Yerel Haberler
Gaziantep
GTO’da Letonya ülke günü gerçekleştirildi
25 Nisan 2025 Cuma - 16:02 GTO’da Letonya ülke günü gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Odası (GTO), küresel iş birliklerini güçlendirme vizyonu doğrultusunda "Ülke Günleri" etkinlikleri kapsamında Letonya’yı ağırladı. Avrupa İşletmeler Ağı Projesi tarafından desteklenen etkinlik, Letonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans, Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker ve Letonya Gaziantep Fahri Konsolosu Soner Bacaksız’ın katılımlarıyla GTO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in sanayi, ihracat ve turizm alanındaki güçlü potansiyelini vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir ülkeyi tanımak için değil, iş birliklerimizi güçlendirmek ve yeni ticari kapılar aralamak için bir aradayız. Letonya, Avrupa Birliği içindeki stratejik konumuyla, Türk ürünlerinin Avrupa pazarına ulaşmasında önemli bir iş ortağı olabilir. Ancak mevcut ticaret hacmi, potansiyelimizin oldukça gerisinde. GTO olarak biz, firmalarımızı Letonya pazarıyla buluşturmaya, karşılıklı iş heyetleri ve sektörel eşleştirmeler oluşturmaya hazırız" dedi. Büyükelçi Bahtijors Hasans ise yaptığı sunumda, Letonya’nın ekonomik görünümüne, öne çıkan sektörlerine ve Türk yatırımcılar için sunduğu fırsatlara dair kapsamlı bilgiler paylaştı. Lojistikten dijitalleşmeye, medikalden çevreci teknolojilere kadar birçok alanda iş birliği imkanlarına dikkat çekti. Sanat ve diplomasi buluştu: ’Amberin Sırları’ sergisi açıldı Etkinlik kapsamında ayrıca, Letonyalı fotoğraf sanatçısı Andris Zgners’in "Amberin Sırları" başlıklı sergisi de açıldı. 9 Mayıs 2025 tarihine kadar GTO fuaye alanında ziyaret edilebilecek sergi, Letonya’nın kültürel zenginliğini sanat yoluyla tanıtmasının yanı sıra iki ülke arasındaki bağa kültürel bir derinlik kazandırdı. Başkan Yıldırım, "Kültürle kurulan bağ, ticareti de kalıcı ve anlamlı kılar. Amber bugün sadece bir taş değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki ortak hafızayı temsil ediyor," diyerek kültürel diplomasinin önemine dikkat çekti. Letonya Gaziantep Fahri Konsolosu ve GTO Meclis Üyesi Soner Bacaksız’ın katkılarıyla gerçekleşen etkinlikte, katılımcı iş insanları Letonya pazarına ilişkin sorularını doğrudan Büyükelçiye yönelterek karşılıklı iş fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu.
"Yeşil Okullar Projesi"yle Sevinç Göymen Ortaokulu’nda öğrenciler hem ekti, hem üretti
25 Nisan 2025 Cuma - 15:55 "Yeşil Okullar Projesi"yle Sevinç Göymen Ortaokulu’nda öğrenciler hem ekti, hem üretti Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) ve Uluslararası Final Üniversitesi (UFÜ) iş birliğiyle yürütülen "Yeşil Okullar ve Doğanın Genç Savunucuları Projesi" kapsamında, Sevinç Göymen Ortaokulu’nda öğrencilerin katılımıyla hem fide dikimi hem de doğal sabun yapım etkinliği düzenlendi. Çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam becerileri ve üretim kültürünü genç yaşlarda kazandırmayı amaçlayan proje çerçevesinde öğrenciler bu kez okul bahçesinde fide dikerek doğayla iç içe bir gün geçirdi. Öğrenciler, öğretmenlerinin gözetiminde GTB tarafından temin edilen çilek, domates, biber ve patlıcan fidelerini toprakla buluşturdu. Geçtiğimiz haftalarda da aynı okulda proje kapsamında düzenlenen fidan dikimi etkinliğiyle başlayan çevre temalı uygulamalar, yeni etapta üretim becerileriyle pekiştirildi. Fide dikiminin ardından, öğrenciler için doğallığı ve üretkenliği merkezine alan bir başka renkli etkinlik daha gerçekleştirildi. Kozmetik ürün üreticisi ve girişimci Berivan Kızılcık rehberliğinde düzenlenen doğal sabun yapımı atölyesinde, öğrenciler sabun üretiminin tüm aşamalarını uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Doğal malzemelerle hazırlanan sabunlar hem çevre dostu hem de sağlık açısından güvenli alternatifler olarak tanıtıldı. Renkli ve eğlenceli geçen etkinlikte öğrenciler sabun yapım sürecine merakla eşlik ederken, kendi elleriyle üretmenin mutluluğunu yaşadı. Eğitmen Kızılcık, etkinliğin sonunda sabunun doğal bileşenleri hakkında bilgi vererek öğrencilerin sorularını yanıtladı. Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, projeyle çocukların doğaya duyarlılığını artırmanın yanı sıra onların üretken bireyler olarak yetişmelerini hedeflediklerini söyledi. Bayram, "Bugün Sevinç Göymen Ortaokulu’nda öğrencilerimizle birlikte önce sebze fidelerini toprakla buluşturduk, ardından da kendi sabunlarını üretebilecekleri eğitici bir etkinlik gerçekleştirdik. Bu projeyle çocuklarımıza yalnızca doğayı korumayı değil, aynı zamanda üreterek yaşamın bir parçası olmayı da öğretmeyi hedefliyoruz" dedi. Projeyle birlikte öğrencilerin çevresel farkındalıklarını artırmayı da amaçladıklarını vurgulayan Bayram, "Yeşil Okullar Projesi’ni sadece bir ağaç dikim etkinliği olarak görmüyoruz. Her adımda sürdürülebilir yaşam becerileri kazandırmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda sabun yapımı gibi gündelik hayatta kullanılabilecek doğal ürünlerin üretimini de çocuklarımıza tanıtıyoruz. Amacımız; çevreyle barışık, bilinçli ve üretken nesiller yetiştirmek" şeklinde konuştu. Bayram, projenin gelecek dönemlerinde de geri dönüşüm atölyeleri, kompost üretimi, su tasarrufu uygulamaları ve çevre temalı eğitimlerle devam edeceğini belirterek, " Sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamında Gaziantep’te bu modeli yaygınlaştırmak, çocuklarımızı doğayla buluşturmak ve çevre dostu okul kültürünü yerleştirmek için çalışmalarımız sürecek" ifadelerini kullandı.
Yabancı öğrencilerle renkli workshop etkinliği
25 Nisan 2025 Cuma - 14:47 Yabancı öğrencilerle renkli workshop etkinliği Gaziantep’te üniversite okuyan yabancı öğrenciler, el emeğiyle kendi çanta tasarımlarını oluşturdu. Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Bostancı Mektebi, kültürel kaynaşmayı ve sanatsal üretimi destekleyen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bostancı Mektebi sorumlusu Yeter Akmeşe’nin öncülüğünde gerçekleştirilen workshop etkinliğinde, yabancı uyruklu üniversite öğrencileri kendi çanta tasarımlarını oluşturdu. Sanatla iç içe geçen bu anlamlı buluşma, hem öğrenciler arasında kültürel etkileşimi artırdı hem de oluşturucu çalışmalara zemin hazırladı. Şahinbey Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirilen etkinlik, öğrenciler tarafından büyük beğeni topladı. "Çantaların üzerine şekiller vererek tasarım oluşturuyoruz" Etkinlik hakkında bilgi veren Yeter Akmeşe, "Yabancı uyruklu öğrencilerle birlikte workshop yapıyoruz. Çantaların üzerine şekiller vererek tasarım oluşturuyoruz. Çantalarımızı öğrencilerimize daha önceden hazırladık. Kendi kursiyerlerimizin yardımlarıyla dikildi. Malzemeleri Şahinbey Belediyesi’nden temin ettik. Öğrenciler kendi tasarımlarını kendi istedikleri renklerle yapıyor" dedi. "Çok güzel bir etkinlik" Etkinliğe katılan Somalili öğrenci İkram Bulda ise "Buraya workshop yapmak için geldik. Çok güzel bir etkinlik. Kendi tasarımızla çanta yapıyoruz. Bu etkinlik için hocalarımıza ve Şahinbey Belediyesine teşekkür ederiz" diye konuştu. Etkinliğe katılan diğer yabancı uyruklu öğrenciler, Şahinbey Belediyesine teşekkür etti.
Gaziantep’in yemeni ayakkabıları turistlerden ilgi görüyor
25 Nisan 2025 Cuma - 14:09 Gaziantep’in yemeni ayakkabıları turistlerden ilgi görüyor Gaziantep’in geleneksel yemeni ayakkabıları kenti ziyarete gelen turistlerden ilgi görüyor. Geçmiş yıllarda vatandaşların ayaklarını süsleyen ancak zamanla teknolojiye yenik düşen ve "Antep yemesi" olarak adlandırılan yemeni ayakkabılar, günümüzde yeni model ve desenleriyle her kesimin ilgisini çekiyor. Özellikle yaz mevsiminde ayakları serin tutması ve sağlıklı olması nedeniyle ilgi gören yemeni ayakkabılar, ayakta terleme, mantar, egzama ve koku yapmıyor. Asırlardır ustaların maharetli ellerinde hazırlanan yemeni ayakkabılar, son yıllarda tasarlanan yeni modeller ve çeşitli renkleriyle de dikkat çekiyor. Sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretilen ve dünyanın dört bir tarafına ihraç edilen yemeni ayakkabılar, daha çok Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Geleneksel yemenileri modern tasarımlarla birleştirerek doğallığını bozmadan üreten Gaziantep’teki yemeni ustaları, ayakkabının yanı sıra sandalet, çanta, cüzdan ve maskot çeşitleri de üretiyor. 7’den 70’e her yaş grubunun tercihi olan yemeni ayakkabılar, kenti ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da ilgi görüyor. Tarihi Antep Kalesi’nin yanındaki iş yerinde yıllardır köşgerlik yapan Adil Keskinsoy, daha çok sıcak yaz günlerinde giyilen yemeni ayakkabıların ayakta ter ve koku yapmadığı için halk tarafından büyük bir ilgili gördüğünü söyledi. "Eleman sıkıntısı yaşıyoruz ama yine de mesleğimizi sürdürüyoruz" Yemenicilik mesleğinin Gaziantep’in en eski el sanatlarından biri olduğunu belirten Keskinsoy, "17-18 yıldır bu mesleği yapıyorum. Yemeni Gaziantep’e özgü bir ayakkabı modelidir. Yemeni ayakkabılar ter ve koku yapmaz, vücudun elektriğini alma özelliği vardır. Şeker hastalarına doktorlar, bu ayakkabıları yemeni tavsiye eder. Yemeni ayakkabı sağlıklı bir ayakkabıdır. Şu anda eleman sıkıntısı yaşıyoruz ama yine de mesleğimizi sürdürüyoruz" dedi. "Avrupa ülkelerindeki insanlar yemeni ayakkabıyı tercih ediyor" Ürettikleri yemeni ayakkabıları ve diğer çeşit modelleri Avrupa ülkelerine kadar ihraç ettiklerini ifade eden Keskinsoy, "Sağlığına önem verenler yemeni ayakkabıları tercih ediyor. Özellikle Avrupa ülkelerindeki insanlar sağlıklı olduğu için yemeni ayakkabıyı tercih ediyor. Fakat bizim yerli halkımız pek fazla rağbet etmiyor. Eleman sıkıntısını giderirsek mesleğimizin önünün açılacağına inanıyorum. Her mesleğin zor yönü vardır. Fakat mesleğe alışınca zevk alıyoruz. Yaptığımız ürünler tamamen doğal ürünlerdir. Kimyasal bir madde yok. Yemenileri dikerken kullandığımız ip arının balmumu ile yapılıyor. Yemeni ayakkabıların her şeyi doğal ve natüreldir" şeklinde konuştu. "Yemeniden kalan derilerden cüzdan, çarık ve sandalet gibi ürünler yapıyoruz" Geleneksel yemeninin yanı sıra sandalet, çizme, bot ve terlik tipi yemeni modellerin de geliştirildiğini belirten Keskinsoy, "Yemeni ayakkabılar, ‘Antep yemenisi’ olarak bilinir. Şu an Gaziantep’te, Kilis’te ve Safranbolu’da bir tane usta var. Kilis’te 3-4, Gaziantep’te 7-8 usta var. Kahramanmaraş’ta ‘çarık’ dediğimiz farklı versiyonu var. Çarığın Antep yemenisi ile bir ilgisi yoktur. Yemeni daha çok yaz aylarında giyilir. Yazın serin olur. Ayakta ter ve koku yapmaz. Tabanı kösele olduğu için kışın giyilmez. Renkte sınır yok, herkes istediği rengi yapabiliyor. Kalan derilerden de cüzdan, çarık ve sandalet gibi ürünler yaparak değerlendirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bu zanaatı gerçekleştiren 8 kişi kalmış" İstanbul’dan Gaziantep’i gezmeye geldiğini belirten Ulus Tuna ise "Kale altından geçerken ustamın bu mesleğini görünce gözümü alamadım. Köşker sanatı ve yemeni ayakkabısıyla ilgili ustamızdan da bilgi aldım. Kendisini dikkatli bir şekilde izledim. Yemeni ayakkabısı koku ve ter yapmıyormuş. Yemenilerin sağlık açısından da çok iyi olduğunu söyledi. Fakat üzüldüğüm bir konu var, maalesef Gaziantep’te şu anda bu zanaatı gerçekleştiren 8 kişi kalmış. Bu konuda en büyük görev gençlere düşüyor. Bu kültürü koruyabilmek de bir Anteplinin en kutsal görevlerine bir tanesidir" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’in yemeni ayakkabıları turistlerden büyük ilgi görüyor
25 Nisan 2025 Cuma - 13:58 Gaziantep’in yemeni ayakkabıları turistlerden büyük ilgi görüyor Gaziantep’in geleneksel ürünlerinden olan yemeni ayakkabıları, farklı model ve renkleriyle özellikle de kenti ziyarete gelen turistlerden büyük bir ilgi görüyor. Geçmiş yıllarda vatandaşların ayaklarını süsleyen ancak zamanla teknolojiye yenik düşen ve "Antep yemesi" olarak adlandırılan yemeni ayakkabılar, günümüzde yeni model ve desenleriyle her kesimin ilgisini çekiyor. Anadolu’nun yöresel el dikimi deri ayakkabısı olan yemeni, üretilen yeni tasarım, model ve renklerle Avrupa ülkelerine kadar ihracat ediliyor. Özellikle yaz mevsiminde ayakları serin tutması ve sağlıklı olması nedeniyle büyük ilgi gören yemeni ayakkabılar, ayakta terleme, mantar, egzama ve koku yapmıyor. Asırlardır ustaların maharetli ellerinde hazırlanan yemeni ayakkabılar, son yıllarda tasarlanan yeni modeller ve çeşitli renkleriyle de dikkat çekiyor. Sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretilen ve dünyanın dört bir tarafına ihraç edilen yemeni ayakkabılar, daha çok Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Geleneksel yemenileri modern tasarımlarla birleştirerek doğallığını bozmadan üreten Gaziantep’teki yemeni ustaları, ayakkabının yanı sıra sandalet, çanta, cüzden ve maskot çeşitleri de üretiyor. Ayakları serin tutması ve sağlıklı olması nedeniyle küçükten büyüğe her yaştan kişi tarafından tercih edilen yemeni ayakkabılar, kenti ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da ilgi görüyor. Tarihi Antep Kalesi’nin yanındaki iş yerinde yıllardır köşgerlik yapan Adil Keskinsoy, daha çok sıcak yaz günlerinde giyilen yemeni ayakkabıların ayakta ter ve koku yapmadığı için halk tarafından büyük bir ilgili gördüğünü söyledi. "Eleman sıkıntısı yaşıyoruz ama yine de mesleğimizi sürdürüyoruz" Yemenicilik mesleğinin Gaziantep’in en eski el sanatlarından biri olduğunu belirten Keskinsoy, "17-18 yıldır bu mesleği yapıyorum. Yemeni Gaziantep’e özgü bir ayakkabı modelidir. Yemeni ayakkabılar ter ve koku yapmaz, vücudun elektriğini alma özelliği vardır. Şeker hastalarına doktorlar, bu ayakkabıları yemeni tavsiye eder. Yemeni ayakkabı sağlıklı bir ayakkabıdır. Şu anda eleman sıkıntısı yaşıyoruz ama yine de mesleğimizi sürdürüyoruz" dedi. "Avrupa ülkelerindeki insanlar yemeni ayakkabıyı tercih ediyor" Ürettikleri yemeni ayakkabıları ve diğer çeşit modelleri Avrupa ülkelerine kadar ihraç ettiklerini ifade eden Keskinsoy, "Sağlığına önem verenler yemeni ayakkabıları tercih ediyor. Özellikle Avrupa ülkelerindeki insanlar sağlıklı olduğu için yemeni ayakkabıyı tercih ediyor. Fakat bizim yerli halkımız pek fazla rağbet etmiyor. Eleman sıkıntısını giderirsek mesleğimizin önünün açılacağına inanıyorum. Her mesleğin zor yönü vardır. Fakat mesleğe alışınca zevk alıyoruz. Yaptığımız ürünler tamamen doğal ürünlerdir. Kimyasal bir madde yok. Yemenileri dikerken kullandığımız ip arının balmumu ile yapılıyor. Yemeni ayakkabıların her şeyi doğal ve natüreldir" şeklinde konuştu. "Yemeniden kalan derilerden cüzdan, çarık ve sandalet gibi ürünler yapıyoruz" Geleneksel yemeninin yanı sıra, sandalet, çizme, bot ve terlik tipi yemeni modellerin de geliştirildiğini belirten Keskinsoy, "Yemeni ayakkabılar, ‘Antep yemenisi’ olarak bilinir. Şu an Gaziantep’te Kilis’te ve Safranbolu’da bir tane usta var. Kilis’te 3-4 tane, Gaziantep’te 7-8 tane usta var. Kahramanmaraş’ta ‘çarık’dediğimiz farklı versiyonu var. Çarığın Antep yemenisi ile bir ilgisi yoktur. Yemeni daha çok yaz aylarında giyilir. Yazın serin olur. Ayakta ter ve koku yapmaz. Tabanı kösele olduğu için kışın giyilmez. Renkte sınır yok, herkes istediği rengi yapabiliyor. Kalan derilerden de cüzdan, çarık ve sandalet gibi ürünler yaparak değerlendirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bu zanaatı gerçekleştiren 8 kişi kalmış" İstanbul’dan Gaziantep’i gezmeye geldiğini belirten Ulus Tuna ise, "Kale altından geçerken ustamın bu mesleğini görünce gözümü alamadım. Köşker sanatı ve yemeni ayakkabısıyla ilgili ustamızdan da bilgi aldım. Kendisini dikkatli bir şekilde izledim. Yemeni ayakkabısı koku ve ter yapmıyormuş. Yemenilerin sağlık açısından da çok iyi olduğunu söyledi. Fakat üzüldüğüm bir konu var, maalesef Gaziantep’te şu anda bu zanaatı gerçekleştiren 8 kişi kalmış. Bu konuda en büyük görev gençlere düşüyor. Bu kültürü koruyabilmek de bir Anteplinin en kutsal görevlerine bir tanesidir" diye konuştu.
Yılmaz’dan Uğruca’ya ziyaret
25 Nisan 2025 Cuma - 12:42 Yılmaz’dan Uğruca’ya ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Uğruca Mahallesi’ni ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Uğruca’ya yönelik projelerini anlatan Yılmaz, "Tüm ekip arkadaşlarımla söz verdik, Şehitkamil çok güzel olacak. Her mahallemiz, hizmetten eşit pay alacak" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, halk buluşmalarına ara vermeden devam ediyor. Yılmaz’ın son durağı Uğruca Mahallesi oldu. Burada coşkulu bir kalabalık tarafından sevgi gösterileri karşılanan Yılmaz, mahalle sakinleri ile sohbet ederek, sorun ve taleplerini dinledi. Başkan Yılmaz’a ziyaretinde Belediye Meclis Üyeleri Reşit Kaya ve Cuma Hava ile belediye yöneticileri de eşlik ederken bölge mahalle muhtarları da hazır bulundu. "Hizmet kalitesini artıracağız" Vatandaşlarla tek tek ilgilenerek, sorunlarla birlikte çözüm önerileri ve taleplerini dikkatle dinleyen Yılmaz, hayata geçirilmesi planlanan projelerini de anlattı. Yılmaz, "1 yıldan beri sürekli bir ve beraberiz. Hemşehrilerimizden aldığımız destekle mahallelerimizi kalkındırıyoruz. İhtiyaçları belirledik, çalışmalarımıza başladık. Hizmet kalitesini her geçen gün daha artıracağız" dedi. "Her mahalle hizmetten eşit pay alacak" Şehitkamil’in her noktasına eşit hizmet götürmek için gece gündüz çalıştıklarını anlatan Yılmaz, "Hemşehrilerimizin verdiği güçle birlik içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hemen her bölgemizde sorunlar benzerlik gösterse de bazen çözüm aynı olmayabiliyor. Bunun için de sık sık bölgede yaşayan vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Nitekim olumlu geri dönüşlerini de hızlı bir şekilde alıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarımla söz verdik, Şehitkamil çok güzel olacak. Her mahalle hizmetten eşit pay alacak. Şehitkamil her şeyin en iyisini hak ediyor" diye konuştu.
Hem çevreyi koruyan hem ekonomiye katkı sağlayan proje: Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi
25 Nisan 2025 Cuma - 12:41 Hem çevreyi koruyan hem ekonomiye katkı sağlayan proje: Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından geleceğe daha temiz bir Gazi şehir bırakmak için hayata geçirilen Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi ekolojiyi koruyarak ekonomiye katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve İller Bankası iş birliğiyle Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi, günlük 500 ton evsel katı atığı işliyor. Tesis geri dönüşüme yaptığı katkıyla ekolojiyi korumayı hedefliyor. Depo sahasının ömrünü ilk aşamada yüzde 10 arttırıyor Avrupa’da kendi türünde en büyük tesislerden biri olan tesis, depolanması gereken atık miktarını önemli ölçüde azaltarak depo sahasının ömrünü ilk aşamada yüzde 10’a kadar uzatıyor. Yeşil ekonomiyle çevreyi ve şehri yeşillendiren Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Mekanik Biyolojik Ayrıştırma Tesisi’, 2022 Mart ayında Türkiye Kalite Derneği’nin (KalDer) yapmış olduğu "İlham Veren Kamu Proje Ödülleri" yerel yönetimler kategorisinde 39 kamu projesi arasında yarışarak ödüle layık görüldü. Metan gazından topraksız tarıma enerji: Çilek Serası Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda kurulan ve burada üretilen metan gazından elde edilen elektrikle ısıtılan çilek serası, topraksız tarım teknikleriyle üretim yapıyor. Hindistan cevizi kabuğunda yetiştirilen çilekler, özel LED aydınlatmalarla fotosentez süresi artırılarak yıllık 8 ton üretiliyor. Depolama alanında kurulan ve günlük 2 bin ton evsel atıktan 40 bin konutun ihtiyaç duyacağı kadar enerji ihtiyacını karşılayan enerji üretim tesisine entegre sera, sıfır atık konusunda model oluyor. Katı atıkların düzenli depolaması sonucu oluşan metan gazından gaz motorları vasıtasıyla elektrik enerjisinde çıkan 80 santigrat sıcak sudan yararlanılan çilek serası, tam otomatik topraksız tarım tekniği ile üretimini sürdürüyor.
Zayıflatırken iyileştirmek esastır
25 Nisan 2025 Cuma - 11:17 Zayıflatırken iyileştirmek esastır SANKO Üniversitesi Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi Koordinatörü Dyt. Nur Seda Güler Berk, zayıflamanın sadece kilo vermekten ibaret olmadığını, zayıflatırken esas yapılmak istenenin iyileştirmek olduğunu söyledi. SANKO Üniversitesi Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi Koordinatörü Dyt. Nur Seda Güler Berk, zayıf ve kilolu olan bireylerle ilgili bilgi verdi. Dyt. Berk, "Zayıflatırken iyileştirmek esastır. Ancak bu sıralar ilkbaharın gelmesi ve yaz mevsiminin yaklaşması ile herkes çok hızlı zayıflamak için bir telaş içinde. Şok diyetlerle hızlı zayıflamanın peşine düşerek sağlığınızı riske etmeyin. Zaten yanlış diyetlerle hızla verdiğiniz kilolar aynı hızla sizlere geri dönecektir. Öncelikle fazla kiloların altında yatan ana sebebi bulmalıyız. Acaba insülin direnci veya hipotiroidi gibi metabolik bir hastalığınız mı var veya demir, B12, D vitamini gibi vitamin - mineral eksikliğine bağlı bozuk bir iştaha mı sahipsiniz? Belki de duygusal açlık yaşıyorsunuz tok hissetmenize rağmen yemek yeme eylemine devam ediyorsunuz. Ya da artık ciddi bir obezite gelişmiştir, beden kütle indeksiniz 35 ve üzerine çıkmıştır. Büyüyen yağ hücreleriyle, dokularıyla baş edemiyorsunuzdur. İşte önce bu kısmın netleşmesi ve ona göre de doğru zayıflama yönteminin belirlenmesi gerekir" dedi. Zayıflama sürecinin özellikle kalıcı olabilmesi için multidisipliner bir yaklaşımla kişiye özel bir zayıflama sürecinin belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Dyt. Berk, "Bu sadece diyetle de olabilir veya diyetle birlikte ilaç tedavisiyle de olabilir" şeklinde konuştu. "Hızlı yemek yemek ise çiğnemeden yutmaya, sindirim problemlerine, özellikle kabızlık şikayetleriyle birlikte hızla kilo almaya sebep oluyor" Diyet yapmaktan yorulmuş ve psikolojik olarak diyete uyum sağlayabilecek durumu olmayanlar için beden kütle indeksi uygun ise yutulabilir balon ya da gerekli ve zorunlu durumlarda cerrahi yöntemlerin de uygulanabileceğini belirten Dyt. Berk, "Burada asıl olan iyileşmeyi ve kalıcı zayıflamayı hedeflemektir. Bu yüzden zayıflama sürecini bir bütün olarak ele almak için Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezlerini tercih etmek gerekir. SANKO Üniversitesi Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi olarak balon veya cerrahi yöntemlerle hızlı ve kalıcı sonuç aldığımız gibi sadece diyet hastalarımızla da oldukça anlamlı zayıflamalar elde ediyoruz. Bireylerin rejimlerine bağlı kalmaları, süreci hızlandırıyor ve sonrasında ise bu zayıflama süreçlerinde eski ve yanlış beslenme alışkanlıklarını yeni ve doğru yöntemlerle değiştirip hayatlarına entegre ettiklerinde kalıcılık sağlanmış oluyor. Günümüz şartlarında hep bir yerlere yetişme telaşı ister istemez hızlı yeme alışkanlığını da beraberinde getirdi. Hızlı yemek yemek ise çiğnemeden yutmaya, sindirim problemlerine, özellikle kabızlık şikayetleriyle birlikte hızla kilo almaya sebep oluyor. Gün içerisinde tüketimi kolay diyerek şekerli içeceklerin tüketilmesi de su alımını azaltarak yine aynı sonuçla karşılaşmamıza yol açıyor. Şu andan başlayarak yavaş yemek yemek, besinleri iyi çiğnemek, günlük 2.5 litre su tüketimini stabil hale getirmek bile sağlık anlamında iyileşmeler, hatta vücut ağırlıklarında hafifleme hissettirebilir. Küçük gibi görünen bu tarz alışkanlıkların değiştirilmesi sadece şu an için değil, ileriye dönük de çok olumlu sonuçlar verebilir. Sağlıkla formda kalmanızı dilerim" diye konuştu.
Gaziantep Kolej Vakfı’nda muhteşem müzikal
25 Nisan 2025 Cuma - 10:00 Gaziantep Kolej Vakfı’nda muhteşem müzikal Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri öğrencileri tarafından geleneksel olarak her yıl sahnelenen İngilizce Müzikal geleneği bu yılda devam etti. Öğrenciler tarafından sahnelenen The Addams Family adlı müzikal büyük ilgi görürken davetliler öğrencilerin gösterdiği yüksek performansı ayakta alkışladı. 1963 yılından bu yana akademik başarılarını sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif başarılarıyla taçlandıran Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri sahne sanatlarında elde ettikleri büyük başarılarla da dikkat çekiyor. Her yıl geleneksel olarak sahnelenen İngilizce müzikalde bu yıl öğrenciler ve öğretmenleri büyük çabalarla hazırlayarak sahneledikleri The Addams Family adlı İngilizce Müzikalle dikkat çekti. GKV Özel Liseleri İngilizce Öğretmeni Fatma Özseven tarafından kaleme alınarak sahneye uyarlanan ve yönetmenliğinin gerçekleştirildiği The Addams Family müzikali, izleyicilere eğlenceli anlar yaşatırken derin bir mesaj da verdi. Wednesday Addams ile Lucas Beineke karakterlerinin ilişkisi üzerinden ilerleyen hikâyede, farklı aile yapılarından gelen iki gencin sevgisi merkeze alındı. Tuhaf ve karanlık bir dünyadan gelen Addams ailesi ile sıradan ve geleneksel Beineke ailesinin bir araya gelişi, farklılıkların çatışmasını gözler önüne serdi. Ancak gençlerin birbirine duyduğu sevgi, bu farklılıkların aşılabileceğini ve anlayışla birleşebileceğini gösterdi. Müzikalde, birey olmanın, kendi kararlarını verebilmenin ve dürüstlüğün önemi vurgulanırken, ailelerin de değişime açık olması gerektiği anlatıldı. Müzikalin sonunda GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel emeği geçen idareci, öğretmen ve öğrencileri kutlayarak günün anısına birer çiçek takdim etti.
Nuriye Zekeriya Kına Ortaokulu’nda "Gaziantep Sanayi Odası Kütüphanesi" açıldı
25 Nisan 2025 Cuma - 08:53 Nuriye Zekeriya Kına Ortaokulu’nda "Gaziantep Sanayi Odası Kütüphanesi" açıldı Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Odanın Yeni Nesil Sanayici Platformu iş birliğiyle Nuriye Zekeriya Kına Ortaokulu’nda kurulan "Gaziantep Sanayi Odası Kütüphanesi"nin açılışı yapıldı. GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Can Koçak ve Bora Tezel, Şahinbey İlçe Millî Eğitim Müdürü Eyüp Güneş, Yeni Nesil Sanayici Platformu Üyeleri, GSO Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan, okul idarecileri ve öğrencilerin katıldığı açılış töreninde, kurdele kesiminin ardından kütüphane gezilerek raflardaki kitaplar incelendi. GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak törende yaptığı konuşmada, "Her kitap, öğrencilerimize yeni bir macera armağan ediyor. Bu kütüphane sadece kitapların toplandığı bir yer değil; çocuklarımızın hayal kurabileceği, sessizce okuyabileceği ve birlikte çalışabileceği özel bir alan olacak. Gaziantep Sanayi Odası olarak eğitim konusuna çok önem veriyor, bu tür desteklerin tüm kurumlar ve şahıslar tarafından devam ettirilmesini temenni ediyoruz’’ ifadelerini kullandı. Şahinbey İlçe Millî Eğitim Müdürü Eyüp Güneş ise kütüphanenin okul ve bölge için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin okuma kültürünü geliştirmesi ve araştırma becerilerini artırması için böylesi özel alanlara ihtiyaç var. Bu noktada bu güzel kütüphanemizin kurulmasında emeği geçen Gaziantep Sanayi Odası yetkililerine ve Yeni Nesil Sanayici Platformu Üyelerine çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yaklaşık bin 300 kitabın yer aldığı Gaziantep Sanayi Odası Kütüphanesi; güncel çocuk ve gençlik edebiyatından bilim, tarih, spor, eğlence ve kültür yayınlarına kadar geniş bir koleksiyona sahip olup, öğrencilerin bilgiye erişimini kolaylaştırırken, okuma ve araştırma alışkanlıklarına da önemli katkı sunacak.
Gaziantep Büyükşehir ve Yeşilay bağımlılıklara karşı güçlerini birleştiriyor
24 Nisan 2025 Perşembe - 17:14 Gaziantep Büyükşehir ve Yeşilay bağımlılıklara karşı güçlerini birleştiriyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğinde zararlı bağımlılıklara karşı mücadele için uygulanacak Bağımsızlık Seferberliği Projesi’nin tanıtım toplantısı yapıldı. Bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalığı artırmak, gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak ve toplumun tüm kesimlerini bağımsızlık seferberliğine dahil ederek güçlü bir sosyal dayanışma oluşturmak amaçlayan proje, Gaziantep Modeli ile tüm kurumları bir araya getiriyor. 3 fazdan oluşan projenin ilk etabı 15 ay sürecek. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıda, proje kapsamında bağımlılıkla mücadelede kentin gücünün artırılması, Yeşilay ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) hizmetlerinin bilinirliğinin yükseltilmesi, gençlerin sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemesi, toplumsal bağımlılık algısının dönüştürülmesi ve bu doğrultuda bilinçlendirme ile eğitim faaliyetlerinin hayata geçirilmesi hedeflendi. Programda hayırsever Çağdaş’ın YEDAM bağışı için imzalar atıldı Programda ayrıca hayırsever Burhan Çağdaş tarafından Yeşilay’a YEDAM olarak kullanılmak üzere hibe edilen binanın devri için protokol, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Doç. Dr. Mehmet Dinç’in de katılımıyla imzalandı. "Tıbbi tedaviden sonra mutlaka sosyal tedavi gerekiyor" Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, projenin önemine vurgu yaparak, "Zararlı alışkanlıkların hepsi insanın aklına zarar veren alışkanlıklar. İnsanın aklını koruması gerekiyor. İnsanların malı, canı, ailesi bize emanet. Biz de bundan sorumluyuz. Bize düşen şey, yaşanan bütün sorunları tek başımıza düzeltemeyiz ama akıllı şehirde akıllı olmamız için sadeleşmemiz lazım. Yeşilay’ın yönetmeliği bizim Oya Bahadır Yüksel Psikiyatri Kliniği’nin çalışma metodunda kullanılıyor. Orada tıbbi tedaviden sonra mutlaka sosyal tedavi gerekiyor. Sosyal tedavi ile aynı anda gitmediğiniz zaman sonuç alınamıyor. Biz bunu yapmak için buradayız. İkisini aynı anda götürmek ve önleyici tedbiri hayata geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Bunu başardığınızda tüm Türkiye’de bağımlılığa karşı altından kalkacak bir modele dönüşecek" Başkan Şahin konuşmasında ayrıca Yeşilay’ın demokratikleşme, yerelleşme ve sivilleşme ile ön planda olduğunu aktararak, "Bu yaptığınız çalışmada baktığınızda bu modeli en kolay uygulayacağınız yer burası. Şehirde ortak akıl buna çok uygun. En önemli şey beşeri sermaye. Şehrin bir ruhu var. Bizim yaptığımız Türkiye Yüzyılı belediyeciliği. Tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Canı yürekten büyük bir gayret gösteriyorlar. Yeşilay’da da aynı manevi ruh var. Bunu başarabilecek her şeyimiz var. Buna inanan bir ekip var. Bunu başardığınızda tüm Türkiye’de bağımlılığa karşı altından kalkacak bir modele dönüşecek. Gaziantep modeli bu" ifadelerini kullandı. "Bizim bağımlılıklara karşı çok hızlı çok etkili adımlar atma tarihi sorumluluğumuz var" Yeşilay’ın bağımlılığa karşı mücadelesi ve 105 yıllık tarihi süreci üzerine bilgi veren Türkiye Yeşilay Cemiyeti Doç. Dr. Mehmet Dinç, dünyada ve Türkiye’de bağımlılık konusunun önemine dikkat çekerek, "Bizim bağımlılıklara karşı çok hızlı çok etkili adımlar atma tarihi sorumluluğumuz var. Bağımlılık dalgası o kadar güçlü geliyor ki bu bağımlılıkla mücadele için sadece bir sivil toplum kuruluşunun veya sadece devlet kademelerinin mücadele etmesi yeterli olmaz. Bütün toplumun bu mücadeleye sahip çıkması ve elinden geleni yaparak vatan savunması olarak görmesi çocuklarımız ve gençlerimizin bedensel bütünlüğünü, zihinsel sağlığını ve ruhsal ferahlığını birincil öncelik olarak görüp savunma anlamında kurtarma anlamında bütün gayreti göstermesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Gaziantep’in tarihinde bağımlılıkla mücadelede dönüm noktası olacak bir güne başlamış olacağız" Gaziantep’in ticareti ve sanayisi başta olmak üzere güçlü ve avantajlı şehir olarak tanımlayan Doç. Dr. Dinç, bu avantajlarla beraber bağımlılığa karşı birçok dezavantajın oluştuğunu aktararak, "Bu noktada çok ümitliyiz. Vazifeyi aldığımızdan bugüne birçok insan ile görüştük ama bir tane Büyükşehir Belediye Başkanı büyük bir dert ile genle merkezimize geldi, ‘Bir yangın var’ dedi ve ‘Bu yangın ile alakalı güçlerimizi birleştirilelim elimizden ne geliyorsa çocuklarımızı, gençlerimizi kurtarmak için yapalım’ dedi. Bizde ciddi ve detaylı bir çalışma yaptık. Çalışmayı projelendirerek bu planı sunduk bugünde sizlerle paylaşmak için buradayız. Gaziantep’in tarihinde bağımlılıkla mücadelede dönüm noktası olacak bir güne başlamış olacağız. 3 fazda ilk başta 15 ay sürecek etkili ve güçlü çalışma programına başladık" diye konuştu.
Naylon poşetler rengarenk çantalara dönüşüyor
24 Nisan 2025 Perşembe - 17:07 Naylon poşetler rengarenk çantalara dönüşüyor Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Hasan Celal Güzel Gençlik Merkezi’ndeki geri dönüşüm kursunda naylon poşetler rengarenk çantalara dönüşüyor. Hasan Celal Güzel Gençlik Merkezi’ndeki geri dönüşüm kursunda eğitim alan kadınlar, çevre kirliliğine neden olan naylon poşetleri toplayarak sıfır maliyetle el emeği ürünlere dönüştürüyor. Kadınların ellerinde adeta yeniden hayat bulan poşetler, çanta, plaj halısı ve dekoratif ürünlere dönüşüyor. Geri dönüşüm kursuna katılan kadınlar hem el becerilerini geliştiriyor hem de çevre bilinci kazanıyor. "Atmadan düşünün, değerlendirin" Hasan Celal Güzel Gençlik Merkezi kurs eğitmeni Esra Nazlı Aygan, sıfır atık üzerine yapılan çalışmaları benimsediğini belirterek, "Özellikle sıfır atık yaklaşımını benimsiyor, atılacak malzemeleri değerlendirmeyi tercih ediyorum. Öğrencilerime de her zaman şunu söylüyorum; Bir şeyi atmadan önce düşünün, değerlendirin. Çünkü doğada yok olmayan bir şey evde de yok olmaz. Ne yazık ki bu tür malzemeler yok olmuyor ama değersizmiş gibi görülüyor. Oysa doğru ellerde çok kıymetli hale gelebilirler. Mesela poşetleri ele alalım. Ben poşet atıklarından ip yapıyorum ve bu iplerle çanta örüyorum. Şu anda çanta sayısını belirledim, üretime başladım. Öğrencilerim de bu çalışmaya katılacaklar. Aynı teknikle çanta dışında zevke ya da ihtiyaca göre sepet, ekmeklik, hatta kirli çamaşır sepeti bile yapılabilir. Amacımız, doğada yüzyıllarca yok olmayan bir poşeti, doğaya zarar vermeden önce evde değerlendirerek bir işe yaramasını sağlamak. Bu şekilde hem çevreye hem geleceğimize katkı sağlıyoruz. Kendim de kanser hastalığı geçirdim. Bu süreçte doğayla ve sağlığımızla ne kadar iç içe yaşadığımızı daha iyi anladım. Denizlere atılan bir poşet, balıkları zehirleyebiliyor, o balığı yiyen insan da hastalanabiliyor. Bu bilinçle ben, doğayı ve dolayısıyla gelecekte çocuklarımızı korumak için poşetleri atmak yerine değerlendiriyorum. Topladığım poşetleri önce temizliyor, ardından elimle düzgünce katlıyor, ütüler gibi düzeltiyorum. Kendime ait bir ölçüm var; o ölçüyle kesip zincir çeker gibi ip haline getiriyorum. Bu iplerle istediğimiz her şeyi örebiliyoruz. Özellikle plajda hasır olarak kullanmak da çok hoşuma gidiyor. Bir saat içinde rahatlıkla on poşeti ipe dönüştürebiliyorum. Bu miktar da bir çanta örmek için yeterli oluyor. Hem geri dönüşüm yapıyoruz hem de el emeğiyle ortaya güzel işler çıkarıyoruz" şeklinde konuştu.