Yerel Haberler
Giresun
Dereli’de heyelan: Maden şirketinin sondaj makinesi toprak altında kaldı
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:44 Dereli’de heyelan: Maden şirketinin sondaj makinesi toprak altında kaldı Giresun’un Dereli ilçesinde sondaj çalışması sırasında meydana gelen heyelanda bir iş makinesi toprak altında kaldı. Olası tehlikenin önceden fark edilmesi sayesinde can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Giresun’un Dereli ilçesine bağlı Bahçeli mahallesinde sondaj çalışması sırasında meydana gelen heyelan korkuttu. Edinilen bilgilere göre, bölgede Gencerler Madenciliğe ait ekipler tarafından yürütülen sondaj çalışmaları esnasında toprak kayması meydana geldi. Heyelan sonucu çalışma alanında bulunan bir iş makinesi toprak altında kaldı. Olayın çalışma sırasında arazide oluşan hareketliliğin fark edilmesi üzerine iş makinesinin önceden terk edilmesi sayesinde faciaya dönüşmediği öğrenildi. Herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı olayda, bölgede kısa süreli panik yaşandı. Yöre halkı endişeli Öte yandan, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk’ün yaptığı açıklamada, "Dün akşam saatlerinde meydana gelen ve cep telefonu kameralarına da yansıyan heyelan anı, bölgedeki riskin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntülerde, yamaçtan kopan toprak ve kaya parçalarının hızla aşağı doğru sürüklendiği görülüyor. Yaşanan olay, bölgede sürdürülen sondaj ve madencilik faaliyetlerinin güvenliğiyle ilgili soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Bugün daha yolun başında, sadece sondaj aşamasındayken heyelanların tetiklendiği bu bölge işletme aşamasına geçildiğinde facianın boyutu konusunda yöre halkının endişelendiriyor. İşletme aşamasında günlük 1 tonun üzerinde patlayıcı kullanılacağı öngörülmektedir. Daha bir iş makinesini taşıyamayan, kendi kendine kayan bu yamaçlar, her gün tonlarca dinamitin oluşturduğu yapay depremlere nasıl dayanacak?" dedi.
Giresun’un profesyonel futbol alanında temsilcisi kalmadı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 13:42 Giresun’un profesyonel futbol alanında temsilcisi kalmadı Türk futbolunun köklü kulüplerinden Giresunspor, TFF 3. Lig’de 2025-2026 sezonunu son sırada tamamlayarak 59 yıllık tarihinde ilk kez Bölgesel Amatör Lig’e düştü. 1967 yılında kurulan Giresunspor, aynı yıl profesyonel futbol hayatına başladı. Kuruluşunun ardından kısa sürede yükselişe geçen Giresunspor, 4 sezon üst üste TFF 1. Lig’de mücadele ettikten sonra 1970-1971 sezonunda Süper Lig’e yükselme başarısı gösterdi. Giresunspor, 1976-1977 sezonuna kadar Süper Lig’de mücadele ettikten sonra yeniden alt lige düştü. Sonraki yıllarda farklı profesyonel lig kademelerinde mücadele eden kulüp, zaman zaman zorlu dönemler yaşasa da Türk futbolunun önemli camialarından biri olmayı sürdürdü. Yeşil-beyazlı ekip, 2020-2021 sezonunda TFF 1. Lig’i 2’nci sırada tamamlayarak 44 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig’e yükseldi. 2021-2022 ve 2022-2023 sezonlarında Süper Lig’de mücadele eden Giresunspor, aldığı sonuçlarla adından sıkça söz ettirdi. Ancak Süper Lig sonrası süreç kulüp için ağır sonuçlar doğurdu. 2022-2023 sezonunda yeniden TFF 1. Lig’e düşen Giresunspor, ardından yaşanan mali kriz, transfer yasakları ve yönetimsel sorunlar nedeniyle sportif anlamda toparlanamadı. Üst üste gelen küme düşmeler sonrası önce TFF 2. Lig’e, ardından TFF 3. Lig’e gerileyen Giresunspor, bu sezon da düşüşünü durduramadı. 2025-2026 sezonunu son sırada tamamlayan Giresunspor, tarihinde ilk kez Bölgesel Amatör Lig’e düştü. Öte yandan Giresun’u bu sezon profesyonel liglerde temsil eden bir diğer takım 1926 Bulancakspor da küme düşerek Bölgesel Amatör Lig’e geriledi. Böylece uzun yıllardır profesyonel futbol liglerinde temsil edilen Giresun’un profesyonel liglerde takımı kalmadı.
40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor
20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:09 40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde yöresel bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak adım attığı meslekte, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık kültürünü yaşatan son ustalar arasında yer alıyor. 1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketi Giresun’a dönen Haluk Kemal Yücesan (66), tesadüfen başladığı bıçakçılık mesleğinde 26 yılı geride bıraktı. Ustası, "Çavuş Ömer" lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak mesleğe adım atan Yücesan, bu sanatın köklerinin daha da eskilere dayandığını söyledi. Ustasının babası Temel Saraçoğlu’nun bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta’dan öğrendiğini belirten Yücesan, böylece mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğuna dikkat çekti. 1999 Marmara Depremi’nin ardından yaşadığı psikolojik etkiler nedeniyle İstanbul’u terk etme kararı aldığını anlatan Yücesan, "Giresun’a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ’Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum" dedi. "Giresun saldırması, Yılan dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var" Giresun’un bıçak kültürünün Türkiye’de ve dünyada ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, çocukluk yıllarından itibaren bıçaklarla iç içe büyüdüklerini ifade ederek, "Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Biz oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık, bunun için bıçak kullanırdık. Bu kültürün içinde büyüdük. Kentte üretilen bıçaklar yalnızca birer kesici alet değil, her biri ayrı bir isim ve hikaye taşır. Dünyanın birçok yerinde bıçak yapılır ama isimlendirilmiş, hikayesi olan bu kadar zengin bir kültür zor bulunur. Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var" dedi. Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini anlatan Yücesan, "Örneğin ‘Kanun bıçağı’ sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var" ifadelerini kullandı. "26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım" Mesleğe 40 yaşından sonra başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, "26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil biraz daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister. Ben 40 yaşımdan sonra çırak oldum, bu mesleği öğrendim ve 2010 yılında ’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ olarak onayı verildi. Hepsinde emek ve sabır var. Tabi yaptığın işi sevmek de var. Bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdim, ancak gençler ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığı için başka şehirlere çalışmaya gitti. Oğlum da bu işi öğrendi, yıllarca birlikte çalıştık ama geçim sıkıntısı nedeniyle başka şehre gitti. Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz" şeklinde konuştu.
Fındıkta verim düşüklüğü maliyeti artırıyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:30 Fındıkta verim düşüklüğü maliyeti artırıyor Türkiye’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden fındıkta yaşanan verim düşüklüğü, üreticinin maliyet yükünü arttırırken, uzmanlar çözüm için bahçelerde yapılması gereken bakım ve yenileme çalışmalarına dikkat çekiyor. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, fındıkta kamuoyunda sıkça tartışılan kahverengi kokarca zararlısının önemli bir sorun olduğunu ancak asıl tehlikenin verim düşüklüğü olduğunu belirtti. Turan, özellikle yaşlanan fındık bahçelerinin gençleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Fındıkta temel sorunun verim olduğuna işaret eden Turan, "Kahverengi kokarca zararı önemli olmakla birlikte belirli dönemlerde artıp sonra düşüş gösterebiliyor. Ancak özellikle birinci standart bölge olarak adlandırılan Ordu, Giresun ve Trabzon’da bahçelerin yaşlanmasıyla birlikte verim ciddi şekilde geriledi. Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payı da son yıllarda düşüş eğiliminde. Tarım Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 15 yıl öncesine kıyasla bu pay azalmış durumda" dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin verimle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Turan, "Fiyatlar ne kadar artırılırsa artırılsın, dekardan alınan verim düşük olduğu sürece üreticiyi memnun etmek mümkün değil. Türkiye’de dekara ortalama verim yaklaşık 80 kilogram seviyesinde. Bu miktar maliyetleri karşılamaya yetmiyor. Verimin en az 150-200 kilogram seviyelerine çıkarılması gerekiyor. Aksi halde fiyat tartışmaları devam eder" diye konuştu. "Verim düşüklüğü üreticiyi bahçeden uzaklaştırıyor" Verim kaybının yalnızca ekonomik değil, sosyal sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Turan, düşük gelir nedeniyle üreticilerin bahçelerden uzaklaştığını söyledi. Turan, "Son dönemde maliyetlerin artması ve verimin düşmesi nedeniyle üreticiler bahçelerini ya terk ediyor ya da yarıcıya veriyor. Ancak artık yarıcıların da bahçeleri bırakmaya başladığı görülüyor. Bu durum üretimde sürdürülebilirliği tehdit ediyor" ifadelerini kullandı. Fındıkta sürdürülebilir üretim için bahçelerin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Turan, "Yaşlanmış bahçelerin gençleştirilmesi, rehabilitasyon çalışmalarının yapılması ve birim alanda verimin artırılması şart. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kurum ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde bu süreci hızlandırması gerekiyor. Aksi halde hem üretim hem de üretici kaybı devam edecektir" dedi.
Cezaevinde 4 hükümlü hafız oldu
15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:25 Cezaevinde 4 hükümlü hafız oldu Giresun’un Espiye ilçesinde bulunan Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü ve tutukluların dini ve ahlaki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hafızlık icazet programı düzenlendi. Düzenlenen programda 4 hükümlü hafızlık belgesi aldı. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Giresun İl Müftülüğü ve Espiye İlçe Müftülüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, kurumun konferans salonunda yapıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç başta olmak üzere il protokolü, kurum yetkilileri, personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Program, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, yaptığı konuşmada cezaevinde yürütülen eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek, "Cezaevimizin faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana 4 hükümlü hafız oldu. Türkiye genelinde ise 174 hükümlü ve tutuklu hafızlık belgesi almaya hak kazandı. Bu başarı bizler için gurur vericidir" dedi. Vali Koç ise hafızlığın sabır ve disiplin gerektiren önemli bir süreç olduğunu vurgulayarak, "Ceza infaz kurumu çatısı altında elde edilen bu başarı çok daha anlamlıdır. İnsan hayatının her döneminde yeni bir başlangıç yapabilir. Bugün elde edilen bu başarı, bunun en güzel örneğidir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olarak hafız olmaya hak kazanan hükümlü Ömer P.’ye Vali Koç tarafından Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı hediye edilirken, Başsavcı Akkiraz tarafından hafızlık belgesi ve para ödülü takdim edildi. Program, İlçe Müftüsü Haki Özgül’ün yaptığı dua ile sona erdi.