Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’te bayram öncesi mezarlıklarda ziyaretçi yoğunluğu 19 Mart 2026 Perşembe - 11:45:21 Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesi mezarlıklarda ve şehitliklerde yoğunluk oluştu. Ramazan ayının son günü yakınlarının kabrini ziyaret eden vatandaşlar ve şehit aileleri duygusal anlar yaşadı. İslam aleminin yarın idrak edeceği Ramazan Bayramı öncesi Gaziantep’te vatandaşlar mezarlıklara ve şehitliklere akın etti. Mezarlığa gelen aileler, hayatını kaybeden yakınlarının kabirlerini ziyaret ederek Kur’an-ı Kerim okudu, dualar etti. Bazı vatandaşlar, mezar başında gözyaşlarına hakim olamazken, bazı aileler çocuklarıyla birlikte mezarlığa geldi. Mezarların etrafında temizlik yapan vatandaşlar, yanlarında getirdikleri şekerleri ise çocuklara dağıttı. Ziyaretler sırasında mezarlık çevresinde trafik zaman zaman durma noktasına gelirken polis ekipleri yaşanabilecek olumsuzluklara karşı mezarlıkta tedbir aldı. "Bugün toprak günümüz" Bayram öncesi mezarlık ziyareti yaptıklarını söyleyen Ali Akturan, "Bugün toprak günümüzdür. Büyüklerimizi, sevdiklerimizi, ölmüşlerimizin hepsini ziyaret etmemiz lazım. Bugün kutlu bir gün. Hayırlı bir bayram diliyorum herkese. Dualar edeceğiz ve ziyaretlerimizi yapacağız. Ardından bayramlarımızı kutlayacağız" dedi. "İlk bayramlaşmayı burada yapıyoruz" Müslüm Özaslan isimli vatandaş ise, "İlk bayramlaşmayı burada yapıyoruz. Çünkü ölümü hatırlarız. Yapacağımız kötülüklerden alınırız. Bizim de yerimiz orası. Başka çare yok. Bütün insanlara mesajım dürüst olsunlar. Birbirinin hakkına girmesinler. Yalan söylemesinler. Haram zina yapmasınlar. Dürüst olsunlar. Kul hakkı yemesinler. Ölüm burası. Bizim yerimiz burası. Dünyanın malı olsa fabrikan da evinde olsa yerinde kalıyor. Buranın hesabını yapmak lazım" ifadelerini kullandı. "Bayramı buradan karşılıyoruz" Arap Öncebe de, "Bütün ölmüşlerimize Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun, mezarlarınızı ziyaret ediyoruz. Herkesin geleceği yer buradır dualarımızı ettik bayramı buradan karşılıyoruz" diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:34 Gaziantep’te tarihi mekanlar doldu taştı Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesi birçok tarihi çarşıda alışveriş yoğunluğu yaşanıyor. Tarihi ve turistik mekanlarıyla öne çıkan Gaziantep’te bayram alışverişi hareketliliği ile esnafın yüzü güldü. Bayram alışverişi yoğunluğunun yaşandığı Gaziantep’te başta tarihi Zincirli Bedesten olmak üzere Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Kültür Yolu üzerindeki hanlar ile pasajları bayram alışverişine çıkan vatandaşlarla doldu. Bayram dolayısıyla alışveriş yapmak isteyen vatandaşlar, kentin geleneksel mekanlarını tercih etti. Tarihi mekanlarda bulunan iş yerlerinde kurulan tezgahlarda bayramlık şeker, lokum ve çikolatalar ile tatlı çeşitleri müşterilerin beğenisine sunulurken kahvaltılık ürün, kuruyemiş ve kahve satılan iş yerleri de alışveriş yapılan dükkanların arasında yer aldı. İş yerleri önünde yoğunluk oluşturan vatandaşlar, bayram için hazırlıklarını tamamladıktan sonra evin yolunu tuttu. Gaziler Caddesi ve çevresi de kıyafetle diğer ihtiyaçlarını karşılamaya gelenler nedeniyle yoğunlaşırken, Almacı Pazarı, Zincirli Bedesten ve Bakırcılar Çarşısı ise şeker, çikolata, lokum, Antep fıstığı, kurutmalık, kahve ve hediyelik ürünler alan vatandaşlarla doldu. Tarihi çarşılardaki mağazaları ve seyyar tezgahları tek tek inceleyen vatandaşlar, bayramlık kıyafet ve ayakkabı satın aldı. Bazıları da bayramda misafirlerine ikram etmek için kuruyemiş, çikolata, şeker ve tatlı alışverişi yaptı. Bayram alışverişini son güne bırakan vatandaşların yoğunluk oluşturduğu tarihi çarşılarda neredeyse adım atacak yer kalmadı. Bayramlık kıyafet, şekerleme ve tatlı telaşına düşen vatandaşlar, mağaza önlerinde alışverişlerini tamamlamaya çalıştı. Ellerinde alışveriş poşetleriyle mağazadan ayrılan vatandaşlar, bayram hazırlıklarını tamamlamak üzere evlerine döndü. Bayram alışverişinin çok hareketli geçtiğini ifade eden tarihi Almacı Pazarı esnaflarından Hurşit Aktaş, bayram hareketliliğinin zirveye ulaştığını söyledi. Ramazan Bayramı hazırlıkları kapsamında alışverişe çıkan vatandaşların yaptıkları alışverişle esnafın yüzünü güldürdüğünü belirten Aktaş, "Gayet güzel bir talep var. İnsanlar geziyor. Güzel bir hava var. İnsanlar çarşı pazar dolaşıyorlar. Ürünlere talepler güzel. Çarşı-pazarda hareketlilik var. Gaziantep’in yöresel olarak yapmış olduğu bayram kahkesi diye tabir ettiğimiz kahke çeşitleri var, pasta çeşitleri var. Hanımlar şu an genelde onların tedariki peşinde. Onun için gerekli olan malzemeleri alıyorlar. Tabi çocuklar ayrıca bayramlık telaşında, şeker telaşında. Yani bayram hareketliliği güzel" dedi. Yoğunluğun erken saatlerden itibaren kendini gösterdiğini belirten Sedat Akbayram ise, "Çarşı pazarda her sene olduğu gibi bu sene de yine bayram yoğunluğu var. Gaziantep’te bayram yoğunluğu erken başladı. Son 15-20 gündür halkımız alışveriş yapıyor. Kurabiye, pasta malzemesi, evin baharatı ve yuvalama gibi ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Gaziantep’te bayramın birinci günü bütün evlerde yuvalama yemeği, dolma pişer. Bu iki yemeğin malzemelerine aşırı bir şekilde ilgi var. Türkiye’nin diğer yerlerini bilemem ama Gaziantep’te bu kültür hiç bir zaman kaybolmaz. Her zaman bu ilgi alaka var. Yuvalama malzemesinin kilosu 1000 lira da olsa bunu herkes yapar. Yapmama şansı yok. Çarşı ve pazarda ciddi yoğunluk var. Sabah saat 08.00’den beri insanlar çarşıya yakın akın gelmeye başladı. Bu yoğunluk gece saatlerini bulabiliyor" şeklinde konuştu. Bayram alışverişi için çarşıya geldiğini belirten vatandaş Fesih Vanlı, "Gaziantep’e misafirlik için geldik. Bayram için alışveriş yapıyoruz. Gaziantep’in baharat çeşitleri, bakır eşyaları ve çarşıları meşhur olduğu için alışverişe çıktık. Gayet güzel bir bayram atmosferi var. Biz de bunu değerlendirmek istedik. Gaziantep’te baharat çeşitleri bayağı meşhur olduğu için baharat çeşitleri aldık. Antep fıstığı aldık" diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:30 Şahin: "Ramazan Bayramı, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel ifadesidir" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Fatma Şahin mesajında, rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın ardından bayrama kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, bayramların toplumda birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren en özel zamanlar olduğunu ifade etti. Şahin mesajında, "Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en güçlü şekilde hissedildiği mübarek Ramazan ayını geride bırakırken, Ramazan Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar; gönüllerin birleştiği, kırgınlıkların unutulduğu, sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı müstesna günlerdir. Bu özel günler, aynı zamanda yardımlaşma kültürümüzün güçlendiği, büyüklerimizin ziyaret edildiği, küçüklerimizin sevindirildiği ve toplum olarak birbirimize daha da kenetlendiğimiz zamanlardır" dedi. Gaziantep’in tarih boyunca dayanışma ve kardeşlik kültürüyle öne çıkan bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Şahin, Ramazan ayı boyunca şehir genelinde kurulan sofraların, paylaşılan lokmaların ve yapılan yardımların bu güçlü kültürün en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti. Şahin, "Gaziantep, geçmişten bugüne yardımlaşma ve paylaşma geleneğini yaşatan kadim şehirlerden biridir. Ramazan ayı boyunca hemşerilerimizin gösterdiği dayanışma ve kardeşlik ruhu, bu şehrin en büyük zenginliklerinden biridir. Bayramlar da bu güzel duyguların daha da büyüdüğü, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı günlerdir. Bu mübarek günlerin, aramızdaki muhabbeti artırmasını, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların ve acıların yaşandığı bir dönemde, bayramların taşıdığı barış, merhamet ve kardeşlik mesajına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Temennimiz; Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa huzur, barış ve esenlik getirmesidir" ifadelerine yer verdi. Başkan Fatma Şahin mesajının sonunda başta Gaziantepli hemşerileri olmak üzere tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Bu duygu ve düşüncelerle başta kıymetli Gaziantepli hemşerilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; bayramın sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
GTO’nun Eylül Ayı Meclis Toplantısı yapıldı
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:56 GTO’nun Eylül Ayı Meclis Toplantısı yapıldı Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) eylül ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis ve Disiplin Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında yaptığı konuşmada Gaziantep Ticaret Odasının başlattığı 1 Fidan Sizden 2 Fidan Bizden kampanyasına ilgi gösteren bütün Gazianteplilere teşekkür eden GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, "1 Fidan Sizden 2 Fidan Bizden kampanyası gibi önemli ve değerli bir çalışmayı başlattığı için başta Yönetim Kurulu Başkanımız Tuncay Yıldırım ve değerli Yönetim Kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Bu kampanya kapsamında toplamda 30 bine yakın bir fidan bağışına ulaşıldı. Ve bu sayı ile şehrimize adeta bir orman kazandırmış olacağız. Ülkemiz ve şehrimiz için çok anlamlı bir katkı bu. Uzun yıllar devam edecek bu kampanya ile evlatlarımız, geleceğimiz için nice fidanlar ağaç olacak orman olacak. Kampanyaya ilgi gösteren bütün hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Faiz indirimleri reel sektöre yansımalı" Meclis toplantısında GTO’nun eylül ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taner Özdurak, dünya ekonomisinin dalgalı bir dönemden geçtiğini, küresel ticarette korumacılığın arttığını ve talebin giderek zayıfladığını belirterek "Bu tablo bizim gibi ihracatçı ülkeler için hem risk hem fırsat barındırıyor. Öte yandan Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk priminin 241 baz puana geriledi. 2020’den bu yana en düşük seviye. Bu, ekonomiye duyulan güvenin arttığını gösteriyor. Majör merkez bankalarının kararları da küresel tabloyu şekillendiriyor: ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirdi. Avrupa, İngiltere ve Japonya merkez bankaları ise faizleri sabit tuttu. Gelişmiş ülkeler enflasyonla mücadelede sıkı duruşu sürdürürken, büyümedeki yavaşlamaya karşı da temkinli adımlar atıyor. Bizde ise Merkez Bankası eylül ayında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 40,5’e çekti. Bu, piyasa beklentisinin üzerinde bir indirim. İş dünyası için kritik olan nokta, bu indirimin kredi maliyetlerine ve reel sektöre yansıyıp yansımayacağı. Kâğıt üzerinde faiz düşse de işletmeler pahalı krediye mahkûmsa, hedeflenen etki sahada gerçekleşmez" ifadelerini kullandı. "Asıl mesele, yeni teknolojileri geliştirecek insan gücünü yetiştirmekti" POS komisyon oranlarında banka kartı komisyonlarının düşmesinin sevindirici olduğunu ifade eden Özdurak, ticaretin asıl hacminin kredi kartında olduğunu ve kredi kartı komisyonlarının aşağıya çekilmesi gerektiğini söyleyerek "Çünkü bu maliyetler doğrudan fiyatlara ve rekabet gücümüze yansıyor" ifadelerine yer verdi. Özdurak yaptığı konuşmada ayrıca TÜİK tarafından açıklanan Beşeri Sermaye Endeksi’ne de değinerek önemli noktalara dikkat çekerek, "Beşeri Sermaye Endeksi, bugün doğan bir çocuğun, yaşadığı ülkenin eğitim ve sağlık şartlarını dikkate aldığımızda, 18 yaşına geldiğinde ulaşabileceği üretkenlik seviyesini ölçüyor. Türkiye’nin endeks değeri 2023 yılında 0,690 olarak gerçekleşti. Bu oran Avrupa Birliği ortalamasının altında. Gaziantep’in değeri ise 0,66. Avrupa Birliği ortalaması ise 0,730, endeks değeri en yüksek il Çanakkale 0,781 ile Avrupa standartlarına yaklaşırken, Şırnak 0,599 ile en geride. Bu tablo şunu söylüyor: Sanayide güçlü olan Gaziantep, eğitim ve sağlıkta aynı başarıyı gösteremiyor. Fabrikalar kurmak, makineler çalıştırmak elbette mümkündür. Ama asıl mesele; o makineleri çalıştıracak, fabrikaları büyütecek, yeni teknolojileri geliştirecek insan gücünü yetiştirmektir. Eğer insanımızı bilgiyle, eğitimle, sağlıkla donatmazsak, ihracatımız artar ama katma değeri düşük kalır. Oysa nitelikli insan kaynağımızı güçlendirdiğimizde, Gaziantep sadece çok üreten değil; teknoloji, tasarım ve yenilikle dünyaya yön veren bir şehir olacaktır" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "Kendi değerlerimize uygun, müfredatımızı revize ettik"
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:55 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: "Kendi değerlerimize uygun, müfredatımızı revize ettik" Gaziantep’te Çanakkale Gezileri Bilgilendirme Toplantısı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Kendi değerlerimize uygun, müfredatımızı revize ettik. Bu anlamda Çanakkale bizim önemsediğimiz bir coğrafya. Sadece Çanakkale değil Anadolu’nun her tarafı bizim için önemli. Orada atalarımızın ve dedelerimizin mücadelesini görmeniz çok önemli" dedi. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şahinbey Belediyesi’nin Çanakkale Gezileri Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı. Bakan Tekin, Şahinbey Belediyesi’nin organize ettiği Çanakkale gezilerinin öneminden bahsederek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hakkında da bilgi veren Bakan Tekin toplantı sonunda öğrencilerle birlikte Çanakkale türküsünü seslendirdi. "47 bin öğrenci ve vatandaşı Çanakkale’ye gönderdik" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Bugün itibariyle 247 bin öğrenci ve vatandaşı Çanakkale’ye gönderdik. Ekim ayı itibariyle 253 bin sayısını bulmayı hedefliyoruz. Öğrenci ve vatandaşları ecdadımızla buluşturacağız. Eğitim sadece okulda değildir, tarihi yerinde öğrenmek adına gençlerimiz ve vatandaşlarımızı 253 şehidimizin olduğu Çanakkale’de buluşturarak teşekkür ziyareti yapıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin ise öğrencilere Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hakkında bilgi verdi. Bakan Tekin, "Atalarımıza, dedelerimize, onların bize kanlarıyla, canlarıyla miras bıraktığı bu topraklara siz de layıkıyla çalışın istiyoruz. Kendi değerlerimize uygun, müfredatımızı revize ettik. Bu anlamda Çanakkale bizim önemsediğimiz bir coğrafya. Sadece Çanakkale değil Anadolu’nun her tarafı bizim için önemli. Orada atalarımızın ve dedelerimizin mücadelesini görmeniz çok önemli" diye konuştu.
Bakan Tekin: "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar"
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:43 Bakan Tekin: "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "17-25 Aralık olduğunda odak aslında meselenin okullar ve eğitim sistemi ya da dershaneler olmadığı meselenin bir grup terör örgütü mensubunun ülkeyi ele geçirmeye çalıştığı aşikar olunca biraz bizim üzerimizden toplumun tamamının içerisine dahil olduğu bir hal aldı mücadele. Dolayısıyla biz böyle bir dönemde birlikte mücadele ettik" dedi. Gaziantep’e gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilçe milli eğitim müdürleri ile buluşma programında konuştu. "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar" Bakan Tekin, "Bakan olmadan önce 2013 yılında başlayan ve gerçekten çok zor şartlardaki benim müsteşarlığa başladığım dönem Gezi olaylarının başladığı günlerdi. 2013 yılı Mayıs ayının son haftası. Hemen akabinde Türkiye’yi 17-25’e götürecek süreci yaşadık ama bu sürecin asıl başlangıç noktası kamuoyunda dershane kanunu olarak bilinen 2014 yılı ilkbaharında Mart-Nisan aylarında yasalaşan kanunun hazırlık süreciydi ki o da hatırlayın 2013 yılı kasım ayında, kasım ayının başında gündeme geldi ve bizim gezi olaylarıyla başlayan o zor hikayemiz, zor yolculuğumuz 2013 yılı kasım ayının başında dershaneler üzerinden bambaşka bir boyut aldı. 17-25 Aralık olduğunda odak aslında meselenin okullar ve eğitim sistemi ya da dershaneler olmadığı meselenin bir grup terör örgütü mensubunun ülkeyi ele geçirmeye çalıştığı aşikar olunca biraz bizim üzerimizden toplumun tamamının içerisine dahil olduğu bir hal aldı mücadele. Dolayısıyla biz böyle bir dönemde birlikte mücadele ettik. 15 Temmuz’u hatırlayın. 15 Temmuz’dan sonraki ilk OHAL kararnamesinde biz zaten 15 Temmuz’a kadar tespitini yaptığımız FETÖ okullarının FETÖ kurumlarının kapatılmasını bir gecede resmi gazetede hemen yayınladık. Bütün bu zor mücadeleyi biz burada hala muhtemelen o gün bizimle en azından öğretmen olarak çalışan arkadaşlarımızla beraber yürüdük. O yüzden ben yol arkadaşlarım demeyi tercih ediyorum. Şunun da farkındayım. Eğitim içinde bulunduğumuz alan hiç kolay olmayacak. Dün de değildi. Bugün de kolay değil. Yarın da kolay olmayacak. Çünkü herkesin rahatlıkla fikir yürüttüğü düşüncesini ifade ettiği ve çok farklı fikirlerin olabildiği bir alandayız. Bir evde anne baba dahi çocukların eğitimi konusunda farklı görüş ayrılıkları içerisine düşebiliyor. Dolayısıyla 85 milyondan fazla 86 milyon vatandaşımızın hepsinin eğitim ve öğretimle ilgili çok farklı düşünceler olacak ve işin ilginç yanı herkes kendi düşüncesini mutlak doğru olarak ifade edecek. Hal böyle olunca da ortada 86 milyon tane doğru olduğunu düşüneceğimiz uygulama ya da politika önerisi olacak ve yaptığımız hiçbir iş bir başkası tarafından belki tasvip edilmeyecek, belki istediğimiz şekilde değerlendirilmeyecek. O yüzden zor bir mücadelenin içerisindeyiz. Bu toplantıyı yapma sebebimiz de şu; bu zorlu yolculukta bu kadar zor bir yolda giderken kendi aramızda bir birlikteliği temin etmek, kendi aramızda ne yapmaya çalıştığımızın istişaresini yapabilmek, nasıl bir yol yürüdüğümüzü önce sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hatırlarsanız bakanlık görevine başladığım 2023 haziran ayından itibaren bu minvalde sürekli sahadayız. Rutin olarak aylık il müdürleri toplantımızı yapıyoruz. Bununla yetinmiyoruz. Ziyaretlerimizde il eğitim yönetimi ile ilgili il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri ve şube müdürü arkadaşlarımızı toplayıp il eğitim değerlendirme toplantısı yapıyoruz. Ucu açık bir biçimde. Bu da yetersiz, tamamlayıcı bir unsur olarak başladığımız günden itibari mütemadiyen rutin aralıklarla öğretmenler odası toplantıları yapıyoruz. Tüm bunları yaparken muradımız şu. Bir kere sahada neyin problem olarak algılandığını ve arkadaşlarımızın neler istediklerini tespit edebilmek. 2’ncisi de tespit ettiğimiz bu eksiklikler, öneriler, düşünceler doğrultusunda attığımız adımların bir harmoni biçiminde yürümesi için herkesin aynı duyarlılıkta sahip çıkması için yapacağımız şeyleri paylaşıyoruz" dedi. "Çoklu yabancı dil pilot uygulamasını başlattık" Bakan Tekin, "Sabahleyin katıldığımız okuldaki programda niye çoklu yabancı dil pilot uygulamasını başlattık. Neyden rahatsızız. Neden böyle bir uygulamayı hayata geçirdik. Arkadaşlarımızı anlatıyoruz. Şunu görüyoruz. Arkadaşlarımız bizim bu konuları anlatmamıza ihtiyaç duyuyorlar. Kendilerine bunu paylaşmamızdan mutlu oluyorlar. Öyle olunca da mümkün olduğunca bu sayıyı artırmak bu toplantıların sayısını artırmak muhatap olduğumuz herkesi sürecin içerisine dahil etmek istedik. Bugüne kadar hiç yapmadığımız bir şeyi yaptık. Hiç örneği de yok. İlçe müdürü arkadaşlarımızın da fikirlerini alalım. Onlarla da yaptıklarımızı paylaşalım diye bu toplantıları organize ettik. Bugün burada yaklaşık Türkiye’nin değişik illerinden gelen yaklaşık 200 civarında öğretmen arkadaşımız var. Bu 200 öğretmen arkadaşımız da öğretmen kökenli ilçe müdürü arkadaşımız, öğretmen deyince ilçe müdürü arkadaşımız da biraz önce söylediğim çerçevede ne yapıyoruz, ne yapmak istiyoruz, bunu paylaşalım istedik. Çünkü yapmak istediğimiz şeyi anlatırsak ancak etkili olur. Değerlendirme toplantılarına katıldığımızda illerde yaptığımız toplantılarda eksikliğini gördüğümüz hususlarda bir tanesi buydu. 2023 yılı haziran ayında başladığımızda bir puzzle’ın parçaları gibi birbirini tamamlayan bir dizi uygulamayı hayata geçireceğimizi taahhüt ettik. Biz öyle başkaları gibi afaki projeler sunmuyoruz. Yapmayacağımız ve yapamayacağımız şeyleri önermiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Taahhüt edilen şeylerin tamamına yakınını hayata geçirmiş durumdayız" Geçmiş dönemdeki eğitim sistemindeki zorluklara değinen Bakan Tekin, "2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. Projesinde diyor ki herkes cumhuriyetin yüzüncü yılına mektup yazsın. PTT de bunu koordine ediyor. PTT’nin koordinesinde o gün yazılan mektuplar cumhuriyetin yüzüncü yılında ilgili kamu otoritelerine teslim edildi. Yani 2023 yılı ekim ayında Milli Eğitim Bakanı olarak ben o pozisyonda olduğum için mektuplar bana geldi. 2001 yılında sayın cumhurbaşkanımızın başbakan olmadan önceki dönemde Türkiye’deki eğitim öğretim sistemini ortaya koyan mektuplar var. Eğitim öğretiminin fiziki altyapısı, içler acısı. Üçüncü dünya ülkesi görünümündeyiz. Bunları anlattığıma gerek yok. Sizler zaten biliyorsunuz. Eğitimde teknolojik altyapı derseniz zaten yok öyle bir şey. Öğretmenlerimiz inşallah cumhuriyetin 100. yılında okullarımızda bir tane bilgisayar olur. Tek bir tane bilgisayar olur diye mektuplar yazıyor. Demokrasi ve insan hakları açısından baktığımızda programımız müfredatımız tamamen ötekileştirici, ayrıştırıcı bir program. İnsanların kılık kıyafetinden dolayı eğitim öğretim hakkından mahrum bırakıldığı bir Türkiye ve bu ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kuruyor Cumhurbaşkanımız. Partiyi kurarken de bir dizi politika öneriyor. Bülent Ecevit’in başlattığı mektupları da öğretmen arkadaşlarımızın, idarecilerimizin keşke cumhuriyetimizin yüzüncü yılında şöyle bir Türkiye olsa dediği o eksiklikleri giderecek bir dizi politika adımına öneriyor. Diyor ki, ‘biz iktidara gelirsek bunları yapacağız’ 3 Kasım 2002 seçimlerinde de seçim beyannamesinde aynen bunları söylüyor. Sınıf başına düşen öğrenci sayısının azaltılmasından okullarımızın teknolojik altyapıya kavuşturulmasına kadar öğretmen ihtiyacının giderilmesinden müfredatın demokratikleşmesine kadar Türkçenin ana dil becerilerinin çocuklarımız tarafından içselleştirilmesinden milli ve manevi değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılmasına kadar bir dizi öneri. Taahhüt edilen şeylerin tamamına yakınını hayata geçirmiş durumdayız. Bunu tamamlayıcı bazı şeyleri de biz 2023’ten itibaren hayata geçirmeye çalışıyoruz. Anlatmaya çalıştığım şey şu. Yapılan hiçbir şey, atılan hiçbir adım birbirinden bağımsız birbirinden kopuk şeyler değil" şeklinde konuştu. "Yaptığımız her iş attığımız her adım bir bütünün anlamlı bir parçasıdır" Bakan Tekin, "2023’ten itibaren bizim hayata geçirmeye çalıştığımız şeyler de bu anlamda birbirini tamamlayan şeyler. Sizden isteğim şu. Bu yaz da yaptık aynı şeyi. Sizlere genelgeler gönderiyoruz. Yaz aylarında eğitim öğretim yılına hazırlık anlamında. Sizden isteğim genelgede bu yazılan madde acaba niçin yazılmıştır. Yani bakanlık ne yapmaya çalışıyor? Ya da bir yönetmelik değişikliği gündeme geliyor. Ben bu eksikliği gördüğüm için bunu ifade ediyorum. İllere gittiğimizde arkadaşlarımıza soruyorum. İlçe müdürlerinin de bulunduğu toplantılarda. Diyorum ki ya biz mesela bu yaz mesleki ve teknik eğitimle ilgili nasıl bir düzenleme yaptık. Arkadaşlar sağ olsunlar ya da hayat boyu öğrenmeyle ilgili. Sağ olsunlar çok güzel anlatıyorlar. Madde madde işte şunu yazmışsınız, bunu yazmışsınız. Peki bundan niye yazmış olabiliriz. Ya bu neyin devamıdır? Ne olmuş? Bunu görebiliyor musunuz? diye sorduğumda o bağlantıyı kaçırıyorlar. Bir alışkanlığımız var. Sizden isteğim şu. Birinci yapacağımız şey arkadaşlar yaptığımız her iş attığımız her adım bir bütünün anlamlı bir parçasıdır. Lütfen size gelen metinleri size gelen düzenlemeleri bu çerçevede değerlendirin" diye konuştu.
Prof. Dr. Şahin: "göğüs ağrısını asla hafife almayın"
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:00 Prof. Dr. Şahin: "göğüs ağrısını asla hafife almayın" Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ekber Şahin, Öksürük sonrası aniden başlayan ve geçmeyen göğüs ağrısının, ciddi bir sorunun habercisi olabileceğini söyleyerek uyarılarda bulundu. Öksürük sonrası aniden başlayan ve geçmeyen göğüs ağrısının, ciddi bir sorunun habercisi olabileceğini söyleyen Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ekber Şahin, Daha çok yaşlı ve osteoporozu olan hastalarda görülmekle birlikte genç bireylerde, spor yapan kişilerde öksürük kaynaklı kaburga kırıklarının arttığına dikkat çekerek, önemli uyarılarda bulundu. Öksürüklerin kaburga kemiklerini kırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Ekber Şahin, "Birçok kişi şiddetli öksürüğün sadece kas ağrısına neden olacağı düşünülsede yoğun ve kontrolsüz öksürük ataklarının, göğüs kafesine fazla baskı yaparak kaburga kemiklerinde kırıklara neden olabilir. Özellikle grip, zatürre veya COVID-19 sonrası dönemde bu tür vakaları daha sık görüyoruz. Öksürükle başlayan ve dinmeyen göğüs ağrıları, sadece bir kas spazmı değil, kaburga kırığı olabilir" dedi. Kaburga kırıklarının travmasız geliştiği için çoğu zaman fark edilmeyebilileceğini belirten Prof. Dr. Şahin, belirtileri sıralayarak, "Kaburga kırıkları, travmasız geliştiği için çoğu zaman fark edilmeyebilir. Ancak aşağıdaki belirtiler varsa dikkatli olunmalı. Ani başlayan, keskin ve lokalize göğüs ağrısı, derin nefes alma, öksürme ya da gülme sırasında şiddetlenen batıcı ağrı, nefes alırken zorlanma, uykudan uyandıracak şiddette ağrı" ifadelerini kullandı. Öksürüklerin gençlerde kırığa neden olabildiğini aktaran Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden Prof. Dr. Şahin, "Gençler spor yapıyor, aktif bir yaşam sürüyor gibi görünse de yanlış egzersiz teknikleri, zayıf beslenme ve D vitamini eksikliği kemik yoğunluğunu etkileyebiliyor. Dolayısıyla öksürük gibi bir durum bile kırığa yol açabiliyor" ifadelerine yer verdi. Kemik sağlığı için şu önerilerde bulunan Prof. Dr. Şahin, "Güneş ışığıyla yeterli D vitamini alımı, kalsiyum açısından zengin beslenme, ağırlık taşıyan egzersizler sigara ve alkol tüketiminden kaçınma, düzenli sağlık kontrolleriyle kemik yoğunluğunun izlenmesi" şeklinde konuştu. Erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Şahin, "Medical Point Gaziantep Hastanesi’ne başvurarak uzman değerlendirmesi alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şahin, "Sürekli ve lokalize göğüs ağrısı, nefes alırken batma veya zorlanma, öksürükle birlikte gelen keskin ağrı, göğüs bölgesinde hassasiyet ve morarma. Eğer bu belirtiler varsa, beklemeyin. Basit bir röntgen veya tomografi ile tanı konulabilir. Erken müdahale ile hem ağrıyı kontrol altına almak hem de muhtemel komplikasyonları önlemek mümkündür" diye konuştu.
Gaziantep’te Auto ve Drift Fest 2025 heyecanı başlıyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:42 Gaziantep’te Auto ve Drift Fest 2025 heyecanı başlıyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Auto ve Drift Fest 28 Eylül’de Orta Doğu Fuar Merkezi’nde otomobil severleri buluşturacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Gaziantep Auto ve Drift Fest 2025, 28 Eylül Pazar günü 10.30’da Orta Doğu Fuar Merkezi’nde otomobil tutkunlarını bir araya getirecek. Bu yıl üçüncüsü yapılacak olan organizasyon, kentin en çok beklenen etkinliklerinden biri olma özelliğini taşıyor. Festivalde, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’na bağlı lisanslı sporcular, özel hazırlanmış yarış otomobilleriyle drift gösterileri sunacak. Yüksek ses, lastik kokusu ve hızın buluştuğu gösteriler, izleyenlere adrenalin dolu anlar yaşatacak. On binlerce ziyaretçi bekleniyor Drift gösterilerinin yanı sıra otomobil fuarıyla da dikkat çekecek etkinlik, Gaziantep ve çevre illerden çok sayıda modifiye tutkunu ve motor sporlarına meraklı binlerce kişiyi bir araya getirecek. Çocuklardan gençlere, kadınlardan yaşlılara kadar her kesime hitap eden festival, şehrin sosyal hayatına renk katacak. Gaziantep’in spor turizmine güç katacak Otomobil sporlarının bölgede yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçlayan festival, aynı zamanda Gaziantep’in spor turizmi alanındaki potansiyelini güçlendiriyor. Kentin gençlerine ilham kaynağı olan organizasyon, motor sporlarına ilgiyi artırmayı ve yeni yeteneklerin yetişmesine imkan sağlamayı hedefliyor.
GSO Eylül ayı meclis toplantısı yapıldı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 17:41 GSO Eylül ayı meclis toplantısı yapıldı Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Eylül Ayı Meclis Toplantısı, GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımı, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ekonomideki güncel konular, sektörel sorunlar, çözüm önerileri ve Gaziantep ile bölge ticaretindeki gelişmelerin değerlendirildiği meclis toplantısında, GSO’nun çalışmaları ve projeleri hakkında paylaşımlarda bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, rekabet koşullarının artık sadece düşük maliyet ve yüksek üretim hacmiyle değil, yenilikçilik, teknoloji üretimi ve nitelikli insan kaynağı ile şekillendiğini ifade etti. Gaziantep ve ülke sanayisinin geleceğinin Ar-Ge’ye, inovasyona ve dijital dönüşüme yapılacak yatırımlarla inşa edilmesi gerektiğini kaydeden Konukoğlu, "Geldiğimiz aşamada, özellikle savunma sanayi, ileri teknoloji, yazılım ve yapay zekâ tabanlı üretim gibi stratejik alanlarda daha fazla yol almamız gerekiyor. Bu alanlarda elde edeceğimiz başarılar, sadece sanayimizin değil, ülkemizin ekonomik gücünün de teminatı olacaktır. Biliyoruz ki, kendi teknolojisini geliştiremeyen ülkeler, geleceğin yarışında geri kalacaktır. Bu yüzden girişimcilerimizi bilim ve teknoloji alanlarında desteklemek ve sanayicilerimizin yenilikçi yatırımlarını teşvik etmek zorundayız. Güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir. Bizler, bu bilinçle üretmeye, yenilik yapmaya ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz. Toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, tüm katılımcılara teşekkür ediyorum" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, dünya ekonomisinde yaşanan belirsizlikler, enerji maliyetlerindeki artış, küresel ticaretteki dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümün, sadece ekonomileri değil, üretim ve ihracatın geleceğini de derinden etkilediğini kaydetti. Ünverdi, "Bu gelişmeler karşısında ayakta kalmanın yolu, değişime ayak uydurmaktan geçtiği gibi, değişimi yönlendirebilecek bir vizyon ortaya koymaktan da geçiyor" dedi ve ekledi: "Gaziantep olarak bizler, tarihimizden gelen girişimcilik ruhu ve üretim kültürümüzle bu vizyonu ortaya koyabilecek potansiyele sahibiz. Artık sadece üretim yapan değil, ürettiğini tasarımla, inovasyonla ve teknolojiyle güçlendiren, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir anlayışla dünyaya sunan bir sanayi modelini hayata geçirmeliyiz. Bu noktada önümüzde üç temel öncelik bulunuyor. Birincisi, yeşil dönüşüm. Enerjide verimliliği artırmak, yenilenebilir kaynaklara yönelmek ve karbon ayak izimizi azaltmak artık sanayimizin geleceği açısından kaçınılmazdır. İkincisi, dijitalleşme. Endüstri 4.0 uygulamaları, yapay zekâ ve otomasyon gibi alanlarda gelişim göstererek üretimde verimliliği artırmalı ve küresel rekabet gücümüzü yükseltmeliyiz. Üçüncüsü ise nitelikli insan kaynağı. Gençlerimizi ve çalışanlarımızı yeni dünyanın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatmadan bu dönüşümü gerçekleştirmemiz mümkün değildir." Gaziantep’in ihracat verileri hakkında da bilgiler veren Ünverdi, 2025 yılı ocak-ağustos döneminde Gaziantep’ten 6 milyar 523 milyon doların üzerinde ihracat yapıldığını, belirterek, şunları aktardı: "Gaziantep en fazla ihracat gerçekleştiren iller arasında 2025 yılı ağustos ayında da 6. sıradaki yerini korudu. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD yer aldı. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, 2. halı, 3. tekstil ve hammaddeleri, 4. kimyevi maddeler ve mamullerive 5. sırada ise mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörleri bulunuyor. İhracat yaptığımız toplam ülke sayısı 182’dir." GSO Eylül Ayı Meclis Toplantısı, meclis ve meslek komite üyelerinin görüş ve önerilerini dile getirmelerinin ardından sona erdi.
Gaziantep’te kaçırılmak istenen çocuk: "Sokağa çıkmaya korkuyorum"
24 Eylül 2025 Çarşamba - 17:20 Gaziantep’te kaçırılmak istenen çocuk: "Sokağa çıkmaya korkuyorum" Gaziantep’te kimliği belirsiz bir şahıs tarafından kaçırılmak istenen 9 yaşındaki kız çocuğu yaşadığı korku dolu anları anlattı. Olay, Şehitkamil ilçesi Onatkutlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirsiz bir şahıs sokakta yürüyen 9 yaşındaki B.B.’yi takip ettikten sonra kaçırmaya çalıştı. Takip edildiğini fark eden çocuk panikle kaçmaya çalıştı. Korkarak kaçmaya çalışan çocuk, çevredeki vatandaşların olayı fark etmesiyle kaçırılmaktan son anda kurtuldu. Mahalle sakinlerinin tepkisi üzerine hızla kaçarak izini kaybettiren şahıs, emniyet güçlerinin yaptığı çalışmayla adresi tespit edilerek kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şahsın emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Korku dolu anları anlatan çocuk ise, "Marketten çıktığım anda beni takip ettiğini fark ettim. Eve doğru koştum. Mahalledeki komşular ve akrabalarımız beni kurtardı. Şu anda çok korkuyorum, dışarı çıkamıyorum" dedi. "Korktuğum için sokağa çıkamıyorum" O anları İhlas Haber Ajansı’na anlatan B.B., yaşadığı korkuyu dile getirerek, "Ben bakkala gittim. Bakkala girip çıktıktan sonra şahısın beni takip ettiğini fark ettim. Sonra çok korktum ve endişelendim. O korkuyla hemen kaçtım. Beni kaçıracağını sandım. Sonra komşular durumu fark etti. O şahsı kovaladılar. Daha sonra da ne olduğunu bilmiyorum. Şahsı arkamda görünce çok korktum. Şahsın beni kaçıracağını sandım. Artık sokağa çıkamıyorum. Çünkü halen korkuyorum. Sadece okula giderken dışarı çıkıyorum" dedi. "Kimse çocuğunu sokağa bırakmıyor" Yaşanan olaydan sonra mahallelinin korktuğunu ve çocuklarını dışarıya bırakmadıklarını söyleyen çocuğun amcası İbrahim Bozkurt, "Yeğenim bakkala giderken şahıs yeğenimi takip etmiş. Yeğenim de takip edildiğini fark edince komşu ve akrabalardan yardım istemiş. Sağ olsunlar onlarda çocuğa yardım etmişler ve olaya müdahale etmişler. Çünkü şahıs yeğenimden önce birkaç çocuğu daha takip etmiş. Daha sonra ihbar üzerine polis geldi. Fakat şahıs kaçmıştı. Yeğenim halen korkuyor. Artık dışarı çıkamıyor. Artık herkes korkuyor. Kimse çocuğunu sokağa bırakmıyor" ifadelerini kullandı. Mahalle Muhtarı Ramazan Aslan ise mahallelerinde yaşanan bu olayın çok üzücü olduğunu ve çocuğu kaçırmaya çalışan şahsın emniyet ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındığını belirtti. Mahalle sakinlerinden Halil Demir de mahallelerinde ilk defa böyle üzücü bir olay yaşandığını ve bu tür olayların yaşanmaması için tedbir alınması gerektiğini ifade etti.