Yerel Haberler
Gümüşhane
Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı 22 Şubat 2026 Pazar - 10:35:04 Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 11:17 Sahurda onları görenler şaşırıyor Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde geçtiğimiz yıl başlatılan anlamlı gelenek, bu yıl da üniversiteli gençlerin omuzlarında yükseliyor. Ramazan ayının kadim geleneklerinden biri olan ramazan davulculuğu Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin gönüllü katılımıyla modern bir çehre kazanıyor. Gümüşhane Üniversitesi Kürtün Meslek Yüksekokulu tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje, bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor. Davullar Geleceğin Ateş Savaşçılarına Emanet Özkürtün Beldesi sokaklarını sahur vaktinde şenlendiren isimler, bu yıl da Kürtün Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencilerinden seçildi. Alperen Altuntaş, Soner Evsen, Yusuf Sobay, Merve Köse ve Esma Şimşek’den oluşan "öğrenci davulcular" ekibi, ramazan ayının manevi iklimini mahalle mahalle gezerek vatandaşlara ulaştırıyor. İtfaiyecilik gibi disiplin ve özveri isteyen bir bölümde eğitim gören gençlerin, gönüllü olarak bu geleneği üstlenmesi belde halkı tarafından takdirle karşılanıyor. Özkürtün Belediyesi ve üniversite iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece bir uyandırma hizmeti değil, aynı zamanda üniversite-şehir kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritimleriyle sahurun sessizliğini bozan gençler Ramazan’ın paylaştıkça çoğalan birlik ve beraberlik ruhunu mahalle mahalle gezdiriyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:26 Gümüşhane’nin Kırıklı köyünde 22 yıldır ücretsiz iftar veriliyor Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kırıklı köyünde, Ramazan ayı boyunca yoldan geçenlere ücretsiz iftar yemeği verme geleneği 22 yıldır aralıksız sürdürülüyor. Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağı üzerinde yer alan Kırıklı köyünde, 2004 yılında dönemin muhtarı Alim Aşkın’ın bir kamyon sürücüsünün peynir ve zeytinle oruç açtığını görmesiyle başlattığı iftar ikramı, köy halkının desteğiyle yıllardır devam ediyor. Her yıl Ramazan ayı boyunca iftar vaktinde köye gelenlere dört çeşit sıcak yemek ikram edilirken, bu yıl da iftar sofraları yoldan geçen sürücü ve yolcular için kuruluyor. Uygulama, toplumsal dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor. Köy sakinleri, bu 22 yıllık geleneğin köy halkı ile hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüldüğünü belirterek, aynı dayanışma ve birlik duygusuyla Ramazan’ın sonuna kadar devam edeceğini kaydetti. "22 yıldır hayırsever vatandaşlarımız sayesinde geleneğimiz sürüyor" Köy halkının destekleriyle geleneğin 22 yıldır sürdüğünü ifade eden Kırıklı köyü Muhtarı Fikret Bulut, "Çeyrek asırdır devam eden bu geleneğimiz, inşallah bundan sonra da sürecek. Bu gelenek, bir kamyoncunun peynir, ekmek ve zeytinle iftarını açtığını gören Alim Aşkın’ın köy halkıyla istişare etmesiyle başladı. O günden bugüne gönlü güzel, vatanını seven, hayırsever insanların destekleriyle devam ediyor. Bizler de burada onları temsil ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Sizlerin sayesinde hem Gümüşhane’yi hem de köyümüzü tanıtmış oluyoruz. Bu da Gümüşhane’nin bir gururudur" dedi. Kırıklı köyü muhtarının kendisini yol üzerinde durdurarak iftara davet ettiğini söyleyen kamyon şoförü Sezgin Yüksel de, "Tokat’tan yük aldım, Trabzon’a gidiyorum. Muhtarımız sağ olsun beni durdurdu, ‘İftarını burada aç, öyle git’ dedi. Ben de kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu benim için sürpriz oldu. Sağ olsun muhtarımız iftarımı burada açmamı sağladı. Daha önce böyle bir uygulama görmemiştim. Gerçekten çok güzel bir gelenek" diye konuştu. "İnsanlara yemek ikram edebilmek için büyük bir gayret gösteriyorlar" Gümüşhaneli olarak köy sakinlerinin böyle bir geleneği sürdürdükleri için mutlu olduğunu dile getiren Celal Torun, "Bu geleneği daha önce kulaktan kulağa duyuyordum ama çok detaylı bilgim yoktu. Yaklaşık üç yıl önce oğlum buradan geçerken muhtarımız tarafından durdurulup iftar verilmiş. O gün bizi aradı, ‘Baba ben Gümüşhane Kırıklı Köyü’ndeyim, burada iftar veriyorlar’ dedi. Biz de Gümüşhaneli olarak gururlandık, mutlu olduk. İnsanları durdurup bir lokma ekmek, bir yudum su ikram edebilmek için büyük bir gayret var. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’de Onbinler ve Fatih’in Karadeniz güzergâhı yeniden modellendi
18 Kasım 2025 Salı - 16:53 Gümüşhane’de Onbinler ve Fatih’in Karadeniz güzergâhı yeniden modellendi Gümüşhane Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta, MÖ 401-400’de Onbinlerin ve 1461’de Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’e ulaşmak için izlediği güzergâhların bilimsel yöntemlerle yeniden modellenmesi anlatıldı. "Kadim Zamanların Ayak İzleri" başlıklı konferans üniversitenin Kongre Merkezi’nde yapıldı. Yürütülen çalışmada, iki tarihsel yürüyüşün rotaları coğrafi işaretlemelerle yeniden belirlendi. Projeyi Prof. Dr. İsmail Köse yürütürken, Doç. Dr. Osman Emir, Prof. Dr. Yavuz Akbaş ve Prof. Dr. Metin Aksoy araştırmacı olarak; Kadiriye Koyuncu ise bursiyer olarak görev aldı. Konferansa Vali Aydın Baruş, Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ile akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Sunumlarda, Ksenophon komutasındaki Onbinlerin dramatik dönüş yolculuğuyla Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon fethi sırasında kullandığı güzergâhların büyük ölçüde örtüştüğü ve bunun bölgenin tarihsel önemini ortaya koyduğu belirtildi. Konferansta konuşan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon fethi için izlediği güzergâhın, On Binlerin Karadeniz’e ulaşmak için takip ettiği rota ile büyük ölçüde benzerlik göstermesi tesadüf değildir. Her iki yürüyüş de Gümüşhane havzasının, Zigana’nın ve Doğu Karadeniz geçitlerinin tarih boyunca stratejik önemini ortaya koyar. Ksenophon’un askerlerinin sarp vadilerde karşılaştığı coğrafi engeller, Fatih’in ordusunun da aşması gereken engellerdi. Her iki tarihsel olay, bu bölgenin medeniyetler arası bir geçiş noktası olma özelliğini güçlü biçimde teyit eder. Bugün bu güzergâhları bilimsel titizlikle incelemek, hem tarihsel sürekliliği anlamak hem de coğrafyanın stratejik mirasını doğru okuyarak geleceğe dair daha bilinçli adımlar atmak açısından büyük değer taşımaktadır" dedi.
Gümüşhane’nin ’Düş Patikası’nda yürüdüler
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:19 Gümüşhane’nin ’Düş Patikası’nda yürüdüler Gümüşhane’de 71 doğa sever Türkiye’nin tescilli "50 Düş Patikası" rotasında yer alan 40 kiliseli Krom Antik Kenti’nden 675 yıllık İmera Manastırı’na tarihi yollardan yürüdü. Katılımcılar coğrafyanın zorlu ama büyüleyici yapısına hayran kaldı. GÜDAK tarafından organize edilen ve aralarında Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç, İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan’ın da bulunduğu 71 kişilik ekip, tarihi İpek Yolu güzergahındaki tescilli rotada, sonbaharın son izlerinden kışın ilk habercilerine doğru yürüdü. 40 kiliseli antik kentten tarihi manastıra yolculuk Yürüyüş, Atlas Dergisi’nin "Yürüyüş Rotaları Atlası: 50 Düş Patikası" çalışmasında yer alan ve Gümüşhane’nin en önemli kültürel miraslarından biri olan Krom Antik Kenti’nden başladı. Bir zamanlar 10 bin kişiye ev sahipliği yapan ve 3. derece arkeolojik sit alanı olan bu eski madenci kasabası, 9 mahallesi, 40’tan fazla kilise ve şapeli, kalesi ve taş işçiliğiyle hayranlık uyandıran mimari yapılarıyla dikkat çekiyor. Katılımcılar, tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve Kolat Dağları’nın yamacına kurulan bu etkileyici vadide, tarihin her dönemine tanıklık eden eserleri inceleyerek yola çıktı. 71 doğa sever zirveleri taze karla beyazlamış dağların eteğinden, zaman zaman sisin ve çisenin eşlik ettiği tarihi patikalardan geçerek merkeze bağlı Olucak köyüne ulaştı. Yürüyüş, Gümüşhane’nin en önemli inanç merkezlerinden biri olan 675 yıllık İmera Manastırı’nda güneşli bir havada son buldu. Toplam 7 kilometrelik yürüyüşe katılan doğa severler, parkurun hem tarihi derinliği hem de doğal güzellikleri karşısında hayranlıklarını gizleyemedi. "Burada yüzyıllardır farklı medeniyetler yaşamış" Sporculardan akademisyen Fatma Cebeci Aydın, çok keyifli bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini belirterek "Krom Vadisi boyunca İmera Manastırı’na kadar yürüyüş yaptık. Çok güzeldi, çok keyifliydi. Zaten vadi çok güzel. Burada yüzyıllardır farklı medeniyetler yaşamış, burayı kendilerine ev edinmişler. Çok keyifli bir parkurda, çok güzel bir patika ile yürüyüşümüzü İmera Manastırı’nda bitirdik. Burada da ekip arkadaşlarımız bizler için sucuk ekmek hazırlamışlardı. Onun da tadına vardık. Çok güzeldi, çok keyifliydi" dedi. Gümüşhane’de sonbaharın renklerinin artık sona erdiğini kaydeden Aydın, "O yeşili, kırmızıyı, bu renkleri artık göremiyoruz. Bu renkler tamamen dağıldı ama artık dağlara beyaz indi. Ve bugün dağlarda beyazı gördük. Yer yer sis vardı. Hem fotoğraf çektik hem de çok güzel, keyifli bir yürüyüş yapmış olduk. Biz bütün doğa severleri Gümüşhane’ye davet ediyoruz her zaman. Ama şunu da her zaman söylüyoruz ki lütfen çöplerinizi de yanınızda götürün ve gezdiğiniz yerlerde bırakmayın diyoruz" ifadelerini kullandı. "Sarp dağları ve bunları keşfetmek çok hoşumuza gidiyor" Etkinliğe ilk kez katılan Sümeyye Cevher ise "Krom Vadisi’nden başladık. İmara Manastırına ulaştık. Çok güzel bir parkurdu. Çok zevk aldık. İlk defa zaten katıldım. Hava kah güneşliydi kah yağmurluydu. Sisli bir ana da denk geldik çok güzeldi. Bu parkuru çok beğendim. Özellikle patika yolu çok sevdim. Daha zorlusunu görmek istiyorum. Gümüşhane çok farklı bir coğrafya. Dört mevsimi görebiliyorsunuz dağlarında. Dağlar zaten sarp. Bu biraz da bizim yapı gereği seviyoruz sarp dağları ve bunları keşfetmek çok hoşumuza gidiyor. O yüzden ben devamını düşünüyorum, her bir dağın keşfini istiyorum inşallah" diye konuştu. "4 mevsim, 4 farklı güzellikleri gördüm" 10 yıldan fazla bir süredir dağları adımlayan 65 yaşındaki Kadriye Yılmaz Turan ise "10 yıldan fazladır bu grupla geziyorum. Dağ, bayır kalmadı, görmediğim köyler kalmadı. 4 mevsim, 4 farklı güzellikleri gördüm. Bugün de 60’dan fazla grupla İmera’ya, Krom Vadisi’ne geldik. Sayın Valimiz de bize katıldı. Katılanlara teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir ekibimiz var. Zorlanmadım, çok güzel bir parkurdu" dedi. İstanbul’dan tatil için memleketi Gümüşhane’ye gelen Ayşe Günal ise "Ben tatil için geldim buraya birkaç günlüğüne. Şans işte bugün katılma durumum oldu. Çok memnunum. Aşırı derecede yürümeyi severim. Valimiz de aramızdaydı zaten katıldı, teşekkür ediyoruz kendisine. Çok güzel yürüyüş oldu. Şahaneydi parkur. Zaten doğaya aşığımdır. Çok çok güzel geçti gerçekten" diye konuştu. Isparta’dan Gümüşhane’de yaşayan ablasının yanına gezmeye gelen ve etkinliğe katılan Songül Sak da "Burada yürüyüş olduğunu ablam haber verdi ve ben de bu yürüyüşe katıldım. Parkurun bazı zorlu yanları vardı. Arada kaydım ama çok yardımcı oldu insanlar. Çok sıcakkanlı insanlar var burada. Manzara çok güzeldi. Fotoğraflar çektim. Kiliseler, şapeller gördük. Tarihi yollardan geçtik. Çok güzeldi yani güzel bir deneyimdi" dedi. Doktor Tavsiyesi Etkinliğe katılan Dr. Yunus Kolat ise doğa yürüyüşlerini herkese tavsiye ederek, "Adana’dan geldim Gümüşhane’ye. Bu ikinci yürüyüşüm oldu. Bu da güzel bir yürüyüştü. Daha kısa ama daha zor bir yürüyüştü bence. Parkur biraz zorlayıcıydı. Kayabiliyorduk. Risk vardı. Ama dağın eteklerinde yürümek keyifliydi, güzeldi. Güzel manzaralar vardı, karlı manzaralar vardı. Şapeller, kiliseler vardı. Güzel bir yürüyüş oldu. Biz düzenli egzersizi öneriyoruz herkese. Tabii ki insanlara düzenli doğa yürüyüşlerini öneriyoruz" diye konuştu. "Dağların eteklerinden yürüdük" Etkinliğin en küçük katılımcılarından Mustafa Berat Ergin de "Krom’dan başladık İmera Manastırı’nda 7 kilometrelik parkuru bitirdik. Çok güzel bir yürüyüştü. Dağların eteklerinden yürüdük. Birkaç kere kaydık ama hiçbir sıkıntımız olmadı. İnsanların buralara gelmesini tavsiye ediyorum. Parkur boyunca değişik, hiç görmediğim bitkiler vardı. Çok fazla kilise gördüm. Hepsi de çok güzeldi. Buralarda insanlar yüz yıllarca yaşamışlar. Şimdi biz onların yürüdükleri yollardan yine geçtik. Eskiden insanlar çok zor yerlerden yürümüşler" ifadelerini kullandı.
Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans
16 Kasım 2025 Pazar - 10:10 Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans Gümüşhaneli müzik öğretmeni ve besteci Avşar Şahinkaya, memleketinin tarihi ve doğal güzelliklerini şehrin sevilen yöresel türkülerinden "Atımı Bağladım Bir Kotana" ile buluşturan etkileyici bir müzik projesine imza attı. Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu olan ve Van’da müzik öğretmeni olarak görev yapan Şahinkaya, projesi için Gümüşhane’nin simgesel mekanlarını seçti. Görüntü yönetmeni Özden Yalçın ile sosyal medya üzerinden tanışarak hayata geçirdikleri projede Gümüşhane’nin tanıtımına sanatsal bir katkı sunmak hedeflendi. Çekimler, Torul’da bulunan ve yerden 240 metre yükseklikte yer alan Torul Kalesi Cam Seyir Teras’ın nefes kesen manzarasında başladı. Ardından ekip, Yeşildere köyündeki tarihi konakların mistik atmosferinde kayıtlara devam etti. Projenin bir sonraki durağı ise şehrin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesindeki tarihi yapılar ve şehrin zirvesindeki Canca Kalesi oldu. Şahinkaya, bu özel mekanlarda Gümüşhane türküsünü viyolonseli ile icra etti. Başarılı müzisyen, enstrümanını sadece melodik bir unsur olarak değil, aynı zamanda ritim aleti olarak da kullanarak performansa farklı bir boyut kazandırdı. Uzun yıllar Manisa’da yaşayan ve anne-babasını kaybettikten sonra Gümüşhane ile olan bağının daha da kuvvetlendiğini belirten Avşar Şahinkaya, bu projenin kendisi için manevi bir anlam taşıdığını belirterek, "Bir bağ beni buraya sevk etti. Bir iletişim yolu olarak Gümüşhane’yi görüyorum" diyen Şahinkaya, memleketine her gelişinde çocukluğuna dair anıları yeniden yaşadığını belirtti. Şehirdeki değişime de dikkat çeken sanatçı, "Bahçelerin yerine rezidanslar oluşmuş, apartmanlar dikilmiş. Türkiye’nin geneli değişiyor, Gümüşhane de bu değişimin bir ayağı olmuş" diye konuştu. Van’daki bir lisede müzik öğretmenliği görevini sürdüren ve bestecilikle de uğraşan Avşar Şahinkaya, Gümüşhane için yeni projelerinin de olduğunu belirtti. Sanatçı, özellikle Gümüşhane’nin yerleşmiş destansı hikayelerinden birini orkestral bir düzenleme ile bestelemeyi hedeflediğini belirtti.
Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans
16 Kasım 2025 Pazar - 10:01 Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans Gümüşhaneli müzik öğretmeni ve besteci Avşar Şahinkaya, memleketinin tarihi ve doğal güzelliklerini şehrin sevilen yöresel türkülerinden "Atımı Bağladım Bir Kotana" ile buluşturan etkileyici bir müzik projesine imza attı. Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu olan ve Van’da müzik öğretmeni olarak görev yapan Şahinkaya, projesi için Gümüşhane’nin simgesel mekanlarını seçti. Görüntü yönetmeni Özden Yalçın ile sosyal medya üzerinden tanışarak hayata geçirdikleri projede Gümüşhane’nin tanıtımına sanatsal bir katkı sunmak hedeflendi. Çekimler, Torul’da bulunan ve yerden 240 metre yükseklikte yer alan Torul Kalesi Cam Seyir Teras’ın nefes kesen manzarasında başladı. Ardından ekip, Yeşildere köyündeki tarihi konakların mistik atmosferinde kayıtlara devam etti. Projenin bir sonraki durağı ise şehrin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesindeki tarihi yapılar ve şehrin zirvesindeki Canca Kalesi oldu. Şahinkaya, bu özel mekanlarda Gümüşhane türküsünü viyolonseli ile icra etti. Başarılı müzisyen, enstrümanını sadece melodik bir unsur olarak değil, aynı zamanda ritim aleti olarak da kullanarak performansa farklı bir boyut kazandırdı. Uzun yıllar Manisa’da yaşayan ve anne-babasını kaybettikten sonra Gümüşhane ile olan bağının daha da kuvvetlendiğini belirten Avşar Şahinkaya, bu projenin kendisi için manevi bir anlam taşıdığını belirterek, "Bir bağ beni buraya sevk etti. Bir iletişim yolu olarak Gümüşhane’yi görüyorum" diyen Şahinkaya, memleketine her gelişinde çocukluğuna dair anıları yeniden yaşadığını belirtti. Şehirdeki değişime de dikkat çeken sanatçı, "Bahçelerin yerine rezidanslar oluşmuş, apartmanlar dikilmiş. Türkiye’nin geneli değişiyor, Gümüşhane de bu değişimin bir ayağı olmuş" diye konuştu. Van’daki bir lisede müzik öğretmenliği görevini sürdüren ve bestecilikle de uğraşan Avşar Şahinkaya, Gümüşhane için yeni projelerinin de olduğunu belirtti. Sanatçı, özellikle Gümüşhane’nin yerleşmiş destansı hikayelerinden birini orkestral bir düzenleme ile bestelemeyi hedeflediğini belirtti.
Gümüşhane’de Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:30 Gümüşhane’de Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı Gümüşhane’de sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı. Oltanbey Mahallesi’nde Harşit Çayı kenarında beton bir duvarın dibine dikilen genç elma ağacı, kış mevsimine sayılı günler kala mevsim dışı bir görüntü oluşturdu. Havanın Kasım ayında beklenenden sıcak geçmesiyle birlikte ağacın dallarında taptaze çiçeklerin açtığı görüldü. Bazı çiçeklerin meyveye dönüşme aşamasına geçtiği gözlemlenirken, bu durum hem vatandaşların ilgisini çekti hem de sıcaklık artışının doğa üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. "Neredeyse kış gelecek ama ağaç çiçek açtı" Kasım ayında böyle bir doğa olayıyla karşılaştığı için şaşkın olduğunu ifade eden Alper Tunga Çakır, "Gümüşhane Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olmasına rağmen bu bölgenin iklimini pek yansıtmıyor. Daha çok karasal iklimin etkisi altındayız. Bu yıl hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor sabah giydiğiniz bir kıyafeti akşam soğuk olduğunda giyemiyorsunuz. Tabi şu an yalancı bahar diyebileceğimiz günler yaşanıyor. Biz nasıl bu havalardan etkileniyorsak bitkiler de bu durumdan etkileniyor ve tomurcuk açabiliyor. Tabi çiçek açan ağacı görünce şaşırdık haliyle çünkü neredeyse Aralık ayına gireceğiz" dedi.
Gümüşhane’de Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:26 Gümüşhane’de Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı Gümüşhane’de sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle Kasım ayında çiçek açan elma ağacı şaşırttı. Oltanbey Mahallesi’nde Harşit Çayı kenarında beton bir duvarın dibine dikilen genç elma ağacı, kış mevsimine sayılı günler kala mevsim dışı bir görüntü oluşturdu. Havanın Kasım ayında beklenenden sıcak geçmesiyle birlikte ağacın dallarında taptaze çiçeklerin açtığı görüldü. Bazı çiçeklerin meyveye dönüşme aşamasına geçtiği gözlemlenirken, bu durum hem vatandaşların ilgisini çekti hem de sıcaklık artışının doğa üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. "Neredeyse kış gelecek ama ağaç çiçek açtı" Kasım ayında böyle bir doğa olayıyla karşılaştığı için şaşkın olduğunu ifade eden Alper Tunga Çakır, "Gümüşhane Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olmasına rağmen bu bölgenin iklimini pek yansıtmıyor. Daha çok karasal iklimin etkisi altındayız. Bu yıl hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor sabah giydiğiniz bir kıyafeti akşam soğuk olduğunda giyemiyorsunuz. Tabi şu an yalancı bahar diyebileceğimiz günler yaşanıyor. Biz nasıl bu havalardan etkileniyorsak bitkiler de bu durumdan etkileniyor ve tomurcuk açabiliyor. Tabi çiçek açan ağacı görünce şaşırdık haliyle çünkü neredeyse Aralık ayına gireceğiz" dedi. (UA-RE-ÖS-Y)