Yerel Haberler
Gaziantep
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52 Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Uzman Dr. Karakan: “Çocuklarda ve 65 yaş üstünde zatürreden ölüm riski daha yüksek”
12 Kasım 2024 Salı - 10:00 Uzman Dr. Karakan: “Çocuklarda ve 65 yaş üstünde zatürreden ölüm riski daha yüksek” Dünyada zatürrenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, “Zatürre bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan bir akciğer iltihabıdır. Çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik hastalığı (diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, akciğer hastalıkları vb.) olanlarda, sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve hastalık durumlarında daha sık görülüp, daha ağır seyredebilir” dedi. Liv Hospital Gaziantep Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Karakan, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü dolayısıyla uyarılarda bulundu. Dünyada zatürrenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Yeliz Karakan, zatürrenin çocuk ve erişkinde en sık ve ölüme neden olan enfeksiyon hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Zatürrenin kısaca tanımını yapan Uzm. Dr. Karakan, “Zatürre bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan bir akciğer iltihabıdır. Çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik hastalığı (diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, akciğer hastalıkları vb.) olanlarda, sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve hastalık durumlarında daha sık görülüp, daha ağır seyredebilir” ifadelerini kullandı. “Öksürük ve göğüs ağrısı görülebilir” Hastalığın belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Karakan, “En sık rastlanan belirtiler öksürük, balgam, ateş, göğüs ağrısı olup ilerlediğinde nefes darlığıdır. Üşüme, titreme, 39- 40 C’ye varan yüksek ateş, öksürük, kirli, iltihaplı (yeşil, sarı, pas rengi) balgam çıkarma olabilir. Bazı zatürre türlerinde ise sinsi başlangıç olur. Birkaç gün devam eden iştahsızlık, halsizlik, eklem ve kas ağrılarını takip eden kuru öksürük, ateş yükselmesi, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler olabilir” şeklinde konuştu. “Fiziki muayene ile tanı konulabilir” Zatürrenin erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanmasının öneminden bahseden Uzm. Dr. Karakan, “Teşhiste, fiziki muayene, laboratuvar testleri ve akciğer görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tedavi ise hastanın durumuna göre ayaktan veya yatarak planlanabilir. Antibiyotikler, ağrı kesici ve ateş düşürücüler, oksijen ve sıvı destek tedavisi verilebilir” ifadelerini yer verdi. “Tedavi ihmal edilmemeli” Tedavinin zamanında başlanmasının büyük önem arz ettiğini dile getiren Uzm. Dr. Karakan, “Bununla birlikte hastalıktan korunmak esas olmalıdır. Zatürreden korunmak için zatürre (pnömokok), grip (influenza) aşıları, sigara ve alkolden uzak durmak, yeterli ve dengeli beslenmek, el hijyeni, iyi havalandırma ve riskli bireylerin maske kullanımı önem taşımaktadır” diyerek sözlerini noktaladı.
Şehitkamil’den çocuklara tiyatro şenliği
12 Kasım 2024 Salı - 09:56 Şehitkamil’den çocuklara tiyatro şenliği Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın çocuklara yönelik başlattığı 1. Çocuk Tiyatrosu Günleri ile tiyatro şöleni yaşandı. 5 gün süren organizasyonla ilçe genelinde 5 bin çocuk tiyatro ile tanışarak, unutulmaz bir deneyim yaşadı. Başkan Umut Yılmaz, Şehitkamil’de her çocuğu geleceğe eşit şartlarda hazırlamak istediklerini belirterek, bu tür projelerin artarak devam edeceğini müjdeledi. Şehitkamil Belediyesi tarafından bu yıl ilk defa düzenlenen 1. Çocuk Tiyatrosu Günleri ile çocuklar doyasıya eğlendi. 05-09 Kasım 2024 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonla çocuklar tiyatro ile tanışmış oldu. Çocuklarda özgüveni artırmak, sanatla tanışmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen organizasyonla çocuklar keyif dolu 5 gün geçirdi. 5 günde 3 oyun sahnelendi 05 Kasım Salı günü Ozan Kalkan’ın yönettiği Peter Pan Çocuk Oyunu 05 Kasım Salı günü başlayan tiyatro şöleni, Erkan Uyanıksoy’un yazıp yönettiği Tebeşir Ağacı ve Ali Meriç’in yazıp yönettiği Şifreli Köpek oyunu ile devam etti. 5 bin çocuk tiyatro izledi 5 gün süren 1. Çocuk Tiyatrosu Günleri’nde oyunlar Türkiye’nin sayılı kültür-sanat merkezlerinden biri olan Devlet Tiyatrosu Şehitkamil Sahnesi’nde oynandı. Birbirinden özel anlara sahne olan tiyatro şenliğine ilçe genelinde 5 bin çocuk faydalandı. Çocuklara yönelik projeler devam edecek Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, 1. Çocuk Tiyatrosu Günleri’nde çocukların mutluluğuna şahit olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Çocukların her zaman için öncelikleri olduğunu anlatan Yılmaz, “Çocuklarımız önceliğimiz. Onların mutluluğu bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Ne kadar yerinde bir etkinlik düzenlediğimiz de çocuklarımızın gülen yüzlerinde saklı. Bu bizi de çok mutlu ediyor. Çocuklarımız için çok fazla etkinlik düzenledik. Elbette bu da sonuncusu değil. Projelerimiz devam edecek. Şehitkamil’imizde her çocuk mutlu hissedecek ve geleceğe daha huzurlu bakacak” dedi.
Şahinbey Belediyesi Çocuk Şenliği kapılarını açtı
11 Kasım 2024 Pazartesi - 17:15 Şahinbey Belediyesi Çocuk Şenliği kapılarını açtı Şahinbey Belediyesi 11-15 Kasım tarihleri arasında ara tatilde çocuklar ve aileleri için müzikal, sinema, eğlence ve illüzyon gösterisi gibi birbirinden eğlenceli etkinlikleri içeren çocuk şenliği Rafadan Tayfa müzikali ile başladı. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Çocuk Şenliği 11 Kasım günü saat 09.00’da kapılarını açtı. 11-15 Kasım tarihleri arasında 09.00 ve 19.00 saatleri arasında düzenlenecek etkinliklerde il günün gösterisi Rafadan Tayfa Teknolojik Tayfa müzikali oldu. 12 Kasım Salı günü ise 14:00 ve 17:30’da Sermet Erkin ile İllüzyon Gösterisi çocuklara ve yetişkinlere unutulmaz anlar yaşatacak. “Dolu dolu bir tatil geçirecekler” Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde 11-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Çocuk Şenliği ile ilgili açıklamada bulunan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “Çocuklarımızın ara tatili başladı. Şahinbey Belediyesi olarak çocuklarımızın tatilini, güzel geçirmeleri için 5 gün boyunca etkinlikler hazırladık. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezimizde çocuklarımız beş gün boyunca doyasıya eğlenecek. Ayrıca fuaye alanımız içerisinde çocuklarımız şişme oyun grupları ve diğer oyun alanlarında eğlenceli vakit geçirecekler. Aynı zamanda eğlenerek öğrenmek adına yine burada çocuklarımız için hazırladığımız sanat atölyelerimiz var. Bu atölyelerde eğlenerek kendilerini geliştirebilecekler” diye konuştu.
SANKO Üniversitesi’nde “Popüler Diyetler Sağlıklı mı” başlıklı panel düzenlendi
11 Kasım 2024 Pazartesi - 13:50 SANKO Üniversitesi’nde “Popüler Diyetler Sağlıklı mı” başlıklı panel düzenlendi SANKO Üniversitesi’nde Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından organize edilen “Popüler Diyetler: Sağlıklı Mı?” başlıklı panel düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, panelde yaptığı konuşmada insan vücudunun en temel ihtiyacının beslenme ve bilgi olduğunu söyledi. İnsanın yeterli ve dengeli beslenmeden yaşamını sağlıklı olarak sürdürmesinin mümkün olmayacağını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, “Beslenme insan vücudunun enerjisi, bilgi ise hayata tutunması için en önemli ihtiyaçtır” dedi. İnsanlığın varoluşundan beri bu iki kavram üzerinde çok geniş çalışmalar yapıldığına ve beslenmede günden güne artan ve değişen eğilimlerin ortaya çıktığına değinen Prof. Dr. Dağlı, “Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak çok kolay hale geldi. Ancak her bilgi doğru bilgi demek değildir” şeklinde konuştu. Hızlı kilo kaybına dikkat Gelişen teknolojisi sayesinde insanların pek çok şeyi tek bir tuşla yapabildikleri gibi, vücut ağırlığını azaltmayı da aynı pratiklikle başarmayı beklediklerinin altını çizen Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Deniz Mıhçıoğlu ise hızlı kilo kaybının başta kalp hastalıkları olmak üzere birçok organda yapısal ve işlevsel bozulmalara yol açtığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mıhçıoğlu, insan sağlığına dokunan her mesleğin değerli olduğunu diyetisyenlik mesleğinin de bunlardan biri olduğunu belirtti. SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak da teknolojinin gelişmesi ile masa başında çalışma süresinin uzaması, hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması ve ayak üstü beslenmenin artması ve estetik kaygılar gibi nedenler başta olmak üzere vücut ağırlığındaki artış ve getirdiği sağlık sorunlarının her geçen gün arttığını hatırlattı. İnsanların sağlık sorunlarının yanı sıra estetik kaygılar nedeniyle de vücut ağırlığını azaltmak için beslenme programını değiştirerek farklı diyet türlerine yönelebildiğini dile getiren Prof. Dr. Karabudak, son yıllarda popüler olan diyet türlerinin diyetisyenlik mesleğinin en çok araştırılan konuları arasında yer aldığını ifade etti. Obezite modern çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Özge Küçükerdönmez, “Popüler Diyetlere Kanıta Dayalı Bakış” başlıklı sunumunda obezitenin modern çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğuna değindi. Obez veya aşırı kilolu olmanın bireyi kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, insülin direnci, diyabet, üreme sorunları, karaciğer ve böbrek hastalıkları açısından daha büyük risk altına soktuğunu dile getiren Doç. Dr. Küçükerdönmez, beslenme müdahalelerinin obezite yönetiminde önemli bir rol oynadığını ve bu anlamda çok sayıda diyetin popüler hale geldiğini ifade etti. Doç. Dr. Küçükerdönmez, insanların estetik kaygılarını, minimum çaba ile daha iyi görünme ve daha iyi hissetme zaaflarını bilen kişilerce, sağlığa yararlı olduğu iddia edilen ancak bilimsel dayanağı olmayan popüler diyetlerin ticari amaçla piyasaya sürüldüğünün de altını çizdi. Popüler diyetlerin sürdürülebilirliği Gaziantep Kilometre Beslenme Hizmetleri Uzm. Dyt. İrem Neci Ünal ise “Popüler Diyetlerin Sürdürülebilirliği” başlıklı sunum yaptı. Toplumsal trendlerin, pazarlama stratejileri ve bireylerin kilo verme arzularının her yıl yeni bir beslenme akımının gündeme gelmesine ve şok diyetlerin popüler olmasına neden olduğunu anlatan Uzm. Dyt. Ünal “Popüler diyet akımlarının sağlığa uygunluğunun en önemli kriterlerinden biri de vücuda zarar vermeden uzun süre uygulanabilir olmasıdır” diye konuştu Panelin sonunda Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencileri Üniversiteye yeni kayıt yaptıran birinci sınıf öğrencileri ile Yaşam Rehberim Kulübü tarafından organize edilen tanışma ve kaynaşma kokteylinde bir araya geldi. Oturum başkanlarını SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Benan Semercioğlu’nun yaptığı sunuculuğunu ise Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Eda İslam’ın üstlendiği panele akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.