Yerel Haberler
Gümüşhane
Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı 22 Şubat 2026 Pazar - 10:35:04 Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 11:17 Sahurda onları görenler şaşırıyor Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde geçtiğimiz yıl başlatılan anlamlı gelenek, bu yıl da üniversiteli gençlerin omuzlarında yükseliyor. Ramazan ayının kadim geleneklerinden biri olan ramazan davulculuğu Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin gönüllü katılımıyla modern bir çehre kazanıyor. Gümüşhane Üniversitesi Kürtün Meslek Yüksekokulu tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje, bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor. Davullar Geleceğin Ateş Savaşçılarına Emanet Özkürtün Beldesi sokaklarını sahur vaktinde şenlendiren isimler, bu yıl da Kürtün Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencilerinden seçildi. Alperen Altuntaş, Soner Evsen, Yusuf Sobay, Merve Köse ve Esma Şimşek’den oluşan "öğrenci davulcular" ekibi, ramazan ayının manevi iklimini mahalle mahalle gezerek vatandaşlara ulaştırıyor. İtfaiyecilik gibi disiplin ve özveri isteyen bir bölümde eğitim gören gençlerin, gönüllü olarak bu geleneği üstlenmesi belde halkı tarafından takdirle karşılanıyor. Özkürtün Belediyesi ve üniversite iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece bir uyandırma hizmeti değil, aynı zamanda üniversite-şehir kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritimleriyle sahurun sessizliğini bozan gençler Ramazan’ın paylaştıkça çoğalan birlik ve beraberlik ruhunu mahalle mahalle gezdiriyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:26 Gümüşhane’nin Kırıklı köyünde 22 yıldır ücretsiz iftar veriliyor Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kırıklı köyünde, Ramazan ayı boyunca yoldan geçenlere ücretsiz iftar yemeği verme geleneği 22 yıldır aralıksız sürdürülüyor. Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağı üzerinde yer alan Kırıklı köyünde, 2004 yılında dönemin muhtarı Alim Aşkın’ın bir kamyon sürücüsünün peynir ve zeytinle oruç açtığını görmesiyle başlattığı iftar ikramı, köy halkının desteğiyle yıllardır devam ediyor. Her yıl Ramazan ayı boyunca iftar vaktinde köye gelenlere dört çeşit sıcak yemek ikram edilirken, bu yıl da iftar sofraları yoldan geçen sürücü ve yolcular için kuruluyor. Uygulama, toplumsal dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor. Köy sakinleri, bu 22 yıllık geleneğin köy halkı ile hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüldüğünü belirterek, aynı dayanışma ve birlik duygusuyla Ramazan’ın sonuna kadar devam edeceğini kaydetti. "22 yıldır hayırsever vatandaşlarımız sayesinde geleneğimiz sürüyor" Köy halkının destekleriyle geleneğin 22 yıldır sürdüğünü ifade eden Kırıklı köyü Muhtarı Fikret Bulut, "Çeyrek asırdır devam eden bu geleneğimiz, inşallah bundan sonra da sürecek. Bu gelenek, bir kamyoncunun peynir, ekmek ve zeytinle iftarını açtığını gören Alim Aşkın’ın köy halkıyla istişare etmesiyle başladı. O günden bugüne gönlü güzel, vatanını seven, hayırsever insanların destekleriyle devam ediyor. Bizler de burada onları temsil ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Sizlerin sayesinde hem Gümüşhane’yi hem de köyümüzü tanıtmış oluyoruz. Bu da Gümüşhane’nin bir gururudur" dedi. Kırıklı köyü muhtarının kendisini yol üzerinde durdurarak iftara davet ettiğini söyleyen kamyon şoförü Sezgin Yüksel de, "Tokat’tan yük aldım, Trabzon’a gidiyorum. Muhtarımız sağ olsun beni durdurdu, ‘İftarını burada aç, öyle git’ dedi. Ben de kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu benim için sürpriz oldu. Sağ olsun muhtarımız iftarımı burada açmamı sağladı. Daha önce böyle bir uygulama görmemiştim. Gerçekten çok güzel bir gelenek" diye konuştu. "İnsanlara yemek ikram edebilmek için büyük bir gayret gösteriyorlar" Gümüşhaneli olarak köy sakinlerinin böyle bir geleneği sürdürdükleri için mutlu olduğunu dile getiren Celal Torun, "Bu geleneği daha önce kulaktan kulağa duyuyordum ama çok detaylı bilgim yoktu. Yaklaşık üç yıl önce oğlum buradan geçerken muhtarımız tarafından durdurulup iftar verilmiş. O gün bizi aradı, ‘Baba ben Gümüşhane Kırıklı Köyü’ndeyim, burada iftar veriyorlar’ dedi. Biz de Gümüşhaneli olarak gururlandık, mutlu olduk. İnsanları durdurup bir lokma ekmek, bir yudum su ikram edebilmek için büyük bir gayret var. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
’Kayıp Santa Yolu’nda vefa yürüyüşü
24 Kasım 2025 Pazartesi - 09:18 ’Kayıp Santa Yolu’nda vefa yürüyüşü Gümüşhane’nin doğa ve tarih turizmindeki en önemli markalarından biri olan Santa Harabeleri, bu hafta sonu hem hüzünlü hem de görsel şölen sunan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) organizasyonunda, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen Gümüşhaneli öğretmen Necmettin Yılmaz anısına düzenlenen ve "Kayıp Santa Yolu" olarak bilinen tarihi rotada gerçekleşen yürüyüşte, katılımcılar hem şehit öğretmeni andı hem de Santa’nın eşsiz doğasını keşfetti. Aralarında Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç, İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan’ın da bulunduğu 55 kişilik heyet, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda katılımcılar yaklaşık 10 kilometrelik parkurda yürüdü. Sonbaharın son renklerinin süslediği doğada adeta bir tablonun içinde yolculuk yapan heyet, tarihi taş köprülerin, gürül gürül akan derelerin ve tarihi patika yolların eşlik ettiği yürüyüşte, katılımcılar tarihin ve doğanın kucaklaşmasına tanıklık etti. İşhanlı Mahallesi’nden yürüyüşe başlayan sporcular taşla döşeli tarihi patikaların ve göğe uzanan ağaçlarla dolu ormanlık alanın içinden Ayene Mevkiindeki tarihi köprüye ulaştı. Burada fotoğraf çektirildikten sonra her zamanki parkuru kısaltarak alt kısımdaki diğer parkura geçen doğa severler Binatlı Mahallesi’ne ulaştı. Tamamı patika yollarda gerçekleşen yürüyüşün ardından mola veren ekip, daha sonra araç yolunu takip ederek Piştoflu Mahallesi’ne kadar yürüdü ve 10 kilometrelik parkuru tamamladı. "Burası yeşilliğe doyduğumuz temiz havayla ciğerlerimizin rahatladığı bir ortamdı" "Vadideki cennet" ve "Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer" olarak adlandırılan tarihi yerleşim yerinde yüzlerce yıllık taş binalar, tarihi kiliseler, çeşmeler ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan parkuru tamamlayan sporculardan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Ayşe Çelik, "Konyalıyım. Gümüşhane’ye öğrenci olarak geldim. Bugün de 24 Kasım Öğretmenler Günü adına Santa Harabelerinde bir yürüyüş vardı. Hem öğretmenlerimizin gününü değerlendirmek hem de şehit öğretmenimizin anısına buraya yürüyüşe geldik. Normalde Konyalı olduğumuz için bozkırdayız, haliyle yeşilliğe doyamıyoruz. Ama burası yeşilliğe doyduğumuz, temiz havayla ciğerlerimizin rahatladığı bir ortamdı. Çok mutlu olduk, çok eğlendik, çok güzeldi. Her şey için teşekkür ederiz. Başta giderken hiç problem yaşamadık zaten, çok rahattık. Ama dönerken biraz zorladı. Zor nefes aldık ama anın tadını çıkarmaya çalıştık tabii ki, çok eğlendik. En çok video çektik. Şelaleler çok güzeldi. Ormanı çok hoş bir tabiat, çok tatlı bir ortam vardı. İki tane tarihi köprünün üzerinden geçtik" dedi. "Parkur çok zevkliydi, çok sevdim" Parkuru tamamlayan bir diğer Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Meryem Melisa Denizoğlu da "Gümüşhane’ye okumaya geldim. İlk defa buraya geldim. Parkur çok zevkliydi, çok sevdim. Yürüyüş ilk başta çok ferah gitti ama gelirken biraz yoruldum. Parkurda şelaleleri gördük, köprüler vardı, doğanın yeşilliği çok güzeldi zaten. Tabiatı da çok sevdim. Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun" diye konuştu. "Burada hem tarih hem de doğa iç içe" Göğe yakın dağların arasında, tarih ve doğanın iç içe geçtiği Santa Harabelerinde yüzlerce yıllık eserlerin arasında hem zamanda yolculuk yapıp hem de eşsiz manzaralarına hayran kalan Dr. Ramazan Can ise, "Bugün burada Santa’da şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz ve tüm öğretmenlerimiz için yürüdük. Tarihi bir mekan olan Santa ve doğayla beraberdik. Doğa burada bize tamamen bir kucaklama içerisinde hem eşsiz ağaçların, çam ağaçların ve masmavi gökyüzünün ve bu kış mevsimine girerken bize sunmuş olduğu güzel havanın eşliği içerisinde güzel bir gün geçirdik. Yaklaşık 8 kilometrelik rotamız vardı. Güzel bir gündü bizim için. Rotamızı düzenleyen ekibimize de teşekkür ediyoruz buradan. Şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz başta olmak üzere bütün şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyorum ve bütün öğretmenlerimizin de öğretmenler gününü kutluyorum. Parkur gayet güzeldi. Hem tarih hem de doğa iç içe. Tarihi köprülerden geçtik. Doğal patika yollardan geçtik. Ve bu şekilde bir doğanın sunması gerçekten gezilip görülmesi gereken bir yer. Tekrardan gelmek isteyeceğim, tekrardan gezmek isteyeceğim bir yer. Yani gezi rehberime tekrardan ekledim burayı" ifadelerini kullandı. "Tarihin her türünü burada gördük, doğayı da gördük" GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut da, "Bugün şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz başta olmak üzere bütün öğretmenlerimiz adına yürüyüş yaptık. Öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyoruz. Kayıp Santa Yolunu yürüdük. Son 3 yıldır bu parkuru yürüyoruz. Daha önce Santa içerisinde çok yürüyüşlerimiz oldu. Fakat bugünkü yürüyüşte tarih ve doğayı iç içe gördük. Bu kadar güzel kucaklaşma bir daha bir yerde denk gelmez diye düşünüyorum. Tarihin her türünü burada gördük, doğayı da gördük. İç içe olması bizi çok daha mutlu etti. Böyle rotalara bütün dostları doğaya davet ediyorum. Doğayla iç içe olmalarını istiyoruz. Doğayla tarihi gelsin, görsün ve birleştirsinler diliyorum. Parkur gayet rahat. Orman iç içe ve rampalar olmasına rağmen çok rahat bir yürüyüştü" dedi. Santa Harabeleri hakkında "Vadideki cennet" ve "Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer" olarak da adlandırılan, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık eserleriyle ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor. Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor. Doğu Karadeniz’in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes manzaralar sunuyor.
"Kayıp Santa Yolu"nda vefa yürüyüşü
24 Kasım 2025 Pazartesi - 08:44 "Kayıp Santa Yolu"nda vefa yürüyüşü Gümüşhane’nin doğa ve tarih turizmindeki en önemli markalarından biri olan Santa Harabeleri, bu hafta sonu hem hüzünlü hem de görsel şölen sunan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) organizasyonunda, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen Gümüşhaneli öğretmen Necmettin Yılmaz anısına düzenlenen ve "Kayıp Santa Yolu" olarak bilinen tarihi rotada gerçekleşen yürüyüşte, katılımcılar hem şehit öğretmeni andı hem de Santa’nın eşsiz doğasını keşfetti. Aralarında Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç, İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan’ın da bulunduğu 55 kişilik heyet doğanın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda katılımcılar yaklaşık 10 kilometrelik parkurda yürüdü. Sonbaharın son renklerinin süslediği doğada adeta bir tablonun içinde yolculuk yapan heyet tarihi taş köprülerin, gürül gürül akan derelerin ve tarihi patika yolların eşlik ettiği yürüyüşte, katılımcılar tarihin ve doğanın kucaklaşmasına tanıklık etti. İşhanlı mahallesinden yürüyüşe başlayan sporcular taşla döşeli tarihi patikaların ve göğe uzanan ağaçlarla dolu ormanlık alanın içinden Ayene Mevkiindeki tarihi köprüye ulaştı. Burada fotoğraf çekildikten sonra her zamanki parkuru kısaltarak alt kısımdaki diğer parkura geçen doğa severler Binatlı mahallesine ulaştı. Tamamı patika yollarda gerçekleşen yürüyüşün ardından mola veren ekip daha sonra araç yolunu takip ederek Piştoflu mahallesine kadar yürüdü ve 10 kilometrelik parkuru tamamladı. "Burası yeşilliğe doyduğumuz temiz havayla ciğerlerimizin rahatladığı bir ortamdı" "Vadideki cennet" ve "Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer" olarak adlandırılan tarihi yerleşim yerinde yüzlerce yıllık taş binalar, tarihi kiliseler, çeşmeler ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan parkuru tamamlayan sporculardan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Ayşe Çelik, "Konyalıyım. Gümüşhane’ye öğrenci olarak geldim. Bugün de 24 Kasım Öğretmenler Günü adına Santa Harabelerinde bir yürüyüş vardı. Hem öğretmenlerimizin gününü değerlendirmek hem de şehit öğretmenimizin anısına buraya yürüyüşe geldik. Normalde Konyalı olduğumuz için bozkırdayız haliyle yeşilliğe doyamıyoruz. Ama burası yeşilliğe doyduğumuz temiz havayla ciğerlerimizin rahatladığı bir ortamdı. Çok mutlu olduk, çok eğlendik, çok güzeldi. Her şey için teşekkür ederiz. Başta giderken hiç problem yaşamadık zaten, çok rahattık. Ama dönerken biraz zorladı. Zor nefes aldık ama anın tadını çıkarmaya çalıştık tabii ki, çok eğlendik. En çok video çektik. Şelaleler falan çok güzeldi. Ormanı çok hoş bir tabiat, çok tatlı bir ortam vardı. İki tane tarihi köprünün üzerinden geçtik" dedi. "Parkur çok zevkliydi, çok sevdim" Kış mevsiminin yaklaştığı bugünlerde güneşli ve sıcak bir havada gerçekleştirilen yürüyüşte katılımcılar yedi mahalleden oluşan yapısıyla adeta tarihin ve doğanın iç içe geçtiği mekanda parkuru tamamlayan bir diğer Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Meryem Melisa Denizoğlu da "Gümüşhane’ye okumaya geldim. İlk defa buraya geldim. Parkur çok zevkliydi, çok sevdim. Yürüyüş ilk başta çok ferah gitti ama gelirken biraz yoruldum. Yorulduğumu hissettim. Parkurda şelaleleri gördük, köprüler vardı, doğanın yeşilliği çok güzeldi zaten. Tabiatı da çok sevdim. Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun" diye konuştu. "Burada hem tarih hem de doğa iç içe" Göğe yakın dağların arasında, tarih ve doğanın iç içe geçtiği Santa Harabelerinde yüzlerce yıllık eserlerin arasında hem zamanda yolculuk yapıp hem de eşsiz manzaralarına hayran kalan Dr. Ramazan Can ise "Bugün burada Santa’da şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz ve tüm öğretmenlerimiz için yürüdük. Tarihi bir mekan olan Santa ve doğayla beraberdik. Doğa burada bize tamamen bir kucaklama içerisinde hem eşsiz ağaçların, çam ağaçların ve masmavi gökyüzünün ve bu kış mevsimine girerken bize sunmuş olduğu güzel havanın eşliği içerisinde güzel bir gün geçirdik. Yaklaşık 8 kilometrelik rotamız vardı. Güzel bir gündü bizim için. Rotamızı düzenleyen ekibimize de teşekkür ediyoruz buradan. Şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz başta olmak üzere bütün şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyorum ve bütün öğretmenlerimizin de öğretmenler gününü kutluyorum. Parkur gayet güzeldi. Hem tarih hem de doğa iç içe. Tarihi köprülerden geçtik. Doğal patika yollardan geçtik. Ve bu şekilde bir doğanın sunması gerçekten gezilip görülmesi gereken bir yer. Tekrardan gelmek isteyeceğim, tekrardan gezmek isteyeceğim bir yer. Yani gezi rehberime tekrardan ekledim burayı" ifadelerini kullandı. "Tarihin her türünü burada gördük, doğayı da gördük" GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut da "Bugün şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz başta olmak üzere bütün öğretmenlerimiz adına yürüyüş yaptık. Öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyoruz. Kayıp Santa yolunu yürüdük. Son 3 yıldır bu parkuru yürüyoruz. Daha önce Santa içerisinde çok yürüyüşlerimiz oldu, tarih genelde gezdik. Fakat bugünkü yürüyüşte tarih ve doğayı iç içe gördük. Bu kadar güzel kucaklaşma bir daha bir yerde denk gelmez diye düşünüyorum. Tarihin her türünü burada gördük, doğayı da gördük. İç içe olması bizi çok daha mutlu etti. Böyle rotalara bütün dostları doğaya davet ediyorum. Doğayla iç içe olmalarını istiyoruz. Doğayla tarihi gelsin, görsün ve birleştirsinler diliyorum. Parkur gayet rahat. Orman iç içe ve rampalar olmasına rağmen çok rahat bir yürüyüştü" dedi. Santa Harabeleri: "Vadideki cennet" ve "Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer" olarak da adlandırılan, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık eserleriyle ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor. Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor. Doğu Karadeniz’in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes manzaralar sunuyor.
Necmettin öğretmensiz 9. Öğretmenler Günü
23 Kasım 2025 Pazar - 22:07 Necmettin öğretmensiz 9. Öğretmenler Günü Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın babası Hamit Yılmaz, onsuz geçen dokuzuncu Öğretmenler Günü’nü de hüzünle karşıladı. Tunceli’de 2017 yılında PKK’lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan ve şehit edilen sınıf öğretmeni Necmettin Yılmaz, vefatının ardından geçen yıllara rağmen unutulmuyor. Şehit öğretmenin memleketi Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Demirkapı köyünde yaşayan ailesi, evlatlarının yokluğunda dokuzuncu Öğretmenler Günü’nü yine hüzünle karşıladı. Oğlunun bu süre zarfında hiç unutulmadığını söyleyen baba Hamit Yılmaz, oğlunun öğrencilerine olan sevgisinin ve mesleğine bağlılığının hafızalarda canlılığını koruduğunu söyledi. "Öğrencilerini daha müreffeh yarınlara hazırlamak için mücadele etti" Acılarının ilk günkü gibi tazeliğini koruduğunu söyleyen Yılmaz, "Necmettin öğretmensiz geçen 9. yıldayız. Hayatında Öğretmenler Günü’nü bir kere kutlamıştı. 8 aylık bir öğretmenken şehit edildi. Orada yaşayan öğrencilere daha müreffeh yarınlar hazırlamak için mücadele etti ve elinden gelen çabayı gösterdi. Bu durum teröristlerin hoşuna gitmedi ve Tunceli’de yolu kesilip alıkonuldu. Şehit öğretmenimiz ve tüm öğretmenlerin bu vesile ile Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Öğretmenlerimiz en kutsal görevlerden birini icra ediyor" dedi. Evladına şehadet şerbeti içmenin nasip olduğunu ifade eden Yılmaz, "Ne mutlu bize ki Rabbim bize böyle bir evlat nasip etti. Necmettin’siz geçen 9 senede bizim için değişen bir şey olmadı. Aynı acı ve aynı ıstırapla devam ediyoruz. Allah aziz milletimizden razı olsun bizi yalnız bırakmadılar. Hala da gidip gelip bizi ve Necmettin öğretmenin kabrini ziyaret ediyorlar. Necmettin öğretmenin kabrine gelip dua edenler, mektup yazanlar, telefon edenler 9 senelik süreçte Muş’tan, Van’dan, Hakkari’den, Tunceli’den, Diyarbakır’dan, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden hiç eksik olmadı. Bu noktada Necmettin’in ailesi olarak sevgilerimi sunuyorum. İyi ki varsınız diyorum. Onları yetiştiren ailelere de sevgilerimi sunuyorum" diye konuştu. Demirkapı köyü sakinlerinden Hasbi Cebeci de, "Necmettin öğretmen benim halamın torunuydu. Necmettin öğretmenin şehitlik haberini aldığımızda çok üzülmüştük. Biz buradayken Necmettin öğretmen aranıyordu, günlerce arandı, en sonunda bulundu ve köyümüze getirildi. Şehidimizi defnettik. İnsan tabii ki hüzünleniyor. Allah rahmet eylesin. Necmettin çocukluğunda mülayim, sakin, temiz ve dürüst bir çocuktu. Öğretmenliğinde de öğrencilerinden duyduğumuza göre onu çok sevdiklerini öğrendik. Çok mülayim bir öğretmendi. Bir taraftan şehidimiz için üzgünüz ama bir taraftan da gururluyuz. Bir şehidimiz var. Peygamberlikten sonra en yüce makam şehitliktir. Bu nedenle şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Öğretmenler bizim her şeyimiz, öğretmenlerin yetiştirdiği nesil bu ülkeye hizmet edecek. Onlara çok şey borçluyuz" diye konuştu. Öte yandan, şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın adı, Türkiye’nin birçok noktasındaki okullarda, kütüphanelerde ve eğitim projelerinde yaşatılmaya devam ediyor. Eğitim camiası ve vatandaşlar da sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarla Yılmaz’ı anmaya devam ediyor.