Yerel Haberler
Eskişehir
Ahmed Cevad doğumunun 134. yılında anıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:25:13 Anadolu Üniversitesi Haydar Aliyev Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Ahmed Cevad’ı anma programı, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde gerçekleştirildi. "İki devlet tek millet" sloganıyla düzenlenen program, Türkiye ve Azerbaycan’da vatanları uğruna hayatını kaybeden şehitler ile Ahmed Cevad anısına gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından Türkiye Cumhuriyeti İstiklal Marşı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ferdi Bozkurt’un konuşma yaptığı etkinlikte, İstiklal Şairi Ahmed Cevad’ın yaşamını ve eserlerini konu alan anlatılar ile şiirlere yer verildi. Programa Eskişehir Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Başkanı Uzm. Ecz. Cavid Aydın, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Gülgün Abbasbeyli’nin sunuculuğunu üstlendiği etkinlikte anlatıcı olarak Badiseba Budaglı, Mahammad Akbarlı, Armağan Paltun ve Sema Bal yer aldı. Okulanan şiirlerde ise Zehra Asgarlı, Emin Abdullayev, Turana Niftaliyeva, Cansel Koca, Taha Alper Taşcı, Yusuf Mervan Ekici, Feyza Alıç, Zöhre Sadıkova, Şamama Khalilova, Orhan Büyükkara ve Elnur Qasımov sahne aldı. "Türklük bu coğrafyada daha bilinçli hale geldi" Konuşmasında 1937 yılında birçok Türk düşünür ve şairin idam edilerek Türk dünyasının kadim bağlarının koparılmak istendiğine değinen Prof. Dr. Burhan Sayılır, yaşanan baskılara rağmen Türklüğün bu coğrafyada yok olmadığını ifade etti. Sayılır, Türk dünyasının geçmişte bağımsızlık düşüncesi nedeniyle büyük baskılar gördüğünü ancak bugün bu hayallerin gerçekleşmeye başladığını belirterek mücadele veren isimlerin yolları aydınlatmaya devam edeceğini söyledi. "Ahmed Cevad bir kahraman olarak anılmalı" Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ferdi Bozkurt ise konuşmasında, İstiklal Marşı şairi olmanın bir edebiyatçının ulaşabileceği en önemli noktalardan biri olduğunu ifade etti. Ahmed Cevad’ın diğer İstiklal Marşı şairlerinden farklı olarak tutuklandığını ve kurşuna dizilerek hayatını kaybettiğini vurgulayan Bozkurt, şairin yalnızca edebi kimliğiyle değil, verdiği mücadeleyle de önemli bir figür olduğunu söyledi. Ahmed Cevad’ın 1915 yılında Balkanlar’da Türk ordusuna destek vermek amacıyla savaş bölgesine geldiğini hatırlatan Bozkurt, şairin Türk dünyası açısından taşıdığı tarihi öneme dikkat çekti. Program, Ahmed Cevad’ın eşi Şükriye Hanım’a ithafen yazdığı şiirin beste seslendirmesi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Anadolu Üniversitesi’nden öğretmenlere iki önemli proje
29 Ocak 2025 Çarşamba - 15:14 Anadolu Üniversitesi’nden öğretmenlere iki önemli proje Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü kapsamında Türkiye’de özel gereksinimli çocuklar, aileleri, eğitimciler ve uzmanlara yönelik "DİL-DAV" ve "Proje 2de363" projeleri hayata geçiriliyor. Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Diken’in yürütücülüğünde devam eden ve iki adet 1001 projesinden ilki olan “Proje Dil-Dav: Özel Gereksinimli Öğrencilerin Dil Becerilerini Destekleme ve Problem Davranışları ile Baş Etmede İlkokul Öğretmenlerinin Mesleki Gelişimlerine Yönelik Çevrim İçi Platformun Geliştirilmesi ve Etkililiğinin Sınanması” adlı proje, 15 Nisan 2023 - 15 Aralık 2025 tarihleri arasında TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında destekleniyor. Proje, özellikle sınıf öğretmenlerinin en çok zorluk çektikleri ve eğitim gereksinimini dile getirdikleri “sınıf içi öğrenci problem davranışlarını tanımlama ve baş etme” ve “sınıf içi öğrencilerin kekemelik, sesletim ve gelişimsel dil bozukluğu gibi dil becerilerini” desteklemeye yönelik iki temel konuya odaklanıyor. Projenin pilot uygulamasına MEB Tepebaşı Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nden 90’dan fazla öğretmen katıldı Proje kapsamındaki web sitesinde, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi için 10 modüllük içerikler hazırlandı. Yazılı ve görsel şekilde desteklenen 10 modülü başarı ile tamamlayan katılımcılara sistem tarafından otomatik başarı sertifikası verileceği belirtildi. Projenin pilot uygulamasına Eskişehir MEB Tepebaşı Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nin katkıları ile toplamda 90’dan fazla öğretmen deney ve kontrol grubu olarak katılırken katılımcı öğretmenlerin modüllere ilişkin yüksek memnuniyet sergiledikleri görüldü. Projenin ana uygulama aşaması olacak bir sonraki aşamasına ise 240 öğretmen katılacak ve mesleki gelişim programının etkililiği sınanacak. Öte yandan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de projeye resmi destek vermekte ve proje çıktıları MEB tarafından kullanılacak. Özel gereksinimli çocukların okul öncesi eğitiminde rol alan öğretmenlerin temel gereksinimlerine doğrudan çözüm olacak Diken’in yürütücülüğünü yaptığı ikinci proje ise TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında açılan, Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı’na sunulan ve olumlu sonuçlanan 87 projeden biri olan “Proje 2de363: Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılında 363 Özel Eğitim Anaokulu Personel Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi” olacak. “323K349” proje numarası ile 26 Kasım 2024’de başlayan proje 32 ay sürecek. Yine bu projede özel gereksinimli çocuklar ile çalışan anaokulu ve anasınıfındaki öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyecek ve ülke geneline etki edecek proje çıktıları üretiyor. Bu proje kapsamında ‘özel eğitim anaokulunda yer alan özel eğitim, okul öncesi öğretmenliği mezunu eğitimcilere ve psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerine yönelik öğrencilerin problem davranışları ile baş etme olumlu davranış kazandırma, dil becerilerini destekleme, psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerine yönelik öğrencilerin ebeveynlerinin psikolojik iyi oluşlarını destekleme yönünde “Özel Eğitim Anaokulu Çevrim İçi Mesleki Gelişim Programı (ANAÇEM)” hazırlanıyor. Projede, özel gereksinimli çocukların eğitiminde önemli rolü olan okul öncesi dönemde rol alan öğretmenlerin temel gereksinimlerine doğrudan çözüm üreten ve mesleki gelişimlerine katkı sunacak yazılı, görsel ve teknoloji tabanlı bir mesleki gelişim programı hazırlanacak ve etkililiği ülke çapında sınanacak. Projenin şu anki aşamasında Türkiye’den 12 ilden 120 özel eğitim anaokulunda çalışan öğretmenler ile odak grup görüşmelerinin planlaması gerçekleştiriliyor. Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de projeye resmi destek vermekte ve proje çıktıları resmi özel eğitim anaokulları ve anasınıflarında kullanılacak.
Kreş öğrencileri sokak hayvanlarını ziyaret etti
29 Ocak 2025 Çarşamba - 14:25 Kreş öğrencileri sokak hayvanlarını ziyaret etti Odunpazarı Belediyesi’ne bağlı kreş öğrencileri, Yassıhöyük Mahallesi’ndeki Odunpazarı Belediyesi Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek sokak hayvanlarıyla buluştu. Eskişehir’de bulunan kreşler ile Odunpazarı’na bağlı kreşlerin öğrencileri farklı zamanlarda Yassıhöyük Mahallesi’nde bulunan Odunpazarı Belediyesi Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek sokak hayvanlarıyla bir araya geldi. Ziyaret sırasında yetkililer, öğrencilere hayvan psikolojisi, davranışları ve bakımları hakkında bilgi verdi. Çocuklar, hayvan sevgisini ve onlara nasıl doğru şekilde yaklaşılması gerektiğini öğrenirken, sevimli dostlarla vakit geçirmenin de mutluluğunu yaşadı. Yetkililerden ’Satın alma sahiplen’ çağrısı Hayvanların doğal yaşam haklarına saygı duyulması, bakım ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi gibi konuların bu tür eğitimlerle çocuklara erken yaşta aktarıldığına dikkat çeken yetkililer, etkinlik sayesinde hem miniklerin hayvanlara olan duyarlılığı artırıldığını hem de sokak hayvanlarına karşı daha bilinçli bireyler yetiştirilmesi konusunda bir adım atıldığını vurguladı. Sokak hayvanlarının korunması ve sahiplenilmesi gerektiğine dikkat çeken yetkililer, miniklere ve ailelerine ’Satın alma sahiplen’ çağrısı yaptı. Yetkililer, toplumun her kesiminin bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti. Sahiplenilen hayvanların aşılarını ömür boyu belediye yapacak Odunpazarı Bölgesi’nde bulunan ve yardıma ihtiyacı olan, rehabilite edilmesi gereken kedi ile köpekler için Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne ulaşılabileceğini kaydeden yetkililer, merkezde bulunan hayvanları sahiplenmek isteyen vatandaşların “Sen de Sahiplen” isimli sosyal medya adresini takip edebileceklerini aktardı. Yetkililer, Sen de Sahiplen isimli internet sayfası aracılığıyla sahiplenilen hayvanların aşılarının ömür boyu Odunpazarı Belediyesi tarafından yapılacağına dikkat çekti. Öğrenciler ise hayvanlarla vakit geçirmenin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirerek kendilerine bu imkânı sağlayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a teşekkür etti.
Globalleşen dünyaya akademik ve kişisel hazırlık yolu: Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu
29 Ocak 2025 Çarşamba - 12:45 Globalleşen dünyaya akademik ve kişisel hazırlık yolu: Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu (YDYO), öğrencilerini yalnızca dil öğrenimiyle sınırlı bırakmayıp akademik, kültürel ve sosyal açıdan da desteklenerek dünya vatandaşı olma yolunda güçlendiriyor. Günümüzde küreselleşen dünyada, farklı dillerde iletişim kurabilmek hem bireysel hem de toplumsal anlamda önem kazanıyor. Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu da (YDYO) tam bu noktada, öğrencilerini daha yetkin hale getirmeyi hedefleyen köklü bir eğitim birimi olarak öne çıkıyor. Eğitimde kaliteyi esas alan YDYO, öğrencilerini yalnızca dil öğrenimiyle sınırlı bırakmıyor. YDYO sayesinde öğrenciler akademik, kültürel ve sosyal açıdan da desteklenerek dünya vatandaşı olma yolunda güçleniyor. Bu kapsamda YDYO Müdürü Prof. Dr. Ümit Deniz ve öğretim üyelerinden oluşan ekibi, yüksekokulda dil öğreniminde stratejik hedefler ve öğrencilere sunulan imkânların en iyi şekilde ilerlemesi için çalışıyor. “Amacımız öğrencilerimizin akademik hayatlarına en iyi şekilde hazırlanmasını sağlamak” Prof. Dr. Ümit Deniz YDYO ve yabancı dil öğreniminde mükemmeliyet merkezi olma çabasında olduklarını belirterek, “Amacımız hazırlık okuyan öğrencilerimizin akademik hayatlarına en iyi şekilde hazırlanmasını sağlamak. Bunun yanında yabancı dil öğrenmek yalnızca akademik değil sosyal hayatımız ve kişisel gelişimimiz bakımından da oldukça önemli. Öğrencilerimizin en iyi şekilde bağımsız olarak iletişim kurabilmelerini, yabancı kaynakları okuyabilmelerini, sözlü ve yazılı olarak mesajlarını iletebilmelerini ve gelen mesajları anlayabilmelerini sağlamak istiyoruz. Bu konuda farklı dil becerisi büyük önem taşıyor” diye konuştu. YDYO’da İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça hazırlık derslerinin yanında İngilizce hazırlık bölümünde başta İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Bilimleri Fakültesi olmak üzere Eğitim Fakültesinin İngilizce Öğretmenliği ve Edebiyat Fakültesinin Psikoloji Bölümü gibi bir çok bölüme hizmet veriliyor. Eğitimler bunlarla da sınırlı değil; bölümlere başka dillerde ders hizmetleri de sunuluyor. Başta İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça olmak üzere seçmeli ya da zorunlu dersler olarak, öğrencilere farklı dillerde eğitim veriliyor. “Öğrencilerimizle sürekli etkileşim halindeyiz” YDYO’nun eğitim öğretim sisteminden de bahseden Prof. Dr. Deniz, “Program Geliştirme Birimi başta olmak üzere çeşitli birimler aracılığıyla öğretim görevlileri yoğun çalışmalar yaparak güncel konularda yazılmış kitapları seçiyor ve öğrencilerle sürekli bir etkileşim halinde oluyor. Bu kapsamda öğrencilerin otonom olmasını sağlayacak şekilde izlenceler oluşturuluyor. Uzun bir vakit ve yoğun bir çalışma gerektiren izlenceler öğrencilerin sınıfta aktif olarak katılım sağlamasına destek oluyor. Öğrenci odaklı ve güncel olmak öncelikli hedefimiz. Teknolojideki hıza yetişmek mümkün olmasa da içeriğin güncel olması önemli. Dili hangi amaçlarla kullanacağımızı değerlendirerek içeriğimizin güncel olmasına dikkat ediyoruz. Öğrenci birimimizde öğretmenlerimiz gönüllü olarak öğrencilerimizin ihtiyaç duydukları konularda bire bir ilgilenerek öğrencileri destekliyor. Örneğin; sinema ve sanat gibi konularda etkin olan öğretmenlerimiz öğrencilerle film eleştirisi gibi etkinlikler düzenliyor ya da ders dışında öğrencilerin konuşma pratiklerini geliştirebilecekleri gruplar oluşturuluyor” ifadelerini kullandı.
Sağlık sektörünün İHA’ları ’çip organlar’
29 Ocak 2025 Çarşamba - 10:57 Sağlık sektörünün İHA’ları ’çip organlar’ Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) canlı hücrelerden oluşan, dokuları ve organları taklit eden çip organlar üzerinde çalışılıyor. Hücresel Tedavi ve Kök Hücre Üretim, Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ESTEM), ESTEM-MEMS ve Doku Mühendisliği Birimi Sorumlusu Mühendislik Mimarlık Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Avcı, çip organları nasıl üretip işlevsel hale getirdiklerini anlattı. İlaç gelişimini kısa süreye indirmek, ilaçların yan etkilerini tespit edip kişiye özel geliştirilmesine imkân sağlamak için kolları sıvayan Doç. Dr. Avcı ve ESTEM ekibi son yıllarda hızlandırdıkları çalışmalarla insan vücudundaki tepkileri, etkileşimleri taklit edebilecek canlı hücrelerden oluşan yapı üretiyor. Hücreler, hafıza kartı büyüklüğündeki çip organın en küçük kanal veya odacıklarına yerleştirilip kana benzer sıvıyla sürekli perfüze edilerek insan vücudundaki benzer dinamik ortam oluşturuluyor. Örneğin karaciğerin en küçük yapısı olan hepatik sinüzoid, hepatik mikrosirkülasyonda önemli rol oynuyor; oluşturulan mikro kanalla taklit edilip elektronik devrelerle çalıştırılarak karaciğerdeki tepkiler gözlem altına alınabiliyor ve hızlı şekilde insan vücuduna yakın cevaplar oluşturulabiliyor. Kişiselleştirilmiş tıp alanında da önemli başarıların elde edilebileceği bu sistemler Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2016’da en iyi 10 yeni teknoloji içerisinde 6. sırada yer aldı. Özellikle Aralık 2022’de ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Modernizasyon Yasası 2.0’ın yürürlüğe girmesiyle yaklaşık 100 yıldır zorunlu olarak klinik denemeler öncesi hayvan deneme çalışmalarını ortadan kaldırılarak çok önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor. Yöntem, test aşaması yaklaşık 15 seneyi bulan, örneğin son antibiyotik sınıfı 1987 yılında keşfedilmiş ve günümüze kadar yeni bir tipin geliştirilemediği bir durumda geleneksel ilaç gelişim sürecini zaman ve maliyet yönünden azaltabilmesi, hayvan deneylerinin yerine geçebilmesi açısından oldukça önem taşıyor. Hızlı, güvenilir, ekonomik Diğer taraftan, Covid-19 pandemisi ile ülkemizde ve dünyada savunma sanayinin değişen ve genişleyen kapsamıyla karşı karşıya kalınırken, bu pandemi sadece bir sağlık sorunu olarak değil; aynı zamanda benzer pandemi, kimyasal veya biyolojik tehditlerle gelecekte de karşılaşabileceğimizi gösterdi. Bu tehditler toplum, güvenlik, ekonomi, kültür ve siyaset ekseninde küresel sorunlar olarak, biyogüvenlik konusunu savunma sektörünün odağına yerleştirirken, yeni güvenlik parametreleriyle savunma sanayinin kapsamını da genişletmiştir. Bu nedenle hızlı cevap verebilen, güvenilir, kullanımı nispeten kolay ve daha ekonomik olan çip organların önemi gittikçe artmaktadır. ABD’de pilot uygulama olarak kullanılıyor Çalışmanın yürütücüsü Doç. Dr. Avcı, yaptığı açıklamada, ilaç gelişiminin yanı sıra kemoterapi başta olmak üzere farklı şekillerde kullanılan ilaçların, takviye edici gıda ve kozmetik ürünlerin insan vücudunda oluşturduğu yan etki ve toksik durumların da incelenebileceğini söyleyerek şöyle konuştu: “Bu cihazlar ABD’de 2024’ün Eylül Ayı’nda ilaca bağlı karaciğer hasarının test edilmesinde pilot uygulama olarak kullanılmaya başlandı. Ülkemizde de birçok kurumun desteğiyle çip organ çalışmaları hızlı şekilde artmaktadır. Bu cihazları sağlık sektörünün İHA’ları ve SİHA’ları olarak görüyorum. Küçük gözükmelerine rağmen ciddi ve önemli ölçüde veriler elde edebiliyoruz. Çip organların Avrupa’da, Ülkemizde, dünyanın farklı ülkelerinde kısa sürede ciddi anlamda kullanılabileceğini düşünüyorum.” Çip üzerinde laboratuvar uluslararası dergi kapağında Çalışmalarına aralıksız devam eden ekibin araştırmaları uluslararası hakemli birçok dergide yer aldı. Son olarak 2025 yılında yayınlanan “Convenient rapid prototyping microphysiological niche for mimicking liver native basement membrane: Liver sinusoid on a chip” başlıklı makalede hepatik sinüzoid, interdisipliner bir ekip ile çip içerisinde oluşturulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte 2024 yılında hepatik sinüzoidlerin otoregülasyonuyla hepatik kan akışını düzenlemesinden esinlenerek hazırlanan biyomoleküler ayırma için yakın zamanda açıklanan çip üzerinde laboratuvar yöntemlerini kapsamlı bir şekilde araştıran ve bunların kullanımındaki ilerlemeleri tartışan uluslararası çok yazarlı “Molecular Separation by Using Active and Passive Microfluidic chip Designs: A Comprehensive Review” başlıklı makale “Advanced Materials Interfaces” dergisinde kapak olarak yayınlandı.
Türk savaş sanatının zengin geçmişini yansıtan 158 eser ilk defa Eskişehir’de sergilendi
29 Ocak 2025 Çarşamba - 09:42 Türk savaş sanatının zengin geçmişini yansıtan 158 eser ilk defa Eskişehir’de sergilendi Eskişehir’de 158 eser ilk defa ziyaretçilerle buluştuğu ‘Alp Ruhu, Bilge Akıl: Türk Savaş Sanatları Sergisi’nde yer alan Osman Gazi adına okutulan ilk hutbenin orijinal metni, Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihalgazi’nin kılıcı dikkat çekti. Eskişehir Valiliği himayesinde, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Türk Dünyası Vakfı ortaklığında, ‘Alp Ruhu, Bilge Akıl: Türk Savaş Sanatları Sergisi’ düzenlendi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi’nde yer alan serginin açılışı dün yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk kültürünün zengin geçmişini gün yüzüne çıkaran sergide oklar, yaylar, kılıçlar, mızraklar, çeşitli ekipmanlar ve geleneksel zırhlardan oluşan 158 parça ziyaretçiler ile buluştu. Özellikle, 27 Ocak 1299 tarihinde Karacahisar Kalesi’nde Dursun Fakih tarafından Osman Gazi adına okutulan ilk hutbenin orijinal metni, Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihalgazi’nin kılıcı serginin en öne çıkan parçaları arasında yer aldı. “Açılışı Osmanlı Devleti’nin kuruluş günü olarak kabul edilen günde gerçekleştirdik” Sergiyle ilgili bilgilendirmede bulunan Türk Dünyası Vakfı Proje Koordinatörü Mustafa Çelik, “Özel izinle getirilen eserlerle açılan ‘Türk Savaş Sanatı’ adını verdiğimiz sergimiz, 27 Ocak 2025 tarihinde açılışını gerçekleştirdik. Tabii 27 Ocak tarihi bizim için özel bir tarih. Sergimizin çıkış noktası, çıkış nedeni aslında 27 Ocak 1299 tarihinde Karacahisar Kalesi’nde Osman Gazi adına okunan ilk hutbe ile aslında Osmanlı Devleti’nin kuruluş günü olarak kabul edilen gün. Biz bunun yıldönümünde böyle bir etkinlik düzenlemek istedik. Bu hutbenin ilk orijinal metni de burada şu an sergilenmektedir” dedi. “Bu işin felsefesine ve sanatına vurgu yapmak istedik” Vatandaşların sergiye yoğun bir ilgi gösterdiklerini söyleyen Çelik, “Yoğun bir katılımla açılışımızı gerçekleştirdik. Bu da bizi ziyadesiyle mutlu etti. Bu işin felsefesine ve sanatına vurgu yapmak istedik. Bir Alplik kültürü var bizim tarihimizde. Yüzyıllardan beri süregelen, Anadolu’ya anayurtlarımızdan getirdiğimiz köklü bir tarihimiz ve kültürümüz var. Eskişehir’in bu anlamıyla bu kültür için önemli bir merkez. Sergimizin de Eskişehir’den başlaması buna vurgu yapmak içindi” şeklinde konuştu. “Osmanlı Devleti’nin ilk kuruluş metni olan orijinal hutbe en dikkat çekici eser” Türk savaş sanatında kullanılan oklar, yaylar, kılıçlar, mızraklar, çeşitli ekipmanlar ve geleneksel zırhlar ile kronolojik sıraya göre hazırlanan yaklaşık 158 parçanın sergide yer aldığını ifade eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Şimdilik 14 Şubat’a kadar Eskişehir’deyiz. Buradaki eserlerimizin birçoğu bu işe gönül vermiş kişilerin kendi sergilerinden temin edildi. Civar illerimizde yine kuruluş döneminin izlerini taşıyan eserler özel izinlerle bu sergiye getirildi. Burada milattan önce 5. yüzyıla ait İskitler dönemine ait ok uçlarından, Selçuklu dönemine ait eserlere kadar ve yine Osmanlı döneminden günümüze kalan kılıçlara ve ekipmanlara kadar birçok tarihi eserimiz, ürünümüz mevcut. Burada sergimizin şüphesiz bütün eserleri çok kıymetli ama bizim için, ‘En dikkat çekici eser nedir?’ diyecek olursak Osmanlı Devleti’nin ilk kuruluş metni olan orijinal hutbe metni var. 1299’da Dursun Fakih tarafından Osman Gazi adına okutulan ilk hutbe metni burada. Yine Orhan Gazi’nin miğferi ve Mihal Gazi’nin kılıcı burada sergilenmekte. Bunlar en niş eserlerimiz. Şu an için buradaki gördüğünüz bütün eserler ilk kez Eskişehir’de sergileniyor.” “Berlin ve Viyana ile görüşmeler yapıyoruz, sergiye oralardan da talep var” Serginin sona ereceği 14 Şubat 2025 tarihinden sonra eserleri talep eden başka şehirlerin olduğunu da kaydeden Mustafa Çelik, “Bu sergiyi ortaklaşa oluşturma fikri gündeme getirdiğimiz illerimiz var. Bilecik ve Kütahya, Tokat, Bitlis’in Ahlat ilçesi, Bursa, Adapazarı ve Yalova şu an için sergimizin taliplisi olan illerimiz. Henüz dijital kataloğumuzu oluşturmamış olmamıza ve sergiden herhangi bir görsel paylaşmamamıza rağmen Türkiye dışında da Berlin ve Viyana ile görüşmelerimiz var, oralardan da talep var. Tabii bizim hedefimiz bu kültürü, bu kıymetli eserleri, bu sanat şaheserlerini sadece ülkemiz sınırları içerisinde değil, Avrupa’da dünyanın birçok yerinde tanıtmak” ifadelerini kullandı.
Kış aylarında tıpkı insanlar gibi hayvanlar da hasta oluyor
29 Ocak 2025 Çarşamba - 09:41 Kış aylarında tıpkı insanlar gibi hayvanlar da hasta oluyor Eskişehir’de veterinerlik yapan Tuğçe Kara, kış mevsiminde hayvanların da tıpkı insanlar gibi hasta olabildiklerini söyledi. Kara, solunum yolu enfeksiyonları, hapşırık, halsizlik, burun akıntısı ve öksürüğün hasta olan hayvanlarda en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını açıkladı. Kış mevsimi yurt genelinde etkisini sürdürüyor. Düşük sıcaklıklar insanlar gibi hayvanlar için de yaşam şartlarını zorlaştırırken, uzman veteriner hekim Tuğçe Kara, vatandaşların bu konuda nelere dikkat edebileceklerini anlattı. Ev ortamının korunaklı olduğunu ancak kısa tüylü hayvanların üşüyebildiğini söyleyen Kara, özellikle köpeklere kıyafet giydirilebileceğini ifade etti. Hayvanların da insanlar gibi soğuk havalarda hastalanabildiğini vurgulayan Kara, bazı tedavi durumları hariç soğuk havalarda kedi ve köpeklerin tıraş ettirilmesini önermediklerini belirtti. Ayrıca kış mevsiminde sokak hayvanları için şartların daha zorlayıcı olduğuna dikkat çeken uzman veteriner hekim, apartman garajlarında ve bodrumlarında uygun yaşam ortamları oluşturabileceğini dile getirdi. "Kediler için biraz zor olabilir ama köpekler için evde belli aralıklarla kıyafet giydirilebilir" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan uzman veteriner hekim Tuğçe Kara, "Evdeki hayvanlar için ev ortamı korunaklı. Petekler yanıyor, doğalgazlar yanıyor ve daha sıcak ama özellikle kısa tüylü hayvanlarda üşüme olayı olabiliyor. Kendi köpeğimden örnek vereyim, evde ve klinikte sıcak ortamda durmasına rağmen çok soğuklarda titreyebiliyor. Çünkü kısa tüy yapısına sahip. Kediler için biraz zor olabilir ama köpekler için evde belli aralıklarla kıyafet giydirilebilir, yatarlarken üzerine battaniye konulabilir. Çok uzun süre üzerlerine kıyafet tutmak da doğru değil. Çünkü tüylerin, derinin hava alması gerekiyor" dedi. "Solunum yolu enfeksiyonları, hapşırık, halsizlik, burnunda akıntı ve öksürük en sık belirtiler" Hasta sahipleri tüy döktüğü için kedilerini tıraş ettirdiğini, ancak bunu bazı tedavi süreçleri hariç önermediklerini aktaran Kara, "Özellikle kış aylarında kesinlikle tıraş yaptırılmamalı. Çünkü o tüyler kediler için ısı yalıtım görevi görüyor. Zaten banyoya ihtiyaç duymuyoruz. Soğuk havalarda bağışıklıkları düşüyor, her türlü hastalıklara yatkınlık oluşabiliyor. Solunum yolu enfeksiyonları, hapşırık, halsizlik, burnunda akıntı ve öksürük en sık belirtiler arasında. Tıpkı insanlardaki gibi düşünebiliriz. Üst solunum yolu enfeksiyonlara önleme amaçlı bağışıklık güçlendirici takviyeler kullanılabilir" şeklinde konuştu. "Apartmanda garajlar ve bodrumlar kış aylarında hayvanlara açılırsa biz çok mutlu oluruz" Kış aylarında sokak hayvanları için şartların daha zorlayıcı olduğunun altını çizen Kara, sözlerine şöyle devam etti: "En gönülden istediğimiz şey, onların da bir yuvalarının olması. Hayvan sahiplenme isteğiniz varsa önceliğinizi sokaktaki hayvanlara vermenizi tavsiye ediyorum. Apartmanda garajlar ve bodrumlar kış aylarında hayvanlara açılırsa biz çok mutlu oluruz. En azından hayvanlara barınacak bir yer olur. Böyle bir imkan yoksa strafordan ısı yalıtımı iyi kulübeler yapılabilir, besleme alanlarına konulabilir. Kış aylarında enerji ihtiyacı arttığı için daha sık besleme yapılmasını öneriyoruz. Özellikle kalorisi yüksek, kedi ve köpekler için üretilmiş mamalarla bağışıklık güçlendirici takviyeler kullanılabilir."
Tepebaşı’ndan kadınlar için anlamlı protokol
28 Ocak 2025 Salı - 17:02 Tepebaşı’ndan kadınlar için anlamlı protokol Tepebaşı Belediyesi ve Kadın İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği arasında Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP) kurumsal iş birliği protokolü imzalandı. Protokol ile dernek tarafından hazırlanan Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı, Tepebaşı bölgesinde uygulanacak. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ve Kadın İnsan Hakları Yeni Çözüm Derneği Başkanı Ebru Batık tarafından kurumsal iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında dernek tarafından geliştirilen ve 16 oturumdan oluşan Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’nda iş birliği sağlanarak Tepebaşı bölgesinde uygulanması ve daha fazla kadının KİHEP’ten faydalanabilmesi amaçlanıyor. “Kadın öncelikli projeleri hayata geçiriyoruz” Protokol imza töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Sosyal ve toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçası olan kadınlarımız, aile düzeninde, iş hayatında, üretimde, sanattan, spora her alanda başarılarıyla gelecek nesillere örnek oluyorlar. Bizler de Tepebaşı Belediyesi olarak öncelikle ve özellikle kadın ve çocuk odaklı projeler hayata geçiriyoruz. Kadınların hem ekonomik hem de sosyal anlamda güçlü olmaları için pek çok uygulamamız var. Tepebaşı Belediyesi olarak toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışını bütün hizmet alanlarına yerleştirmeyi ve daha bütüncül bir şekilde hizmet vermeyi hedefliyoruz. Bu amaçla 2022 yılında Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi(CEMR) Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalamıştır. 2023 yılından itibaren hizmetlerini Yerel Eşitlik Eylem Planları kapsamında sürdürüyoruz. Belediyemizin kadınlara yönelik hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği ile yapılan protokol ile Tepebaşı bölgesinde yaşayan 18 yaş üstü kadınlara ve belediyemiz kadın personeline yönelik Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP) uygulanması hayata geçirilecek. Projenin tüm kadınlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “Daha fazla kadına ulaşmak istiyoruz” Kadın İnsan Hakları Yeni çözüm Derneği Başkanı Ebru Batık ise, 21 belediye ile protokol imzaladıklarını belirterek “Bizim için Eskişehir’de ve Tepebaşı’nda olmak çok keyifli. Bizi burada ağırlamanız çok değerli. 2025 yılının ilk protokolünü Tepebaşı’nda yapıyoruz. Bu protokolle daha fazla kadına ulaşmak istiyoruz” diye konuştu.