Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep FK maçlarında "Amatörler ve Aile Tribünü" dönemi 06 Mart 2026 Cuma - 13:15:05 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen yeni projeyle amatör sporcular, şehit ve gazi çocukları ile devlet korumasındaki çocuklar Gaziantep FK’nın iç saha maçlarını ücretsiz izleme fırsatı bulacak. "Amatörler ve Aile Tribünü" uygulamasıyla hem amatör spor desteklenecek hem de ailelerin tribünlerde daha fazla yer alması sağlanacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Futbol Kulübü, Gaziantep Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) iş birliğinde Amatör Sporlar ve Aile Tribünü Projesi için protokol imza töreni düzenlendi. Valiliğin fuaye alanında imzalanan protokolle Gaziantep’te amatör sporu desteklemek, aile yapısını güçlendirmek, şehit ve gazi ailelerinin çocukları ile devlet korumasındaki çocuklara moral ve motivasyon sağlamak ve sporu birleştirici bir sosyal araç haline getirmek amacıyla Gaziantep FK iç saha maçlarında "Amatörler ve Aile Tribünü" uygulaması hayata geçirilecek. Bu kapsamda 4 büyükler olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor maçları hariç Gaziantep FK’nın iç saha karşılaşmalarında belirlenen kontenjan dahilinde lisanslı amatör sporculara ve ailelerine, şehit ve gazi çocuklarına, korunma altında bulunan çocuklara ücretsiz maç bileti verilecek. Maç biletleri Gaziantep FK tarafından Amatörler ve Aile Tribünü için düzenlenecek. Bu tribündeki bilet dağıtımı ise tamamen şeffaf ve kayıtlı şekilde gerçekleştirilecek. Protokolde Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Halil Uğur, Gaziantep Futbol Kulübü Başkanı Memik Yılmaz, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Ömer Alper Köroğlu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Numan Nafiz Şahin ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Gaziantep Şube Başkanı İsmet Savcıoğlu bulundu. "Spor sadece rekabet değil, aileler, çocuklar ve gençler için birleştirici bir güçtür" Protokol imza töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Halil Uğur, projenin çok yerinde düşünülmüş bir çalışma olduğunu belirterek, "Spor sadece rekabet değildir. Aynı zamanda aileler, çocuklar ve gençler için birleştirici bir güçtür. Bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Bugün imzaladığımız bu protokolle ailelerin çocuklarıyla birlikte tribünlerde yer alması, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyacaktır. Bu projeyle birlikte ailelerimizin stadyumlarda daha fazla yer almasını umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Şehit ve gazi çocuklarımız ile devlet korumasındaki çocuklarımız da aileleriyle birlikte tribünlerde yer alacak" Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise sosyal ve sportif açıdan önemli bir protokole imza attıklarını belirterek, "Sosyal ve sportif anlamda önemli bir imza için buradayız. Gaziantep’te hemşehrilik bilincini artırmak ve şehrin ortak değerleri etrafında birlik sağlamak için projeler yürütüyoruz. Bu değerlerin en önemlilerinden biri Gaziantep FK’dır. Şehrin takımı olan bu kulüp köklü bir geçmişe sahip. Taraftar sayısı da her geçen yıl artıyor. Amatör sporcularımız tribün atmosferini daha yakından yaşayacak, ortak tezahürat kültürünü deneyimleyecek. Bunun yanında şehit ve gazi çocuklarımız ile devlet korumasındaki çocuklarımız da aileleriyle birlikte tribünlerde yer alacak" ifadelerine yer verdi. Bu tür projeler, kulüp ve şehir adına büyük önem taşıyor Gaziantep Futbol Kulübü Başkanı Memik Yılmaz ise bu tür projelerin kulüp ve şehir adına büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu protokolün hazırlanmasında ve sürecin geliştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu kulübün taraftara ihtiyacı var. Gaziantep FK şehriyle ve çalışanlarıyla ayakta duran bir kulüp. Çocuklarımıza futbol sevgisini aşılamak adına bu tür projelerin çok faydalı olduğuna inanıyoruz. Geçmişe baktığımızda seyirci ortalamamızın bin 500-2 binlerden 10 binlerin üzerine çıktığını görüyoruz. Bu sayının bu tür projelerle daha da artacağına inanıyoruz" dedi. "Bu projede şehir ile Gaziantep FK arasındaki aidiyet duygusunu güçlendirmeyi hedefliyoruz" Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Ömer Alper Köroğlu ise projenin amatör sporcular için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, "Amatörlerin ve ailelerin tribünlerde yer alması için bu protokolü imzalıyoruz. Amacımız amatör sporcuların aileleriyle birlikte, koruma altındaki çocuklarımızın, şehit ve gazi çocuklarımızın tribünlerde bir araya gelmesi. Bu sayede Gaziantep FK ile şehir arasındaki aidiyet duygusunu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Amacımız, Gaziantep’teki aileleri ve çocuklarını stadyumlara çekmek" Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Gaziantep Şube Başkanı İsmet Savcıoğlu da Gaziantep’te aileleri ve çocuklarını stadyumlara daha fazla çekmeyi amaçladıklarının altını çizerek, "Küçük yaşta Gaziantep FK’ya yönelik taraftarlık duygusunu aşılamak ve bu duyguyu sürdürülebilir kılmak adına önemli bir proje. Bu çalışma aynı zamanda geleceğin taraftarlarının yetişmesine de katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı.
06 Mart 2026 Cuma - 13:14 Gaziantep’te karısını bıçaklayan kocaya 17 yıl hapis cezası Gaziantep’te iki yıl önce tartıştığı eşini ve oğlunu bıçaklayan şahsa 17 yıl hapis cezası verildi. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Ali B., bıçaklanan eş Belgin B., sanık avukatı ve sanığın oğlu Osman B. hazır bulundu. Son savunması alınan Ali B., "Sinir sebebiyle oldu. Oğlum Osman mutfaktan bıçağı alıp üzerime doğru gelince ben de bileğinden tuttum. Arka tarafta eşim müdahale etti. Bu sırada eşim benim sağ tarafımdaydı. Sonra oğlum sağ elindeki bıçağı sol eline aldı. Ben o esnada kendisiyle mücadele ediyordum. Bıçağı elinden alarak merdiven boşluğuna fırlattım. Evden dışarı çıktım. Oğlum arkamdan ‘Buraya gel’ diye bağırıyordu. Ben de aşağı doğru gidip büfede oturdum. Büfede 2 tane bira içtim, sonra oğlum Osman’ı aradım. Oğlumun telefonunu alamadım. Telefonu ablam açtı. Eşimin yaralandığını söyledi. Ben de karakola gittim. Eşimi bilerek bıçaklamadım. Beraatıma karar verilmesini talep ederim" dedi. "Eşimden şikayetçi değilim" Duruşmada dinlenen müşteki Belgin B., "Olay günü eşim alkollüydü. Oğlumla arasında tartışma çıktı, ben de onları ayırmak isterken bıçak bana geldi. Vücudumda kalıcı hasar yoktur. Eşimden şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı. Olayın tanıklarından olan ve aynı zamanda sanığın oğlu olan müşteki Osman B. ise "Olay anında babam alkollüydü. Annemin eline bıçak gelince biz babamla tartıştık. Bıçak benim elimi bu esnada kesti. Babam çok alkollüydü, bilincini kaybetmiş gibiydi" ifadelerine yer verdi. Mütalaa açıklandı Yargılama sürecinde cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında sanığın eşine yönelik eylemi nedeniyle kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs, oğluna yönelik eylemi nedeniyle ise kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı eşine karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıl, oğluna yönelik kasten yaralama suçundan ise 3 yıl hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk halinin devamını hükmetti.
06 Mart 2026 Cuma - 10:58 Osmanlı’dan günümüze bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor Gaziantep’te bulunan Tahmis Kahvesi, Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü geçmişiyle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor. Osmanlı döneminin ilk kıraathanelerinden biri olarak bilinen Tahmis Kahvesi, bugün hala faal durumda olmasıyla dünyanın en eski kahvehanelerinden biri olarak gösteriliyor. Tarihi mekan, özellikle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesiyle dikkat çekiyor. Gaziantep’e özgü bir lezzet olan menengiç kahvesi, fıstığın yabani türünden elde ediliyor. Bu kahve, geleneksel yöntemlerle bakır cezvelerde ve kısık ateşte hazırlanarak servis ediliyor. Ustalar, bakır cezvenin kahvenin aromasını ve lezzetini en iyi şekilde ortaya çıkardığını belirtiyor. Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, bir rivayetlere göre Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında Tahmis Kahvesi’nde mola vererek kahve içip dinlendiğini söyledi. Bu nedenle Tahmis Kahvesi yalnızca bir kahvehane değil, aynı zamanda Osmanlı kültürünün ve geleneksel sohbet ortamının yaşatıldığı önemli bir tarihi mekan olarak kabul ediliyor. "Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada durup kahve içerek dinlenmiştir" Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, menengiç kahvesi ile ilgili bilgi vererek, "Burası Osmanlı döneminin ilk kıraathanelerinden biridir. Günümüzde ise dünyanın bilinen en eski ve hâlâ faal durumda olan kahvehanelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu mekân özellikle menengiç kahvesi ile ünlüdür. Eski dönemlerden beri menengiç kahvesi, lezzetini artırmak için bakır cezvelerde hazırlanır. Menengiç aslında fıstığın yabani halidir. Bir rivayete göre, Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada durup kahve içerek dinlenmiştir. Günümüzde de gelen misafirlerimize menengiç kahvesini yine bakır cezvelerde hazırlayıp, geleneksel bir sunumla ikram ediyoruz. Misafirlerimiz bu sunumdan oldukça memnun kalıyor. Bakırın en önemli özelliği iyi bir yalıtım sağlamasıdır. Ayrıca sağlık açısından da iç kısmının kalaylı olması önemlidir. Menengiç kahvesi kısık ateşte pişirildiğinde daha lezzetli olur. Bu nedenle bakır cezveler kahvenin tadını daha iyi ortaya çıkarır. Eskiden olduğu gibi günümüzde de bakır cezveler yeniden rağbet görmeye başlamıştır. İnsanlar farklı malzemelerden yapılan cezveler yerine tekrar bakır cezveleri tercih etmektedir. Bu cezveler tamamen bakırdan yapılır ve iç kısmı kalaylanır. Böylece hem sağlık açısından güvenli olur hem de kahvenin lezzeti korunur" dedi. "400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır" Tahmis Kahvesi’nin tarihinin çok eskiye dayandığını ifade eden Bağcı, "Bu kahvehane yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır. İnsanlar buraya sadece kahve içmek için değil, oturmak, dinlenmek ve bu tarihi atmosferi yaşamak için gelirler. Bilindiği gibi ‘Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.’ Biz de diyoruz ki, Tahmis Kahvesi’nin 400 yıllık hatırası vardır. Bu nedenle burası eski dönemlerden beri kültürel buluşmaların ve sohbetlerin yaşandığı önemli bir mekân olmuştur. Buraya gelen insanlar hem kahvenin tadını çıkarır hem de biraz dinlenme fırsatı bulur. Aslında burada amaç sadece kahve içmek değildir, kahve bir bahanedir. Biz burada menengiç kahvesi başta olmak üzere farklı kahve türleri de sunuyoruz. Türk kahvesi de vardır, ancak menengiç kahvesi bu mekâna özgü en meşhur kahvedir. Hatta bazı misafirlerimiz menengiç kahvesini doğrudan bu isimle istemez. ‘Bize Tahmis kahvesi verin’ derler. Biz de onların aslında menengiç kahvesi istediğini bilir ve ikram ederiz. Şu anda bir fincan kahvenin fiyatı 130 TL’dir. Gelen misafirlerimiz genellikle memnun kalmaktadır. Biz de fiyatları mümkün olduğunca uygun tutmaya çalışıyoruz. Çünkü bizim için önemli olan insanların burada oturup dinlenmesi, keyif alması ve memnun bir şekilde ayrılmasıdır" diye konuştu.
06 Mart 2026 Cuma - 10:56 Gaziantep suya doydu, barajlardaki doluluk yüzde 90’a ulaştı Gaziantep’e su sağlayan Kartalkaya Barajı’nın doluluk oranı yağışların ardından yüzde 90’a ulaştı. Geçtiğimiz yıl kuraklığın ciddi anlamda olumsuz etkilediği Gaziantep’te kış mevsimi boyunca etkili olan yağışlar, barajlara yaradı. Gaziantep’in içme suyunun karşılandığı Kartalkaya Barajı’nın doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. Gaziantep’te son yılların en yağışlının kışının yaşanırken, barajlar tam doluluğa ulaştı. Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ) verilerine göre, geçtiğimiz yılın ilk 3 ayında yüzde 32 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı bu yıl aynı dönemde yüzde 90 seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz yıl kurak geçen yaz ayları ve yoğun tarım sulamaları nedeniyle su seviyesinde ciddi düşüş yaşayan Kartalkaya Barajı, bu yıl etkili olan yağmur ve karla yüzde 90 ulaşması yüzleri güldürdü. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü Sevda Usalp, bu yıl yoğun kar ve yağmur sayesinde Kartalkaya Barajı’nın dolduğunu söyledi. Kente yapılan yatırımlar sayesinde Gaziantep’e kuraklığı hissettirmediklerini belirten Usalp, "31 Aralık tarihinden itibaren devam eden yağışlarla baraj doluluk seviyelerimiz yüzde 90 seviyesine ulaştı. Mart ve nisan aylarında oluşacak yağışları da takip etmekteyiz. Yağış verilerini incelediğimizde ise şehrimize 2025 yılı ocak ve şubat aylarında 44 kilogram yağış düşmüştü. 2026 yılında ise bu yağış miktarımız 350 kilograma kadar yükselmiştir" şeklinde konuştu. "Yaptığımız yatırımlar sayesinde şehrimize su sorunu yaşatmadık" 2025 yılının çok kurak geçtiğini belirten Usalp, "Geçtiğimiz yıl meteorolojik verilerde olağanüstü kuraklık olarak tanımlanan, bölgemiz ve özellikle içme suyu havzalarımız açısından son derece zorlu bir süreç yaşanmıştır. Özellikle içme suyu kaynaklarının neredeyse tamamını komşu ilden temin eden bir şehir olduğumuz düşünüldüğünde, yönetilmesi oldukça güç bir tablonun içinde olduğumuz aşikardır. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’in önderliğinde öngörü belediyeciliği ile yaptığımız yatırımlar sayesinde olağan üstü kurak dönemde şehrimize su sorunu yaşatmadık. Kuraklığın boyutunu anlatacak en çarpıcı veri ise en ciddi yağışların beklendiği 2025 Ocak ayında şehrimize ve su kaynaklarımıza tek bir damla yağışın düşmemiş olmasıdır" dedi. "Kartalkaya Barajı’mızın doluluk oranı yüzde 90 seviyesine ulaştı" Bu yıl yağışların Kartalkaya Barajı’nı doldurduğunu belirten Usalp, "Geçtiğimiz yıl yaşanan olağanüstü kuraklık düşünüldüğünde, bu yılki tablo son derece olumlu gerçekleşmiştir. Ocak ve şubat ayı verileri incelendiğinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyrettiği görülmektedir. Bu durum sadece su kaynaklarımız için bir can suyu olmakla kalmamış, en önemlisi rahmet toprakla buluşmuştur. Somut bir kıyaslama yapmak gerekirse Kartalkaya Barajı’mızın doluluk oranı geçtiğimiz yıl bugün yüzde 32 seviyesindeyken, bu yıl aynı dönemde yüzde 90 seviyesine ulaşmıştır. Söz konusu bu hissedilir artışın sadece tek bir noktada değil, tüm su kaynaklarımızda yaşandığını memnuniyetle söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı. "Mart ve nisan aylarındaki yağış performansı belirleyici olacaktır" Mart ve Nisan yağmurlarının Kartalkaya Barajı’ndaki doluluk oranını daha da artıracağını belirten Usalp, "Gerçekleşen yağış verileri incelendiğinde şehrimize 2025 yılı ocak ve şubat aylarında toplam 44,6 milimetre 2026 yılının aynı döneminde ise 350,8 milimetre yağış düştüğü görülmektedir. İçme suyu havzalarımız baz alındığında 2025 yılı ocak ve şubat aylarında 497,5 mm olan yağış miktarının, 2026 yılının aynı döneminde 1099 milimetreye çıkmıştır. Ancak yağış sezonunun henüz sonuna gelmediğimiz unutulmamalıdır. Asıl kaynakları dolduracak ve toprağı doyuracak yağışların genellikle mart ve nisan aylarında gerçekleşmesi beklendiğinden, bu aylardaki yağış performansı belirleyici olacaktır. Dolayısıyla mevcut tablo olumlu olsa da süreci ihtiyatla takip etmek ve bahar yağışlarının seyrini göz ardı etmemek gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Yaz döneminde 670 bin metreküp su tüketilmektedir" Şehrin su tüketiminin yaz ve kış dönemi olarak iki ayrı kategoride değerlendirildiğini belirten Usalp, "Zira iki dönem arasındaki fark neredeyse küçük ölçekli bir ilin günlük su ihtiyacına denktir. Kış döneminde günlük ortalama 550 bin metreküp tüketim gerçekleşirken, yaz döneminde bu rakam 670 bin metreküp seviyelerine çıkmaktadır. Bölgenin lokomotifi ve cazibe merkezi olan şehrimizin sürekli büyüyen nüfusu da göz önüne alındığında, aradaki bu ciddi makası yönetmek büyük bir teknik kapasite gerektirmektedir. Doğru projelendirme, etkin işletme kabiliyeti ve güçlü iletişim ile kurumumuzun bu dinamik yapıyı şu ana kadar başarıyla yönettiğini söyleyebiliriz" ifadelerinde bulundu. "Boşa akıtılan her damla su geleceğimizden çalınan en kıymetli değerdir" Su israfı konusunda da çağrıda bulunan Usalp, "Bu yıl yağışların bereketli olması, suyun sınırsız olduğu veya iklim krizinin sona erdiği anlamına gelmez. Geçen yıl yoktu, bu yıl var’ rehavetine kapılmadan, suyumuz varken dahi yokmuş bilinciyle hareket etmek zorundayız. Boşa akıtılan her damla su, geleceğimizden çalınan en kıymetli değerdir. Kurum olarak yürüttüğümüz sosyal farkındalık çalışmalarını bu dönemde daha da artırarak, su bilincini kalıcı bir kültüre dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu yıl yağışların bereketli olması, suyun sınırsız olduğu ve iklim krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Şehrimiz ve tüm Türkiye için suyumuzun bol olduğu, suyumuzun ve yağışların yoğun olduğu dönemlerde dahi suyun farkındalığında olup su tüketimi noktasında elimizden gelen tüm bir tasarruf bilincini harekete geçirmek istiyoruz" diye konuştu.
Yılmaz, pazarda vatandaş ve esnafla buluştu
16 Aralık 2025 Salı - 15:33 Yılmaz, pazarda vatandaş ve esnafla buluştu Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, ilçe genelinde sürdürdüğü saha ziyaretleri kapsamında Güvenevler Semt Pazarı’nı ziyaret ederek vatandaşlar ve pazarcı esnafıyla bir araya geldi. Tezgâhları tek tek gezen Yılmaz, alışveriş yapan vatandaşlarla sohbet etti, esnafın talep ve önerilerini dinledi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, ilçenin dört bir yanında gerçekleştirdiği ziyaretleri ara vermeden sürdürüyor. Vatandaşlarla bir araya gelerek, sorun ve talepleri dinleyen Yılmaz, projelerini anlatıyor. Yılmaz, son olarak AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler, meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları başkanları ile Güvenevler Mahallesi Semt Pazarı’nı ziyaret etti. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Yılmaz, pazar yerinin işleyişinden çevre düzenine, ulaşım ve temizlikten sosyal ihtiyaçlara kadar birçok konuda görüş alışverişinde bulundu. "Ortak akıl bizim en güçlü yol haritamız" Şehitkamil’de hizmet anlayışlarının temelinde ortak akıl ve istişare kültürünün yer aldığını vurgulayan Yılmaz, sorunlara hızlı ve kalıcı çözümler üretmenin yolunun sahada olmaktan geçtiğini ifade etti. Yılmaz, "Biz masa başında değil, vatandaşımızın yanında, sokağın içinde çözüm üretiyoruz. Bu ziyaretler hiçbir zaman sadece bir ziyaret olmadı benim için. Sokak sokak dolaşmak, esnafımızın kapısını çalmak, vatandaşımızın halini hatırını sormak; beni bu yola bağlayan ruh tam da burada aslında" dedi. Saha ziyaretleri sürecek Şehitkamil Belediyesi olarak mahalle mahalle, sokak sokak yapılan ziyaretlerin artarak devam edeceğini ifade eden Yılmaz, vatandaşların talep ve önerilerinin belediye hizmetlerinin şekillenmesinde en önemli rehber olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Şehitkamil’i birlikte yönetmeye, birlikte güzelleştirmeye devam edeceğiz. Her mahallemizin sesi bizim için çok kıymetli" diyerek, katılımcı ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışını kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Esnaf ve vatandaş memnuniyetini dile getirdi Güvenevler Semt Pazarı’ndaki ziyaret sırasında vatandaşlar, Başkan Yılmaz’ın sık sık sahaya inmesinden ve sorunları yerinde dinlemesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Pazarcı esnafı ise belediye ile kurulan doğrudan iletişimin çözüm sürecini hızlandırdığını belirterek, yapılan çalışmalardan dolayı teşekkür etti.
Şahin: "Çocuklarda tek tip başarı doğru değil, onları erken yaşta yeteneklere göre yönlendirmek gerekiyor"
16 Aralık 2025 Salı - 14:31 Şahin: "Çocuklarda tek tip başarı doğru değil, onları erken yaşta yeteneklere göre yönlendirmek gerekiyor" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Yetenek Kaşifi Projesi kapsamında her çocuğun farklı kabiliyetlere sahip olduğunu belirterek, "Çocuklarımızı tek tip başarı anlayışıyla yetiştirmek doğru değil. Onların erken yaşta yeteneklerini keşfederek doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor" dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey ilçesinde bulunan Asuman Mustafa Karakoyunlu Anaokulu ve İpekyolu İlkokulu’na yaptığı ziyaretlerde, veliler ve öğretmenlerle bir araya gelerek "Yetenek Kaşifi" Projesini tanıttı. Bu kapsamda Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Şahinbey ilçesindeki Asuman Mustafa Karakoyunlu Anaokulu ve İpekyolu İlkokulu’nu ziyaret ederek, proje çerçevesinde uygulanacak bilimsel yöntemler ve planlamalar hakkında bilgi verdi. 6 yaşındaki çocuklara düzenli tarama yapılacak Yetenek Kaşifi Projesi kapsamında Gaziantep genelinde 6 yaşındaki çocukların her yıl düzenli olarak sportif beceri taramasına tabi tutulacağını belirten Başkan Şahin, uygulamanın süreklilik esasına dayandığını söyledi. Projede, çocukların öne çıkan özelliklerinin çoklu zeka ölçekleri aracılığıyla analiz edileceğini, sportif alanlarda ise performans test bataryalarının uygulanacağını kaydetti. Uygulamada kullanılacak testlerin bilimsel geçerlik ve güvenirliği tanımlanmış yöntemlerden seçildiğini ifade eden Şahin, çoklu zeka ölçeklerinin GASMEK tesislerinde uzman personel tarafından ve veli eşliğinde uygulanacağını, sportif testlerin ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait spor tesislerinde yine uzmanlar ve velilerin katılımıyla gerçekleştirileceğini aktardı. "Amaç öğrenciyi doğru yönlendirme" Projenin temel hedefinin çocukları belirli alanlara zorlamak değil, onların güçlü yönlerini ortaya çıkararak uygun alanlara yönlendirmek olduğunu vurgulayan Başkan Şahin, "Erken yaşta yapılan doğru yönlendirme çocukların hem mutluluğunu hem de gelişimini olumlu yönde etkileyecektir" dedi. Eğitimde okul öncesi dönemin kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Şahin, "4-6 yaş aralığında yapılan çalışmalar çocukların karakter ve yetenek gelişiminde belirleyici rol oynuyor. Gaziantep, eğitim, bilim, spor, kültür ve sanat alanlarında güçlü bir şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde çalışıyoruz" diye konuştu. Yetenek Kaşifi Projesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da desteklendiğini aktaran Başkan Şahin, "Öğretmenlerin projeye gösterdiği ilgiden memnuniyet duyuyoruz. Öğretmen, veli ve kurumlar arası iş birliği projenin başarıya ulaşmasında büyük önem taşıyor. Amacımız, projeyi kent genelinde yaygınlaştırarak sürdürülebilir kılmak" ifadelerini kullandı. Ziyaretlerin sonunda Başkan Fatma Şahin veliler ve öğretmenlerin sorularını yanıtladı.
Merinos Onursal Başkanı Merhum Mehmet Erdemoğlu mezarı başında anıldı
16 Aralık 2025 Salı - 14:29 Merinos Onursal Başkanı Merhum Mehmet Erdemoğlu mezarı başında anıldı Merinos Halı kurucusu ve Onursal Başkanı Merhum Mehmet Erdemoğlu ölümünün 19. yılında mezarı başında ailesi, yakınları, çalışanları ve vatandaşların katılımı ile Kur’an-ı Kerim okunarak anıldı. Anma töreninde Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu bir konuşma yaparak, Merhem Mehmet Erdemoğlu’nun çizdiği yoldan ayrılmadan hizmet etmeye devam ettiklerini ifade etti. Erdemoğlu Aile kabristanında Merhum Mehmet Erdemoğlu’nun mezarı başında yapılan anma törenine Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, Merinos Halı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Erdemoğlu, Quick Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Erdemoğlu ile tüm aile üyeleri hazır bulundu. Erdemoğlu ailesi, akrabaları ve sevenlerinin yan ısıra Erdemoğlu ailesi tarafından yaptırılan okullarda öğrenim gören öğrencilerin de katıldığı anma töreninde Kur’anı Kerim okunarak dualar edildi. Merhum Mehmet Erdemoğlu’nun ebediyete intikalinin 19. Yılında mezarı başında yapılan anma töreninde aile adına bir konuşma yapan Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, Merhum Mehmet Erdemoğlu’nun ebediyete intikalinin seneyi devriyesinde mezarı başında tüm ailenin ve sevenlerinin hazır bulunduklarını kaydederek, "Sevgili babacığım, tüm aile fertleri ve sevenlerin de birlikte buradayız. Bizlere miras olarak bıraktığın ilkeler doğrultusunda, çok çalışarak başarılı olmak zorundayız. Ancak başarılı olur isek ailemize, akrabalarımıza, hemşerilerimize, ülkemize ve milletimize faydalı olabiliriz. Başarıya ulaşmak için hak, hukuk ve adalet ilkelerine bağlı kalarak, bizlere bıraktığın en büyük mirası olan ilkelerinden taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz. Bizler, babamızın çizdiğin ilkelerden sapmadan, asla yalan söylemeden, her zaman dürüstlükten şaşmadan, çalışanlarımızın paralarını alın teri kurumadan ödeyerek, ilçemize, ilimize, ülkemize ve milletimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin her tarafında başta bölgemiz olmak üzere eğitimden sağlığa, spordan sosyal yardımlara, camilerden taziye evlerine kadar gençlerimizin dünya ölçeğinde yetişmesi ve gelişmesi için yatırımlarımıza var gücümüzle devam ediyoruz. Ülkemize, devletimize, milletimize ve bayrağımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Erdemoğlu ailesi adına bu burada bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Türkiye’nin paraları Gaziantep’e ’emanet’
16 Aralık 2025 Salı - 12:37 Türkiye’nin paraları Gaziantep’e ’emanet’ Gaziantep’te üretilen ve hırsızların korkulu rüyası olan çelik kasalar, Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına gönderiliyor. Tamamen el işçiliğiyle üretilen kasalarda kalite ve güvenlik ön planda tutuluyor. Gaziantep sanayisi, birçok alanda ülkenin ihtiyacını karşıladığı gibi kuyumcu ve döviz şirketlerinin para kasası ihtiyacını da karşılıyor. Teknolojiye direnerek el emeği ile üretilen, sağlamlığı ve teknolojisi ile hırsızların korkulu rüyası olan kasalar, üretimin ilk aşamasında metalin işlenerek kasa formuna getirilip, ardından imalattan çıkan ürünlerin boyama bölümüne alınmasıyla devam ediyor. Daha sonra ise boyama, aksesuar ve son montaj işlemleriyle birlikte kullanıma hazır hale getiriliyor. 20 ila 40 gün süren üretimin ardından Türkiye’nin birçok iline gönderildiği gibi Irak, Bulgaristan ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Üretilen kasalar hırsızlık olaylarına karşı, elektronik sistemli, uzaktan kumandalı, darbe sensörlü, yanmaz dış kaplama, şifreli olma gibi özellikleriyle de ön plana çıkıyor. "Yüksek güvenlikli kasalarımızda önceliğimiz her zaman kalite" İmalat sürecini anlatan Kemal Özdemir kaliteden taviz vermeden yüksek güvenlikli kasa ürettiklerini söyleyerek, "Burada kasalarımızı tamamen sıfırdan işleyerek kullanıcıya hazır halde sunuyoruz. Ürünlerimizi kuyumcuların ve dövizcilerin güvenle kullanabileceği şekilde özel olarak hazırlıyoruz. Yüksek güvenlikli kasalarımızda önceliğimiz her zaman kalite. Kaliteden asla taviz vermiyoruz. Birinci sınıf işçilik ve birinci sınıf malzeme kullanıyoruz. Çünkü müşterilerimiz bu kasaların içine büyük değerler, adeta servetlerini emanet ediyor. Kuyumcularımız ve dövizcilerimiz paralarını gönül rahatlığıyla muhafaza edebiliyor. Biz de bu nedenle vicdanen huzurlu oluyoruz. Kasalarımız yüksek kalite standartlarına uygun olarak üretiliyor. Üretim sürecimiz ham metalin temin edilmesiyle başlıyor. Metal burada işleniyor, ardından imalatı tamamlanan kasa boyahaneye gönderiliyor. Boya işleminin ardından tekrar atölyeye alınarak aksesuarları takılıyor ve son montajları yapıldıktan sonra kullanıma hazır hale getiriliyor" dedi. "20 ila 40 günde ürettiğimiz kasaları birçok ülkeye ihraç ediyoruz" Kasa fiyatlarının istenilen ölçü ve özelliklere göre değiştiğini dile getiren Özdemir, Türkiye’de birçok ilin yanı sıra yurt dışına da ihraç ettiklerini de aktararak, "Özel tasarım kasalarımızın üretim süresi, talep edilen özelliklere göre yaklaşık 20 ila 40 gün arasında değişiyor. Tezgah altı, boy kapı, istenilen ölçü ve ebatlarda üretim yapabiliyoruz. Ürettiğimiz kasaları Türkiye’nin tüm illerine ve yurt dışına gönderiyoruz. Irak, Bulgaristan ve Almanya başta olmak üzere talep edilen birçok ülkeye sevkiyat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin parası Gazianteplilerin kasasında emanette" diyen Özdemir, döviz, altın ve mücevheratın Gaziantep’te üretilen kasalarda güvenle saklandığını belirtti. "Kasalarda fiyatlar 100 bin liradan başlayıp 500 bin liraya kadar çıkabiliyor" Kemal Özdemir, "Türkiye’nin parası, Gazianteplilerin kasalarına emanet. Döviz, mücevherat ve değerli eşyalar Gaziantep’te üretilen kasalarla güvence altına alınıyor. Fiyatlar ise kasanın ebat ve özelliklerine göre değişiyor. Bir kuyumcu ya da dövizci kasası 100 bin liradan başlayıp 500 bin liraya kadar çıkabiliyor. Yeni açılan bir kuyumcu ya da dövizci, işine başlamadan önce mutlaka kasasını yaptırmak zorunda. Biz de buna her zaman hazırlıklıyız. İstenilen ölçü ve özelliklerde kasaları hızlı şekilde üretip hizmete sunuyoruz" şeklinde konuştu. "Yetişen eleman bulmak çok zor" Meslekte eleman sıkıntısı yaşandığına da dikkat çeken Mehmet Altan ise, "Şu an burada yalnız çalışıyorum. Çıraklıktan yetişen eleman bulmak artık çok zor. Bu nedenle tek başıma vatandaşın taleplerine cevap vermeye çalışıyorum" diye konuştu.
Gripte erken dönem uyarısı
16 Aralık 2025 Salı - 12:24 Gripte erken dönem uyarısı Gaziantep Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Ülker, grip hastalığının nedenleri, bulaşma yolları, risk grupları ve korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Ülker, "Grip enfeksiyonu, önceki yıllara kıyasla bu sezon Türkiye’de daha erken görülmeye başladı. Kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve mevsimsel hava şartları, viral enfeksiyonların hızla yayılmasına neden oluyor. Kış aylarında artan hastalık riskine karşı toplumun dikkatli ve bilinçli davranmasının hem bireysel sağlık hem de sağlık sisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor. Grip, ani başlayan ateş, öksürük, titreme, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve burun akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkan, influenza A ve B virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonudur" dedi. "Bulaş riski kapalı alanlarda artıyor" Kapalı alanlarda gribin daha fazla bulaştığını söyleyen Dr. Ülker, "Grip virüsü; öksürme, hapşırma, yakın temas, öpüşme ve tokalaşma yoluyla kolaylıkla bulaşmaktadır. Özellikle ellerin gün içerisinde yeterince yıkanmaması, virüsün yayılmasını hızlandırmaktadır. Kapalı ve kalabalık ortamlarda bulaş riski çok daha fazladır. Hasta kişilerin öksürmesi veya hapşırması sırasında havaya yayılan virüsler, solunum yoluyla sağlıklı bireylere geçebilmektedir. Bağışıklığı düşük olan kişiler genellikle 1-4 gün içinde gribe yakalanmaktadır" ifadelerini kullandı. Risk grupları daha dikkatli olmalı Risk gruplarının dikkat etmesi gereken konulara değinen Dr. Ülker, "Grip çoğu zaman kendiliğinden iyileşme eğilimi gösterse de; bebekler, yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyredebilmektedir. Grip; bronşit, zatürre, sinüzit, kulak enfeksiyonları ve astım gibi kronik hastalıkların alevlenmesine yol açabilmektedir. Belirtilerin şiddetlenmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir" ifadelerine yer verdi. Gripten korunmanın yolları Gripten korunmada hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Esra Ülker, "Ellerin sabunla sık sık yıkanması, hasta kişilerin maske kullanması ve öksürürken ağızlarını kapatmasını istiyoruz. Ayrıca bol sıvı tüketimi, dengeli beslenme, C vitamini açısından zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesi ve ev ile iş yerlerinin düzenli olarak havalandırılması gerekiyor" şeklinde konuştu. Grip tedavisinde dinlenme ve destekleyici uygulamalar önemli Grip tedavisinde temel amacın belirtileri hafifletmek ve vücudun iyileşme sürecini desteklemek olduğunu belirten Dr. Esra Ülker, dinlenmenin, bol sıvı tüketiminin ve sağlıklı beslenmenin tedavinin temelini oluşturduğunu ifade etti. Gerekli durumlarda ise tedavinin mutlaka doktor kontrolünde planlanması gerektiğini vurguladı.
İnfertilite tedavisinde erken başvuru uyarısı
16 Aralık 2025 Salı - 11:53 İnfertilite tedavisinde erken başvuru uyarısı Çocuk sahibi olmak isteyen ancak doğal yollarla gebelik elde edemeyen çiftlerde infertilite oranı her geçen yıl artıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sedat Baylar, infertilitenin bir hastalık değil, tedavi edilebilir bir durum olduğunu belirterek çiftleri "gecikmeden başvuru" konusunda uyardı. Toplumda her 6-7 çiftten birinde infertilite görüldüğünü söyleyen Op. Dr. Sedat Baylar, hem kadın hem de erkek kaynaklı birçok faktörün gebeliği zorlaştırabileceğini ifade etti. Hormonal bozukluklar, yumurtlama problemleri, tüplerin tıkalı olması, endometriozis, ileri yaş ve erkeklerde sperm sayısının ya da hareketliliğinin düşük olmasının en yaygın nedenler arasında bulunduğunu açıkladı. "İnfertilite tedavisinde kişiye özel yaklaşım şart" Tedavinin başarısının, doğru tanı ve kişiye özel planlama ile arttığını belirten Op. Dr. Baylar, "İnfertilite, çoğu çift için duygusal olarak yorucu bir süreçtir. Bu nedenle hem tıbbi hem psikolojik olarak çiftlerin yanında olmak çok önemlidir. Önce detaylı bir değerlendirme yapıyor, ardından çiftin durumuna göre en etkili tedavi yöntemini belirliyoruz" dedi. Baylar, yumurtlama tedavileri, aşılama (IUI) ve tüp bebek (IVF) uygulamalarının çiftlerin durumuna göre başarıyla uygulanabildiğini söyledi. "Bir yıl denemeye rağmen gebelik yoksa uzman değerlendirmesi gerekli" Op. Dr. Sedat Baylar, 35 yaş altında bir yıl, 35 yaş üzerinde ise altı ay düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmazsa mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca sigara kullanımı, fazla kilo, düzensiz beslenme ve stresin kadın ve erkek fertilitesini olumsuz etkilediğini belirterek yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavide önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
SANKO Okulları’nın Nasa buluş şenliği başarısı
16 Aralık 2025 Salı - 11:52 SANKO Okulları’nın Nasa buluş şenliği başarısı SANKO Okulları öğrencileri, NASA-JPL Invention Challenge 21’inci Buluş Şenliği’nde "En Sıra Dışı Tasarım" kategorisi ödülünü kazanırken, öğretmenleri ise "Hobiciler" kategorisinde Türkiye üçüncülüğü derecesini aldı. NASA Jet PropulsionLaboratory’nin Kaliforniya’da hayata geçirdiği "Invention Challenge" yarışmasının Türkiye ayağı olan 21’inci Buluş Şenliği, İstanbul Doğuş Üniversitesi Dudullu Kampüsünde düzenlendi. NASA Buluş Şenliğinin bu yılki konusu "Su Kovada" olarak belirlendi. Şenlikte 60 saniyeden kısa sürede 5 metre uzaklıktaki bir kovaya sekiz litre su taşıyan bir cihaz yapılması istendi. Amerika dışında sadece Türkiye’de düzenlenen ve buluşların bir şenlik ortamında yarıştığı etkinlikte, SANKO Okulları Kıvanç Helvacıkara, Doruk Miraç Yıldırım, Ahmet Çağatay Mavi ve Atlas Aydoğdu Proje Danışman öğretmenleri Fatih Mehmet Günaydın rehberliğinde hazırladıkları proje ile "En Sıra Dışı Tasarım" ödülünü alarak önemli bir başarıya imza attılar. SANKO Okulları Öğretmenleri Fatih Mehmet Günaydın, Selçuk Helvacıkara ve Cumacan Kaan Koç ise Hobiciler Kategorisinde Türkiye üçüncüsü oldu. SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı, 43 okulun katıldığı yarışmada iki ödülle dönen öğrenci ve öğretmenlerimizi kutlayarak başarılarının devamını diledi.