Yerel Haberler
Gaziantep
GSO’DAN firmalara yönelik yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik danışmanlık programı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:07:09 UR-GE Destekli Yeşil Sanayi Danışmanlık Faaliyeti ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) programı kapsamında yürütülen "Gaziantep Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilir Tekstil Kümesi" projesi çerçevesinde firmalara yönelik Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Danışmanlık Programı faaliyeti başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında katılımcı firmaların sürdürülebilirlik performanslarının geliştirilmesi, çevresel etkilerinin ölçülmesi ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması amacıyla kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüldü. Yaklaşık 4 ay süren program boyunca firmaların mevcut durumları analiz edilerek çevresel performanslarına ilişkin detaylı değerlendirmeler yapıldı ve sürdürülebilir üretim için stratejik yol haritaları oluşturuldu. Danışmanlık çalışmaları kapsamında firmaların sürdürülebilirlik seviyeleri ölçülürken çalışanların çevre bilinci de farkındalık anketleri ile değerlendirildi. Yeşil olgunluk ölçümleri yapılarak çevresel performansa ilişkin detaylı raporlar hazırlandı ve mevcut durum ile hedefler arasındaki farkı ortaya koyan GAP analizleri gerçekleştirildi. Ayrıca firmalar için ISO 14064 standardına uygun şekilde kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları yapılarak profesyonel raporlar oluşturuldu. Elde edilen veriler doğrultusunda kısa ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini içeren stratejik yeşil yol haritaları belirlendi. Süreç boyunca danışmanlık firması tarafından sunulan dijital raporlama sistemi üzerinden veri girişleri yapıldı ve 3 ay boyunca haftalık firma ziyaretleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Böylece firmaların dönüşüm süreci yakından takip edilerek uygulamaya yönelik somut adımlar planlandı. Danışmanlık programı sayesinde firmalar; çevre dostu üretim süreçlerine geçiş, enerji ve kaynak verimliliği, maliyet tasarrufu ve uluslararası pazarlara uyum konularında önemli kazanımlar elde etti. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Program kapsamında katılımcı firmalara, Yeşil Olgunluk Raporu, GAP Analizi,ISO 14064-1 standardına uygun Karbon Ayak İzi Raporu, Stratejik Yeşil Yol Haritası sunularak sürdürülebilir üretime geçiş için kapsamlı bir rehber sağlandı.Ticaret Bakanlığı yüzde 75 destekleriyle gerçekleşen faaliyet firmaların yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandıran önemli bir destek mekanizması oldu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:53 Başkan Yılmaz’dan bir günde 9 mahalleye ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, bir günde 9 mahalleyi kapsayan yoğun ziyaret programıyla vatandaşlarla bir araya geldi. Şehitkamil’de yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Şehitkamil’i sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlıyoruz" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Yeşilce, Durnalık, Cerityeniyapan, Acaroba, Yamaçoba, Atalar, Sarılar, Eskişarkaya ve Yenişarkaya mahallelerinde vatandaşlarla buluştu, sorun ve talepleri yerinde dinledi. Ziyaretlerde planlanan belediye projeleri hakkında bilgi veren Yılmaz, katılımcı belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Yılmaz’dan anında talimat Mahalle gezilerinde vatandaşların günlük hayatta karşılaştığı altyapı, ulaşım, çevre düzenlemesi ve sosyal donatı taleplerini not alan Yılmaz, ilgili birimlere anında talimat verdi. Her mahallenin ihtiyacının farklı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, çözüm üretirken yerel beklentileri esas aldıklarını ifade etti. "Sahada olmak, vatandaşımızı dinlemek ve birlikte karar almak bizim temel yöntemimiz" diyen Yılmaz, projelerin masa başında değil, mahallelerin içinde şekillendiğini söyledi. Depremden etkilenen mahallelere özel hassasiyet 6 Şubat depremlerinde ağır yara alan Atalar Mahallesi’nde iftarını vatandaşlarla birlikte açan Yılmaz, deprem sonrası toparlanma sürecinin sadece fiziki yatırımlarla sınırlı olmadığını belirtti. Sosyal dayanışmanın ve moralin en az altyapı kadar önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, "Bu süreçte hem yaraları sarıyor hem de geleceği daha sağlam temellerle kuruyoruz" dedi. Teravih namazını Sarılar Mahallesi’nde kılan Yılmaz, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu mahallelerde paylaşmanın önemine vurgu yaptı. "Yaşam kalitesini yükselteceğiz" Yılmaz, Şehitkamil’de refahı artırmaya yönelik projelere hız verdiklerini belirterek, istihdamı destekleyen çalışmalar, gençlere ve kadınlara yönelik sosyal projeler, eğitim ve kültür yatırımlarının öncelikli gündemlerinde yer aldığını söyledi. Özellikle mahalle ölçeğinde hayata geçirilecek parklar, sosyal tesisler ve spor alanlarıyla yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, "Şehitkamil’i sadece bugünün değil, yarının da ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlıyoruz" dedi. "Motivasyonumuzun kaynağı hemşerilerimiz" Yılmaz, motivasyonlarının ana kaynağının vatandaşlar olduğunu belirterek, "Hemşerilerimizle sık sık bir araya gelmeye devam edeceğiz. Sorunu yerinde dinleyecek, çözümü birlikte üreteceğiz. Şehitkamil’de adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir refahı hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. Yoğun programına rağmen mahalle sakinleriyle uzun sohbetler gerçekleştiren Yılmaz’ın ziyaretleri, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:40 Gaziantep’te öğrenciler yardım kolileri hazırladı Gaziantep’te ortaokul öğrencileri, Ramazan ayı dolayısıyla yardım kolileri hazırlayarak yardımlaşma duygusunu pekiştirdi. İçerisinde gıda paketleri bulunan koliler, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Ramazan ayı dolayısıyla çocuklarda yardımlaşma bilincini artırmak amacıyla Şahinbey ilçesindeki Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulu’nda "Ramazan Dayanışması" etkinliği düzenlendi. Çocukların yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygusunu pekiştirmek amacıyla düzenlenen etkinlik kapsamında ihtiyaç sahipleri için yardım kolisi hazırlayan öğrencilerin bu anlamlı etkinliği takdir topladı. Okul yönetimi, öğretmenler ve velilerinin de destek verdiği etkinlik kapsamında hazırlanan yardım kolilerinin içerisine gıda paketleri konuldu. Koliler, tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere teslim edilecek. Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Güneş, Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında okul yönetimi, öğretmenler ve öğrencilerin katkılarıyla hazırlanan Ramazan gıda kolileri incelendi. Paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan bu anlamlı çalışmada emeği geçen herkese teşekkür eden Güneş, bu tür etkinliklerin hem eğitim hem de toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirdiğini, öğrencilerde yardımlaşma ve paylaşma değerlerini pekiştirdiğini söyledi. Ramazan ayında paylaşmanın ve yardımlaşmanın değerini bir kez daha hatırlamak için ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere öğrencilerin yardım kolileri hazırladığını belirten Güneş, "Öğrencilerimizde yardımlaşma ve paylaşma değer bilincini oluşturmayı hedeflediğimiz projemiz anlamlı bir proje oldu" dedi.
Dr. Küçük: "Yüz germe ile zamana meydan okuyan doğal gençleşme"
03 Şubat 2026 Salı - 10:09 Dr. Küçük: "Yüz germe ile zamana meydan okuyan doğal gençleşme" Medical Point Gaziantep Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Küçük, yüz germe operasyonlarının günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde hem güvenli hem de başarılı sonuçlar sunduğunu ifade etti. Op. Dr. Küçük, "Yüz germe ameliyatları yalnızca cildi germeye yönelik değildir. Yüzün alt tabakalarındaki kas ve bağ dokularının da toparlanmasıyla daha kalıcı ve doğal bir gençleşme sağlanmaktadır" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Küçük, "Yaşlanma sürecine bağlı olarak yüzde meydana gelen sarkma, kırışıklık ve elastikiyet kaybı, estetik cerrahiye olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Bu alanda en etkili cerrahi yöntemlerden biri olan yüz germe daha genç, dinamik ve doğal bir görünüm elde edilmesine imkan sağlıyor" dedi. Yüz germe işleminin; yüz ovali, yanaklar, çene hattı ve boyun bölgesindeki sarkmaları hedef aldığını belirten Küçük, her hastaya özel planlama yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. "Hastanın yüz yapısı, cilt kalitesi ve beklentileri doğrultusunda kişiye özel bir cerrahi yaklaşım benimsiyoruz" şeklinde konuştu. Ameliyat sonrası iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Op. Dr. Ufuk Küçük, hastaların büyük bölümünün kısa sürede sosyal yaşamlarına dönebildiğini ve nihai sonuçların zamanla daha doğal bir görünüm kazandığını söyledi.
CHP Genel Başkanı Özel depremin 3. yıl dönümünde Gaziantep’i ziyaret etti
02 Şubat 2026 Pazartesi - 23:02 CHP Genel Başkanı Özel depremin 3. yıl dönümünde Gaziantep’i ziyaret etti CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle Gaziantep’in Nurdağı ilçesini ziyaret etti. 6 Şubat 2023te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle Gaziantep’in Nurdağı ilçesini ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buradaki programlarının ardından İslahiye ilçesine geçti. İslahiye’de depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için düzenlenen mevlide katılan Özel, depremin 3’üncü yıldönümü nedeniyle afet bölgelerini gezdiğini belirtti. Özel, "Gaziantep’e tüm memleketimize, tüm Türkiye’mize bir kez daha başsağlığı ve Allah’tan sabırlar diliyorum. Böyle kıymetli, mukaddes bir akşamın hemen öncesinde sizlerle birlikte olmak, kaybettiklerimiz için dua etmek, dualara iştirak etmek, bir daha böyle acıların yaşanmaması için avuçlarımızı açmak, Allah’a yalvarmak hepimizin görevi. Bugünü sizlerle birlikte paylaştığımız için çok memnunum" dedi. "Üzerimize düşenleri yapmaya çalışacağız" Bu hafta deprem bölgesinde olacaklarını belirten Özel, "Önce Osmaniye’ye gittik, sonra Gaziantep’e geldik. Bu geceyi Gazi şehrimizde geçireceğiz. Yarından itibaren de devam ederek, hafta boyunca depremin en büyük acılar, en büyük yaralar açtığı, en büyük acılar yaşattığı, en büyük kayıplarımızın olduğu merkezlerimize uğrayarak, hem üzerimize düşen dini vecibeleri yerine getireceğiz, hem insanlık görevimizi yerine getireceğiz, hem de ana muhalefet partisi olmanın sorumluluğuyla ve önümüzdeki seçimlerde iktidar olmayı hedefleyen partinin sorumluluğuyla üzerimize düşenleri yapmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Deprem önlenebilir değil ama can kayıpları önlenebilir" Depremin bir doğal afet olduğunu belirten Özel, "Deprem önlenebilir değil ama depremin sonuçları, özellikle can kayıpları önlenebilir. Depremde yaralanmalar önlenebilir. Uzuv kayıpları, ömür boyu sürecek sakatlıklar, kalıcı hastalıklar önlenebilir. Dünyanın dört bir yanında, burada yaşanan depremin çok daha üstündeki şiddetli depremlerde modern dünya önlem alabiliyor" dedi. Deprem konutlarının geç teslim edildiğini savunan Özel, teslim edilen konutlarda da vatandaşın mağdur edildiğini öne sürdü.
Özgür Özel Nurdağı’nda depremzedelerle bir araya geldi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 22:03 Özgür Özel Nurdağı’nda depremzedelerle bir araya geldi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Gaziantep’e geldi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgelerine gerçekleştirdiği ziyaretler çerçevesinde Gaziantep’in Nurdağı ilçesine gelen Özgür Özel, ilk olarak CHP Nurdağı İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Burada protokol üyeleri ve parti yetkilileriyle bir araya gelen Özel, ilçede yürütülen çalışmalar ve deprem sonrası süreç hakkında istişarelerde bulundu. Özel, daha sonra konteyner kentte depremzede esnaflarla ve depremzede vatandaşlarla buluşarak taleplerini dinledi ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Programda konuşan CHP Genel Başkanı Özel, "Öncelikle Nurdağı’nda, İslahiye’de, Gaziantep’in tamamında ve depremden etkilenen 11 ilimizde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir felaketi bir daha yaşamamayı temenni ediyoruz. Sabah Osmaniye’deydim, şu anda Nurdağı’ndayım. Birazdan İslahiye’ye geçeceğim. Hafta boyunca depremde ağır hasar alan, büyük kayıplar veren tüm illerimizi ziyaret edeceğim. Bu ziyaretlerin temel amacı, elbette bir kez daha taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmektir. Ancak bunun yanında, ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz; tespit ettiğimiz eksiklikleri dile getiriyoruz. Aynı zamanda ülkenin iktidar adayı olan, seçimleri bekleyen değil bugünden ülkeyi yönetmeye hazır; kadrolarıyla, programıyla hazır bir siyasi parti olarak bölgede nelerin yapılması gerektiğini ve iktidara geldiğimizde neleri hayata geçireceğimizi paylaşmak için buradayız" dedi. Özel, "Yanımda milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki gölge bakanlarımız, politika başkanlarımız, parti meclisi üyelerimiz ve yüksek disiplin kurulu üyelerimiz bulunuyor. Arkadaşlarımız önceden bölgeye gelerek çalışmalar yaptı, eksiklikleri tespit etti ve bize raporladı. Bugün de sahada gördükleri sorunları hem çözüm önerilerimizle hem de gerekirse Meclis’te ve ilgili bakanlıklar nezdinde dile getireceğiz. Şimdi asıl soruya geliyoruz. Dirençli kentler nasıl oluşturulacak? En önemli mesele budur. Bu deprem yaşandığında iktidar partisi acemi bir parti değildi. 21 yıldır tek başına, koalisyon ortağı olmadan, mazeretsiz şekilde ülkeyi yöneten bir iktidardan söz ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dahi 15 yıl yönettiği bu ülkeyi, 21 yıl boyunca kesintisiz yöneten bir iktidar. Bu süreçte deprem vergileri toplandı. Milyarlarca değil, trilyonlarca lira vergi toplandı. Bunun yanı sıra imar aflarından da büyük gelirler elde edildi. Ancak tüm bu imkanlara rağmen şehirler depreme dirençli hale getirilemedi. Bugün karşımızda, yıkımdan sorumlu, mazeretsiz bir iktidar bulunmaktadır. Nurdağı’nda da hep birlikte yaşadık. Enkazın altından ‘Sesimi duyan var mı?’ diye gelen sesler vardı. Ama enkazın üstünde de vatandaşlar milletvekillerine sarılıp şu soruyu soruyordu; ‘Ordu nerede?’ Türk Silahlı Kuvvetleri; eğitimiyle, donanımıyla, 18-22 yaşındaki pırıl pırıl evlatlarıyla üç gün boyunca talimat bekledi. Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zor’ gibi bir darbe paranoyasıyla Mehmetçik üç gün sonra sahaya çıkarıldı. Buna rağmen Mehmetçik olağanüstü işler yaptı, birçok can kurtardı. Hepimizin bildiği gibi, depremde kayıplar ilk 24 saatte, en geç 72 saatte yaşanır. Ondan sonrası duaya ve Allah’ın takdirine kalır. Depremin ilk anında devletten beklenen, arama-kurtarma çalışmalarını hızla başlatacak olan ordunun derhal devreye sokulmasıydı. Ordunun üç gün boyunca kışlada tutulmasının açıklanabilir hiçbir yanı yoktur. Bu soruyu biz sormadık. Bu soruyu muhalefet liderleri de sormadı. Bu soruyu enkaz başında bekleyen, umudunu kaybeden depremzedeler sordu, ‘Ordu neredeydi üç gün?’ Ardından çok sayıda söz verildi. Yıkılan şehirlere 7-8 Şubat’ta vaatler sıralandı. Millet canıyla uğraşırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sakın başkasına oy vermeyin’ dedi. Oysa geçmişte aynı iktidar, önceki hükümetleri deprem üzerinden sert şekilde eleştiriyordu. Rahmetli Ecevit’e ‘Hala çadır sırası var’ diyenler, bu depremde 33. günde bile çadır sıraları oluşturdu. Depremzedelere, ‘Biz tecrübeliyiz, konutları bir yıl içinde yapacağız’ denildi. Ancak bir yıl sonra hala konteynerde yaşayan binlerce insan var" ifadelerini kullandı. "Sandık geliyor hesap orada görülecek" İktidarı eleştiren Özel, "Tam 1 yıl değil, 3 yıl sonra ziyarete geldim. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi yaşıyor, Ne olacak şimdi? ‘Oyu bana verin, bir yıl içinde’ diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye genelinde depremzedelerin yalnızca yüzde 2.4, Yüzde 97 hala dışarıdaydı. 2 yıl geldim, söz tutuldu mu diye baktım. Bu oran yüzde 30’dur. Yani depremzedelerin yüzde 70 hala evsizdi. 3 yıl geldiğinde ise övünmeye başladılar. İnsan gerçekten şaşırıyor. Bundan övünülür mü? Bu utanılacak bir durumdan övünmek. Bir yıl denilen iş, 3 yılın sonunda bile tamamlanmamış. Depremzede diyor ki "Nasıl geçineyim? Kiracıyım, bana ev verilmedi. Eskiden işim vardı, şimdi işim yok. Kiralar en az 15-20 bin lira. Depozito istiyorlar, üç ay peşin istiyorlar." Bunların hepsi depremzedelerin anlattığı gerçekler. "Bu şartlarda nasıl taşınayım" diyor. Anahtarı almış ama geçememiş. Buna rağmen aidat başlıyor, elektrik, su, doğalgaz faturaları işlemeye başlıyor. Aidatı ödeyemediğinde aramaya başlıyorlar. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri. Ben Sayın Erdoğan’ı bu yüzden kızdırıyorum. Bana diyor ki "Ankara’da otur, Ankara merkezli siyaset yap" ama ben oturmayıp sokağa çıkınca, vatandaşın halini sorunca, Türkiye’yi dolaşınca rahatsız oluyor. Bir de "Depremde neredeydi" diyorlar. Nurdağılılar bilir; ben 3 gün Nurdağı’ndaydım. Gaziantep’in Nurdağı’na ilk gidenlerden biriyim. Bugün deprem bölgesine 50’nci kez geldim. Cumhurbaşkanı ise 38 kez gelmiş. Devletin tüm imkanlarıyla gelmiş. Biz ise imkansızlıklar içinde, sorumluluk alarak geldik. Ama hâlâ "CHP deprem turisti" diyorlar. Bir kez geldiler, gittiler, bir daha gören olmadı diyorlar. Bugün Osmaniye’de sordum: "Depremde Cumhuriyet Halk Partisi yanınızda mıydı?" Bunlar partililer değil, konteyner kentte yaşayan depremzedeler. Sıcak salonlarda oturanlara sesleniyorum: Gelip bir insanın yüzüne bakın. Bir sorun, "Bir derdin var mı" diye. Bir yıl içinde yapılacağı söylenen işin üç yıl sonra ancak yüzde yetmişinin yapılmasıyla övünülmez. Bundan hiç sevinilmez. Sandık geliyor. Hesap orada görülecek" diye konuştu.
Özgür Özel Nurdağı’nda depremzedelerle bir araya geldi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 21:56 Özgür Özel Nurdağı’nda depremzedelerle bir araya geldi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Gaziantep’e geldi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgelerine gerçekleştirdiği ziyaretler çerçevesinde Gaziantep’in Nurdağı ilçesine gelen Özgür Özel, ilk olarak CHP Nurdağı İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Burada protokol üyeleri ve parti yetkilileriyle bir araya gelen Özel, ilçede yürütülen çalışmalar ve deprem sonrası süreç hakkında istişarelerde bulundu. Özel, daha sonra konteyner kentte depremzede esnaflarla ve depremzede vatandaşlarla buluşarak taleplerini dinledi ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Programda konuşan CHP Genel Başkanı Özel, "Öncelikle Nurdağı’nda, İslahiye’de, Gaziantep’in tamamında ve depremden etkilenen 11 ilimizde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir felaketi bir daha yaşamamayı temenni ediyoruz. Sabah Osmaniye’deydim, şu anda Nurdağı’ndayım. Birazdan İslahiye’ye geçeceğim. Hafta boyunca depremde ağır hasar alan, büyük kayıplar veren tüm illerimizi ziyaret edeceğim. Bu ziyaretlerin temel amacı, elbette bir kez daha taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmektir. Ancak bunun yanında, ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz; tespit ettiğimiz eksiklikleri dile getiriyoruz. Aynı zamanda ülkenin iktidar adayı olan, seçimleri bekleyen değil bugünden ülkeyi yönetmeye hazır; kadrolarıyla, programıyla hazır bir siyasi parti olarak bölgede nelerin yapılması gerektiğini ve iktidara geldiğimizde neleri hayata geçireceğimizi paylaşmak için buradayız" dedi. Özel, "Yanımda milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki gölge bakanlarımız, politika başkanlarımız, parti meclisi üyelerimiz ve yüksek disiplin kurulu üyelerimiz bulunuyor. Arkadaşlarımız önceden bölgeye gelerek çalışmalar yaptı, eksiklikleri tespit etti ve bize raporladı. Bugün de sahada gördükleri sorunları hem çözüm önerilerimizle hem de gerekirse Meclis’te ve ilgili bakanlıklar nezdinde dile getireceğiz. Şimdi asıl soruya geliyoruz. Dirençli kentler nasıl oluşturulacak? En önemli mesele budur. Bu deprem yaşandığında iktidar partisi acemi bir parti değildi. 21 yıldır tek başına, koalisyon ortağı olmadan, mazeretsiz şekilde ülkeyi yöneten bir iktidardan söz ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dahi 15 yıl yönettiği bu ülkeyi, 21 yıl boyunca kesintisiz yöneten bir iktidar. Bu süreçte deprem vergileri toplandı. Milyarlarca değil, trilyonlarca lira vergi toplandı. Bunun yanı sıra imar aflarından da büyük gelirler elde edildi. Ancak tüm bu imkanlara rağmen şehirler depreme dirençli hale getirilemedi. Bugün karşımızda, yıkımdan sorumlu, mazeretsiz bir iktidar bulunmaktadır. Nurdağı’nda da hep birlikte yaşadık. Enkazın altından ‘Sesimi duyan var mı?’ diye gelen sesler vardı. Ama enkazın üstünde de vatandaşlar milletvekillerine sarılıp şu soruyu soruyordu; ‘Ordu nerede?’ Türk Silahlı Kuvvetleri; eğitimiyle, donanımıyla, 18-22 yaşındaki pırıl pırıl evlatlarıyla üç gün boyunca talimat bekledi. Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zor’ gibi bir darbe paranoyasıyla Mehmetçik üç gün sonra sahaya çıkarıldı. Buna rağmen Mehmetçik olağanüstü işler yaptı, birçok can kurtardı. Hepimizin bildiği gibi, depremde kayıplar ilk 24 saatte, en geç 72 saatte yaşanır. Ondan sonrası duaya ve Allah’ın takdirine kalır. Depremin ilk anında devletten beklenen, arama-kurtarma çalışmalarını hızla başlatacak olan ordunun derhal devreye sokulmasıydı. Ordunun üç gün boyunca kışlada tutulmasının açıklanabilir hiçbir yanı yoktur. Bu soruyu biz sormadık. Bu soruyu muhalefet liderleri de sormadı. Bu soruyu enkaz başında bekleyen, umudunu kaybeden depremzedeler sordu, ‘Ordu neredeydi üç gün?’ Ardından çok sayıda söz verildi. Yıkılan şehirlere 7-8 Şubat’ta vaatler sıralandı. Millet canıyla uğraşırken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sakın başkasına oy vermeyin’ dedi. Oysa geçmişte aynı iktidar, önceki hükümetleri deprem üzerinden sert şekilde eleştiriyordu. Rahmetli Ecevit’e ‘Hala çadır sırası var’ diyenler, bu depremde 33. günde bile çadır sıraları oluşturdu. Depremzedelere, ‘Biz tecrübeliyiz, konutları bir yıl içinde yapacağız’ denildi. Ancak bir yıl sonra hala konteynerde yaşayan binlerce insan var" ifadelerini kullandı. "Sandık geliyor hesap orada görülecek" İktidarı eleştiren Özel, "Tam 1 yıl değil, 3 yıl sonra ziyarete geldim. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi yaşıyor, Ne olacak şimdi? ‘Oyu bana verin, bir yıl içinde’ diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye genelinde depremzedelerin yalnızca yüzde 2.4, Yüzde 97 hala dışarıdaydı. 2 yıl geldim, söz tutuldu mu diye baktım. Bu oran yüzde 30’dur. Yani depremzedelerin yüzde 70 hala evsizdi. 3 yıl geldiğinde ise övünmeye başladılar. İnsan gerçekten şaşırıyor. Bundan övünülür mü? Bu utanılacak bir durumdan övünmek. Bir yıl denilen iş, 3 yılın sonunda bile tamamlanmamış. Depremzede diyor ki "Nasıl geçineyim? Kiracıyım, bana ev verilmedi. Eskiden işim vardı, şimdi işim yok. Kiralar en az 15-20 bin lira. Depozito istiyorlar, üç ay peşin istiyorlar." Bunların hepsi depremzedelerin anlattığı gerçekler. "Bu şartlarda nasıl taşınayım" diyor. Anahtarı almış ama geçememiş. Buna rağmen aidat başlıyor, elektrik, su, doğalgaz faturaları işlemeye başlıyor. Aidatı ödeyemediğinde aramaya başlıyorlar. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri. Ben Sayın Erdoğan’ı bu yüzden kızdırıyorum. Bana diyor ki "Ankara’da otur, Ankara merkezli siyaset yap" ama ben oturmayıp sokağa çıkınca, vatandaşın halini sorunca, Türkiye’yi dolaşınca rahatsız oluyor. Bir de "Depremde neredeydi" diyorlar. Nurdağılılar bilir; ben 3 gün Nurdağı’ndaydım. Gaziantep’in Nurdağı’na ilk gidenlerden biriyim. Bugün deprem bölgesine 50’nci kez geldim. Cumhurbaşkanı ise 38 kez gelmiş. Devletin tüm imkanlarıyla gelmiş. Biz ise imkansızlıklar içinde, sorumluluk alarak geldik. Ama hâlâ "CHP deprem turisti" diyorlar. Bir kez geldiler, gittiler, bir daha gören olmadı diyorlar. Bugün Osmaniye’de sordum: "Depremde Cumhuriyet Halk Partisi yanınızda mıydı?" Bunlar partililer değil, konteyner kentte yaşayan depremzedeler. Sıcak salonlarda oturanlara sesleniyorum: Gelip bir insanın yüzüne bakın. Bir sorun, "Bir derdin var mı" diye. Bir yıl içinde yapılacağı söylenen işin üç yıl sonra ancak yüzde yetmişinin yapılmasıyla övünülmez. Bundan hiç sevinilmez. Sandık geliyor. Hesap orada görülecek" diye konuştu.
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Ünverdi: "Ocak ayında Gaziantep’ten 781 milyon 987 bin dolarlık ihracat yapıldı"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:59 GSO Yönetim Kurulu Başkanı Ünverdi: "Ocak ayında Gaziantep’ten 781 milyon 987 bin dolarlık ihracat yapıldı" Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, ocak ayında Gaziantep’ten 781 milyon 987 bin dolarlık ihracat yapıldığını kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep’in ocak ayında en fazla ihracat yapan 6. il olduğunu belirtti. Gaziantep’in üretim, ihracat ve istihdamıyla 2026 yılında da ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğini söyleyen Ünverdi, "Her koşulda alın teri ve büyük özveriyle mücadelesini sürdüren sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi. 2025 yılının bölgesel sorunlar ve küresel riskler nedeniyle ekonomide güçlüklerle geçen bir yıl olduğunu belirten Ünverdi, "Ülkemizde ise enflasyonla mücadele doğrultusunda devam eden parasal sıkılaştırma politikalarından en fazla reel sektör etkilenmiştir. Maliyet artışları ve yüksek faiz üreticilerimizi çok zorlamıştır. Ancak dezenflasyon sürecinde alınan mesafeyle birlikte Merkez Bankası’nın politika faizindeki indirim kararları 2026 yılı için umut verici olmuştur. Üreten ve ticaret yapan herkesin beklentisi faiz indirimlerinin devam etmesi yönündedir. Bununla birlikte maliyet artışları nedeniyle rekabette zorlanan ve pazar kayıpları yaşayan ihracatçılarımızın toparlanabilmesi için ihracata yönelik destekler artırılmalı; reeskont kredi hacminde son dönemde yapılan artışlara devam edilmeli, döviz dönüşüm desteği daha basit hale getirilmeli ve miktarı yükseltilmeli, ihracatçıların döviz gelirini bozdurma zorunluluğu tamamen kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. İhracatın sürdürülebilirliği için sınırda karbon düzenlemesine yönelik firmaların yapacağı hazırlıkların önemine de vurgu yapan Ünverdi, AB ülkelerine yapılan ihracatta karbon ayak izi raporunun doğruluğuna bakılmaya başlandığının altını çizerek, "Ülkemizin toplam ihracatında olduğu gibi Gaziantep’in ihracatının da yüzde 50’lik kısmı AB ülkelerine yapılmaktadır. 2026 yılında AB standartlarında dijital raporlama yapamayan firmalar, sınırda karbon vergisi ödemek durumunda kalabilecekler. Gaziantep Sanayi Odası olarak bu doğrultuda yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında Yeşil Dönüşüm Destek Programı ‘Çözüm Ortağı’ olan GSO Mesleki Eğitim Merkezimizde (GSOMEM) hibe destekleri ile firmalarımızı sınırda karbon düzenlemesine hazırlıyoruz. İşletmelerimizin bu sürece uyum sağlaması için tüm sanayicilerimizi, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı sunulan imkanlardan faydalanmak üzere GSOMEM’e bekliyoruz" dedi.