Yerel Haberler
Eskişehir
Depremde kaybettiği öğrencisinin yüksek lisans tezini yayınladı 07 Nisan 2026 Salı - 16:22:57 Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Betül Barut, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş Depreminde hayatını kaybeden yüksek lisans tez öğrencisi Fatmanur Akşan Selçuk adına tezini makale olarak yayımlayarak onun anısını yaşattı ve sürece dair duygularını paylaştı. 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş Depremi, Anadolu Üniversitesi’ni derin bir yasa boğdu. Üniversitede öğrenim gören ya da mezun olmuş birçok öğrenci bu felakette hayatını kaybetti. Kaybettiğimiz öğrenciler arasında, Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Betül Barut’un yüksek lisans tez öğrencisi Fatmanur Akşan Selçuk da vardı. Dr. Öğr. Üyesi Barut, öğrencisi adına tezini makale olarak yayımlayarak onun anısını yaşattı ve sürece dair duygularını paylaştı. "Fatmanur, bu büyük felakette kaybettiğimiz çok kıymetli öğrencilerimizden biriydi" Rahmetli öğrencisi Fatmanur hakkında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Barut şunları söyledi: "Öncelikle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Gaziantep’te matematik öğretmeni olarak görev yapan Fatmanur; kibar, duyarlı ve çalışkan bir öğrenciydi. İlk yüksek lisans öğrencim olduğu için tez sürecine ayrıca özen göstermiştim. Kendisi tüm süreci büyük dikkat ve sabırla yürüttü. Her düzeltmeyi özenle yerine getirdi." Barut, öğrencisinin tezini makaleye dönüştürme sürecini hem akademik hem de duygusal açıdan özel bir deneyim olarak nitelendirdi: "Bu çalışmayı tamamlamak, yalnızca akademik bir görev değil, aynı zamanda onun anısına karşı bir vefa borcuydu. Fatmanur hayatta olsaydı bazı noktaları birlikte değerlendirir, fikirlerini paylaşırdık diye düşündüğüm anlar oldu." dedi. "Fatmanur’un çalışması, problem çözme sürecini anlamamıza katkı sağladı" Öğrencisinin çalışmasıyla ilgili olarak Dr. Öğr. Üyesi Barut şunları ekledi: "Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin problem çözme sürecinde nasıl düşündüklerini ve kendi düşüncelerini nasıl yönettiklerini anlamamıza önemli katkılar sağladı. Ayrıca çalışma, diğer ülkelerde kullanılan bir yöntemin Türk öğrenciler üzerinde de uygulanabileceğini ve geliştirilen kuramsal çerçevenin Türk öğrenciler için geçerli olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda elde edilen bulgular hem araştırmacılar hem de öğretmenler için yol gösterici nitelikte." "Yayını, Fatmanur’un ismini ve emeğini yaşatmak için gerçekleştirdim" Dr. Öğr. Üyesi Barut, makale yayımlandıktan sonra öğrencisinin ailesiyle paylaştığını ve onların mutluluğunun kendisi için çok değerli olduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Barut ayrıca, Türk Eğitim Bilimleri Dergisi’nden makalenin altına öğrencinin vefat ettiğine ve yayının anısını yaşatma amacı taşıdığına dair kısa bir not eklemelerini rica etti; editörler de bunu kabul etti. Dr. Öğr. Üyesi Barut, akademide bu tür vefa örneklerinin önemini vurgulayarak, "Akademi yalnızca bilimsel üretimin değil, emeğe saygının ve etik sorumluluğun da alanıdır. Geride kalan bir çalışmayı görünür kılmak, sahibinin emeğini teslim etmek hem akademik hem de insani açıdan büyük anlam taşır." dedi.
Sağlık ocaklarında akupunktur tedavisi Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de uygulandı
06 Temmuz 2025 Pazar - 10:15 Sağlık ocaklarında akupunktur tedavisi Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de uygulandı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları (GETAT) çerçevesinde Türkiye’de ilk defa bir sağlık ocağında, Eskişehir’de bulunan Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde akupunktur tedavisi gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı’nca GETAT eğitimi almış doktorlara sağlık ocaklarında uygulama yapabilme izni verildi. Bu çerçevede; Ankara Lokman Hekim Üniversitesi’nde eğitim alan ve Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli Dr. Osman Mollaoğlu, bu cumartesi günü akupunktur tedavisine başladı. Bu uygulamanın bir sağlık ocağında Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de gerçekleştirildiği belirtildi. Şu anda sadece hafta sonları yapılan uygulamayla ilgili bilgi paylaşan Dr. Mollaoğlu, akupunkturun tüm hastalıklarda rahatlıkla kullanılabilecek bir yöntem olduğunu ve modern tıbbı destekleyici özelliği olduğunu söyledi. "Geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı Türkiye’de bir ilk olarak Eskişehir’e getirmiş bulunmaktayız" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan, "Eskişehir halkına, hatta çevre illere de her geçen gün sağlık hizmetinin yelpazesini genişletme amacındayız ve bunu belki yavaş adımlarla ama her geçen gün biraz daha artırma durumundayız. Yine birinci basamakta uyguladığımız hizmetlere ek olarak da geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı da Türkiye’de bir ilk olarak Eskişehir’e getirmiş bulunmaktayız. Odunpazarı İlçesi’nde bağlı Adalar Aile Sağlığı Merkezi’mizdeki Dr. Osman Mollaoğlu hocamızın öncülüğünde artık bu birimimizde de akupunktur tedavileri yapılmaya başlanacaktır. Bundan sonra da yeni açılacak hizmet birimleri, yeni açılacak ünitelerle ve personellerimizle birlikte sağlık çalışanlarının fedakâr ve özverili gayretleriyle Eskişehir halkımızda sağlık hizmetini daha da yaygınlaştırma gayretinde, bilincinde olacağız ve çalışmalarımız da devam edecektir" dedi. "GETAT uygulamalarıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz" Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli Dr. Osman Mollaoğlu ise, "2021 yılında akupunktur eğitimlerini Ankara Lokman Hekim Üniversitesi’nde Profesör Doktor Cemal Çevik hocanın ekibiyle birlikte tamamlamış bulunmaktayım. Bu eğitimler sonrasında bakanlığımızın da sağlık ocaklarında GETAT eğitimi almış doktor arkadaşlarımızın uygulama yapabilme izni vermesi sonrasında biz akupunktur konusunda Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde hafta sonu itibarıyla hizmete başlıyoruz ve inşallah memleketimiz için hayırlı olur. İleriki dönemlerde belki bakanlığımızın izniyle de mesai saatleri sonrasında olabileceğini düşünüyoruz. Eskişehir hep ilkleri yaşayan bir şehir, memleket. Eğitimde öncü olan bir memleket, sağlıkta da aynı öncülüğü 2006 yılında aile hekimliğiyle başlamıştı. Şimdi GETAT uygulamalarıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Bundan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. "Modern tıbbı tamamlayıcı ve destekleyici bir özelliği vardır." Akupunktur tedavisiyle ilgili detaylara değinen Dr. Mollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Modern tıbbın yanında geleneksel tıp uygulamalarından akupunktur tüm hastalıklarda rahatlıkla kullanılabilecek modületedir ve modern tıbbı tamamlayıcı ve destekleyici bir özelliği vardır. Geçmeyen kas ve iskelet sistemi ağrılarında, baş dönmelerinde, migren gibi baş ağrılarında, psikolojik ve ruhsal hastalıkların desteklenmesinde, aynı zamanda immün sistemin modüle edilip rahatlatılmasında ve çoklu ilaç kullanımı yapan hastalarımızın daha rahatlıkla hastalıklarını geçirmesinde yardımcı ve tamamlayıcı bir rol almaktadır. Bu da hastalarımızı çok rahatlatmaktadır."
Orman yangınlarından sonra yangın tüplerine talep arttı
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:12 Orman yangınlarından sonra yangın tüplerine talep arttı Eskişehir’de yangın söndürme cihazı ve iş güvenliği ekipmanları satan esnaf Murat Pazarlı, son dönemde yaşanan yangınların ardından vatandaşların bilinçlendiğini ve satışların arttığını söyledi. Artan yangın vakaları, yangın güvenlik sektöründe hem hareketliliğe hem de bilinçlenmeye neden oldu. Yangın sektöründe 1983 yılından bu yana faaliyet gösteren Murat Pazarlı, hem bireysel kullanıcıların hem de işletmelerin artık yangın söndürme sistemlerini sadece yasal bir zorunluluk olarak değil, gerçek bir ihtiyaç olarak gördüklerini söyledi. Özellikle Bolu’daki otel yangını sonrası taleplerin yoğunlaştığını belirten Pazarlı, "Bolu’daki otel yangınından sonra insanlar biraz daha tedirgin olmaya başladılar. Bu tedirginliğin üzerine hem firmalar olsun hem de şahıslar olmak üzere herkes yangın söndürme cihazlarına ve otomatik söndürme sistemlerine yönelmeye başladı. Belediyeler de bunun üzerine denetlemelerini çoğalttı. Denetleme işlemlerini daha fazla hızlandırdılar." dedi. "Bilinç arttı, ilgi yoğunlaştı" Geçmişte yangın söndürme cihazlarına olan ilgi oldukça düşükken cihazlar yalnızca yasal zorunluluklar kapsamında satın alındığını belirten Pazarlı, son dönemde artan orman yangınları ve yaşanan can kayıplarıyla birlikte bu tablonun değiştiğini belirtti: Bu güne kadar denetlemeler bu kadar fazla devam etmiyordu ve insanların yangın söndürme cihazına olan ilgileri bu kadar yoğun değildi. Artık insanlar bu konu hakkında gerçekten bilinçlenmeye başladı, orman yangınlarının artması bu olayları daha da tetikledi. Binalarına, özel mülklerine, iş yerlerine, bahçelerine, çiftliklerine almaya başladılar. Eskiden bu kadar önemsenmiyordu, bir su hattı çekerim ve hortum koyarım ve gelecek olan yangını söndürürüm tarzında düşüncelere kaydoluyorlardı." "İnsanların yangın söndürme cihazına bakış açısı değişti" Eskiden apartmanlara yangın söndürme cihazları yalnızca belediyelerin ruhsat ve iskan süreçleri için alınırken, bugün aynı cihazlar yangın güvenliği amacıyla kullanılmaya başladığını belirten esnaf Pazarlı; "Şu anda insanlar bilinçlenmeye başladı yangın konusunda. Eskiden önemsenmiyordu, yangın söndürme cihazı sadece ruhsat alımı için olduğu düşünesi vardı. Şuan tam manasıyla yangın güvenliği için kullanılmaya başlandı. Bu düşünce değiştiği için insanlar artık cihazları aldıktan sonra ne şekilde kullanacaklarını da öğrenmek istiyorlar. İnsanların yangın söndürme cihazına bakış açısı daha da değişti, ciddi bir anlamda yangın söndürme cihazının ihtiyaç olduğunu farkına vardılar" diyerek ifade etti. "Yazla değil, yangınlarla paralel artış" Yangın söndürme cihazlarına olan ilginin yaz mevsimiyle birebir bağlantılı olmadığını ifade eden Pazarlı, bu yıl yangın sezonunun erken başlamasıyla talebin de erkene çekildiğini söyledi. Devletin ve belediyelerin aldığı önlemler vatandaşları daha dikkatli olmaya yönlendirdiğini söyleyen Murat Pazarlı; "Yangın söndürme cihazlarının artışı aslında yaz sezonuyla orantılı artan bir durum değil. Yangınlar bu sene maalesef erken çıkmaya başladı, buna karşılık devletin ve belediyelerin almış olduğu kararlar var. Mesela ormanlarda, ağaçlık yerlerde ateş yakılmamasıyla alakalı bunlara artık cezai işlemlerin uygulanması insanların biraz daha caydırıcılığına sebebiyet verdi." Otomatik sistemlere ilgi arttı Sadece taşınabilir yangın söndürücülerin değil, otomatik söndürme sistemlerin de artık talep gördüğünü belirten Pazarlı; "İşletmeler sadece yangın söndürme cihazı almıyorlar, otomatik sistemlerde kuruyorlar. Davlumbazlardan dolayı binada veya işletmelerde çıkabilecek olan yangınları da artık önemsemeye başlayarak davlumbaz söndürme sistemlerine, pano tipi söndürme sistemlerine yöneldiler. Bunlara eskiden bir bütçe ayırmıyorlardı çünkü normal söndürme cihazına karşılık biraz daha maliyetli oluyor. Şu anda onları da yaptırıyorlar." "Ürün çeşitliliği artıyor" Yangın güvenliği sektöründe 2025 yılı itibariyle ürün yelpazesi de genişlemeye başladığını ve sektörde özel ürün geliştirildiğinden bahseden Murat Pazarlı: "Yangın sektöründe yeni materyaller çıkarmaya başladılar. Eskiden belli standartlarda iki ya da üç çeşit yangın söndürme cihazı vardı. Şu anda etkin maddeleri farklı şekilde, ürün gamlarını geliştirmeye başladılar. Örneğin kimileri orman yangınları için özel kimyasallar üretmeye başladı, kimisi sadece yağ yangınları için özel kimyasallar üretmeye başladı. Olay biraz daha ciddiye dönmeye başladı. Yangın sektörü artık çok daha profesyonel ve bilinçli bir şekilde büyüyor" diyerek sektörün geliştiğini vurguladı. Fiyatlar cüzi, hayati önem taşıyor Cihazların fiyatlarının uygun olduğunu vurgulayan esnaf Pazarlı; "Fiyatlar açısından bakacak olursak şu an en kötü bir arabanın maliyeti 1 ila 1 buçuk milyon liradan başlıyor. O aracı koruma bedeli ise bizden alacağı yaklaşık 500 ila 750 lira arasında bir fiyat olmak üzere, çok cüzi bir rakama yangından korunmasını sağlıyor. İnsanlar artık çok büyük paralar harcadıkları araçları ve evleri, aslında çok cüzi rakamlarla koruyabiliyor. Yangın söndürme cihazlarının fiyatları çok yüksek rakamlar değil" dedi. "Cihazın yeri ve kimyasal kalitesi önemli" Yangın söndürme cihazlarının etkinliğini belirleyen en önemli unsurun, içindeki kimyasal maddenin kalitesi olduğunu vurgulayan Pazarlı, cihazların düzenli bakım ve dolum gerektirdiğine dikkat çekti; "Yangın söndürme cihazlarının içindeki kimyasal maddenin son kullanım süresi maksimum 2 yıldır bu da cihazın nerede ve nasıl muhafaza edildiğine bağlı olarak değişiyor. Yangın söndürme cihazını dışarıda, rutubetli ya da aşırı soğuk bir yerde tuttuğunuzda içindeki kimyasallar bozulmaya başlar. Bu yüzden belli bir sıcaklıkta muhafaza etmek ve cihazı 6 aylık periyodik bakımlara getirmek bu süreyi 2 yıla kadar uzatabilir." Cihazın yılda bir kontrol ettirilmesinin faydalı olacağını söyleyen Pazarlı, "Biçerdöver gibi açık alanda kullanılan araçlarda veya otomobillerde cihaz her türlü hava şartlarına maruz kalıyor. Bu yüzden yılda bir kere dolum yapılması içindeki maddenin etkisini koruması açısından önemlidir. Cihazı bir ilaç gibi düşünmeliyiz, son kullanma tarihi geçtiğinde etkisi azalır" ifadelerini kullandı. "Cihaz bagajda değil, ulaşılabilir yerde olmalı" Araçlarda yapılan en büyük hatalardan birinin, yangın söndürme cihazını bagaja yerleştirmek olduğunu belirten Pazarlı, "Yönetmeliklere göre cihaz, aracın içinde ve ulaşılabilecek en yakın yerde olmalı. Eskiden sürücü koltuğunun yanına montaj yapılırdı. Kaza anında bagajdaki cihaza ulaşmak daha zor" uyarısında bulundu.
Motosiklet sürücüleri kuralları ve yöntemleri uzmanından dinledi
04 Temmuz 2025 Cuma - 21:57 Motosiklet sürücüleri kuralları ve yöntemleri uzmanından dinledi Eskişehir Valilik meydanında polis, jandarma, Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği, belediyelere ait motosikletli zabıtalar ve motosiklet kullanıcıları katılımıyla Motosiklet Kazalarında Farkındalığın Artırılması Buluşması isimli organizasyon düzenlenerek, sürücüler bilinçlendi. Eskişehir Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığınca Valilik Meydanı’nda Bir Kural 1 Ömür mottosuyla Motosiklet Kazalarında Farkındalığın Artırılması Buluşması isimli organizasyon düzenlendi. Organizasyona polis, jandarma, Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği, belediyelere ait motosikletli zabıtalar ve motosiklet kullanıcıları katıldı. Etkinlikte alana gelen Eskişehir İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Metin Ünlü ve İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman alanda incelemelerde bulundu. Etkinliğe katılan ünlü Yeşilçam oyuncusu Nuri Alço, polis memurlarıyla ve vatandaşlarla bol bol fotoğraf çektirdi. Saygı duruşu ve istiklal marşının ardından kürsüye çıkan Eskişehir İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, motosikletin trafikteki yeri ve kuralların önemi hakkında konuştu. "Herkesi kurallara uymaya bir kez daha davet ediyoruz" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Motosikletlerin karıştığı trafik kazalarının da toplam kaza oranı içerisinde oldukça büyük bir alan kapladığını görüyoruz. Eskişehir geneline baktığımızda özellikle iki bin yirmi dört yılında ilimizde gerçekleştirilen trafik kazalarının yüzde 53.70’i motosikletlerin karıştığı kazalardan oluşmaktadır. 2024, 2025 yılında da bu 56 nokta 60 çıkmıştır. İl olarak baktığımızda da ortalamada yüzde elli üç gibi bir oranda motosikletlerin karıştığı trafik kazalarımız var. Toplamda kazaların yarısına yakınında mutlaka motosikletlerin karıştığı kazalar olarak karşımıza çıkıyor. Burada tabii motosiklet sürücüleri kusurludur gibi bir sonuç çıkmamalı. Burada yaya kusuru olabilir. Taşıt kusuru olabilir. Başka kusurlar olabilir. Ama toplamda baktığımızda özellikle motosiklet kazalarının oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Genel olarak baktığımızda özellikle 2025 yılı ilk 6 aylık dönemde emniyet ve jandarma bölgemizde, il genelinde il genelinde toplam 461 motosiklet kazası olmuş. 163, motorlu bisiklet kazası, 22 scooter ve 54 bisiklet kazası meydana gelmiş. Toplamda baktığımızda da motosiklet kazalarında 529, motorlu bisiklette 191, Scooter’da 23 ve bisiklette de 63 vatandaşımız yaralanmıştır. Özellikle biraz önce il emniyet müdürümüz ifade etti. Bir kısmımız hobi olarak ulaşım aracı olarak kullanmanın dışında özellikle son süreçte pandemi döneminin de oluşturduğu bir ortamda moto kuryelerimizin sayısı gün geçtikçe artmakta. Eskişehir ilinde de baktığımızda toplam kaza miktarı içerisinde moto kuryelerin karıştığı motor kazaları için oranı yüzde 32 civarında. Bunların sayısının azaltılması, mümkünse hiç olmaması en büyük arzumuz. Kurallara uyulduğu Bir de kazalarda yaralanma ve ölümlerin olmadığını biliyoruz. Eskişehir’de 2025 yılı süreci içerisinde ölümlü bir motor kazamız olmadı. Temennimiz de olmaması. Yaralıların da olmaması adına toplu Kurumsal duyarlılığı daha üst noktaya taşıma gibi bir hedefimiz ve amacımız var. Bugünkü organizasyonumuzun da temel amacı bu. Toplumun tüm kesimlerinin bu alanda duyarlı olması ve yürütülecek bu çalışmalara katkı sunması. Kurallara uyduğumuz takdirde trafik kazalarını en aza indireceğiz ve belki sıfırlayacağız. Bu yönüyle herkesin, motorcunun da, otomobil sürücüsünün de yayanın da kurallara uyması büyük önem taşıyor. Bu yönüyle herkesi kurallara uymaya bir kez daha davet ediyoruz. Hız sınır riayet edilmesine özellikle istiyoruz. Kask takılması, motor için olmazsa olmaz. Diğer önleyici imkanı olanların tedbirlerini alacak kıyafetlerle motorun üstüne çıkması oldukça önemli. Muhtemel bir kazada bunların can kayıplarını, yaralan en aza indirdiğini biliyoruz. Temel amacımız halkımızın huzur ve güven ortamı içerisinde bir yerlerden bir yerlere ulaşmaları ve kazaya uğramamaları. Bu yönüyle denetimlerimizi de büyük ölçüde arttırdık. İçişleri Bakanlığımızın yeni araçlarının önemli bir kısmı trafik hizmet verildi. Ekip sayımızı arttırdık ve arttırmaya da devam edeceğiz. Denetimlerimizi de bir taraftan arttırırken temel amacımız da kazalarımızı en asgariye indirebilmek. Ben bu organizasyona katılan, katkı sağlayan bütün kişi ve gruplarımıza teşekkür ediyorum. Güvenlik Binbirimizin trafik birimlerimizin hassasiyetle yürüttüğü çalışmalarda kendilerine başarılar diliyorum. Başta il emniyet müdürümüz ve il jandarma komutanımız olmak üzere trafikte görev alan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kazasız günler diliyorum. Umuyorum ki bu programımızın da Eskişehir’de Ve bundan sonraki süreçte kazaların azaltılmasına katkı sağlaması temennisiyle sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum "dedi. "Trafik polislerimiz çok yardımcı oluyorlar" Etkinliğe katılan Furkan Tuncel, "Emniyet müdürlüğünden bizi arayıp davet ettiler burada güvenli motosiklet sürüşü ile alakalı sempozyum yapacaklar sanırım. Güvenli sürüş, motor ekipmanları ve trafikte neler yapmamız gerektiğine dair bir açıklama bekliyoruz. Bu tür etkinliklerin devamı gelmeli de trafik polislerimiz çok yardımcı oluyorlar trafikte sağ olsunlar ama ne yazık ki sürücü arkadaşlar çok sıkıştırıyorlar. Onlar da keşke bilinçlenseler" ifadelerini kullandı. Babasıyla etkinliğe katılan Duru İzmit, "Babamın motoruyla geldim buraya trafikle alakalı, motorlarla alakalı genel bir bilgi alacağımızı düşünüyoruz bence bu etkinlik iyi bir şey. İnsanların bilgilenmesi gerekiyor çünkü bazı Motorcular burada olduklarını düşünmüyorum, ya çok bilgisizler ya da çok bilgililer ama uygulamıyorlar" diye konuştu. Etkinlik, bilgilendirici slayların sunumu, broşür ve stickers dağıtımı ile sonlandı.