Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gaziantep
Sobadan zehirlenen yaşlı kadın evinde ölü bulundu
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:30:54
Gaziantep’in İslahiye ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen yaşlı kadın evinde ölü bulundu. Olay, İslahiye ilçesi kırsal İdilli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yalnız yaşadığı evinde gece sobayı yakarak uyuyan 72 yaşındaki Selver Arslan’dan haber alamayan yakınları ve komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, yaşlı kadını hareketsiz şekilde buldu. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde, Selver Arslan’ın ilk belirlemelere göre karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybettiği tespit edildi. Cenaze, olay yeri ve Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:30
Gaziantep’te 195 adet sikke ele geçirildi: 1 gözaltı
Gaziantep’te jandarma ekiplerinin operasyonu sonucu tarihi eserleri piyasaya sürmeye çalışan şahıs suçüstü yakalandı, 195 adet tarihi eser niteliğinde sikke ele geçirildi. Gaziantep’te İl Jandarma Komutanlığı ve adli makamların koordinesinde tarihi eser kaçakçılığının önlenmesine yönelik operasyon yapıldı. Operasyonda Şahinbey ilçesinde tarihi eser kaçakçılığı yaptığı tespit edilen A.K. isimli şahıs, tarihi eserleri piyasaya sürmek üzereyken suçüstü yakalandı. Şahsın yapılan üst aramasında 195 adet tarihi eser niteliğinde sikke ele geçirildi. Olayla ilgili yakalanan şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:21
Sobadan zehirlenen yaşlı kadın evinde ölü bulundu
Gaziantep’in İslahiye ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen yaşlı kadın evinde ölü bulundu. Olay, İslahiye ilçesi kırsal İdilli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yalnız yaşadığı evinde gece sobayı yakarak uyuyan 72 yaşındaki Selver Arslan’dan haber alamayan yakınları ve komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, yaşlı kadını hareketsiz şekilde buldu. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde, Selver Arslan’ın ilk belirlemelere göre karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybettiği tespit edildi. Cenaze, olay yeri ve Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (SVY-Y)
28 Şubat 2026 Cumartesi - 11:44
MÜSİAD Gaziantep’te iftar programı düzenlendi
MÜSİAD Gaziantep Şubesi, geleneksel iftar programında üyeleri ve protokol ile bir araya geldi. Başkan Furkan Özdurdu, iş insanları arasında birlik ve beraberlik vurgusu yaparak gelişmeleri paylaştı. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Gaziantep Şubesinin her yıl düzenlediği geleneksel iftar programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşti. Programa; AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Eyup Özkeçeci, CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Yusuf Kaya, MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Üyesi Mehmet Erdoğan, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Hilmi Kağnıcı, çevre illerin şube başkanları, il müdürleri, oda ve STK başkanları, üyeler ile birlikte, Hoşgör Fatih Kuran Kursu Külliyesi Hafız Öğrencileri, yeryüzünün kutlu emanetleri olan çocuklarımız ve kıymetli aileleri katılım sağladı. "Birlik olduğumuzda aşamayacağımız engel yoktur" Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, üretim ve istihdam ile ülke ekonomisinde katkı sağlamaya devam edeceklerini söyleyerek "MÜSİAD yalnızca bir iş insanları derneği ya da sadece bir sermaye platformu değil. Merkezine değerleri alan bir duruşun adıdır. Ticaretle ahlakı, kazançla vicdanı birlikte düşünen bir anlayışın temsilcisidir. Dolayısıyla MÜSİAD’lı olmak kolay değil. MÜSİAD demek duruş demek, sorumluluk demek ve en önemlisi birlik demektir. Gaziantep gibi üretim gücü yüksek, ticaret kültürü köklü bir şehirde bizlerin sorumluluğu çok daha büyüktür. Bizler Gaziantep olarak üreten, istihdam eden, ihracat yapanlar üyelerimizle birlikte bu güzide şehre ve ülkemiz ekonomisine hakkı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye birçok ülke gibi kritik bir süreçten geçiyor. Bu süreçte bizlere düşen, biz iş insanlarına düşen en önemli görev üretime devam etmek, istihdamı korumak ve birlik ruhunu zedelemeden inşallah yolumuza devam etmektir. Çünkü biz şuna inanıyoruz sen ben o değil ancak biz olduğumuzda güçlüyüz. Birlik olduğumuzda aşamayacağımız engel yoktur" dedi. "birlik olursak Türkiye oyun kuran ve yöneten bir ülke olma yolunda hızla ilerleyecektir" İş insanları birlik ve beraberlik ve dayanışma ruhuyla hareket ederse Türkiye’nin oyun kuran ve yöneten bir ülke olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyleyen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Hilmi Kağnıcı, "Dünya farklı bir eksene doğru gidiyor. Bugüne kadar alışık olduğumuz iki kutuplu bir düzen ya da tek kutuplu küresel bir düzenden farklı düzen, düzensizlik aralığında gidip gelen bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde ülkemiz artık bir seyirci değil bir oyuncu olma iddiasında. Bu düzende oyun kuran olma iddiasında. Tabi bu iddianın da bir bedeli var. Bunun için hem ekonomik olarak hem sosyolojik olarak bir ve beraber sağlam durmamız gerekiyor. Üretime biraz önce başkanımın bahsettiği gibi devam etmemiz gerekiyor. Aramızdaki farklılıkları artık bir kenara atmamız gerekiyor. Tek bir davanın bu memleketin davasının önünde birleşmemiz gerekiyor. Burada birleştiğimiz gibi memleketimizin her köşesinde aynı davada aynı dertte dertlenen, bir birlik olursak Türkiye oyun kuran ve yöneten bir ülke olma yolunda hızla ilerleyecektir" ifadelerini kullandı. MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Üyesi Mehmet Erdoğan, "MÜSİAD kurulmadan önce Türkiye’de Anadolu’yu temsil eden ciddi bir tek kuruluş yoktu. Anadolu’yu temsil eden hem İş Adamları Derneği ölçüsünde hem de dünyanın her tarafındaki fuarları teşvik edici, fuar kültürünü Anadolu’nun her tarafına yayan bir anlayışla ticareti geliştirilen bir kuruluş yoktu. Dernek kurulduğunda imtiyazlı sınıflar yerine, bölgesel sınıflar yerine bütün Anadolu’yu eline alan, bütün Anadolu ticaretini eline alan, bütün Anadolu’yu geliştirmeye çalışan bir anlayış başladı. 1990’lı yıllarda dernek kurulunda bir İstanbul yaklaşımı vardı. Oradaki imtiyazlı bazı kesimler kredileri alır, yatırımları onlar alır, Türkiye’deki aslan payını onlar alır ama şimdi MÜSİAD’la birlikte Anadolu’nun her tarafına bu emsalde kuruluşlar, dernekler, sivil toplum kuruluşları kuruldu ve yaygınlaştı. Anadolu ben de varım dedi. O zaman dernek bir genel merkez olarak açıldı. 10 yıl içerisinde 13 şubeye ulaşmıştı ama şimdi dernek Türkiye’nin her köşesinde ve dünyanın da her köşesinde teşkilatlandı ve çalışmalarını aynı hızla anlattı. Aynı süratle yaygın bir şekilde yürütmekte. Onun için bu güzde kuruluş hizmetlerini ne kadar çoğaltsa bakıyorum az geliyor. Çünkü Anadolu büyüdü, Anadolu kalkındı. Son 20 yılda Türkiye nereden nereye geldi" şeklinde konuştu. "MÜSİAD’ın yerli ve milli duruşuna, çözüm üreten reçetesine ihtiyacımız var" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise bölgesel kalkınma için derneğin yerli ve milli duruşuna, çözüm üreten reçetesine ihtiyacın olduğunu aktararak, "Dün Halep’te gördüm. Yoksulluk diz boyu. Dolayısıyla bizim önce vatanımızın kıymetini bilmemiz, sonra bize ait olan değerlerini güncellememiz gerek. Bunu nasıl yaptınız dediği zaman ben diyorum ki biz de ceren el alan elden üstündür. Bizde kazancının kırkta birini verdiğin zaman bu berekete dönüşür. O yüzden Allah sizden razı olsun. MÜSİAD’ı kuran bu iradeden razı olsun. Onlar evlerine dönerken bizim gönül elçimiz, kültür elçimiz, ticaret elçimiz olarak dönüyorlar. Hala bölgede yapılacak çok iş var. Dün başkanlarımızla gördük. Gerçekten bölgesel kalkınma için yapılacak çok iş var. MÜSİAD’ın o yerli ve milli duruşuna, çözüm üreten reçetesine ihtiyacımız var" diye konuştu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:55
Gaziantep’te silahlı yağma suçundan aranan şahıs mutfak dolabında yakalandı
Gaziantep’te silahlı yağma suçundan kesinleşmiş 25 yıl hapis cezasıyla aranan şahıs, jandarma ekiplerinin operasyonu sonucu saklandığı mutfak dolabında yakalandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı. İstihbari çalışmalar neticesinde, gece vakti silahlı yağma suçundan hakkında 25 yıl 6 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.C.T.T. isimli şahsın Şahinbey ilçesinde saklandığı adres tespit edildi. Şüpheli şahıs, Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) titiz planlama ve takip çalışmalarının ardından yapılan operasyonla mutfak dolabında saklandığı sırada yakalandı. Tamamlanan yasal işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheli şahıs, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:46
Gaziantep’teki tarihi çarşılarda yarıyıl tatili yoğunluğu
Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından Gaziantep’in asırlık çarşılarında yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. Yılın her döneminde olduğu gibi yarıyıl tatilinde en çok ziyaret edilen şehirlerden biri de gastronomi, kültür, turizm ve tarih kenti Gaziantep oldu. Tarihi mekanları, müzeleri ve gastronomisiyle önemli turizm merkezlerinden olan ve her dönem ziyaretçileri eksik olmayan Gaziantep’te, yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. UNESCO tarafından gastronomi şehri ilan edilen kente yarıyıl tatilini geçirmek için gelen ziyaretçiler, tarihi çarşıları gezmenin keyfini yaşıyor. Tarih, kültür ve gastronominin merkezi Ocak ayında hava sıcaklığının 4 derece ölçüldüğü kentte günübirlik gezi yapan ve konaklayan turistler, tarihi çarşılarda gezip hediyelik eşya satın aldı. Tarihi dokusu korunan 500 yılık Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere konak, han, hamam ve camileri ve bedestenleri de ziyaret eden misafirler, yarıyıl tatili yoğunluğu nedeniyle şehir merkezinde uzun süren gezilerinin ardından Antep fıstığı, baklava ve katmerin tadına bakıp restoranlarda yöresel lezzetleri deneyimledi. "Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi gereken mekanlar" Yarıyıl tatili nedeniyle Gaziantep’in tarihi çarşılarını gezdiğini belirten ziyaretçilerden Ercan Meşale, "Yarın yıl tatilini çocuğumla birlikte değerlendirmek istedim. Gaziantep’in tarihi yerlerini gezdirmek istedim. Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi mekanlardır. Aileler çocuklarını bu yarıyıl tatilinde evde oturtmasınlar. Bu tarz tarihi yerleri gezdirsinler. Gaziantep’in belki onlarca belki yüzlerce önemli yerleri var. Gaziantep’e uğrayan herkesin mutlaka yolu tarihi mekanlardan geçiyor" dedi. "Gaziantep, gerek yemekleri gerek kültürü açısından çok özel" Ailesiyle birlikte Sinop’tan Gaziantep’e geldiğini belirten Ahmet Boyacı ise "Okullar tatil olduğundan annem de Gaziantepli olduğu için memleketimize geldik. Kış ayına denk geldi ama kış ayında bile Gaziantep’imizde gerçekten çok güzel güzellikler var. Gaziantep, gerek yemekleri ve gerek kültürü açısından gerçekten çok sevdiğim bir memleket. Ayrıca yemeklerini çok seviyorum. Çok baharatlı yemekleri var. Bakırcılar Çarşısı’nda güzel ürünler var. Gaziantep çok sevdiğimiz bir şehir" ifadelerini kullandı. "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik" Tarihi Bakırcılar Çarşı esnafından Hümeyra Durmaz ise "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik. Havalar çok soğuk ve bu kış bayağı zorlu geçiyor. Ama çok şükür yine de birçok ilden gelen insanlar var. Gaziantep çok tanındı. Gaziantep gastronomi şehri ve bu yüzden de Gaziantep’i merak edip gelenler Bakırcılar Çarşısı’na mutlaka uğruyor. Biz de çok şükür güzel kazançlar sağlıyoruz. İnsanlarla tanışıyoruz ve güzel sohbetler ediyoruz. İnsanlar Gaziantep’i bayağı seviyor. Çünkü Gaziantep çok güzel bir şehir. Sanatsal olarak, tarih olarak çok güzel. Lezzetlerimiz de bir başka güzel. Biz de bununla birlikte mutlu oluyoruz. Çarşımız kalabalık oldukça ve insanları çarşımızda gördükçe biz de mutlu oluyoruz" diye konuştu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:41
Gaziantep’teki tarihi çarşılarda yarıyıl tatili yoğunluğu
Türkiye’nin önemli kültür ve turizm merkezlerinden olan Gaziantep’in asırlık çarşılarında yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. Yılın her döneminde olduğu gibi yarıyıl tatilinde en çok ziyaret edilen şehirlerden biri de gastronomi, kültür, turizm ve tarih kenti Gaziantep oldu. Tarihi mekanları, müzeleri ve gastronomisiyle Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden olan ve her dönem ziyaretçileri eksik olmayan Gaziantep, yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. UNESCO tarafından gastronomi şehri ilan edilen Gaziantep’e yarıyıl tatilini geçirmek için gelen ziyaretçiler, kentin tarihi çarşılarını gezmenin keyfini yaşıyor. Tarih, kültür ve gastronominin merkezi Ocak ayında hava sıcaklığının 4 derece ölçüldüğü kentte günübirlik gezi yapan ve konaklayan turistler, tarihi çarşılarda gezip hediyelik eşya satın aldı. Tarihi dokusu korunan konak, han, hamam ve camileri ve bedestenleri de ziyaret eden misafirler, geleneksel bakır ürünlerinin satıldığı ve çekiç seslerinin hiç susmadığı 500 yılık Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere kentin diğer çarşılarını gezdi. Ziyaretçiler, yarıyıl tatili yoğunluğu nedeniyle şehir merkezinde uzun süren gezilerinin ardından Antep fıstığı, baklava ve katmerin tadına bakıp restoranlarda yöresel lezzetleri deneyimledi. "Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi mekanlar" Tarihi çarşılarda ve kültür turizminde önemli bir yere sahip olan mekanlarda tarihle iç içe vakit geçiren ziyaretçiler, çarşılarda bol bol fotoğraf ve video çekti. Yarıyıl tatili nedeniyle Gaziantep’in tarihi çarşılarını gezdiğini belirten ziyaretçilerden Ercan Meşale, "Yarın yıl tatilini çocuğumla birlikte değerlendirmek istedim. Gaziantep’in tarihi yerlerini gezdirmek istedim. Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi mekanlardır. Aileler çocuklarını bu yarıyıl tatilinde evde oturtmasınlar. Bu tarz tarihi yerleri gezdirsinler. Gaziantep’in belki onlarca belki yüzlerce önemli yerleri var. Gaziantep’e uğrayan herkesin mutlaka yolu tarihi mekanlardan geçiyor" dedi. "Gaziantep, gerek yemekleri ve gerek kültürü açısından çok özel" Ailesiyle birlikte Sinop’tan Gaziantep’e geldiğini belirten Ahmet Boyacı ise, "Okullar tatil olduğundan dolayı ve annem de Gaziantepli olduğu için memleketimize geldik. Kış ayına denk geldi ama kış ayında bile Gaziantep’imizde gerçekten çok güzel güzellikler var. Gaziantep, gerek yemekleri ve gerek kültürü açısından gerçekten çok sevdiğim bir memleket. Ayrıca yemeklerini ben çok seviyorum. Çok baharatlı yemekleri var. Bakırcılar Çarşısı’nda çok güzel ürünler var. Gaziantep çok sevdiğimiz bir yer şehir" ifadelerini kullandı. "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik" Bakırcılar Çarşısı esnaflarından Hümeyra Durmaz ise, "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik. Havalar çok soğuk ve bu kış bayağı zorlu geçiyor. Ama çok şükür yine de birçok ilden gelen insanlar var. Gaziantep çok tanındı. Gaziantep gastronomi şehri ve bu yüzden de Gaziantep’i merak edip gelenler Bakırcılar Çarşısı’na mutlaka uğruyor. Biz de çok şükür güzel kazançlar sağlıyoruz. İnsanlarla tanışıyoruz ve güzel sohbetler ediyoruz. İnsanlar Gaziantep’i bayağı seviyor. Çünkü Gaziantep çok güzel bir şehir. Sanatsal olarak, tarih olarak çok güzel. Lezzetlerimiz de bir başka güzel. Biz de bununla birlikte mutlu oluyoruz Çarşımız kalabalık oldukça ve insanları çarşımızda gördükçe biz de mutlu oluyoruz" diye konuştu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:33
Şehit Kamil, şehadetinin 106. yılında dualarla anıldı
Antep Savunması’nın sembol isimlerinden, vatan uğruna canını feda eden Şehit Mehmet Kamil, şehadetinin 106. yılında mezarı başında düzenlenen anlamlı bir törenle dualarla anıldı. Tarihe adını cesareti ve fedakârlığıyla yazdıran Şehit Kamil için gerçekleştirilen anma programı, duygu dolu anlara sahne oldu. Şehitkamil ilçesine adını veren ve Antep Savunması’nın fitilini ateşleyen kahramanlardan biri olan Şehit Kâmil’in Asri Mezarlık’ta bulunan kabri başında düzenlenen törene Şehitkamil Belediye Başkan Vekili Hakan Aslansoy, Belediye Başkan Yardımcısı Hülya Kılıç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende ilk olarak Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılırken ardından Şehit Kâmil ve tüm şehitler için dualar edildi. Katılımcılar, Şehit Kâmil’in mezarına karanfiller bırakarak aziz hatırası önünde saygıyla eğildi. Program, yapılan duaların ardından sona ererken, Şehit Kâmil’in aziz hatırası bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle yad edildi. Antep Savunması’nın simge isimlerinden Şehit Kâmil, aradan geçen 106 yıla rağmen milletin gönlündeki müstesna yerini korumaya devam ediyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:30
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’e gelişinin 93’üncü yıl dönümü
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 26 Ocak 1933 tarihindeki Gaziantep’i ziyaretlerinin 93’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında "Etem Çalışkan Çizgileri ile Atatürk Portreleri" sergisi, 23 Ocak Cuma günü SANKO Sanat Galerisi’nde açılacak. Sergide Türkiye’nin ünlü Atatürk Ressamı, merhum Etem Çalışkan’ın birbirinden güzel Atatürk Portrelerinden seçilen 16 resim ve fotoğraf sanatseverlerle buluşturulacak. "Etem Çalışkan Çizgileriyle" Atatürk Portreleri Sergisi SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisinde 23 Ocak Cuma günü saat 17.30’da ziyarete açılacak. Etem Çalışkan Yeni yazı ile hat yapan Etem Çalışkan, Türkiye’de ders kitaplarında yer alan Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve İstiklal Marşı’nın yazımını yapan kişidir; fonda yer alan meşhur Atatürk portresinin de çizeridir. Anıtkabir’in inşası sırasında kitabelerin yazılmasında emeği geçen sanatçının en önemli çalışmaları arasında Atatürk’ün imzasını, Atatürk’e ait imzalara bakarak stilize etmesi, Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealini yeni yazı ile yazması ve Nutuk’u kaligrafik olarak iki cilt halinde yazması yer alır. 1928’de Tarsus’un Göcük Köyü’nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminin Mersin’de tamamladı. Yüksek öğrenimini İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Afiş Bölümü’nde yaptı. Sabri Berkel’den desen, Emin Barın’dan yazı, Namık Bayık’dan afiş ve grafik dersleri aldı. Akademideki öğrenciliği sırasında, Anıtkabir’deki yazıtların yazılmasında Emin Barın’a yardımcı oldu. 1954 yılında öğrenciliği sürerken Yapı Kredi Bankası’nın 10’uncu yıl afişi, şükran belgeleri, diplomaları, madalyalarını yaptı. Aynı yıl Yeni Sabah gazetesinde ressam ve kaligraf olarak gazeteciliğe başladı. İlk işi, gazete için Jane Eyre filminin fotoğraflarının üstüne konuşmalar ve anlatım yazmak oldu. Bu çalışma, Türk basınındaki ilk fotoroman yayınıydı. Yeni Sabah’tan sonra Ankara’da Zafer ve Öncü, İstanbul’da Hareket, Dünya, Akşam, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Manşetleri, olayların resimlerini çizdi. Her yılın 10 Kasım’ında gazetelerde yayımlanan Atatürk portrelerini de çizen sanatçı, 1969 yılında Milliyet gazetesinde çalışırken 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü nedeniyle çizdiği Atatürk portresi, o güne kadarkiler içinde en kalıcısı oldu. 1982’de Hürriyet Gazetesi’nden emekli olduktan sonra Milliyet Gazetesi’ne Türk Büyüklerini, Güneş Gazetesi’ne Kuran’ın Türkçe anlamını, Sabah Gazetesi’ne Yunus Emre Divan’ını hazırladı. Çizgi röportajlar yaptı. Türk Büyükleri çalışması albüm kitap olarak yayınlandı. 1980 yılında Atatürk’ün doğumunun 100’üncü yılı için basılan gümüş ve altın hatıra paraları tasarladı,1984 yılında 16 Türk Devleti Pul Serisini hazırladı. Kültür Bakanlığı’nın siparişi üzerine üç yıllık bir çalışma sonucunda Atatürk’ün iki ciltlik Nutuk adlı eserini el yazısıyla yazdı. 844 sayfadan oluşan iki ciltlik eser, 2002’de yayımlandı. 2005 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından verilen Burhan Felek Ödülü ile ödüllendirildi. Etem Çalışkan, 1 Şubat 2025 tarihinde vefat etti.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:06
Şehit Kamil 106’ncı yıl dönümünde anıldı
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 1920 Yılı’nda Antep Savunması’nda şehit düşen Şehit Kamil’in şehadetinin 106’ncı yıl dönümü anma töreni düzenlendi. Törende Şehit Kamil’in tabutuna örtülen Türk Bayrağı’nın tarihin ve milletin hafızasına yer edilmesi için Panorama 25 Aralık Müzesi’nde sergilenecek. Program kapsamında Şehit Kamil’e ait camekan alanın açılış sonrasında Şehit Kamil’in yeğeni Müfide Çelik Baş tarafından bağışlanan Şehit Kamil’in tabutuna sarılan Türk Bayrağı, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’ girişimleriyle Panorama 25 Aralık Müzesi’nde sergilenecek. Anma programına İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 25 Aralık Panorama Tarih Kurulu Başkanı Sıtkı Severoğlu, Şehit Kamil’in yeğeni Müfide Çelik Baş katıldı. Açılış konuşmalarının ardından sergilenecek camekanın perdesi protokol tarafından açıldı. Bayrakla beraber camekanda Şehit Kamil’in nüfus kaydı, şehit edilişinin ulusal ve uluslararası basına yansımaları sergilenecek. "En çok Antep ve Çanakkale’ye yakışırdı bu ilişki ve beraberlik" İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, yaptığı konuşmada Şehit Kamil’in şehadetinin 106’ncı yıldönümünde andı ve Şehit Kamil’in tabutuna sarılı Türk Bayrağı’nın teslim alma süreci hakkında bilgiler vererek, "Bu konulardaki hassasiyetine yürekte inandığımız Fatma Şahin’e haber verdik. Birkaç gün içerisinde hemen İstanbul’da tedavi gören teyzemizi ziyarete gitti. Başkanımız da bayrağın emanet olduğunu Şehit Kamil’in hatırasını taşıdığını yerinde tabiri caizse teşhis edince bu süreç başlamış oldu. Tabi Antep gazi bir kent. Çanakkale şehitler kenti bir kent. En çok Antep ve Çanakkale’ye yakışırdı bu ilişki, bu beraberlik. Zaten tarih boyunca şehit gazi ilişkisi açısından hep Gaziantep’le Çanakkale’mizin beraberliği bugün bir kez daha taçlanmış oldu. En çok bu iki güzel tarihi kente bu kardeşlik yakışırdı. Bunu tekrar imzalanmış olduk" dedi. "Bugün bir bayrak tesliminden öte bir hatıralı yaşanmışlığını tekrar hayata geçiyoruz" Hatıraları yaşatmanın gelecek nesiller için önemli olduğunu belirten Turan, "Gaziantep ve Fransızlara karşı on dört yaşında büyük bir mücadeleyle adeta sembol haline gelen şehidimizin bu hatırasını yaşatmak hepimizin boynunu borcuydu. Eğer biz bu topraklarımızı arsa değil, vatan kılmak istiyorsak sadece gelecek değil, maziyle beraber geleceği inşa etmek istiyorsak hatıralarımızı yaşatmak, hatıralarımızı yeni nesillere aktarmak durumundayız. Bugün bir bayrak tesliminden öte bir hatıranın yaşanmışlığını tekrar hayata geçiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Şahin Bey’in duruşu, çocuk Şehit Kamil’in nasıl şehit olduğu, Karayılan’ın vazgeçmemesi bizi buraya getirdi" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin anma programında yaptığı konuşmasında Şehit Kamil’in ailesine düşüncelerinden dolayı teşekkür ederek, "O mübarek bayrağı bize verdiler. Bizimkiler burada bilim kurulumuza baktıkları zamanda o günün dönemine ait bütün dokusu, rengi, kök boyası hepsinin o günün bayrağı olduğu ile ilgili arkadaşlarımızın yaptığı çalışmayı kıymetli valime ilettik. Şehit Kamil’deki vatan sevgisi ana sevgisinin nasıl vücut bulduğunu, ananın ‘Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır’ dediğini; babanın ‘İman varsa, imkan vardır’ dediğini, bu büyük milletin şahlanışını, iradesini, karakterini, bize gösteren bir gündür. Şahin Bey’in duruşu, çocuk Şehit Kamil’in nasıl şehit olduğu, Karayılan’ın vazgeçmemesi bizi buraya getirdi" açıklamasında bulundu. "En çok çocuk şehit olan yer burası" Panorama 25 Aralık Müzesi’nin kuruluş süreci hakkında bilgi veren ve merkezin geçmişi yansıtarak nasıl başarılar elde edildiğini aktaran Şahin, "Çocuklarımıza tarih bilincini nasıl oluşturacağız. En çok 6 bin 317 şehit olan yerde kadın gazi ve kadın şehit var. En çok çocuk şehidi olan yer burası. O yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk buranın gözlerinden özel öpüyor. Buradaki güney cephesi çökseydi Türkiye çökecekti. Anadolu çökecekti diyor. O yüzden Gazi’nin çocukları bunu başardı. Yokluğa direndi, dünyanın bugün en büyük astronomi merkezi oldu" dedi. "Müzenin yapılması bile kahramanlık hikayelerimiz gibi aslında ayrı bir hikayedir" Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Şehit Kamil’i rahmete anarak ve müzeye verilen emeklerden dolayı teşekkür ederek, "Bu müzenin yapılması bile kahramanlık hikayelerimiz gibi aslında ayrı bir hikayedir. Müzemizin bulunduğu konum, kapılarının baktığı yön, içerisindeki kıyafetlerin her birisi resimlerin içerisindeki her bir detay aslında birçok şeyi anlatıyor. Ve biz bunu anlatmaya çalışıyoruz. Aynen bugün bayrağı oraya asıyor olmak gibi hiçbir şeyi sadece koyduk, yaptık, yerleştirdik demek için yapmıyoruz. Ve bizim müzemiz durmuyor. Sürekli gelişiyor. Geçen sene bir bölüm ekledik. Bu sene bayrağımızı ekliyoruz ve eklediğimiz her şey üzerinde saatlerce konuşulabilecek bir değerdir" açıklamalarında bulundu. Şehit Kamil’in Yeğeni Müfide Çelik Baş, Şehit Kamil’i rahmetle anarak yaptığı konuşmada bayrağı annesinin ninesinden aldığını belirterek, "Benim dayım olur Şehit Kamil. Annem sandığında saklamış. Bugün ise Fatma Şahin’e teslim ettim. İlgilendiğiniz için de teşekkür ederim. Çok gururlandım" şeklinde konuştu. 25 Aralık Panorama Tarih Kurulu Başkanı Sıtkı Severoğlu programda yaptığı konuşmada ayrıntılı çalışmalarla bayrağın teslim alındığına dair bilgiler vererek, "Büyük bir şerefle bu bayrağı müzemizin bir parçası haline getirdik. Bütün aileye ve bu konuda bize destek sağlayanlara teşekkür ederim" diye konuştu. Anma programı kapsamında protokol "Milli Mücadele’nin Güney Cephesi’nde Kahraman Çocuklar ve Şehit Kamil" söyleşisine katıldı. Prof. Dr. Cengiz Savkılı’nın söyleşisi, Bekir Sıtkı Severoğlu’nun moderatörlüğünde yürütüldü.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:05
Atatürk’ün Gaziantep’e gelişinin 93. yıl dönümünde anlamlı turnuva
Şehitkamil Belediyesi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’e gelişinin 93. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen U13 Futbol Turnuvası, genç sporcuları bir araya getirdi. Şehitkamil Belediyesi, Gençlik ve Spor Müdürlüğü koordinesinde 19-24 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyon, Mehmet Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi ve Gazikent Stadyumu’nda oynanan müsabakalarla başladı. U13 yaş grubunda düzenlenen turnuvaya, 16 kulüp ve yaklaşık 300 sporcu katıldı. Fair-play ruhunun ön planda olduğu karşılaşmalarda, genç futbolcular, hem yeteneklerini sergileme fırsatı buldular hem de sporun birleştirici gücünü sahaya yansıttılar. Bir ilke imza atıyoruz Turnuvayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şehitkamil Belediyesi Futbol Koordinatörü Taner Özaykut, organizasyonun taşıdığı anlam ve hedeflere dikkat çekerek, "Şehitkamil Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü olarak bir ilke imza atıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’e gelişinin 93. yıl dönümü münasebetiyle düzenlediğimiz U13 Futbol Turnuvası’na 16 kulübümüz ve yaklaşık 300 sporcumuz katılım sağladı. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen paydaş kurumlarımıza ve her zaman spora destek veren Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Tüm kulüplerimize ve sporcularımıza başarılar diliyorum" dedi. "Bizim için büyük bir gurur ve onur kaynağı" Turnuvaya katılan kulüplerden Kartal 1903 Futbol Kulübü Antrenörü Abdurrahman Çakar ise, "Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün Gazi şehrimize gelişinin anısına düzenlenen bu turnuvada yer almak bizim için büyük bir gurur ve onur kaynağı. Bu organizasyona öncülük eden Şehitkamil Belediyesine ve Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Alt yaş gruplarında bu tür turnuvalar, sonuçtan ziyade çocukların kazanımının ön planda olduğu çok kıymetli organizasyonlardır. Burada kazanan ya da kaybeden yok; kazanan tüm çocuklar. Emeği geçen futbol şubemize ve antrenörlerimize teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Atatürk’ün, Gaziantep’e gelişinin yıl dönümünde düzenlenen U13 Futbol Turnuvası, genç sporculara sportif gelişim imkânı sunarken, aynı zamanda tarih bilinci ve Atatürk sevgisini pekiştiren örnek bir organizasyon olarak büyük takdir topladı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:00
51 kişiye mezar olan binanın yıkılmasına Tofaş Fiat bayisinin kolon kesmesi sebep oldu
Gaziantep’in Nizip ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği Furkan Apartmanı davasında, duruşmada dinlenen tanığın ifadeleri dikkat çekti. Mahkemede tanık olarak dinlenen Mehmet S.Ç., Furkan Apartmanı’nın zemin katında geçmiş yıllarda Tofaş Fiat bayisi olarak faaliyet gösteren oto alım-satım firmasında işçi olarak çalıştığını belirterek, binada kolon kesildiğini bizzat gördüğünü söyledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:53
Gaziantep’te jandarma uygulamasında 254 aranan şahıs yakalandı
Gaziantep’te son 1 haftada yapılan huzur-güven uygulamasında 7 bin 455 şahıs ve 6 bin 640 araç kontrol edildi, 254 aranan şahıs yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde il genelinde huzur ve güven uygulaması gerçekleştirdi. Bu çerçevede son bir haftada 14 metruk bina, 23 park, 107 sokak, 81 iş yeri, 7 bin 455 şahıs ve 6 bin 640 araç kontrolü gerçekleştirildi. Denetimlerde 254 aranan şahıs yakalanırken 87 şahıs hakkında ise adli işlem başlatıldı. Diğer yandan 356 araca idari yaptırım uygulanarak 25 araç trafikten men edildi. Yapılan aramalarda ise 1 kilo 924 gram esrar, 67 gram metamfetamin ve 3 bin 370 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:41
Şehidin adının verildiği Polis Merkezi Amirliği’nin açılışı yapıldı
Gaziantep’in Araban ilçesinde yapımı tamamlanan ve deprem şehidi polis memuru Ali Torbacı’nın isminin verildiği İlçe Emniyet Amirliği hizmet binasının açılışı, düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Araban ilçesinde inşa edilen yeni Polis Merkezi Amirliği hizmet binasına, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremde, Pazarcık İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevliyken görevi başında şehit olan Arabanlı polis memuru Ali Torbacı’nın ismi verildi. Şehit Polis Memuru Ali Torbacı Polis Merkezi Amirliği’nin açılışı, Araban Kaymakamı Özgür İşçimen’in katılımıyla düzenlenen programla yapıldı. Açılışta konuşan Kaymakam İşçimen, polis merkezinin isminin, şehidin hatırasını yaşatmak amacıyla değiştirildiğini belirterek, program kapsamında hayır ve bereket temennisiyle kurban kesildiğini ifade etti. Kaymakam İşçimen konuşmasında, "Vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin huzuru için canını feda eden Şehit Ali Torbacı başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz" dedi. Açılış programı, İlçe Müftüsü Muhammet Konuksever tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından tamamlandı. Programa; Araban Kaymakamı Özgür İşçimen’in yanı sıra İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Servet Arslan, İlçe Emniyet Amiri Komiser Metin Kızılkaya, İlçe Müftüsü Muhammet Konuksever ve şehit polis memuru Ali Torbacı’nın ailesi katıldı. Yeni hizmet binası, yapılan duaların ardından ilçe halkının hizmetine açıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:42
Pompalı tüfekle öldürülen 5 çocuk babası Cengiz Akkurt’un davasında sanıktan şok iddia
Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada 2’nci duruşma görüldü. Hakim karşısına çıkan sanık Uğur K., "Nişanlım Melisa 13 yaşlarındayken ve daha sonraki süreçlerde maktul Cengiz Akkurt tarafından defalarca tacize uğramış. Fakat bunu bana anlatmamıştı. Benim amacım maktulü öldürmek değildi" dedi. Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin dava Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanıklar Uğur K., Muhammet Enes K., sanık avukatları, maktul aile, maktul aile avukatları ve tanıklar hazır bulundu. Duruşmada savuma yapan sanık Uğur K., "Nişanlım Melisa 13 yaşlarındayken ve daha sonraki süreçlerde maktul Cengiz Akkurt tarafından defalarca tacize uğramış. Fakat bunu bana anlatmamıştı. Daha sonra biz nişanlandıktan sonra yine nişanlımı taciz etmeye devam etmiş. Nişanlımda bana buradan gitmeyi teklif etti. Yoksa Cengiz’in bizi rahatsız edeceğini söyledi. Bende bu olayı öğrendikten sonra maktul ile konuşmak istedim. Olay gününden bir gün önce maktulle tesadüfen karşılıktık. Bende maktule nişanlımdan uzak durması gerektiğini söyledim. Bende olaydan 1 gün önce aracımın plakasını değiştirdim. Kardeşimle birlikte geziyorduk. Radara yakalanmamak ve bahsettiğim yarışlar nedeniyle ceza yememek amacıyla aracımın plakasını değiştirdim. Daha önce de aracımın plakasını değiştirdiğim olmuştur. Bu nedenle kesilen cezalar benim adıma kayıtlıdır ve geçmişte de ceza aldım. Olay günü kardeşimi aradım. Kardeşim ve halamla buluşup yemek yedik, ardından ayrıldık. Kardeşime, nişanlımın başına gelenler ve Makbul ile aramızda geçen konuşmalar hakkında hiçbir şey anlatmadım. Kardeşimle birlikte bir süre araçla seyir halindeyken kendimi rahatsız hissettim. Bunun üzerine kullandığım aracı kardeşime verdim ve direksiyona geçmesini söyledim. Kardeşim bana ne olduğunu sorduğunda başımın ağrıdığını söyledim. Yaklaşık 15 dakika birlikte araçla ilerledik. Eve yaklaştığımız sırada kardeşime aracı sola doğru sürmesini söyledim. Nedenini sorduğunda, biriyle görüşeceğimi ifade ettim. Daha sonra aracı durdurduk. Bu sırada kardeşim araç içerisinde telefonuyla oynuyordu. Maktulün çıktığını görünce, tüfeği koltuğun altından çıkardım. Kardeşim bu tüfeği daha önce hiç görmemişti ve araçta tüfek olduğunu kendisine söylememiştim. Kardeşim tüfeği görünce ‘Abi bu ne?’ dedi. Ben de kendisine ‘Senlik bir şey yok, sen arabada kal’ dedim ve aracın kapısını kapatarak indim. Kardeşim o sırada bana müdahale etmedi. Araçtan inerken yüzüme maske taktım. Maskeyi takmamın nedeni, elimde tüfekle kameralara yakalanmamaktı. Araçtan indikten sonra "Makbul, Cengiz" diye seslendim. Makbul bana doğru döndü. Kendisine "Her şeyden haberim var" dedim. Tüfeği doğrultarak doldur-boşalt yaptım. Bu hareketten sonra Makbul biraz geri çekilir gibi oldu. Ardından bana hakaret etti ve nişanlım hakkında da sözler söyledi. Bu sırada Makbul ile aramızda yaklaşık 2–3 metre mesafe vardı. Benim maktulü öldürmek gibi bir amacım yoktu. Eğer öldürmek isteseydim tüfeği doğrudan kafasına doğrultabilirdim. Ben tüfeği Maktulün ayağına doğru ateş ettim. Tüfekte başka mermiler de vardı ancak eyleme devam etmedim. Çünkü amacım maktulü öldürmek değildi. Maktulü vurduktan sonra araca doğru yürüdüm. Bu sırada kardeşimin aracı çalıştırdığını gördüm ve aracın arkasından koştum. Koşarken sokakta 3–4 genç gördüm ve onlara ambulansı aramalarını söyledim. Kısa süre sonra aracı kullanan kardeşime yetiştim. Kapıyı açmasını istedim ancak kapıyı açmadı. Daha sonra araçtan indim. Kardeşim bana ‘Abi sen ne yaptın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Olaydan sonra abim araca bindiğinde tüfek elindeydi" Duruşmada savuma yapan diğer sanık Muhammet Enes K., "Olay günü abimle arabada eve gidiyorduk. Eve gittiğimiz esnada abim aniden koltuğun altından bir tüfek çıkardı ve araçtan indi. O ana kadar aracın içinde tüfek olduğunu bilmiyordum ve daha önce de görmemiştim. Tüfeği görünce şoka girdim. Abim araçtan inerken bana ‘Sen aşağı inme, senlik bir şey yok, beni bekle’ dedi. Abimin maske takıp takmadığını fark etmedim, o an dikkat etmedim. Kış mevsimiydi ve hava karanlıktı. Abim araçtan iner inmez aracı çalıştırarak oradan uzaklaştım. Bir miktar mesafe aldıktan sonra bir el silah sesi duydum. Makbul isimli şahsı tanımam, kendisini bilmem. Vurulma anını da görmedim. Dikiz aynasından baktığımda abimin koşarak araca doğru geldiğini gördüm. Sokaktan dönmek üzereyken abim araca yetişti ve araca vurarak beni durdurmamı, kendisini almamı istedi. Ben de aracı durdurarak abimi araca aldım. O esnada aracın plakasına bakmadım. Şokta olduğum için yaklaşık 10–15 saniye boyunca kapıyı açmakta tereddüt ettim. Abim araca bindikten sonra kendisine ‘Abi sen ne yaptın, bana neden haber vermedin?’ dedim. Bu sırada abim telefonla konuşuyordu. Kiminle konuştuğunu bilmiyorum. Ne kadar süre seyir halinde kaldığımızı da hatırlamıyorum. Abim yol boyunca telefonla konuşmaya devam etti. Şokta olduğum için kiminle konuştuğunu hatırlamıyorum. Olaydan sonra abim araca bindiğinde tüfek elindeydi. Ancak tüfeği aracın neresine koyduğunu görmedim. Evimize yaklaştığımızda ben araçtan ayrıldım. Ben araçtan indikten sonra abim aracı alarak yoluna devam etti. Kendisine nereye gittiğini sorduğumda bana bir şey söylemedi. Abim nişanlısının başına gelenlerle ilgili bana hiçbir şey anlatmadı. Abim içine kapanık bir kişidir. Daha önce herhangi biriyle bir sıkıntısı olduğuna dair bana bir şey söylememiştir. Mahkemenizden beraatime karar verilmesini talep ederim" dedi. "Eşim kadınlarla tokalaşan biri değildir" Mahkemede söz alan maktulün eşi E.A., "Olay günü eşim gece vardiyasında çalışacaktı. Evde uyuyordu. Hatırladığım kadarıyla eşim, işe gitmek amacıyla saat 22.30 sıralarında evden çıktı. Yaklaşık 15 dakika sonra komşularım, bir kişinin vurulduğunu söylediler. Olayla ilgili herhangi bir görgüm veya bilgim yoktur. Olayda adı geçen şahısları daha önceden tanımam. Melisa ile eşim arasında yaşandığı iddia edilen olayı duydum. Bu olayla ilgili olarak Melisa ile bizzat görüştüm. Melisa bana, öğretmenler tarafından sıkıştırıldığını ve bu nedenle işiyle ilgili olarak yanlışlıkla ifade verdiğini söyledi. Ben hem eşime hem de Melisa’ya, aralarında herhangi bir şey yaşanıp yaşanmadığını sordum. Melisa’nın abisi ile eşim, yaklaşık 5 saat boyunca aynı iş yerinde çalışmıştır. Eşim bana, Melisa’nın bir gün dükkana geldiğini ve sonrasında düştüğünü söyledi. Melisa zaman zaman evimize gelirdi, eve geldiğinde eşim de evde olurdu. Her ne kadar az önce huzurunuzda sanık Uğur, düğünde eşimin onunla tokalaşmak istediğini anlattığını söylemiş ise de böyle bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. O sırada eşimin yanındaydım. Eşim kadınlarla tokalaşan biri değildir. Düğün günü eşim, Melisa ve annesiyle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir. Ben de eşimle evlendiğimiz günden bu yana Melisa ve annesiyle yaklaşık sekiz yıl boyunca hiçbir şekilde görüşmedim. Melisa’nın abisi de düğünümüze gelmemiştir. Yaşanan olay nedeniyle şikayetçiyim. Suçların failleri hakkında gerekli cezaların verilmesini talep ederim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, tanık Melisa Sakine A.’nın yaralanmasının niteliğinin belirlenmesi için tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, tanıklar Melisa Sakine A. ve Eren K. hakkında yeniden zorla getirme emri çıkarılmasına karar verdi. Heyet ayrıca, sanıklar Uğur K. ve Muhammet Enes K. hakkında suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesi, delillerin henüz tam toplanmamış olması ve adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçeleriyle tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına hükmetti. Olayın geçmişi Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’nde, 8 Şubat akşamı sokakta yürüyen 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt (53), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Akkurt, kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen 2 zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların kaçışta ikiz plakalı araç kullandıkları ve olay sonrası aracın jant kapaklarını değiştirdikleri tespit edildi. Yapılan aramalarda saldırıda kullanılan av tüfeği ele geçirildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:37
Gaziantep’ten dünyaya ’tatlı’ bir başarı hikayesi
Gaziantep’in köklü baklava üreticilerinden Hamido Baklavaları, ihracattaki istikrarlı başarısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) kayıtlarına göre firma, 2025 yılında baklava ihracatı yapan firmalar içerisinde Gaziantep il birincisi oldu. Gaziantep’te önde gelen 3 baklava firmasından birisi olarak gösterilen Hamido Baklavaları 2023 ve 2024 yıllarında da Gaziantep’te baklava ihracatında birinci sırada yer almıştı. Kaliteyi ve lezzeti ön planda tutan aynı zamanda 2025 yılında da liderliğini korumaya devam eden baklava firması, hem üretim kapasitesi hem de uluslararası pazarlardaki güvenilirliğiyle öne çıkmaya devam ediyor. "Kalitemizle dünyanın dört bir yanına ulaşıyoruz" İşletme sahibi Behzat Bozkurt, ihracattaki sürdürülebilir başarının temelinde kalite anlayışının yattığını söyleyerek, "Baklava bizim için sadece bir ürün değil, Gaziantep’in kültürünü ve emeğini dünyaya taşıyan bir değer. Üretimde en kaliteli hammaddeleri kullanıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarından asla taviz vermiyoruz" dedi. "Dünya pazarında güvenilir bir marka haline geldik" Baklavamız, yüksek üretim kapasitesi, modern tesisleri ve deneyimli ustalarıyla Gaziantep baklavasını global pazarda güçlü bir marka haline getirmeyi hedefliyor. Firma, Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Asya pazarlarında artan talep sayesinde ihracat hacmini her yıl istikrarlı şekilde büyütüyor. Behzat Bozkurt açıklamasında, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve marka bilinirliğini daha da arttırarak baklavalarını bir dünya markası yapmayı planladıklarını belirterek, "Bizim için her baklava, müşterimize verdiğimiz bir sözdür. Bu yüzden üretimde kaliteyi, dürüstlüğü ve standardizasyonu her zaman ön planda tuttuk. Müşterilerimizin beklentisini aşan ürünler sunarak dünya pazarında güvenilir bir marka haline geldik" diye konuştu. Bozkurt, baklavalarının bu başarısının hem Gaziantep ekonomisine hem de Türkiye’nin gıda ihracatına önemli katkı sağladığını vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder