Yerel Haberler
Eskişehir
Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar 04 Nisan 2026 Cumartesi - 06:23:03 Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:17 ESOGÜ’de otizm farkındalığı için güç birliği: Kampüste anlamlı yürüyüş Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Toplumsal Farkındalık Kulübü ve Özel Eğitim Bölümü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği "Farkındalık Yürüyüşü" ile otizmli bireylerin toplumsal kabulüne dikkat çekti. Üniversite yönetiminin ve farklı fakültelerden öğretim üyeleri ile öğrencilerin katılım sağladığı etkinlikte, Meşelik Kampüsü içinde otizm farkındalığı için bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi önünden başlayan yürüyüşe, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzum Erken Çelik, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Derya Genç Tosun’un ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları katıldı. Yürüyüşte özel eğitim bölümü öğrencileri, hazırladıkları farkındalık mesajlı pankartlarla yürüyüşün ön saflarında yer aldı. Yürüyüş boyunca otizmin bir eksiklik değil, zenginleştirici bir çeşitlilik olduğu vurgulanırken, toplumsal yaşamın her alanında kapsayıcılığın ve hak temelli yaklaşımın önemi bir kez daha hatırlatıldı. Özel Eğitim Bölüm Başkanlığından yapılan açıklamada bu yıl üçüncüsü düzenlenen yürüyüşün otizm farkındalık etkinlikleri için bir başlangıç noktası olduğu ve otizm farkındalığını tüm aya yayacak şekilde kapsamlı bir program hazırlandığı belirtildi. Nisan ayı boyunca sürecek etkinlik takvimi kapsamında geliri doğrudan otizmli bireylere öğretim materyali temin etmek için kaynak oluşturacak anlamlı bir hayır panayırı, Eğitim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilecek tematik film gösterimleri ve yenilikçiliğin farkındalıkla buluşacağı bir afiş yarışması ve ardından düzenlenecek olan ödül töreni yer alıyor. Bu zengin program aracılığıyla hem üniversite öğrencilerine hem de Eskişehir halkına ulaşılarak toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21 Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
6 bin voltluk akıma kapılıp ölümden dönen Azerbaycanlı mühendis Eskişehir’de tedavi oldu
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:59 6 bin voltluk akıma kapılıp ölümden dönen Azerbaycanlı mühendis Eskişehir’de tedavi oldu Azerbaycan’da 6 bin volt olan yüksek elektrik gerilimine kapılan elektrik mühendisi Murat Mustafa Ayev, Eskişehir’de geçirdiği ameliyat ile hareket kabiliyeti kazandı. Azerbaycan’da yaşayan elektrik mühendisi 29 yaşındaki Murat Mustafa Ayev, 3 yıl önce iddiasına göre tedbirsizlik sonucu geçirdiği iş kazasında, 6 bin voltluk elektrik akımına maruz kaldı. Ağır yaralanan Ayev’in vücudunun birçok bölgesinde ciddi derecede yanıklar oluştu. Uzun süre Azerbaycan’da tedavi gören Murat Mustafa Ayev, normal yaşamına geri dönse de hayat kalitesinde ciddi kayıplar yaşadı. Ellindeki ve kolundaki deriler gerginleşen Ayev, hareket kısıtlanması yaşadı. Eskişehir’de tedavi oldu Ala Hayat Minik Masumlar Derneği’ni (AHMİMDER) sosyal medyadan keşfeden Ayev, Eskişehir Şehir Hastanesi’ne muayene olmaya geldi. Burada tetkikleri yapılan Murat Mustafa Ayev, ameliyata alındı. Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul, tarafından yapılan ameliyat ile Ayev’in elindeki ve kolundaki gerginlikler azaltılarak, hareket kabiliyeti arttırıldı. Son 1 ameliyat daha olacak olan Murat Mustafa Ayev, Ahmimder Derneği Kurucusu Ayşegül Aksu’ya, Eskişehir Şehir Hastanesi’ne ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. "Boynum, kafam ve kollarım yandı" Elektrik mühendisi Murat Mustafa Ayev, "Ben 29 yaşındayım. Elektrik ve enerji mühendisiyim. 2022 yılı Mayıs ayında iş kazası sonucu 6 bin volt gerilime maruz kaldım. Yanlış yönlendirme ve dikkatsizlik nedeniyle elektrik çarpması ve çıkan yangın sonucunda bu duruma geldim. Boyun ve kafa bölgemde ciddi yanıklar oluştu. Kollarım dirsekten açılmıyordu, derim ve kemiğim zarar görmüştü. Koltuk altı ve parmaklarımda da yanıklar vardı. Ameliyatlar devam ediyor. Şu anda kollarım açık, parmaklarımda hareket başladı, ağız çevrem iyileşmeye başladı. İnternetten Ayşegül Hanım’ı ve derneği gördüm. Bakü’ye geleceklerini öğrendiğimde yazdım. Sağ olsunlar kabul ettiler. Muayene ettiler ve daha sonra Türkiye’ye çağırdılar. Şu an tedaviye burada devam ediyorum. Boyun kısmım ameliyatlı olduğu için fazla hareket ettirmemem söyleniyor. Parmaklarda artık kıpırdama var kollarım artık açık durumda ağız etrafım da iyi öncesinde yemek yiyemiyordum şimdi ağız etrafına ağız hareketlerim daha iyi olsun diye yumuşatmak amacıyla iğne yapılıyor. Elektrik mühendislerine tavsiyem, iş sırasında mutlaka güvenlik önlemlerine uymaları. Tek kişi çalışmamalı. Yanımda biri olmasaydı belki şu an hayatta olmazdım. Beni kurtaran kişinin de kolu dirseğe kadar yandı" dedi. "İş kazaları bizim için daha hassas" Ahmimder Derneği Kurucusu Ayşegül Aksu, "Yaklaşık 3 yıl önce kurduğumuz derneğimiz ile 6 bini aşkın yanık çocuğun tedavisini sağladık. Özel durumlarda yetişkin hastalara da yardımcı oluyoruz. Azerbaycan bizim için özel bir ülke. 500’den fazla çocuğun tedavisi tamamlandı, başvurular devam ediyor. Tedaviler Azerbaycan’daki Türk hekimleri tarafından yapılıyor. Duruma göre hastalar Türkiye’ye getirilerek takip ediliyor. Elektrik mühendisi olması ve iş kazası geçirmiş olması nedeniyle Ayev bizim için daha hassas bir hasta oldu. Hayata yeniden dönme isteği bizi etkiledi. Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik Cerrahı Kadir Calavul’a teşekkür ederim. Zor vakalarda hemen kendisine ulaşıyorum, bugüne kadar hiçbir hastayı geri çevirmedi" ifadelerini kullandı. "Çekintiler giderildi, haftaya bir ameliyat daha planlanıyor" Eskişehir Şehir Hastanesi’nde görevli Plastik Cerrah Kadir Calavul, "Hastamız Azerbaycan’dan bize başvurdu. Kendisi mühendis. Elektrik yanığıyla yanıyor. Yandıktan sonra da çeşitli tedaviler görüyor ancak kolunda ellerinde ve boynunda yanıklardan ötürü çekintiler mevcuttu biz o çekintilerinin hepsini ameliyatla serbestleştirdik. Şu an doku nakli yaptık ve gözetimimiz altında hasta için haftaya bir ameliyat daha planlıyoruz ondan sonra taburcu edeceğiz" şeklinde konuştu.
Çini sanatı ile ilmek ilmek işlediği ürünler 950 derece sıcaklıkta pişiriliyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:31 Çini sanatı ile ilmek ilmek işlediği ürünler 950 derece sıcaklıkta pişiriliyor Eskişehir’de cami süslemeleri ve halı motiflerinden aldığı ilhamla çini sanatına başlayan Zeynep Bargı’nın el emeğiyle işlediği ürünler Kütahya’ya gönderilerek 950 derece sıcaklıkta 2 gün boyunca fırına veriliyor. Zeynep Bargı, yaklaşık 4 yıl önce Odunpazarı Belediyesi’nin kurslarının eğitimlerine katılarak çini sanatı ile uğraşmaya başladı. Pandemi döneminde de üretimine ara vermeyerek çalışmalarını sürdüren Bargı, zaman içerisinde kendisini geliştirerek çini sanatı ile duygusal bir bağ kurdu. Şimdi ise, uzun ve dikkat isteyen üretim sürecine rağmen bu geleneksel sanattan geçemeyen çini sanatçısının renklendirdiği ürünler Kütahya’ya gönderilerek yaklaşık 950 derece sıcaklıkta 2 gün boyunca pişiriliyor. "Çini sanatı yoğun sabır gerektiriyor" Çini sanatıyla ilgili açıklamalarda bulunan Zeynep Bargı, "Eğitimlerde ham obje üzerine önce kömürle desen geçiriliyor, ardından tahrir adı verilen siyah hat çizgileri çiziliyor. Toprak boyalarla renklendirilen ürünler, boza kıvamındaki sırla kaplanarak Kütahya’daki fırınlarda yaklaşık 950 derece sıcaklıkta 2 gün boyunca pişiriliyor. Yüksek ısıda fırınlanan ürünler canlı renkleriyle dikkat çekerken, işlem sırasında çatlama ya da kırılma riski taşıdığı için çini sanatı yoğun sabır gerektiriyor" diye konuştu. "Ateşte açan çiçekler deniliyor" Çini de kullanılan renklerin tamamının doğal olduğunu ilk boyamada solgun görünen renklerin fırın sonrası canlılık kazandığını belirten Bargı, sözlerine şöyle devam etti: "İlk boyandığında renkler çok soluk gözüküyor. Göze çok cazip gelmiyor ama yüksek ısıdan sonra renkler tam anlamıyla ortaya çıkıyor ve zamanla asla solmuyor. Bu nedenle ateşte açan çiçekler deniliyor" şeklinde konuştu. Sanata olan ilgisinin çocukluğundan beri sürdüğünü belirten Zeynep Bargı, camilerdeki çini desenlerinin ve halı motiflerinin her zaman dikkatini çektiğini söyledi. "Başladıktan sonra bırakamıyorsunuz. Gerekli malzemeler konusunda da belediye ve kurs yetkilileri yardımcı oluyor. Başlamak isteyen niyet etsin yeter, devamı kendiliğinden geliyor."
Kendi yetiştirdikleri ürünleri satmalarına rağmen kazanç sağlayamıyorlar
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:30 Kendi yetiştirdikleri ürünleri satmalarına rağmen kazanç sağlayamıyorlar Eskişehir’de eşiyle birlikte yetiştirdikleri sebzeleri tarlasının önünde satan Havva Demir, tarım maliyetlerinin yüksek olduğunu söyleyerek pek kazanç elde edemediklerini belirtti. Sultandere 75. Yıl Mahallesi’nde bulunan tarlada eşiyle beraber çiftçi olan Havva Demir, yetiştirdikleri ürünleri tarlalarının önünde kurdukları tezgâhta satışını yapıyor. Çiftçi Demir, mazot ve işçi maliyetlerinin çok fazla arttığını, yükselen masraflar karşısında işlerini devam ettirmekte zorlandığını söyledi. "Eğer bize destek verilmezse bu işi bırakacağız" Eskişehir’de çiftçilik yapan Havva Demir, yaşadıkları iş zorlukları hakkında, "Çok mağdur durumdayız. Mazot çok pahalı, işçi parası, maliyetlerimizi kurtarmak çok zor. Üretici olarak yetkililerden destek bekliyoruz. Yapabilecek başka bir şeyimiz yok. Eğer bize destek verilmezse bu işi bırakmak zorunda kalacağız. Bu sene zar zor sezonu bitirmeye çalışıyoruz. Dört, bilemediniz beş ay çalışıyoruz, ama işçi parasını bile ödeyemiyoruz" dedi. "Kesinlikle hormon kullanmıyoruz" Yetiştirdikleri ürünlerin tamamen doğal olduğunu anlatan çiftçi Demir, "Kendi tezgâhımızda satıyoruz. Hormon yok, kesinlikle hormon kullanmıyoruz. Yayla ürünlerimiz, sadece doğal yollarla ve hayvan gübresiyle yetiştiriyoruz. İnsanlar sağlıklı ürün yesin diye mücadele veriyoruz" ifadelerini kullandı.
İki çocuğun boğulduğu nehirde çok sayıda ekip çalışmalara katıldı
20 Temmuz 2025 Pazar - 21:27 İki çocuğun boğulduğu nehirde çok sayıda ekip çalışmalara katıldı Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde Sakarya Nehri’nde kaybolan 2 çocuğun bulunması için farklı kurum ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıdaki ekiple yaklaşık 3 saat süren aramalarda, Sarıcakaya Kaymakamı Tarık Orhan koordinesinde hummalı bir çalışma yürütüldü. Bugün öğleden sonra, serinlemek için girdikleri Sakarya Nehri’nde gözden kaybolan, M.Y. (17) ve M.İ. (16) aramak için olay yerine çok sayıda ekip sevk edilmişti. Yapılan ve saatlerce süren çalışmalar neticesinde M.Y ve M.İ’nin cansız bedenlerine dalgıçlar tarafından ulaşıldı. 2 çocuğun aile yakınlarının olay yerinde yaktıkları ağıtlar yürekleri dağladı. Çocukların cansız bedenleri otopsi için hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, Sarıcakaya Kaymakamı Tarık Orhan tarafından koordine edilen çalışmalarda Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nden (AFAD) Eskişehir İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun dahil 6’sı dalgıç olmak üzere toplam 16 kişi çalışmalarda yer aldı. Ayrıca AFAD’a ait 1 Zodyak bot ve 2 termal dron da arama kurtarma çalışmalarında kullanıldı. Dorlion Arama Kurtarma Ekipleri’nden (DAK) 6 personel, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Eskişehir Ekibi’nden 6 personel, çok sayıda itfaiye eri ve sivil toplum kuruluşularından personeller arama çalışmalarına katıldı. Jandarma ve polis ekipleri arama yapılan alanda güvenlik önlemi alıp ekiplere yardımcı oldu. Yaklaşık 3 saat süren arama çalışmalarında ekiplerin hassasiyeti gözden kaçmadı.
Sakarya Nehri’nde kaybolan iki çocuğun cansız bedenlerine ulaşıldı
20 Temmuz 2025 Pazar - 20:08 Sakarya Nehri’nde kaybolan iki çocuğun cansız bedenlerine ulaşıldı Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde serinlemek için girdikleri Sakarya Nehri’nde kaybolan iki çocuğun cansız bedenlerine ulaşıldı. Olay, Sakarya Nehri’nin Sarıcakaya kısmında Bozaniç Köprüsü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgedeki mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarından M.Y. (17) ve M.I. (16) serinlemek için nehre girdi. Ancak bir süre sonra çocuklar suda kayboldu. Durumu fark eden çevredekiler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler çocukları bulmak için çalışma başlattı. Ekiplerin çalışması sonrası çocukların cansız bedenlerini suya girdikleri yerin yaklaşık 6 metre ilerisinde ulaşıldı. Dalgıçlar tarafından sudan çıkarılan cenazeler ardından otopsi için morga kaldırıldı. Arama çalışmaları esnasında çocukların ailelerinin feryatları ise yürekleri dağladı. "Çocuklar ’imdat abi kurtarın’ diye bağırıyorlardı" Bölgeye gezmek için gelen ve acı olayla karşılaşan Adnan Başaran isimli vatandaş, çocukları suya girerken gördüğünü söylerek, "Çocukları yüzerken gördük sonra seslenmeye başladılar ’imdat abi kurtarın’ diye. Biz de ne yapacağımızı şaşırdık ve hemen 112 Acil Servisi aradık. Saat 16.35 gibi acil servisi aradım ve o esnada çocuklar hala suda çırpınıyordu" dedi.
Anadolu Üniversitesi, EDEX Fuarı kapsamında Irak’ta akademik iş birlikleri kurdu
20 Temmuz 2025 Pazar - 17:00 Anadolu Üniversitesi, EDEX Fuarı kapsamında Irak’ta akademik iş birlikleri kurdu Anadolu Üniversitesi ile Irak’taki yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği anlaşmaları imzalandı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Irak’ın Erbil kentinde düzenlenen 8. Uluslararası Erbil Eğitim Fuarı (EDEX) çerçevesinde çeşitli temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında Erbil Valisi Omed Xoşnav ile bir araya gelen Rektör Adıgüzel, iki ülke arasında yükseköğretim alanındaki iş birliklerini değerlendirdi. Fuar kapsamında, Anadolu Üniversitesi ile Bağdat El Turath Üniversitesi arasında akademik iş birliğini kapsayan bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. İmza törenine Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile El Turath Üniversitesi Rektörü Dr. Omar Saad Ahmed katıldı. Anlaşma; öğrenci ve öğretim üyesi değişimi ile ortak projeleri içeren konularda iş birliğini öngörüyor. Uluslararasılaşma adımı olarak değerlendirildi Irak’ta 14 fakülte ve 34 bin öğrenciyle faaliyet gösteren El Turath Üniversitesi ile yapılan bu iş birliği, Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası yükseköğretim ağına katkı sunan bir adım olarak değerlendirildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen temaslara Anadolu Üniversitesi’nin ilk kez katılım sağladığı belirtildi. Rektör Adıgüzel, K24 TV ve Anadolu Ajansı’na açıklamalarda bulundu Fuarın ilk günü sonrasında Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, K24 Televizyonu’na konuk oldu. Canlı yayında üniversitenin uluslararası iş birlikleri ve açıköğretim sistemi hakkında bilgi verdi. Adıgüzel, ayrıca Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Türk Dili ve Kültürü programına ilişkin detayları paylaştı. Hâlihazırda 30 ülkede faaliyet gösteren 52 Açıköğretim irtibat noktasının 60 ülkeye çıkarılmasının hedeflendiği ifade edildi. Eğitim Bakanı ve Erbil Valisi standı ziyaret etti Fuar alanında Anadolu Üniversitesi standını Irak Eğitim Bakanı Dr. Muhammad Hussain ile Erbil Valisi Omed Xoşnav ziyaret etti. Bakan Hussain ve Vali Xoşnav, Rektör Adıgüzel ile Türkiye ve Irak arasında yükseköğretim alanındaki iş birliklerine dair görüş alışverişinde bulundu.
Gürhan Albayrak’tan pankart açıklaması
20 Temmuz 2025 Pazar - 16:06 Gürhan Albayrak’tan pankart açıklaması Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde yaşanan ve Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformunun düzenlediği eylem sırasında yırtılan pankart olayı hakkında AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak açıklama yaptı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Hamamyolu Caddesi’nde bulunan ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde gerçekleşen provokatif olay hakkında yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: "Geçtiğimiz gün Hamamyolu Caddesi’nde AK Parti teşkilâtımızın vatandaşlarımızla bir araya geldiği ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde yaşanan provokatif olay kamuoyunun malumudur. Eleştiri başımızın tacıdır. Milletimizin her türlü görüşüne, yapıcı eleştirisine ve farklı düşüncelerine büyük bir saygımız var lakin söz konusu yürüyüşte atılan ’AKP mezara, halk iktidara’ gibi çirkin ve nefret dolu sloganlar, doğrudan halkı tahrik etmeye, toplumu kutuplaştırmaya yönelik söylemlerdir. CHP İl Başkanı eğer yürüyüşlerde düzgün slogan bulamıyorsa önce partisindeki hırsızlık ve yolsuzluklara dair sloganlar düşünsün. Zorlanacaklarını düşünmüyoruz, doneleri epey bol. Yürüyüş sırasında atılan tahrik dolu sloganlara tepki gösteren vatandaşımızın yaptığı hareket, aynı zamanda toplumun sessiz kesiminin vicdanıdır. Vatandaşlarımız artık CHP’li zihniyetin yıllardır iş üretmeyen kısır döngü siyasetinden bıkmış ve usanmış durumdadır. AK Parti, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletin desteğiyle her seçimde iktidara gelmiş ve Türkiye’yi yönetme yetkisini doğrudan halkımızdan almıştır. Bu gerçeği hazmedemeyenlerin sokakta tehditkar sloganlar atmaları ne akla ne de izana sığmaktadır. Eskişehirli kardeşlerimizden ricamız; bu tür provokasyonlar karşısında sağduyuyu elden bırakmamaları ve bu tarz ayrıştırıcı dil kullananları kale almamalarıdır."