Yerel Haberler
Eskişehir
Kadına yönelik şiddetle ilgili toplantı düzenlendi
22 Nisan 2025 Salı - 09:53 Kadına yönelik şiddetle ilgili toplantı düzenlendi ’2025 yılı 1. Dönem Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’ Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, 2024 yılı içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadelede yürütülen çalışmalar, mevcut durum ve gelecek dönem planlamaları analiz edilerek çözüm önerileri üzerinde duruldu. Kadınların korunması, şiddet olaylarının önlenmesi ve farkındalık oluşturulması amacıyla uygulanacak yeni projeler ve stratejiler masaya yatırıldı. "Kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlar konusunda azalma görülüyor" Vali Hüseyin Aksoy, yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetin önlenmesinin yalnızca devletin değil, tüm toplumun sorumluluğu olduğuna vurgu yaptı. Vali Aksoy, "Olay sayılarımızda çok fazla olmasa da belirli ölçüde düşüşler yaşanıyor. Özellikle kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlar konusunda azalma görülmesi olumlu bir gelişme. Ancak bu konuyu rehavete kapılmadan, büyük bir hassasiyetle takip etmemiz oldukça önemli. Cumhuriyet Başsavcılığımızın bu doğrultuda özel bir birim oluşturması, konunun etkin takibi açısından değerli bir adım olmuştur. Müracaat savcıları ve soruşturma savcılarının görevlendirilmesi, aynı ekibin bu vakaları takip etmesi, sürecin düzenli ve titizlikle yürütülmesini sağlıyor. Bu çerçevede, sayın başsavcımıza ve görev alan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Her kurumun vereceği destek, bu konudaki ilerlemeyi doğrudan etkiliyor" Emniyet ve jandarma teşkilatlarının kendilerine intikal eden tüm olayları büyük bir ciddiyetle ele alarak ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na aktarıp gerekli çalışmalar yürüttüğünü belirten Vali Aksoy, "Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüzün değerli uzmanları da aynı hassasiyetle çalışmalarını sürdürüyor. Bu alanda hizmet veren önemli birimlerimiz, ihtiyaçların karşılanması noktasında büyük katkılar sağlıyor. Üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızın yürüttüğü çalışmalar sayesinde toplumsal duyarlılığın daha üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Her kurumun vereceği destek, bu konudaki ilerlemeyi doğrudan etkiliyor" şeklinde konuştu. "Gerekli bilgilendirmeler yapılarak iş birliği sağlanmalıdır" Tüm kurumların yürüttüğü çalışmaların büyük önem taşıdığını vurgulayan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "Milli Eğitim Müdürlüğümüz, okullarda farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Sağlık Müdürlüğümüz çeşitli alanlarda eğitimler veriyor. Kent Konseyi, belediyelerimiz ve ilgili tüm kurumlar da bu konuda hassas çalışmalar yürütmekte. Önemli olan, olayın hangi birime intikal ettiği ve ilgili kurumun çözüm için gereken adımları atmasıdır. Eğer bir kurumun desteğine ihtiyaç duyuluyorsa, gerekli bilgilendirmeler yapılarak iş birliği sağlanmalıdır." "Bir sonraki toplantıda verilerimizi daha iyi bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" Valilik olarak, bu konunun büyük bir hassasiyetle takipçisi olduklarına dikkat çeken Vali Aksoy, "Özellikle eğitim alanında ’Kadına El Kalkamaz’ kampanyaları ve ’KADES’ programlarının yaygınlaştırılması adına önemli çalışmalar yapılmaktadır. Kadın sağlığı eğitimi projeleri çerçevesinde, Sağlık Müdürlüğümüz kadınların bilinçlenmesi için yoğun bir çaba harcamaktadır. Tepebaşı ve Odunpazarı kaymakamlarımız başta olmak üzere tüm kaymakamlarımız ilçelerinde bu konuların takibini yapıyor ve çalışmaları yürütüyor. Hedefimizin bir sonraki toplantımızda verilerimizi daha iyi bir noktaya taşımak olduğunu vurgulamak istiyorum. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Toplantıda Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ayhan Gökalp ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevlileri tarafından Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele çerçevesinde yapılan faaliyetler ve alınan önlemler hakkında sunum yapıldı. Karşılıklı görüş ve fikir alışverişinde bulunulmasının ardından toplantı sona erdi.
Beylikova’daki Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası sona erdi
22 Nisan 2025 Salı - 09:41 Beylikova’daki Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası sona erdi Eskişehir’in Beylikova İlçesi’nde gerçekleştirilen Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası’nda Emircik takımı şampiyon oldu. Beylikova heyecan dolu bir spor şölenine ev sahipliği yaptı. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün organizasyonuyla düzenlenen Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, coşku dolu anlara sahne oldu. Tribünlerin dolup taştığı turnuvada hem rekabet hem de centilmenlik öne çıktı. Final maçında Emircik takımı, güçlü rakibi Jandarma karşısında üstün bir performans sergiledi. Mücadeleyi 3-0 gibi net bir skorla kazanan Emircik takımı, turnuvanın şampiyonu oldu. 3’üncülük karşılaşmasında ise Yeniyurt, Aşağıiğdeağacı takımını 3-1’lik skorla geçerek bronz madalya kazandı. Ödül töreninde gurur ve sevinç bir aradaydı Şampiyon Emircik takımına madalyalarını AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, 1’incilik kupasını ise Beylikova Kaymakamı İsmail Şanal takdim etti. Turnuvayı 2’nci sırada tamamlayan Jandarma ekibi ödüllerini İlçe Emniyet Amiri Ömer Yaşar ile Gençlik ve Spor Şube Müdürü Kamil Murat’ın elinden aldı. 3’üncü olan Yeniyurt takımı ise ödüllerini Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Gülmez ile önceki dönem Belediye Başkanı Özkan Alp’ten aldı. "Unutulmaz anlara sahne olan turnuva, sporseverlerin gönlünde taht kurdu" Beylikova Belediyesi’nin bahse konu etkinlikle ilgili yapmış olduğu açıklamada, "Bu yılki turnuva, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek, Beylikova’da voleybolun rüzgar gibi estiği, heyecanın doruklara çıktığı unutulmaz bir organizasyona dönüştü. Hem izleyenler hem de sporcular için unutulmaz anlara sahne olan turnuva, sporseverlerin gönlünde taht kurdu" ifadelerine yer verildi.
"Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi" yoğun katılımla gerçekleştirildi
21 Nisan 2025 Pazartesi - 18:33 "Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi" yoğun katılımla gerçekleştirildi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Anadolu Üniversitesi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğiyle "Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi" düzenlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, açılış konuşmasında sempozyumun pek çok alandaki dönüşüm sürecine katkı sağlayacağına inandığını dile getirerek, "Yapay zekâ, tarihsel gelişimi itibarıyla uzun yıllardır gündemde olan bir konu ve bugün geldiği noktada hayatımızı her yönüyle etkiliyor. Türkiye olarak bu alanda geç kalmış değiliz; nitelikli insan kaynağımız ve artan yatırımlarımızla hızla ilerliyoruz. Meclis çatısı altında kurduğumuz araştırma komisyonuyla hem fırsatları hem riskleri değerlendiriyoruz. Eğitimden hukuka, teknolojiden istihdama birçok alanda dönüşüm yaşanacak. Üniversitelerimize bu noktada çok önemli görevler düşüyor. Bu sempozyumun da bu dönüşüm sürecine katkı sağlayacağına inanıyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Vali Aksoy: "Yapay zekâ artık hayatımızın her alanında kendini gösteriyor" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, teknolojik gelişmelere katkı sunma noktasında düzenlenen zirveyi değerli bir adım olarak gördüğünü ifade ederek, "Yapay zekâ artık hayatımızın her alanında kendini gösteriyor; eğitimden sağlığa, güvenlikten iletişime kadar her yerde karşımıza çıkıyor. Türkiye olarak bu teknolojinin gerisinde kalmamak ve biz bu gelişmelere nasıl katkı sunabiliriz sorusuna yanıt aramak çok önemli. Bugün burada düzenlenen zirveyi de bu anlamda değerli bir adım olarak görüyorum. Özellikle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve diğer ilgili kurumların, yapay zekâyla üretilmiş gerçek dışı içeriklerle mücadele konusunda yürüttükleri çalışmalar çok kıymetli. TBMM’de kurulan Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu da bu alanda yapılan çalışmaları takip edip, varsa yasal düzenleme ihtiyaçlarını belirlemek için önemli bir rol oynuyor" şeklinde konuştu. Rektör Adıgüzel: "2025 yılını yapay zekâ alanında öncü adımlar atacağımız bir dönem olarak planladık" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında şunları aktardı: "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile iş birliği içinde gerçekleştirdiğimiz Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi’nde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum." diyerek sözlerine başladığı açılış konuşmasında şunları söyledi: "2025 yılını yapay zekâ alanında öncü adımlar atacağımız bir dönem olarak planladık. Bugünkü zirve, bu yolculuğun ilk adımı. Bundan sonraki süreçte her ay düzenleyeceğimiz bir yapay zekâ semineriyle konuyu tüm boyutlarıyla incelemek için çalışacağız. Yapay zekânın üretilmesi için tabii ki büyük bir mühendislik arka planı gerekiyor. Ancak bizler yapay zekânın sadece teknik yönünü ele alırsak ahlaki yönünü kaçırmış olacağız. Bu kapsamda bir sosyal bilim üniversitesi olarak yapay zekânın sadece teknik boyutuyla değil; insani, ahlaki ve etik boyutuyla da tartışılması gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak şehrimizdeki diğer üniversitelerimizle birlikte çalışarak yapay zekâ başta olmak üzere yapılacak bütün çalışmalarda ülkemize, insanlığa büyük katkılar sağlayacağımıza inanıyorum." Prof. Dr. Kılınç: "Teknolojilerin ortaya çıkardığı yeni dünya düzenini anlamanın bir yolu da onu disiplinler arası bir yaklaşımla okumaya çalışmak olacaktır" Rektör Danışmanı ve Anadolu Üniversitesi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç ise, "Teknolojinin hızla değiştiği ve medeniyetleri yeni meydan okumalarla karşı karşıya bıraktığı bir dönemde, bu teknolojilerin ortaya çıkardığı yeni gerçekliği ve dünya düzenini anlamanın bir yolu da onu disiplinler arası bir yaklaşımla okumaya çalışmak olacaktır. Sayın rektörümüz, değerli Hocam Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in vizyonu, iradesi ve çabasıyla öğrencilerimiz; entelektüel kapasiteleri yüksek, kendi tarihi, coğrafyası, kültürü ve inancı ile hemhal olmuş, yaşantı bilgisi ile donanmış bireyler haline gelebilsinler diye, eğitim-öğretim sürecini tamamlayan bilimsel, kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Bu maksatla yola çıkarken bize destek olan Sayın Bakanımıza, teşrifleri ile bize güç veren Sayın Valimize, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan ve diğer üniversitelerden katılım gösteren çok kıymetli hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Tabii ki Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz öğrencilerine ve zirvenin organizasyonunu sağlayan Kurumsal İletişim Koordinatörlüğündeki arkadaşlarıma da ayrıca çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şeker: "İnsanın kimliği, yaşama biçimi ve çalışma anlayışı yeniden şekillenecek" Keynote Speaker İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Evren Şeker, "Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak: Sanattan Gerçeğe İnsan" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Prof. Dr. Şeker, "İnsan zekasına dair yeni bir bakış açısı oluşturma potansiyeline sahip olan yapay zekâ, belki de insan dışında bir zekâ türü geliştirmemize olanak tanıyabilir. Bu bağlamda, insan nedir sorusunu yeniden sorgulamamız gerekiyor. Gelecekte, yapay zekâ pek çok işi devralacak ve robotlar günlük yaşamın bir parçası olacak. Bu değişim, eğitim sisteminden çalışma biçimlerimize kadar birçok alanda köklü dönüşümlere yol açacak. Belki de okuma yazma gibi becerilere ihtiyaç duyulmayacak. Sonuç olarak, insanın kimliği, yaşama biçimi ve çalışma anlayışı yeniden şekillenecek" dedi. Alan uzmanlarının sunumları iki farklı oturumda gerçekleştirildi Zirvenin birinci oturumunda "Belirsizlikler Çağında Yapay Zekâ: Fırsatlar ve Sınamalar" konusu ele alındı. Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Göksu’nun üstlendiği panelde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş "Türkiye’nin Dezenformasyonla Mücadele Politikaları ve Yapay Zekâ", AIPA Yapay Zekâ Politikaları Derneği Başkan Yardımcısı Gökhan Varan "Yapay Zekânın Dünü, Bugünü ve Yarını", Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bostancı "Yapay Zekâ Okuryazarlığı", Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Buğra Ayan "Kurumsal Kapasite Geliştirmede Yapay Zekâ Etkisi" konularındaki sunumlarını katılımcılarla paylaştı. "Sinema, Sanat, Tasarım ve Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" konu başlıklı ikinci oturumun moderatörlüğünü Bilgi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Eriş üstlendi. Oturumda Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Çalışkan "Film Makinesinden Yapay Zekâya: Sinemada Anlatı, Üretim ve Eğitim", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik ve Bilgisayar Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özer Çelik "Makine Öğrenmesinden Üretken Yapay Zekâya: Eğitim Materyallerinde Akıllı Dönüşüm", Anadolu Üniversitesi Öğrenme Teknolojileri Ar-Ge Birimi Yöneticisi Dr. Öğr. Üyesi Emel Güler "Yapay Zekâ ile Açıköğretimin Geleceği: Fırsatlar ve Zorluklar", Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü Öğretim Elemanı Arş. Gör. Berkem Bulut "Yapay Zekâ Destekli Grafik Tasarım Denemeleri: Midjourney" konu başlıklarında sunumlarını gerçekleştirdi. Oturumların ardından katılımcılar, dinleyicilerin sorularını yanıtlayarak, katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Zirveye Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kâmil Çolak, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Erkan Erdemir, Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve Anadolu Üniversitesi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, şehir protokolü, senato üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım gösterdi.
Yüzde 98 doğruluk oranına sahip Türk sistemi Polonya’nın yakın takibinde
21 Nisan 2025 Pazartesi - 17:10 Yüzde 98 doğruluk oranına sahip Türk sistemi Polonya’nın yakın takibinde Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde 1 yılda, 418 bin veri girilen ve doğruluk oranı yüzde 98 olan, "Yapay Zeka İle Radyolojik Görüntü Analizi" projesi, Polonya tarafından yakından takip edildiği aktarıldı. Geçtiğimiz yıl, Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, ülke sağlık sisteminde bir ilke imza atılmış, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğretim üyelerince kurgulanan ve birlikte geliştirilen "Yapay Zeka İle Radyolojik Görüntü Analizi" projesi ile panoramik diş röntgeni çektiren hastaların filmleri sisteme yüklendikten sonra filmi algılayan sistem saniyeler içinde hastanın hangi dişinde ne problem varsa doktorun bilgisayarına aktarıyordu. Geçtiğimiz yıl yüzde 95 doğruluk oranıyla çalışan sistemde 1 yıllık süre de geride bırakılırken, bu süre zarfında 418 bin veri sisteme girildi. Geçen yıl yüzde 95 olan doğruluk oranı ise yüzde 98’e çıkarıldı. 1 yılda 418 bin veri girildi, yüzde 98 doğruluk yakalandı Pilot hastane olarak seçilen Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde 1 yıldır kullanılan "Yapay Zeka İle Radyolojik Görüntü Analizi" projesi hakkında bugün Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekim Yardımcısı Protetik Dr. Dt. Aslı Akın Canko tarafından sunum yapıldı. Hastanede yapılan sunuma TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Dt. Kadir Gördeli ve proje kapsamında yapay zeka sistemini kullanan diş hekimleri katıldı. Proje ile Polonya yakından ilgileniyor Sunumda konuşan Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Dt. Kadir Gördeli, bu projeyi gerçek anlamda uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu, Polonya’nın ise Türkiye’de yapılan çalışmaları yakından incelediğinin altını çizdi. Geçtiğimiz yıl "Yapay Zeka İle Radyolojik Görüntü Analizi" projesi ile alakalı yapılan haberlerin Polonya basının da geniş yer aldığını fark ettiklerinin altını çizen, Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Dt. Kadir Gördeli, girilen 418 bin veri ve yakalanan yüzde 98’lik başarı oranın önemli olduğuna dikkat çekti. "418 bin verinin girilmiş olması son derece önemli" TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, "İlk defa Eskişehir’de uygulanıyor olması önemli çünkü Eskişehir biliyorsunuz ilklerin şehri. Devrim otomobili, lokomotifte en az birkaç tane ürünümüz var, lityum fabrikamız buraya açtık, havacılıkta benzer çalışmalarımız var. Diş hekimlerine yardımcı olan, görüntüleme anlamında yardımcı olan yapay zekâ destekli sistemi burada görmüş olduk. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ndeki hocalarımızın desteği, Eskişehir’de faaliyet gösteren yine bir başka özel yazılım şirketinin desteğiyle bu hale gelmiş oldu. İlk veriler son derece önemli, biz Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu olarak sağlıkta yapay zekâ konusunun mecliste ve komisyonumuzda enine boyuna tartışmıştık. Biraz önce de arkadaşlara sordum buna benzer çalışma yapan ülke var mı diye. Bir ülkeden bahsettiler. Muhtemelen o kadar veri o ülkede de yok. Ülkemize inşallah bu verileri anonim hale getirerek, bu tip teknolojilerin gelişmesine de yardımcı olmamız gerekiyor. 418 bin verinin girilmiş olması son derece önemli. Bu kadar veri dünyada bir yıl süresinde girilmesi de açıkçası mümkün değil. Yapay zekâ sistemlerinin yakıtı, güvenilir veri. 3-5 veri de ile olmuyor 3 bin - 5 bin veri ile de olmuyor. 418 bin veri ile yüzde 98 başarı oranı elde etmek önemli diye düşünüyoruz. Bu sistem oturdukça başarı oranı artacak ve zaten burası pilot uygulama hastanesi olarak belirlenmiş. Muhtemelen Bakanlığımız, buradaki uygulamayı Türkiye genelindeki ağız ve diş merkezlerini uygulayacaktır. Bundan sonra hastalarımızın daha seri bir şekilde tedavisi mümkün olacak, hem de muhtemel hata payları en aza indirilmiş olacak" dedi.
Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem
21 Nisan 2025 Pazartesi - 13:24 Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem Tüp bebek tedavisinin yalnızca infertilite tanısı konan çiftlere değil, gebeliği ertelemek isteyen çiftler ve kanser hastaları için de uygun bir yöntem olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir "Genetik hastalık, kanser teşhisi aldıktan sonra ya da ilerde anne olmak isteyenler için de tüp bebek yöntemi kullanılıyor" dedi. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir tüp bebek (IVF - İn Vitro Fertilizasyon) tedavileri hakkında önemli bilgiler verdi. Kadın üreme potansiyelinin yaşla birlikte azalmasının, tüp bebek yönteminin sosyal nedenlerle gebeliği erteleyen bireyler tarafından da tercih edilmesine neden olduğunu belirten Doç. Dr. Taşdemir, 35 yaş altındaki çiftlerin bir yıl, 35 yaş üzerindeki kadınların ise altı ay boyunca düzenli ve korunmasız şekilde ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmuyorsa tüp bebek merkezlerine başvurmaları gerektiğini söyledi. 40 yaş üstü kadınlarda ise beklemeden ya da en fazla üç ay içinde başvuru yapılması gerektiğini vurguladı. Tüp bebek tedavisinin hem kadına hem de erkeğe bağlı infertilite nedenleri için uygulanabildiğini ifade eden Doç. Dr. Taşdemir "Kadına bağlı nedenler arasında tüplerin tıkalı olması, endometriozis, hormon dengesizlikleri ve yumurta rezervinin azalması bulunurken; erkeğe bağlı kısırlık nedenleri arasında düşük sperm sayısı, sperm hareketliliği ve şekil bozukluğu ile sperm kanalında tıkanıklık yer alıyor. Bazı çiftlerde tüm test sonuçları normal olsa da gebelik oluşmayabiliyor. Buna da ‘açıklanamayan infertilite’ deniliyor" diye konuştu. "SMA gibi hastalıkların önüne geçebilir" Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan hastalarda da tüp bebek tedavilerinin önemli avantajlar sunduğunu aktaran Doç. Dr. Taşdemir, düşüklerin önemli bir nedeninin genetik faktörler olabileceğini ifade etti. Bu tür durumlarda Preimplantasyon Genetik Test (PGT) yöntemiyle embriyolardan alınan örneklerle genetik tarama yapılabildiğini; böylece transfer öncesi sağlıklı embriyoların seçilerek genetik hastalıkların ayıklanabileceğini dile getirdi. Özellikle SMA ve talasemi gibi kalıtsal hastalıkların bu yöntemle önlenebileceğini; ayrıca organ nakli gereken hastalar için genetik olarak uyumlu kardeş seçiminin de tüp bebek tedavileriyle mümkün olabildiğini sözlerine ekledi. "İlerde anne olmak isteyen kadınlar bu yönteme başvurabiliyor" Kadın yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurta sayısı azalırken, kalan yumurtaların genetik kalitesinin de düştüğünü belirten Doç. Dr. Taşdemir "Bu durum, tüp bebek başarısını olumsuz etkiliyor. Yumurtalık rezervi azalmadan önce başvurulması tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Yumurta kalitesi azalmadan yapılacak başvuru ile sağlıklı gebelik şansı yükseliyor ve embriyolar yıllarca saklanabiliyor" dedi. "Kanser hastalarında doğurganlık korunabiliyor" Tüp bebek tedavisinin aynı zamanda onkolojik tedavi görecek bireyler için de önemli fırsatlar sunduğuna değinen Doç. Dr. Taşdemir "Kanser tanısı alan kadınlar, tedaviye başlamadan önce tüp bebek merkezlerine başvurarak yumurtalarını saklayabiliyor. Bu sayede kemoterapi gibi yumurtalık rezervine zarar verebilecek tedavilerden etkilenmeden, ileride çocuk sahibi olma şansı korunmuş oluyor. Aynı şekilde testis tümörleri ya da hematolojik hastalıklar nedeniyle tedavi alacak erkekler de sperm hücrelerini dondurarak gelecekteki baba olma şanslarını koruyabiliyor" diye konuştu. Tüp bebek tedavileri sadece mevcut infertilite sorunlarını çözmekle kalmadığını vurgulayan Doç. Dr. Taşdemir "Bu yöntem gelecekte çocuk sahibi olmak isteyen bireyler için de güçlü bir koruma sağlıyor. Önemli olan, bu süreci zamanında başlatmak" dedi. Erken başvuru sayesinde, teknolojik ve tıbbi imkanlarla bebek sahibi olma hayalinin mümkün hale geldiğini sözlerine ekledi.
OEDAŞ’ın Can Dostlar projesine uluslararası ödül
21 Nisan 2025 Pazartesi - 12:24 OEDAŞ’ın Can Dostlar projesine uluslararası ödül Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ’ın sokak hayvanları ve göçmen kuşlara yönelik olarak yürüttüğü Can Dostlar sosyal sorumluluk projesi ABD merkezli uluslararası ödül programı olan Communitas Awards’ta ödüle layık görüldü. ‘Şirket Sponsorluğunda Gönüllü Proje’ kategorisinde ödül alan Can Dostlar’ın saha çalışanlarının önerisiyle hayata geçirildikten sonra hem kurum içinde hem de farklı kurum ve kuruluşlar tarafından sahiplenildiğini söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Can Dostlar, dünyayı paylaştığımız canlılara karşı gösterilen duyarlılığın, sürdürülebilir bir sosyal sorumluluk projesine dönüşebileceğini gösteriyor." dedi. Bu ödül aynı zamanda, projenin hayata geçtiği 2021 yılından bu yana kazandığı beşinci ödül oldu. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ) tarafından 2021 yılında hayata geçirilen Can Dostlar sosyal sorumluluk projesi, bu yıl ilk, toplamda ise beşinci ödüle kez ödüle layık görüldü. Proje, ABD merkezli uluslararası ödül programı olan Communitas Awards’ta ‘Şirket Sponsorluğunda Gönüllü Proje’ kategorisinde ödül aldı. Program; kurumsal sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik ve toplumsal gönüllülük alanlarında fark oluşturan kuruluşları ve bireyleri ödüllendiriyor. Muzaffer Yalçın: "Canlılara gösterilen duyarlılık sürdürülebilir bir projeye dönüştü" Proje ve ödül hakkında bilgi veren OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Can Dostlar, dünyayı paylaştığımız canlılara karşı gösterilen duyarlılığın, sürdürülebilir bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmesinin en anlamlı örneklerinden birini oluşturuyor. Sokak hayvanlarının ardından göçmen kuşlara yönelik çalışmalarımızı da bu projenin bir parçası haline getirerek kapsamı genişleyen ve gelişen bir model ortaya koyduk. Saha çalışanlarımızın gözlemleriyle başlayan bu yolculuğun önce kurum içinde, sonrasında yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı tarafından benimsenmesi sayesinde etki alanımızı giderek genişlettik. Aldığımız ödüller de projenin başarısını ve faydasını tescilliyor. Can Dostlar ve tüm kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizde sorumluluk üstlenen çalışma arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Üçü uluslararası beş ödül OEDAŞ, Can Dostlar ile biri yerel, biri ulusal, üçü de uluslararası olmak üzere toplam beş ödül kazandı. Proje ilk olarak 2021 yılında Eskişehir Odunpazarı Kent Konseyi tarafından Hayvan Dostu Şirket plaketine layık görüldü. 2023’te Best Business Awards’ta Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde En İyi İşletme ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl Stevie International Business Awards’ta Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı kategorisinde altın ödül kazandı. Geçen yıl ise Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen 17. Gönülden Ödüller’de Can Dostlar kategorisinde ödül aldı. Communitas Awards da projenin beşinci ödülü olarak kayıtlara geçti.