Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ Gündem programında ulaşım sorunları ve çözüm önerileri ele alındı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:56:34 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Gündem programında konuşan Prof. Dr. Murat Karacasu, "İnsanlarımız gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla; evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada" dedi. ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Medya Birimi tarafından hazırlanan video içeriği ESOGÜ Gündem’de bu hafta ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, Türkiye’de ve Eskişehir’de yaşanan ulaşım sorunlarını ele aldı. Kent içi trafik yoğunluğunun en önemli sebeplerinden birinin özel araç kullanımındaki artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Karacasu, toplu taşıma araçlarının daha verimli alan kullanımı sağladığını belirtti. Özel araçların kişi başına düşen yol işgalinin toplu taşımaya kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla olduğunu vurgulayan Karacasu, bisiklet yolları ve yaya öncelikli ulaşım politikalarının önemine değinerek, bisiklet sürücülerine ve yayalara trafikte saygı gösterilmesinin önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Murat Karacasu ayrıca, Türkiye’de araç sahipliğinin artış eğiliminde olduğu ve önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde trafik sorunlarının daha da büyüyebileceğini ifade etti. "Özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var" Prof. Dr. Murat Karacasu, ESOGÜ Gündem’de yaptığı değerlendirmede, "İnsanlarımız trafik içerisinde gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada. Özel araçların boyutlarını düşünün 2,5 metreye 4 metre. İçinde 2 kişi olduğu zaman bu kişi başına trafikte 5 metrekare yer işgal ediyor anlamına gelir. Toplu taşıma araçlarını kullandığınız zaman yine 2,5 metreye 12 metrelik bir otobüs düşünün, içinde 60 kişi olduğu zaman siz burada kişi başına 0,5 metrekarelik bir yol işgal etmiş oluyorsunuz. Bu da demek oluyor ki, özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var. Kent içlerindeki trafik problemleri daha çok özel araç kullanımından kaynaklanıyor" dedi. "Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları" 5 ila 10 yıl içinde trafik sorunlarının daha çok artacağını belirten Karacasu, "Bizim kentlerimizde problemlerimiz daha oluşmadı. Çünkü Amerika’da bin kişinin 850’sinde özel araç var. Avrupa’ya baktığınız zaman bin kişinin 700’inde araç var. Bizim ülkemizde Eskişehir ortalamalarını düşünürsek, bin kişiden şu anda 400 kişinin aracı var. Yani bizim problemlerimiz 5-10 yılda çok daha fazla artacak. Kent Merkezlerine alternatif yaşam merkezleri, uydu kentler oluşturmak gerekiyor. Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları. Yabancı kaynaklarda bunu Central Business District (CBD) şeklinde görebilirsiniz. Bu ne demektir? Merkezi iş alanı. İnsanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı, eğlence hayatının karşılandığı, devlet işlerinin karşılandığı yerlerin bir arada toplandığı yerlere diyoruz. Bizim de Eskişehir özelinde örneğin Köprübaşı merkezi iş alanıdır. Peki ulaştırma planlamasında eğer kent merkezinde bu sorun varsa biz bunu nasıl çözebiliriz? Öncelikle bizim bu kent merkezindeki trafiği yoğunluğunu azaltmamız gerekiyor. Bunun için de şehrin dışında yeni yerleşim merkezleri, uydu kentler oluşturmamız gerekiyor. Ama bu uydu kentleri de oluştururken tabii ki insanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarını, günlük ihtiyaçları karşılayacağı market, eğlence hayatı, okul, banka gibi yerleri de o uydu merkezlerinde mutlaka koymamız gerekiyor. Yani insanların şehir merkezine gelmelerini engelleyecek şekilde ihtiyaçlarını o bölgelerde karşılamak gerekiyor. Bu merkezleri de planladığınız zaman önce altyapısını, yollarını oluşturacaksınız. Sonradan bu yolların altyapısı oluşturulmuş yere gerektiği kadar insanı göndereceksiniz" ifadelerini kullandı. "Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir" Trafik bakımından geleceğe yönelik bir planlama yapılmadığına dikkat çeken Karacasu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günübirlik çözümler düşünülüyor. Oysa ulaştırma planlamasında kısa vadede 20 yıl, uzun vadede 40 yıl gibi süreçler için çözümleri görüp buna göre planlamalarımızı yapmamız gerekiyor. Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir. Son günlerde biliyorsunuz ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da etkisiyle bisiklet yollarımız oluştu. Ayrıca tüm dünyada insanların yaya olarak dolaştığı meydanlar görüyorsunuz. Bisiklet yolları görüyorsunuz. Bu bisiklet yolları dikkat ettiyseniz taşıt trafiğiyle ayrı bir şekilde değil. Hem zemin olarak aynı seviyededir. Bu insanların gelişmişlik seviyesini de gösteriyor aslında. Bizim Eskişehir’imizde örneğin bisiklet yolları için bu banketler yüksek oldu diye bazı yorumlar oldu ama öncelikle aynı seviyede yapıldı. Sürücüler bu bisiklet yollarına park ettiler. Yüzeyindeki boyaların kalkmasına sebep oldu. Sonradan delinatörler yapıldı. Delinatörler yapıldıktan sonra da insanlar o delinatörlerle beraber park etmeye başladı. Tabii ki belediyede de, bizim üniversitemizde de söz konusu bisiklet yollarında mecburen sert tedbirler uygulanmak zorunda kalındı. Tüm dünyada yaya ve bisikletlere çok büyük saygı vardır. Biz de yaya ve bisikletlilere saygı göstermeli, öncelikleri onlara vermeliyiz. Lütfen yaya geçitlerinde ve bisiklet yollarında birazcık frenleyerek daha kontrollü bir şekilde geçelim."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:54 Anadolu Üniversitesi’nde ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği düzenlendi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından 62’nci Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında, kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği gerçekleştirildi. Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur, etkinliğin açılış konuşmasında, "Her yıl mart ayının son pazartesi günüyle birlikte başlayan hafta, ülkemizde ‘Kütüphane Haftası’ olarak kutlanıyor. Kütüphaneler, yalnızca raflar arasında dizilmiş kitapların muhafaza edildiği mekânlar değil; bilginin izini süren zihinlere yol açan, merakı besleyen ve sorgulayan bireylerin yetişmesine zemin hazırlayan canlı merkezler olarak hayatımızda yer alıyor. Üniversitemiz öğrencileri ve çalışanlarımız çok şanslı çünkü kütüphanemiz, ülkemizin, bölgemizin ve şehrimizin en önemli kütüphanelerinden biridir. Kütüphanemiz, basılı ve elektronik kaynaklar açısından zengin bir kaynağa sahiptir. Kullanıcılarımıza veri tabanları, e-dergiler ve diğer elektronik kaynaklar aracılığıyla zaman ve mekân kavramından bağımsız olarak erişim sunuluyor. Kütüphane bünyesinde yürütülen özel projelerle Osmanlıca kitaplar, yerel gazeteler, el yazması eserler ve nadir basmalar dijital ortama aktarılıyor. Bu sayede fiziksel olarak yıpranmaya açık tarihi belgeler korunurken, araştırmacılar bu nadir kaynaklara dünyanın her yerinden ulaşabiliyor. Kullanıcıların bilgi okuryazarlık becerilerini artırmak ve kütüphaneden maksimum verim almalarını sağlamak amacıyla tanıtım faaliyetlerimiz sürüyor. Kütüphaneler sadece ders kitaplarının olduğu yerler değildir. Bu nedenle size önerimiz kütüphanede ders çalışın, sınavlara hazırlanın, fakat kitapların büyülü dünyasından da uzak durmayın" dedi. "Her kitap bir sonrakine yol açar" Etkinlikte konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir ise, şu ifadeleri kullandı: "Bütün kitaplar, bir sonraki okuyacağınız kitabı daha iyi anlamak için okunur. Çünkü her kitap, diğer kitaplara giden bir yol haritası sunar. Kütüphaneler, bilgiyi öğrenmek isteyenlerin en önemli adresi olmaya devam edecektir. Biz de kütüphanemizi geleceğe hazırlıyor, yeni nesillere nasıl daha faydalı olabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz." Anadolu Üniversitesi’nde en fazla ödünç kitap alan üç personel ve üç öğrenciye hediye takdim edildi. Toplu kitap okunması ile sona eren programa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur ile çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 Europen’e büyük onur: İhracat şampiyonluğu ödülünü Bakan Ömer Bolat takdim etti İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen "2025 İhracatın Yıldızları" ödül töreninde Europen, İnşaat Plastikleri kategorisinde 5’inci kez birinci olarak ihracat şampiyonluğunu perçinledi. Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme vizyonuna katkı sunan lider şirketlerden Europen Dış Ticaret A.Ş., başarılarına bir yenisini daha ekledi. Kimya sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen törende, Europen’in ödülü, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından takdim edildi. Şirket adına ödülü, Europen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuğba Öztürk aldı. Sektörde değişmeyen liderlik Devlet protokolü ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen törende, Europen’in 2025 yılı ihracat performansı büyük takdir topladı. İnşaat plastikleri alanında Türkiye birincisi olan şirket, sürdürülebilir büyüme stratejisi ve istikrarlı performansıyla dikkat çekti. 5 yıllık başarı hikâyesi: istikrar ve güven Daha önce dört kez aynı ödüle layık görülen Europen, bu yıl elde ettiği beşinci şampiyonlukla başarısını kalıcı bir kurum kültürüne dönüştürdüğünü bir kez daha kanıtladı. Rekor ihracat performansı ile 2025 yılı itibarıyla 100 milyon dolar ihracat eşiğini aşan Europen, Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine güçlü katkı sağlamayı sürdürüyor. Başta Avrupa olmak üzere birçok uluslararası pazarda aktif rol alan şirket, yerli üretimin kalitesini global standartlarla buluşturuyor. İnovasyon Odaklı Büyüme: Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla sektörde trend belirleyen Europen, inşaat plastikleri alanında öncü konumunu pekiştiriyor. 2026 hedefi: Yeni pazarlar, daha büyük vizyon Bu anlamlı ödül, Europen’in küresel büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olurken; şirket, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda özellikle Amerika pazarı odaklı yeni yatırımları ve artırılacak üretim kapasitesiyle Türkiye’nin ihracat gücüne liderlik etmeye devam etmeyi amaçlıyor. Europen, sürdürülebilir başarı anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla Türkiye ekonomisine değer katmayı kararlılıkla sürdürüyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47 Eskişehir’de öğrencilere ilk yardım ve Minik 112 Eğitimi verildi 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile bu belgenin uygulama adımlarından biri olan 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında, temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında trafik güvenliği ve ilk yardım kulüplerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda, iş birliği yapılacak kurumlar arasında yer alan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Acil Sağlık Hizmetleri Birimi organizasyonuyla 31 Mart 2026 tarihinde Eskişehir Gündüzler İlkokul ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik İlk Yardım Farkındalık Eğitimi ile Minik 112 Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimlerde öğrencilere; acil durumlarda doğru davranış biçimleri, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin doğru ve etkin kullanımı, temel ilk yardım farkındalığı ile trafik güvenliği konusunda bilinç kazandırmaya yönelik bilgiler verildi. Uygulamalı ve interaktif şekilde gerçekleştirilen eğitimlerde öğrencilerin konuya yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, çocuk yaşta kazanılan ilk yardım ve acil durum bilincinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür eğitim faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti. Gerçekleştirilen eğitimle, öğrencilerde erken yaşta trafik güvenliği, ilk yardım ve acil sağlık hizmetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenirken; aynı zamanda güvenli yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlandı.
Yaz mevsiminde çiçek bakımının püf noktaları
26 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:44 Yaz mevsiminde çiçek bakımının püf noktaları Eskişehirli çiçek satıcısı Murat Doğan, yaz aylarında bitkilerde yanlış sulama nedeniyle bayılma, solma ve kuruma gibi problemler yaşanabileceğini ifade ederek bakım konusunda bilgiler verdi. Şair Fuzuli Caddesi’nde 16 yıldır çiçekçilik yapan Murat Doğan, yaz aylarında bitki bakımının nasıl olması gerektiğini anlatarak her bitkinin aynı bakımı gerektirmediğini belirtti. Bitkilerin genel olarak çiçekli bitkiler ve yeşil yapraklı bitkiler olarak ikiye ayrıldığını söyleyen Doğan, çiçekli bitkilerde yanlış sulama nedeniyle bayılma, solma ve kuruma gibi sorunlar yaşanabildiğini ifade etti. Bu nedenle çiçekli bitkilerin alttan sulama yöntemiyle sulanması gerektiğini vurguladı. Yeşil yapraklı bitkilerin ise genelde köklü bitkiler olduğunu ve bu yüzden yukarıdan sulamanın onlar için bir sorun oluşturmadığını belirtti. "Kimyasal maddeler bitkinin gelişimini engelliyor" Çiçekli bitkilerin bakımında dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun da ortam olduğuna değinen Doğan, bu bitkilerin aydınlık ve perde arkası güneş alan ortamlarda durması gerektiğini, aşırı sıcak havalarda ise gölgede ya da yaz aylarına uygun oda sıcaklığında muhafaza edilmeleri gerektiğini söyledi. Murat Doğan, çiçeklerin toprak kısmına doğal malzemeler dışında hiçbir ürün kullanılmaması gerektiğini belirterek, kimyasal maddelerin bitkinin gelişimini engellediğini ve bu nedenle kimyasal kullanımını önermediğini ifade etti. Doğan, "Çiçeğin yeri değiştirildiğinde bitkide görsel bir değişiklik olur. Çiçekli bitkiler, güneşi aldığı yöne doğru yönelir ve yaprak yoğunluğunu o tarafa verir" dedi. Tüm bitkiler için ortak bir özelliğe de değinen Doğan, "Hepsi nemi çok sever, çünkü yetiştirildikleri seralarda nem oranı yüksektir" ifadelerini kullandı.
Kreş öğrencileri Anadolu Üniversitesi serasını ziyaret etti
25 Temmuz 2025 Cuma - 16:52 Kreş öğrencileri Anadolu Üniversitesi serasını ziyaret etti Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, Anadolu Üniversitesi Park ve Bahçeler Müdürlüğüne bağlı serayı ziyaret etti. Serada yetişen sebzeleri dalından görme fırsatı bulan öğrencilere, Anadolu Üniversitesi Park ve Bahçeler Müdürü Metin Akdoğan, Peyzaj Mimarı Gülnur Narin ve kreş öğretmenleri eşlik etti. "Ürünlerin nasıl yetiştirilebileceğini gösterebileceğimiz bir alan oluşturmayı hedefledik" Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in talimatıyla oluşturulan 150 metrekarelik sebze bahçesine ilişkin bilgi veren Park ve Bahçeler Müdürü Metin Akdoğan, "Rektörümüzün talimatı üzerine, ata tohumlarından oluşan yaklaşık 150 metrekarelik bir sebze bahçesi oluşturduk. Bu bahçeyle, üniversitemizde görev yapan personelimize ve onların çocuklarına dalından domates, salatalık, karpuz ve kavunları göstermek istedik. Hafta sonları akademik yemekhanede verilen kahvaltılara gelen personelimiz, çocuklarıyla birlikte bu bahçeyi gezebiliyor, olgunlaşmış sebzeleri dalından koparabiliyor ve bu ürünleri kahvaltıda tüketebiliyor. Bu amaçla yola çıkarak şimdiye kadar oldukça güzel bir ilerleme kaydettik. Ayrıca kreş öğrencilerimiz de bahçemizi ziyaret etti. Onlara dalından domateslerimizi, henüz tam olgunlaşmamış olsa da kavun ve karpuzlarımızı gösterdik, salatalık ikram ettik. Böylece hem personelimize hem çocuklarına hem de ileride bahçemizi ziyaret edecek herkese, bu ürünlerin nasıl yetiştirilebileceğini gösterebileceğimiz bir alan oluşturmayı hedefledik. Rektörümüz de bu projeyle özel olarak ilgileniyor. Sebze bahçemizde, ata tohumlarından yetiştirilen ve piyasada çok fazla görülmeyen sarı salkım çeri domatesi de dahil olmak üzere üç farklı çeri domates türü bulunuyor. Bunun yanı sıra bahçemizde fasulye, reyhan, salatalık, biber, karpuz, balkabağı ve kavun da yetiştiriyoruz." dedi.