Yerel Haberler
Eskişehir
Tarlada ortalama 15 TL olan marul tezgahlarda 100 TL’ye satılıyor 04 Nisan 2026 Cumartesi - 09:20:54 Eskişehir’de üretici Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, marul fiyatlarının yüksek olmasıyla ilgili olarak, "Allah nasip ederse nisan ayı bereket ayı olacak. Bizim 10-20 TL’ye sattığımız marulu vatandaş belki 50 TL’ye tüketebilir ama bilin ki şu anki fiyat üreticideki fiyat değildir" dedi. Son günlerde pazar tezgahlarındaki yüksek fiyatıyla dikkat çeken marul, yaklaşık 100 TL’ye satılıyor. Üreticiler, tarlada ortalama 15 TL olan marulun aracılar ve satıcılar sebebiyle katlarca yüksek fiyatlara satıldığını iddia ederken, Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Buluşan, plansızlıktan kaynaklanan bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. "Üreticide ortalama 15 TL olan ürünü tüketici 100 TL’ye yiyor" 2026 yılının ilk aylarında üreticideki marul fiyatlarının çok düşük olduğunu ifade eden Süleyman Buluşan, "O zamanlarda maliyetlerin çok yüksek olduğunu, üreticimiz bu fiyatlara marul sattığı takdirde üretimde sıkıntı olacağını söylemiştik. Yıllardır söyleyegeldiğimiz bir sözümüz var, bunun altını çizerek kendi sözüm de diyebilirim: Planlı üretim, planlı pazar. Bir ülke olarak buna geçmediğimiz takdirde, Hal Kanunu’nu bir an evvel yetiştirmediğimiz takdirde, üreticide üretilen bir ürün 10, 15, 20 TL iken, tüketici bunu 100 TL’ye yiyor. Bunun sorumlusu da bu plansızlıktır. Şu anda ülkemizin etrafında olan savaşlar nedeniyle akaryakıt çok yükseldi ve bu durum üreticiye anında yansıyor. Bir tarla 10 TL’ye işlenirken, şu anda 30 TL’ye işlenir hale geldi" şeklinde konuştu. "Bunun sebebi üretici değil, aradaki aracılardır" Marul üretiminin zorluğuna da değinen Buluşan, "Biz bu üretimi günlük yapmıyoruz; 15-20 gün veya bir ay önce bu ürün üreticinin elinden tüccarın eline veya herhangi bir konuma geçiyor. Maliyeti 20-30 TL satılan bu ürünler, şu anda 100-150 TL arasında seyrediyor. Bunun sebebi üretici değil, aradaki aracılardır. Bir an evvel bu Hal Yasası’nın çıkması gerekir. Üretici birlikleri yıllardır boş bekliyor. Bunun sebebi, hal mevzuatının uygulanamamasından, üretici birliklerinin devreye sokulmamasından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı. "Şu anda üreticimiz sahaya indi ve tarlalarda yeni üretim başladı" Firmaların üreticiden aldığı ürünlerin üzerine yüksek miktarda kâr oranı koyduklarını belirten Buluşan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer üreticiyle tüccar arasında üretici birliği olursa bu iş çok çabuk çözülür; kimse kafasına göre fatura uygulayamaz ve yüksek fiyatlara satamaz. Üreticiyle tüketici arasındaki mesafeyi koruyabilmemiz için araya bu üretici birliklerini sokmak zorundayız. Kötü bir kara tablo çizmemizin anlamı yok. Şu anda üreticimiz sahaya indi ve tarlalarda yeni üretim başladı. Allah nasip ederse nisan ayı bereket ayı olacak. Halkımıza şu müjdeyi verebiliriz: 10-20 liraya bizim sattığımız marulu belki 50 liraya tüketebilirler ama bilin ki bu fiyat üreticideki fiyat değildir. İnşallah bu denge kurulur ve biz de üretmeye devam ederiz."
04 Nisan 2026 Cumartesi - 06:23 Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:17 ESOGÜ’de otizm farkındalığı için güç birliği: Kampüste anlamlı yürüyüş Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Toplumsal Farkındalık Kulübü ve Özel Eğitim Bölümü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği "Farkındalık Yürüyüşü" ile otizmli bireylerin toplumsal kabulüne dikkat çekti. Üniversite yönetiminin ve farklı fakültelerden öğretim üyeleri ile öğrencilerin katılım sağladığı etkinlikte, Meşelik Kampüsü içinde otizm farkındalığı için bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi önünden başlayan yürüyüşe, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzum Erken Çelik, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Derya Genç Tosun’un ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları katıldı. Yürüyüşte özel eğitim bölümü öğrencileri, hazırladıkları farkındalık mesajlı pankartlarla yürüyüşün ön saflarında yer aldı. Yürüyüş boyunca otizmin bir eksiklik değil, zenginleştirici bir çeşitlilik olduğu vurgulanırken, toplumsal yaşamın her alanında kapsayıcılığın ve hak temelli yaklaşımın önemi bir kez daha hatırlatıldı. Özel Eğitim Bölüm Başkanlığından yapılan açıklamada bu yıl üçüncüsü düzenlenen yürüyüşün otizm farkındalık etkinlikleri için bir başlangıç noktası olduğu ve otizm farkındalığını tüm aya yayacak şekilde kapsamlı bir program hazırlandığı belirtildi. Nisan ayı boyunca sürecek etkinlik takvimi kapsamında geliri doğrudan otizmli bireylere öğretim materyali temin etmek için kaynak oluşturacak anlamlı bir hayır panayırı, Eğitim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilecek tematik film gösterimleri ve yenilikçiliğin farkındalıkla buluşacağı bir afiş yarışması ve ardından düzenlenecek olan ödül töreni yer alıyor. Bu zengin program aracılığıyla hem üniversite öğrencilerine hem de Eskişehir halkına ulaşılarak toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21 Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
Gürhan Albayrak’tan pankart açıklaması
20 Temmuz 2025 Pazar - 16:06 Gürhan Albayrak’tan pankart açıklaması Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde yaşanan ve Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformunun düzenlediği eylem sırasında yırtılan pankart olayı hakkında AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak açıklama yaptı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Hamamyolu Caddesi’nde bulunan ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde gerçekleşen provokatif olay hakkında yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: "Geçtiğimiz gün Hamamyolu Caddesi’nde AK Parti teşkilâtımızın vatandaşlarımızla bir araya geldiği ’AK Parti Seninle Eskişehir’ standı önünde yaşanan provokatif olay kamuoyunun malumudur. Eleştiri başımızın tacıdır. Milletimizin her türlü görüşüne, yapıcı eleştirisine ve farklı düşüncelerine büyük bir saygımız var lakin söz konusu yürüyüşte atılan ’AKP mezara, halk iktidara’ gibi çirkin ve nefret dolu sloganlar, doğrudan halkı tahrik etmeye, toplumu kutuplaştırmaya yönelik söylemlerdir. CHP İl Başkanı eğer yürüyüşlerde düzgün slogan bulamıyorsa önce partisindeki hırsızlık ve yolsuzluklara dair sloganlar düşünsün. Zorlanacaklarını düşünmüyoruz, doneleri epey bol. Yürüyüş sırasında atılan tahrik dolu sloganlara tepki gösteren vatandaşımızın yaptığı hareket, aynı zamanda toplumun sessiz kesiminin vicdanıdır. Vatandaşlarımız artık CHP’li zihniyetin yıllardır iş üretmeyen kısır döngü siyasetinden bıkmış ve usanmış durumdadır. AK Parti, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletin desteğiyle her seçimde iktidara gelmiş ve Türkiye’yi yönetme yetkisini doğrudan halkımızdan almıştır. Bu gerçeği hazmedemeyenlerin sokakta tehditkar sloganlar atmaları ne akla ne de izana sığmaktadır. Eskişehirli kardeşlerimizden ricamız; bu tür provokasyonlar karşısında sağduyuyu elden bırakmamaları ve bu tarz ayrıştırıcı dil kullananları kale almamalarıdır."
Rektör Adıgüzel’den Maarif Irak temsilciliğine ziyaret
20 Temmuz 2025 Pazar - 14:18 Rektör Adıgüzel’den Maarif Irak temsilciliğine ziyaret Anadolu Üniversitesi, uluslararası ilişkiler çerçevesinde yürütülen eğitim kurallarıyla temaslarını sürdürüyor. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Birimi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan, Irak’ın Erbil kentinde faaliyet gösterdiğini gösteren Maarif Irak Eğitim Kurumu’nu ziyaret etti. Bin 35 öğrenci ve 200 personelle dikkat çeken Maarif Irak’ta, Arapça, İngilizce, Türkçe ve Kürtçe dillerinde çok dilli eğitim veriliyor. Kurumun yüzde 100 İngilizce eğitim modeliyle bölgedeki eğitimde önemli bir noktaya sahip olduğu belirtiliyor. Anadili Arapça, Kürtçe ve İngilizce olan öğrencilerden oluşan eğitim kadrosu ve Türkçe derslerinde görev yapan Türk öğretmenlerle birlikte yüksek standartta eğitim sunan kurum, yoğun ilgi görüyor. Maarif Vakfı’nın Irak genelindeki Maarif Bağdat Eğitim Kurumu ile yaklaşık 600 personeli bulunuyor ve günde Erbil’de ikinci bir Döngü açılışı yapılıyor. Karşılıklı mutabakata varıldı Anadolu Üniversitesi tarafından sağlanan Açıköğretim Fakültesi (AÖF) yurt dışı programları, özellikle Türk Dili ve Kültürü Programı’nın Maarif’e ve ülkelerine tanıtılması üzerine ziyaret etkinlikleri gerçekleştiriyor. Bu yetenek, Maarif’in Erbil ve Bağdat’taki okullarının AÖF modülü ve sınav merkezi olarak kullanılabilmesi yönünde karşılıklı mutabakata varıldı. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ziyaretin sonunda Maarif’i, Anadolu Üniversitesi’nin yurtdışı AÖF programlarına ve uluslararası örgün eğitim standartlarını tanıtan gruplara sundu. Ayrıca üniversitenin anlamlı hediyeleri de üyelere takdim edildi.
Engelliler Entegre Yüksekokulu saygın ve üretken bireyler yetiştiriyor
20 Temmuz 2025 Pazar - 14:01 Engelliler Entegre Yüksekokulu saygın ve üretken bireyler yetiştiriyor Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulan Engelliler Entegre Yüksekokulu, engelli gençlerin mesleki eğitimlerini sağlayarak üretken birey olmalarını hedefliyor. Türkiye’de işitme engelli gençlere yönelik yükseköğretim düzeyinde eğitim sağlayan ilk ve tek kurum olan Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu, 1992 yılında Birleşmiş Milletler Projesi ile kuruldu. Bünyesinde bulunan dört programın bulunduğu Yüksekokula emek veren eğitim ürünlerinin başında ise Engelliler Entegre Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Meltem Özten Anay ve Doç. Dr. Ayşe Tanrıdiler yer alıyor. Dünya standardında bir eğitim kurumu olmayı vizyon edinen Engelliler Entegre Yüksekokulu, işitme engelli gençlerin eğitim ortamlarında mesleki eğitimlerini sağlayarak hem profesyonel hem sosyal yaşamlarında engelli ayrımlarını aşarak toplumun genç ve üretken bireyler olmalarını sağlıyor. Yüksekokul dört programda eğitim veriyor Uygulamalı Güzel Sanatlar Bölümünde; Grafik Sanatlar Ana Sanat Dalı (ASD), Seramik ASD; Bilgisayar Kullanımı Bölümünde, Bilgisayar Operatörlüğü Ön Lisans Programı; Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümünde ise Yapı Ressamlığı Ön Lisans Programları eğitimi verilir Engelliler Entegre Yüksekokuluna kayıt yaptıran bir yıl Zorunlu Türkçe Hazırlık Sınıfı okuyor. Dönemin başında yapılan seviye tespiti ve muafiyet sınavlarından başarılı olan ise kazandıkları program birinci sınıftan başlıyor. Yüksekokul, hizmet sunma seçenekleri Türkiye’de tek olma özelliğine sahipken dünya genelinde belirli kurumlar arasında yer alıyor. Yüksekokulda işitme engelli gençlerin seramik ve grafik atölyeleri ve faaliyetleriyle ilgili olarak onun öğrencinin bir bilgisayarı olacak şekilde bilgisayar laboratuvarları bulunuyor. Ayrıca 3D yazıcı ve baskıların yapılabildiği yazıcı odası Anadolu Üniversitesi tarafından güncel teknoloji ile donatılmış durumda. Öğrenciler zorunlu staj yapıyor Tüm programlarında staj zorunluluğu olan Engelliler Entegre Yüksekokulunda staj öncesi, sırası ve sonrasındaki süreçleri tanıtmak ve izlemek amacıyla Staj Koordinatörlüğü bulunuyor. Staj Koordinatörü tüm staj sürecini takip edip gerekli eğitimleri verirken öğrenciler dil ve ihtiyaç düzeyleri doğrultusunda destekleniyor. Yüksekokulun son sınıflarında mezuniyet sonrası ve kariyer planlamaya yönelik farkındalık artırmak amacıyla verilen dersler bulunurken öğretim elemanları tarafından son sınıf öğrencileri sürekli destekleniyor. Bunun yanı sıra Engelliler Entegre Yüksekokulu öğrencileri Anadolu Üniversitesinin sunduğu Erasmus programlarından da yararlanabiliyor. Mezunların yüzde 57’si kendi alanında çalışıyor Yüksekokulda toplam 9 bilgisayar laboratuvarı, 12 atölye (Çizim, Çamur Atölyesi, Sırlama Atölyesi, Alçı, Dekor) ve 4 dil dersliği yer alıyor. Yüksekokulda dersler işitme engelli öğrencilerin dil düzeyleri ve ihtiyaçları doğrultusunda dil dersleri ile desteklenerek gerçekleştiriliyor. Yüksekokuldan mezun olan işitme engelli bireylerin kendisine, topluma ve ülkesine faydalı ve üretken bireyler olarak katkıda bulunmaları hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu öğrencileri mezun oldukları bölümler doğrultusunda özel sektörde ve kamu alanında çalışabiliyor. Öğretim elemanlarının 2021 yılında yaptığı bir araştırmaya göre Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarında yüzde 80’i bir işte, yüzde 57’si ise kendi alanında çalışıyor. Bilimsel araştırma ve sanatın merkezi Engelliler Entegre Yüksekokulu öğretim elemanları tarafından gerçekleştirilen yüksek lisans/doktora tezleri ve projelerle okul iyileştirme, dil becerilerini geliştirme, işitme engellilerin mesleki eğitimi, istihdamı ve kariyer farkındalıklarına yönelik çeşitli araştırmalar gerçekleştiriliyor. Bu çalışmaların sonuçları ise yurt içi ve yurt dışında düzenlenen kongre, konferans ve seminerlerde sunulurken ulusal ve uluslararası indeksli dergilerde de yayımlanıyor. İşitme engellilerin nitelikli istihdamı amacı ile Üniversite Sanayi İş birliği bağlamında dört proje ile mezunların nitelikli istihdamı desteklenerek işitme engellilerin mesleki yaşam süreçlerine yönelik faydalı model oluşturuluyor. Güzel Sanatlar bölümlerinin öğrencileri ise yurt içinde düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceler alıyorlar. Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulunun her yıl dönem sonunda düzenlediği Yıl Sonu Sergisinde ise tüm öğrencilerin eserleri yer alıyor. 2025 yılı itibariyle 102 öğrenci bulunan okul, aynı yıl 18 mezun olan programların kontenjanları 11 öğrenci ile sınırlıdır. 6 Profesör, 5 Doçent, 2 Dr. Öğr. Üyesi, 2 Öğr. Gör. Dr., 9 Öğretim Görevlisi ve 5 özel eğitim uzmanının eğitim bilimleri toplam mezun sayısı ise 727’dir. Yüksekokul da eğitim süreçleri, mezunlara yönelik istihdamı destekleme ve izleme projeleri kapsamında üniversite-sanayi iş birliği çalışmaları da yürütülmektedir.
Açıköğretim’de programlar devam ediyor, fakülteler birleşti
20 Temmuz 2025 Pazar - 13:29 Açıköğretim’de programlar devam ediyor, fakülteler birleşti Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Sisteminde önemli bir yapısal değişikliğe gitti. 14 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı nedeniyle, Açıköğretim Sistemine bağlı İktisat ve İşletme Fakülteleri, "Açıköğretim Fakültesi" çatısı altında birleştirildi. Bu değişim, Açıköğretim Programlarının sürdürülebilirliği ve kapsamı artacaktır. Bu değişiklik sadece idari yapıyı bloke ederek, İktisat ve İşletme Fakültelerinde yürütülen tüm programların eğitim faaliyetlerine devam edecek ve çalışmalarda kazanılmış hakları tamamen korunacak. Yeni düzenlemeyle birlikte, kayıt hakkını kazanan otorite Açıköğretim Fakültesi birimiyle ilgili programlara kayıt yaptırılacak ve diplomalarını bu başarısızlık adı altında alacak. Mevcut ise kayıt altına alınmış olan fakültenin adını taşıyan diplomalarla mezun olacak. Eğitim içeriklerinde ya da programların yapısında herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. Yeni sistemle akademik yapı sadeleşecek Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminde yapılan bu birleşimin yönetim süreçlerini daha verimli hale getirmesi, akademik yapıyı sadeleştirmesi ve dağılımı daha bütüncül bir eğitim deneyimi sunması amaçlanıyor. Açıköğretim Sisteminde atılan bu adımda, üniversitenin kalite odaklılığını sürdürme, kaynakları daha etkin kullanma ve dağıtım merkezileşmiş bir yapı içerisinde güçlü destek sağlama bütçesiyle uyumlu bir dönüşüm olarak görülüyor.
’İç Anadolu Bölgesi 2. Akreditasyon Kampı’ açılışı İnönü’nde gerçekleşti
20 Temmuz 2025 Pazar - 11:49 ’İç Anadolu Bölgesi 2. Akreditasyon Kampı’ açılışı İnönü’nde gerçekleşti Eskişehir’in İnönü ilçesinde bulunan Türk Hava Kurumu’na ait İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde ’İç Anadolu Bölgesi 2. Akreditasyon Kampı’ gerçekleştirildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından ’İç Anadolu Bölgesi 2. Akreditasyon Kampı’ açılış programı düzenlendi. Bölgenin 11 ilinden 58 sivil toplum, kamu ve özel kuruluşu ağırlayan kamp, Türk Hava Kurumuna (THK) ait Türkkuşu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. AFAD’ın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında 8 kategoride arama kurtarma ekiplerine eğitim verdiği etkinlikte, akredite edilen 58 kuruluşa bağlı yaklaşık 1000 üye bir araya geldi. "Eskişehir olarak ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında uygulanan akreditasyon sistemi doğrultusunda Eskişehir Türk Hava Kurumu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde başlayan programın açılışında konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Akredite edilmiş olan sivil toplum kuruluşlarımızın bir araya gelerek birbirleriyle tanışmaları ve afet anında ortak hareket edebilme anlayışının daha üst noktalara taşınması adına önemli bir organizasyona Eskişehir olarak ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. "Gerekli adamları atacağımızı belirtmek istiyorum" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise açılış programında yaptığı konuşmada, "Afetlere hazırlık konusunda, afetlere müdahale konusunda sizlerle yapmış olduğumuz iş birliğini çok önemsiyoruz ve bundan sonra da bu iş birliği ve koordinasyonun daha da güçlenerek devamı için gerekli adamları atacağımızı belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı.