Yerel Haberler
Gaziantep
GTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi 01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36:28 Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis, disiplin kurulu ve meslek komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tarımsal üretimde maliyet unsurları, son dönemdeki yağışların rekolteye etkileri ile üye talep ve önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, tarımsal üretimde yeni sezon öncesinde ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Harman sezonuna sayılı haftalar kala buğdayda güçlü bir üretim beklentisinin öne çıktığını belirten Tiryakioğlu, son dönemde gerçekleşen yağışların üretim açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade etti. 2026 su yılının ilk yarısına ilişkin yağış verilerini paylaşan Tiryakioğlu, Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gaziantep özelinde ise Ocak ayında metrekareye 155 kilogram, Şubat ayında 189 kilogram, Mart ayında 178 kilogram ve Nisan ayında 117 kilogram yağış kaydedildiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu verilerin rekolte açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Küresel gelişmelerin tarım piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tiryakioğlu, özellikle bölgesel gelişmelerin emtia piyasalarında yeni dengeler oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin üretim gücü ve tecrübesiyle bu süreçte ortaya çıkan değişimleri doğru okuyarak, küresel ticarette konumunu daha da güçlendirebileceğini dile getirdi. Kurumsal çalışmalara da değinen Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti. Bu ödülün, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tescilleri sayesinde alındığını aktaran Tiryakioğlu, Türkiye’nin toplam 46 Avrupa Birliği tescilli ürünü bulunurken, Gaziantep’in 5 ürünle bu alanda öne çıkan şehirlerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, geçtiğimiz yıllarda hayata kazandırılan Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için ise fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Hububat Emtia Merkezi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarımsal ticaret yapısını daha sistemli ve rekabetçi bir zemine taşıyacak stratejik bir proje olduğunun altını çizen Akıncı, merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte hububat ticaretinin modern altyapılar, elektronik satış sistemleri ve entegre hizmetlerle tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Akıncı, söz konusu merkezin üretici, tüccar ve sanayiciyi aynı platformda buluşturarak ticaret süreçlerini kolaylaştıracağını, ürünlerin daha sağlıklı şartlarda işlem görmesine katkı sağlayacağını ve Gaziantep’in bölgesel ölçekte bir hububat ticaret merkezi olma potansiyelini güçlendireceğini dile getirdi. Toplantının devamında meclis üyeleri, gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, sektörlere yönelik görüş ve öneriler paylaşıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:05 Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.
Saraç ustası eyer dikerek ata mesleğini yaşatmaya çalışıyor
07 Ocak 2025 Salı - 10:30 Saraç ustası eyer dikerek ata mesleğini yaşatmaya çalışıyor Gaziantep’te yaşayan saraç ustası Hanifi Danaoğlu, unutulmaya yüz tutmuş ata mesleğini 81 ildeki müşterilerine eyer dikerek yaşatmaya çalışıyor. Unutulmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan mesleğini sürdürmeye çalışan 44 yaşındaki Hanifi Danaoğlu, dedesinden ve babasından öğrendiği eyer imalatını yapmaya devam ediyor. Gaziantep’in Nizip ilçesinde yıllar önce dedesine ait iş yerinde dedesinden ve babasından öğrendiği eyer yapımını 37 yıldır sürdüren Hanifi Danaoğlu, unutulmaya yüz tutan ata mesleğini el emeği göz nuruyla icra etmeye çalışıyor. Teknolojiye direnerek üretim yapmaya devam ediyorlar Atların daha çok tarım alanında kullanıldığı dönemlerde daha fazla değer gören eyercilik ve semercilik şimdilerde teknolojinin gelişmesi, atın tarımda değerini yitirmesi ve traktörlerin tarlalara girmesiyle terk ediliyor. Birçok eyer ve semer ustası, talebin düşük olması nedeniyle iş yerini kapatmak zorunda kaldı. Tüm olumsuzluklara rağmen dedesinden ve babasından öğrendiği mesleğe dört elle sarılan Hanifi Danaoğlu, köylerden ve 81 ilden gelen talepleri karşılamak için heyecanla çalışıyor. Heyecanını Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere hayvancılığın yaygın olduğu bölgelerden dolayı koruyan Hanifi Danaoğlu, ürettiği eyer ve semerleri Türkiye’nin 81 iline satarak para kazanmaya devam ediyor. “Mesleğimiz unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasına girdi” Eyer başta olmak üzere semer, hamut ve palan gibi saraç ürünlerinin yapımını henüz 7 yaşındayken öğrenmeye başladığını söyleyen Danaoğlu, Osmanlı döneminde önde gelen ve günümüzde ise yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden saraççılığın son demlerini yaşadığını belirtti. Mesleğe Gaziantep’in Nizip ilçesinde başladığını anlatan Danaoğlu, “Bu meslek dede ve baba mesleğidir. Bu mesleğe 7 yaşındayken başladım. O dönem hem okula giderdim hem de çalışırdım. Bu zamana kadar geldik. Allah’a şükürler olsun, bu meslek bizi aç ve açıkta koymadı. Fakat bizi iyi bir yerlere de getirmedi. Çünkü artık bu meslek unutulmaya yüz tutan meslek oldu, artık son demlerini yaşıyor. Zaten son nesilde benim ve benden sonra da bu mesleği devam ettirecek kimse yok. Durum böyle olunca da mesleğimiz unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasına girdi” dedi. Atların gündelik hayattaki önemini büyük ölçüde kaybetmesiyle birlikte her geçen gün ilginin azaldığı meslekte tek usta olduğunu ifade eden Danaoğlu, son zamanlarda cirit sporunun da yaygınlaşmasıyla birlikte yeniden atlara eyer yaparak mesleğini sürdürmeye çalıştığını belirtti. “Tarım ve hayvancılık azalınca bizim de işimiz azaldı” Tüm olumsuzluklara rağmen dedesinden ve babasından öğrendiği mesleğini sürdürdüğünü ifade eden Danaoğlu, “Ülkemizde hayvancılık ve çiftçilik bitme noktasına geldi. Üretim yok. Üretim olmayınca bu durum bize de yansıyor. Benim çocukluk dönemimde Nizip’te en az 20 tane esnaf vardı. Bu 20 esnafın yanında da en az 2-3 eleman çalışırdı. Fakat şu an Nizip’te 2 tane esnaf kaldı, yanlarında yetişen eleman da yok. Bu mesleğe ilk başladığım dönemlerde semer ve palan imalatı yapardık. Bu ürünler yük taşımak için kullanılırdı. Şu anda Türkiye’nin birçok ilinde at arabası yasaklandı. Haliyle bunun bize yansıması da büyük oldu. Köylerde tarla sürme traktöre döndü. Önceden tarlaları at ile sürerlerdi. Şu an ise binek ürünü yapıyoruz. Eskiden ihtiyaçtı. Çünkü her evde bir at veya merkep vardı. Şu an ise at ve merkebin yerini araba aldı. At ihtiyaçtan ziyade zevk için binilmeye başlandı” diye konuştu. (FA-SVY-Y)
Mide yanması şikayetiyle başvurdu, kalp krizi geçirdiği anlaşıldı
07 Ocak 2025 Salı - 09:49 Mide yanması şikayetiyle başvurdu, kalp krizi geçirdiği anlaşıldı Gaziantep Özel Anka Hastanesi’ne mide yanması ve karın ağrısı şikayetiyle başvuran hasta, doğru teşhis ve zamanında müdahaleyle yaşama tutundu. Mide yanması ve karın ağrısı şikayetiyle Gaziantep Özel Anka Hastanesi’ne başvuran 47 yaşındaki Mehmet Kaplan, Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Bilgen tarafından detaylı bir muayeneden geçirildi. Hastanın yapılan tetkikler sonucunda mide şikayeti olmadığı ancak kalp hastalığı belirtileri taşıdığı fark edildi. Bu şüphe üzerine Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Hayri Alıcı’ya yönlendirilen Kaplan’ın, yapılan detaylı incelemeler ve tetkikler sonucunda kalp krizi geçirdiği tespit edildi. Acilen anjiyoya alınan hastanın bir kalp damarının tamamen tıkalı olduğu belirlendi. Uygulanan başarılı operasyon sonucu damara iki stent yerleştirilen hasta hayata tutundu. Tedavi sonrası sağlığına kavuşan Mehmet Kaplan, başta Dr. Ali Bilgen ve Dr. Mehmet Hayri Alıcı olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti. “Kalp Hastalıkları Sinsi Belirtiler Gösterebilir” Konuyla ilgili açıklama yapan Dr. Ali Bilgen ve Dr. Mehmet Hayri Alıcı, kalp hastalıklarının bazen mide yanması ve karın ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirterek, detaylı hasta muayenesinin ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti. Özel ANKA Hastanesi uzman hekimleri, bu tür vakalarda hızlı ve doğru teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, benzer şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmasını tavsiye etti.
GAÜN paydaşlığında evlilik okulu protokolü imzalandı
06 Ocak 2025 Pazartesi - 16:23 GAÜN paydaşlığında evlilik okulu protokolü imzalandı Gaziantep’te ’Evlilik Okulu’ kurulması için protokol imzalandı. Gaziantep Valiliği koordinasyonunda, Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından Şahinbey ilçesinde ikamet eden ailelerin eğitim ve iletişim alanındaki farkındalığının artırılması amacıyla, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN), Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve İl Müftülüğü paydaş kurumlar iş birliğinde Gaziantep Evlilik Okulu kurulması için protokol imzalandı. Toplumun temel taşı olan aile kurumunu sağlam temeller üzerine inşa etmek, aile içi iletişimi güçlendirerek iç huzuru sürdürmek amacıyla hayata geçirilen “Evlilik Okulu Projesi” ile aile bütünlüğünün korunması hedeflenirken çeşitli nedenlerle aile çatışması içinde kalan bireylerin evliliklerini sarsılmadan sağlam tutulabilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, eğitim kurumlarının görevlendireceği uzmanlar tarafından danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilecektir. Ayrıca ailenin ihtiyaçlarının giderilmesi için çalışmalar yapılıp destek olunacak. İmza töreninde konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, “Bugün çok önemli ve her şeyin temeli olan bir protokol için bir aradayız. Binlerce yıllık tarihimize baktığınızda aile üzerine bina edilmiş bir milletiz. Devlet ve millet yapımız da bize ait örf, adet, gelenekler ve tüm güzellikler aslında aile birliği üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla Evlilik Okulu Projesi ile aileler ne kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu inşa edilirse, bu müesseseye ne kadar çok sahip çıkılırsa, toplumumuzun da o kadar sağlıklı olacağına inanıyoruz” dedi. Vali Çeber, “Bu proje yıllardır devam eden ve bu kadar çok paydaşı da bir araya getiren bir proje. Sağlam temeller üzerine inşa edilen aileler olduğu müddetçe burada gördüğünüz kurumlarımızın bugün sorun diye uğraştığı birçok mesele ile uğraşmak zorunda kalmayacak. Bunun içinde en sağlıklı şekilde aile birliğini oluşturmak için destek vermemiz gerekiyor. Evlilik oranlarının biraz düştüğü, evliliğe ilişkin yaş ilerlemelerinin olduğu ve maalesef boşanmaların da biraz arttığı bugünlerde sağlıklı aileler ve evlilik okuluyla kurulacak sağlıklı yuvalar olacak inşallah” ifadelerini kullandı. Böyle önemli bir protokolün imza töreninde yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise, "Aile, toplumun en temel yapı taşıdır ve sağlam temeller üzerine kurulduğunda huzurlu bir toplumun inşa edilmesi mümkün olur. Bu anlamlı protokole imza atmak, üniversitemiz adına benim için büyük bir onurdur. Bu projede emeği geçen Valimize, Belediye Başkanımıza ve katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Gaziantep Valiliği’nde düzenlenen protokol imza törenine Gaziantep Valisi Kemal Çeber, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahini İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar, İl Milli Eğitim Müdürü Erdal Kılınç ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek katıldı.
GİBTÜ’den uluslararası çalıştay
06 Ocak 2025 Pazartesi - 15:48 GİBTÜ’den uluslararası çalıştay Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, ev sahipliği yaptığı uluslararası sempozyum, konferans ve çalıştayların sayısını her geçen gün arttırmaya devam ediyor. GİBTÜ son olarak "Tıp Eğitiminde ve Uygulamalarında İslami Etik Değerlerin Entegre Edilmesi" başlıklı çalıştaya ev sahipliği yaparak uluslararası alanda görünürlüğünü arttırdı. GİBTÜ yenilenen vizyonu ve yeni hedefleri doğrultusunda uluslararası alanda önemli bir ivme yakaladı. Son yıllarda bir çok uluslararası sempozyum, konferans ve çalıştaya ev sahipliği yapan üniversite uluslararasılaşma hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. GİBTÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenen "Tıp Eğitiminde ve Uygulamalarında İslamî Etik Değerlerin Entegre Edilmesi" başlıklı çalıştay, King Abdullah ibn Abdulaziz Üniversitesi’nden gelen ve aynı zamanda Harvard Üniversitesi mezunu olan Prof. Dr. Omar Hasan Kasule tarafından yönetildi. Prof. Dr. Kasule, halk sağlığı alanında Harvard Üniversitesi’nde epidemiyoloji doktorası da dahil olmak üzere lisansüstü eğitim almış, etik ve halk sağlığı konusunda dünya çapında tanınan bir isimdir. Etkinlikte, tıp eğitimine etik, manevi ve toplumsal değerlerin nasıl entegre edilebileceği detaylı şekilde ele alındı. Prof. Dr. Kasule, bu değerlerin tıp müfredatına dahil edilmesinin hasta merkezli yaklaşımları güçlendireceğini, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıracağını ve akademik standartlara katkı sağlayacağını vurguladı. Çalıştayda, ’Tıp eğitimi ve uygulamalarına İslamî etik değerler nasıl entegre edilebilir? Manevi ve etik yaklaşımlar, hasta ve toplum ilişkilerini nasıl güçlendirebilir?’ gibi sorulara cevaplar arandı. Çalıştaya, GİBTÜ Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinin yanı sıra Gaziantep Üniversitesi’nden akademisyenler de katılım sağladı.
Gaziantep müzeleri 2024 yılında 952 bin ziyaretçi ağırladı
06 Ocak 2025 Pazartesi - 14:54 Gaziantep müzeleri 2024 yılında 952 bin ziyaretçi ağırladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı müzeler, 2024 yılında ziyaretçi akınına uğradı. Müzeler, bir yıl boyunca 952 bin 298 yerli ve yabancı ziyaretçi ağırladı. Şehrin kültürü ile tarihini içinde barındırarak en iyi anlatan ve dünyaya bir tünel açan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi müzeleri, “Yaşayan Müze” ve “Çağdaş Müzecilik” kavramlarını benimseyerek hizmet veriyor. 2024 yılında en çok 25 Aralık Panorama Müzesi ziyaret edildi 2024 yılında ise en çok ziyaret edilen müze Panorama 25 Aralık Müzesi oldu. Kahramanlık destanı olan Antep Savunması’nı tüm gerçekliğiyle ortaya koyan müze geçtiğimiz yıl 320 bin 959 ziyaretçiyi ağırladı. Son 10 yılda 8 milyon ziyaretçi Yaptığı yeniliklerle ziyaretçilere farklı deneyimler sunan Gaziantep Büyükşehir müzeleri çalışmalarına devam ederken son 10 yılda 8 milyon 186 bin 555 ziyaretçi sayısına ulaştı. Antep Savunması’nın en önemli mevkii olan Çınarlı Cephesi’nde inşa edilen Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Şehitler Abidesi ve Şehitlik, 25 Aralık 2023 tarihinde Antep Savunması Şehitliği ve Saygı Müzesi adıyla müze statüsüne çevrilirken burayı 2024 yılında 27 bin 768 kişi ziyaret etti. Projelerle müze deneyiminde farklılık oluşturuldu Müze deneyiminde farklılık oluşturması amacıyla 2024 yılında da Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından 2019 yılında başlayan “Yaşayan Müze Etkinlikleri” ile “Müzelerimi Geziyorum Projesi” devam etti. Yaşayan Müze Etkinlikleri kapsamında müzelerin temalarına göre hazırlanan 10 farklı atölyede çocuklar ve büyükler farklı deneyimler elde etti. Müzelerimi Geziyorum Projesi ile de il, ilçe ve köy okullarında okuyan, sosyal ve ekonomik durumu kısıtlı 7-18 yaş arası öğrencilere tarih ve kültür bilincini aşılamak, tarihini bilen fertler olarak yetişmelerine de katkı sağlamak amacıyla geziler düzenlendi. 2024 yılında 19 bin 210 öğrenci projeye katılırken 2019 yılından bugüne kadar 110 bin 590 öğrenci projeden yararlandı.
Şahinbey’den “bebek bezi’ projesi
06 Ocak 2025 Pazartesi - 14:34 Şahinbey’den “bebek bezi’ projesi Şahinbey Belediyesi, ilçede ikamet eden ailelere ikiden sonra doğacak her bebek için bir yıl boyunca bebek bezi desteği sağlayacak. Şahinbey Belediyesi, 15 yıldır sürdürdüğü “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında, ailelerin bebek bakımı konusundaki ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Proje kapsamında belediye ekipleri, yeni doğan bebekleri ziyaret ederek ebe ve sağlık müdürlüğü iş birliğiyle ailelere aşı, emzirme ve diğer sağlık konularında bilgi verirken, annelere ve bebeklere hediyeler sunuyor. Bebek bezi projesi hayata geçti Bugüne kadar 186 bin bebeği ziyaret eden belediye, ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bugün itibarıyla yeni bir sosyal destek projesinin başladığını duyurdu. Bu proje kapsamında, ilçede ikamet eden ailelere ikiden sonra doğacak her bebek için bir yıl boyunca bebek bezi desteği sağlanacak. Şahinbey Belediyesi bir yıl boyunca bebek bezi masraflarını karşılayacak. Belediyeye başvuran aileler, 12 ay boyunca bu destekten faydalanabilecek. “Şu ana kadar 186 bin bebeği ziyaret ettik” 15 yıldır yeni doğan bebekleri ziyaret ettiklerini söyleyen Tahmazoğlu, “Biz Şahinbey Belediyesi olarak sağlıklı bir toplum oluşması için 15 yıldan beri uyguladığımız ’Hoş Geldin Bebek’ projemiz var. Bununla aileleri ziyaret ederek onlara bebeğin aşıları, emzirme, diğer konularda sağlık müdürlüğüyle yaptığımız iş birliği neticesi ebemiz bilgi veriyor. Biz de Şahinbey Belediyesi olarak annelerimize, çocuklarımıza hediyeler getiriyoruz. Şu ana kadar 186 bin bebeği ziyaret ettik” dedi. “Çocuk sayesini teşvik etmek ve ailelerin yükünü hafifletmek için projeyi hayata geçirdik" Aile bütçesine katkıda bulunmayı ve çocuk sayısını teşvik etmeyi amaçlayan bu uygulamanın detaylarını anlatan Tahmazoğlu, “Bugün itibariyle başladığımız yeni bir projeden bahsetmek istiyorum. Hem çocuk sayesini teşvik etmek, hem ailelerin bu konudaki yükünü hafifletmek adına, ikiden sonraki doğan her çocuk için Şahinbey Belediyesi olarak bir yıl boyunca, çocuğun bebek bezini biz karşılayacağız. Böylelikle aile bütçesine destek olmuş olacağız. Bu uygulamamız çocuk eğer ikiz veya üçüzse ilk çocuktan itibaren başlayacak. Hemen desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız şu, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi üçten az çocuk sayısı olunca Türkiye’nin nüfusu azalıyor ve yaşlanmaya başlıyor. Şu anda da ortalamaya baktığımızda 1.6’ya düşmüş durumda. Hem çocuk sayesini teşvik etmek, hem de ailelerin bu konudaki yükünü hafifletmek adına böyle bir uygulamaya başladık. Aileler bize başvurduğu takdirde 12 ay boyunca çocuk bezini Şahinbey Belediyesi olarak biz karşılayacağız” şeklinde konuştu. “Bu proje gerçekten de çok mükemmel” Bez yardımından yararlanacak baba Kazım Çapan, “Bu proje gerçekten de çok mükemmel. Allah razı olsun başkanımızdan da. Yani şu an Türkiye genelinde bakılırsa böyle bir proje gerçekten de Gaziantep’te ilk ve tek bir projedir. Kendilerine çok teşekkür ederiz” diye konuştu.