Yerel Haberler
Gaziantep
GSO’DAN firmalara yönelik yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik danışmanlık programı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:07:09 UR-GE Destekli Yeşil Sanayi Danışmanlık Faaliyeti ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) programı kapsamında yürütülen "Gaziantep Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilir Tekstil Kümesi" projesi çerçevesinde firmalara yönelik Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Danışmanlık Programı faaliyeti başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında katılımcı firmaların sürdürülebilirlik performanslarının geliştirilmesi, çevresel etkilerinin ölçülmesi ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması amacıyla kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüldü. Yaklaşık 4 ay süren program boyunca firmaların mevcut durumları analiz edilerek çevresel performanslarına ilişkin detaylı değerlendirmeler yapıldı ve sürdürülebilir üretim için stratejik yol haritaları oluşturuldu. Danışmanlık çalışmaları kapsamında firmaların sürdürülebilirlik seviyeleri ölçülürken çalışanların çevre bilinci de farkındalık anketleri ile değerlendirildi. Yeşil olgunluk ölçümleri yapılarak çevresel performansa ilişkin detaylı raporlar hazırlandı ve mevcut durum ile hedefler arasındaki farkı ortaya koyan GAP analizleri gerçekleştirildi. Ayrıca firmalar için ISO 14064 standardına uygun şekilde kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları yapılarak profesyonel raporlar oluşturuldu. Elde edilen veriler doğrultusunda kısa ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini içeren stratejik yeşil yol haritaları belirlendi. Süreç boyunca danışmanlık firması tarafından sunulan dijital raporlama sistemi üzerinden veri girişleri yapıldı ve 3 ay boyunca haftalık firma ziyaretleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Böylece firmaların dönüşüm süreci yakından takip edilerek uygulamaya yönelik somut adımlar planlandı. Danışmanlık programı sayesinde firmalar; çevre dostu üretim süreçlerine geçiş, enerji ve kaynak verimliliği, maliyet tasarrufu ve uluslararası pazarlara uyum konularında önemli kazanımlar elde etti. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Program kapsamında katılımcı firmalara, Yeşil Olgunluk Raporu, GAP Analizi,ISO 14064-1 standardına uygun Karbon Ayak İzi Raporu, Stratejik Yeşil Yol Haritası sunularak sürdürülebilir üretime geçiş için kapsamlı bir rehber sağlandı.Ticaret Bakanlığı yüzde 75 destekleriyle gerçekleşen faaliyet firmaların yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandıran önemli bir destek mekanizması oldu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:53 Başkan Yılmaz’dan bir günde 9 mahalleye ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, bir günde 9 mahalleyi kapsayan yoğun ziyaret programıyla vatandaşlarla bir araya geldi. Şehitkamil’de yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Şehitkamil’i sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlıyoruz" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Yeşilce, Durnalık, Cerityeniyapan, Acaroba, Yamaçoba, Atalar, Sarılar, Eskişarkaya ve Yenişarkaya mahallelerinde vatandaşlarla buluştu, sorun ve talepleri yerinde dinledi. Ziyaretlerde planlanan belediye projeleri hakkında bilgi veren Yılmaz, katılımcı belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Yılmaz’dan anında talimat Mahalle gezilerinde vatandaşların günlük hayatta karşılaştığı altyapı, ulaşım, çevre düzenlemesi ve sosyal donatı taleplerini not alan Yılmaz, ilgili birimlere anında talimat verdi. Her mahallenin ihtiyacının farklı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, çözüm üretirken yerel beklentileri esas aldıklarını ifade etti. "Sahada olmak, vatandaşımızı dinlemek ve birlikte karar almak bizim temel yöntemimiz" diyen Yılmaz, projelerin masa başında değil, mahallelerin içinde şekillendiğini söyledi. Depremden etkilenen mahallelere özel hassasiyet 6 Şubat depremlerinde ağır yara alan Atalar Mahallesi’nde iftarını vatandaşlarla birlikte açan Yılmaz, deprem sonrası toparlanma sürecinin sadece fiziki yatırımlarla sınırlı olmadığını belirtti. Sosyal dayanışmanın ve moralin en az altyapı kadar önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, "Bu süreçte hem yaraları sarıyor hem de geleceği daha sağlam temellerle kuruyoruz" dedi. Teravih namazını Sarılar Mahallesi’nde kılan Yılmaz, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu mahallelerde paylaşmanın önemine vurgu yaptı. "Yaşam kalitesini yükselteceğiz" Yılmaz, Şehitkamil’de refahı artırmaya yönelik projelere hız verdiklerini belirterek, istihdamı destekleyen çalışmalar, gençlere ve kadınlara yönelik sosyal projeler, eğitim ve kültür yatırımlarının öncelikli gündemlerinde yer aldığını söyledi. Özellikle mahalle ölçeğinde hayata geçirilecek parklar, sosyal tesisler ve spor alanlarıyla yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, "Şehitkamil’i sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlıyoruz" dedi. "Motivasyonumuzun kaynağı hemşerilerimiz" Yılmaz, motivasyonlarının ana kaynağının vatandaşlar olduğunu belirterek, "Hemşerilerimizle sık sık bir araya gelmeye devam edeceğiz. Sorunu yerinde dinleyecek, çözümü birlikte üreteceğiz. Şehitkamil’de adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir refahı hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. Yoğun programına rağmen mahalle sakinleriyle uzun sohbetler gerçekleştiren Yılmaz’ın ziyaretleri, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:40 Gaziantep’te öğrenciler yardım kolileri hazırladı Gaziantep’te ortaokul öğrencileri, Ramazan ayı dolayısıyla yardım kolileri hazırlayarak yardımlaşma duygusunu pekiştirdi. İçerisinde gıda paketleri bulunan koliler, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Ramazan ayı dolayısıyla çocuklarda yardımlaşma bilincini artırmak amacıyla Şahinbey ilçesindeki Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulu’nda "Ramazan Dayanışması" etkinliği düzenlendi. Çocukların yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygusunu pekiştirmek amacıyla düzenlenen etkinlik kapsamında ihtiyaç sahipleri için yardım kolisi hazırlayan öğrencilerin bu anlamlı etkinliği takdir topladı. Okul yönetimi, öğretmenler ve velilerinin de destek verdiği etkinlik kapsamında hazırlanan yardım kolilerinin içerisine gıda paketleri konuldu. Koliler, tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere teslim edilecek. Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Güneş, Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında okul yönetimi, öğretmenler ve öğrencilerin katkılarıyla hazırlanan Ramazan gıda kolileri incelendi. Paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan bu anlamlı çalışmada emeği geçen herkese teşekkür eden Güneş, bu tür etkinliklerin hem eğitim hem de toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirdiğini, öğrencilerde yardımlaşma ve paylaşma değerlerini pekiştirdiğini söyledi. Ramazan ayında paylaşmanın ve yardımlaşmanın değerini bir kez daha hatırlamak için ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere öğrencilerin yardım kolileri hazırladığını belirten Güneş, "Öğrencilerimizde yardımlaşma ve paylaşma değer bilincini oluşturmayı hedeflediğimiz projemiz anlamlı bir proje oldu" dedi.
Depremde ölen eşinin mesleğini sürdürerek hayata tutundu
06 Şubat 2026 Cuma - 10:27 Depremde ölen eşinin mesleğini sürdürerek hayata tutundu Kahramanmaraş merkezli depremlere Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan, oturdukları binanın çökmesi sonucu eşi Ali İnce’yi kaybeden ve kendisi de enkazdan yaralı çıkartılan Esin İnce, eşinin izinden giderek gözlükçülük mesleğini sürdürüyor. 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen asrın felaketi, İslahiye’de de büyük yıkım ve acıların yaşanmasına neden oldu. Atatürk Mahallesi’ndeki Müge Siteleri F Blok Apartmanı depremde saniyeler içerisinde çöktü. Apartmanın 5’inci katında oturan Ali İnce (39), eşi Esin İnce (38), Nuran Gökçe İnce (6) ve Aynur Ece İnce (9), binanın yıkılması sonucu enkaz altında kaldı. Depremde Ali İnce hayatını kaybederken, eşi Esin ile kızları Nuran Gökçe ve Aynur Ece ise saatlerce kurtarılmayı bekledi. 8 saat enkaz altında kalarak kızları Nuran Gökçe ile Aynur Ece ile hayata tutunan Esin İnce, kızları ile birlikte 10 gün hastanede tedavi gördü. Esin İnce, kendine geldiğinde ise eşinin ölümüyle sarsıldı. Tedavi olduktan sonra kızlarıyla hastaneden çıkan Esin İnce, eşinin gözlükçü dükkanının aylarca kapalı kalmasına gönlü razı olmadı. Eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırıyor Vefatından önce eşi Ali İnce’nin yönlendirmesiyle Kilis 7 Aralık Üniversitesi Optisyenlik Bölümü’nü 2 yıl okuduktan sonra geçen yıl mezun olan Esin İnce, eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırmaya karar verdi. İnce, depremden sonra eşinin 25 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle hayata tutundu. Hayata karşı olan azmi ve başarısıyla takdir toplayan Esin İnce, kendisi gibi depremzede olan kadınlara da örnek oluyor. Eşinden emanet kalan gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacak Depremden bu yana kızlarına hem annelik hem de babalık yapan Esin İnce, eşi ölmeden önce ev hanımı olduğunu söyledi. Eşinin hayatını kaybetmesinin ardından başladığı gözlükçülük mesleğini severek yaptığını belirten İnce, cam kestiğini ve gözlüklere çerçeve yaptığını söyledi. Eşini hatırlayınca gözyaşlarını tutamayan Esin İnce, eşinden kendisine emanet kalan ve iki yıldır severek çalıştırdığı gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacağını belirtti. "Binamızda fazla kurtulan olmadı" Deprem anında yaşadıklarını anlatan İnce, "Deprem olduktan sonra enkaz altından 7-8 saat sonra çıkarıldık. Evimiz en üst kattaydı. Eşim Ali İnce bina ilk yıkıldığı anda kafasına kolon devrilmesi sonucu vefat etti. İki kızımla ben enkaz altında kaldık. 7-8 saat sonra çevredeki insanlar gelip bizi kurtardı. En üst katta oturuyorduk. Bundan dolayı zaten 7-8 saat sonra kurtarılabildik, rahat kurtarılabildik. Çünkü karşı komşumuz 18-19 saat sonra enkaz altından çıkarıldı. Apartman 5 katlıydı. Binamızda da çok fazla kurtulan olmadı, birkaç kişi kurtulduk" dedi. "Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum" Optisyen olma sürecini de anlatan İnce, "Bu mesleğe başlamam ve mesleği öğrenme kararım eşimin isteğiyle oldu. Benim ilk başta pek fazla bir isteğim yoktu. Eşimin beni yönlendirmesiyle depremden önce Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Optisyenlik Bölümü’nü okumaya başladım. İlk dönem bitti, deprem oldu. Ondan sonra da hem iş yerimizin kapalı kalmaması hem de eşimin isteğini gerçekleştirmek için okumaya devam ettim. Geçen yıl mezun oldum. Eşim pandemi döneminden önce bu iş yerini açmıştı. Eşimin mesleğini devam ettirmek çok güzel bir duygu ve şu an herkes, ‘Eşin bugünleri görmüş galiba ve seni bundan dolayı mesleğine yönlendirmiş’ diyorlar. Eşim mesleğini çok seviyordu. Pandemi döneminde hiç kimse dışarı çıkamadı. Yine de kendisi servisçilik yapıp, burayı açık tutmaya devam etti. Zararda da olsa devam etti. Deprem olduktan sonra benim tek düşündüğüm eşimin mesleğini devam ettirmek oldu. Eşim bu mesleği çok sevdiği için beni bu yönde yönlendirdi. Bu yönde okutmak istediği için ben burada çalışmaya başladım. Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum" ifadelerini kullandı. "Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum" Hep eşiyle birlikte çalışmayı hayal ettiklerini belirten İnce, "Eşim zaten onun için beni okuttu. ‘Beraber çalışırız’ diyordu. Hatta hayattayken bazen buraya gelirdim bana, ‘Atölyeye gel, yeni cam geldi, onları sana öğreteyim’ diyordu. Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum. Çünkü o an eşim aklıma geliyor. Eşim durumu olmayan kişilerin camlarını ve çerçevesini ücretsiz yapıyordu ve o kişiler geldiği zaman daha da kötü oluyorum. Çünkü hatıraları canlanıyor" şeklinde konuştu. Eşinin hatırasına sahip çıkacağını belirten İnce, "Burası eşimden kalan bir emanet. İlk başta da zaten onun emanetine sahip çıkmak için dükkanı açmıştım. İnşallah Allah izin verdiği müddetçe de eşimin mesleğini devam ettireceğim" diye konuştu.
Devlet sözünü tuttu, Nurdağılı depremzede vatandaşlar yeni evlerinde mutlu
06 Şubat 2026 Cuma - 10:21 Devlet sözünü tuttu, Nurdağılı depremzede vatandaşlar yeni evlerinde mutlu Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 7 bin 441 konutun yüzde 95’i tamamlandı. Tamamlanan konutlara yerleşen depremzede vatandaşlar, evlerini kısa sürede yapıp teslim eden devlete teşekkür etti. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde büyük yıkıma ve can kayıplarına yol açtı. Depremden en ağır etkilenen ilçelerden biri olan Nurdağı ilçesinde 5 bin 941 konut yıkılırken, 2 bin 28 kişi hayatını kaybetti. Felaketin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında, devlet-millet iş birliğiyle yaralar hızla sarılmaya başlandı. Yapılan saha taramaları ve hasar tespit çalışmalarının ardından konut inşa süreci başlatıldı. Bu kapsamda Nurdağı’nda bin 709’u kırsalda, 5 bin 732’si ilçe merkezinde olmak üzere toplam 7 bin 441 konutun yüzde 95’i tamamlandı. 3 bin 877 konut hak sahiplerine teslim edildi AFAD tarafından hak sahipleri için gerçekleştirilen kura çekimlerinin ardından 3 bin 877 konut, hak sahiplerine teslim edildi. Yeni evlerine yerleşen depremzede vatandaşlar, devletin verdiği sözü yerine getirdiğini ve bir yıl içerisinde evlerini teslim ettiğini belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Deprem konutlarına yerleşen depremzede vatandaşlar, yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu ve sevincini yaşıyor. "Allah devlete, millete zeval vermesin" Depreme ailesiyle aynı evde yakalandıklarını anlatan depremzede vatandaşlardan Abdullah Tozsu, teslim edilen konutların temiz ve eksiksiz yapıldığını belirterek, devlete minnettar olduğunu söyledi. Devletin her zaman yanlarında olduğunu ve evlerinin kısa sürede teslim edildiğini belirten Tozsu, "Biz teslim edilen evimizden çok memnunuz. Allah devlete, millete zeval vermesin. Binalarımızı çok güzel yaptılar. Biz kendi imkanlarımızla böyle evler yapamazdık. İki-üç sene bitmeden hemen eve geçtik. Evlerimiz, tertemiz ve eksiksiz bir şekilde yapılmış" dedi. "Biz yapsak iki senede böyle yapamazdık" Deprem döneminde hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını belirten Hatun Tozsu, "Eski Nurdağı ile yeni Nurdağı arasında çok fark var. Allah bir daha o günleri yaşatmasın. Deprem döneminde de biz hiç bir sıkıntı çekmedik. Deprem oldu, her şeyimiz geldi, konteynerimiz de geldi. Teslim aldığımız evlerden de çok memnunuz. Biz kendi imkanlarımızla ev yapsak iki senede böyle evler yapamazdık. Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin" ifadelerini kullandı. "O gün asla unutamayacağımız bir gün oldu" Depremde yeni aldıkları evlerinin yıkılması sonucu 18 yaşındaki oğlu Mustafa Topal’ın enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini belirten Hatice Topal ise yaşadıkları tüm acılara rağmen yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "6 Şubat depremini yaşadık. Depremden sonra kendimize gelemeyeceğimizi düşündük. Yine de üzerimizde etkisi var ama eskisi gibi değiliz. Şükürler olsun ki evimiz oldu. Devletimizden Allah razı olsun. Biz çadırda, konteynerde oturduğumuz günleri, 6 Şubat’ta yaşadığımız acıları hiç unutamadık. Allah o günleri hiç kimseye bir daha yaşatmasın. Çadırda yaşadığımız günlere göre evlerimizden çok memnunuz. Allah cumhurbaşkanımızdan razı olsun" şeklinde konuştu. "Önceki evimize göre burası daha sıcak, modern ve sağlam" Teslim aldıkları konutun önceki evlerine göre daha sıcak, modern ve sağlam inşa edildiğini söyleyen Mehmet Topal da, "Depremden 3 ay önce, Yenimahalle’de bulunan evimizi borca almıştık ve aradan 3 ay geçti, deprem oldu. İki oğlum vardı, büyüğü vefat etti. Devletimiz sağ olsun çok kısa bir sürede evimizi yaptı ve bize teslim etti. Evimizden çok memnunuz. Önceki evimize göre burası daha sıcak, modern ve sağlam gözüküyor. Birkaç hafta önce yine 4,1 şiddetinde oldu ve binamızda herhangi bir esneklik bile olmadı. Evler çok sağlam ve depreme dayanıklı yapılmış" diye konuştu. (UD-SVY-Y)
Depremde ölen eşinin mesleğiyle hayata tutundu
06 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Depremde ölen eşinin mesleğiyle hayata tutundu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depreme Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan, oturdukları binanın çökmesi sonucu eşi Ali İnce’yi kaybeden ve kendisi de enkazdan yaralı çıkartılan Esin İnce, eşinin izinden giderek gözlükçülük mesleğini sürdürüyor. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen asrın depremine İslahiye’de büyük yıkım ve acıların yaşanmasına neden oldu. İslahiye’nin Atatürk Mahallesi’nde bulunan Müge Siteleri F Blok Apartmanı büyük depremde saniyeler içerisinde çöktü. Apartmanın 5’inci katında bulunan Ali İnce (39), eşi Esin İnce (38), Nuran Gökçe İnce (6) ve Aynur Ece İnce (9), binalarının yıkılması sonucu enkaz altında kaldı. Enkaz altında kalan eşi hayatını kaybetti, kendisi kızlarıyla hayata tutundu Binanın yerle bir olması sonucu enkaz altında kalan Ali İnce, hayatını kaybederken, eşi Esin ile kızları Nuran Gökçe ve Aynur Ece ise saatlerce kurtarılmayı beklediler. 8 saat enkaz altında kalarak kızları Nuran Gökçe ile Aynur Ece ile hayata tutunan Esin İnce, kızları ile birlikte 10 gün hastanede kaldı. Esin İnce, kendine geldiğinde de bir kez daha eşinin ölümüyle sarsıldı. Tedavi olduktan sonra kızlarıyla birlikte hastaneden çıkan Esin İnce, eşinin gözlükçü dükkanının aylarca kapalı kalmasına gönlü razı olmadı. Eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırıyor Vefatından önce eşi Ali İnce’nin yönlendirmesiyle Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Optisyenlik bölümünü 2 yıl okuduktan sonra geçen yıl mezun olan Esin İnce, optisyen olduğu için eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırmaya karar verdi. Hayat arkadaşının İslahiye’de 25 yıl çalıştırdığı gözlükçü dükkanını çalıştırmaya başlayan optisyen Esin İnce, depremden sonra eşinin yıllardır sürdürdüğü mesleğiyle hayata tutundu. Hayata karşı olan azmi ve başarısıyla takdir toplayan Esin İnce, kendisi gibi depremzede olan kadınlara da örnek oluyor. Eşinden emanet kalan gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacak Depremden bu yana kızlarına hem annelik hem de babalık yapan Esin İnce, eşi Ali İnce ölmeden önce ev hanımı olduğunu söyledi. Eşinin hayatını kaybetmesinin ardından başladığı gözlükçülük mesleğini severek yaptığını belirten İnce, cam kestiğini ve gözlüklere çerçeve yaptığını söyledi. Eşini ve hatıralarını hatırladıkça gözyaşlarını tutamayan Esin İnce, eşinden kendisine emanet kalan ve iki yıldır severek çalıştırdığı gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacağını belirtti. "Binamızda fazla kurtulan olmadı" Deprem anında yaşadıklarını anlatan İnce, "Deprem olduktan sonra enkaz altından 7-8 saat sonra çıkarıldık. Evimiz en üst kattaydı. Eşim Ali İnce bina ilk yıkıldığı anda kafasına kolon devrilmesi sonucu vefat etti. İki kızımla ben enkaz altında kaldık. 7-8 saat sonra çevredeki insanlar gelip bizi kurtardı. En üst katta oturuyorduk. Bundan dolayı zaten 7-8 saat sonra kurtarılabildik, rahat kurtarılabildik. Çünkü karşı komşumuz 18-19 saat sonra enkaz altından çıkarıldı. Apartman 5 katlıydı. Binamızda da çok fazla kurtulan olmadı. Birkaç kişi kurtulduk" dedi. "Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum" Optisyen olma sürecini de anlatan İnce, "Bu mesleğe başlamam ve mesleği öğrenme kararım eşimin isteğiyle oldu. Benim ilk başta pek fazla bir isteğim yoktu. Eşimin beni yönlendirmesiyle depremden önce Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Optisyenlik Bölümünü okumaya başladım. İlk dönem bitti, deprem oldu. Ondan sonra da hem iş yerimizin kapalı kalmaması hem de eşimin isteğini gerçekleştirmek için okumaya devam ettim. Geçen yıl mezun oldum. Eşim pandemi döneminden önce bu iş yerini açmıştı. Eşimin mesleğini devam ettirmek çok güzel bir duygu ve şu an herkes, ‘eşin bugünleri görmüş galiba ve seni bundan dolayı mesleğine yönlendirmiş’ diyorlar. Eşim mesleğini çok seviyordu. Pandemi döneminde hiç kimse dışarı çıkamadı. Yine de kendisi servisçilik yapıp burayı açık tutmaya devam etti. Zararda da olsa devam etti. Deprem olduktan sonra benim tek düşündüğüm eşimin mesleğini devam ettirmek oldu. Eşim bu mesleği çok sevdiği için beni bu yönde yönlendirdi. Bu yönde okutmak istediği için ben burada çalışmaya başladım. Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum" ifadelerini kullandı. "Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum" Hep eşiyle birlikte çalışmayı hayal ettiklerini belirten İnce, "Eşim zaten onun için beni okuttu. ‘Beraber çalışırız’ diyordu. Hatta hayattayken bazen buraya gelirdim bana, ‘atölyeye gel, yeni cam geldi, onları sana öğreteyim’ diyordu. Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum. Çünkü o an eşim aklıma geliyor. Eşim durumu olmayan kişilerin camlarını ve çerçevesini ücretsiz yapıyordu ve o kişiler geldiği zaman daha da kötü oluyorum. Çünkü hatıraları canlanıyor" şeklinde konuştu. Eşinin hatırasına sahip çıkacağını belirten İnce, "Burası eşimden kalan bir emanet. İlk başta da zaten onun emanetine sahip çıkmak için dükkanı açmıştım. İnşallah Allah izin verdiği müddetçe de eşimin mesleğini devam ettireceğim" diye konuştu. (İK-SVY-Y)
İslahiyeli depremzedeler: "Devlet-millet el ele ayağa kalktık"
06 Şubat 2026 Cuma - 10:09 İslahiyeli depremzedeler: "Devlet-millet el ele ayağa kalktık" Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in İslahiye ilçesinde depremzedeler için TOKİ tarafından yapılan kalıcı konutlara yerleşen ilk ailelerden olan Kahramanlı ailesi, bir yıl içinde evlerini teslim aldıkları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. 6 Şubat 2023’te yaşanan ve asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerde İslahiye ilçesinde yıkılan evlerinin ardından Kahramanlı ailesi, TOKİ tarafından yapılan yeni konutuna yerleşti. Depremlerde Kahramanlı ailesinin İslahiye ilçesi Atatürk Mahallesi Fatih Caddesi’ndeki 5 katlı evleri de ağır hasar gördü. Duvarların kırılması sonucu saatlerce evde mahsur kalan ve ölümden dönen Kahramanlı ailesini, komşuları kurtardı. Yeni yuvalarında daha güvendeler Depremlerden sonra konteyner kentte yaşamını sürdüren Kahramanlı ailesi, depremin birinci yılında TOKİ tarafından yapılan kura sonucu hak sahibi oldukları yeni evine yerleşti. İki yıldır yerleştikleri yeni evlerinde yaşamlarını sürdüren Kahramanlı ailesi, yeni yuvalarında kendilerini daha güvende ve daha mutlu hissediyor. Yeni evlerini çok beğenen ve mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdüren Kahramanlı ailesi, aile olarak çok mutlu olduklarını söyledi. "Devlet sözünü tuttu" Depremde yaşadıkları 5 katlı binanın yıkıldığını, eşi ve oğlu ile birlikte saatlerce enkaz altında kaldığını belirten Abdullah Arif Kahramanlı, "6 Şubat depreminde Atatürk Mahallesi Fatih Caddesi’nde ikamet ediyorduk. Çok büyük bir sarsıntıyla uyandık. Bir süre evde mahsur kaldık. Sağ olsun komşularımız inerken yardımcı oldu ve kapımızı kırdılar. O süreçte dışarı çıktık. Akabinde sağ olsun oteller, ücretsiz konaklama imkanı sağladı. Tekrar şehrimize döndük. Konteyner kentler faaliyete girdi. Konteynerde bir süre kaldık. Depremden bir yıl sonra mart ayıydı. Mart ayında anahtarımızı teslim aldık. Şu anda oturduğumuz, devletin bize en kısa sürede yaptığı TOKI konutlarının anahtarını aldıktan sonra evimize yerleştik. Şu anda sıcak bir ortamda yaşıyoruz. Hükümetimiz ve devletimiz sağ olsun, ‘bir yıl gibi kısa sürede sizi konutlarına kavuşturacağız’ demişti ve sözünü tuttular. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm görevlilere, emeğe geçen işçisinden, bakanından, milletvekilinden Allah razı olsun. En kısa sürede evimize girdik" dedi. "Evlerimizden çok memnunuz" Evini kısa sürede teslim aldığını ifade eden Hilal Kahramanlı ise, "Verilen sözler çok şükür tutuldu. Daha sağlam evlere girdik. ‘TOKİ’nin toplu konutları her zaman sağlamdır’ deniliyordu. Şehrimizde de gördük çok. Depremlerde TOKİ’nin konutlarına hiçbir şey olmadı. Fakat özel aldığımız evlerimizden ise zorla içinde çıkabildik. Şu anda TOKİ’nin evlerinde oturduğumuz için çok memnunuz. Keşke daha önce TOKİ evinde olsaydık. Her şey için çok teşekkür ediyoruz. Devlet belirlediği sürede de bizi evimize yetiştirdi. Elhamdülillah evlerimiz güzel, sağlam. Birkaç hafta önce deprem yaşadık. TOKİ konutları yine sağlamlığını gösterdi" diye konuştu. (İK-SVY-Y)
Kubba’dan 6 Şubat mesajı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:54 Kubba’dan 6 Şubat mesajı Medical Point Gaziantep Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah Kubba, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve başta Gaziantep olmak üzere 11 ili etkileyen depremlerin yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. Kubba, depremin Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olduğunu vurgulayarak, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı, yakınlarını kaybeden ailelere bir kez daha baş sağlığı dileklerini iletti. Depremin yalnızca fiziksel yıkımlara değil, derin toplumsal ve insani yaralara da neden olduğunu belirten Hayrullah Kubba, dayanışma ruhunun bu zor süreçte en büyük güç olduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının deprem sürecinde gösterdiği özverili mücadelenin önemine dikkat çeken Hayrullah Kubba, "Depremin ilk anlarından itibaren sağlık ordumuz, insanüstü bir gayretle görev yapmış, binlerce vatandaşımızın hayata tutunmasına vesile olmuştur. Bu fedakârlık, milletimizin vicdanında daima müstesna bir yere sahip olacaktır" dedi. Kubba, afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, afet bilincinin artırılması ve toplumsal dayanışmanın sürdürülebilir kılınması gerektiğini ifade etti. Mesajının sonunda Kubba, "6 Şubat’ta kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamamasını temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Güneyşehir’de 4 bininci konutun hak sahibi belirlendi
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:23 Gaziantep Güneyşehir’de 4 bininci konutun hak sahibi belirlendi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katıldığı törenle, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin devam eden 14 Bin Konut Projesi kapsamında Güneyşehir’deki 4 bininci konutun hak sahibi belirlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin 14 Bin Konut Projesi kapsamında Güneyşehir’deki 4 bininci konutun hak sahipliği kura çekim törenine katıldı. Kura töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Vali Kemal Çeber önderliğinde ortaya konulan Gaziantep Modeli’ne değinerek, kentin deprem sonrası en hızlı toparlanan il olduğunu belirtti. Yılmaz, şehri kalkınma ve gelişme yönleriyle takdir ettiklerini belirterek, "Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin yürüttüğü sosyal konut hak sahipliği kura çekim töreni vesilesiyle sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Fatma Başkanımız şu ana kadar 14 bin konutun inşasını sürdürüyor. Bunların 4 bini tamamlandı. Daha önce 3 bin konutun kurası çekilmişti. Bugün ise çekilen kura sayısı 3 binden dörde çıkarılıyor ve bin konut için daha ilave kura çekimi yapılıyor. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kurada hak sahibi olacak ailelerimizin huzur, sevgi ve esenlik içinde yaşamalarını Cenab-ı Hak’tan temenni ediyorum. Değerli kardeşlerim, yarın depremin 3’üncü yıl dönümü. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, mekanlarının cennet olmasını diliyoruz. Cenab-ı Allah’tan ülkemize bir daha böyle büyük acılar ve afetler yaşatmamasını niyaz ediyoruz. Geride kalan vatandaşlarımıza da sabır ve metanet diliyoruz. Bu 3 yıl boyunca yaraları sarmak için büyük bir gayret gösterdik. Sadece kamu bütçemizden doksan milyar liraya karşılık gelen bir harcama yaptık. 455 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik. Ancak çalışmalarımız yalnızca konutlarla sınırlı kalmadı. Yeni hastaneler, yeni okullar, yeni yollar inşa ettik. Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerini hayata geçirdik" dedi. "Gaziantep’in en hızlı toparlanan illerimizden biri olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz" Depremde en hızlı toplanan şehrin Gaziantep olduğunu söyleyen Yılmaz, "Gaziantep’in en hızlı toparlanan illerimizden biri olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz. Bu durum bir tesadüf değildir. Bunun temelinde, Büyükşehir Belediye Başkanımızın da ifade ettiği ’Gaziantep modeli’ bulunmaktadır. Peki nedir Gaziantep modeli? Farklı düşüncelerimiz olabilir; ancak Gaziantep’in ortak menfaatleri söz konusu olduğunda herkes birlik ve beraberlik içinde hareket eder. Merkezi idare, yerel yönetimler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversiteler aynı hedefe kilitlenir. İşin özü budur. Uzun yıllar kalkınma bakanlığı yaptım. Milli gelir, kişi başına düşen gelir, istihdam oranları gibi göstergeler sonuçtur. Asıl önemli olan bu sonuçları ortaya çıkaran sebeplerdir. Kalkınmış toplumlar, ortak hedefler belirleyebilen ve bu hedeflere ulaşmak için iyi organize olabilen toplumlardır. Gaziantep bu yönüyle yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda bir kalkınma ve gelişme modelidir. Bu nedenle Gaziantep’i takdirle anıyoruz. Gaziantep aynı zamanda gazi bir şehirdir. Bu ayın 8’inde gazilik unvanını alışının yıl dönümünü idrak edeceğiz. Milli mücadele ruhunu en güçlü şekilde yaşamış şehirlerimizden biridir. Derin bir tarihi ve manevi mirasa sahiptir. Bununla birlikte üretimi, sanayisi, girişimciliği ve çalışkan insanlarıyla modern dünyaya gerçek anlamda uyum sağlamış bir ilimizdir. Gaziantep’le ve Gazianteplilerle iftihar ediyoruz. Gaziantep, birliğin, beraberliğin, huzurun ve kardeşliğin de şehridir. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte Türkiye olacağız. Kökenimiz, etnik kimliğimiz ya da mezhebimiz ne olursa olsun hepimiz bu aziz milletin mensuplarıyız. Irkçılığı reddediyoruz. Bizim millet anlayışımız; kapsayan, kucaklayan bir anlayıştır" dedi. "Kimlik siyasetine ve kimliklerin çatışma unsuru haline getirilmesine karşıyız. Bu bakış açısıyla Suriye’ye de yaklaşıyoruz. Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle Suriye’deki herkes bizim kardeşimizdir" diyen Yılmaz, şunları kaydetti: "Onların huzuru ve istikrarı, bizim huzurumuz ve istikrarımızdır. Türkiye, özellikle de Gaziantep, bu süreçte tarihi bir sorumluluk üstlenmiştir. Cumhurbaşkanımız, tüm baskılara rağmen insani ve vicdani duruşundan taviz vermemiştir. Suriye’deki istikrarla birlikte Gaziantep’in önünde yeni ekonomik ufuklar açılacaktır. Büyüyen Gaziantep’in konut ihtiyacını karşılamak için çalışmalarımız sürüyor. Bugün Şahinbey Belediyemiz on bin ilave konut hedefini açıkladı. Bu sayıyı yirmi bine, Şehitkamil’deki projelerle birlikte daha da artırmayı hedefliyoruz. Toplamda 70 bin konuta ulaşan bir tablo ortaya çıkıyor. Gaziantep’in bereketiyle bu hedeflerin daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Hiçbir iş kendiliğinden olmaz. Çalışmadan, emek vermeden, alın teri dökmeden olmaz. Taş üstüne taş koymak birlik ve beraberlik ister. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu ülke için emek veren tüm bakanlarımıza, kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, işçi ve emekçi kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Çekilecek kuraların ailelerimize sıcak bir yuva, huzurlu bir gelecek getirmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum." "Şikayet etmiyor çare buluyoruz" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise kentteki bütün yöneticilerin bir kardeşler topluluğu olduğunu belirterek, "Gaziantep Modeli birlikten rahmet var, birlikten kuvvet doğar modeli. Burada bir medeniyet, felsefe var. Yuva sıcaklıktır, güveneceğin liman, huzur ve sükunettir. Valimizle sahada vatandaşlarla konuştuğumuzda konut, kira sorununu dile getirdiler. Şikayet etmiyor çare buluyoruz. İki yıl önce burası dağdı, kimse inanmadı. 2 yıl içerisinde bir şehir ortaya çıktı. Formülümüz tek tip değil. 3 tip var. Esnaf birliklerine kooperatif kurdurduk. Hepsi kendi evini yapıyor. İkincisi şu anda 300 bin kişinin çalıştığı organizede yönetmelik değiştirdik, artık taşımayacağız. İşçimiz organizeye gidene kadar yoruluyor. 2 milyon metrekareyi ayırdık, 15 bin konutta orada yapılacak. Kardeşlik modelimiz Türkiye modeli olana kadar, Gazze’de ki çocuklar öldürülmeyene kadar, Gazinin çocuklarının verdiği mücadeleyle hak için adalet için çalıştıysak sonuna kadar çalışacağız" ifadelerini kullandı. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz ise Cumhurbaşkanı Yadımcısı Yılmaz’ı 7’nci ayın sonunda ağırlamak istediklerini belirterek, "Şehitkamil Belediyesi olarak Murat Kurum Bakanımızın destekleriyle 10 bin konutumuzun ilk etabı olan 3 bin konutun kura çekimi için Cumhurbaşkanı Yardımcımızı davet ediyoruz. Şehitkamil ve Şahinbey Türkiye’nin en büyük ilçeleri. 56 ilden büyük. Bu ilçelerden gerekli olanları çok 3 belediye başkanı olarak çok iyi biliyoruz. 3 belediye başkanının da tek bir isteği var. İnsanımızı kaliteli konutlarla, depreme dayanıklı konutlarla ucuza kira öder gibi ev sahibi yapma derdiydi" ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını metropol bir belediye yapamıyor"
05 Şubat 2026 Perşembe - 17:36 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını metropol bir belediye yapamıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını Ankara, İstanbul ve İzmir gibi metropol şehirler neden yapamıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Şahinbey Belediyesi tarafından hayata geçirilecek 3 bin 414 sosyal konutun temel atma törenine katıldı. Gaziantep’te düzenlenen törende konuşan Yılmaz, "Şahinbey Belediyemizin gerçekleştirmekte olduğu 3 bin 414 sosyal konutun Temel Atma Töreni vesilesiyle sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu temel atma törenini biraz geciktirdik. İyi ki daha fazla geciktirmemişiz. Biraz daha geciktirseydik açılış yapmak zorunda kalacaktık. Çok mutlu gidiyorum arkadaşlar. Sağ olun gençler. Temelini attığımız bu konutlar son derece kıymetli. Hem makroekonomik politikalarımız açısından hem de sosyal boyutuyla çok önemli bir proje. Enflasyonla mücadelede en büyük sorunlardan biri konut fiyatları ve kiralardır. Hizmet enflasyonunun en yapışkan olduğu alan burasıdır. Bu sorunu sadece para politikalarıyla çözmemiz mümkün değil. Arz yönlü politikalar burada büyük önem taşıyor. Konut arzının artması; ev fiyatlarının düşmesi, kiraların dengelenmesi ve piyasadaki köpüğün alınması anlamına geliyor. Dolayısıyla bu projeler, enflasyonla mücadelemize güç veren çok önemli politikalardır" dedi. Yılmaz, "Aynı zamanda sosyal adalet açısından da son derece kıymetlidir. TÜİK verilerine göre toplumumuzun yaklaşık yüzde 27’si kirada oturmaktadır. Metropollerde bu oran biraz daha yüksek, kırsal alanlarda ise daha düşüktür. Türkiye genelinde 100 hane varsa, 27 hanede kira ödenmektedir. Yüzde 50’ye yakın bir kesim kendi evinde oturmakta, kalan bir kesim ise ailesine ait evlerde ya da kira ödemeden yaşamaktadır. Bizim amacımız, ev sahibi olanların sayısını artırmak, kiracıların sayısını ise azaltmaktır. Bu yönüyle sosyal konut projeleri hem fiyat istikrarı hem de sosyal adalet açısından son derece önemlidir. Bir diğer önemli boyut ise şehirlerimizin dönüşmesidir. Bu projeler kendiliğinden bir kentsel dönüşüme de vesile olmaktadır. Afetlere karşı dirençli, enerjiyi daha verimli kullanan, daha düşük maliyetli ve erişilebilir konutlar inşa edilmektedir. Bu yönüyle de proje çok kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ne kadar büyük bir devlet ve millet olduğunu bir kez daha göstermiştir" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın da her zaman ifade ettiği gibi, biz israf ekonomisini değil, üretim ekonomisini; bereketli bir ekonomi anlayışını savunuyoruz. Gereksiz büyüklükler yerine daha uygun ölçeklerde konut inşa edilmesi bu açıdan önemlidir. Bugün Türkiye genelinde ortalama hane halkı sayısı 3 kişiye düşmüş durumdadır. Geçmişte olduğu gibi geniş aileler artık yaygın değildir. Bu nedenle 2+1 konut konsepti son derece doğru bir yaklaşımdır. Isınması, temizliği, bakımı ve mobilya giderleri açısından daha tasarruflu olan bu model, ülke kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlamaktadır. Bu anlayışla sosyal konut projelerini bir politika olarak güçlü şekilde destekliyoruz. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde, asrın afetinde hayatını kaybeden deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Milyonlarca insanımız bu afetten etkilendi. Ancak Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ne kadar büyük bir devlet ve millet olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bugüne kadar 455 bin deprem konutu tamamlandı. Sadece konutlar değil; altyapı, yollar, hastaneler, okullar, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleriyle birlikte bölge adeta yeniden inşa edildi. Gaziantep merkezde daha sınırlı olmakla birlikte Nurdağı ve İslahiye’de ilçeler neredeyse baştan kuruldu. Gaziantep’te de önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı. Yılmaz, "Yarın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla, Cumhur İttifakı ortaklarımız ve Sayın Devlet Bahçeli’nin de yer alacağı geniş bir heyetle Osmaniye’de deprem yıl dönümünde 3 yılın muhasebesi yapılacaktır. Bir yandan yaraları sararken, diğer yandan şehirlerimizi çok daha güvenli ve dirençli bir geleceğe hazırlıyoruz. Gaziantep’te bugüne kadar 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yeri teslim edilmiştir. Kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle bu süreç devam etmektedir. Deprem sonrası iyileştirme ve kentsel dönüşümde Gaziantep, Türkiye’nin en başarılı illerinin başında gelmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, merkezi idare, yerel yönetimler, hayırseverler ve iş dünyasının birlikteliği sayesinde hem yaralar hızlı sarılmakta hem de çok verimli işler yapılmaktadır. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na bu vesileyle yürekten teşekkür ediyorum. Şahinbey Belediyesi, kentsel dönüşüm kapsamında 3 milyon 796 bin 918 metrekare alanda yürüttüğü çalışmalarla 11 bin 105 bağımsız bölümün yıkımını uzlaşma yoluyla gerçekleştirmiştir. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, Türkiye için hayat kurtaran bir zorunluluktur. Bugün Şahinbey Belediyesi 3 bin 414 sosyal konut daha yapmaktadır. Daha önce yapılanlarla birlikte toplam sayı 13 bin 500’e yaklaşmaktadır. İnşallah bu rakamın 20 bine ulaştığını da göreceğiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, "Burada bir ilçe belediyesinden, Şahinbey Belediyesinden bahsediyoruz. Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu az önce çok kısa bir konuşma yaptı. Başkaları onun yaptığı işleri yapsa, muhtemelen sabahlara kadar anlatırdı. Bizim anlayışımız farklı; çok iş yapıp az konuşuyoruz. Bazıları ise az iş yapıp çok konuşuyor. Biz çok iş yapmaya devam edelim ama arada bir de konuşalım. Çünkü hiç konuşulmadığında bu boşluğu popülist siyasetçiler ve algı oluşturanlar dolduruyor. Bu vesileyle huzurlarınızda Mehmet Tahmazoğlu’na yürekten teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Marifet iltifata tabidir. Televizyonlarda ve çeşitli mecralarda genellikle olumsuz hadiselerin ön plana çıkarıldığını görüyoruz. Elbette sorunlar ve olumsuzluklar yansıtılacaktır; buna itirazımız yok. Ancak lütfen başarıları ve olumlu gelişmeleri de yansıtın. Bu ülkede gençlerin ortaya koyduğu işleri, iş dünyasının başarılarını, yerel yönetimlerin gerçekleştirdiği hizmetleri de toplumla paylaşın. Sanki iyi şeyler reyting almazmış gibi bir anlayış var; bu son derece yanlış. Başarılı insanları ve ortaya konulan güzel eserleri toplumun önüne daha fazla taşımamız gerekiyor. Bu anlamda bir ilçe belediyesinden bahsediyoruz; tüneller yapıyor, geniş yollar açıyor, parklar, okullar, kongre merkezleri inşa ediyor" şeklinde konuştu. "Bugün Şahinbey Belediyesi’nin yaptıklarını birçok metropol belediye başkanı yapamıyor" Yılmaz, "Bugün Şahinbey Belediyesi’nin yaptıklarını birçok metropol belediye başkanı yapamıyor. Bunun da biraz sorgulanması gerekir. Kusura bakmayın; kimse bahanelerin arkasına sığınmasın. Bir ilçe belediyesi bunları yapabiliyorsa, 10 bin sosyal konut inşa edebiliyorsa; neden Ankara’da yapılmasın, neden İstanbul’da, neden İzmir’de yapılmasın? Maalesef bunları göremiyoruz. İnşallah örnek alırlar. Yaparlarsa biz de mutlu oluruz, onlara da teşekkür ederiz. Keşke yapsalar. Üstelik Gaziantep, belediyeler için uygulanan finansman sistemi içerisinde ayrıcalıklı bir pay almıyor. Aksine, finansal dağılım sistemi bakımından en düşük pay alan illerden biri. Buna rağmen Gaziantep bunları yapabiliyor. İlçesi böyle olan bir ilin Büyükşehir Belediyesinin nasıl olması gerektiğini ise sizin takdirinize bırakıyoruz. Bu vesileyle Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na gönülden teşekkür ediyoruz. Biraz sonra tamamlanan bir etabın açılış kurdele kesimini de gerçekleştireceğiz. Gaziantep bu yönleriyle gerçekten bir modeldir. Kamu, yerel yönetimler ve özel sektör; siyaset kurumu, milletvekillerimiz ve valimizle birlikte uyum içinde hareket ettiğinde, kaynakların ne kadar bereketli kullanıldığını açıkça görüyoruz. Aslında ne kadar çok iş yapılabileceğini de hep birlikte görüyoruz. Bu nedenle Gaziantep çok ama çok kıymetlidir. Biz de elimizden geldiğince Gaziantep’e her türlü desteği veriyor, vermeye de devam edeceğiz inşallah. Şahinbey Belediyesi, kentsel dönüşüm kapsamında 3 milyon 796 bin 918 metrekarelik alanda yürüttüğü çalışmalarla 11 bin 105 bağımsız bölümün yıkımını, vatandaşlarımızla uzlaşma sağlayarak gerçekleştirmiştir. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Kentsel dönüşüm Türkiye için bir lüks değildir, bir tercih de değildir; yaşam kurtaran bir zorunluluktur. Kentsel dönüşümü "rantsal dönüşüm" olarak nitelendirip engelleyenlerin ne tür sonuçlara yol açtığını, en yakın zamanda yaşadığımız depremlerde maalesef gördük. İnşallah bu dönüşümü daha da hızlandırarak sürdüreceğiz. Bu kapsamda gerekli kanunları çıkardık, yeni bir başkanlık kurduk ve kentsel dönüşümü ayrı bir yapı altında organize ettik. Kentsel dönüşüm mevzuatında yapılan değişikliklerle süreci kolaylaştırdık. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde çok daha hızlı bir çalışma bekliyoruz. Sosyal konutta ise bugün Şahinbey Belediyesi 3 bin 414 konut daha yapmaktadır. Daha önce yapılanlar da dikkate alındığında toplam sayı 13 bin 500’e yaklaşmış olacaktır. İnşallah bunun 20 bine ulaştığını da görürüz. Bu projelerin önemli bir özelliği maliyet yapısıdır. Bakın; kredi yok, faiz yok, banka yok, ara ödeme yok. Vatandaşlarımıza 10 yıl vade imkânı sunuluyor. Her bir konutun ortalama tahmini maliyeti yaklaşık 2 milyon 100 bin TL’dir. Yüzde 20 peşinat alınmakta, bu tutar 4 eşit taksitte ödenmektedir. Vatandaşlar konuta yerleştikten sonra ödemelerine başlamaktadır. 2027 yılı Ocak ayında aylık taksitlerin yaklaşık 14 bin TL olması öngörülmektedir. Yani kura sonucu hak sahibi olan vatandaşlarımız, kira öder gibi ev sahibi olmaktadır. Bu maliyet yapısı ve ödeme planı, konut sahipliğini artıran ve sosyal dengeyi güçlendiren çok önemli bir modeldir. Ayrıca Türkiye genelinde yürüttüğümüz 500 bin sosyal konut projesi kapsamında, Gaziantep’e merkezi idare olarak 14 bine yakın sosyal konut daha yapacağız. Bu konutları merkezde ve ilçelerde hayata geçireceğiz. Vakti geldiğinde kura ve teslim törenlerini Gaziantep’te gerçekleştireceğiz. Bir tarafta merkezi idarenin projeleri, diğer tarafta belediyelerimiz ve özel sektörün yatırımlarıyla inşallah Gaziantep çok daha farklı bir noktaya ulaşacaktır" ifadelerine yer verdi. "Ankara’nın trafiğini hepimiz görüyoruz. Başkentimiz içme suyu problemi yaşıyor" Yılmaz, "Ama zor zamanlarda, fırtınalı dönemlerde liderlik çok daha büyük bir önem taşır. Afet anlarında bunu hep birlikte yaşadık, değil mi? Deprem sürecinde bunu açıkça gördük. Ben buradan sizlere soruyorum: Recep Tayyip Erdoğan olmasa, bu tecrübe, bu irade olmasa, deprem sonrası bu büyük inşa faaliyetleri mümkün olabilir miydi? İnanın, olmazdı. Bazı yerlerde bugün hâlâ enkazın bile kaldırılmadığını görürdük. O bol bol konuşup gezenlerin ne iş yaptıklarını hepimiz görüyoruz. "Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz." Buyursunlar, belediyelerinde maharetlerini göstersinler. O zaman biz de yarın merkezi idareye geldiklerinde bu işleri yapabileceklerine inanır, güveniriz. Ama görüyoruz ki yapamıyorlar. Ankara’nın trafiğini hepimiz görüyoruz. Başkentimiz içme suyu problemi yaşıyor, trafik sorunu giderek büyüyor. Kendini ispatlayamayan, hizmet üretmekte zorlananların bu büyük işleri yapabileceğine inanmak mümkün mü? İnanın, yapamazlar. Sorunlar yok mu? Elbette var. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sorunlar var. Dünya çok zorlu bir dönemden geçiyor. Bölgemizde önemli gelişmeler yaşanıyor. Özellikle afet dönemlerinde, jeopolitik gerilimlerin arttığı, dünya siyasetinin karıştığı ve dünya ekonomisinin zorlandığı zamanlarda liderlik, dirayet ve tecrübe çok daha büyük bir önem kazanıyor. Ve çok şükür, biz bu şansa sahibiz. Türkiye Cumhuriyeti olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi tecrübeli ve dirayetli bir lidere sahibiz. Allah razı olsun diyoruz, sağ olsun, var olsun. Cumhurbaşkanımızın sizlere selamlarını da iletmek isterim. Dün Abdülhamit Bakanımızla birlikte kendisini İstanbul’da, Mısır dönüşünde karşıladık. Oradan da Gaziantep’e geçtik. Gaziantep’e de selamlarını ve sevgilerini gönderdi. İnşallah bir gün kendisi de buraya gelerek bu güzel hizmetlerin açılışlarını bizzat gerçekleştirir. Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanımız artık pek temel atmıyor; genellikle açılış yapıyor. Hatta açılışlara bile yetişmekte zorlanıyor. Çünkü o kadar çok hizmet hayata geçirildi ki, geçmişte tek tek yapılan açılışlar bugün toplu açılışlara dönüştü. Artık yüzlerce proje aynı anda hizmete açılıyor. Böyle günleri görmeyi nasip ettiği için Rabbimize hamd ediyor, Cumhurbaşkanımıza da bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "10 bin yeni sosyal konut yapacağız" 10 bin yeni konut sözü veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "17 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun ortaya koyduğu vizyonu ve çalışmaları yakından takip ederek, yerelde de talimatları doğrultusunda hizmetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kentsel dönüşüm, yol ve altyapı çalışmalarımızı kararlılıkla yürütüyoruz. Az önce ekranda da gördünüz, bunları tekrar etmeyeceğim. Milletimizin hakkını yine milletimize vermek için gece gündüz demeden, ilk günkü aşkla ve şevkle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Elhamdülillah, ‘yapılamaz’ denilen, muhalefet belediyelerinin hayal dahi edemeyeceği projeleri hayata geçirdik. 7,5 ayda 35 bin kamyon hafriyat çıkararak tünel açtık. Bu kolay bir iş değildir. 3 katlı köprülü kavşaklar ve yeni yollar inşa ettik. ’Yol yaparsak trafik artar’ diyenleri duyuyorsunuz. Biz tam tersini söylüyoruz: Yol açtıkça trafik rahatlar, tünel açtıkça trafik rahatlar. Cumhurbaşkanımızın özellikle üzerinde durduğu ve Türkiye’nin kurtuluşu olarak gördüğü kentsel dönüşüm çalışmalarını, göreve geldiğimiz günden bu yana aralıksız sürdürüyoruz. Bugüne kadar 11 bin 105 bağımsız bölümün kamulaştırmasını ve yıkımını gerçekleştirdik. Elhamdülillah, hiçbir sorun yaşamadan, vatandaşlarımızın gönlünü ve duasını alarak bunu yaptık. 11 bin 105 kişi, yan yana dizilse kilometrelerce yol eder. Hakkaniyetle haklarını ödeyerek; isteyene ev, isteyene konut vererek bu süreci tamamladık. Deprem yıkmadan biz yıktık, bir hayat koridoru açtık. Eğer bunlar yapılmamış olsaydı, depremde birçok vatandaşımız hayatını kaybedebilirdi. Cumhurbaşkanımızın bu alandaki talimatlarını birebir yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. Sosyal konut meselesi son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımız, 455 bininci deprem konutunun teslimini gerçekleştirdi. Bu gerçekten imkânsız denilenin başarılmasıdır. Şimdi de 500 bin yeni sosyal konut için start verilmiştir. Biz de yerelde buna güçlü şekilde destek oluyoruz. Geçmişte yaptığımız yaklaşık 10 bin konutu bir kenara bırakıyorum. Bugün buradan söz veriyorum: 10 bin yeni sosyal konut yapacağız. Bunun 3 bin 414’üne başladık ve bu yıl sonuna kadar teslim edeceğiz. Eğer sosyal konut için arsa tahsisi gecikmeden yapılırsa, buradan bir söz daha veriyorum: Önümüzdeki yılın sonuna kadar 10 bin sosyal konutu tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz" diye konuştu.
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Asgari ücret yüzde 27 oranında artırıldı, yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik"
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:55 HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Asgari ücret yüzde 27 oranında artırıldı, yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve HİZMET-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari ücret, yüzde 27 oranında arttırıldı. Yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik. Bunun gerçekten bizi ne kadar derinden etkilediğini biliyoruz. Zor şartlarda yaşayan, asgari ücret ve biraz üstünde çalışan insanların bu konudaki hayal kırıklıklarını herkesin dikkate alması gerekiyor" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu, 50’inci yıl etkinlikleri kapsamında ’HAK-İŞ Türkiye Kadın Buluşmaları’nın üçüncüsü Gaziantep’te gerçekleşti. Düzenlenen programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "2 Aralık Ocak ayındaki enflasyon rakamları bizim hepimizi şok etti. Gerçekten bütün ortaya konulan Maliye Bakanlığınız, Cumhurbaşkanı Yardımcılığının kısa, orta ve uzun vadeli programları, bütün ekranlarda söylenen büyüklerimizin ifadelerinin hepsinin, Ocak ayında duvara çarptığını gördük. Gerçekten asgari ücret, yüzde 27 oranında arttırıldı. Yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik. Bunun gerçekten bizi ne kadar derinden etkilediğini biliyoruz. Zaten zor şartlarda yaşayan, asgari ücret ve biraz üstünde çalışan insanların bu konudaki hayal kırıklıklarını herkesin dikkate alması gerekiyor. Bir şok yaşadık. Büyüklerimiz, dezenflasyon mücadelesi, sıkı para politikası gibi bir sürü kavramlar konuşuyorlar. Merkez Bankası, Maliye Bakanı. Biz bu kavramları bir işçi olarak yeterince anlamıyoruz. Anladığımız bir şey var. Pazara gittiğimizde yaşadığımız, sokakta yaşadıklarımız, her gün almak zorunda, ödemek zorunda kaldığımız kiralarımız, gıda harcamalarımız, eğitim harcamalarımız, ulaşım giderlerimiz, enerji giderlerimiz bizi onlar ilgilendiriyor. Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı maalesef devam ediyor. Enflasyon düşüyor ancak fiyatlar durmuyor. Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Bizde şöyle bir algı var ‘enflasyon düşüyor fiyat niye düşmüyor?’ Arkadaşlar enflasyon devam ediyor aslında. Düşük oranda devam ediyor. Yani 10 ise 5’e düşüyor. Yine enflasyon var. Fiyatların da azalması düşmesi de söz konusu olmuyor. Ama bu algıyı da değiştirmemiz gerekiyor. Onun için ocak ayı enflasyonu hepimiz için bir alarm. Bu programı yönetenler, yürütenler lütfen oturup yeniden gözden geçirsinler. Böyle giderse bu program duvara toslar" diye konuştu. "TÜİK ve hükümetin ortaya koyduğu programdaki aksamalar bizi de tereddüte düşürüyor" TÜİK’in ve hükümetin ortaya koyduğu kısa, orta ve uzun vadeli programlardaki aksamaların tereddüte yol açtığını söyleyen Arslan, "Ocak ayının gerekçelerini bakan anlatmış soğuklar işte yoğun kış şartları gibi. Geçen sene de dondan bahsettik. Şimdi bu sene kış şartları ne olacak peki? Yani her seferinde bir doğal olaya sığınarak bu sorunu çözemeyiz. Onun için açıkçası bizim de hayal kırıklığımız, ocak ayı enflasyonu. Bundan sonra biz TÜİK’in verilerini, hükümetin ortaya koyduğu kısa orta vadeli programların hepsini ciddiye alıyoruz. Ama bu programdaki aksamalar bizi de tereddüte düşürüyor. O zaman bu programı savunanlar, bu programın arkasında duranlar bunu bize iyi izah etmesi gerekiyor. Bu bir tehlike işareti, bunun gerçekten biz şokunu yaşadık. Umarım önümüzdeki ay bu şoku yaşamayız" ifadelerini kullandı. Bütün çabalara rağmen emekliye yapılan düzenlemenin önemli olduğunu vurgulayan Arslan, maaşların 20 bin liraya çıkarılmış olmasının 16 binin ardından önemli bir adım olduğunu fakat yeterli bir adım olmadığını ifade etti. Arslan, "HAK- İŞ olarak sahadayız. Yalnız gittiğimiz her yerde emeklilerimiz bizim önümüzü kesiyor. Bu zorlu süreçten kurtulmamız gerekiyor. Türkiye’nin imkanları, kaynakları, elde ettiğimiz gayri safi milli hasılamız, kişi başına düşen milli gelirimiz 2024’te, 2025’te 17 bin dolara çıktı. Ama bir kesim yoksullaşıyor. Bir kesim daha zor şartlarda yaşıyor. Bu ülkenin kaynaklarının adil bir paylaşım içinde olmadığını gösteriyor. Bu ülkede dünyada en fazla hızlı artış gösterenin dolar milyoneri sayısı olduğunu unutmayalım ama aynı ülkede 20 bin liraya yaşamak zorunda kalan milyonlarca emeklinin de sorunlarını bilmemiz, konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor. Başta emeklilerimiz olmak üzere asgari ücretle çalışan, asgari ücreti yakın ücret alan dar gelirli vatandaşlarımız dahil hükümetimizden büyük bir beklentisi var. Bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının daha adil bir şekilde paylaşılması durumunda bu kardeşlerimizin ciddi kaynak oluşturulacak imkanlara ulaşacağına ben inanıyorum. Onun için sorun kaynak sorunu değil, sorun bir tercih ve paylaşım sorunu. Bunu da buradan bir kez daha Türkiye’ye ve ülkemizi yönetenlere hatırlatmamız gerekiyor. Hak-İŞ olumlu olan her şeyi asla ve asla yok saymaz ve bu olumlu da olmuştur, iyi olmuştur deriz. Ama olumsuz olursa da bu olumsuz deriz. Bunu demek zorundayız" ifadelerine yer verdi. "Asgari ücret tespit komisyonuna yönelik eleştirilerimiz ne yazık ki karşılık bulmadı" Son asgari ücretin artışı, asgari ücret tespit komisyonuna yönelik bütün eleştirilerin karşılık bulmadığını aktaran Arslan, "Kardeşlik hukukumuzun gereği bu ülkeyi yönetenlere de bu şekilde uyarı yapmamız gerekiyor. Bize düşen de bu, yapılan güzel çalışmaları takdir etmek, eksikler varsa bunları da hatırlatmak da bize düşüyor. Biz böyle bir sorumluluğu üstlendiğimiz için de yaşanan bu sıkıntıları bize gelen, bizi bulan, bize ısrarla bunları gündeme getirin diyen insanları duymuyoruz. Duymamazlıktan gelemeyiz. Onun için özellikle son asgari ücretin artışı, asgari ücret tespit komisyonuna yönelik bütün eleştirilerimiz ne yazık ki karşılık bulmadı ve sistem ağır aksak devam ediyor. Asgari ücret tespit komisyonunun yeniden oluşturulması, emeklilerle ilgili düzenlemelerin acilen hiç değilse asgari ücret düzeyine getirilmesi ve aynı zamanda da asgari ücretin de yine, ortalama bir ücrete dönüşen asgari ücretin de yeniden gözden geçirilip dar gelirli kesimin nefes almasının sağlanması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Güvenliğimiz için atılan bütün adımları destekliyoruz" Bölgede yaşanan olaylara da değinen Arslan, ülkenin güvenliği için atılan bütün adımları desteklediklerini ifade ederek, "Türkiye, tabii ki bölgemizde yaşananlar, bütün bu zorlukların içerisinden ayakta kalmaya çalışan ülkemize de haksızlık etmek istemiyor. Ülkemizin dışında, bölgede ne yazık ki bizim arzu ettiğimiz bir çalışma, bir yaşam, bir güvenlik söz konusu değil. Her etrafımız ateş çemberi. Burada büyük bir mücadele var. Haydutlar şimdi İran’ı hedef aldılar. İran’ı bombalayacaklar, İran’a saldıracaklar. Onun Türkiye’ye yansımalarını da yine görüyoruz. Dolayısıyla ülkemiz Lübnan’da, Filistin’de, Yemen’de, Libya’da, Irak’ta Suriye’de, şimdi de İran’da yaşananlardan doğrudan etkilenen bir ülke. Dolayısıyla Türkiye bir taraftan da ayakta kalmaya çalışıyor. Güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Kendi güvenliğimizle beraber bölgenin güvenliğini de etkileyecek bir güvenlik olgusunu, güvenlik şemsiyesini oluşturmaya çalışıyor. Tabii bütün bunlar için de yapılması gerekenler var. Güvenliğiniz yoksa hiçbir şeyiniz yoktur arkadaşlar. Bunu Filistin’de, Lübnan’da ve Suriye’de gördük. Güvenlik yoksa hiçbir şey yok. Onun için bu ülkede kendi güvenliğimizin öncelikle sağlanması ve bunun bugüne kadar başarılmış olması çok büyük bir imkan. Ülkeyi yönetenlerimize bunun için teşekkür ediyoruz. Onun için güvenliğimiz için atılan bütün adımları destekliyoruz" diye konuştu.