. "Gönüllülük sürecinde kendimi geliştirdim" Kısa sürede birçok deneyim kazandığını dile getiren Ünlü şöyle konuştu; "Yaklaşık iki haftalık bu hastane gönüllülük hizmeti sürecinde gerçekten inanılmaz şeyler deneyimledim. Kendimi geliştirdiğime inanıyorum. Hem birçok güzel deneyim kazandım hem insanlara yardım etme ve gönüllü hizmette bulunma fırsatı yakaladım hem de kültürel farklılıklara rağmen oradaki insanlarla iletişim kurmanın güzelliğini yaşadım. Özellikle İngiltere’den gelen çok sayıda kişi vardı. Ancak bunlar benim gibi lise öğrencisi değil, tıp öğrencileriydi. Bu nedenle benden daha deneyimlilerdi ve kendilerini daha rahat hissediyorlardı. Gerçekten orada staj yapıyorlardı. Bazı öğrenciler ise hangi uzmanlık alanını seçeceklerine bu şekilde karar veriyorlardı." "Bu süreç benim için dönüm noktası oldu" Yaşadığı gönüllülük deneyiminin kariyer hedeflerini şekillendirdiğini ifade eden Nursemin Ünlü, bundan sonra sağlık alanında ilerlemek istediğini belirtti. "Bu benim için tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu. Her şey için daha sağlıklı kararlar alabildiğim bir süreçti. İnsan hayatına dokunmak benim için her zaman çok önemliydi. Bunu sağlık alanında yapmak istiyordum ve artık bu konuda daha netim. Bunu gerçekten yapabileceğimi anladım. ‘Ben insan hayatına dokunmak istiyorum ve bu yüzden sağlık alanını tercih edeceğim’ dediğim bir andı" dedi.