Yerel Haberler
Gaziantep
10 Nisan 2026 Cuma - 17:13 Gaziantep’te İsrail’in "idam yasası" protesto edildi Gaziantep’te sivil toplum kuruluşları İsrail’in Filistinli esirlerin idam edilmesiyle ilgili yasasını düzenledikleri basın açıklamasıyla kınadı. İsrail Meclisi tarafından Filistinlilere yönelik alınan idam kararlarına tepkiler büyüyor. Filistin’e Destek Platformu tarafından Gaziantep’te İsrail’in Filistinli mahkumlar hakkında aldığı idam kararlarına sert tepki gösterildi. Ulu Camii önünde düzenlenen basın açıklamasında, İsrail’i protesto edilirken kalabalık sık sık tekbir getirdi. "Filistin’deki İdam Kararına Karşı Susmuyoruz" temasıyla düzenlenen basın açıklamasında, kalabalık İsrail’i kınayan sloganlar attı. Kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra siyasi partilerin il başkanlarının da katıldığı basın açıklamasında, İsrail protesto edildi. "İnsanlık azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından rehin alınmıştır" Basın açıklamasını okuayan Filistin’e Destek Platformu İl Temsilcisi Mehmet Emin Arslan, "Gözü dönmüş azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz" dedi. "Yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır" İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösteren Arslan, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarsa da bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanında yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir" şeklinde konuştu. "Zalimler için cehennem daima yaşayacaktır" İsrail’in Filistinli mahkumlara karşı idamı yasallaştırmasının bir vahşet ve hukuk ihlali olduğunu ifade eden Arslan, "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır. Gözü dönmüş Netanyahu’nun yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her gözyaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Zalimler için cehennem daima yaşayacaktır" dedi. "Sumud Filosu’na tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz" Arslan, "Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her hususta zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola 200’ü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filosu’na tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz" diye konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:58 Voice of Erdem müzik yarışması coşkuyla sona erdi Erdem Koleji’nin gelenekselleşen ve her yıl büyük bir heyecanla beklenen "Voice of Erdem" yarışması, bu yıl da etkileyici atmosferi, yüksek katılımı ve kusursuz organizasyonuyla dikkat çekti. Erdem Koleji ve Hasan Kalyoncu Anaokulu işbirliğinde düzenlenen "Voice of Erdem" müzik yarışmasının finali Şahinbey Kongre Merkezi’nde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Gaziantep genelinde 78 farklı okuldan toplam 317 öğrencinin başvurduğu yarışmada, yüzlerce başvuru arasından seçilen 12 finalist öğrencinin sahne aldığı büyük final gecesi, salonu tamamen dolduran izleyiciler ve taşan yoğun ilgiyle adeta nefes kesen bir sanat gecesine dönüştü. Salonun her köşesini saran coşku, gecenin başından sonuna kadar hiç azalmadı. Sanat dünyasının önemli isimlerinden oluşan jüri kadrosunda; Emre Yücelen, Canan Anderson ve Melis Fis yer aldı. Jüri üyelerinin değerlendirmeleri kadar, sahneye dair paylaştıkları yorumlar da genç yetenekler için yol gösterici nitelik taşıdı. Gece boyunca sahneye çıkan finalistler, yalnızca güçlü sesleriyle değil, sahne enerjileri ve izleyiciyle kurdukları bağ ile de öne çıktı. Farklı tarzlarda sergilenen performanslar, izleyicilere zaman zaman duygusal, zaman zaman da yüksek tempolu anlar yaşattı. Her performans sonrası yükselen alkışlar, salonun ne denli etkileyici bir geceye tanıklık ettiğini gözler önüne serdi. Yarışma aralarında sahne alan Dans Art ekibi, dinamik ve etkileyici koreografileriyle geceye görsel bir zenginlik kattı. Müzik ve dansın uyum içinde buluştuğu bu özel gece, izleyenlere yalnızca bir yarışma değil, baştan sona planlanmış bir sahne deneyimi sundu. Final değerlendirmeleri sonucunda; üçüncülüğü Fatma Sude Orhan (GHV Güzel Sanatlar Lisesi), ikinciliği Mehmet Yıldırım (Gaziantep Anadolu Lisesi) ve birinciliği Elif Naz Kırgıl (Aysel İbrahim Akınal Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi) elde etti. Dereceye giren öğrenciler büyük alkışlar eşliğinde ödüllerini alırken, sahneye çıkan tüm finalistler performanslarıyla iz bıraktı. "Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var" Gerçekleştirilen yarışma hakkında bilgi veren Kulis Koordinatörü Beyzanur Karakan, "Voice of Erdem’in bu sene ikincisi düzenleniyor. Birçok gencin kalbine dokunuyoruz. Sanata olan ilgilerini burada kanıtlamalarını sağlıyoruz. Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var. Bu sene programımıza inanılmaz bir ilgi var. Çok güzel geçen bir program olacağına eminim. Bir birinden iyi 12 yarışmacımız var. Umuyorum ki hak edenin kazandığı bir yarışma olur. Yarışmamızda Türkçe, İngilizce ve arabesk söyleyen öğrencilerimizde var. Herkesin kalbine dokunacak parçalar bu sahnede seslendirilecek. Diğer yandan yarışmamızda, her dört yarışmacıda bir Dans Art ekibinin sahne aldığı dans gösterileri de olacak. Sanat her anlamda Voice of Erdem’le Erdem Koleji’nde can buluyor" diye konuştu. "Gençlerin kendilerini ifade edebildiği özgüven dolu bir ortam oldu" Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, gecenin ardından yaptığı değerlendirmede, bu tür organizasyonların öğrencilerin özgüven gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, "Gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sahneler oluşturmak, onların potansiyellerini ortaya çıkarmanın en etkili yollarından biridir. Bu gece, bunun en somut örneklerinden biri oldu" ifadelerini kullandı. Jüri üyelerinden Emre Yücelen ise organizasyonun genel yapısına dikkat çekerek, "Burada sahneye çıkan öğrencilerin hazırlık düzeyi ve sahne bilinci gerçekten dikkat çekici. Bu, arka planda ciddi bir emeğin ve doğru yönlendirmenin olduğunu gösteriyor. Böyle bir ortamda bulunmak çok kıymetli" diye konuştu. Erdem Koleji’nin her yıl daha da güçlenerek devam eden bu prestijli organizasyonu, yalnızca bir yarışma olmanın ötesine geçerek genç yeteneklerin kendilerini keşfettiği, sahneyle buluştuğu ve iz bıraktığı güçlü bir sanat platformu olarak öne çıkmaya devam ediyor.
Minik Kulaçlar Şehitkamil’e renk katacak
27 Mart 2026 Cuma - 17:36 Minik Kulaçlar Şehitkamil’e renk katacak Şehitkamil Belediyesi tarafından Gaziantep’te çocukların sportif gelişimine katkı sağlamak ve yüzme sporunu yaygınlaştırmak amacıyla önemli bir proje hayata geçirildi. "Minik Kulaçlar Şehitkamil’e Renk Katsın" projesi kapsamında, ilçe genelindeki tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yüzme eğitimi verilmesi hedefleniyor. Gaziantep Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Şehitkamil Belediyesi arasında imzalanan protokol ile çocukların sporla erken yaşta tanışması ve yüzme bilmeyen öğrenci kalmaması amaçlanıyor. Proje, aynı zamanda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesine de destek niteliği taşıyor. Proje kapsamında Şehitkamil ilçesindeki tüm resmi ilkokul ve ortaokul öğrencileri yüzme eğitimlerinden faydalanabilecek. Çocukların sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerine katkı sağlanması hedeflenirken, güvenli ve düzenli ortamlarda kaliteli zaman geçirmeleri de amaçlanıyor. Yüzme eğitimleri, Şehitkamil Belediyesi bünyesindeki Alleben Yüzme Havuzlarında gerçekleştiriliyor. Öğrencilerin bu tesislere ulaşımı belediye tarafından sağlanıyor ve eğitimler tamamen ücretsiz olarak veriliyor. Kurumlar arası güçlü iş birliği Projede eğitmen, malzeme desteği sağlayarak faaliyetlerin planlanmasını yöneten Şehitkamil Belediyesi tesis, ulaşım, organizasyon ve uygulama süreçlerini de üstleniyor. Proje ile çocukların yalnızca yüzme öğrenmesi değil, aynı zamanda spor kültürü kazanması ve okul sporlarına yönlendirilmesi de amaçlanıyor. Kurslardan ve sağlanan imkanlardan hiçbir şekilde ücret alınmıyor. Eğitim süreçleri boyunca öğretmenler ve idareciler de öğrencilere eşlik ediyor. Öğretmen ve öğrenci memnuniyeti Projeden yararlanan öğretmen ve öğrenciler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek projenin hem eğitici hem de eğlenceli yönüne dikkat çektiler. Özellikle daha önce yüzme imkânı bulamayan öğrenciler, kısa sürede suyla uyum sağlamanın ve yüzme öğrenmenin kendilerine büyük özgüven kazandırdığını ifade ettiler. Projenin öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerine işaret eden öğretmenler, öğrencilerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal becerilerinde de gözle görülür ilerleme kaydedildiğini vurguladılar.
Gaziantep’te 4 çocuk babasını öldüren sanığa 27 yıl hapis
27 Mart 2026 Cuma - 17:01 Gaziantep’te 4 çocuk babasını öldüren sanığa 27 yıl hapis Gaziantep’te 2021 yılında silahlı saldırıya uğrayan 4 çocuk babası Cebrail Şahin’in ölümü ile ilgili açılan davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanık Halil İbrahim K.’yi ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın yargılama sürecindeki tutumu dikkate alınarak cezası indirime tabi tutuldu ve 25 yıl hapis cezasına düşürüldü. Heyet, sanığın ’öldürmeye teşebbüs’ kapsamında değerlendirilen eylemi nedeniyle de 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 27 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Gaziantep’te 2021 yılında 4 çocuk babası Cebrail Şahin’in ölümüne ilişkin davada karar duruşması görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Halil İbrahim K., Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) A.K., sanık avukatları, maktul aile ve maktul avukatı hazır bulundu. Son savunması alınan sanık Halil İbrahim K., pişman olduğunu belirterek beraatini talep etti. Maktulün ailesi ise sanığın en ağır cezayı almasını istedi. Savcılık mütalaasında, sanık Halil İbrahim K.’nin ’kasten öldürme’ suçundan hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mahkeme heyeti, sanık Halil İbrahim K.’yi ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın yargılama sürecindeki tutumu dikkate alınarak cezası indirime tabi tutuldu ve 25 yıl hapis cezasına düşürüldü. Heyet, sanığın ’öldürmeye teşebbüs’ kapsamında değerlendirilen eylemi nedeniyle de 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vererek tutukluluk halinin devamını hükmetti. SSÇ hakkında ise isnat edilen suçların sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildi. Olayın geçmişi Gaziantep’te gece saatlerinde silahlı saldırıya uğrayan 4 çocuk babası Cebrail Şahin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay, Şahinbey ilçesi Dumlupınar Mahallesi’nde 2021 yılında meydana geldi. İddiaya göre, 28 yaşındaki Cebrail Şahin, bilinmeyen bir nedenle husumetli olduğu şahıs ya da şahısların silahlı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu, 4 çocuk babası Cebrail Şahin, vücuduna isabet eden 2 kurşunla ağır yaralandı. Olayın ardından çevredeki vatandaşlar tarafından 112 Acil Sağlık ekipleri ile polis ekiplerine bilgi verildi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Cebrail Şahin’i yapılan ilk müdahalenin ardından özel hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Cebrail Şahin, gece saatlerinde hayatını kaybetti.
Suça sürüklenen çocuklar için ’Sosyal Risk Haritası’ oluşturuldu
27 Mart 2026 Cuma - 16:09 Suça sürüklenen çocuklar için ’Sosyal Risk Haritası’ oluşturuldu Türkiye’nin "Suça Sürüklenen Çocuklar Sosyal Risk Haritası" saha çalışmaları Gaziantep’te başlatıldı. Gaziantep’te çocukların suça sürüklenmesini önlemek amacıyla başlatılan proje ve çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Çalışmalar kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Gaziantep Valiliği, 5 bin çocuk için seferber olurken, geliştirilen Toplumsal Uyum ve Destek Programı (TUDEP) suça sürüklenen çocuklara umut oldu. Gaziantep’te suça sürüklenen çocuklara yönelik farkındalığı artırmak, koruyucu ve önleyici çalışmaları güçlendirmek amacıyla "Çocuklar Güvende" Programı Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi. Gaziantep Valiliği Toplantı Salonunda düzenlenen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün’ün katıldığı toplantıda, suça sürüklenen çocukların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Çocukların suça sürüklenmesi önlenecek Gaziantep Valiliği koordinasyonunda hayata geçirilen Toplumsal Uyum ve Destek Projesi (TUDEP) ile proje kapsamında elde edilen çıktıların da kapsamlı şekilde değerlendirildiği toplantıda, çocukların güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe adım atması için kurumlar arası iş birliği ve kararlılıkla çalışmaların sürdürüleceği vurgulandı. "Bu çalışma bizim için çok faydalı oldu" Toplantıda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Gaziantep’te çocuklara yönelik yürütülen çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Programın saha ve pilot çalışmalarını yapıyoruz. Gaziantep bu konuda bir çalışma yaptığı için bizim için çok faydalı oldu. Birbirimizi çok daha iyi anlayacağız. Çünkü konuştuğumuz konular bizim de konuştuğumuz konularla aynı ve aynı perspektifle bakıyoruz. Toplumsal Uyum ve Destek Programı (TUDEP) kapsamında sahada büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibe özellikle teşekkür etmek istiyorum ve bu konuda valimizin önderliği çok kıymetli" dedi. "Ev ev sosyal risk haritası oluşturduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak riski önceden gören ve veriye dayalı çalışmalar yaptıklarını belirten Yenigün, "Biz bu anlayışın en güçlü araçları olarak da sosyal risk haritaları oluşmaya başladık. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aslında bir veri deposu, yaşlı, dul, engelli, kadın ve şiddet görenler gibi bize devamlı bir veri geliyor. Ama risk haritası oluştururken sadece kendi verilerimiz yetmiyor. Bütün bakanlıklarımızdan da veri entegrasyonuna sağladık. Biz de Türkiye çapında sadece mahalle mahalle değil, hane hane yaptığımız sosyal risk haritasını oluşturduk" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’teki model bir Türkiye modeline dönecek" Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Gaziantep birçok özelliğiyle beraber genç nüfusuyla da öne çıkan bir şehir. Türkiye’nin 18 yaş altı nüfus ortalaması yüzde 24,5 iken, Gaziantep’te ise 18 yaş altı nüfus ortalaması yüzde 35’i buluyor. Bizim bir milyona yakın 18 yaş altı nüfusumuz var. Dolayısıyla onlarla ilgili çok daha dikkatli, tedbirli ve onlara dönük projeler uyguluyoruz. Suça özendirilen çocuklar meselesi de son zamanlarda bütün dünyayı, ülkemizi meşgul eden bir konu. Biz bu meseleye şehrimizin güvenliğinden öte ülkemizin geleceği meselesi olarak bakıyoruz. Suça özendirilen çocuklarla ilgili çok özel projeler yapıyoruz. Bu projeler Ankara’daki bakanlıkların ve meclisimizin de dikkatini çekti. Geçtiğimiz haftalarda TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nu ilimizde misafir ettik. Gaziantep’te uygulanan TUDEP projemizi onlara anlattık. Onların da çok yoğun bir ilgisini çekti. Sanıyorum bu bir Türkiye projesine dönüştürülecek. Bugün de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün ile uzmanlardan oluşan bir heyeti ağırladık. Onlarla da bu konuyu işleyeceğiz. Yakında İçişleri Bakanlığından bir heyet yine bu konuyla ilgili gelecek. Gaziantep’teki model bir Türkiye modeline dönecek gibi görünüyor. Tabi onların da profesyonelliklerinden istifade edeceğiz" dedi. "Akademik, bilimsel ve uzmanlık gerektiren çalışmalar hazırladık" Bir yıl önce suça özendirilen ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili çalışmalara yoğunluk verdiklerini ifade eden Çeber, "Akademik, bilimsel ve uzmanlık gerektiren çalışmaları hazırladık. Gaziantep’te kaç tane suça karışan çocuğumuz var. Bunların kaçı 20 yaşın üzerinde, kaçı 15 yaşın üzerinde ve kaçı suç işledi. Hangi mahallelerdeler, evlerinin yapısı neler, hangi tip suçları işliyorlar ve bu suçları hangi saatlerde işliyorlar. Bir araya gelenler nasıl bir araya geliyorlar. Böyle çok sağlam bir haritamız var ve bunların sosyokültürel yapıları, demografik yapıları anlamında göreceli çalışmaları yaptık ve hiçbir ilde belki olmayan bir envanter var. Bizim sağlıklı çalışmamız için gerekli olan bir envanteri hazırladık ve onun üzerine kurgular yaptık" ifadelerini kullandı. "TUDEP projesi bir Türkiye projesine dönüşecek" Bu kapsamdaki çalışmaları 6 aydır Toplumsal Uyum ve Destek Projesi (TUDEP) ile yürüttüklerini ifade eden Çeber, "TUDEP, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüzün koordinasyonunda bir projeye döndü. Çalışmaların içinde birçok kurumumuz var. Yine 36 sivil toplum örgütümüzü de bu projeye dahil ediyoruz. TUDEP projesi Gaziantep Valiliği ile Gaziantep’teki tüm bileşenleri içine aldığımız bir proje olarak devam edecek. Bu çalışmaları yaparken hep uzmanlarla, bilim insanlarıyla ve çocuklarla ilgilenen sağlık birimleriyle yaptık. Gaziantep Valiliğinin gençlerimizle, çocuklarımızla, nesillerimizle ilgili olan TUDEP projesi bir Türkiye projesine dönüşecek. Çünkü gençler bizim geleceğimiz. Yani bizim tek bir çocuğumuz, tek bir evladımız bile yok ki suç düşünenlere çocuklarımızı feda edelim ve feda etmemek için de elimizden geleni yapıyoruz" şeklinde konuştu. "25 tane çocuğumuzu okula tekrar kazandırdık" Projenin olumlu sonuçlarını şimdiden almaya başladıklarını belirten Çeber, "Son 6 aydır uyguladığımız projelerle 18 yaş altı çocukların mala karşı işlediği suçlarda yüzde 30 civarında ve kişiye karşı işlenen suçlarda da yüzde 18 civarında azalma görüyoruz. Bu çocuklarımızın her biri evlerinde kurduğumuz özel ekipler tarafından tek tek ziyaret ediliyor. Başlarında da kaymakamlarımız var. Çocuklar, aileleri, sosyal çevreleri ve sonra onlarla ilgili uygulanması gereken detaylar ilgili kurumlara görev olarak veriliyor. Burada üniversitelerimiz var. 12 tane kamu kurumumuz var, sivil toplum örgütlerimiz var, meslek odalarımız var. Onlar bunları uyguluyor. Bugüne kadar 25 tane çocuğumuzu okula tekrar kazandırdık. Şimdi okuyorlar ve çok memnunlar. Birçok çocuğumuzu bulunduğu ortamlardan aldık. Yani somut dönüşleri de almaya başladık. Dolayısıyla bu boyutuyla da dikkat çekti ve inşallah kötü niyetlilere verebileceğimiz tek bir çocuğumuz bile yok" dedi. "Gaziantep pilot il seçildi" Çeber, "Suç işlendikten sonraki meselenin yönetiminden ziyade suç işlemeye teşvik eden konuların, ortamların, olguların ortadan kaldırılmasına dönük çalışıyoruz. Bugün yaptığımız toplantıda Gaziantep Valiliği’nin öncülüğünde yapıldı. 18 yaş altı çocuklarımıza yani suça sürüklenen çocuklarımıza ilişkin başlattığımız TUDEP projesini tanıttık. Proje ve çalışmalar beraber değerlendirildi, bakanlıkta yapılan çalışmalar ve Gaziantep’te yürütülen çalışmaların bir araya getirildi. Gaziantep pilot il seçildi" diye konuştu. Toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, ilçe kaymakamları, belediye yetkilileri ve ilgili kurum amirleri katıldı.
Şahin Bey şehit edilişinin 106. yılında anıldı
27 Mart 2026 Cuma - 15:51 Şahin Bey şehit edilişinin 106. yılında anıldı Gaziantep savunmasının önemli isimlerinden Şahin Bey’in, şehit edilişinin 106. yılında Şahinbey Anıt Mezarı önünde düzenlenen törenle anıldı. Düzenlenen tören, Şehitler için saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ve saygı atışıyla başladı. Ardından protokol tarafından buket sunumu yapıldı, törene katılan öğrenciler, Şahinbey şiirini ve İstiklal Marşını okudular. Destansı bir mücadele verildi Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 106 yıl önce burada çok büyük bir destanın yazıldığını belirterek, "Şahin Bey’in ismini taşıyan ilçemizde belediye başkanı olmaktan gurur duyuyorum. Şehit Şahin Bey ‘din için, namus için ve hürriyet için ölüme atılmak bize Ağustos sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir’ diyen bir kahramanımız. Mukaddes vatan toprakları için ne canlar verdik. Ama yıkılmadık. 6 bin 317 şehidin verildiği, düşmandan çok açlık ve yoklukla mücadele edilen Gaziantep Savunmasında önemli bir sorumluluk üstlenen, "düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez" şeref sözünü tarihin altın sayfalarına kazıyan Şahin Bey’in şehadetinin yıl dönümünde onu saygı ile anıyoruz. Bin 877 yılında Bostancı Mahallesi’nde dünyaya gelen Şahin Bey’in asıl adı Mehmet Sait’tir. Ülkemizin bağımsızlığı ile birlikte diktiği fidanın kocaman bir çınar olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu ülkenin yurttaşlarının her biri Türkiye Cumhuriyeti’nin birer bekçisidir. Her birimiz birer Şahin Bey, Şehit Kamil, Özdemir Bey, Mehmet Akif ve Seyit Onbaşı olduk. İlçemizin adını aldığı Şahin Bey, Elmalı Köprüsünde Fransız ordusuna meydan okumuş milletin kurtuluşu için kendini feda etmiştir. Fransızların 8 bin piyade, 200 süvari, 4 tank, 1 batarya top, 16 ağır makineli tüfek ve çok sayıda otomatik tüfekten oluşan ordusuna karşı, Şahin Bey ve arkadaşlarından oluşan Kuvay-i Milliye gönüllüleri büyük bir kahramanlık örneği göstermiştir. Bugün minarelerimizde ezanımız okunuyor, al bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa, 106 yıl önce vatan uğruna mücadele eden, Ben Antepliyim Şahinim Ağam, Mavzer omzuma yük, Ben yumruklarımla dövüşeceğim, Yumruklarım Memleket kadar büyük. Diye haykıran Şahin Bey ve nice isimsiz kahramanımıza çok şey borçluyuz. Binlerce isimsiz kahramanı Şehit vererek kazanılan bu topraklar bize atalarımızın yadigarları, ve milli mücadelemizin mirasıdır. Milli mücadelemizin genç nesillere iyi anlatılması, ecdadımıza ve şehitlerimize borcumuz olduğu gibi, geleceğimizin de teminatı olduğunun farkındayız" dedi.
Türkiye Karate Şampiyonası’nda Erdem Koleji gururu
27 Mart 2026 Cuma - 14:55 Türkiye Karate Şampiyonası’nda Erdem Koleji gururu Antalya’da düzenlenen Minik-Yıldız Türkiye Karate Şampiyonası’nda Erdem Koleji öğrencisi Rüzgar Bekir Akyüz, elde ettiği Türkiye Şampiyonluğu ile okulunu gururlandırdı. Türkiye Karate Federasyonu tarafından organize edilen ve ülke genelinden yoğun katılımın sağlandığı şampiyona, altyapı kategorilerinde Türkiye’nin en önemli ve en prestijli spor organizasyonları arasında yer aldı. Bu yıl toplam 5 bin 130 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası’nda tatamiye çıkan Erdem Koleji öğrencisi Rüzgar Bekir Akyüz, kumite branşında 2017 doğumlular +41 kg kategorisinde üstün bir performans sergiledi. Turnuva boyunca birbirinden güçlü rakiplerle karşılaşan başarılı sporcu, çıktığı 5 karşılaşmayı da kazanarak Türkiye Şampiyonu olmayı başardı. Gösterdiği mücadele azmi, teknik başarısı ve kararlılığı, organizasyonu takip eden antrenörler ve izleyiciler tarafından büyük takdir topladı. Elde edilen bu önemli derece, yalnızca bireysel bir başarı olmanın ötesinde, Erdem Koleji’nin öğrencilerini akademik gelişimin yanında spor, sanat ve sosyal alanlarda da destekleyen eğitim anlayışının somut bir göstergesi oldu. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini erken yaşta keşfetmelerine imkân sağlayan, disiplinli çalışma alışkanlığını teşvik eden ve çok yönlü gelişimi esas alan eğitim yaklaşımı sayesinde Erdem Koleji, ulusal düzeyde elde edilen başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Sporun öğrencilerin fiziksel gelişiminin yanı sıra özgüven, sorumluluk ve mücadele ruhu kazanmalarında önemli bir rol oynadığına inanan Erdem Koleji, farklı branşlarda yürüttüğü çalışmalarla öğrencilerini profesyonel organizasyonlara hazırlamayı sürdürüyor. Rüzgar Bekir Akyüz’ün Türkiye Şampiyonluğu da bu sistemli ve kararlı çalışmaların önemli bir sonucu olarak değerlendirildi. Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez tarafından yapılan açıklamada, öğrencinin elde ettiği Türkiye Şampiyonluğunun büyük bir gurur kaynağı olduğu ifade edilerek, "Öğrencilerin her alanda en iyi şekilde yetişmesi için güçlü bir eğitim ortamı oluşturulduğu, akademik başarı kadar spor ve sanat alanındaki gelişimin de önemsendiği ve bu doğrultuda çalışmaların kararlılıkla sürdürüldü. Başarılı sporcunun yetişmesinde emeği bulunan ailesine ve antrenörüne teşekkür edilirken, öğrencinin gelecekte daha büyük başarılara imza atacağına olan inancımız tam. Erdem Koleji, öğrencilerinin ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiği derecelerle eğitimde kalite anlayışını ortaya koymaya devam ederken, Rüzgar Bekir Akyüz’ün kazandığı Türkiye Şampiyonluğu, okulun spor alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi" dedi.
Kutsal toprak sevgisi zorluk tanımadı, motosiklet tutkunları iki teker üzerinde umre yolculuğuna çıktı
27 Mart 2026 Cuma - 13:15 Kutsal toprak sevgisi zorluk tanımadı, motosiklet tutkunları iki teker üzerinde umre yolculuğuna çıktı Türkiye’den ve Avrupa’dan motosiklet tutkunları, binlerce kilometre kat ederek kutsal topraklara ulaşmak ve umre ibadetini yerine getirmek için zorlu ve anlamlı bir yolculuk gerçekleştiriyor. Türkiye’den ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden motosiklet tutkunu gezginler, kutsal topraklara ulaşmak amacıyla uzun ve zorlu bir umre yolculuğuna çıktı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve Avrupa’nın Hollanda, Almanya ile Belçika ülkelerinden motosikletle umre yolculuğuna çıkan 8 motosiklet tutkunu gezgin, umre vazifesi için 14 bin kilometre yol kat edecek. Kutsal toprak hasreti, mesafe ve zorluk tanımıyor Geçtiğimiz hafta Avrupa’dan yola çıkan motosikletli gezgin, binlerce kilometre yolu iki teker üzerinde gidecek. Aralarında motosikletli bir kadın sürücünün de bulunduğu 8 kişilik ekip, İstanbul’da bir araya geldi. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen yola çıkan motosikletliler, bugün Gaziantep’e ulaştı. Hollanda’da faaliyetlerini sürdüren T-BIKERS Motor Kulübü üyesi 8 kişi motorları ile dualarla umre ibadeti için Mekke’ye uğurlandı. Yıllardır umreye gitme hayali olan ve motosikletleriyle yollara düşen 8 kişilik ekip, Gaziantep’te TÜRKCHOPPER Motosiklet Kulübü Başkanı Sedat Durgun ve üyeleri tarafından karşılandı. Motosiklet tutkunları, 500 yıllık Kaleoğlu Mağarası başta olmak üzere kentin tarihi mekanlarını gezdikten sonra Kilis üzerinden Suriye’ye geçiş yaparak Suudi Arabistan’ın Mekke şehrine doğru yola çıktı. "Yönümüzü kutsal topraklara doğru çevireceğiz" 8 kişi ile birlikte umre turuna çıktıklarını belirten motosiklet tutkunu Bülent Kocaoğlu, "Hollanda’da yaşıyorum. Motosiklet kullanıyoruz. Çok şükür 21 senedir başında olduğumuz T-BIKERS Motor Kulübü üyeleriyle birlikte çok güzel ve kutsal bir görev için yollara düştük. Belçika, Hollanda ve Almanya’dan üyelerimizle 8 kişi inşallah Türkiye üzerinden Suriye, Ürdün ve Arabistan olmak üzere yolculuğumuzu Mekke’de sonlandıracağız. Sonrasında Allah izin verirse bir şekilde başka ülkeleri ve şehirleri de gezme niyetimiz var ama ilk önce yarından itibaren Suriye sınırından sonra güzel bir macera başlayacak. Güzel dinimizde yapılması gerekenlerin en başında gelen bir ziyareti gerçekleştireceğiz. Peygamber Efendimizin ayak bastığı, nefes aldığı birçok ortamı görmek, oraları tanımak, dinimizin kökünün nereden geldiğini, neler hissedildiğini, o maneviyatı hissetmek amacıyla tabi ki bu ziyareti düzenledik. 21 senedir de bu niyetimiz vardı. Çok şükür 8 kişiye bu sene nasip oldu. İnşallah yarından sonra yönümüzü kutsal topraklara doğru çevireceğiz" dedi. "Zor ama heyecanlı bor yolculuk" Hem uzun yol şartları hem de hava şartları nedeniyle zorlu bir yolculuğa çıktıklarını ancak umre turu için yola çıkmanın sevincini yaşadıklarını belirten Kocaoğlu, "Motorculuğun zorlukları çok büyük zorluklar. Çünkü bizim korumamız yok, bizim yağmura karşı hiçbir şekilde bir önlemimiz olmuyor. Bir şekilde kar oluyor, yer yer kar gördük, karlı dağlar gördük, yağmur altında ıslandık. Mart ayında çıkmamızın nedenlerinden bir tanesi de Suudi Arabistan’daki sıcaklıkların henüz yükselmeden önce bir şekilde oraya gitmekti. O yüzden mart ayında yola çıktık, çok değişik ve değişken hava şartları yaşadık. Ama çok şükür yavaş yavaş hava sıcaklaşıyor. Bundan sonra büyük ihtimalle daha da sıcak günlere geçireceğiz" şeklinde konuştu. "Çok mutlu ve gururluyuz" Eşiyle birlikte umre ibadeti için yola çıktıklarını belirten motosiklet tutkunu Talip Uzun ise "Ben geçen yıl çok niyetliydim. Eşim ‘önümüzdeki yıl inşallah beraber gideriz’ dedi. Öyle nasip oldu. Başkanımız da öncülük etti. Güzel bir ekiple yola çıktık. Allah yolumuzu açık etsin. Biz çok mutluyuz, gururluyuz. Allah inşallah yolumuzu açık eder. Buraya kadar güzel geldik. Buradan sonra da inşallah Rabbim kutsal topraklara varmayı nasip eder" ifadelerini kullandı. "Umre heyecanını eşimle yaşayacağım" Kutsal toprakların heyecanıyla iki teker üzerinde yola çıktıklarını belirten Şeyma Zararsız Uzun da, "Çok mutluyuz. Motosikletlerle birlikte Mekke’ye, Medine’ye gitmek kısmet oldu. Çok şükür şu ana kadar her şey yolunda geçti. Yağmur gördük, kar gördük ama çok şükür kazasız belasız geldik. İnşallah önümüzdeki kilometrelere yolu da aynı şekilde kazasız belasız gideriz. Çok ayrı bir heyecan var. Birçok turlara katıldık ama bu umre turunun heyecanı bambaşka oldu" diye konuştu.
Prof. Dr. Koca: "Proloterapi kronik ağrılarda ameliyatsız bir tedavi yaklaşımı sunuyor"
27 Mart 2026 Cuma - 11:21 Prof. Dr. Koca: "Proloterapi kronik ağrılarda ameliyatsız bir tedavi yaklaşımı sunuyor" Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılarda ameliyatsız tedavi seçeneklerinden biri olan proloterapinin her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyledi. Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ve giderek daha yaygın hale gelen önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Özellikle bel, boyun, diz ve omuz ağrıları; hareketsiz yaşam, masa başı çalışma ve yanlış yüklenmeler nedeniyle her yaş grubunda daha sık görülüyor. Prof. Dr. İrfan Koca, bel, boyun, diz ve omuz ağrılarında, ameliyatsız ve doğal bir yaklaşım sunan proloterapinin son yıllarda giderek daha fazla tercih edildiğini ifade etti. "Ağrıyı baskılamak değil, onarmak" Proloterapi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Koca, yöntemin temel yaklaşımını, "Proloterapi, zayıflamış bağ, tendon ve eklem yapılarını güçlendirmek amacıyla, vücuda uyumlu özel serumların enjeksiyonu ile uygulanan bir tedavidir. Biz bu yöntemde ağrıyı baskılamak yerine vücuda onarım sinyali veriyoruz" dedi. "Vücut kendi onarım sürecini başlatıyor" Uygulanan tedavinin etki mekanizmasını açıklayan Prof. Dr. Koca, "Enjeksiyon sonrası o bölgede kontrollü bir iyileşme süreci başlar. Vücut o alana yönelir, onarım devreye girer ve zamanla doku güçlenir. Bu sayede ağrının kaynağını hedef alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Hangi hastalarda uygulanıyor" Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Koca, proloterapi ile özellikle Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar, Diz kireçlenmesi, Omuz sıkışma sendromu, Tenisçi dirseği, Bağ ve tendon yaralanmaları ile Kronik bel ve sırt ağrılarının tedavisinde etkili sonuçlar verebildiğini ifade etti. "Ameliyatsız bir alternatif" Ameliyatsız bir tedavi yöntemi olan proloterapinin uzun süreli ağrısı olan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Her hasta için uygun olmayabilir ancak doğru hasta seçimiyle proloterapi, cerrahiye alternatif olabilecek güçlü bir tedavi seçeneğidir" ifadelerini kullandı. "Ağrılar hayatınızı yormasın" Modern tıp ile tamamlayıcı tedavilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Koca, "Hastaya bütüncül yaklaşmak, kalıcı sonuçlar açısından çok önemli" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrıların doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Kişiye özel planlama ile ameliyatsız çözümler mümkün. Ağrılar hayatınızı yormasın" diye konuştu.
Yaşlılar hayatlarında ilk defa kuaförde bakım yaptırdı
27 Mart 2026 Cuma - 11:20 Yaşlılar hayatlarında ilk defa kuaförde bakım yaptırdı Gaziantep’te "Yaşlılar Haftası" dolayısıyla aralarında evde yalnız yaşayan ve eşi vefat edenlerin de bulunduğu kadınlar, hayatlarında ilk defa kuaförde ücretsiz saç kesimi ve kişisel bakım hizmeti almanın sevincini yaşadı. Gaziantep’in Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Binevler Sosyal Tesisleri’ndeki güzellik merkezi bölümünde eğitim alan gençler, "Yaşlılar Haftası" dolayısıyla anlamlı bir sosyal etkinliğe imza attı. 40 yaşlı kadının saç kesimi ve cilt bakımı yapıldı Tesisin bulunduğu Binevler Mahallesi’nde ikamet eden yaşlı kadınlar için düzenlenen anlamlı program kapsamında kuaförlük ve güzellik merkezi bölümü kursiyerleri, 40 yaşlı kadının saç kesimini ve cilt bakımını yaptı. Tesiste kuaförlük mesleğinin inceliklerini öğrenen kursiyerler, yaşlı kadınların saç kesimi başta olmak üzere manikür, pedikür ve kişisel bakımlarını ücretsiz yaparak yaşlıları oldukça sevindirdi ve mutlu etti. Çoğunluğu evde yalnız yaşayan yaşlı kadınların saçlarını kesen ve bakımlarını yapan gönüllü gençler, yaptıkları hizmetle yaşlıların hayır duasını aldı. Saç kesimi ve kişisel bakım hizmetinin ardından yapılan müzikli yemek programında yaşlı kadınlar, gönüllerince doyasıya eğlendi. Müzik eşliğinde yemek yiyen ve doyasıya eğlenen yaşlılar, seslendirilen şarkılara ve türkülere de eşlik ederek oldukça eğlenceli bir gün geçirdi. "Yaşlılarımız bizim baş tacımız" Yaşlılar Haftası dolayısıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten bayan kuaförlüğü ve güzellik uzmanı eğitmeni Günay Erçem, "Yaşlılarımız bizim baş tacımız, yapı taşlarımız. Yaşlılarımız olmasa bizler de olmazdık. Bir günde olsa onların memnun ayrılması, memnun gitmesi bizi mutlu etti. Burada en güzel zamanı geçirmesi onlar için gerçekten çok önemli. Gerçekten günümüzün bu sıkıcı ortamında böyle güzel bir ortam ayarlamak istedik. Sağ olsun Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu ve tesis yöneticimiz dahilinde de güzel bir program hazırladık. Öğrencilerimiz de ellerinden gelenleri yaptılar. İnşallah yaşlılarımız da memnun gidecekler. Onlar için hediyeler hazırladık. Yaşlılarımızı mutlu etmek istiyoruz. Öğrencilerimiz yemek servisler yaptı. Yaşlı çınarlarımızı mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar. Müzik, yemek ikramı, cilt bakımı ve saç bakımı olarak güzel bir program uyguladık. İnşallah yaşlılarımızı memnun bırakacağız" dedi. "İlk defa kuaföre geldim" Çok güzel bir gün geçirdiklerini belirten yaşlılardan Fatma Koçaslan, "Şahinbey Belediyesi’nin açmış olduğu kuaförlük kursuna ilk defa geliyorum. Yaşlıyız ama genciz. Çünkü kendimi genç hissediyorum. Etkinlikten çok memnun kaldık. Burada saçlarımı yaptırdım. Bugün yaşlılar günü ve özel bir gün oldu. Buradaki arkadaşlara teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. "Yaşlılara önem verilmesi bizim için çok gurur verici" İlk defa kuaförde saç bakımı yaptığı için çok mutlu olduğunu belirten Belgin Ural ise "Şahinbey Belediyesi’nin verdiği hizmetlerden çok memnunuz. Kuaför kursundan hocamızdan ve yaşlılarımıza verilen hizmetlerden çok memnun kaldık. Yaşlılara önem verilmesi bizim için çok gurur verici oldu" ifadelerini kullandı. "Yaşlılara hizmet etmekten mutluluk duyduk" Yaşılar Haftası nedeniyle böyle anlamlı bir program yapmak istediklerini belirten kursiyerlerden Esra Gül de, "Bugün belediyemizin vermiş olduğu bir hizmet gerçekleşiyor. Yaşlılar Haftası nedeniyle onlara saç bakımı, manikür, pedikür ve cilt bakımı hizmet verdik. Onlara hizmet etmekten mutluluk duyuyoruz" dedi. "Yaşlı teyzelerimizi ağırlamaktan mutluluk duyduk" Şahinbey Belediyesi’ne ve gönüllü gençlere teşekkür eden kursiyer Elif Tunç da, "Bu hafta Yaşlılar Haftası olduğu için yaşlı olup da kendisini genç gören teyzelerimizi ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Daha önce hiç kuaföre gitmemiş hatta kuaförün önünden dahi geçmemiş yaşlı teyzelerimizi ağırlamaktan mutluluk duyduk. Onların o yüzündeki mutlulukları bizi de mutlu ediyor" diye konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı"
27 Mart 2026 Cuma - 11:06 Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı" Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, toplumda sıkça karşılaşılan halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Dr. Hüseyin Taşkıran, "Halsizlik, yoğun iş temposu, uykusuzluk veya stres gibi nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi, kansızlık (anemi), tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, enfeksiyonlar ve kronik hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle uzun süren halsizlik mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir" dedi. Dr. Taşkıran, Günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren halsizliğin, birçok farklı hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti. En sık görülen nedenlerle ilgili bilgi veren Dr. Taşkıran, "Demir, B12 ve D vitamini eksiklikleri. Tiroid fonksiyon bozuklukları. Yetersiz ve düzensiz beslenme. Uyku kalitesinin düşük olması. Yoğun stres ve psikolojik faktörler. Kronik hastalıklar yer almaktadır. Halsizliğin iki haftadan uzun sürmesi, baş dönmesi, çarpıntı, kilo kaybı veya iştahsızlık gibi ek şikayetlerle birlikte görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmadır" ifadelerini kullandı. Halsizlikle mücadelede sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinen Dr. Hüseyin Taşkıran, "Dengeli ve düzenli beslenme, günde en az 7-8 saat kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, stres yönetimi, basit gibi görünen halsizlik, aslında vücudun verdiği önemli bir uyarı olabilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile birçok hastalığın önüne geçmek mümkündür" diye konuştu.