Yerel Haberler
Giresun
24 Şubat 2026 Salı - 16:01 Görele Belediye Başkanı Dede hakkındaki ’Çocuğa karşı cinsel taciz ’ iddianamesi hazırlandı Hakkında "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlaması bulunan ve bu nedenle cezaevinde tutulan Giresun’un Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında yürütülen soruşturması kapsamında, Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği, dosyanın kabul edilmesi halinde yargılamanın Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, iddanamede, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya uygulamaları üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlandığı ve düzenlenen iddianamenin mahkemeye sunulduğu belirtildi. İddianameye göre, 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ve annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak, Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin kendisine ait olduğu ileri sürülen sosyal medya hesapları üzerinden rahatsız edici mesajlar gönderdiği iddiasıyla şikâyetçi oldu. Başvuru üzerine savcılıkça soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında mağdur çocuğa ait cep telefonunun rıza ile incelendiği, mesaj içeriklerinin tutanak altına alındığı ve dijital materyallerin Giresun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimince teknik incelemeye tabi tutulduğu bildirildi. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda isnat edilen fiilin "elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz" suçunu oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. İddianamenin mahkemece kabul edilmesi hâlinde sanık sıfatıyla yargılama süreci başlayacak olup, nihai kararın yargılama sonucunda verileceği belirtildi.
Okul alışverişinde uzmanlardan kalite ve sağlık uyarısı
04 Eylül 2025 Perşembe - 13:15 Okul alışverişinde uzmanlardan kalite ve sağlık uyarısı 2025-2026 eğitim-öğretim yılından itibaren devlet okullarında serbest kıyafet uygulaması kaldırılarak her okul kendi belirlediği ekonomik formayı kullanacak. Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte okul kıyafetleri satan mağazalarda yoğunluk yaşanmaya devam ediyor. Veliler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş telaşına girerken, uzmanlar hem sağlık hem de bütçe açısından dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Okul üniforması ve iş kıyafetleri üreticisi Fatih Erhan, alışverişlerin bilinen ve güvenilir firmalardan yapılması gerektiğini belirterek, yerli üretim ve yüzde 100 pamuklu ürünlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. "Pamuklu ürünler uzun ömürlü ve sağlıklı" Erhan, "Bir öğrenci okul sezonunu 2-3 kıyafetle geçiriyor. Çocuklar teneffüslerde oynarken terliyor, özellikle yaka kısımlarında deformeler kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle üretimde gramajından iplik ve kumaş yapısına kadar dikkat edilmeli. Yüzde 100 pamuk penye, ayrıca kompak, sanfor ve egzim işlemi görmüş ürünler tercih edilmeli. Naylon ve düşük kaliteli kumaşlar hem sağlıksızdır hem de kısa sürede yıpranır. Tek tip kıyafet uygulamasında öğrencilerin uzun süre kullanabileceği, yerli ve pamuklu ürünler öncelikli olmalıdır" dedi. Kıyafet fiyatları hakkında da bilgi veren Erhan, ilkokul öğrencilerinin kısa kollu, uzun kollu tişört ve eşofman alt-üst takımını ortalama 900-950 TL’ye, ortaokul öğrencilerinin 3’lü tişört, kapüşonlu sweatshirt ve eşofman setini bin 300 ila bin 400 TL’ye, lise öğrencilerinin ise penye kapüşonlu sweat ile keten veya kot pantolon kombinini bin 500 ila bin 600 TL arasında temin edebileceğini söyledi. Tek tip forma uygulamasını destekleyen veliler, çocukların sabah ne giyeceğini düşünmek yerine derslerine odaklanabildiğini, formanın ise disiplin ve eşitlik açısından fayda sağladığını ifade etti.
Giresun’da Samsunspor taraftarları ile yaşanan olayla gündeme gelen esnafa destek sürüyor
03 Eylül 2025 Çarşamba - 13:57 Giresun’da Samsunspor taraftarları ile yaşanan olayla gündeme gelen esnafa destek sürüyor Geçtiğimiz pazar günü Samsunsporlu taraftarların Trabzon deplasmanına giderken, Giresun’un Tirebolu ilçesinde uğradıkları bir et lokantasında yaşanan ve 1 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın ardından tutuklanan restoran sahibi Emrah Tok’a destek sürüyor. Olayın meydana geldiği iş yerinin önünde bir açıklama yapan Giresun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (GESOB) Başkanı Ali Kara, tarafları sağduyulu ve itidalli olmaya davet etti. Ali Kara, açıklamasında yaşanan olayın detaylarına değinerek esnafın kendini savunma hakkına vurgu yaptı. Kara, "Hiç kimse şunu söyleyemez; birileri gelip iş yerinde size alkollü vaziyette saldıracak, siz dayak yiyeceksiniz, iş yeriniz tahrip olacak ve ‘Silah çekmeye gerek yok’ denilecek. Biz kanunlara saygılı, ahilik gelenekleriyle yetişmiş bir toplumuz. Ruhsatlı silah, insanın namusuna, iffetine, malına, canına zarar geldiğinde nefsini koruması için verilir. Olayda arkadaşımız arkadan yumruklanıyor, zorla çekmecesinden silahını alıyor, ilk kurşunu havaya ateşliyor. Ancak yumruklar devam ediyor. Bu durumda insan psikolojik olarak şuur kaybına uğrar, ne yaptığını bilemeyebilir. Emrah’ın da kimseyi öldürmek için değil, canını kurtarmak için hareket ettiğine inanıyorum. Keşke olmasaydı. Bir vatandaşımızın ölmesini asla haklı gösteriyor değiliz. Keşke o ailenin yuvası dağılmasaydı, evlatları yetim kalmasaydı. Ama olayların sebebine bakmalıyız. Sebep esnafımız değil" dedi. Kara, olayın kamuoyuna yanlış aktarılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, üst düzey yöneticilere seslendi: "Olayın, sanki Samsunsporlu taraftarların Giresun’da yolu kesilmiş ve silahlı saldırıya uğramış gibi lanse edilmesi, Samsunlu kardeşlerimizi Giresunlulara karşı düşman etmeye yönelik bir eylemdir. Bu tutumu şiddetle kınıyor ve özür dilemeye davet ediyorum." GESOB Başkanı, olayla ilgili hukuki sürecin titizlikle yürütüldüğünü vurguladı; "Valimiz, emniyet güçlerimiz ve jandarma teşkilatımız olayın üzerine titizlikle gidiyor. En ufak bir hukuki boşluk olmayacağının garantisini aldık. Emrah kardeşimize, ahilik ocakları ve esnaf teşkilatı olarak avukat desteği, maddi yardım ve ailesine moral desteği dahil her türlü yardım sağlanacaktır." Son olarak, olayı provoke etmek isteyenlere karşı uyarıda bulunan Kara, "Ateş sadece düştüğü yeri değil, çevresini de yakar. Giresunlu hemşehrilerimi sağduyulu olmaya davet ediyorum. İki kadim vilayet arasında husumet oluşmasını kimse istemez" diyerek açıklamasını tamamladı.
Abacıbükü Ekmeği’nin sırrı fırınında ve fındık kabuğunda
03 Eylül 2025 Çarşamba - 09:33 Abacıbükü Ekmeği’nin sırrı fırınında ve fındık kabuğunda Giresun’da dededen kalan fırıncılık mirasını sürdüren Burhan Paylan, meşhur Abacıbükü Ekmeği’nin sırrının sadece ekşi maya ile sınırlı kalmadığını, ekmeğin pişirildiği fırının da önemli olduğunu söyledi. Karadeniz’de tek içten yanmalı taş fırın ustasının kendisi olduğunu ileri süren Paylan, iyi ekmek yapmanın sırlarını paylaştı. Aksu Mahallesi’nde kendilerine ait Abacıbükü fırınında üçüncü kuşak olarak fırıncılık yapan Burhan Paylan (60), dededen yadigar kalan fırıncılık mesleğinin, dışarıdan kolaymış gibi görünse de aslında büyük bir titizlik istediğini anlattı. İyi ekmek yapmak için, ekşi maya ve organik un kullanmanın yetmediğini belirten Paylan, "Son günlerde en lezzetli ekmeklerin sırrını ekşi mayada olduğunu söyleyenler bir biriyle yarışa dursun bu işin püf noktası taş fırındadır. Hiçbir ekmek içten yanmalı taş fırında pişirilen ekmeğin lezzetini ve kalitesini tutmaz" dedi. Bugün hala dededen kalma taş fırını kullandıklarını ifade eden Paylan, "Bu fırının özelliği hakiki taş fırın olması, içeriden yanması ve ısı derecesinin yüksek olmasıdır. Bu fırının hikayesine gelince Osmanlı Dönemlerine kadar dayanan yıllarda Aksu Mahallesi Abacıbükü mevkiinde olan fırın yol geçmesi nedeniyle yıkıldı. Daha sonra şimdiki fırının yapılmasına karar verildi. Bu fırının taşlarını Uzuncakum mevkiinde yani Tutyalısı dediğimiz yerden sırtımızda taşıyarak buraya getirdik. Buraya fırını yaptığımızda ölçülerini tutturamadık. Ölçüler tutmadığı için babam dedeme fırını yapamadığımızı ve nedenini soruyor. Dedemde ölçülerini tarif edince usta da fırını yıkıp o ölçülerde tekrar inşa ediyor. Ondan sonra fırından verim almaya başladık. İçten yanmalı taş fırında ekmek pişirmek oldukça zahmetli ve bir o kadarda ustalık ister. Diğer taş fırınlarda ateş yan tarafta yakılır ve fırın öyle ısıtılır ve hatta derecelerle fırının ısısı kontrol edilebilir. İçten yanmalı fırınlarda ise her şey tecrübe işidir, ustalık işidir" diye konuştu. Ekmeğe lezzet katsın diye odun değil fındık kabuğu kullanılıyor İçten yanmalı taş fırında odun yerine fındık kabuğu yaktığını da anlatan Paylan, "Odun ekmeği ile fındık kabuğu ekmeğinin bile ayrı bir lezzeti vardır. Özelikle ben Giresun kalite fındık kabuğu kullanıyorum ki hem daha çok ısı kalitesi yüksek hem de fındık kabuğundaki koku, aroma fırının içerisine siniyor ve dolayısıyla bu da ekmeğe ayrı bir lezzet ve tat veriyor. Dolayısıyla bizim ekmeğimizde sadece ekşi maya özelliği bulunmuyor. İçten yanmalı fırında taşların ısısı, içerisinde yaktığın fındık kabuğunun aroması gibi tatlarda ekmeğe işliyor" şeklinde konuştu. "Abacıbükü ekmeğinin tescilini yaptırıp patentini aldık" Babasından sonra dördüncü kuşak olarak fırıncılığı meslek olarak tercih eden Ercan Paylan ise "Giresun’a özgü bu ekmeğin tescilini yaptırıp patentini aldık. Babamın dedesinin mesleğini yapmayı tercih ettiğimde sadece bir ekmek yapan fırıncı değil, bir kültür ve geleneğin temsilcisi olduğumu düşündüm. Bunun için de sadece dededen toruna devam eden bu özellikli ekmeğin tescilini aldım. Çünkü Abacıbükü ekmeği adı altında ekmek yapıp bu özellikli, yüzyıllık geçmişi olan ekmeğin kalitesini düşürsünler istemedim. Bu ekmekte kullandığımız ekşi mayanın bile en az bir asırlık geçmişi var" ifadelerini kullandı.
Abacıbükü Ekmeği’nin sırrı fırınında ve fındık kabuğunda
03 Eylül 2025 Çarşamba - 09:26 Abacıbükü Ekmeği’nin sırrı fırınında ve fındık kabuğunda Giresun’da dededen kalan fırıncılık mirasını sürdüren Burhan Paylan, meşhur Abacıbükü Ekmeği’nin sırrının sadece ekşi maya ile sınırlı kalmadığını, ekmeğin pişirildiği fırının da önemli olduğunu söyledi. Karadeniz’de tek içten yanmalı taş fırın ustasının kendisi olduğunu ileri süren Paylan, iyi ekmek yapmanın sırlarını paylaştı. Aksu Mahallesi’nde kendilerine ait Abacıbükü fırınında üçüncü kuşak olarak fırıncılık yapan Burhan Paylan (60), dededen yadigar kalan fırıncılık mesleğinin, dışarıdan kolaymış gibi görünse de aslında büyük bir titizlik istediğini anlattı. İyi ekmek yapmak için, ekşi maya ve organik un kullanmanın yetmediğini belirten Paylan, "Son günlerde en lezzetli ekmeklerin sırrını ekşi mayada olduğunu söyleyenler bir biriyle yarışa dursun bu işin püf noktası taş fırındadır. Hiçbir ekmek içten yanmalı taş fırında pişirilen ekmeğin lezzetini ve kalitesini tutmaz" dedi. Bugün hala dededen kalma taş fırını kullandıklarını ifade eden Paylan, "Bu fırının özelliği hakiki taş fırın olması, içeriden yanması ve ısı derecesinin yüksek olmasıdır. Bu fırının hikayesine gelince Osmanlı Dönemlerine kadar dayanan yıllarda Aksu Mahallesi Abacıbükü mevkiinde olan fırın yol geçmesi nedeniyle yıkıldı. Daha sonra şimdiki fırının yapılmasına karar verildi. Bu fırının taşlarını Uzuncakum mevkiinde yani Tutyalısı dediğimiz yerden sırtımızda taşıyarak buraya getirdik. Buraya fırını yaptığımızda ölçülerini tutturamadık. Ölçüler tutmadığı için babam dedeme fırını yapamadığımızı ve nedenini soruyor. Dedemde ölçülerini tarif edince usta da fırını yıkıp o ölçülerde tekrar inşa ediyor. Ondan sonra fırından verim almaya başladık. İçten yanmalı taş fırında ekmek pişirmek oldukça zahmetli ve bir o kadarda ustalık ister. Diğer taş fırınlarda ateş yan tarafta yakılır ve fırın öyle ısıtılır ve hatta derecelerle fırının ısısı kontrol edilebilir. İçten yanmalı fırınlarda ise her şey tecrübe işidir, ustalık işidir" diye konuştu. Ekmeğe lezzet katsın diye odun değil fındık kabuğu kullanılıyor İçten yanmalı taş fırında odun yerine fındık kabuğu yaktığını da anlatan Paylan, "Odun ekmeği ile fındık kabuğu ekmeğinin bile ayrı bir lezzeti vardır. Özelikle ben Giresun kalite fındık kabuğu kullanıyorum ki hem daha çok ısı kalitesi yüksek hem de fındık kabuğundaki koku, aroma fırının içerisine siniyor ve dolayısıyla bu da ekmeğe ayrı bir lezzet ve tat veriyor. Dolayısıyla bizim ekmeğimizde sadece ekşi maya özelliği bulunmuyor. İçten yanmalı fırında taşların ısısı, içerisinde yaktığın fındık kabuğunun aroması gibi tatlarda ekmeğe işliyor" şeklinde konuştu. "Abacıbükü ekmeğinin tescilini yaptırıp patentini aldık" Babasından sonra dördüncü kuşak olarak fırıncılığı meslek olarak tercih eden Ercan Paylan ise "Giresun’a özgü bu ekmeğin tescilini yaptırıp patentini aldık. Babamın dedesinin mesleğini yapmayı tercih ettiğimde sadece bir ekmek yapan fırıncı değil, bir kültür ve geleneğin temsilcisi olduğumu düşündüm. Bunun için de sadece dededen toruna devam eden bu özellikli ekmeğin tescilini aldım. Çünkü Abacıbükü ekmeği adı altında ekmek yapıp bu özellikli, yüzyıllık geçmişi olan ekmeğin kalitesini düşürsünler istemedim. Bu ekmekte kullandığımız ekşi mayanın bile en az bir asırlık geçmişi var" ifadelerini kullandı. (AB-ÖS-Y)
Samsunspor taraftarının ölümüne neden olan Emrah Tok: "Amacım öldürmek değil, kendimizi korumaktı"
02 Eylül 2025 Salı - 17:15 Samsunspor taraftarının ölümüne neden olan Emrah Tok: "Amacım öldürmek değil, kendimizi korumaktı" Samsunspor’un geçtiğimiz pazar günü Trabzon’da oynanan maçı izlemek üzere Samsun’dan Trabzon’a doğru yola Samsunspor taraftar grubunun Giresun’un Tirebolu ilçesindeki bir lokantada uğradığı silahlı kavganın ayrıntıları netleşirken, işletme önüne destek amacıyla gelen ilçe sakinleri "Emrah Usta yalnız değildir" yazılı pankartlarla dayanışma örneği gösterdi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan lokanta sahibi Emrah Tok, Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ifadesinde, kendisinin ve ailesinin saldırıya uğradığını ileri sürdü. Silahı savunma amacıyla kullandığını belirten Tok, 4-5 kişi beni darp etmeye devam edince üç el ateş ettiğini anlattı. Emrah Tok ifadesinde, "Emrah Usta Et Mangal isimli iş yerimin önünde bir minibüs durdu, minibüsten bir şahıs inerek içeri girdikten sonra 25-30 tane ekmek arası köfte fiyatını sordu ve sipariş verdi, daha sonra ben de ocağın bulunduğu kısma geçip siparişleri hazırlamak için ocak başında bulundum. O sırada otobüste bulunan diğer kişiler içeri girip masalara oturdular. Hepsi kalabalık bir gürültü ile diğer masalarda bulunan müşterileri rahatsız edecek şekilde konuşunca işletmemde çalışan Emine Karakaya yanıma gelerek ‘Abi bunların hepsi sarhoş yüksek sesle konuşuyorlar, müşterileri rahatsız ediyorlar’ dedi. Ben de bunun üzerine masalarına gittim. Bir taraftar grubu olduğunu anladım, sizin sorumlunuz kim diye sorduğumda ismini bilmediğim tanımadığım bir kişi, ‘Buyur ben grup lideriyim’ dedi. Ben de kendisine hitaben ‘İçeride aileler var, rahatsız oluyorlar, biraz daha sessiz konuşalım’ şeklinde kibar bir şekilde uyardım. Grup lideri de bunun üzerine beraberinde gelen kişilere ‘Beyler biraz sessiz olalım’ demesiyle bir anda hepsi bir ağızdan daha fazla gürültü yapmaya başladı" dedi. " ‘Sizi öldüreceğiz, burayı da yakacağız’ dediler" Grup sakinleşmeyince polisi aramak istediklerinde saldırıya uğradıklarını da ifade eden Tok, "Ben de yanımda bulunan Emine Karakaya’ya ‘Kızım polisi ara’ demem üzerine gruptakilerin hepsi birden bize saldırmaya başladı. Kızım Nida, yeğenim Arda ve diğer çalışanlarıma ve bana hep birlikte saldırdılar. 4-5 kişi aynı anda beni darp etmeye başladı. Bende kasanın olduğu yerde bulunuyordum, beni orada sıkıştırıp dövdükleri anda bir yandan da kızım Nida ve yeğenim Arda’nın darp edildiğini gördüm. Ben o an için saldırıyı başka bir şekilde engelleyemeyeceğimi anladığım için çekmecemde bulunan ruhsatlı Browning marka tabancamı elime aldım ve kurdum. Ancak o arada bile beni hala darp etmeye devam ediyorlardı. Arbede esnasında tabancam bir el ateş ettiğini fark ettim, buna rağmen kalabalık hiçbir şekilde dağılmadı ve saldırmaya devam ettiler. Silahın ilk patlamasında fişek yerde bulunan kalorifer peteğine isabet etti. Ona rağmen kalabalık hala dağılmayınca ve 4-5 kişi beni darp etmeye devam edince 3 el daha ateş ettim. O anda iki kişinin yere düştüğünü gördüm. Sonra yerde bulunan bir kişi bana hitaben ‘Sizi öldüreceğiz, burayı da yakacağız’ diyerek ayağa kalkmaya çalıştı. Ben de o esnada bir el daha ateş ettim" diye konuştu. Çalışanlar yaralıya müdahale ederken, linç edilmeye devam edildiklerine de ifadesinde yer veren Tok, "Sonra yanımdaki kişilere ‘ambulans çağırın, polisi arayın’ dedim. O sırada çalışanlarımda yaralıya pansuman yapmaya başladı. Dışarıdaki grup işletmeme ait camları taşlamaya devam ediyordu. 10 dakika sonra başka bir otobüs daha yaklaştı ve iyice kalabalıklaşmaya başladı. Köylüler olay yerine müdahale etmemiş olsalardı bizi linç edebilirlerdi. Jandarma ekipleri geldikten sonra olayla kullanmış olduğum Browning marka tabancamı kendim teslim ettim" şeklinde konuştu. "Amacının öldürmek değil, kendimizi savunmaktı" olduğunu da anlatan Tok, "Benim amacım şahısları öldürmek değildi, eğer öldürmek isteseydim tabancamda bulunan diğer mermileri sıkabilme imkanım vardı. Tamamen kendimi ve yanımda bulunan kişileri korumak için silahımı kullandım. Yaşanan bu olaydan dolayı çok üzgünüm pişmanım, keşke hiçbiri yaşanmasaydı. Bana şişelerle ve sandalyelerle saldıran darp eden ve işletmeme zarar veren kişi ve kişilerden davacı ve şikayetçiyim. Başka ekleyecek bir husus yoktur. Ben bu aşamada serbest bırakılmayı talep ediyorum. Savcılık makamı aksi takdirde ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmayı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme hakimi, Emrah Tok’u, "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanmasına karar verdi. Çalışanlar o anları anlattı Öte yandan, işletme önüne destek amacıyla gelen ilçe sakinleri "Emrah Usta yalnız değildir" yazılı pankartlarla dayanışma örneği gösterirken, olayın yaşandığı anları anlatan çalışanlardan Emine Karakaya ise "İki kişi ekmek arası köfte siparişi verdi. Sipariş fazla olunca mutfağa gittim. Diğer taraftarlar içeri girip oturdu ve rahatsız edici şekilde gürültü yapmaya başladılar. Emrah abi onları uyarınca saldırmaya başladılar. Polis çağrısı üzerine de darp devam etti. Ellerine geçen masa, sandalye, şişe ile saldırıyorlardı. Bu sırada silah patladı ama durmadılar" dedi.
Samsunspor taraftarının öldüğü silahlı kavganın zanlısı tutuklandı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 19:00 Samsunspor taraftarının öldüğü silahlı kavganın zanlısı tutuklandı Giresun’un Tirebolu ilçesinde bir restoranda çıkan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yaralandı. Olayın ardından gözaltına alınan zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, Trabzonspor-Samsunspor karşılaşması için Trabzon’a giden Samsunspor taraftarları Giresun Tirebolu’da bir lokantada yemek molası verdi. İddiaya göre, işletme sahibi ile taraftarlar arasında alkollü oldukları gerekçesiyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iş yeri sahibi E.T. silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu Samsunspor taraftarı Ümit Çapkın ile kardeşi R.Ç. yaralandı. Ağır yaralı olarak Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Ümit Çapkın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kardeşi R.Ç.’nin ise Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli E.T., bugün geniş güvenlik önlemleri altında Tirebolu Adliyesi’ne sevk edildi. Adliye önünde çok sayıda kişinin toplanması nedeniyle şüpheli arka kapıdan binaya alındı. Savcılıktaki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan E.T., tutuklanarak Espiye Cezaevi’ne gönderildi. Şüphelinin ifadesinde, "Ailemi ve çalışanlarımı korumak amacıyla ateş ettim" dediği öğrenildi.