Yerel Haberler
Eskişehir
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Sifon limonata satışlarının havaların ısınmasıyla birlikte artması bekleniyor Eskişehir’de, limon, portakal ve şeker karışımına gazlı su eklenmesiyle elde edilerek satılan ve yaz aylarında bolca tüketilen ’Sifon Limonata’ya talebin, havaların ısınmaya başlaması ile artması bekleniyor. Limonatanın fiyatı, geçen seneye göre yüzde 10-15 oranında arttı. Eskişehir’de yaz aylarının serinletici etkisinden dolayı turistler ve yerli halk tarafından oldukça tercih edilen sifon limonata satışının, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte artması bekleniyor. Eskişehirli 40 yıllık esnaf Mehmet Satır, sifon limonata sisteminin kökeninin Bulgaristan’a dayandığını belirterek, "Sifon limonat ürettiğimiz makine Bulgaristan’dan gelme eski bir makinedir. Biz bu makineyi kendimiz onararak paslanmaz hale getirdik. Eskiden gazoz bu şekilde üretiliyormuş, biz de aynı yöntemle devam ettik. Limon, portakal ve şeker karışımına gazlı su eklenmesiyle elde ediyoruz. Bu işi 40 senedir yapıyoruz. Eskişehir halkı sifonlu içeceği sevdiği için sıcaklarda daha soğuk ve güzel oluyor" şeklinde konuştu. "Fiyatlarda geçen seneye göre büyük bir fark yok" Hizmet verdikleri standın yıl boyunca açık olduğunu ifade eden Satır, "Standımız yaz kış devamlı açık. Kıştan yeni çıktığımız için henüz fazla bir talep olmadı, bundan sonrasını bekliyoruz. Havalar ısındıktan sonra talep daha çok oluyor. Sifon limonata artık Eskişehir’in bir klasiği haline geldi. Fiyatlarda geçen seneye göre büyük bir fark yok, yüzde 10 ile 15 arasında bir fark yaptık. Bizde yaz ve kış fiyatı değişmez; yazın fiyat neyse kışa kadar aynı gider. Mal pahalılaştığında fiyat bir kez değişir, bir daha değiştirilmez. Şu anda portakal orta boy 60, büyük boy 80TL. Sifon limonata ise orta 40, büyük boy 60TL olarak satışa sunuyoruz" diye konuştu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:12 Anadolu Üniversitesi’nden Asya sıralamasında dikkat çeken başarı Eskişehir Anadolu Üniversitesi, 137 üniversitenin yer aldığı 2026 yılı Asya Üniversite Sıralamaları sonuçlarına göre Türk üniversiteleri arasında ilk yüzde 22’lik dilim içerisinde yer aldı. Küresel ölçekte yükseköğretim kurumları arasındaki rekabet her geçen yıl daha da artarken, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki konumları akademik kalite, araştırma kapasitesi ve küresel görünürlük açısından önemli bir gösterge olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, dünyanın en saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Asya Üniversite Sıralamaları, bölgedeki üniversitelerin performansını çok boyutlu kriterler çerçevesinde ortaya koyuyor. 2026 yılı Asya Üniversite Sıralamaları (Asia University Rankings) sonuçlarına göre Anadolu Üniversitesi, artan rekabet ortamına rağmen önemli bir başarı elde ederek Asya’nın en iyi üniversiteleri arasında 501-600 bandında yer aldı. Bu sonuçla birlikte Anadolu Üniversitesi, yalnızca bölgesel ölçekte değil, uluslararası akademik arenada da istikrarlı yükselişini sürdürdüğünü bir kez daha gösterdi. Türkiye’den toplam 9 üniversite bulunuyor. Bu yıl Türkiye’den 137 üniversitenin yer aldığı değerlendirmede Anadolu Üniversitesi, elde ettiği sonuçla Türk üniversiteleri arasında ilk yüzde 22’lik dilim içerisinde yer aldı. THE 2026 Asya sıralamasında Anadolu Üniversitesi ile aynı kategoride (501-600 bandı) Türkiye’den toplam 9 üniversite bulunuyor. Küresel rekabet artıyor, katılım yükseliyor 2026 yılı raporu, yükseköğretimde küresel rekabetin ulaştığı boyutu da ortaya koydu. Verilere göre Asya üniversitelerinin sıralamaya katılım oranı önceki yıllara kıyasla yaklaşık yüzde 14 artış gösterdi. Türkiye’den katılan üniversite sayısındaki artış ise yüzde 24’e ulaşarak dikkat çekti. Katılımın ve rekabetin bu denli yükseldiği bir yılda Anadolu Üniversitesi’nin ilk yüzde 22’lik dilimde yer alması, üniversitenin akademik performansındaki istikrarı ve uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.
Bağırsak kanseri, Türkiye’de en sık görülen 3’üncü kanser türü
19 Mart 2025 Çarşamba - 10:59 Bağırsak kanseri, Türkiye’de en sık görülen 3’üncü kanser türü Tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olduğu belirtilen kolon kanserinin erken teşhis edilirse tedavi edilebileceğine dikkat çeken Gastroenterolog Dr. Fatma Seçil Kırdök, "Düzenli sağlık kontrolleri, kolonoskopi ve dışkıda gizli kan testleri hastalığın erken teşhisini sağlar ve tedavi şansını artırır" uyarısında bulundu. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Fatma Seçil Kırdök, Türkiye’de yaygın olarak görülen kanser türleri arasında 3’üncü sırada gelen kolon kanseri hakkında bilgi verdi. Erken tanı konulduğunda hastalığın tedavi şansının oldukça yüksek olduğunu ve zamanında müdahale ile önlenebileceğini vurgulayan Dr. Kırdök, kolon kanserinin gelişiminde birçok risk faktörünün etkili olduğunu belirtti. Dr. Kırdök, ileri yaş, Crohn hastalığı, Ülseratif Kolit gibi kronik bağırsak hastalıkları, hareketsiz yaşam, kötü beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile obezitenin bu faktörler arasında yer aldığını belirtti. "Kolonoskopi erken teşhiste kritik rol oynuyor" Dr. Fatma Seçil Kırdök, kolon kanserinin erken teşhisinde en önemli aracın kolonoskopi olduğuna dikkat çekerek, "Kolon kanseri riski taşıyan bireylerin düzenli olarak kolonoskopi ile taranması gerekir. Uluslararası sağlık kılavuzlarına göre, 45 yaşını geçen ve herhangi bir şikayeti olmayan bireylerin kolonoskopi ile takip edilmesi önerilmektedir Kolonoskopinin sadece bir tarama aracı değil, aynı zamanda kanser riski taşıyan poliplerin tespiti ve tedavi edilmesi için de kritik bir işlemdir. Gaitada gizli kan testi gibi tarama yöntemleri kullanılsa da, bu testlerin negatif sonuç vermesi kanseri dışlamaz, pozitif sonuç vermesi ise kesinlikle kanser olduğunu göstermez. Bu nedenle, kolonoskopi ile yapılan tarama daha güvenilir bir yöntemdir" dedi. "Polipler kolon kanseri riskini artırabilir" Kolonoskopi sırasında tespit edilen poliplerin kolon kanseri açısından risk oluşturabileceğini belirten Uzm. Dr. Fatma Seçil Kırdök, "Polipler farklı büyüklüklerde olabilir ve çoğu standart kolonoskopi ile çıkarılabilir. Ancak bazı büyük polipler daha ileri tekniklerle ya da cerrahi müdahale ile alınabilir. Çıkarılan polipler patolojik incelemeye gönderilir ve sonuçlara göre hastalar kolonoskopik takibe alınır. Kolonoskopik takipte olan hastaların erken teşhis imkanı sayesinde kolon kanserine yakalanma ihtimali oldukça düşüktür" şeklinde konuştu. "Aile öyküsü olanlar daha erken yaşta taranmalı" Kolon kanseri açısından aile öyküsünün önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Dr. Kırdök, sözlerine şöyle devam etti: "Birinci derece yakınlarında kolon kanseri öyküsü bulunan bireylerin, 45 yaşını beklemeden kolonoskopi ile takip edilmeleri büyük önem taşır. Deneyimli uzmanlar tarafından yapıldığında kolonoskopi işleminin komplikasyon riski çok düşüktür ve hasta açısından oldukça konforludur. Sedasyon adı verilen anestezi türü ile uygulandığı için hasta açısından oldukça konforludur. Bu işlem, hastaneye yatış gerektirmez ve yaklaşık bir saatlik bir takip sonrası hasta evine dönebilir." "Kolon kanserinden korunmak mümkün" Kansere karşı korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirten Dr. Kırdök, dikkat edilmesi gereken alışkanlıklarla ilgili, "Kolon kanserinden korunmak için sağlıklı yaşam alışkanlıkları oldukça önemlidir. Düzenli sağlık kontrolleri, kolonoskopi ve dışkıda kan testleri, hastalığın erken teşhis edilmesini sağlar ve tedavi şansını artırır. Bunun yanında düzenli uyku, sağlıklı beslenme, alkol ve sigaradan uzak durma, düzenli egzersiz yapma ve stresle başa çıkma gibi önlemler de bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu alışkanlıklar sadece kolon kanseri için değil, tüm sağlık sorunlarına karşı vücudu korur. Kolon kanserine karşı alınacak önlemler, yaşam kalitesini artıran ve sağlığı koruyan önemli faktörlerdir" ifadelerini kullandı.
Evinden çıkarılan 76 yaşındaki adam kurduğu çadırın içinde yaşamaya çalışıyor
19 Mart 2025 Çarşamba - 10:47 Evinden çıkarılan 76 yaşındaki adam kurduğu çadırın içinde yaşamaya çalışıyor Eskişehir’de yaşadığı evin sahibi ile kira konusunda anlaşamayan ve evden çıkarılan 76 yaşındaki Eyüp Altıntaş, boş araziye kurduğu çadıra yerleşerek burada yaşamaya çalışıyor. Odunpazarı ilçesi Alanönü Mahallesi Kahveciler Sokak üzerinde bulunan müstakil bir evde oturan 76 yaşındaki Eyüp Altıntaş, iddiasına göre 4 bin lira kirasına ek 6 ayda bir 2 bin lira isteyen ev sahibi ile tartıştı. Ev sahibi 6 ayda bir kiraya ek 2 bin TL ödeme teklifini kendisinin karşılamayacağını söyleyen emekli maaşı olmayan yaşlı adam, bu rakamı bin liraya düşürmek için pazarlık yapmaya çalıştı. İddiasına göre ev sahibi bunun üzerine, Altıntaş’ın evden çıkmasını istedi. Kurduğu çadıra eşyalarını yığdı Mülk sahibi ile çok fazla direnmeyen Eyüp Altıntaş, evden çıktı. Dışarıda kalmamak için çare düşünen yaşlı adam, çıkarıldığı evin yan tarafındaki boş araziye kütüklerin üzerine kurduğu demir profillerden kaynattığı iskeletin üzerine branda giydirdi. Kurduğu çadır içine evdeki bütün eşyalarını taşıyan adam burada yaşamaya çalışıyor. Komşularını getirdiği yemeği çadırının önünde yiyen talihsiz adam, su ve tuvalet olmadığı için temel ihtiyaçlarını gidermekte ise oldukça zorlanıyor. Altıntaş, pet bidon ve şişelere doldurduğu sular ile ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. "Çadırı kurdum malzemenin hepsini çadıra taşıdık" Evden atılması ve çadır kurmasıyla alakalı konuşan Eyüp Altıntaş, "Şimdi ben burada oturuyordum, ev sahibim 6 aydan 6 aya kira artırdı. Hani ufak bir parayla artırdı, biz de idare ettik. O zamana kadar bin liraya çıktı. Altı aydan altı aya bin liraya daha iti olur, bir seneye çok gelir yapma bunu böyle, dedim. Dedi ki verirsen altı aydan altı aya 2 bin lira oturmaya devam edersin, vermesen çık dedi. Aylık kiram 4 bin lira, 6 aydan 6 aya 2 bin lira istiyor. O zaman ben de bunu ödeyemedim. Bende yaşlılık parası var, başka hiçbir şeyim yok. Kadın çık dedi tartıştık yani uğraşamadım. Çok çirkin çirkin laflar etti. O kadar mecbur kaldım. Çadırı kurdum malzemenin hepsini çadıra taşıdık. Tuvaleti yok, suyu yok, su dökülmeye yer yok, pet şişe içindeki suyu dökülüyorum. Komşular yardımcı olmasa hiç ayakta duramıyorum. Yemek veriyorlar o sayede idare edebiliyorum" dedi. (BT-
Eskişehir’de kar yağışı bekleniyor
19 Mart 2025 Çarşamba - 10:44 Eskişehir’de kar yağışı bekleniyor Eskişehir’in de içinde bulunduğu bölge genelinde yağışlı bir havanın hakim olması ve bazı kesimlerde kar yağışı görülmesinin beklendiği açıklandı. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre; bölge genelinin çok bulutlu ve aralıklı yağışlı geçeceği, yağışların Eskişehir çevrelerinde genellikle karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Kar yağışının Eskişehir çevrelerinde hafif şekilde görülmesi bekleniyor. Hava sıcaklığının 4 ile 6 derece azalarak mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor. Rüzgarın ise kuzey yönlerden orta kuvvette ve saatte 40 ila 60 kilometre hızla kuvvetli, zaman zaman saatte 50 ile 70 kilometre hızla kısa süreli fırtına şeklinde eseceği değerlendiriliyor. Kuvvetli rüzgar ve zirai don uyarısı Meteoroloji tarafından yapılan uyarıda; kuvvetli rüzgâr ve fırtına ile birlikte ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç veya direklerin devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği belirtildi. Soğuk ve yağışlı havayla birlikte bölge genelinde iç ve yüksek kesimlerde zirai don hadisesi beklendiği ifade edildi. Bugün itibariyle beklenen zirai don hadisesinin çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri hem gece hem de sabah saatlerinde orta kuvvette ve yer yer kuvvetli olabileceği aktarıldı. Öte yandan, Mihalıcçık’ta hava sıcaklığının eksi 1 dereceye düşeceği değerlendirilirken, Eskişehir’de en yüksek sıcaklığının 8 derece ile Sarıcakaya İlçesi’nde hissedilmesinin beklendiği bilgisi paylaşıldı.
Büyükşehir araç ve yaya trafiğine kapanacak yollara karşı uyardı
18 Mart 2025 Salı - 15:28 Büyükşehir araç ve yaya trafiğine kapanacak yollara karşı uyardı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Porsuk Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında gerçekleştirilecek yıkım çalışmaları nedeniyle Sivrihisar-1 Caddesinin, Sakarya Caddesi ile Gazi Yakup Satar Caddesi arasında kalan doğu-batı güzergâhının araç ve yaya trafiğine kapanacağını duyurdu. Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı, yenilenecek Halkevi binasının yıkım işlemlerine başlanacağı için sürücüleri ve yayaları alternatif güzergâhı kullanmaları konusunda uyardı. Yıkım çalışmaları nedeniyle toplu taşıma araçlarının da Odunpazarı yönüne giden güzergâhının çalışma süresince değiştirildiğini belirten yetkililer, "Şehrimiz Sivrihisar- 1 Caddesi üzerinde bulunan eski İş Bankası ve yanındaki binaların yıkım çalışmaları kapsamında 19 Mart Çarşamba gecesi saat 00.00 ile 23 Mart Pazar 00.00 arasında, Sivrihisar 1 Caddesinin Sakarya 1 Caddesi ile Gazi Yakup Satar Caddesi arasında otogar istikametinde kalan kısmı araç trafiğine kapatılacaktır. Çalışmalar nedeniyle Siyah 2, Kırmızı 2, Siyah 8, Kırmızı 8, Siyah 10, Siyah 19, Siyah 23, Siyah 51, Kırmızı 51, Siyah 69, Siyah 79, Kırmızı 79 ve Siyah 82 numaralı toplu taşıma araçlarının Odunpazarı yönüne giden güzergâhı güncellenmiştir. Sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine uymaları, alternatif güzergâhları kullanmaları rica olunur" açıklamasında bulundu.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ semineri
18 Mart 2025 Salı - 13:45 Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ semineri Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından ve Eko Avrasya Vakfı, TÜRKSİT ve POLSAM paydaşlığında ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi konferans salonunda semineri düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Fuat Güllüpınar, Eko Avrasya Vakfı Başkanı Dr. Hikmet Eren, Türksit Başkanı Kemal Kurnaz, POLSAM Başkanı Av. Ahmet Doğanses, Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Selahittin Tolkun, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen seminer büyük bir ilgi gördü. Program sunumunu; Şeker Aybala gerçekleştirdi. Dr. Hikmet Eren, konuşmasında, "Türk dünyasının ortak bir alfabeye sahip olması, kültürel bütünlüğümüzü pekiştirmek ve iletişimi güçlendirmek adına önemli bir adımdır. "Dilde, fikirde, işte birlik!" şiarıyla yürüdüğümüz bu kutlu yolda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Türk kültürünün gelecek nesillere aktarılması hususunda çalışmalar yapan kurumlar ile iş birliğini güçlendirmek, başta ülkemiz olmak üzere Türk dünyasının zenginliğine güç katan önemli adımlardır. Bizler de bu önemli etkinlikte dil ve kültür birliğinin ortak alfabe üzerinden daha da bütünleşmesine katkıda bulunmaktan mutluluk duymaktayız" dedi. TÜRKSİT Başkanı Kemal Kurnaz ise, "Türkiye’nin marka üniversitesi, Anadolu Üniversitesi’nde bulunmaktan dolayı yaşadığım heyecanı konuşmama başlarken özellikle ifade etmek isterim. TÜRKSİT Başkanı olarak; özellikle Türk Dünyası Sivil Toplum ve İş birliği sahasında ülkemiz ve Türk Dünyası adına katma değer üretmek, istihdam oluşturmak ve siz sevgili gençlere daha güzel yarınlar inşa edebilmek adına canla başla çalışıyoruz. Ortak Türk alfabesi, Türk dünyasının kültürel, ekonomik ve bilimsel entegrasyonunu güçlendirecek kritik bir adımdır. Bu alfabenin benimsenmesi, Türk halkları arasındaki dayanışmayı artırarak ortak bir gelecek inşa edilmesine katkı sağlayacaktır’’ dedi POLSAM Başkanı Av. Ahmet Doğanses, ‘’Türk dünyası ve ortak Türk alfabesinin önemine vurgu yaparak bu alfabe vesilesiyle Türk dünyasında dilde, fikirde ve işte birlik fikrinin daha da perçinlendi’’ dedi. Anadolu Üniversitesi edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, "Türk dünyası, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada yayılan, ortak tarih, kültür ve dile sahip halklardan oluşan bir topluluktur. Bu geniş coğrafyada yaşayan Türk halkları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için ortak dil ve alfabe kullanımı büyük bir önem taşımaktadır. Ortak Türk alfabesinin tarihi arka planını iyi analiz etmeliyiz’’ dedi.