Yerel Haberler
Giresun
24 Şubat 2026 Salı - 16:01 Görele Belediye Başkanı Dede hakkındaki ’Çocuğa karşı cinsel taciz ’ iddianamesi hazırlandı Hakkında "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlaması bulunan ve bu nedenle cezaevinde tutulan Giresun’un Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında yürütülen soruşturması kapsamında, Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği, dosyanın kabul edilmesi halinde yargılamanın Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, iddanamede, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya uygulamaları üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlandığı ve düzenlenen iddianamenin mahkemeye sunulduğu belirtildi. İddianameye göre, 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ve annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak, Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin kendisine ait olduğu ileri sürülen sosyal medya hesapları üzerinden rahatsız edici mesajlar gönderdiği iddiasıyla şikâyetçi oldu. Başvuru üzerine savcılıkça soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında mağdur çocuğa ait cep telefonunun rıza ile incelendiği, mesaj içeriklerinin tutanak altına alındığı ve dijital materyallerin Giresun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimince teknik incelemeye tabi tutulduğu bildirildi. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda isnat edilen fiilin "elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz" suçunu oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. İddianamenin mahkemece kabul edilmesi hâlinde sanık sıfatıyla yargılama süreci başlayacak olup, nihai kararın yargılama sonucunda verileceği belirtildi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:06 Giresun’da fındıklı tatlılar Ramazan sofralarına lezzet katıyor Giresun’da Ramazan ayının vazgeçilmez tatlıları fındık ile lezzet buluyor. Sütlü fındıklı kadayıf ve coğrafi işaret tescilli fındık ezmeli kadayıf tatlısı, Giresun’da yoğun ilgi görüyor. Giresun’da üretilen bu özel tatlılar, özellikle Ramazan ayında sofralardan eksik olmuyor. Giresun’un yetişen tombul fındığın lezzetiyle hazırlanan sütlü kadayıf ve fındık ezmeli kadayıf, hem yöre halkı hem de Ramazan ayında bölgeyi ziyaret eden turistler ve gurbetçiler tarafından büyük ilgi görüyor. Yıl boyunca üretimi devam eden kadayıf tatlısı, özellikle yaz mevsiminde turistlerin ilgisini çekerken, Ramazan ayında ise yerli halk tarafından yoğun şekilde tüketiliyor. Giresun’da üretilen sütlü, fındıklı, kadayıflı tatlı çeşitlerinin hamur tatlılarına göre daha sağlıklı ve enerjik olduğunu kaydeden işletmeci Ayhan Akten, "Fındığın başkenti Giresun’da sadece fındıktan yapılmış özel tatlılar üretiyoruz. Dolayısıyla insanlarımızın sağlığına, midesine güzellik katıyoruz. Burada sadece Giresun kalite fındıktan yapılmış ve Türkiye’nin hiçbir yerinde olmayan unsuz, glutensiz, hiçbir katkı maddesi kullanmayan yüzde 100 fındıktan tatlılar yapıyoruz. Bunlardan bir tanesi de ’Dattuk’ tatlımız. Giresun’ca ’Dattuk’ yani ’tatlım’ anlamına gelen kelimede sadece Giresun kalite fındıktan üretiliyor. Hem mideye rahatlık veriyor, hem enerji veriyor. O yüzden ben iddia ediyorum; bu tatlı Türkiye’de en doğal, en yararlı tatlılardan bir tanesi. Dolayısıyla tatlı çeşitlerimiz Dattuk tatlısı, sütlü kadayıf, fındık ezmeli kadayıf tatlımız. Hem sağlıklı hem de enerjik. O yüzden Giresun yaşam ömrü en uzun şehirlerden bir tanesi seçiliyor" dedi.
Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:29 Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti Giresun’da yaşayan moda tasarımcısı 52 yaşındaki İnci Arslantürk, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken sanatın iyileştirici gücüne tutundu. Tekstil tasarımından ahşap sanatına yönelen Arslantürk, yakma tekniğiyle hazırladığı özgün eserleriyle dikkat çekiyor. Sanatın sağlık sorunları yaşayan herkes için bir terapi yöntemi olabileceğini belirten Arslantürk,"Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir. Daha önce tekstil tasarımla uğraşıyordum. Ancak ahşapla çalışmaya başladığımda bunun bana çok iyi geldiğini fark ettim. Sağlık sorunlarım nedeniyle zaman zaman zor günler yaşadım, fakat ahşap sanatıyla uğraşmak hem ruhsal hem de fiziksel anlamda tedavi sürecime katkı sağladı. Üretmek, meşgul olmak ve sonunda ortaya bir eser çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bu artık benim yaşam biçimim haline geldi. Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir" dedi. Üretmek ruhu iyileştiriyor Yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Arslantürk, "Birçok aksesuarı ve ev ürününü motiflerle süsleyerek sanata dönüştürüyoruz. Belirli bir temam yok ancak, daha çok doğa üzerine çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar ahşap ve bez üzerine yakma tekniğiyle doğa temalı çalışmalar yapıyorum, kuş, çiçek, portre gibi motifler işliyorum. Sanatın hangi dalı olursa olsun üretmek, ruhu iyileştiriyor yakma tekniğiyle kuş, çiçek, portre gibi figürler işliyorum. Birçok alanda çalışıyorum ancak doğa temalı ağırlıkta" dedi. Sanatın aynı zamanda toplumsal fayda da sağladığını vurgulayan Arslantürk, özellikle ev hanımlarına çağrıda bulunarak boş zamanlarını sanatla değerlendirenler hem kendilerini daha iyi hissediyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayabileceklerini ifade etti.
Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:13 Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti Giresun’da yaşayan moda tasarımcısı 52 yaşındaki İnci Arslantürk, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken sanatın iyileştirici gücüne tutundu. Tekstil tasarımından ahşap sanatına yönelen Arslantürk, yakma tekniğiyle hazırladığı özgün eserleriyle dikkat çekiyor. Sanatın sağlık sorunları yaşayan herkes için bir terapi yöntemi olabileceğini belirten Arslantürk,"Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir. Daha önce tekstil tasarımla uğraşıyordum. Ancak ahşapla çalışmaya başladığımda bunun bana çok iyi geldiğini fark ettim. Sağlık sorunlarım nedeniyle zaman zaman zor günler yaşadım, fakat ahşap sanatıyla uğraşmak hem ruhsal hem de fiziksel anlamda tedavi sürecime katkı sağladı. Üretmek, meşgul olmak ve sonunda ortaya bir eser çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bu artık benim yaşam biçimim haline geldi. Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir" dedi. Üretmek ruhu iyileştiriyor Yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Arslantürk, "Birçok aksesuarı ve ev ürününü motiflerle süsleyerek sanata dönüştürüyoruz. Belirli bir temam yok ancak, daha çok doğa üzerine çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar ahşap ve bez üzerine yakma tekniğiyle doğa temalı çalışmalar yapıyorum, kuş, çiçek, portre gibi motifler işliyorum. Sanatın hangi dalı olursa olsun üretmek, ruhu iyileştiriyor yakma tekniğiyle kuş, çiçek, portre gibi figürler işliyorum. Birçok alanda çalışıyorum ancak doğa temalı ağırlıkta" dedi. Sanatın aynı zamanda toplumsal fayda da sağladığını vurgulayan Arslantürk, özellikle ev hanımlarına çağrıda bulunarak boş zamanlarını sanatla değerlendirenler hem kendilerini daha iyi hissediyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayabileceklerini ifade etti. (AB-ÖS-Y)
Giresun Üniversitesi, FİSKOBİRLİK arazisi için Giresun Belediyesini mahkemeye verdi
25 Eylül 2025 Perşembe - 17:41 Giresun Üniversitesi, FİSKOBİRLİK arazisi için Giresun Belediyesini mahkemeye verdi Giresun Üniversitesi, FİSKOBİRLİK’e ait 7,5 dönümlük arazinin gelişim alanı kapsamına alınması yönündeki talebinin reddedilmesi üzerine CHP’li Giresun Belediyesi’ne karşı dava açtı. Giresun Üniversitesi ile Giresun Belediyesi arasında FİSKOBİRLİK’e ait 7,5 dönümlük arazi nedeniyle hukuk mücadelesi başladı. Üniversite, belediye meclisine yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine konuyu Ordu İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Söz konusu arazi daha önce Giresun Üniversitesi’nin gelişim alanı içerisinde yer alıyordu. Ancak belediye meclisinin aldığı kararla bu alan kapsam dışına çıkarıldı ve FİSKOBİRLİK tarafından satıldı. Üniversite, satışın ardından arazinin yeniden gelişim alanına dahil edilmesi için belediyeye başvurdu fakat talep mecliste reddedildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, amaçlarının üniversiteye tam teşekküllü bir kampüs kazandırmak olduğunu belirterek, "Üniversitemiz akademik başarılarıyla öne çıkmasına rağmen öğrencilerimizin memnuniyet sıralamasında istediğimiz noktada değiliz. Bunun en önemli nedeni, kampüs bütünlüğünden yoksun olmamızdır. Güre Yerleşkesi’nde bulunan FİSKOBİRLİK arazisini bu amaçla gelişim alanımıza katmıştık. Ancak karar belediye tarafından bozuldu ve arazi satıldı. Yeniden meclise yaptığımız başvuru reddedildi. Biz de bu kararı mahkemeye taşıdık. Önümüzdeki günlerde çıkacak kararı bekliyoruz. Amacımız, üniversitemize kalıcı bir kampüs alanı kazandırmaktır" dedi.
Tüccarlar fındık fiyatı konusunda farklı görüşte
24 Eylül 2025 Çarşamba - 13:30 Tüccarlar fındık fiyatı konusunda farklı görüşte Giresun’da fındık fiyatları geçen haftaya göre stabil seyrederken, tüccarlar arasında farklı görüşler öne çıktı. Bazı tüccarlar fiyatların ihracata bağlı olarak şekilleneceğini belirtirken, bazıları ise fiyatların rekor seviyelere ulaşacağını ileri sürdü. Fındık hasadının sona ermesiyle birlikte serbest piyasadaki alım fiyatları tartışma konusu oldu. Giresun’daki fındık tüccarları, fiyatların geçtiğimiz hafta 330 TL seviyesinde olduğunu, fındığın bu hafta ise randımanına göre 300 ila 340 TL aralığında işlem gördüğünü belirterek, ihracatta söz sahibi Ferrero’nun alım fiyatına göre fiyatların şekilleneceğini ifade etti. Fındık tüccarı Hasan Himtaş, fiyatların şimdilik yatay seyirde olduğunu söyleyerek, "Geçen hafta fiyatlarımız 330 TL civarındaydı. Bu hafta da yine 330 TL ile başladık. Ancak Ferrero’nun fiyat açıklamasını bekliyoruz. Söylentilere göre 260 TL civarında bir fiyat açıklayacağı konuşuluyor. Bu nedenle alımlarda tedirginiz. Şu anda fındığı randımanına göre 300 ila 340 TL arasında alıyoruz ama satarken ne olacağını bilmiyoruz" dedi. "Fiyatlar ihracatta talebe göre yükselebilir" Serbest piyasada fiyatların değişken olduğuna dikkat çeken Sami Gündoğdu ise, "Yeni haftaya fındık fiyatları 330-340 TL arasında başladı. Şu anda 340’a kadar alım var. Fındık işi belli olmaz, tamamen arz-talep meselesi. Çarşıya az fındık gelmesi fiyatları etkileyebiliyor. Bu nedenle net bir fiyat söylemek mümkün değil. Özellikle de fındık fiyatını ihracat rakamları belirleyecektir" şeklinde konuştu. "Fındık fiyatı rekor kıracak" Fiyatların yükseleceğini ileri süren fındık tüccarı Hayrettin Karabulut, "Sezon üretici açısından umut verici. Fındık sektörü bu yıl beklentilerin üzerinde olacak. Geçen hafta 330 TL iken, bugün 340 TL’den işlem gördü. Ama önümüzdeki günlerde 350, hatta 400 TL’ye kadar çıkmasını bekliyoruz. İleride 13 doların üzerinde fiyat görebiliriz. Bu sene fındığın rekor kıracağına inanıyorum. Üreticinin yüzü gülsün, bizim en büyük isteğimiz bu" diye konuştu.
Teknofest’ten Giresun’a "Mavi Vatan" birinciliği
23 Eylül 2025 Salı - 14:35 Teknofest’ten Giresun’a "Mavi Vatan" birinciliği Türkiye’nin en büyük bilim ve teknoloji etkinliği olan Teknofest’e, Mavi Vatan’ın sadece deniz yetki alanlarıyla sınırlı bir kavram olmadığını vurgulayarak, denizcilik mirasından günümüzün milli teknoloji hamlelerine uzanan süreci irdeleyen makalesiyle katılan Doç. Dr. Söğüt birincilik ödülüyle döndü. Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yasin Söğüt, Teknofest Mavi Vatan Festivali kapsamında düzenlenen Lisansüstü Makale Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü. Söğüt, "Medeniyetten Millete, Vizyonel Bir Hamle: Mavi Vatan" başlıklı makalesiyle Mavi Vatan vizyonunu iletişim bilimi perspektifinden ele alarak özgün yaklaşımı ve akademik katkısıyla öne çıktı. Makalesinde Mavi Vatan’ın sadece deniz yetki alanlarıyla sınırlı bir kavram olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Söğüt, bu vizyonun "bağımsızlığın denizlerdeki imzası" olduğunu belirtti. Söğüt, geçmişin denizcilik mirasından günümüzün milli teknoloji hamlelerine uzanan süreci irdeleyerek, Türkiye’nin denizlerde bağımsız bir güç olarak konumlandığını ortaya koydu. Çalışmada ayrıca Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli ve milli üretim kapasitesini artırması, Doğu Akdeniz’de enerji faaliyetleriyle kurucu aktör haline gelmesi ve tarihsel miras ile güncel teknoloji arasında kurulan bağın milli kimlik inşasına katkısı ele alındı. Mavi Vatan’ı "Türk milletinin denizlerdeki bağımsızlık senedi" olarak tanımlayan Doç. Dr. Söğüt, vizyonun temelini "Özgürlük için yerlilik, bağımsızlık için teknoloji" olarak ifade etti.