Yerel Haberler
Gaziantep
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:28 GİBTÜ’den büyük başarı: İlahiyat ve Teknoloji SosyalFest’te finale yürüyor Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) İlahiyat Fakültesi öğrencileri, Türkiye’nin ilk sosyal bilimler festivali SosyalFest’te "MARİFET" projesiyle Türkiye genelinde ilk 10’a girerek İstanbul’daki büyük finale adını yazdırdı. Teknoloji ile manevi değerleri bir araya getiren GİBTÜ, SosyalFest Sosyal Bilimler Festivali’nde dev bir başarıya imza attı. "İslam’da Bilişim Uygulamaları" kategorisinde yarışan GİBTÜ İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden kurulu TEKNO-İRFAN ekibi, geliştirdikleri yenilikçi projeyle binlerce başvuru arasından sıyrılarak Türkiye finaline yükseldi. "Marifet" Üniversitenin Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü bünyesinde kurulan ekip; yapay zeka, oyunlaştırma ve sosyal dayanışmayı aynı çatıda buluşturan MARİFET adlı bir dijital platform geliştirdi. Özellikle genç kuşağın dijital mecralarda maruz kaldığı bilgi kirliliğine karşı "güvenilir liman" olma özelliği taşıyan uygulama, modern teknolojiyi manevi rehberlikle harmanlıyor. MARİFET uygulamasının öne çıkan özellikleri ise şunlar: Yapay Zeka Destekli Rehberlik: Kullanıcılara özel manevi danışmanlık modülleri. İyilik Oyunlaştırması: Sosyal sorumluluk görevlerini eğlenceli ve teşvik edici hale getiren sistem. Şeffaf Bağış Altyapısı: Sosyal destek ve yardımlaşma faaliyetleri için güvenilir bir ağ. Çok Dilli İçerik: Küresel ölçekte rehberlik sunan dil seçenekleri. İlahiyatın gençlerinden geleceğin vizyonu Projenin mimarları olan İlahiyat Fakültesi öğrencileri Muhammed Emin Yalınız (Teknoloji ve Geliştirme Sorumlusu) ve Abdulbaki Deniz (Operasyon ve Strateji Sorumlusu), akademik bilgilerini teknolojik yetkinlikle birleştirdi. GİBTÜ Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Devrim Ertuğrul’un danışmanlığında hazırlanan proje, disiplinler arası çalışma modelinin en başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İlk durak Gaziantep, hedef tüm Türkiye TEKNO-İRFAN ekibi, MARİFET’i sadece bir uygulama değil, sürdürülebilir bir sosyal etki projesi olarak tanımlıyor. İlk etapta Gaziantep’te pilot uygulaması gerçekleştirilecek olan projenin, kısa sürede Türkiye geneline yayılarak dijital dünyada iyiliği kurumsallaştırması hedefleniyor. GİBTÜ heyeti, İstanbul’da düzenlenecek büyük finalde projelerini tanıtarak Gaziantep’i ve üniversitelerini temsil edecekler.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:01 TÜRSİD Yönetim Kurulu Toplantısı, Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi TÜRSİD Yönetim Kurulu Toplantısı, UITP İş Birliği İmza Töreni ve 25. İşletme Komisyonu Toplantısı Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. Tüm Raylı Sistem İşletmecileri Derneği (TÜRSİD) Yönetim Kurulu Toplantısı, Gaziulaş ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden raylı sistem ve toplu ulaşım alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluş temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, sektörün mevcut durumu ve geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. TÜRSİD Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra İZBAN’ın da katılım gösterdiği toplantıda; raylı sistemlerin daha güvenli, çevreci, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik birçok olumlu karar alındı. Özellikle toplu taşıma hizmetlerinde teknolojik dönüşümün hızlandırılması, enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve kurumlar arası iş birliklerinin artırılması konularında ortak görüş birliğine varıldı. Program kapsamında ayrıca, uluslararası toplu ulaşım alanının en önemli kuruluşlarından biri olan UITP ile Tüm Raylı Sistem İşletmecileri Derneği (TÜRSİD) arasında sektörün gelişimine katkı sağlayacak önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. İmza törenine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan ile Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halil Uğur da katılım sağladı. İmzalanan protokolün; bilgi paylaşımını artırması, uluslararası tecrübelerin ülkemize kazandırılması ve raylı sistemler alanındaki ortak projelerin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor. İşletme Komisyonu 25. Buluşmasında Gaziantep’te bir araya geldi Yönetim kurulu programının ardından TÜRSİD 25. İşletme Komisyonu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya; Antalya Ulaşım, BURULAŞ, ESTRAM AŞ, Gaziulaş , İzmir Metro AŞ., Kayseri Ulaşım AŞ, Metro İstanbul ve SAMULAŞ temsilcileri katılım sağladı. Türkiye’nin raylı sistemler alanındaki önemli paydaşlarını bir araya getiren organizasyonda; sürdürülebilir ulaşım politikaları, işletme verimliliği, yolcu memnuniyeti, dijitalleşme süreçleri, güvenlik uygulamaları ve şehir içi raylı sistemlerin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Sektör temsilcileri ise toplantının oldukça verimli geçtiğini, alınan kararların gelecekteki raylı sistem yatırımlarına ve işletme süreçlerine olumlu yansıyacağını ifade ederek organizasyonda emeği geçen Gaziulaş ’a teşekkür etti. Gaziulaş yetkilileri, böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, raylı sistemler alanında kurumlar arası dayanışmanın güçlenmesinin Türkiye’nin ulaşım vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
18 Ekim Dünya Menopoz günü
18 Ekim 2024 Cuma - 14:52 18 Ekim Dünya Menopoz günü SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Opr. Dr. Necip Deniz, menopozun vücudun bütününü etkileyen hormonal bir durum olduğunu söyledi. 18 Ekim Dünya Menopoz Günü nedeniyle bir açıklama yapan Opr. Dr. Deniz, “Menopoz kelimesi Eski Yunanca men (ay) ve pausis (durmak) kelimelerinin birleşmesi sonucu oluşan ve adet kanamasının durmasını anlatan bir kelimedir” dedi. Menopozun aslında klinik bir tanı olup kadının bir yıl aralıksız olarak adet görememesi olarak tanımlandığını kaydeden Opr. Dr. Deniz, şu bilgileri verdi: “Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği’nin verilerine göre dünyada ortalama menopoz yaşı 51 yaş olarak bildirilmekle birlikte kadınların yüzde 95’i, 45-55 yaş arasında menopoza girmektedir. Kadınların yüzde 5’i, 55 yaşından sonra (Geç), yüzde 5’i, 40-45 yaş arasında, yüzde 1’i de 40 yaşından önce (Erken) menopoza girmektedir. Ülkemizde ise menopoz yaşının ortalama 46-48 yaş aralığında olduğu bildirilmektedir.” Menopoz türleri Opr. Dr. Deniz, menopoz türlerini şöyle sıraladı: “Yaş ile birlikte tükenen hormonlar neticesi kadının adetten kesilmesi ‘beklenen menopoz’ süreci iken; gereklilik halinde yapılan ameliyatlarla rahim ve yumurtalıkların alınması ‘cerrahi menopoz’ olarak adlandırılmakta, gereklilik halinde yapılan kemoterapi ve radyoterapi işlemleri nedeniyle yumurtalıkların etkilenip işlevlerini yitirmesi neticesi gelişen menopoz türüne de ’medikal menopoz’ denilmektedir.” Menopozun belirtileri Menopoz öncesi en sık bulgunun adette yaşanan düzensizlikler olduğunu ifade eden Opr. Dr. Deniz, menopozun diğer belirtileriyle ilgili şunları söyledi: “Bununla beraber ateş basmaları, cinsel istekte azalma, psikolojik değişiklikler, depresif durum, uykusuzluk, idrar kaçırma ciltte yaşlanma belirtileri menopoza giriş döneminde en sık görülen olumsuzluklardır. Menopoz sonrası ise kalp hastalıkları, inme riski, demans/Alzheimer, kemik erimesi gibi sağlığı tehdit eden ciddi hastalıkların görülme ihtimalleri artmaktadır.” Menopoz vücudun bütününü etkileyen hormonal bir durumdur Menopoz başlamadan yıllar önce yumurta kalitesinin düşmesine bağlı salgılanamayan progesteron hormonu ve yıllar içinde tükenen östrojen hormonu neticesi tüm vücudun etkilendiğini belirten Opr. Dr. Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kalp, beyin, kemik sağlığı öncelikle etkilenen sistemlerdir. Ateş basmalarının çok yoğun olması kemik yıkımının daha hızlı olacağının göstergesi olarak kabul edilmektedir. Vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik gibi problemler aile içi sorunlara yol açmaktadır. Beraberinde yaşanan idrar kaçırma gibi durumlar sosyal problemler oluşturmaktadır.” Menopoza giriş döneminde yapılması gerekenler Opr. Dr. Deniz, “Menopoza giriş döneminde tam jinekolojik muayene, mamografi gerekirse meme USG, smear testi gibi kanser tarama tetkikleri, kemik ölçümü ayrıca kan yağları, kan şekeri, tansiyon ölçümleri ile kalp hastalıkları açısından değerlendirilme yapılmalıdır” diye konuştu. Menopoz tedavisi Menopozun hormonların tükendiği bir hastalık olduğu için hormonların yerine konulması şeklinde tıbben Hormon Replasman Tedavisi denilen protokollerle uygulandığını anlatan Opr. Dr. Deniz sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıllardır süren tartışmalar yapılan bazı çalışmalar hormon tedavilerinin bazı kanser türlerini arttırdığını bildirmekle birlikte ancak konuyla ilgili bir kesinlik bulunmamakta; çalışmalar şüpheden öteye gidememektedir. Konuyla ilgili kesinlik bulunmadığı için hastanın sorunları detaylıca değerlendirilmeli riskler anlatılmalı hekim ve hasta ortak bir karar verip gerekli önlemler alındıktan sonra Hormon Replasman Tedavisi başlamalıdır. Özellikle meme ve serviks taraması yapılmalı sonrasında tedavi konuşulmalıdır. Menopoz tedavisi tek başına ilaç tedavisinden ibaret olmamalıdır. Öncelikle hastanın kilo kontrolü çok önemlidir. Haftada 3-4 gün 20 dakikalık tempolu yürüyüşler mutlaka yapılmalıdır. D vitamini, Magnezyum, Omega 3, Resveratrol, Chia ve keten tohumu mutlaka beslenmeye eklenmelidir. Sigara mutlaka bırakılmalı, alkol kullanımı mümkün olan en az düzeye indirilmelidir. Kişi asla kabız kalmamalı, günde en az 1 kez büyük abdest yapmalıdır. Dirençli kabızlıklarda probiyotik ve prebiyotik destekleri mutlaka kullanılmalıdır. Düşük karbonhidrat tüketimi, proteinden zengin lifli bol sebzeli beslenme, sağlıklı yağların kullanımı başta zeytinyağı tüketimi ile kan şekeri kontrolü sağlanmalıdır.” Hormon replasman tedavisi Klasik ilaç kullanımının riskleri ile ilgili tartışmaların, tedavi yönetiminde daha az hormon metaboliti oluşturarak daha az yan etki gösteren uygulamaların ön plana çıkmasını sağladığını kaydeden Opr. Dr. Deniz, sözlerini şöyle tamamladı: “Hastanemizde Amerika ve Avrupa’da popülaritesi hızla artmakta olan “Biyoeşdeğer Hormon” uygulamalarını kullanmaktayız. Biyoeşdeğer hormon vücutta salgılanan hormonlara birebir eşdeğer preparatların kullanmasıyla olmaktadır. Yan etkileri en aza indirerek daha güvenli bir hormon terapisi yapmaktayız. Yakın hormon takibi ile en uygun dozları sağlamakta bu süreçte kadınlara hem beden hem de ruh sağlığı açısından konforlu bir hayat sunmaktayız.”
GTB’den öğrencilere eğitim desteği
18 Ekim 2024 Cuma - 13:48 GTB’den öğrencilere eğitim desteği Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle Ticaret Borsası Ortaokulu’nda eğitim gören 353 öğrenciye okul kıyafeti dağıtımı gerçekleştirildi. Yeni eğitim-öğretim sezonunda öğrencilerin ihtiyaç duyabileceği sweatshirt ve benzeri kıyafetler, öğretmenler ve borsa yöneticileri tarafından öğrencilere teslim edildi. Hacıbaba Mahallesi’nde bulunan Ticaret Borsası Ortaokulu’nda gerçekleştirilen kıyafet dağıtımına, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Başkan Yardımcıları Enver Çokay, Kenan Uygur, Yönetim Kurulu Üyeleri Arif Korkmaz, Muzaffer Köse ile Genel Sekreter Özgür Bayram ve okul idarecileri katıldı. Kıyafet dağıtımının ardından öğrencilerle bir araya gelerek, bir süre sohbet eden GTB Başkanı Akıncı, eğitime destek faaliyetlerinin yıl içerisinde de devam edeceğini söyledi. Her yıl belli periyotlar halinde TOBB’un katkılarıyla Ticaret Borsası Ortaokulu öğrencilerine kıyafet, çanta ve ayakkabı gibi çeşitli eğitim destekleri sağladıklarını hatırlatan Akıncı, ilerleyen dönemlerde öğrencilerin sanatsal ve sportif faaliyetlere daha fazla katılımını teşvik etmek amacıyla projeler geliştirmeyi de hedeflediklerini ifade etti. Öğrencilerden tek isteklerinin derslerine daha fazla çalışmaları ve topluma yararlı bireyler olarak kendilerini yetiştirmeleri olduğunu kaydeden Akıncı, “Bugün burada sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sizler, ülkemizin geleceği, yarınımızın umut kaynaklarısınız. Eğitiminizi hiçbir zaman aksatmanızı istemiyoruz. Çünkü aldığınız tüm eğitimler yaşamınızdaki en önemli yolculukları oluşturmakta. Bu yolculuklar sizi ilerde hedeflerinize ulaştıracak en güçlü araçlar olacak. Her birinizin içinde keşfedilmeyi bekleyen büyük bir potansiyel bulunmakta. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak ve geleceğe emin adımlarla yürümek için derslerinize her zamankinden daha fazla odaklanmalısınız. Öğrenme sürecinizde yaşayacağınız her deneyim, size yeni ufuklar açacak ve sizi daha donanımlı bireyler haline getirecek. Bizim sizlerden tek isteğimiz derslerinize çalışmanız, kendinizi vatanınıza ve milletinize faydalı bireyler olarak yetiştirmeniz” diye konuştu. Program günün anısına hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sonra erdi.
Prof. Dr. Celkan, Kalp sağlığının korunması ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler paylaştı
18 Ekim 2024 Cuma - 11:56 Prof. Dr. Celkan, Kalp sağlığının korunması ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler paylaştı Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. M. Adnan Celkan, kalp sağlığının korunması ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. M. Adnan Celkan, “Koroner by-pass ameliyatı, kalp damar hastalıkları için yaygın ve etkili bir tedavi yöntemi olarak ön plana çıkmaktadır. Kalp kasının yeterli oksijen alabilmesi için, koroner arterlerin sağlıklı bir şekilde kan akışını sürdürmesi büyük önem taşır. Ancak, bu damarların daralması veya tıkanması, kalp krizi riskini önemli ölçüde artırabilir. Koroner by-pass, bu sorunu çözmek ve kalp sağlığını yeniden kazandırmak için başvurulan etkili bir cerrahi yaklaşımdır” dedi. “Ameliyat öncesinde hastanın detaylı bir muayenesi yapılır” Ameliyat ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Celkan, “Koroner arter hastalığı, kalp damarlarının içinde biriken yağ tabakaları (plak) nedeniyle daralması veya tıkanması sonucu gelişir. Bu durum, kalp kasının yeterli kan ve oksijen almasını engeller ve kalp krizi riskini artırır. Koroner by-pass ameliyatı, tıkanmış veya daralmış arterlerin etrafında yeni bir yol açarak kan akışını yeniden sağlamak amacıyla yapılan bir cerrahi müdahaledir. Ameliyat öncesinde hastanın detaylı bir muayenesi yapılır. Kan testleri, EKG ve anjiyografi gibi tetkikler, hastanın mevcut durumu hakkında önemli bilgiler sunar. Ameliyat, genel anestezi altında gerçekleştirilir, böylece hasta işlem sırasında herhangi bir acı hissetmez. Cerrah, göğüs kemiğini açarak kalbe ulaşır. Tıkanan damarların yerine, genellikle bacak ya da göğüs bölgesinden alınan sağlıklı damarlar (greft) yerleştirilir. Bu greftler, kanın tıkanmış arterleri bypass ederek kalp kasına ulaşmasını sağlar” ifadelerini kullandı. “Fiziksel aktivite, hastanın genel durumuna göre yavaşça artırılmalıdır” Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. M. Adnan Celkan Koroner By-Pass Ameliyatı ile İlgili önemli bilgiler vererek, “Ameliyat sonrası, göğüs kemiği kapatılır ve dikişler atılır. Hastalar genellikle birkaç gün hastanede kalır, iyileşme süreci ise birkaç hafta sürebilir. Fiziksel aktivite, hastanın genel durumuna göre yavaşça artırılmalıdır. Ayrıca, doktorun önerilerine dikkat etmek ve gerekli rehabilitasyon programlarına katılmak, iyileşme sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için son derece önemlidir. Koroner by-pass ameliyatı, kalp sağlığı açısından hayati bir öneme sahiptir. Tıkanmış damarların bypass edilmesi, hastaların yaşam kalitesini artırabilir ve kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltabilir. Düzenli sağlık kontrolleri, sağlıklı beslenme ve egzersiz, kalp hastalıkları riskini azaltmanın en etkili yollarıdır. Kalp sağlığınızı korumak için bu önlemleri hayatınıza entegre etmek, sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarıdır” diye konuştu.
Kız kardeşler baba mesleğini sürdürüyor
18 Ekim 2024 Cuma - 11:16 Kız kardeşler baba mesleğini sürdürüyor Gaziantep’te yıllarca yanında çalıştıkları babalarından ayakkabı imalathanesini devralan kız kardeşler Nilgün Güney ve Yeliz Kocagün, azimleri ve çalışkanlıklarıyla çevresinden takdir topluyor. Türkiye’de her üç ayakkabıdan birinin üretildiği Gaziantep’te babaları Ömer Faruk Kocagün’e ait ayakkabı imalathanesinde küçük yaşlardan itibaren babalarına yardımcı olmaya başlayan 53 yaşındaki Nilgün Güney ve 49 yaşındaki Yeliz Kocagün kardeşler, kısa sürede baba mesleği olan ayakkabıcılığı öğrendi. Gaziantep Ayakkabıcılar Sitesi’nde yıllardır babalarına ait olan imalathanede ayakkabı üretimi yapan Nilgün Güney ve Yeliz Kocagün kardeşler, babalarından devraldıkları ve günlük 200 çift erkek ayakkabısı ürettikleri imalathanede 20 kişiyi istihdam ediyor. Genelde erkeklerin yaptığı ayakkabıcılık mesleğini yapan kız kardeşler, baba mesleğini ellerinden geldiğince devam ettirmek istiyor. Zaman zaman babalarının tecrübelerinden yararlanan Güney ve Kocagün kardeşler, genelde erkek mesleği olarak görülen ayakkabıcılığı omuz omuza vererek büyük bir aşkla sürdürüyor. Baba mesleği olan ayakkabıcılığı yapmalarıyla dikkat çeken Güney ve Kocagün kardeşler, ayakkabı üretiminin her aşamasında büyük bir emek sarf ediyorlar ve “bu iş erkek işi” algısının kırılmasında örnek oluyorlar. Ömer Faruk Kocagün de kızlarının talebi üzerine emekli olarak iş yerini devrettikten sonra imalathaneye gelip onlara yardımcı oluyor. 2009’dan beri kız kardeşi ile birlikte baba mesleği ayakkabıcılığı sürdüren Nilgün Güney, yaptığı işten mutlu olduğunu söyledi. “Mesleği babamızdan öğrendik” 15 yıldır babasının ayakkabı imalathanesinde çalıştığını belirten Güney, “Babam yıllardır bu mesleği yapıyor. Çocukken de babamızın ayakkabı imalathanesine gelip gidiyorduk. Büyüdüğümüzde de babamızın ayakkabı imalathanesine gidip gelmeye devam ettik. Önceki yıllarda atölyemiz vardı, imalathanemiz şirket değildi. Daha sonraki yıllarda işyerimiz büyüyünce bizler evlendik, çocuklarımız oldu. Evlendikten sonra eşlerimiz de işyerine dahil oldu. Hem babamıza destek hem de beraber çalışıp daha güçlü ve daha güzel bir işyeri olması amacıyla bir aile şirketi kurduk. Hep beraber çalışmaya başladık” dedi. “Babam her zaman bizim için yönlendirici olmuştur” Babasının emekli olduğunu belirten Güney, “Babam halen yanımıza gidip geliyor. Bize destek oluyor ve bizi yönlendiriyor. Kız kardeşimle birlikte çalışıyoruz. Babama destek oluyoruz. Babam her zaman bizim için yönlendirici olmuştur. Babam her zaman bizim için çalıştı ve her zaman bize yol gösterdi. Babamızın emeklerini ve bizim için yaptıklarını hiçbir zaman unutamayız. İşyerimiz de babamın sayesinde bu duruma gelmiştir. Hep beraber güzel bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. “23 yıldır bu mesleğin içerisindeyim” Mesleklerini en iyi şekilde yaptıklarını ifade eden Yeliz Kocagün ise “23 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Kardeşimle ve babamla birlikte her beraber çalışıyoruz. Babamın ve kardeşlerimin desteğiyle çalışıyoruz. Hiçbir zaman kadın olduğumuz için zorluk çekmedik. Babamızın ve eniştelerimizin desteği olduğu için hiçbir zaman zorluk çekmedik. En büyük avantajımız da bu oldu. Babamızdan bize kalan ayakkabı imalathanesini hep birlikte elimizden geldiğince yürütmeye çalışıyoruz. Gücümüz yettiğince kız kardeşimle ve eşlerimizle birlikte babamızın mesleğini inşallah sürdüreceğiz” diye konuştu.
Kız kardeşler baba mesleğini sürdürüyor
18 Ekim 2024 Cuma - 11:04 Kız kardeşler baba mesleğini sürdürüyor Gaziantep’te yıllarca yanında çalıştıkları ayakkabıcı ustası olan babalarından ayakkabı imalathanesini devralan kız kardeşler Nilgün Güney ve Yeliz Kocagün, azimleri ve çalışkanlıklarıyla çevresinden takdir topluyor. Türkiye’de her üç ayakkabıdan birinin üretildiği Gaziantep’te babaları Ömer Faruk Kocagün’e ait ayakkabı imalathanesinde küçük yaşlardan itibaren babalarına yardımcı olmaya başlayan 53 yaşındaki Nilgün Güney ve 49 yaşındaki Yeliz Kocagün kardeşler, kısa sürede baba mesleği olan ayakkabıcılığı öğrendi. Gaziantep Ayakkabıcılar Sitesi’nde yıllardır babalarına ait olan imalathanede ayakkabı üretimi yapan Nilgün Güney ve Yeliz Kocagün kardeşler, babalarından devir aldıkları ve günlük 200 çift erkek ayakkabısı ürettikleri imalathanede 20 kişiyi istihdam ediyor. Genelde erkeklerin yaptığı ayakkabıcılık mesleğini yapan Güney ve Kocagün kardeşler, baba mesleğini ellerinden geldiğince devam ettirmek istiyor. Zaman zaman babalarının tecrübelerinden yararlanan Güney ve Kocagün kardeşler, genelde erkek mesleği olarak görülen ayakkabıcılığı omuz omuza vererek büyük bir aşkla sürdürüyor. Baba mesleği olan ayakkabıcılığı yapmalarıyla dikkat çeken Güney ve Kocagün kardeşler, baba mesleği ayakkabıcılığı sürdürüp geliştirmeyi hedefliyor. Baba mesleğini sürdürmenin mutluluğunu yaşayan Güney ve Kocagün kardeşler, ayakkabı üretiminin her aşamasında büyük bir emek sarf ediyorlar ve “bu iş erkek işi” algısının kırılması noktasında büyük bir örneklik teşkil ediyorlar. Kızları Nilgün Güney ve Yeliz Kocagün’ün talebi üzerine emekli olarak iş yerini kızlarına devreden ve zaman zaman imalathaneye gelip onlara yardımcı olan Ömer Faruk Kocagün’ün kızları, azimleriyle takdir topluyor. 2009’dan beri kız kardeşi ile birlikte baba mesleği ayakkabıcılığı sürdüren Nilgün Güney, ayakkabıcılık mesleğini babasından devraldıklarını ifade ederek, yaptığı işten mutlu olduğunu söyledi. “Mesleği babamızdan öğrendik” 15 yıldır babasının ayakkabı imalathanesinde çalıştığını belirten Güney, “Babam yıllardır bu mesleği yapıyor. Çocukken de babamızın ayakkabı imalathanesine gelip gidiyorduk. Büyüdüğümüzde de babamızın ayakkabı imalathanesine gidip gelmeye devam ettik. Önceki yıllarda atölyemiz vardı, imalathanemiz şirket değildi. Daha sonraki yıllarda işyerimiz büyüyünce bizler evlendik, çocuklarımız oldu. Evlendikten sonra eşlerimizde işyerine dahil oldu. Hem babamıza destek hem de beraber çalışıp daha güçlü ve daha güzel bir işyeri olması amacıyla bir aile şirketi kurduk. Hep beraber çalışmaya başladık” dedi. “Babam her zaman bizim için yönlendirici olmuştur” Babasının emekli olduğunu belirten Güney, “Babam halen yanımıza gidip geliyor. Bize destek oluyor ve bizi yönlendiriyor. Kız kardeşimle birlikte çalışıyoruz. Babama destek oluyoruz. Babam her zaman bizim için yönlendirici olmuştur. Babam her zaman bizim için çalıştı ve her zaman bize yol gösterdi. Babamızın emeklerini ve bizim için yaptıklarını hiçbir zaman unutamayız. İşyerimizde babamın sayesinde bu duruma gelmiştir. Hep beraber güzel bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. “23 yıldır bu mesleğin içerisindeyim” Kadın olmalarına rağmen mesleklerini en iyi şekilde yaptıklarını ifade eden Yeliz Kocagün ise, “23 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Kardeşimle ve babamla birlikte her beraber çalışıyoruz. Babamın ve kardeşlerimin desteğiyle çalışıyoruz. Hiçbir zaman kadın olduğumuz için zorluk çekmedik. Babamızın ve eniştelerimizin desteği olduğu için hiçbir zaman zorluk çekmedik. En büyük avantajımız da bu oldu. Babamızdan bize kalan ayakkabı imalathanesini hep birlikte elimizden geldiğince yürütmeye çalışıyoruz. Gücümüz yettiğince kız kardeşimle ve eşlerimizle birlikte babamızın mesleğini inşallah sürdüreceğiz” diye konuştu. (FA-LO-Y)
Yıldırım: "Dönüşüm, kurum kültürümüz olmalı"
18 Ekim 2024 Cuma - 10:25 Yıldırım: "Dönüşüm, kurum kültürümüz olmalı" Gaziantep Ticaret Odası (GTO), bölgedeki işletmelerin ikiz dönüşüm, karbon nötr ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek amacıyla, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğinde, “İş Dünyasının Kaçınılmazı: Yeşil Dönüşüm, Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme” konulu bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. GTO tarafından yürütülen Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, işletmelerin geleceğini yakından ilgilendiren Sürdürülebilirlik, Karbon Sertifikası ve Karbon Borsası ile Bakanlıkça yürütülen Dijital Dönüşüm Destek Programı ve Yeşil Dönüşüm Destek Programlarıyla ilgili tüm detaylar ve süreçler Ecosolis Kurucusu Emre Akel moderatörlüğünde konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasında GTO’nun en büyük hedeflerinden birinin, üyelerini sadece bugünün değil yarının dünyasına hazırlamak olduğunu vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, bu hedefin de iş dünyası için kaçınılmaz hale gelen yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme süreçlerine entegrasyonla gerçekleşeceğini söyledi. “Kendi konforun için torunlarının ihtiyaçlarından çalamazsın” Sürdürülebilirlik kavramının son yıllarda sıkça kullanıldığını belirten ve hükümetin Orta Vadeli Programından şirketlerin stratejik planlarına kadar pek çok alanda sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir başarı ifadelerinin geçtiğini söyleyen Başkan Yıldırım, “Peki, nedir bu sürdürülebilirlik? Birleşmiş Milletler’in 1987 tarihli ‘Ortak Geleceğimiz’ raporuna göre, sürdürülebilir kalkınma, ‘Bugünün ihtiyaçları, gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılamaktır.’ Benim bu tanımdan anladığım şudur: Kendi konforun için torunlarının ihtiyaçlarından çalamazsın” dedi. “Dönüşüm, kurum kültürümüz olmalı” İşletmelerin, karbon nötr hedeflerine ulaşmaları, çevremizi koruma kadar rekabetçi kalabilmek adına da kritik öneme sahip olduğunu belirterek bu dönüşümün uzun vadede hem işletmelerimizi hem de ekonomimizi güçlendireceğini söyleyen Yıldırım, “Şüphesiz ki dijitalleşme bu süreçte iş dünyamıza hız ve verimlilik kazandıracak. GTO olarak, üyelerimizin dijital dönüşüm fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmelerini sağlamak için çalışıyoruz. Aynı zamanda Oda olarak da bu dönüşüm sürecine adapte oluyor, bu dönüşümün kurum kültürümüz olması gerektiğini de iyi biliyoruz. Hedefimiz, karbon ayak izi en düşük oda olmak ve hizmetlerimizi dijitalleştirmektir” şeklinde konuştu. Programın devamında Ecosolis Kurucusu Emre Akel, “Yeni Normal: Sürdürülebilirlik” konusunda sunum yaparken yine Akel’in moderasyonunda gerçekleştirilen oturumlarda “Karbon Sertifikası ve Karbon Borsası” hakkında Karbon Emisyonu Düşürme ve Kontrol Derneği Başkanı Ali Özcem Kılıç, “Dijital Dönüşüm Destek Programı” hakkında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzmanı Emrullah Emen ile Uzman Yardımcısı Kudret Yağmur Yeşilova, “Yeşil Dönüşüm Destek Programı” hakkında ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzmanı Selin Engin, katılımcıları bilgilendirdi. GTO üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği bilgilendirme toplantısı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye’yi dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi haline getireceğiz"
17 Ekim 2024 Perşembe - 18:24 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye’yi dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi haline getireceğiz" Gaziantep Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye’yi dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi haline getireceğiz" dedi. Bir dizi program ve toplantılara katılmak için Gaziantep’te bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Gaziantep Şehir Hastanesi’ni ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. Bakan Memişoğlu, temasları sonrası yaptığı açıklamada sağlık yatırımları hakkında bilgi verdi. "Şehir hastaneleri Türkiye’de en önemli fiziki sağlık şaheserlerimiz" Hastanedeki temaslarının ardından açıklama yapan ve şehir hastanesinin öneminden bahseden Bakan Memişoğlu, "Bugün Gaziantep’te sağlıkla ilgili hizmetleri değerlendirdik. Ve görüyoruz ki bugün burada basın toplantısı yaptığımız yer şehir hastanemiz. Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği, Türkiye’nin sağlıkta en iyi gelişmesini sağlayan en önemli fiziki sağlık şaheserlerimiz. Bunun yanında bu tür hastanelerimiz artık bundan sonra sadece hizmet değil aynı zamanda bilim ve teknoloji üreten alanlar oluşturarak hekimlerimizin ve bilim insanlarımıza hem hizmet yapma hem de yeni bir şeyler söyleme imkanı sağladılar" dedi. "Gaziantep’te 70’er yataklı 2 acil durum hastanesi açtık" Gaziantep’teki sağlık yatırımları hakkında da bilgi veren Bakan Memişoğlu, "Gaziantep’te 2 tane 70’er yataklı acil durum hastanesi açtık. Bunların bir tanesi Oğuzeli’nde, bir tanesi de Nurdağı’nda. Milletimizin hizmetine, eskisinden çok daha iyi hale getirerek bunları sunduk. Sağlık hizmetleri özveriyle yapılan, adanmışlıkla yapılan gerçekten Türkiye’nin de sağlık altyapısı ve sağlık çalışanlarının gurur duyacağı bir hizmet. Onun için toplumdan da bu hizmeti hakkıyla ve dünyaya örnek olacak şekilde sunan bütün sağlık çalışanlarımıza sahip çıkmasını bekliyoruz. Tabii ki bazı istisnalar olur. Tabii ki bazı yanlışlıkları olan insanlar olur. Biz bunları da aramıza elemesini biliyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’yi dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ve teknolojisi üreten ülkesi haline getireceğiz" Yapılacak çalışmalarla Türkiye’yi en sağlık hizmeti sunan ülke konumuna getirmek istediklerini de ifade eden Bakan Memişoğlu, "Biz elimizden geldiğince Türkiye’yi dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ve sağlık bilgisi üreten, teknolojisi üreten ülkesi haline getireceğiz. Hep beraber daha çok çalışacağız. Daha iyi olacağız, birlikte hareket edeceğiz" diye konuştu. İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yetkilileri ve sağlık çalışanları tarafından karşılanan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na Gaziantep Valisi Kemal Çeber ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de eşlik etti.