Yerel Haberler
Gaziantep
Mide kanaması geçiren gazinin iğne yapılarak evine gönderildiği iddia edildi
13 Ocak 2026 Salı - 12:20 Mide kanaması geçiren gazinin iğne yapılarak evine gönderildiği iddia edildi Mide rahatsızlığı şikayetiyle Gaziantep’te Özel Düztepe Yaşam Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran Gazi Abdullah Çelik’in iğne yapılarak taburcu edildiği ileri sürüldü. Eve gönderilen Çelik, şikayetlerinin artması üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Gazinin burada yapılan tetkiklerinde mide kanaması geçirdiği öğrenildi. İddiaya göre, 7 Ocak tarihinde kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetleriyle Özel Düztepe Yaşam Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran Abdullah Çelik’e, doktor tarafından "zehirlenme olabilir" denilmesine rağmen herhangi bir kan tahlili veya kapsamlı tetkik yapılmadı. Hastaya yalnızca kusmayı durdurmaya yönelik bir iğne yapıldığı ve şahsın mide bulantısını azaltacak ilaçlar yazılarak taburcu edildiği öne sürüldü. Hasta yakınları, acil serviste kısa süre beklemelerine rağmen kusmanın devam ettiğini tekrar doktora bildirdiklerini, buna rağmen yeni bir müdahale yapılmadığını iddia etti. Eve döndükten sonra da şikayetlerin sürdüğü, ertesi gün hastanın fenalaşması üzerine ambulansla Gaziantep Şehir Hastanesi’ne götürüldüğü belirtildi. Şehir Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda Abdullah Çelik’e mide kanaması teşhisi konulduğu ve gerekli tedavinin başlatıldığı ifade edildi. Abdullah Çelik’in yakınları, ilk başvurdukları hastanede zamanında ve yeterli müdahale yapılmaması nedeniyle hastanın durumunun ağırlaştığını savunarak, durumu hastane yönetimine iletmek istediklerini ancak başhekimliğe ulaşamadıklarını, kendilerine yalnızca ertesi güne randevu teklif edildiğini dile getirdi. Yaşananlar nedeniyle mağdur olduklarını belirten aile, yetkililerden gerekli denetimlerin yapılmasını istedi. "Babamın mide kanaması geçirdiğini şehir hastanesinde öğrendik" Babasına mide kanaması geçirmesine rağmen iğne yapılarak gönderildiğini öne süren Celal Çelik, "7 Ocak Çarşamba günü babam, eşim tarafından Düztepe Yaşam Hastanesi’ne götürüldü. Doktora mide bulantısı ve kusma şikayetlerini ilettiler. Ancak hiçbir kan tahlili ya da gözetim olmadan sadece mideyi rahatlatacak bir iğne yapıldı. Kusma devam etmesine rağmen ‘biraz daha bekleyin’ denildi ve ardından taburcu edildi. Ertesi gün babam fenalaştı. Ambulansla Şehir Hastanesi’ne götürdük ve orada mide kanaması geçirdiğini öğrendik. Tedavisi yapıldı, çok şükür şu an taburcu olma ihtimali var. Şehir Hastanesi’nde doktorundan temizlik personeline kadar herkes çok ilgiliydi, kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. "Hiçbir şekilde tahlil yapılmadı" Hastanede herhangi bir tetkik yapılmadığını savunan Çelik, "Hastanede hiçbir şekilde tahlil yapılmadı. Bunu belgelemek için e-Nabız üzerinden resmi kayıtlara da baktım. Yapılan işlemler orada net şekilde görülüyor" ifadelerini kullandı. "Biraz daha geç kalınsaydı ölümle sonuçlanabilirdi" Yaşanan ihmalin daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Celal Çelik, "bu durum ilk olmadı. Çünkü bundan iki ay önce de benzeri bir durumu yaşadık. Yine ailemden olmak üzere yengem apandisitten dolayı rahatsızlanmıştı. O an hemen ’acil ameliyat’ dediler ama ben o an yengemin ameliyatlık bir durumunu görmedim. Ben doktor değilim ama az çok biliyoruz yani. Yani o an hemen yine şehir hastanesine götürdüm. Oradaki doktor ise bana ’ameliyatlık bir durum ama şu an acil ameliyat olacak bir durum değil’ dedi. O an yengeme bir serum yaptılar. Yengem rahatladı. 20 gün sonra da gitti ameliyatın oldu. Özel Düztepe Yaşam Hastanesi’nden şikayetçiyim ve bu şikayetimin arkasında duracağım" diye konuştu.
Prof. Dr. Şirikçi: "İnme, erken müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor"
13 Ocak 2026 Salı - 10:20 Prof. Dr. Şirikçi: "İnme, erken müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, girişimsel radyoloji alanındaki ileri tedavi ve inme hastalıkları hakkında bilgi verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, inmenin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olduğunu belirterek, erken ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Zaman beyindir" İnmenin, beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şirikçi, "İnme tedavisinde en önemli faktör zamandır. Dakikalar içinde yapılan doğru girişimsel müdahaleler, hastanın hayatını ve yaşam kalitesini tamamen değiştirebilir" dedi. Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde uygulanan mekanik trombektomi gibi ileri girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde, tıkalı beyin damarlarının ameliyata gerek kalmadan açılabildiğini belirten Prof. Dr. Şirikçi, "Girişimsel radyoloji yöntemleriyle kasıktan veya el bileğinden girilerek tıkalı damarlar kısa sürede açılabiliyor. Bu sayede felç riski büyük oranda azaltılıyor ve hastalar çok daha hızlı iyileşme sürecine giriyor" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında İnme riskinin; yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara kullanımı ve ileri yaş ile arttığını söyleyen Prof. Dr. Şirikçi, ani konuşma bozukluğu, yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler görüldüğünde derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme şüphesi olan hastaların vakit kaybetmeden donanımlı merkezlere başvurması büyük önem taşıyor. İnme geliştiğinde, tedavinin etkinliği ve kalıcı hasarın önlenmesi açısından ilk 4-6 saat içinde yapılan müdahale hayati öneme sahiptir. Hastanemizde 7/24 hazır bulunan ekip ve ileri görüntüleme sistemleri sayesinde, hastalarımıza en hızlı ve en doğru tedaviyi sunmayı hedefliyoruz. Erken müdahale ile birçok hastamız günlük yaşamına bağımsız bir şekilde geri dönebiliyor" diye konuştu.
GİBTÜ öğrencilerinden görme engelli annelere özel proje
13 Ocak 2026 Salı - 10:05 GİBTÜ öğrencilerinden görme engelli annelere özel proje Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Ebelik Bölümü öğrencileri, "Ebelikte İnovasyon" dersi kapsamında topluma fayda sağlamayı amaçlayan projeler geliştirdi. GİBTÜ Ebelik Bölümü öğrencileri, "Ebelikte İnovasyon" dersi kapsamında geliştirdikleri projelerle yatırımcılardan destek bekliyor. Öğrencilerin hazırladığı projelerden biri, görme engelli anneler için sensörlü bebek arabası oldu. Bu projeyle, görme engelli annelerin daha güvenli ve bağımsız bir şekilde hareket edebilmesi hedefleniyor. Sensör sistemi sayesinde bebek arabasının önüne engel çıktığında kullanıcı uyarılıyor. Bir diğer proje ise ambulans geldiğinde otomatik olarak açılan kapı sistemi oldu. Bu sistemle ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşması amaçlanıyor. Ambulans kapının önüne geldiğinde sistem tarafından algılanıyor ve kapı otomatik olarak açılıyor. Öğrenciler, geliştirdikleri projelerle hem sağlık alanında yenilikçi çözümler üretmek hem de topluma doğrudan fayda sağlamak istediklerini ifade etti. Dersin sorumlusu Dr. Öğr. Betül Kaplan, "Bu projeler öğrencilerimizin gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde sahada tespit ettikleri ihtiyaçlardan doğmuştur. Öğrencilerimizin geliştirdiği projeler, özellikle doğum anında ve sonrasında hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmayı ve sunulan hizmetin kalitesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bu çalışmalar, ebelik mesleğinin yalnızca bakım verici bir rol üstlenmediğini, aynı zamanda fikir üreten, geliştiren ve yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyan bir meslek olduğunu da göstermektedir" dedi. "Görme engelli annelerin hayata daha güçlü şekilde karışmasını sağlamak" Görme engelli anneler için sensörlü bebek arabası projesi yapan öğrenci Eda Nur Kılınç, "Projeye yaklaşık üç ay önce başladık. Yazılımcı arkadaşlarımla birlikte çalıştım. İlham kaynağım ise kliniklerde ve sahada karşılaştığımız, görme engelli annelerin bağımsız hareket edememesi, toplumsal eşitlikten uzak kalması ve özgürlüklerini yeterince yaşayamadıkları durumlar oldu. Amacım, onların da topluma daha aktif şekilde katılmalarını sağlamak, geri planda kalmamalarına katkı sunmak ve özgürlüklerini elde etmelerine yardımcı olmaktı. Biz ebeler yalnızca klinikte değil, toplumda insanların yaşadığı sorunlara da çözüm üretmek istiyoruz. Çıkış noktam da buydu. Engellerin bağımsızlığa engel olmadığını hatırlatmak ve görme engelli annelerin hayata daha güçlü şekilde karışmasını sağlamak istedim. Bu amaçla, görme engelli anneler için sensörlü, akıllı bir bebek arabası tasarladım. Arabanın ön kısmına iki adet sensör yerleştirdim. Ana karta yazılım yüklendi. Önüne bir engel çıktığında, açma-kapama tuşu aracılığıyla sensörlü uyarı sistemi devreye giriyor ve kullanıcıyı bilgilendiriyor" şeklinde konuştu. "Ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşmasını sağlamak ve zamandan tasarruf edilmesi" Diğer proje sahibi Ece Parlak ise, "Benim projem ambulansların otomatik kapı girişlerinde yaşadığı zaman kaybını ortadan kaldırmaya yöneliktir. Amacım, ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşmasını sağlamak ve zamandan tasarruf edilmesidir. Bu kapsamda bir uzaktan kumanda sistemi geliştirdim. RFID teknolojisinden yararlandım. Bu sistem, radyo frekansı ile çalışan bir altyapıya sahiptir. RFID bantları hem ambulanslara hem de otomatik kapı girişlerine yerleştirildi ve tanımlandı. Ambulans otomatik kapının önüne geldiğinde sistem tarafından tanındığı anda kapı otomatik olarak açılmaktadır" diye konuştu.
Coğrafi işarette Gaziantep ilk sırada
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:17 Coğrafi işarette Gaziantep ilk sırada Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla coğrafi işaretli ürün sayısının bin 806’ya ulaştığını, Gaziantep’in ise 107 coğrafi işaretli ürünüyle bu alanda Türkiye genelinde ilk sıradaki yerini güçlendirerek sürdürdüğünü açıkladı. Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca ekonomik bir değer taşımadığını, aynı zamanda yüzyıllar boyunca süzülerek günümüze ulaşan üretim kültürünün ve yerel hafızanın en somut göstergeleri olduğunu vurgulayan Akıncı, Gaziantep’in bu alandaki öncülüğünün hem bölgesel kalkınmaya hem de kültürel sürdürülebilirliğe güçlü katkılar sunduğunu söyledi. Gaziantep’in, tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktasında yer alan bir şehir olarak mutfağıyla, tarımıyla ve üretim geleneğiyle Anadolu’nun en zengin kültürel miraslarından birine ev sahipliği yaptığını belirten Akıncı, "Coğrafi işaretli ürünlerimiz; bu toprakların iklimini, emeğini, bilgisini ve ustalığını yansıtan paha biçilmez değerlerdir. Gaziantep olarak yalnızca üretmiyor, aynı zamanda bu mirası koruyor ve geleceğe taşıyoruz. 107 coğrafi işaretli ürünle Türkiye’de ilk sırada yer almamız, bu bilinçli yaklaşımın en somut sonucudur" dedi. Gaziantep Ticaret Borsası’nın coğrafi işaretler konusundaki çalışmalarına özel bir parantez açan Akıncı, bugüne kadar kentin 24 coğrafi işaretli ürününün tescilini GTB olarak gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Akıncı, "Bulunduğu şehir adına en fazla coğrafi işaret tescili alan kurumlar arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Bu, sadece bir sayı değil; üreticiye sahip çıkmanın, geleneksel yöntemleri korumanın ve yerel değeri markaya dönüştürmenin ifadesidir. 2026 yılında da hem Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde hem de Avrupa Birliği sürecinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Gaziantep’in ab tescilli lezzetleri artıyor Gaziantep’in coğrafi işaret alanındaki başarısının Avrupa Birliği tescilleriyle uluslararası boyuta taşındığını vurgulayan Akıncı, Gaziantep Baklavası, Araban Sarımsağı ve Menengiç Kahvesi’nin AB tarafından tescil edildiğini, GTB öncülüğünde Antep Fıstık Ezmesi ve Antep Lahmacunu’nun da AB tescili aldığını söyledi. Akıncı ayrıca, Antep Muskası ve Antep Bulguru için başvuru süreçlerinin devam ettiğini ifade etti. Bu ürünlerin yalnızca Gaziantep mutfağının değil, Türk gastronomisinin de dünya vitrinindeki temsilcileri olduğunu aktaran Akıncı, "Gaziantep mutfağı; tarih, coğrafya ve emeğin birleştiği çok katmanlı bir kültürdür. AB tescilleri, bu zenginliğin uluslararası alanda da kabul gördüğünün açık göstergesidir" dedi. Türkiye’de coğrafi işaretlerin tablosu Türkiye genelinde 2025 yılı itibarıyla coğrafi işaretli ürün sayısının bin 806’ya ulaştığını belirten Akıncı, iller bazındaki dağılıma da dikkat çekti. Gaziantep’in 107 ürünle ilk sırada yer aldığını aktaran Akıncı, "Gaziantep’i 88 ürünle Konya, 61 ürünle Erzurum ve 59 ürünle Diyarbakır takip ediyor. Anadolu’nun dört bir yanında tescillenen bu ürünler, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini ve üretim zenginliğini ortaya koyan canlı bir harita niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı. Coğrafi işaretlerin üreticinin emeğini koruyan ve yerel markaların değerini artıran önemli bir araç olduğunun altını çizen Akıncı, bu sistemin aynı zamanda kaliteyi ve özgünlüğü garanti altına aldığını söyledi. Akıncı, "Coğrafi işaretler; kırsal kalkınmadan ihracata, gastronomi turizminden istihdama kadar geniş bir alanda katma değer üretmektedir. Gaziantep olarak biz, bu alanda sadece lider değil, aynı zamanda örnek bir model olmayı sürdürüyoruz" diyerek açıklamasını tamamladı.
Gaziantep’te bin 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi, iş yeri kapatıldı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:27 Gaziantep’te bin 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi, iş yeri kapatıldı Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ruhsatsız işletmede ele geçirdiği bin 300 kilo sağlıksız sakatatı imha ederek, işletmeyi kapattı. Merdiven altı üretim yaptığı belirlenen iş yerindeki denetimlerde hijyen kuralları ve insan sağlığının hiçe sayıldığı anlar ise dikkat çekti. Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği denetimlerde, halk sağlığını hiçe sayan bir işletme daha ortaya çıkarıldı. Malazgirt Mahallesi’nde merdiven altı üretim yaptığı tespit edilen bir işletmede bin 300 kilogram bağırsak, işkembe, sakatat ve iç yağa el konuldu. Ruhsatsız çalışan iş yeri kapatılırken, 264 bin TL de ceza uygulandı. Hijyen kuralları ve insan sağlığı hiçe sayıldı Denetimler sırasında işletmenin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği, üretim ve çalışma ortamının son derece kirli olduğu, iş yeri genelinde yoğun şekilde fare bulunduğu, insan gıdası olarak tüketilmemesi gereken ürünlerin depolandığı tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan kontroller sonucunda, halk sağlığı açısından büyük risk taşıyan bin 300 kilogram ürüne imha edilmek üzere el konuldu. İşletme mühürlendi, ağır ceza uygulandı Mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösterdiği belirlenen işletme, Şahinbey Belediyesi ekipleri tarafından mühürlenerek kapatıldı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, onaysız ve izinsiz üretim yaptığı gerekçesiyle işletmeye 264 bin 309 TL idari para cezası uygulandı. Denetimler aralıksız sürecek Yetkililer, gıda güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların sağlıklı ürünlere ulaşabilmesi için denetimlerin artarak devam edeceğini vurgularken, vatandaşlardan şüpheli gördükleri durumları ilgili birimlere bildirmeleri çağrısında bulundu. "Vatandaşımızın sağlığı kırmızı çizgimizdir" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşın sağlığı ile oynamaya kalkanlara asla müsaade etmeyeceklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Halk sağlığını tehdit eden, hijyen kurallarını hiçe sayan ve merdiven altı üretim yapan hiçbir işletmeye asla müsamaha göstermiyoruz. Zabıta ekiplerimiz ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Kimsenin insan sağlığı üzerinden kazanç elde etmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te bin 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi, iş yeri kapatıldı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:16 Gaziantep’te bin 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi, iş yeri kapatıldı Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ruhsatsız işletmede ele geçirdiği bin 300 kilo sağlıksız sakatatı imha ederek, işletmeyi kapattı. Merdiven altı üretim yaptığı belirlenen iş yerindeki denetimlerde hijyen kuralları ve insan sağlığının hiçe sayıldığı anlar ise dikkat çekti. Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği denetimlerde, halk sağlığını hiçe sayan bir işletme daha ortaya çıkarıldı. Malazgirt Mahallesi’nde merdiven altı üretim yaptığı tespit edilen bir işletmede bin 300 kilogram bağırsak, işkembe, sakatat ve iç yağa el konuldu. Ruhsatsız çalışan iş yeri kapatılırken, 264 bin TL de ceza uygulandı. Hijyen kuralları ve insan sağlığı hiçe sayıldı Denetimler sırasında işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği, üretim ve çalışma ortamının son derece kirli olduğu, iş yeri genelinde yoğun şekilde fare bulunduğu, İnsan gıdası olarak tüketilmemesi gereken ürünlerin depolandığı tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan kontroller sonucunda, halk sağlığı açısından büyük risk taşıyan bin 300 kilogram ürüne imha edilmek üzere el konuldu. İşletme mühürlendi, ağır ceza uygulandı Mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösterdiği belirlenen işletme, Şahinbey Belediyesi ekipleri tarafından mühürlenerek kapatıldı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, onaysız ve izinsiz üretim yaptığı gerekçesiyle işletmeye 264 bin 309 TL idari para cezası uygulandı. Denetimler aralıksız sürecek Yetkililer, gıda güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların sağlıklı ürünlere ulaşabilmesi için denetimlerin artarak devam edeceğini vurgularken, vatandaşlardan şüpheli gördükleri durumları ilgili birimlere bildirmeleri çağrısında bulundu. "Vatandaşımızın sağlığı kırmızı çizgimizdir" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşın sağlığı ile oynamaya kalkanlara asla müsaade etmeyeceklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Halk sağlığını tehdit eden, hijyen kurallarını hiçe sayan ve merdiven altı üretim yapan hiçbir işletmeye asla müsamaha göstermiyoruz. Zabıta ekiplerimiz ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Kimsenin insan sağlığı üzerinden kazanç elde etmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.