Yerel Haberler
Eskişehir
Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar 04 Nisan 2026 Cumartesi - 06:23:03 Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:17 ESOGÜ’de otizm farkındalığı için güç birliği: Kampüste anlamlı yürüyüş Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Toplumsal Farkındalık Kulübü ve Özel Eğitim Bölümü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği "Farkındalık Yürüyüşü" ile otizmli bireylerin toplumsal kabulüne dikkat çekti. Üniversite yönetiminin ve farklı fakültelerden öğretim üyeleri ile öğrencilerin katılım sağladığı etkinlikte, Meşelik Kampüsü içinde otizm farkındalığı için bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi önünden başlayan yürüyüşe, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzum Erken Çelik, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Derya Genç Tosun’un ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları katıldı. Yürüyüşte özel eğitim bölümü öğrencileri, hazırladıkları farkındalık mesajlı pankartlarla yürüyüşün ön saflarında yer aldı. Yürüyüş boyunca otizmin bir eksiklik değil, zenginleştirici bir çeşitlilik olduğu vurgulanırken, toplumsal yaşamın her alanında kapsayıcılığın ve hak temelli yaklaşımın önemi bir kez daha hatırlatıldı. Özel Eğitim Bölüm Başkanlığından yapılan açıklamada bu yıl üçüncüsü düzenlenen yürüyüşün otizm farkındalık etkinlikleri için bir başlangıç noktası olduğu ve otizm farkındalığını tüm aya yayacak şekilde kapsamlı bir program hazırlandığı belirtildi. Nisan ayı boyunca sürecek etkinlik takvimi kapsamında geliri doğrudan otizmli bireylere öğretim materyali temin etmek için kaynak oluşturacak anlamlı bir hayır panayırı, Eğitim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilecek tematik film gösterimleri ve yenilikçiliğin farkındalıkla buluşacağı bir afiş yarışması ve ardından düzenlenecek olan ödül töreni yer alıyor. Bu zengin program aracılığıyla hem üniversite öğrencilerine hem de Eskişehir halkına ulaşılarak toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21 Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
Anne kız 5 metre yükseklikten siteye uçtu, bahçedeki çocuklar faciayı kıl payı atlattı
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:20 Anne kız 5 metre yükseklikten siteye uçtu, bahçedeki çocuklar faciayı kıl payı atlattı Eskişehir’de aracının direksiyon hâkimiyetini kaybeden anne, yan koltukta oturan 14 yaşındaki kızıyla birlikte 5 buçuk metre yükseklikten site bahçesine uçtu. Kazada anne ve kız hafif yaralanırken, alanda oynayan çocukların görüldüğünde facianın ne kadar ucuz atlatıldığı anlaşıldı. Kaza, Vadişehir Mahallesi Özlem ve Adalet caddeleri kesişimindi meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, direksiyon hâkimiyetini kaybeden A.Ç. isimli kadın sürücü, 26 AIC 824 plakalı SUV aracı ile Özlem Caddesi üzerinde seyir halindeyken, henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç yolun kenarında bulunan bir sitenin çitlerini ve beton bloğu kırarak kot farkından dolayı 5 buçuk metre yükseklikten düştü. Sitenin bahçesine ters dönmüş bir şekilde düşen araç, düşüş esnasında orada park halinde olan bir karavana çarptı. Araçta bulunan A.Ç. ve 14 yaşındaki kızı N.Ç. kazadan hafif yaralanarak kurtuldu. Yaralılar ilk müdahalelerinin ardından, Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Bahçeden oynayan çocuklar gözetildiğinde, facianın kıl payı atlatıldığı görüldü. Site bahçesinde oynayan onlarca çocuk ve birçok site sakinin olay esnasında yara almaması derin bir nefes aldırdı. Öte yandan, kazalı araçları görüntüleyen gazetecilere poz veren çoçuların, otomobilin patlama riskine rağmen, kaza yerinde dolaşması dikkatlerden kaçmadı. "Duvar yaklaşık 5,5 metre civarında" Görgü şahidi ve site sakini 48 yaşındaki Alper Kuşar, "Tam görgü şahitliği edemedik ama kaza sesi ve ani frenler duyduk. Geldiğimizde arabanın sitenin içerisinden duvardan aşağıya düştüğünü gördük. Bir anne ve kızı vardı içeride kendi imkanlarıyla da çıkmışlar zaten. Sağlık durumları gayet iyiydi. Karavanda ufak bir hata var bide bizim sitemizin duvarında bir zarar var sadece onun haricinde tamamen kendi sağlıklarıyla ilgili endişelerimiz var. Kazanın yaşandığı anda burada çocuklar yoktu. Ucuz atlattık. Duvar yaklaşık 5 buçuk metre civarında. Sanırım sıkıştırma gibi bir olay oluyor oradan düştü diye biz anladık ama görmedik yani açıkçası bizim orayı gören bir kameramız yok. Aslımda kızın ufak tefek çizikleri vardı ama çok ucuz atlatmışlardı bir sıkıntı yoktu" dedi. (BT-
Anadolu Üniversitesi ara eleman değil, aranan mezunlar yetiştiriyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:14 Anadolu Üniversitesi ara eleman değil, aranan mezunlar yetiştiriyor Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, geniş uygulama imaknları ile tüm öğrencilerine üst düzeyde beceri ve deneyim kazandırarak onları mesleğe hazırlıyor. Öğrencilerine tüm eğitim imkanları sunan yüksekokulun yönetim kadrosunda ise Müdür Prof. Dr. Göksel Arli, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Rüstem Keçili, Öğr. Gör. Dr. Ümit Yılmaz Yıldız yer alıyor. Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda; Çocuk Gelişimi Programı, Eczane Hizmetleri Programı, Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı, Yaşlı Bakımı Programı ve Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı bulunuyor. Yüksekokul, bünyesinde yer alan tüm programlar ile çağımıza uygun, sürekli öğrenmeyi ilke edinmiş, uygulama konusunda deneyimli, mesleki etik değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirmeyi amaç edinmiş ve yükselen bir yüksekokul olarak öne çıkıyor. Bu durum yüksekokul kurulduğu yıldan itibaren öğrenci tercihlerine de yansırken, tüm programlardaki kontenjanların tam doluluk oranı ile eğitim devam ediyor. Mezun öğrenciler aldıkları aranan eleman olarak rağbet görüyor Yüksekokul bünyesinde eğitim veren Eczane Hizmetleri Programı, Türkiye’de sağlık sektörünün eczacılık alanında eğitim veren ilk programı olması açısından örnek teşkil ediyor. Mezunlar, eğitim aldıkları bölümün niteliğine göre hem kamu sektöründe hem de özel sektörde ara eleman olarak istihdam ediliyor. Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı’nı başarıyla tamamlayarak ’Sağlık Teknikeri’ ünvanını almaya hak kazanan mezunlar; ulusal ve uluslararası düzeyde alanında öncü rolü üstlenen, aranan elemanlar olarak sağlık sektöründe tercih ediliyor. Eczane Hizmetleri ve Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programlarındaki öğrenciler ise tam donanımlı laboratuvarlarda deneyim ve beceri kazanabilmeleri için sağlık alanında karşılaşacakları aletleri kullanabilme kabiliyetine sahip, eczanede yapılan çeşitli preparatları hazırlayabilme konusunda eczacıya destek olabilecek ve çeşitli vücut sıvılarının analizini yapabilecek yeterliğe sahip olarak mezun oluyor. Öğrencilere alanlarıyla ilgili nitelikli eğitim veriliyor Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı’nda yine tam donanımlı öğrenci laboratuvarları ile tüm üniversiteye hizmet veren bir saç tasarım ve uygulama salonu bulunuyor. Burada öğrenciler kendilerini geliştirme ve gelişen yeni teknikleri öğrenme fırsatı bulabiliyor. Bu bölümde saç tasarımı, çeşitli makyaj uygulamaları, masaj, epilasyon, cilt bakımı ve uygulamalarına yönelik eğitimler veriliyor. Yaşlanan nüfusun artmasıyla oldukça önem kazanan Yaşlı Bakımı Programı’nda tansiyon ölçümü, şeker ölçümü, yara bakımı, pansuman, yaşlı temizliği ve bakımı gibi konularda eğitim veriliyor. Çocuk Gelişimi Bölümü de oldukça iddialı olunan bölümler arasında yer alıyor. Bu bölümde de oyun kurma, çocuk gelişimi, psikoloji gibi konularda eğitimler veriliyor. Yüksekokul sahip olduğu imkânlarla pek çok akademik çalışma da yürütüyor Tüm bunların yanı sıra yüksekokul bünyesinde Türkiye’de hiçbir yüksekokulda bulunmayan araştırma laboratuvarları bulunuyor. Bunlar mikrobiyoloji araştırma laboratuvarı, hücre kültürü araştırma laboratuvarı, Analitik Kimya araştırma laboratuvarı olarak kullanılıyor. TÜBİTAK destekli çalışmaların da yürütüldüğü kanser araştırmaları laboratuvarı, ilaç ve gıda analizlerinin yapıldığı analitik kimya araştırma laboratuvarında da öğretim elemanlarının çabalarıyla birçok akademik ürün ortaya çıkıyor. Burada yapılan çalışmalar dünyada ve Türkiye’deki saygın dergilerde yayımlanıyor. Hedefi, sağlık alanında sektörün ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli elemanları yetiştirmek olan Yüksekokul mezunlarının büyük genelinin, kısa sürede iş bulabilmesini sağlıyor. Bunun yanı sıra yüksekokul yıl boyunca düzenlediği çok sayıda eğitim semineriyle alanında uzman kişileri öğrencilerle buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımına imkan tanıyor. Ayrıca yüksekokul, çeşitli kuruluşlarla iş birliği içinde yürüttüğü etkinliklerle bilgi ve deneyimin topluma aktarılmasına öğrencileriyle birlikte katkı sunuyor.
Eskişehir’de termometreler 43 dereceyi gösterecek
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:52 Eskişehir’de termometreler 43 dereceyi gösterecek Eskişehir genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması beklenirken, Sarıcakaya ilçesinde termometrelerin 43 dereceyi göstermesi tahmin ediliyor. Yetkililer, vatandaşların havanın etkili olacağı saatlerde açık alanda bulunmamalarını istedi. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nün yayımladığı hava tahmin raporuna göre, Eskişehir ve çevresinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3 ila 9 derece üzerine çıkacağı bildirildi. Özellikle Sarıcakaya ilçesinde sıcaklığın 41 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Raporda, bölge genelinde havanın az bulutlu ve açık olacağı, sıcaklıkların ise 2 ila 4 derece artarak mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği belirtildi. Kuzeyli yönlerden hafif ve orta kuvvette rüzgar esmesi öngörülürken, vatandaşlar özellikle öğle saatlerine karşı uyarıldı. Açık alanda bulunmayın uyarısı Uzmanlar, 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarıda bulunacak vatandaşların dikkatli olması gerektiğine vurgu yaptı. Açıklamada, "Mevsim normallerinin 3 ila 9 derece üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle, kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere vatandaşlarımızın günün en sıcak saatleri olan 11 ile 16 saatleri arasında açık alanda bulunmamaları hususunda dikkatli ve tedbirli olmaları önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi. Meteoroloji yetkilileri, sıcak havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşların bol sıvı tüketmesi, doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınması ve gerekli olmadıkça dışarı çıkmaması yönünde uyarıda bulundu.