Yerel Haberler
Eskişehir
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25 Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
AK Parti İl Başkanı Albayrak’tan Başkan Ünlüce’nin ’Rezerv Alanı’ sözlerine tepki
13 Şubat 2025 Perşembe - 16:04 AK Parti İl Başkanı Albayrak’tan Başkan Ünlüce’nin ’Rezerv Alanı’ sözlerine tepki AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Kocakır Mevkiinde bulunan rezerv alanıyla ilgili olarak "TOKİ’ye devredilerek yazık edildi" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Eskişehirli vatandaşlar için TOKİ tarafından üretilen depreme dayanıklı ve uygun fiyatlı sosyal konutlardan neden rahatsız olunduğuna anlam veremediklerini belirten Başkan Albayrak, "Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapmış olduğu talihsiz açıklamayı üzülerek takip ettik. Yapılan açıklamada Kocakır Mevkiinde bulunan Rezerv Alanın TOKİ’ye devredilerek yazık edildiğinin belirtilmesi yalnızca konunun çarpıtılmasından ibarettir. Bunu açacak olursak; 6306 sayılı Kanunda Rezerv Yapı Alanı; bu kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda kullanılmak üzere TOKİ’nin veya idarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanlar olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu Rezerv Alanın bir bölümü Eskişehirli 17 bin vatandaşımızın güvenli ve sağlıklı konut edinebilmesi amacıyla kullanıma açılmıştır. Dolayısıyla 25 yıldır CHP’li belediyelerin sürekli bahaneler üreterek yapmadıklarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız gerçekleştirmiştir. "2013 yılından beri çivi çakılmadı" Başkan Albayrak, açıklamalarına şu sözlerle devam etti: "Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin talebi ve başvurusu üzerine 2013 yılında Riskli Alan ilan edilen, sekiz mahalleyi kapsayan Merkez Riskli Alanda 2013 yılından bugüne kadar bir çivi çakılmadığı gibi Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi dahi hazırlanmamıştır. Kaldı ki 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 7. maddesi 8. fıkrasında Bu Kanun kapsamında uygulamada bulunacak olan belediyeler, yatırıma ilişkin yıllık bütçelerinin yüzde beşi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 80. maddesi uyarınca tahsil edilen harç gelirlerinin yüzde ellisini bu kanunda öngörülen uygulamalara ayırmak zorundadır" hükmü yer almaktadır. Bugüne kadar bu kapsamda ne kadar hasılat elde edildiği ve bu gelirin nerelere harcandığını belediyeye soruyor; belediyenin kamuoyunu bu konuda bilgilendirmesini bekliyoruz." "Belediye tarafından rezerv alan üretilmesi amacıyla Bakanlığımıza yapılan bir başvuru var mı?" Konuyla alakalı olarak Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmadığına dikkat çeken Albayrak, "Şu ana kadar 13 bin 960 kilometrekare yüzölçümlü şehrimizde Belediye tarafından rezerv alan üretilmesi amacıyla Bakanlığımıza yapılan bir başvuru var mı? Böyle bir çalışma yapılmadığı gibi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin belediye hizmet alanlarını otel yapmasına rağmen Ayşe Ünlüce’nin ’Kocakır Mevkiinde bulunan Rezerv Alanı TOKİ’ye devrederek yazık ettiniz" ifadesine anlam veremedik. Daha önce de Eskişehir’imizin merkezinde bulunan stadyumun yerine tüm ticari gelir ve ranttan uzak halkımıza hizmet amacıyla Millet Bahçesi yapıldığı gibi Rezerv Alan da Kentsel Dönüşüm Kanununun ruhuna uygun olarak içerisinden fay hattı geçen şehrimizin zemini sağlam, depremden etkilenmeyecek bir alanda gelişmesine yön vererek Eskişehirli vatandaşlarımıza konut üretilecektir" dedi. "Eskişehir’in deprem konusunda kaybedecek 1 dakikası dahi yok" Eskişehir’in öncelikli sorununun deprem olduğuna vurgu yapan Gürhan Albayrak, şehrin depreme dayanıklı durumda olmadığını düşündüğünü belirterek, çözüm üretmek yerine bu tarz açıklamalar yapılmasına yönelik eleştirilerde bulundu. Son olarak Eskişehir adına her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirten Albayrak, "Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri’nin 2024 ve 2025 yılı toplam gider bütçeleri yaklaşık 41 milyar TL. Maalesef bu bütçe gibi bahaneler de devasa. Deprem gibi hayati bir konuda dahi sürekli bahaneler üreten zihniyet karşısında Eskişehir adına üzülüyor ve artık bir an evvel aksiyon alınması gerektiğini tekrar tekrar ifade ediyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi, Eskişehir adına her türlü iş birliğine hazırız. Eskişehir’in deprem konusunda kaybedecek 1 dakikası dahi yok" ifadelerine yer verdi.
16 yaşındaki kasksız ve ehliyetsiz sürücünün ağır yaralandığı kazanın görgü şahidi o anları anlattı
13 Şubat 2025 Perşembe - 16:03 16 yaşındaki kasksız ve ehliyetsiz sürücünün ağır yaralandığı kazanın görgü şahidi o anları anlattı Eskişehir’de kasksız ve ehliyetsiz sürücünün plakasız motosikleti ile bir servis aracına yandan çarptığı kazayı gören esnaf Mevlüt Özkan, "Kaskı kolunda takılıydı, gencecik, 16 yaşında bir arkadaşımızdı, kask takmış olsaydı ağır yaralı değil de biraz daha hafif atlatabilirdi" dedi. Kaza, dün akşam saatlerinde Emek Mahallesi Dilek Caddesi’nde meydana gelmiş, caddede seyir halindeki S.E. idaresindeki 26 S 744 plakalı servis minibüsüne, Kuğu Sokak’tan kaskı kolunda takılı ve ehliyetsiz olduğu belirtilen 16 yaşındaki M.F.B. idaresindeki plakasız motosiklet çarpışmıştı. Çarpışmanın etkisiyle yola savrulup ağır yaralanan gence, polis ekipleri tarafından çeşitli kural ihlallerinden dolayı 50 bin lira trafik cezası kesilerek inceleme başlatılmıştı. "Kaskı kolunda takılıydı, zaten gençlerin en büyük hatası kaskı kollarına takması" Olay yerinde işletmesi olan ve kazaya şahit olan esnaf Mevlüt Özkan, motosiklet sürücünün kasksız olduğuna dikkat çekti. Kazayı anlatan Özkan, "Arkadaş karşı sokaktan geliyordu, artık duramadı mı bilmiyorum ama caddede ilerleyen servise yandan çarptı. Çocuk ağır yaralıydı, ilk ben koştum zaten yanına hiç tepki vermiyordu. Kaskı kolunda takılıydı zaten gençlerin en büyük hatası kaskı koluna takması. Kask kafaya takılmalı. Benim komşumun akrabasıydı, yazık yani gencecik, 16 yaşında bir arkadaşımızdı. Buradan motosiklet kullanan arkadaşlara kaskınızı ve ekipmanınızı eksik etmeyin diyorum. Mesela dünkü arkadaş kask takmış olsaydı ağır yaralı değil de biraz daha hafif atlatabilirdi. Ben bizzat şahit oldum, kasksız servise ve park halindeki bir araç çarptı başını. Motosikletçi arkadaşlara sesleniyorum kaskınızı lütfen takın" dedi.
Odunpazarı’nda şiddetle mücadele kıraathanelerde başladı
13 Şubat 2025 Perşembe - 15:42 Odunpazarı’nda şiddetle mücadele kıraathanelerde başladı Odunpazarı Belediyesi, kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmak amacıyla 75. Yıl Mahallesi, Vadişehir, Osmangazi, Sümer Mahallesi ve Atatürk Bulvarı’ndaki kıraathanelerde erkeklere yönelik seminer düzenledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen seminerde, Odunpazarı Belediyesi psikologları Kağan Çam ve Ezgi Gündoğdu, şiddetin yalnızca kadınların değil, tüm toplumun ortak mücadelesi olması gerektiğinin altını çizdi. Şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve sağlıklı davranış modellerinin kazandırılması amacıyla düzenlenen seminerde, kadına yönelik şiddetin temel nedenleri, toplumsal etkileri ve çözüm yolları ele alındı. Katılımcılar, şiddete maruz kalmış kişilerin hakları ve mevcut destek mekanizmaları hakkında bilgilendirildi. Ayrıca farkındalık çalışmaları ve bilinçlendirme faaliyetlerinin önemi üzerine de değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcıların soruları ve paylaşımları, şiddet konusunun daha derinlemesine ele alınmasına katkı sağladı. Seminer boyunca güçlü bir diyalog ortamı oluşurken, farklı bakış açıları ve çözüm önerileri tartışıldı. Seminerin sonunda psikologlar, şiddetsiz bir toplum için hep birlikte adım atılması gerektiğini vurguladı. Katılımcılar da kadın haklarını savunmanın ve toplumsal farkındalığı artırmanın ancak dayanışmayla mümkün olacağını belirtti. Seminerin ardından Odunpazarı Belediyesi, kıraathane kapısına "Kadına Her Türlü Şiddete Hayır" yazılı bir döviz asarak farkındalık mesajını kalıcı hale getirdi.
Eskişehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor
13 Şubat 2025 Perşembe - 14:58 Eskişehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kentsel dönüşüm konusunda öncelikli olan mahallelerde hızlı taramalar yaptıklarını ve hazırlanan raporları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na göndereceklerini anlattı. Ünlüce, Eskişehir’de acil kentsel dönüşüm bekleyen 10-12 mahallelik bir alan olduğunu belirterek, "Tabii ki hepsi yıkılacak demek değil, ama depremde ağır hasarlı ve hasarlı olabileceği tahmin edilen 6-10 bin bina var" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, İhlas Haber Ajansı Eskişehir Ofisi’ne ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında Ünlüce, Eskişehir’le ilgili çözüm bekleyen konularla ilgili olarak muhabirlerin sorularını yanıtladı. "Emek ve Erenköy depreme biraz daha dayanıklı zeminleri oluşturuyor, ancak Sarısungur ve Çankaya’nın bir bölümünde evler 4 katta kalmış. Konuyla alakalı imar çalışmaları ne durumda?" sorusu üzerine Ünlüce, "Bahsettiğimiz imar planları çok eskiden yapılmış planlar. Özellikle problemli bazı bölgelerimiz var. Emek ve Erenköy bölgelerinin zemini biraz daha sağlam ama zaten Vadişehir, Ihlamurkent tarafı açıldı ve orada biliyorsunuz ki kat yükseklikleri de var, TOKİ de orada evler yaptı. Dolayısıyla orada bir yerleşim oluştu zaten. Erenköy’le ilgili çalışılıyor. Kuzey tarafta da Fevzi Çakmak ve Yeşiltepe’de imar problemleri var, oralarda bazı yerlerde 2 kat bazı yerlerde 3 kat kalmış" şeklinde konuştu. "Adalar bazında ve ayrık nizamlı bir kentsel dönüşüm planlıyoruz" Eskişehir’in hem kuzey ve güneyi, hem de Tepebaşı’nı ve Odunpazarı’nı kapsayan eski mahalleleri için kendilerine gelen talebin ‘Yerinde kat verilmesi’ olduğunu dile getiren Ünlüce, konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu: "Zaten bu bölgelerde eski plan olduğu için yapılar bitişik nizam; çok fazla ayrık nizam yok. Biz de buralarda kat yüksekliği verebileceğimizi düşündük. Çünkü kat yüksekliği vermeden imar problemlerini çözemezsiniz. Ama bir yandan da ayrık nizam ve parsel birleştirmeleri yapalım dedik. Yani parsel bazında değil, adalar bazında çözüm üreteceğiz. Çünkü ada bazlı modelde nüfusu arttırmadan olayı çözebiliyoruz. Kat yükseltme veriyoruz, ama geri çekmeler yapıyoruz, sokakları açıyoruz, yeşil alan, sağlık alanı ve okul alanı, otopark oluşturuyoruz." "Umarım bu dönemde sorunlu eski mahallelerin dönüşümünü tamamlamış oluruz" Kentsel dönüşüm sürecinin belli bir zaman alacağını ifade eden Başkan Ünlüce, çalışmaların son durumuyla ilgili ise, "Yeşiltepe’deki çalışmalar bitmek üzere, Tepebaşı bitirmek üzere. Erenköy ve Odunpazarı da yoğun şekilde çalışıyorlar. Çünkü bu dönüşümler daha çok binlik olarak yapılacak, bir yandan 5 binliğini de çalışıyoruz. Biz 3 başkan olarak ara ara imar toplantıları da yapıyoruz, umarım bu dönemde sorunlu eski mahallelerin dönüşümünü tamamlamış oluruz" ifadelerine yer verdi. "Eskişehir’de acil kentsel dönüşüm bekleyen 10-12 mahallelik bir alan var" 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, kentsel dönüşüm alanları üzerindeki yetkinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda olduğuna dikkat çeken Ünlüce, "Bu kanun yetkiyi Bakanlığa vermiş. Aynı zamanda Bakanlığa bu yetkiyi belediyelerle paylaşma yetkisi de vermiş. O yüzden Bakanlığın Eskişehir’de kentsel dönüşüm alanlarını belirlemesi lazım ki onlar da zaten belli az çok. Toplamda 10-12 mahalleyi kaplayan bir alan var. Biz İnşaat Mühendisleri Odası’yla (İMO) birlikte hızlı tartama yöntemiyle Eskişehir’de 50 bine yakın binanın taramasını yaptık. Ve artık biliyoruz ki hangi binaların yıkılması lazım, neler yapılması lazım. Bu raporları Bakanlığa göndereceğiz. "Dönüşümle ilgili maddi yardımda bulunulacak bir takım çözümler önerilmesi lazım" Başkan Ünlüce, şehir merkezinde 99 depremi öncesinde yapılan binaların güvenli olmadığına vurgu yaparak, kentsel dönüşümle ilgili gerekli noktaları şu şekilde dile getirdi: "99 öncesinden kalan, o klasik eski, 8 katlı, bitişik nizam, altında sonradan ticaret yapılmış, kolon kesilmiş ve ne olduğu belli olmayan bir sürü eski yapılanma var. Bunların bazıları deprem sonrası ağır hasarlı ve hasarlı hale geldiğini tahmin ettiğimiz binalar. Onların riskli olmadığını söylemek mümkün değil. Tabii bu yapıların bir kısmı yerinde dönüştü biliyorsunuz ama o da parsel bazında çok sağlıklı olmadı. Geçenlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la görüştüğümüzde Eskişehir’le ilgili olarak bu konular gündeme geldi. Önce düzgün bir imar planının yapılması, sonra da dönüşümle ilgili maddi yardımda bulunulacak bir takım çözümler önerilmesi lazım." "Depremde ağır hasarlı ve hasarlı olabileceği tahmin edilen 6-10 bin bina var" Ünlüce, "Biz İMO’yla birlikte hızlı tartama yöntemiyle Eskişehir’de 50 bine yakın binanın taramasını yaptık. Ve artık biliyoruz ki hangi binaların yıkılması lazım, neler yapılması lazım. Bunu uzman bir ekiple beraber raporlaştırdıktan sonra da Bakanlığa göndereceğiz. 6 ila 10 bin gibi bir rakam veriliyor. Tabii ki bu binaların hepsi kesinlikle yıkılacak diye bir şey söz konusu değil. Bunların bazıları depremden sonra ağır hasarlı ve hasarlı olacağı tahmin ettiğimiz binalar. Çünkü deprem planına göre çadır ve konteyner için sayı belirlememiz gerekiyor. Ama bu 6 bin binanın ya da 10 bin binanın hepsi yıkılacak demek değil tabii ki, o kadar olmasını beklemiyoruz." diye anlattı.
Kitap alışverişine yeni bir soluk: ‘Kitaplarla Kör Buluşma’
13 Şubat 2025 Perşembe - 12:38 Kitap alışverişine yeni bir soluk: ‘Kitaplarla Kör Buluşma’ Sahaf Devran Gökay, ‘Kitaplarla Kör Buluşma’ etkinliğinde vatandaşların alacağı kitabı görmeden, sürpriz bir şekilde kitap aldıklarını ve buna talebin çok olduğunu ifade etti. Eskişehir’de 10 yıldır sahaflık yapan Devran Gökay, 5 yıl önce dükkânında başlattığı ‘Kitaplarla Kör Buluşma’ etkinliğine talebin yoğun olduğunu söyledi. Bu etkinlikte herhangi bir kitabın seçilip paketlendiğini, üstüne sadece türünü ve konusunu yazarak satışa sunulduğunu belirtti. Gökay, vatandaşların aldıkları kitaplarla sürpriz bir şekilde karşılaştığını belirtti. Bu etkinlik için hazırlanan kitapların genelde çok kişi tarafından bilinmeyen, okunmayan olduğunu ve baskısı olmayan kitapları tercih ettiklerini anlatan Devran Gökay, bu şekilde vatandaşların bilinmeyen bir yazarla ve kitapla tanıştığını ifade etti. Bazı kitapların yeteri kadar reklamının yapılmaması, kapak tasarımının kötü olması gibi sebeplerden dolayı vatandaşların tercih etmediğini ve bu yüzden kitapların güzel yönünü kaçırdıklarını belirten Gökay, "Yaklaşık 5 yıldır bu etkinliği yapıyoruz. Bu etkinliği blog hesaplarında gördüm. Yurtdışında var olduğunu fark ettim. Yurtdışında bunu insanlar kör buluşma olarak, tanımadıkları kişilerle randevuya çıkıyorlardı. Daha sonrasında bu etkinliği kitap versiyonuna çevirmişler. Oradaki mantık şuydu; herhangi bir kitabı seçip, paketleyip sadece kitabın konusunu ve türünü yazarak kör randevu oluşturmuşlardı. Ben bunu değiştirdim ve kitapçılardan olmayan, kolay elde edilemeyen kitapları seçip koymaya karar verdim. Kör randevu için kitap seçerken türünün en iyi örneklerinden birisi olmasına ve ipucu olarak da kitap okuma sitelerine girip, kitabın beğenilmesine bakarak karar veriyorum. Bu etkinlik için hazırladığım kitaplar genelde çok kişi tarafından okunmayalar oluyor. Bazı kitapların yeteri kadar reklamı olmadığı için, kapak tasarımını kötü olduğu için vs. sebeplerden ötürü vatandaşlar tercih etmiyor. Durum böyle olunca da o kitaplar bir daha basılmıyor ve ulaşılamıyor. Vatandaşlarda bu güzel kitaplarından farkında olmuyor. Genelde tercih edilen, okunan kitaplar hem aynı isimler oluyor. Biz mümkün oldukça tür ayırt etmeden, çok bilinmeyen, baskısı olmayan kitapları tercih ediyoruz. Bu tarz kitapları tercih ettiğimiz içinde vatandaşların bilinmeyen bir yazarla tanışmak içinde kör randevuyu almak dışında pek fazla tanışma ihtimalleri olmuyor" dedi. "Bütün okuma listesini sadece ‘Kitaplarla Kör Buluşma’ dan seçenler var" Vatandaşların yoğun talebi üzerine etkinliğe devam ettiklerini ve sadece bu sayede okuma listelerini belirleyenlerin olduğunu vurgulayan Gökay, "Ben bu etkinliği 4-5 yıl önce tek seferlik bir etkinlik olarak planlamıştım ve bir hafta sürecekti. Etkinlik bittikten sonra dükkâna gelen vatandaşlar tekrar almak istediklerini söyledi. Sonra etkinliği biraz daha yapalım diye planladık. Her yaptığımızda talebin de çok olduğunu gördük, vatandaşlar sayesinde de etkinliği yapmaya devam ediyoruz. Bütün okuma listesini sadece bu kör randevudan seçenler var. Bir bakıma da vatandaşlar için çok güzel bir hediye seçeneği oldu. Hem baskısı olmayan, hem de bilinmeyen bir hediye alınmış oluyor. Kendilerine hediye alanlarda var. Genelde kendilerini mutlu etmek için alanlar daha fazla oluyor" diye konuştu.
60 yaşında pedal çevirerek sağlığını koruyor
13 Şubat 2025 Perşembe - 11:50 60 yaşında pedal çevirerek sağlığını koruyor Eskişehir’de 60 yaşında bisikleti hayatının merkezine koyan Atilla Yahşi, bu sayede birçok hastalıktan korunduğunu ve sağlıklı yaşam sürdüğünü dile getirdi. Atilla Yahşi; çocukluğundan beri süregelen bisiklet tutkusuyla şehrin her yerine bisikletle gittiğini belirtti. Düzenli olarak yüzme de yapan Atilla Yahşi, sağlık kontrolünde değerlerinin oldukça iyi çıkması ile doktorunu da şaşırttığını kaydetti. Sağlıklı yaşamın sırrını bisiklet sürmeye bağlayan Yahşi, 2 arabası olsa da kullanmayı tercih etmiyor. Yaklaşık 26 senedir düzenli yüzen ve bisiklet süren Yahşi, bel hastalığını sporla atlattığını aktardı. "Günde yaklaşık 30 kilometre yol yapıyorum" Çocukken abisi ile merkezden Alpu ilçesine kadar bisikletle gittiklerine dikkat çeken Yahşi, "Çocukken tornet denilen bilyalı bisikletimiz vardı, üç tekerlekli bisikletimiz yoktu. Biraz büyüyünce 10 yaşındayken Bulgaristan’dan Türkiye’ye bisikletler gelmişti, çok ağırlardı. O bisikletleri hiç unutmam. Abim o ağır bisikletlerle beni merkezden Alpu’ya kadar götürürdü. Benim kayınpederim de 70 yaşına kadar bisiklet kullandı. Kentin her yerine bisikletle gidiyorum. Yıllarca bu şekilde çalıştım. Yaklaşık 26 yıldır hem düzenli yüzüyorum hem de bisiklet sürüyorum. Evimden Yenikent’e ne kadar yokuş varsa hepsini çıkıyorum. Ardından yüzmeye gidip 2 buçuk kilometre durmadan yüzüyorum. Bisikletle ofise gidiyorum, günde yaklaşık 30 kilometre yol yapıyorum" dedi. "Bisiklet bana şehir trafiğinde zaman kazandırıyor, sağlığımı koruyor" Atilla Yahşi, bisiklet kullanmanın her halükarda kârlı olduğunu vurgulayarak, "Geçtiğimiz yıllarda doktora kontrole gittim o dönem bisiklete kısa bir süre ara vermeme rağmen değerlerim oldukça iyi çıktı. Doktor genç olmasına rağmen, kendi değerlerinin bile bu kadar iyi çıkmayacağını söyledi. Doktor sporla uğraştığım için değerlerimin iyi olduğunu ve devam etmemi dile getirdi. Ayda 300 ila 500 kilometre pedal basıyorum diyebilirim. Benim 2 tane arabam var ama acil bir şey olmadığı sürece kullanmayı tercih etmiyorum. Bisiklet bana şehir trafiğinde zaman kazandırıyor, sağlığımı koruyor. Bisiklet kullanmak her halükarda karlı oluyor. Bisiklet sürerken kendi hayatımda bir şeyleri çözdüğümü hissediyorum, nefesim açılıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur ’sözü çok doğrudur. Bel hastalığımı düzenli yüzerek atlattım ve belim güçlendi. Bisiklet sürmeyi herkese tavsiye ederim" diye konuştu.