Yerel Haberler
Gaziantep
Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" 25 Mart 2026 Çarşamba - 10:00:47 Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:51 Uzm. Dr. Meltem Gülşan’dan çocuklarda görülen kabızlıkla ilgili uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, çocuklarda görülen kabızlık ile ilgili uyarılarda bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, çocuklarda kabızlığın sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek aileleri uyardı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, "Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan kabızlık, hem çocukların yaşam kalitesini düşürüyor hem de aileler için endişe kaynağı haline geliyor. Erken fark edilip doğru şekilde yönetildiğinde kabızlık büyük ölçüde önlenebiliyor. Kabızlık, genellikle haftada üçten az dışkılama, sert ve zor çıkarılan dışkı ya da tuvalet sırasında ağrı yaşanması gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Özellikle okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda daha sık görülen bu durumun altında çoğu zaman yanlış beslenme alışkanlıkları yatıyor" dedi. "Beslenme alışkanlıkları kritik rol oynuyor" Uzm. Dr. Meltem Gülşan, lif açısından yetersiz beslenme, az su tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzının kabızlığın en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurguladı. Fast food ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesinin de bağırsak hareketlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Gülşan, çocukların günlük beslenmesinde sebze, meyve ve tam tahıllı gıdaların mutlaka yer alması gerektiğini belirtti. Psikolojik etkenler de göz ardı edilmemeli Uzm. Dr. Meltem Gülşan, "Kabızlık sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik nedenlere de bağlı olabiliyor. Tuvalet eğitimi sürecinde yaşanan baskı, okulda tuvalet kullanmaktan çekinme veya stres gibi faktörler çocukların dışkılama alışkanlıklarını etkileyebiliyor. Bu durum zamanla kronik kabızlığa dönüşebiliyor" şeklinde konuştu. Erken müdahale önemli Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden Uzm. Dr. Meltem Gülşan, kabızlığın uzun süre devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirterek, erken dönemde alınan önlemlerin ileride oluşabilecek daha ciddi bağırsak problemlerinin önüne geçebileceğini ifade etti. Ailelere öneriler Uzm. Dr. Meltem Gülşa, ailelerin bilinçli davranması gerektiğini de söyleyerek, "Çocukların bol su içmesi teşvik edilmeli. Lifli gıdalar günlük beslenmeye dahil edilmeli. Düzenli tuvalet alışkanlığı kazandırılmalı. Fiziksel aktivite artırılmalı. Tuvalet eğitimi sırasında baskıcı tutumdan kaçınılmalı. Çocuklarda kabızlık, doğru yaklaşımla kolaylıkla kontrol altına alınabilecek bir sorun olarak görülüyor" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi, istasyon akademi bölgesel iş birliği ve istişare buluşması’na katıldı
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:04 Hasan Kalyoncu Üniversitesi, istasyon akademi bölgesel iş birliği ve istişare buluşması’na katıldı Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin (HKÜ) paydaşı olduğu ve üniversitelerarası iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan, aynı zamanda İpekyolu Üniversiteler Birliği’nin temellerini oluşturacak "İstasyon Akademi" modeli kapsamında düzenlenen ilk "İstasyon Akademi Bölgesel İş Birliği ve İstişare Buluşması"na katıldı. Çukurova Üniversitesi ev sahipliğinde Adana’da gerçekleşen toplantıya, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, İstasyon Gaziantep Entite Ortak Başkanları, İstasyon Akademi bünyesinde yer alan 21 bölge üniversitesinin rektörleri, HKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr Şafak Tercan, Elektrik - Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ali Emre Öztürk, Kalyoncu İnovasyon ve Teknoloji Transfer Ofisi (KALİTTO) Müdürü Cengiz Helvacıkara, OSB Teknokent Genel Müdürü İpek Yardım, Strateji Planlama Kurulu ve Çalışma Grubu üyeleri katılım sağladı. Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GreenMetric Sıralamasında Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin dünyanın en yeşil ve çevreci 217’nci üniversitesi olduğunu ve vakıf üniversiteleri içinde 4’üncü sırada yer aldığını vurgulayarak bu başarının diğer üniversiteler için de ilham verici bir örnek olduğunu belirtti. Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "İstasyon Akademi modeli, sadece bir iş birliği zemini değil; aynı zamanda üniversitelerin toplumsal sorumluluğunu kurumsal boyuta taşıyan stratejik bir adımdır. Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, bilgi temelli kalkınmayı destekleyen her türlü yapının aktif bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Bu aşamada her türlü bölgesel ve tematik iş birliğine açık olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Nitekim Teknofest’te, Zeugma temasıyla geliştirdiğimiz oyunlaştırma projesiyle birincilik elde eden öğrenci ekibimiz, çalışmalarına halen aktif biçimde devam etmektedir. Üniversitemizi dijital ortamda modelleyerek oyun geliştiren bu ekip, yürüttüğünüz projelere katkı sunmaya hazırdır. Üniversitemiz bünyesinde kurduğumuz Dijital Oyun Laboratuvarı, İpekyolu Kalkınma Ajansı ve Dünya Bankası fon desteği ile hayata geçirdiğimiz Dijital Girişimcilik Merkezi, Teknokentimiz, Kalyon Garaj Prototipleme ve Girişimcilik Merkezimiz gibi güçlü altyapılarla girişimcilik alanında üniversitemizi öncü konuma taşımış bulunmaktayız. Nitekim Üniversitesitemiz, Tübitak Girişimci ve Yenilikçi Endeksi’nde Türkiye genelindeki tüm üniversiteler arasında 28’inci sırada, vakıf üniversiteleri arasında ise 8’inci sırada yer almaktadır. Sahip olduğumuz bu birikimi, bölgesel kalkınma hedefleri doğrultusunda ortak projelere dönüştürmeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim" şeklinde konuştu. Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, kamu-üniversite-sanayi iş birliğini kurumsal bir yapıya dönüştüren buluşma kapsamında ayrıca veri- dijital iletişim, proje ve ar-ge konuları akademisyenlerle çalıştay ortamında mercek altına alındı ve raporlandı. Toplantının bölgesel sürdürülebilir kalkınma, teknoloji temelli iş birlikleri ve üniversitelerin yerel kalkınmadaki rolüne önemli katkı sağlaması planlanıyor.
Kızının "pis kokuyorsun" sözü sigarayı bıraktırdı
07 Ağustos 2025 Perşembe - 09:54 Kızının "pis kokuyorsun" sözü sigarayı bıraktırdı Gaziantep’te yaşayan Mesut Durak, 6 yaşındaki kızının sürekli "pis kokuyorsun, ne olur sigara içme" demesi üzerine 35 yıldır kullandığı sigarayı bırakıp rahat nefes almaya başladı. Uzun yıllar sigara kullanan ve 2 yıl önce kalp yetmezliğinden dolayı annesini kaybeden 51 yaşındaki Mesut Durak, annesi için duyduğu üzüntü nedeniyle defalarca sigarayı bırakmaya karar verdi. Birçok kez sigarayı bırakmayı denese de bir türlü sigara tiryakiliğinden kurtulamayan Durak’ın girişimleri hep sonuçsuz kaldı. 15 yaşında sigara içmeye başlayan, yıllardır günde yaklaşık 2 paket sigara içen ve defalarca bırakmak istediği sigarayı bir türlü bırakamayan Durak, annesinin vefatının yanı sıra babasının hastalığının hala devam etmesi ve 6 yaşındaki kızının "baba pis kokuyorsun, ne olur sigara içme" sözlerinden etkilendi. Kızının sözleri üzerine sigarayı bırakma kararı alan 3 çocuk babası Durak, Abdulkadir Konukoğlu Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Merkezden aldığı destekle, 35 yıldır kullandığı sigarayı bırakmayı başaran Durak, yaklaşık 4 aydır sigara içmemenin mutluluğunu yaşıyor. Aldığı destek sayesinde sigara bağımlılığından kurtulan Durak, sigarayı bıraktıktan sonra yemeklerden daha çok tat almaya ve rahat nefes almaya başladığını söyledi. "Rahat nefes almak istiyordum" 15 yaşında arkadaş ortamından etkilenerek sigara içmeye başladığını söyleyen Durak, "Sigaraya çok erken yaşlarda başladım. 35 yıllık iyi düşündüğümü sandığım kötü bir arkadaş edindiğime karar verdim. Tabi ailenin faktörü çok. Annem babam sigara içerdi. Arkadaş faktörünün de etkisi oldu. Annemin vefatı ve babamın da hastalığının devam etmesi nedeniyle sigaradan kurtulma isteği oluştu. Yediğimden ve içtiğimden tat almak istiyordum. Rahat nefes almak istiyordum. Mahallemizdeki Aile Sağlığı Merkezine başvuruda bulunarak güzel bir karşılamayla, iyi bir bilgilendirmeyle bizi çok güzel yönlendiren doktorumuz Eda hanım güzel bir koordinasyon içerisinde sigara bırakmamıza vesile oldu. Sağlık Bakanlığı’nın böyle bir çalışmasından dolayı da tüm çalışanlarımıza teşekkürümü bir borç bilirim" dedi. "Annemi kaybetmem beni çok derinden etkiledi" Eve gittiğinde kızının sigara kokusundan rahatsız olması nedeniyle sigarayı bırakma kararı aldığını belirten Durak, "Sigarayı bırakmayı zaten hep düşünüyordum. Kamu spotunda Sağlık Bakanlığı’nın yayınlarını görüyordum. Sigaraya bağımlı olarak annemi kaybetmem beni çok derinden etkilemişti. 35 yıldır bir sigara kullanıcısı olarak artık rahatsızlık vermeye başladı. Araştırmalarım sonucunda doktor Eda hanımla iletişim kurmamız gündeme geldi. Durumları değerlendirdik. Vermiş olduğu ilaçları şu anda da hala kullanıyorum. Sigarayı bırakmama vesile oldu. En önemli etkenlerden bir tanesi tabi annemi kaybetmemdi. Ama 6 yaşındaki kızımın, ‘baba artık çok pis kokuyorsun’ demesi beni daha da tetikledi. O günden sonra sigarayı bırakmaya karar verdim" şeklinde konuştu. "Çocuklarımızın yanında sigara içmeyelim" İçen kişilere sigarayı bırakmaları tavsiyesinde bulunan Durak, sigaranın zararlarını bıraktıktan sonra daha iyi gördüğünü ifade ederek, "İlk başta tabi 35 yıllık bir birlikteliği bırakmak kolay olmayacaktı. Kolay olmadığı için ilk 3 günde biraz zorlandık. Bıraktıktan sonraki ilk 2-3 günümüz bayağı bir zor geçti. Ama şu anda daha rahatım. Daha istemsizim. Sigara istemi olmadan artık bir yaşam sürdürüyorum. Çocuklarımızın yanında özellikle küçük yaşlardaki çocuklarının yanlarında sigarayı ellerinden geldiği kadar içmesinler. Hatta mümkünse onlara da bırakmalarını tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "Biz bu süreçte her adımda yanınızdayız" Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet veren Dr. Eda Oğan, "Burada temel amacımız, sigara bağımlılığıyla mücadele eden bireyleri bilimsel yöntemlerle destekleyerek sağlıklı bir yaşama geçişlerini kolaylaştırmak. Polikliniğimizde ilk olarak danışanlarımızın bağımlılık düzeyini değerlendiriyor, gerekirse laboratuvar tetkikleriyle sağlık durumlarını inceliyoruz. Sonrasında kişiye özel bir tedavi planı oluşturuyoruz. Tedavi sürecimiz nikotin replasman tedavileri, ilaç desteği ve bireysel danışmanlık hizmetlerini kapsıyor. Takip seanslarımızla süreci düzenli olarak izliyor, gerektiğinde müdahalelerde bulunuyoruz. Amacımız yalnızca sigarayı bırakmak değil, aynı zamanda kalıcı bir davranış değişikliği sağlamaktır. Unutmayın sigarayı bırakmak bir irade meselesi değil, bir süreçtir. Biz bu süreçte her adımda yanınızdayız" diye konuştu.
Şehitkamil’den YKS’de büyük başarı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:59 Şehitkamil’den YKS’de büyük başarı Şehitkamil belediyesi Gençlik Kütüphanelerinde üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler büyük başarı elde etti. Bir öğrencinin ilk 100’e girdiği sınavda ilk 50 bin 128 öğrenci yer aldı. Başkan Umut Yılmaz, gençlerin başarısıyla gurur duyduklarını belirterek, her alanda gençleri desteklemeye devam edeceklerini bildirdi. Şehitkamil Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmete sunduğu Gençlik Kütüphaneleri, üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere sağladığı sessiz ve verimli çalışma ortamıyla önemli bir başarıya imza attı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2025-YKS) sonuçlarına göre sınava Şehitkamil Belediyesi tesislerinde hazırlanan öğrenciler, büyük başarı elde etti. 227 öğrenci derece yaptı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, sınavda İlk 100’de 1, ilk binde 14, ilk 10 binde 84, ilk 50 binde 128 olmak üzere ilk 100 binde toplamda 227 öğrenci yer aldığını duyurdu. Yılmaz, Gençlik Kütüphanelerinde düzenli olarak ders çalışan öğrencilerin hayallerine bir adım yaklaşmasının kendileri için büyük bir gurur ve ödül olduğunu belirtti. "Hayat boyu öğrencilerimizin yanındayız" Sınav döneminde kütüphanelerde öğrencilere ücretsiz bir şekilde sunulan çalışma salonları, kaynak kitap desteği ve motivasyon seminerlerinin çok büyük fayda sağladığını ifade eden Yılmaz, "Bizim çok büyük bir gurur. Aylardır sınava hazırlanan öğrencilerimiz hayallerine giden yolda en önemli basamaklardan birini başarıyla geçti. İnşallah bundan sonraki hayatlarında da bu başarıyı sürdüreceklerine yürekten inanıyorum. Şehitkamil Belediyesi olarak üniversite serüveninde de öğrencilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. "Fırsat eşitliği başarıyı da beraberinde getirdi" Yılmaz, fırsat verildiğinde ve eşit şartlar sağlandığında başarının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, "Göreve ilk geldiğimizde hedeflerimizden biri de eğitimde fırsat eşitliği sağlamaktı. Bu kapsamda Gençlik Kütüphanelerimizin programlarında bir takım değişiklikler yaptık ve gençlerimizin disiplinli ve aile ortamında ders çalışmaları için imkanlarımızı seferber ettik. İhtiyaç duydukları her alanda yanlarında olmaya gayret ettik. Çok şükür bunun karşılığını da en güzel şekilde aldık.Onların başarısı bizim gururumuz" diye konuştu.
GASMEK, LGS’de 153 öğrencisini başarılı liselere yerleştirdi
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:08 GASMEK, LGS’de 153 öğrencisini başarılı liselere yerleştirdi GASMEK, 2025 LGS’de 153 öğrencisini Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler Liselerine yerleştirerek Gaziantep’in eğitimdeki başarısını tescilledi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK), 2025 Liselere Geçiş Sınavı (LGS) yerleştirme sonuçlarında gösterdiği başarıyla dikkat çekti. GASMEK bünyesinde eğitim alan 153 öğrenci, Türkiye genelinde önemli başarılara imza atarak birçok üst düzey liseye yerleşme hakkı kazandı. Bu yılki LGS sonuçlarına göre GASMEK öğrencilerinden 58’i Fen Lisesi, 78’i Anadolu Lisesi, 17’si ise Sosyal Bilimler Lisesi’ne yerleşti. Elde edilen bu başarı, Gaziantep’in eğitim altyapısına ve öğrencilere sunulan desteklerin gücünü bir kez daha ortaya koydu. GASMEK, "Eğitim Dostu Gaziantep" vizyonu doğrultusunda sunduğu ücretsiz kurslar, rehberlik hizmetleri ve sınav odaklı eğitim programlarıyla öğrencilerin akademik başarılarını artırmayı sürdürüyor. Özellikle LGS gibi merkezi sınavlara yönelik hazırlık süreçlerinde, öğrencilere sağlanan kaynak desteği ve birebir takip sistemi bu başarıda etkili oldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, eğitimde fırsat eşitliği sağlamaya ve her öğrencinin potansiyeline ulaşmasına imkân tanıyor. GASMEK’in sunduğu destekler sayesinde öğrencilerin başarı oranı her yıl daha da artıyor. 2025 LGS yerleştirme sonuçları, GASMEK’in eğitim alanındaki katkılarını bir kez daha gözler önüne sererken; öğrenci ve velilerin gösterdiği yoğun ilgi, projelerin sürdürülebilirliğine güç katıyor.